Yaşar YAKIŞ

Yarına Bakış



Bookmark and Share

ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar


12.11.2018 - Bu Yazı 103 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ABD başkanı Donald Trump, Kapsamlı Ortak Eylem Planı (Joint Comprehensive Plan of Action) veya İran Nükleer Anlaşması alarak bilinen mutabakattan çekileceğini daha seçim kampanyası sırasında açıklamıştı.

Seçildikten sonra da ABD tek taraflı olarak çekildi. Anlaşmanın öteki tarafları olan P5+1+AB (Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesi –ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin- ile Almanya ve AB ülkeleri) ise çekilmedi.

Ancak ABD orada durmadı ve İran’a yaptırım uygulayacağını ve bu yaptırımlara uymayan üçüncü ülke şirketlerini cezalandıracağını ilan etti. ABD bunu, dolarla yapılan ödemelerin ABD bankalarından geçmesi sayesinde yapabiliyor.

Geçen ay ABD uluslararası taahhütlerinden iki geri adım daha attı. Biri, 1955 yılında İran’la imzaladığı Dostluk Antlaşması’ndan çekilmesi oldu.

İran bu antlaşmadaki taahhütlerin ABD tarafından ihlal edildiğini kanıtlayınca, Washington da hem bu antlaşmadan hem de 1961 tarihli Diplomatik İlişkiler hakkındaki Viyana Sözleşmesinin İhtiyari (optional) Protokolu’ndan çekildi. Çünkü bu protokol uyuşmazlıkların barışçı yollarla çözülmesini öngörüyordu.

Yaptırımların, başta enerji olmak üzere gelir getiren birçok sektörü hedef alan ikinci aşaması 5 Kasım günü yürürlüğe girdi. Birçok ülke İran petrolüne bağımlı olduklarını ileri sürerek yaptırıma uymayacaklarını söylemişti. ABD bunlardan sekizinin durumunu anlayışla karşılayarak onları kapsam dışı tuttu. Türkiye de bunlardan biri.

Ancak ABD, altı ay sonra bu muafiyetin kalkacağını ve bu süre içinde ilgili ülkelerin İran’dan petrol alımını sıfıra indirmeleri gerektiğini söylüyor. Hatta ülkelerden ikisinin, İran’dan petrol alımını haftalar içinde sıfıra indirmesi gerektiği de söylendi.

AB, İngiltere, Fransa ve Almanya “ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını tekrar uygulamaya koyma kararından derin üzüntü duyduklarını” bildiren bir açıklama yaptılar. Türkiye ve birçok başka ülke, ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlara uymayacağını açıkladı. ABD’nin bu açıklamayı yapan ülkelere ne gibi zorluklar çıkaracağını zaman gösterecek.

AB ülkelerinin ise yaptırımlar konusundaki tereddütleri sürüyor. AB, kendi üyesi ülkelerin şirketlerinin İran’la iş yapmalarına engel olmayacağını açıkladı. Hatta İran Nükleer Anlaşmasını imzalayan üç ülke, -Almanya, Fransa ve İngiltere- Özel Amaçlı Araç (Special Purpose Vehicle) adı verilen bir çeşit takas mekanizması oluşturmaya çalışıyor.

ABD dolarıyla hiçbir bağlantısı olmayan bu mekanizmaya göre; İran’dan örneğin petrol alan AB’li şirketler, o petrolün değerine eşit değerdeki başka bir malı İran’a verecekler. İşlemlerde dolar kullanılmayacağı gibi Euro da kullanılmayacak. Ancak bu çalışmalar halen sonuçlandırılabilmiş değil.

Mekanizmaya ev sahipliği yapmaya hevesli ülke de yok. İngiltere AB’den ayrılma sürecinde oluşunu bahane etti. Almanya ve Fransa da, ABD misillemesinden çekindikleri için hevesli değiller.

Vaktiyle Fransa Maliye Bakanı, AB ekonomisinin dolara bağımlı olmasından şikâyet ediyordu. Bu takas mekanizması dolara bağımlılığın hangi boyutlarda olduğunu ortaya koyuyor. Eğer mekanizma başarılı olursa, dolara bağımlılıkta bir gerilemenin başlangıcı olabilir.

ABD de bu işe girişen ülkelerin, ev sahipliği yapmaktan kaçınmalarının da altını çizerek, henüz somut bir gelişme olmadığını söylüyor. İran ise, AB ülkelerinin bu konuda çok yavaş davranmalarından şikâyet ediyor.

Uluslararası ticareti dolarla yapmak o kadar yaygın bir uygulama haline dönüşmüş ki, ondan kolayca kurtulmak mümkün olamıyor. Ama ABD’nin dolar kaldıracını böyle kötüye kullanması da, öteki ülkeleri başka çözümler aramaya yöneltiyor.

Trump’ın deyimiyle “İran’ın hiç petrol satamaması için” çabalar devam ederken, yaptırım konusunun bir de ABD’yi olumsuz etkileyen yönü var. Yaptırımlar nedeniyle İran’ın petrol ihracatı önemli ölçüde azalırsa, bunun petrol fiyatları üzerindeki etkisi gündeme gelecek.

Washington, petrol ihracındaki azalmayı telafi için Suudi Arabistan’ın üretimini artırmasını istiyor. Ancak Riyad, kendine özgü nedenlerle, bu öneriye mesafeli duruyor. Eğer Riyad ikna edilemezse petrol üretimi azalacak ve fiyatı yükselecek.

ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımın en büyük destekçileri, tahmin edileceği üzere, İsrail ve Suudi Arabistan’dır. İsrail’le ABD arasındaki stratejik işbirliği nedeniyle, bu destekte herhangi bir aksaklığın ortaya çıkması beklenmiyor.

Çünkü Washington’daki koyu İran aleyhtarlığının arkasında Amerikan yönetimindeki güçlü yeni-muhafazakârlar (neo-con) lobisi ve İsrail var. Bu lobinin, İran düşmanlığını daha kalıcı biçimde kurumlaştıracak bir başka projesi daha var: Ortadoğu Stratejik İttifakı –Middle East Strategic Alliance (MESA)-  adıyla lanse edilen ve Arap NATO’su olarak da adlandırılan bir ittifak kurma projesi.

Her şeyin çok karmaşık olduğu Ortadoğu’da bu projenin çeşitli bileşenleri de karmaşık. Projenin hangi ülkeleri kapsayacağı henüz kesinlik kazanmadı, ama Körfez İşbirliği Konseyi –Gulf Cooperation Council (GCC)- ülkeleri ile Mısır ve Ürdün’den oluşması fikri şimdilik ağır basıyor.

Bu projenin iki zayıf noktasından biri GCC’yi işlevsiz hale getirebileceği endişesi; öteki de GCC’nin üyesi olan Katar’ın durumudur. Katar’ın İran’a yakın olması nedeniyle, Arap NATO’su içinde yer almasına öteki ülkelerin karşı çıkması ihtimali yüksek.

Başkan Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak kabul etmesinin ve Tel Aviv’deki Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasının Arap dünyasındaki olumsuz yansımaları Arap NATO’su projesini yavaşlatabilir.

Bu karmaşık ortamda Trump’ın İran’a yaptırımlarının ne kadar etkili olacağını bu dengeler belirleyecek.

 
 

Facebook Yorumları

reklam
12.11.2018
ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar
28.10.2018
Kaşıkçı cinayetinde Türkiye’nin yaptıkları ve yapmadıkları
13.10.2018
McKinsey’den sonra Albayrak…
30.9.2018
Erdoğan’ın ziyareti Almanya ile olan bazı sorunları kolaylaştırabilir
14.9.2018
Türkiye İdlib’de kendini sıkıştırıyor
11.9.2018
İdlib'de sonun başlangıcı
3.9.2018
İdlib’de bir felaketi önlemek artık daha zor
25.8.2018
Türkiye’nin iktidar partisi kendini gençleştiriyor
19.8.2018
İdlib Türkiye’nin başını çok ağrıtabilir
11.8.2018
Türk-Amerikan ilişkileri hala kurtarılabilir
6.8.2018
Esad - YPG anlaşması ufukta belirdi mi?
28.7.2018
Türkiye-Amerika ilişkileri yeni bir kavşakta mı?
22.7.2018
NATO Rusya ile ilişkilerini gergin tutuyor
15.7.2018
Erdoğan Türkiye siyaset tarihinde yeni bir dönem için yemin etti
7.7.2018
Türkiye’nin iktidar partisi seçmenlerin mesajını aldığını söylüyor
30.6.2018
24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’nin karşılaşacağı zorluklar​
23.6.2018
Türkiye seçime gidiyor
17.6.2018
Esad’ın Kürtlerle müzakere başlatması yeni bir dönem açar mı?
11.6.2018
Türkiye ve Amerika’nın Menbiç anlaşması
4.6.2018
ABD, Türkiye’ye savaş uçağı satışını yasaklayacak
26.5.2018
Aday gösterilenler her zaman en iyileri değildir
5.5.2018
Türkiye’nin erken seçim ikilemi
15.4.2018
Suriye yeni bir bataklığa mı sürükleniyor?
7.4.2018
Nükleer santral inşası Türkiye ve Rusya için ne anlama geliyor?
25.3.2018
'Afrin ele geçirildi ama yapılacak daha çok iş var'
12.3.2018
Türkiye ve ABD Menbiç konusunda anlaştı mı?
4.3.2018
Türkiye’nin Suriye politikasını yeniden düşünmek için bir fırsat
25.2.2018
Tillerson, Türk-Amerikan ilişkilerini çöküşten kurtardı
18.2.2018
Suriye krizi yeni bir aşamaya taşındı: Aklı olan savaştan kaçınır
10.2.2018
Türkiye'nin Zeytin Dalı'nda realist bir çıkış stratejisine ihtiyacı var
3.2.2018
ABD’nin Suriye politikasının değişmezleri
29.1.2018
Çatışmadan kaçınmak hem Türkiye'nin hem de ABD'nin görevi
13.1.2018
Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir ivme yakalama şansı var mı?
6.1.2018
İran'da huzursuzluk
18.12.2017
Rusya çekilmiyor, bölgeye kök salıyor
9.12.2017
En güçlünün elindeki sebep her zaman en iyisi mi?
3.12.2017
Suudi Arabistan'da ılımlı İslam reformu nereye gidiyor?
24.11.2017
Türkiye Suriye’den askerlerini çekecek mi?
19.7.2016
15 Temmuz 2016 darbesi
13.7.2016
İngiltere’nin AB’den çıkma kararı
6.7.2016
Suriye rejimi ile işbirliği yapılabilir mi?
28.6.2016
Türkiye-İsrail ilişkileri
22.6.2016
Orlando katliamı
15.6.2016
Işid mi öncelikli Beşşar Esed mi?
8.6.2016
Türkiye-Rusya ilişkileri
1.6.2016
Suriye’nin kuzeyi ve Türkiye
24.5.2016
Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması
17.5.2016
Türkiye-AB vize anlaşması
11.5.2016
Suriye politikamız için büyük fırsat
4.5.2016
Türkiye’nin Suriye Kürtlerine yönelik politikası
1.3.2016
Valdai toplantısı (1)
24.2.2016
Türkiye'nin PYD ile imtihanı
17.2.2016
Türkiye-İsrail ilişkileri
10.2.2016
Suriye Türkmenleri ve Türkiye
3.2.2016
Kıbrıs görüşmeleri
26.1.2016
Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeler ve Türkiye
19.1.2016
Ermeni aktivistler kendi davalarına zarar veriyorlar
12.1.2016
Rus uçağının düşürülmesi (II)
6.1.2016
Rus uçağının düşürülmesi (I)
29.12.2015
Türkiye'nin Suriye'deki seçenekleri azalıyor
22.12.2015
Mülteciler konusunda Türkiye-AB işbirliği
16.12.2015
Ortadoğu'da NATO-Rusya rekabeti
8.12.2015
AB süreci canlanıyor mu?
2.12.2015
Uçak krizi ve Suriye politikamız
28.11.2015
Düşürülen Rus uçağı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları