Yavuz BAYDAR



Bookmark and Share

Cesaret, bağımsızlık ve özgürlük serüveni: Ahval iki yaşında!


1.11.2019 - Bu Yazı 219 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bugün üçüncü yaşımıza ayak basıyoruz. 

Habercilik, eski adıyla 'gazetecilik' mesleğinin lumpenleşmiş ve azgınlaşmış bir iktidar tarafından tarumar edilmekte olduğu, medya sektörünün doğrudan Saray'ın propaganda mekanizmalarına bağlandığı bir dönemde Ahval, halkımızın ve dünya kamuoyunun doğru, dengeli, hakkaniyetli, çok yönlü haber ve analizlerle; cesur ve dürüst eleştirel yorumlarla bilgilenmesi ve aydınlanması için dörtnala ilerliyor.

1 Kasım 2019 itibarıyla, gerek Türkiye'de gerekse dünyanın dört yanında, Türkiye'nin sansür ve otosansürle karartılmış gerçeklerinin duyurulmasında temel referans kaynağıyız. Üç dilde yaptığımız yayınlara yapılan okur ve dinleyici geri dönüşleri hep aynı şeyi söylüyor: ''Güne sizi ziyaret etmeden başlamıyoruz, bir gözümüz mutlaka Ahval'de; perde arkası, satır araları ve esas gündem sizin sayfalarınızda.''

İki yıllık serüvenimizde, dünyaya 'korku duvarı'nın eli yüzü düzgün bir habercilikle yıkılabileceğini, kendi payımıza gösterebildikse, ne mutlu bize.

İki yıl önce başlamıştı koşumuz. 2017 Ekim ayında, meslek onuruna gönül vermiş küçük bir ekip olarak kolları sıvadığımızda, bizi nelerin beklediğini de biliyorduk. Türkiye'nin zihinleri dogma ve önyargılarla, mutlak iktidar hırsıyla kirletilmiş ortamında her türlü iftira, yalan rüzgârı ve kuşkuyla, yasaklarla mücadele etmek zorunda kalacağımızın da farkındaydık. 

Daha ilk günlerden editör arkadaşlarımıza şunu söyledim:

“Vasatlığın ve özgürlük düşmanlığının egemen olduğu bir ortamla karşı karşıya kalacağız. Bizim sorumluluğumuz, okurumuzu ve tüm takipçilerimizi hakikat zemininde bir araya getirmek. Sessizlerin sesi olacağız. Sadece siyasi değil, tüm iktidar yapılarına aynı eleştiri merceğinden bakacağız. Gerçeğin yorumlarında, o gerçeğin binbir yüzü olduğunu unutmadan, farklı ve hatta zıt görüşlere de yer vereceğiz. Kendimizi sansürlemeden, sonuçlarına göre hesap kitap yapmadan haberleri aktaracağız. Kim bize ne derse desin, hangi yalan yaftayı yapıştırmaya kalkarsa kalksın, sadece işimizi iyi yapmaya odaklanacağız. İşini iyi yapana hiçbir yalan veya iftira yapışmaz, anında dökülür. Ahval, dürüst habercilik ve hür yorumculuk için kuruldu, yolumuz açık olsun.”

Beklentilerimiz bizi yanıltmadı. Türkiye'nin zehirli ortamında üretilen müfteri iktidar diline rağmen, içeriğimiz gerçekleri anlamaya çalışan okur nezdinde çok geçmeden kabul gördü. Yükselişimizi durdurmak amacıyla, iktidara egemen ailenin bazı yolsuzluk haberleri ve Suriye ile ilgili bir haber nedeniyle peş peşe erişim yasaklarıyla karşılaştık. Gülümsedik ve yılmadık. Günümüzün koşullarında, yasak tanımadan halka ulaşmanın yollarının tüketilemeyeceğini de göstermekte gecikmedik. 

Yasaklar ve çeşitli kanallardan üreyen iftira dalgası bizi doğru yolda olduğumuza ikna etmeye de yetti. Çünkü yaklaşık 20 kişilik çalışkan ekibimiz haberciliğin ilk koşulunun, kimseye yaranmak zorunda olmama ilkesi üzerinde şekillendiğini ve tam editoryal bağımsızlığın güven için önkoşul olduğunun bilincindeydi.

Hiçbir siyasi eğilimin, hiçbir iktidar yapısının güdümünde değiliz. Bayrağımız, mesleğimiz.

Doğru yolda olduğumuzu anlamanın ötesinde, mesleki mücadele alanını genişlettik. Tam bir yıl önce, Ahval podcast dizisini başlattık ve ekonomiden sağlığa, tarihten çevreye her alana kısa sürede yaydık. Bir yıl sonra geldiğimiz noktada, Türkiye'de geniş bir çevrede, dinleyicilerin tabiriyle tiryakilik yaratmış olan Ahval podcastleri, izlenilirlik sıralamasında ilk üçten hiç geriye düşmedi. Bugün tanıma en uygun ve içerikte en açık sözlülük kriterleri bakımından Türkiye podcast alanında tartışmasız bir numarayız. Türkiye'nin dinamik Türk ve Kürt genç kuşakları, ülke ve dünyayla ilgili bakışlarını Ahval podcastleri üzerinden şekillendiriyor.

