Yıldız Ramazanoğlu

Karar gazetesi



Bookmark and Share

İstanbul boşaldı mı gerçekten


14.08.2019 - Bu Yazı 128 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Instagram’da biraz dolaşınca şöyle düşünüyor insan; İstanbul’da hiç kimse kalmamış, bankamatikler boşalmış, herkes en güzel sahil kasabalarında deniz kum ve yeşillikler içinde bayramın tadını çıkarıyor. Kurban bayramı olduğu için memleket hikayeleri de epeyce yer tutuyor. İstanbul’da yaşayıp ta hala Anadolu şehirlerinde köylerinde yakınları bulunan şanslı metropollüler dingin bir ortamda her türlü rekabet ve kötülükten uzakta kurbanı idrak ediyor. Aslında ne köylerin eski köy olduğundan ne de kalabalık sahillerde huzurun yakalanabildiğinden emin değiliz ya neyse bu mevzular bahsi diğer. Çok kıymetli sosyal politikalar uygulandı fakat emek sermaye ilişkisinde bir denge kurmak mümkün olmadı. Sosyal uçurumlar gittikçe derinleşti. Yaşam yoksul gettolardaki vatandaşlarla varsıl gettolardaki yurttaşlar birbiriyle hiç karşılaşmadan akıp gidiyor. Birileri şatafat içinde yaşarken başka bir yerlerde gençler, nasıl oluyor da bu büyük paralar kazanılabiliyor, ne yapmalı da en kısa zamanda üst tüketim kutucuğuna yerleşmeli diye kafa yormakta. Çakma markalardan gerçek markalara doğru bir seyahat hayali bu. Köyler boşalıyor ve artık diğergam duygulara yer olmayan şehirlerde hayat çok sert.

Bayramın ilk günü ikindi vakti evden çıkabildim. İstanbul’da fırınlar açık ama çoğu dükkan ve market kapalı. Anne baba geleneğine devam edip bayram temizliğini ve alış verişini günler öncesinden yapmış olan insanlara ne mutlu. Madem instagram herkesin gittiğini söylüyor, o halde gidemeyenleri görmek için misal Ümraniye Alemdağ caddesine inmek lazım. Cadde trafiğe epeydir kapalı olduğundan insanlar rahatça yürüyüş yapıyor. Motosiklet terörü baki elbette. İzdiham yoksa da kalabalık berdevam. Marka bir dondurmacıda herşey çok pahalı olduğundan, biraz ötedeki yarı fiyatına dondurmacıda kuyruk var. Yedim ve gayet güzeldi. İkisi de keçi sütü kullandıklarını beyan ediyor, artık günahları boyunlarına. Fahiş fiyatlar ahlaki bir soruna dönüştü.

Ümraniye ilçesi asgari ücretle ev geçindiren dul kadınlar cenneti. Elinde ağır siyah poşetler taşıyan bir kadınla karşılaştım. Kurban eti dağıtıyor. Tekstil sektöründe işçi. Birkaç yıl önce eşini kaybetmiş en büyüğü onbeş yaşında olan dört kızını yetiştirmeye çalışıyor. Bayram izninde Suriyeli evlerine zengin ailelerden topladığı etleri dağıtmak için seferber olmuş. Kurban kesen herkes zengin ona göre. Mahallemizin kedi annesi ise kendisine gelen etlerden kavurma hazırlamış, doğum yapmış anne kedilere tevzi ediyor. Bu yaz her kuytuda sinirli bezgin çaresiz teyakkuz halinde anne kedilerle, korku ve ümit içinde bakınan sayısız kedi yavrusuyla karşılaşmak mümkün. Çoğu ölüyor, hastalanıyor, parçalanıyor ama hayatta kalmak için amansız bir mücadele var. Kedi annemiz elinde göz damlaları, antibiyotik şuruplar, mamalarla bayramda da koşturup duruyor. Köpeklerin de payı var kurbandan, hepsi sevinçle koşturuyor.

Uzun zamandır sayısız insan kurbanını görmeden vekaleten başka ülkelere bağışlamakta. Dünyanın her yerindeki yoksullara bu dostluğu sevinci ulaştıranlardan Allah razı olsun. Fakat bir de haftalar öncesinden mahallesinin şehrinin yoksullarını araştıran, onların izini bulan ve eliyle teker teker dağıtan adamlar var ki emekleri her türlü takdirin ötesinde. Genelde iyi marka arabaları bu yollarda göremezsiniz, iyi arabalılar genelde meşgul ve önemli insanlar. Eski model orta sınıf arabalarla bire takıp yavaşça ilerleyecek zamanı olan “önemsiz” adamlar beni ağlatıyor gerçekten. Şeker toplayan çocuklar mı, evet geldiler bu bayram da da. Masumiyeti yüzlerindeki cesaretle mahcubiyet arasında gidip gelen karmakarışık duygularda yaşıyoruz. Onlara birkaç zamandır ablalar hatta teyzeler halalar da katılmış durumda. İş şeker işi olmaktan çıkıyor, toplumsal bir meseleye dönüşüyor.  

İkinci gün güya boşalmış İstanbul’un tadını çıkarmaya Üsküdar’a gittim ki, tersine yollarda yürünmüyor. Betonun üstünde bebekleriyle kavrulan insanlara acaba Medine’deki gibi akşamları kapanan o zarif şemsiyelerden mi yapılsa. Hiç duraklamadan vapura binip doğru Beşiktaş’a. Artık tanıyamıyorum şehrin insan profilini. Her milletten her meşrepten insan kızgın güneşin altında küçücük çocuklarla azimle dolaşıyorlar.

Kendimi Ortaköy camiinin ferahlığına atayım sonra oralarda bir kahve içeyim derken, yola taşıyoruz, zorunlu olarak arabaların önüne atlıyoruz. Sonra Yıldız Parkına kadar ancak dayanabildim. Az ötede Yahya Efendi Sokağı tabelasını görünce doğru ağaçların ve taş duvarların gölgelediği serin harika yokuşa.  Bayramda herkes eğlenceye koşar sanırken başörtülüsü mini eteklisi her meşrepten insan gelmiş dua ediyor, namaz kılıyor. Çocuklarıyla mezar taşlarını inceliyorlar. Aile çökmüyor, değerlerimiz yok olmuyor. Tek problem nobran merhametsiz üslupsuz, sürekli itham eden iç karartıcı kanaat önderleri. Nice bayramlara inşallah sevgiyle şükranla.

Facebook Yorumları

reklam
11.09.2019
İrlanda’da din adamları
28.08.2019
Halepli çocuk
21.08.2019
Kütüphaneye sığınmak
14.08.2019
İstanbul boşaldı mı gerçekten
7.08.2019
Marx’ı sakince ele almak
24.07.2019
Anarşist Müslüman kadın
17.07.2019
Bizi vurmazlar!
10.07.2019
‘Paylaşılan Kutsal Mekanlar’
3.07.2019
Uğruna can verilen değerler
28.06.2019
Güney Afrika'nın bitmeyen rüyası
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Topraklar
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
24.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
15.3.2017
Melâmet hırkası
9.3.2017
Hüsrev ile Şirin kavuşsa bir türlü kavuşmasa bir türlü
2.3.2017
Taksim'e cami dilemması
16.2.2017
Tünel
8.2.2017
Dijital ortamda mimarlık
2.2.2017
Şehircilik Şurası
25.1.2017
Kadınlara reva görülen programlar
19.1.2017
Muhammed Esed’in yola çıkışı
12.1.2017
İrlanda kadın koalisyonu izlenimleri
5.1.2017
Gerçekten sonrası barış mı tufan mı?
29.12.2016
Şiirin birleştiren ipliği
22.12.2016
Semra Çekmegil tefsiri
15.12.2016
Ülkesini yazarak müdafaa eden adam
8.12.2016
Halep ve Şam yeşerecek yeniden
1.12.2016
Bana git de
23.11.2016
Cebir olmayan istismar
17.11.2016
Bizim klasiklerimiz var mı, yok mu?
3.11.2016
Kayda değer bir hikayemiz var
27.10.2016
Birbirimizi yeterince tanımıyoruz
19.10.2016
Müslümanların meselelerinde çare mümkün
13.10.2016
Vesayet ve insaniyet arasında Suriye
6.10.2016
Şehitlerin kıymetini bilme muamması
29.9.2016
Kadınlara vahşetle medeniyet kuranlar
22.9.2016
Birlikte varoluş tasavvuru yitirilirse…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive