Yetvart DANZİKYAN

Artı Gerçek & Agos



Bookmark and Share

Kaftancıoğlu’na ceza, üç kente kayyım ve ortak zeminde mücadelenin geleceği


9.09.2019 - Bu Yazı 88 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu yazının yazıldığı pazar sabahı itibarıyla haber kanalları ve internet siteleri “Son dakika” başlığıyla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamasını vermekte idiler. İstanbul ve Ankara’ya kayyım atanması söz konu değilmiş. 

Nereden çıktı peki bu açıklama? Çünkü hafta içi bir muhabir İstanbul ve Ankara’ya kayyım atanmasının söz konusu olup olmadığını sordu Soylu’ya. Bunun böylesi normalleşmesi ve haber olarak sorulması elbette geldiğimiz aşamayı göstermesi açısından ilginç. Ancak muhabire de çok kızamıyorum çünkü Diyarbakır, Van ve Mardin’e kayyım atandığında sosyal medyada pek çok kişi “Sıra İstanbul’a, Ankara'ya geliyor” diyordu. Anlık heyecan ile yazılmış olabilir bunlar ama bu çıkışlar, amaç bu olmasa da, kayyım atamasının gayet normal bir prosedür olarak anlaşılmasına yaradı. Muhabir de sordu işte. 
Soylu bu soruya “Pazar günü yanıt vereceğim” dedi. Haydi bakalım. Atanacak mı, atanmayacak mı? Yani kayyım atanması normal de, atanacak mı atanmayacak mı, mesele o. İçişleri Bakanı açıklayacak bunu. Bu da gayet normalleşmiş oldu yani. 
Tabii pazar günü gelene kadar yorumlar, yorumlar. En irkiltici olanı da Ahmet Hakan’dan. Diyarbakır, Van ve Mardin’e kayyım atanması bir noktaya kadar izah edilebilirdi ama İstanbul’a kayyım atanması izah edilemezdi. 
Yani Kürt illerine kayyım atanır, bunda anormal bir durum yok, demeye getiriyor Ahmet Hakan. Ama İstanbul olmazdı. Daha doğrusu aslında olurdu da izah etmek zor olurdu. Kürt illerine yönelik ayrıştırıcı mantığın sırım sırım sırıttığı bu mantık esasında Batı’da çok da ender görülen bir mantık değildi. “Oralar” tamam, ama “Burası?” Yok artık. Olmazdı. 
Velhasıl CHP’den üç ile kayyım atanması meselesinde Ekrem İmamoğlu dışında pek güçlü bir ses çıkmadı. Kategorik olarak bu üç ile kayyım atanması karşısında HDP seçmeni ve demokrat kamuoyu dışında kimseden güçlü biçimde ses çıkmadı ne yazık ki. 
Eh öyle olunca da bir pazar sabahı İçişleri Bakanı çıkıp televizyonda bir sohbet programında İstanbul ve Ankara’ya kayyım atanmasının söz konusu olmadığını söyledi. Gayet normal bir şeymiş gibi.
Ancak iktidar aslında İstanbul ile hesaplaşmasını başka bir düzeyde sürdürüyor. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu 7 yıl önceki sosyal medya paylaşımlarının da dahil olduğu bazı paylaşımlar üzerinden mahkûm ediliyor. 9 yıl 8 ay hapis. Karar İstinaf mahkemesine gidecek. Tutuklama yok, ancak çok açık ki Kaftancıoğlu’nu kendi mantığınca baskı altına almaya çalışan bir mekanizma var. Klasik CHP il başkanlarından farklı ve daha ileri bir söylem geliştiren Kaftancıoğlu’nu aynı HDP’li siyasetçiler gibi yargı labirenti içinde dolaştırma politikası izleniyor. İktidar medyası da bu işin propagandasını yapmaya koşulmuş vaziyette. (Tam da burada yine Ahmet Hakan’ın Kaftancıoğlu hakkındaki ilgili ilgisiz karalama yazılarını hatırlıyorum ister istemez) 
İnsan hakları savunucuları ve parti örgütü her ne kadar bu baskı politikalarına karşı duruyorsa da CHP’nin kurumsal olarak sessiz olduğunu söylemek durumundayım. İstediğinde Ankara’dan İstanbul’a yürüyen Kılıçdaroğlu, Kaftancıoğlu hakkındaki karar duruşmasına gelmeye gerek görmedi mesela. 
Bir diğer psikolojik savaş hamlesi de Diyarbakır’da. Oğulları dağda olan bazı anneler devletin desteği ve teşvikiyle Diyarbakır HDP il Binası önünde oturma eylemi yapmaktalar. Bu HDP’yi toplumun, ama asıl olarak Batılı seçmenin gözünde “kriminalize” etmeye yönelik bir devlet operasyonu, çok açık ki... Elbette ki bir annenin oğluna kavuşmak istemesi anlaşılır bir talep ancak bu eylemin devlet ve hükümet tarafından bu kadar teşvik ve istismar edilmesi karşısında bazı sorular var ki bunları sormak lazım.
-Böylesi bir konuda asıl muhatap devletin ta kendisi değil midir? 
-HDP böylesi bir durumun adresi ise (ki değil), devletin bu tür (ve pek çok başka) konularda bundan sonraki muhatabı HDP mi olmalıdır?. 
-Ortada böyle bir sorun varsa yani gençler şu ya da bu nedenle dağa çıkıyorlarsa bir çözüm süreci başlatmak en mantıklı yol olsa gerek. Bu konuda bir çalışma başlatmanın zamanı gelmemiş midir? 
-Oğulları dağa çıkan ya da çıkarılan annelerin talebi önemlidir. Peki oğulları ya da kocaları devlet tarafından kaybedilen annelerin, eşlerin, çocukların talepleri önemsiz midir? Cumartesi Anneleri’ne reva görülen eziyetin sebebi nedir?
Özetle: Tablonun tamamına baktığımızda gördüğümüz şu: Erdoğan-Bahçeli-Soylu rejimi yükselen muhalefet ve İmamoğlu ile Kaftancıoğlu şahsında belirginleşen Batı-Doğu etkileşimini, henüz başlangıç aşamasındaki ortak zeminde mücadele girişimlerini kırmak için hem Batı’da hem Doğu’da hamle üzerine hamle yapıyor. Ancak bu muhalefet dinamiğini henüz kırabilmiş değiller. Bu hamlenin akıbetini, ortak zeminde mücadelenin, etkileşimin dirayeti, kapsamı ve soluğu belirleyecek. 

Facebook Yorumları

reklam
9.09.2019
Kaftancıoğlu’na ceza, üç kente kayyım ve ortak zeminde mücadelenin geleceği
26.08.2019
Davutoğlu anladığımız şeyi kastetmiyor ama kastetse iyi olur
13.08.2019
Fırat’ın Doğusu'ndan nasıl bir medet umuluyor?
15.07.2019
Yargı reformu, 14 Temmuz, 15 Temmuz
2.07.2019
AKP inişte mi, inişteyse yükselen ne?
17.06.2019
Yazınca oluyor: Ekümenik. Söyleyince oluyor: Kürdistan
3.06.2019
İstanbul’dan İstinpoli’ye…
21.05.2019
100 yıldır hangi gemideyiz?
22.4.2019
Neo-12 Eylülcülerin tek derdi İstanbul mu? (Ya da Kılıçdaroğlu'na saldırı ne anlama geliyor?)
8.4.2019
Milli irade de bir yere kadarmış
25.2.2019
Gerçeği, yalnızca gerçeği tekrar etmek
11.2.2019
Hırsız bizim hırsızımız, mermi bizim mermimiz
28.1.2019
Venezuela'dan Strasbourg'a siyasette çapraz koşular
14.1.2019
Faşizmin dik âlâsı...
31.12.2018
Umut ile umutsuzluk arasında
18.12.2018
Burası Paris değil, neresi, biz de bilmiyoruz
20.11.2018
Gezi ya da kurgulanmış gerçeğe karşı hakikatin direnişi
23.10.2018
Gıpta edilesi bir ülkeyiz
8.10.2018
McKinsey, McKinsey.. Neymiş bu McKinsey?
10.9.2018
Muhalefet meselesi, Kürt meselesi, Cumhuriyet meselesi
27.8.2018
Failin olay yerine dönüşü
13.8.2018
Dolmabahçe’de paydaşlarla neşeli bir gün
31.7.2018
Yargı sistemimiz kıskanılıyor
16.7.2018
Bir yıldönümünün düşündürdükleri
2.7.2018
Buyurun size başkanlık sistemi
18.6.2018
24 Haziran’da neyi oylayacağız?
4.6.2018
Parti-devlet rejiminden manzaralar
21.5.2018
Soykırım, 301. madde ve ‘denize dökmek’
7.5.2018
Alavere dalavere HDP baraj nöbetine
23.4.2018
Seçime doğru geniş alanda uzun paslaşmalar
10.4.2018
Kavala hakkındaki iddialar, tespitler… Meğer kimlerle görüşmüş
26.3.2018
Erdoğan rejiminin bitmeyen medya inşası
26.2.2018
Ölümün kutsanması ve Cumhur
12.2.2018
Evet savaşta bunlar olur. Ama barışta olmaz.
29.1.2018
Fetihçiler, Kızıl Elmacılar ve kuzenleri..
15.1.2018
AKP’nin yarattığı yeni Zincirbozanlar
25.12.2017
Tek derdimiz 'badem kurusu ne renk?' olaydı..
11.12.2017
Lozan ve bazı efsaneler…
27.11.2017
Elçi’nin yokluğu ve nefes alamayan Sur
30.10.2017
Türklük, Ecdad, Kayı boyu, Ermeniler, Pakraduniler diye diye ufaktan..
16.10.2017
Bir kitabın bizzat “terör örgütü” olması
4.10.2017
Bitmeyen 'Bir gece ansızın' lafları..
18.9.2017
Demek, orası Ermeni mezarlığı değil…
4.9.2017
Narmanlı ile Sur’u birlikte düşünmek
21.8.2017
Peki Karaman’dan ne olur? Dost olmaz orası kesin
7.8.2017
Oyunculuklar, eh, fena değil..
24.7.2017
Oysa toz kondurmadıkları kalkışacaktı...
10.7.2017
Hak savunucularına komplo kuran devlet
26.6.2017
Ne Diyanet’ten ses var, ne de Hazine’den..
12.6.2017
Ayırsanız da gelip birbirine bağlanıyor
29.5.2017
15 Temmuz’u laikler mi yaptı?
15.5.2017
İşsizlik, Soma ve bir tuhaf istihdam seferberliği..
2.5.2017
Bir gece ansızın KHK ile gelmek
17.4.2017
16 Nisan: Nereden baksan tuhaf, nereden baksan tartışmalı
28.3.2017
“Hayır” biraz da gerçekle bağımızı koparmamak için
14.3.2017
O esnada başka bir yerde…
28.2.2017
Şivan Perwer’den bozkurt işaretine: AKP’li olmak…
15.2.2017
Bu yıkımdan da elbet bir gün dönülür
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive