Yıldız ÖNEN

yildizonen@gmail.com



Bookmark and Share

Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!


7.10.2017 - Bu Yazı 80 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bağımsızlık referandumu kararına karşı bölge ülkelerinin hepsi sert tepkiler gösterdi. Referandumun ardından ABD Dışişleri Bakanı referandumu tanımadıklarını açıkladı. İran, merkezi Irak hükümeti Barzani’nin attığı adımların tehlikeli olduğunu ilan etti. Ama bu alanda hiçbir ülke Türkiye’nin eline su dökemedi.

Türkiye resmen referandum kararını alan Barzani’yi, bölgede yaşayanları ve giderek Kürtleri tehdit etti, aşağıladı. Gelişmeler en sert düzeyde “savaş sebebi” gibi kavramlar kullanılarak karşılandı. Son birkaç gündür  resmi düzeyde kullanılan bu üslubun Türkiye’deki Kürtleri, AKP’ye oy veren Kürt kitleleri rahatsız ettiğini fark edenlerin uyarısıyla, Cumhurbaşkanı Erdoğan kullandığı sert üsluptan bir adım geri attı.

Abdulkadir Selvi Hürriyet’teki köşesinde Erdoğan’ın TBMM açılış konuşmasında referandum konusunda üslubunda yumuşama olduğunu şöyle ifade ediyordu: Barzani’ye yönelik uyarılarını sürdürdü ancak, ilk kez farklı bir mesaj verdi. ‘Kuzey Irak Yönetimi yaptığı yanlıştan dönme erdemini gösterdiğinde Türkiye, devleti ve milletiyle bu kardeşlerimizin yanında olmaya devam edecektir’ dedi.

Selvi kendini kaptırmış bir şekilde, Erdoğan’ın konuşmasında yumuşama olduğunu söylerken, “Erdoğan sürecin başından itibaren ilk kez hem sopayı gösterdi hem havucu uzattı” diyebiliyor. Oysa, hangi açıdan bakılırsa bakılsın, başka bir ülkenin sınırları içinde yaşanan bir olaya, o sınırlar içinde yer alan bir halkın kendi kaderini belirleme sürecine, Türkiye’nin hangi hakla ‘havuç-sopa’ politikasıyla yaklaşabildiğini bir gazeteci olarak kendisine sorması çok daha hayırlı bir iş olurdu.

Bu açıdan Karar Gazetesi’nden Galip Dalyan’ın ‘Post referandum döneminin opsiyonları’ başlıklı yazısında dile getirdiği şu yaklaşım çok önemli: “Referandum neredeyse bir dış politika başlığı olmaktan çıkıp çoktan bir iç politika gündemine dönüştürülmüş durumda. Tıpkı diğer birçok dış politika başlığı gibi. Devlette çok üst perdeden bir söylem kullanılıyor. Mesela, Türkiye’nin kullandığı söylemi, bu referandumdan en az Türkiye kadar hatta ondan daha fazla rahatsız olan İran’ın söylemiyle karşılaştıralım. Hamaney, Ruhani veya Zarif’ten kaç tane yüksek perdeden, hakaretamiz açıklama geldi?”

Kuşkusuz hem bölge hem de Türkiye çok keskin bir yol ayrımında: Bu yol ayrımında sadece üslup değil Kürt sorununa bakış ve pratik uygulamaların bütünüyle değişmesi ve Kürt halkıyla eşit koşullarda kardeşlik ilişkisinin tesis edilmesi, diyaloğa bağlı çözüm mekanizmalarının devreye girmesi için ses çıkartmamız gerekiyor. Daha önce söylediğimiz gibi: “Şimdi değilse ne zaman?” 

Yıldız Önen

yildizonen@gmail.com 

(Sosyalist İşçi)

Facebook Yorumları

reklam
7.10.2017
Referandum sorunu: Başka bir yaklaşım mümkün!
22.9.2017
Çözüm sürecinden cenaze düşmanlığına
8.9.2017
Kuzey Kore’nin bombaları!
5.8.2017
Demirtaş'ın özeleştirisi
19.6.2017
Trump'ın teröristleri
5.6.2017
Suriye'de bir sen eksiktin NATO!
18.5.2017
Barışı savunmak suç olabilir mi?
7.5.2017
Yanlışlıkla kitlesel katliam
21.4.2017
Kürtler barış istiyor
3.4.2017
Newroz'un iki mesajı
26.3.2017
Muhalefet sorunu sürüyor
20.3.2017
Kadınlar barışı haykırırken
14.3.2017
Küresel istikrarsızlık derinleşirken barış ihtimalleri
6.3.2017
Kapalı tut ama kilit asma
2.3.2017
Trump'tan medet ummak!
12.2.2017
Barış: Hem siyasi hem de siyaset üstü
28.1.2017
Ahmet Türk barışın simgesidir
19.1.2017
Hrant için, adalet için!
29.12.2016
Barışa katkı sunmak
5.12.2016
OHAL'e son! Hemen şimdi
25.11.2016
Ahmet Türk'e dokunmayın
13.11.2016
Asıl şimdi barışa evet!
29.10.2016
Barış ve milliyetçilik
16.10.2016
Barış için basın özgürlüğü
9.10.2016
Demokrasinin sınırı ve milletvekillerinin dokunulmazlığı
1.10.2016
Öncelik ölümlerin durması
29.9.2016
Öcalan'la görüşmeden umutlanmalı mıyız?
27.8.2016
Aslı Erdoğan'ı serbest bırakın
13.8.2016
“Darbe mekaniği” ve demokrasi mekaniği
25.7.2016
Darbe ve iç savaş
27.6.2016
Batı ve barış
18.6.2016
Bir buçuk yıl ne yapacaksınız?
12.6.2016
Kürt sorunundan 1915'e bakmak
4.6.2016
İslamofobi: Küresel birliğin önünde engel
29.5.2016
Umudumuz barışta
23.4.2016
Devrim yarım kalınca
16.4.2016
Cizre kırılması
8.4.2016
Çözüm süreci buzdolabında mı?
19.3.2016
Lanetleme yarışması
12.3.2016
Velev ki başarılı değil!
27.2.2016
CHP'nin sefaleti ya da sefaletin CHP'si
19.2.2016
Cizre...
14.2.2016
İki farklı ruh hâli
5.2.2016
Sorun çekirdek kadro değil
25.1.2016
Gerçekten barıştan yana mısınız?
18.1.2016
Davutoğlu barış mı istiyor?
9.1.2016
Direniş, haysiyet ve siyasi statü
28.12.2015
“Silip süpürmek” hakkında birkaç şey
14.12.2015
Öldürmekle bitiremezsiniz, savaşarak geriletemezsiniz
4.12.2015
Tahir Elçi...
19.11.2015
Silvan...
10.11.2015
Oyumuz umuda dedik, şimdi sıra barışta
2.10.2015
Sömürge tipi medya
22.9.2015
Cizre direndi
7.8.2015
Barış, Kürt halkının anayasal taleplerinin güvence altına alınması ile mümkündür
14.7.2015
Yalçın Akdoğan: Sorumsuz bir siyasetçi
3.7.2015
Barış süreci ve Öcalan
16.5.2015
İşçiler ve barış mücadelesi
4.5.2015
Erdoğan'a rağmen barışı savunmak
10.4.2015
Devrimci olan barış için mücadele etmektir
27.03.2015
Ölüm-Yaşam, Savaş-Barış!
21.03.2015
Kürt sorunu yoktur, Erdoğan sorunu vardır!
13.03.2015
Demirtaş'tan elinizi çekin
12.02.2015
Çözüm sürecine iki yaklaşım
25.01.2015
Barış sürecinde önemli ama yetersiz adım
16.01.2015
HDP, parlamento ve seçimler
15.11.2014
“Barışa bak” kime bakıyor?
03.11.2014
Süreçten yana olmak
01.11.2014
Sosyalist İşçi’nin 500. sayısı: Bize yeni bir sol gerek!
09.07.2014
Faşist geldiniz faşist gideceksiniz
21.06.2014
Yetmez ama mutlu olalım
13.06.2014
İnadına barış!
07.05.2014
Sınırı olmayan milli irade
28.04.2014
Soykırımı tanıyın ve özür dileyin
08.04.2014
Ulusalcılığın dip noktası
31.03.2014
Fabrika ayarları baskın çıktı
25.03.2014
“Direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız”
17.03.2014
“Yuhalatma” ayıbı
09.03.2014
Darbecilerin serbest kaldığı “darbe”
17.02.2014
CHP'li şaşkınlar!
10.02.2014
AKP eleştirisi ve darbecilik suçlaması
03.02.2014
Pes!
28.01.2014
Egemen sınıf ve partisi
26.01.2014
Yetmez ama Evet’ten “Yetti artık AKP”ye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.