Yıldız Ramazanoğlu

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Gülzar Haydar İstanbul’da


11.7.2018 - Bu Yazı 106 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İlmi Etütler Derneği’nin (İLEM) düzenlediği 5. Uluslararası Yaz Okulu’nun açılış konuşmasını yapmak ve ders vermek üzere İstanbul’a gelen Pakistanlı akademisyen mimar Gülzar Haydar’ı dinlemek ufuk açıcıydı. İslam Şehri hakkında bilinç yükselmesi sağlayan Şehirlerin Ruhu kitabının müellifi olarak tanıyorduk kendisini. Evdeki şehir kitaplarının arasında yerini alan İnsan Yayınları’nın 1991’de yayınladığı kitapta yazarın biyografisi ve tercümeye kaynaklık eden metin hakkında bilgi yoktu fakat bu eksikliği yıllar sonra mimarın kendi ağzından gidermek nasip oldu. Haydar İslam kültürü, mimarisi, geleneksel miras hakkında ilgisinin nasıl oluştuğunu, çocukluktan itibaren geçtiği evreleri, kendisini etkileyen ortamları, kişileri, eserleri ve kariyerinin genel basamaklarını anlattı. Modernlik ve kültürel miras arasındaki sıkışıklığı aşmak için bir İslam şehrinin kavramsal formülasyonu üzerine kafa yormuş bir isim. 

İLEM’in dünya ölçeğinde İslam dünyasının hızla şehirleşmesini bir mesele olarak ele alarak etraflı çalışmalar yapması çok önemli. Pratikler düşüncenin önünden gitse de ağır sürüklenmenin önüne geçmek için yol açıcı çabalara ihtiyaç var. Mısır’dan gelmesi beklenen, İslam mimarisi üzerine sayılı otoritelerden sayılan Abdulvahid el Vekil’in vize problemine takılması ise çok üzücü ve düşündürücü. İslam dünyasındaki müdahalelerin, baskıların, darbelerin bir yansıması olarak akılda kalacak bu buluşamama durumu.

***

Beş gün boyunca farklı İslam ülkelerden akademisyenlerin sunacağı ders konferans ve tebliğlerin konularına eğilince şehir konusunda ele alınacak ne kadar çok meselemiz olduğu ortaya çıkıyor. Teknoloji ve geleceğin şehri, İslami şehirlerin gündelik pratikleri içinden yerelliği ve evrenselliği yeniden düşünmek, şehirlerde göçle gelen hareketliliğin Müslümanlar üzerindeki etkisi, Ortadoğu’da kentlilerin tarih bilincinin yükselişi, kimliğin hafızanın devamlılığı, sosyal problemlerin şehir üzerindeki etkisi, seküler demokrasilerde yaşayan Müslüman azınlıkların belleği, anıları, modern şehirde ahlak, çeşitli şehirlerde yönetim krizleri, hızlı kentleşen toplumlarda İslami değerlerin erozyonu,  kadınların şehirlerin ve çevrenin şekillendirilmesindeki rolü, Müslüman kentlerin şehirleşmesinde yeni trendler, şehirleşmenin Müslüman gençler üzerindeki sosyo-kültürel etkisi, kültürel mirasın sürdürülebilir bir gelişme modeli için dönüşümü, İslami kimlik ve cami mimarisinde yaşanan açmazlar, şehirlerin hafızaları….

Müslümanlar olarak ideal sosyal modellerden ve yaşantıdan söz ederken İslam’ın erken dönemlerine atıfta bulunmaya devam ediyoruz. Bu elbette önemli fakat artık yakın zamanlardan hata günümüzden de olumlu yaşam pratiklerini açığa çıkarmak, yoksa var etmeye yönelik çabaları ele alan çalışmalar elzem. Dilimiz tevazu, sadelik, etik ve estetik ilkelerin, vermenin paylaşmanın hakkaniyetin öne çıktığı geçmişten söz ederken, evlerimizi yaşam alanlarımızı inşa etmede batılı normların hem de en eleştirilip mahkum edilmiş formlarına sıkı sıkıya sadık kalmak arasındaki akıl almaz zıtlığı görmemiz lazım. Özgürlüğün ahlaki karmaşaya, özel girişimin hileci bir sömürgeciliğe dönüştüğü günümüzde, barış ve düzen adına kitlelerin ezilmesine, kalkınma adına kültürel kaynaklardan uzak bir ıssızlaşmaya giden Müslüman toplumlar şehir meselesini en baştan ele almak zorunda.   

Tekrar Gülzar Haydar’ın söylediklerine dönecek olursak seküler liberalizm içinde Müslümanlarda da gizli bir ‘dini olanı kibirle küçümseme’ hali gelişti. Kaynakları çıkarlar uğruna fütursuzca ziyan etme özgürlüğü, doğayı ele geçirme, hükmetme ve imha hali bize de sirayet etti ve ekolojik hissizlik yaygınlaştı. Müslüman mimarlar da müşterileri memnun etmek ve çoğunluğun onayını kazanmak adına, güzellik ve insaniyet arayışını bir kenara bırakıp anlamsız safsatalara kapıldılar.

***

Kelimeler nasıl ruh gücümüzü ferasetimizi kültür birikimimizi ortaya koyarsa, şehirler de kurumları, yönetişimin yapılanma biçimi ve mimarisiyle bir halkın değer yargılarını yansıtır. İlim adalet ibadet ve hakça paylaşmayı esas alan, mescit medrese pazar ve bahçeyi esas alan, sevdiklerinden infak etme ahlakı üzerine şekillenen şehirlerden günümüz için nasıl çıkarımda bulunabiliriz? 

Haydar’a göre İslam şehri evrensel bir ütopya. Fakat bunu geçmişle sınırlamak büyük hata. Sürekli geçmişin donuk hatıralarıyla yaşamak ta, kültürel mirası hiçe sayarak bilinçsizce hiç denenmemiş olana yönelmek de çok tehlikeli. 

Ütopya iyidir; sayısız ütopyanın çoğunun gerçekleştirilmesi mümkün olmasa bile, gerçekleştirilen pratiğin evrimine temel oluştururlar. Bu manada İslam şehri Allah’a ve topluma karşı yükümlülükle kişisel özgürlüğün iç içe geçtiği bir mikrokozmoz. Dengeler zamanı kavramak ve temel insanlık değerlerini gelecek kuşaklara yaşayarak temsil ederek aktarmakla hayat içinde kurulur. Bilgi sevgi şefkat zanaat ölçü hüner adalet istikamet şehirleri kurmak hala mümkün.

Facebook Yorumları

reklam
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Topraklar
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
24.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
15.3.2017
Melâmet hırkası
9.3.2017
Hüsrev ile Şirin kavuşsa bir türlü kavuşmasa bir türlü
2.3.2017
Taksim'e cami dilemması
16.2.2017
Tünel
8.2.2017
Dijital ortamda mimarlık
2.2.2017
Şehircilik Şurası
25.1.2017
Kadınlara reva görülen programlar
19.1.2017
Muhammed Esed’in yola çıkışı
12.1.2017
İrlanda kadın koalisyonu izlenimleri
5.1.2017
Gerçekten sonrası barış mı tufan mı?
29.12.2016
Şiirin birleştiren ipliği
22.12.2016
Semra Çekmegil tefsiri
15.12.2016
Ülkesini yazarak müdafaa eden adam
8.12.2016
Halep ve Şam yeşerecek yeniden
1.12.2016
Bana git de
23.11.2016
Cebir olmayan istismar
17.11.2016
Bizim klasiklerimiz var mı, yok mu?
3.11.2016
Kayda değer bir hikayemiz var
27.10.2016
Birbirimizi yeterince tanımıyoruz
19.10.2016
Müslümanların meselelerinde çare mümkün
13.10.2016
Vesayet ve insaniyet arasında Suriye
6.10.2016
Şehitlerin kıymetini bilme muamması
29.9.2016
Kadınlara vahşetle medeniyet kuranlar
22.9.2016
Birlikte varoluş tasavvuru yitirilirse…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.