Ümit Kurt

Serbestiyet



Bookmark and Share

Tarihi olayın temsili ve popülerleştirilmesi


18.3.2017 - Bu Yazı 48 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Toplin’in iddia ettiği gibi, filmler çoğunlukla bir konu ya da öznenin kapsamlı bir incelemesini sunmasa da, yine de düşünceyi harekete geçiren motifi anlamaya yönelik katkıda bulunabilirler. Filmler, “olayların eksiksiz kronolojisini sunmak değil, his ve duyguları harekete geçirerek” işlev görmektedir.

 

Ancak elbette ki, siyasi olanın “popülerleştirilmesi” tehlikesi görmezden gelinemez. Bazen kaçınılmaz olarak kurgusal karakterlerin hikâyelerine odaklanan bir dizi yüzünden 1968, 1971 ve 1980 darbelerinin asıl siyasi anlamları arka planda kalabilir.

 

O zamanlar, büyük sosyal çatışmaların yaşandığı dönemlerdir ve eleştirmenler popüler kültürün olayların siyasi içeriğini boşalttığını iddia etmektedir. Bir taraftan, Deniz Gezmiş üzerine kitapların satışları patlamakta ve özellikle de genç neslin ülke tarihine olan ilgisi giderek artmaktadır ancak diğer taraftan bu kişiler birer kahraman haline getirilmekte ve o dönemleri hatırlamayanlar bu insanları cesur televizyon karakterleri olarak görmeye başlamaktadır.

 

Özellikle de yaşadığımız bu ileri teknoloji ve iletişim çağında, dizi akıp giderken, Deniz Gezmiş idama yürüdüğü sırada arka planda çalan şarkıyı indirmek için izleyiciyi kısa mesaj yollamaya çağıran ekranın altındaki reklamı izlememizin algıya, geçmişi hatırlamaya ve onunla hesaplaşmaya nasıl bir etkisi olacaktır?

 

Görüşme yaptığımız kişilerden bazılarının sözünü ettiği dizinin önemli işlevlerinden biri de, dizinin prime time’da daha önce hiç gerçekleşmemiş bir ilki hayata geçirerek işkence de dâhil olmak üzere o yılların sarsıcı olaylarını ekranlara taşımasıdır. Elbette ki bu, iki ucu keskin bir bıçaktır: İşkenceyi hatırlayanlar ve işkence görmüş olanlar için bu türden bir sahneleme onların acılarının bir şekilde kabul edilmesidir.

 

Şimdiye kadar – tabii eğer tartışıldıysa – yalnızca bazı dar çevreler tarafından gündeme getirilmiş olaylar artık yaygın bir şekilde kabul görmektedir. Ancak bu olaylar “tanık” olanlar bu türden bir temsilin anılarına saygısızlık olduğunu iddia ederek diziyi suçlamaktadır. Landsberg, bu görüşe karşı çıkarak söz konusu sahnelerin ele alınan zaman dilimine dair kişisel anılara sahip izleyicilerin “gerçek” belleğini harekete geçirdiğini ve anıları geri getirdiğini savunmaktadır.

 

Konu hakkında bilgi sahibi olan izleyiciler kendi anılarını yeniden ziyaret etmeye davet edilirken, bazen de tarihi bir olayın temsil ediliş şekli izleyicinin hatırladıklarıyla çelişebilmektedir. Üstelik Landsberg, “protez” anılar olarak adlandırdığı kavramın izleyicileri ille de kendi anılarına sahip olmadıkları olaylara tanıklık etmeye teşvik ettiğini de savunmaktadır.

 

Bu önemli bir noktadır çünkü görüştüğümüz kişilerden birinin de söylediği gibi: “Hatırla Sevgili’yi izlerken, çocuklarımıza kendi hikâyemizi anlatmadığımızı hissettik. Bu bize kendimizle hesaplaşmak ve kendimizi eleştirmek için sunulmuş bir fırsattı. Biz bir kuşak olarak hikâyemizi sonraki nesillere anlatmada üzerimize düşen görevi yerine getirdik mi? Bunu sorgulamamız gerekiyor.”

Facebook Yorumları

reklam
18.3.2017
Tarihi olayın temsili ve popülerleştirilmesi
27.2.2017
Hatırla Sevgili ve tarafsızlık
20.2.2017
Hatırla Sevgili ve Türkiye’nin Ortak Belleği
12.2.2017
Protez anılar ve hızla tüketilen hatıralar
3.2.2017
Hafıza saplantısı ve patlamaları
25.1.2017
Popüler medyanın hatırlama ve tarihi yeniden kurmadaki rolü
16.1.2017
Geçmiş ölmedi; henüz geçmedi bile”: Hatırla Sevgili ve Türkiye’nin Ortak Belleği
5.1.2017
Aydınlanma’nın iç dinamikleri ve Türkiye projeksiyonu
26.12.2016
Modernlik ve aydınlanma
22.12.2016
Maksimum ve minimum aydınlanma
13.12.2016
Aslolan Aydınlanma: Sapere Aude
5.12.2016
Bizi eşit kılan ilk önce özgürlüğümüzdür
28.11.2016
Kant ve aydınlanma
25.11.2016
Özgürlük ve aydınlanma
17.11.2016
Devrimler ve Tarihin tekerleği
10.11.2016
Devrimler ve karşı-devrimler
29.10.2016
Darbeleri olumlayan entelektüel aparat
24.10.2016
Anormal politika ve iktidarı devirme geleneği
16.10.2016
Devirmek ve alaşağı etmek söylemi ve 27 Mayıs
4.10.2016
27 Mayıs “iyicil” bir darbe miydi?
21.9.2016
27 Mayıs darbesi neden kritik bir nokta?
13.9.2016
Türkiye’nin darbeler tarihi
8.9.2016
Zihniyet, siyaset ve tarih
6.9.2016
Tarihsizlik ve belleksizlik
25.8.2016
Osmanlı'dan Cumhuriyet Türkiye'sine intikal eden milliyetçi bakiye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.