İkinci yılımıza adım attığımız günden bu yana geçen bir yıllık zaman dilimi içinde 60 milyondan fazla kez sayfalarımız ziyaret edildi. 10 milyonun üzerinde kişi Ahval'le etkileşime geçti. Şu anda günlük tekil ziyaretçi sayımız 200 bine yakın. 

Bu, ayda en az dört milyon ziyaretçi demek. 

İngilizce ve Arapçada da en güvenilir haber ve yorum kaynağı olmaya devam ediyoruz. Sadece ABD ve Almanya'dan iki milyonu aşkın izleyicimizin varlığı, yayın hayatına başladığımız günden bu yana bu gerçeği yansıtan verilerden biri.

Takipçilerimizin yarıya yakını Türkiye’den, yüzde 15'i ABD, yüzde 10'un üzerindeki kısmı AB ülkeleri ve yüzde 10'a yakın Arap ülkelerinde. 

Yazılı içerik okurlarımızın yaş grubu ortalaması yüzde 35 oranında 25 ila 34 yaş arasında; yüzde 30'luk bir kesim 18-24, yüzde 17'si 35-44, yüzde 15'e yakın da 45-54 yaş grubu aralığında.

Etik kurallara saygı, yayıncılığımızın vazgeçilmez parçası oldu. Editoryal açıdan önemsediğimiz haberleri ve yorumları başka kaynaklardan aktarırken, mutlaka o kaynaklara somut referans göstermeye, böylece örnek olmaya gayret ettik. Elbette ki aynı tavrı, rakiplerimizin de göstermesini umuyoruz, Ahval'in emek sarf edilmiş özgün haber ve yorumlarına bizler gibi kaynak göstermelerini bekliyoruz. Ancak böyle davranarak mesleğimizin birbirimiz ve okur nezdinde saygınlık kazanacağına inanıyoruz.

Türkiye'de habercilik-gazetecilik; havanda su dövmeye, suya yazı yazı yazmaya, cama hoh demeye ve o buharın uçup gitmesini izlemeye benzer. Madem kuruluş harcımız tam editoryal bağımsızlık, etik sınırlar ekseninde geniş özgürlük ve hakkaniyetle şekillendi, peki bizler, tarihin en derin yönetim krizine sürüklenmiş Türkiye'deki gelişmelerden ne bekliyoruz? Başka deyişle işimizi ne için yapmaya devam ediyoruz?

Ahval Türkçe'nin editörü Ergun Babahan'a bırakıyorum sözü:

“Türkiye’de gazetecilik hep sıkıntılı bir meslek oldu. Gazeteler Genelkurmay karargâhının çizdiği sınırlar içinde yayın yaparken halkın tercihlerini yok saydı. Yine de devletin kırmızıçizgilerine dokunmayan alanlarda gazetecilik yapmaya çalışan kurum ve kişiler oldu.

Bugün artık öyle değil. Meslek onuru ayaklar altında. Genelkurmay karargâhının yerini Saray ve Erdoğan aldı. Damadı ve kardeşi üzerinden tüm medyayı kontrol eder hale geldi. Erdoğan bunu yaparken medyanın gücünü de bir bakıma sıfırladı, elbette itibarını da. Bugün Türkiye’de mesleği icra etmeye çalışan bir avuç arkadaşımız bu işi “her an içeri alınmak' riski altında yapıyor.

Otosansür tarihin en yüksek noktasına erişmiş durumda. 

Böyle bir tablo, Batı standartlarında, objektif, gerçeğe saygılı yayın yapan yayınların önem ve değeri artıyor. 

Ahval, tam da bunu yapmaya çalışıyor dar kadrosuyla. 

İkinci yıla girerken önümüzdeki engellere rağmen okuyucunun gösterdiği teveccüh, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. 

Çabalarımız ve sizlerin eleştirileriyle daha da iyi noktalara erişeceğimizden kuşkumuz yok.

Özgür bir basın ve gerçek demokrasinin hâkim olduğu bir Türkiye’de buluşmak en büyük dileğimiz.”

Ahval İngilizce'nin editörü İlhan Tanır da şu görüşü paylaşıyor:

“Ahval'in ikinci yıldönümünü mutlulukla idrak ediyoruz. Kısa zamanda bir marka haline geldi Ahval; Türkiye içinde ve dış politikasında yaşananları olduğu gibi yansıtma gayreti gösterdi. Haberin peşinden gitti. 'Aktivist' gazetesi olma tuzağına düşmeden olanları gösterme ve ehliyet sahibi yazarlara da yorumlatma yolunu seçti. 

Bunları yaparken asla sansürlemedi, müdahale etmedi. 

Ahval, 2019 dünyasında gerekli olan gazeteciliği yapmaya çaba sarf ediyor. 

Geçtiğimiz iki yılda haber refleksleri ile yanlış yapmışsa, o yanlışı düzeltme yarışına girdi. 

Habere konu olan özneleri eleştirmekten veya olduğu gibi anlatmaktan çekinmedi. Ahval yaptığı haberler ve seçkin yorum gücü ile kendisini ispat etti. 

İki yılı aşarken, türlü zorluklara rağmen okuyucu ve takipçisiyle güven ilişkisi kurabildi. 'Ahval yazdı ise doğrudur' kontratını yaptı.

Bu kontratın hükümlerine bütün hassasiyeti ile bağlı kalmayı sürdürdü.

Türkiye için iyi bir gelişme varsa onu da yazdı. Evrensel hak ve özgürlüklerden her gün daha da uzaklaştığı görülen Erdoğan hükümeti kontrolündeki ülkeden iyi gelişme duymak her gün daha da şaşırtıcı hale geldi. Ahval eleştirel tonunu sürdürdü. 

Her yaptığı haberinin hesabını verebilir bir düzeye erişti. Kısa zamanda gelinen yol sevindirici, gidilecek yol daha çok...”

Ahval Arapça editörü Ghassan Ibrahim'e de vereyim sözü:

“Ahval çok kısa bir sürede, gerek Türkiye içindeki gelişmeler, gerekse ekonomi ile dış siyaset alanlarındaki habercilikte ve analizlerde güvenilir bir kaynak olduğunu kanıtladı. Bugün gelinen noktada okurlar, Ahval'in, iki yıllık kısa ömrünün çok daha ötesinde bir yerleşiklik kazanmış olduğu kanaatindedir. Ahval'in üç dilde yaptığı yayıncılık, Türkiye'yi farklı açıklardan izleyip anlamaya çalışan okurlar nezdinde tartışmasız bir inandırıcılık algısı da üretti. Bu, özellikle Arap âleminin, Türkiye ile ilişkiler ve ülkenin dünyaya bakışı ile ilgili olarak çok daha net aydınlanmasını da beraberinde getirdi. Ahval'in ikinci yaşı dolarken, ekipler, bu başarıyla doğru orantılı olarak, daha büyük bir sorumluluk hissediyor.” 

Ahval'in birinci yıldönümü vesilesiyle 1 Kasım 2018'de yazımı şu notlarla bitirmiştim:

“Bundan sonra da asla sapmayacağımız yol nettir: Susturma veya itibar suikasti amaçlı tüm rüzgârlara karşı cevabımızı siz okurlarımıza, izleyici ve dinleyicilerimize sunduğumuz kaliteli içerikle veriyoruz, vermeye devam edeceğiz.

Ziya Paşa'nın dediği gibi, ''Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde...''

Farklı seslerin susturulduğu, yazılı basının bitkisel hayata girmekte olduğu, sansürün ayyuka çıkığı boğuntu ortamında çoğulcu düşünce alışverişinin buluşma, ayrılan fikirlerin çatışma noktasıyız.

İktidar başta, hiçbir kesimin 'sahibinin sesi' değiliz.

Hiçbir menfaat grubunun şoförü değiliz.

Sadece ve sadece hakikatin yılmaz takipçisiyiz.

Demokrasi içinde yer bulmayı hak eden her düşünceye saygılı; özgür ve cesur kamusal tartışmanın koruyucusuyuz.

Geleceğe doğru yelken açarken sizlere bu taahhüdümüzü hatırlatmak isterim.''

Üç yaşına basarken, Ahval'i 'yükselen yıldız' haline getirmeyi başaran, her güne heyecan ve insanüstü bir özveriyle başlayan Ahval ekibine, muhabirlerimize ve çok seslilik içinde cesur ve özgür görüşlerini okurla paylaşan, rengârenk görüşleriyle çok sesliliğin değerini gösteren köşe yazarlarımıza teşekkürü borç bilirim.

  

Facebook Yorumları

reklam
1.11.2019
Cesaret, bağımsızlık ve özgürlük serüveni: Ahval iki yaşında!
25.10.2019
Girdap
30.09.2019
İYİ Parti Saray'la anlaştı, CHP ise devletçiliğine yenilmek üzere
15.07.2019
Her yazın bir jazz'ı var: İşte Avrupa'nın festivalleri
26.06.2019
Erdoğan çıkmazı: Etme bulma dünyası
27.05.2019
Paris'te 'Kızıl' sergisi: Sovyet sanatının hüsranla biten yükselişi
14.05.2019
Erdoğan rahatça kazanabilir, işte sebebi…
1.3.2019
Beka ve konsolidasyon
10.2.2019
Selanik deyip geçmeyin, tadı damağınızda kalır!
12.10.2018
Oya Baydar 'Bize ne oldu?' diye soruyor, cevaplar belki burada
5.10.2018
Bu medya ve demokrasi: Erdoğan haklıdır
28.8.2018
Cumhuriyet okur temsilcisi, müebbet mahpus yazar Ahmet Altan'a karşı
15.8.2018
Bir Türkiye hastalığı: Zifiri karanlıkta 'muhalefetçilik' oynamak
11.7.2018
Ülkenin üzerine heyula gibi çöken 'şey' nedir?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive