Ümit Kurt

Serbestiyet



Bookmark and Share

Türkiye’nin demokrasi sınavından bir epizot


18.5.2017 - Bu Yazı 224 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 1950 ile gelen Demokrat Parti zaferi, Cumhuriyet’in ilanından bu yana süregelen egemen Halk Partisi iktidarının da el değiştirmesiydi. Ancak bunu salt bir parti değişikliği olarak almaktansa, Demokrat Parti’nin içinde barındırdığı çıkar grupları nezdinde incelemek daha doğru olacaktır.

Keza, Bernard Lewis’in belirttiği gibi, Anadolu’nun köy bölgelerindeki toprak sahipleri ve zengin köylüler hâkim gruplar konumunda iken, Kemalist devrim ile köklü değişikliklerle yüz yüze geldiler. II. Mahmut ve Tanzimat devlet adamları gibi Mustafa Kemal de kararlı bir merkeziyetçiliğin izlerini sürmüş, büyük mülkleri parçalamak için kararlı bir çaba göstermiştir.

Özellikle “Toprak Reformu Kanunu” ile kızgınlıkları iyice ayyuka çıkan toprak ağaları Halk Partisi’ne olan tepkilerini dile getirmişler, bununla da kalmayıp bu kanundan somut bir çıkar elde edemeyeceği öngörülen köylüleri de saflarına dâhil etmişlerdir.

Ayrıca, 1940’lardan itibaren büyüme eğilimi içerisinde olan dini hareketlerin de 1920 ve 1930’larda Mustafa Kemal tarafından uygulanan zorunlu laikleştirme hareketinden ötürü de kendilerini bu gruba dâhil edip Halk Partisi’nin karşısında bir tutum sergiledikleri gözlemlenebilir.

Bunun yanı sıra, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren filizlenmiş ticari ve sınaî orta sınıf, demokrasi ve serbest teşebbüs adına Halk Partisi ve onun temel politikası devletçiliğe baş kaldırmış, girişimcilik fikrinden dem vuran ve Batı  odaklı  kapitalist ekonomi fikrine sadık bir ekonomi vadeden Demokrat Parti tarafında olmayı seçmişlerdir.

Bu konjonktürde yapılan seçimlerde Demokrat Parti’nin başarısı gelmiş, toplumda bu değişim adeta sevinç ve toplumun farklı katmanlarından bireylerin içlerinde Halk Partisi’ne karşı büyüttüğü tepki ile dışa vurulmuştur. O döneme dair Bernard Lewis’in verdiği örnekler ilginç olmakla birlikte bir o kadar da düşü̈ndürücüdür.

Örneğin, Ankara’da Tacüddün camiinde bir vaiz Cuma namazında, Türkiye’yi Allahsız Halk Partisi’nin idaresinden kurtardığı için Allah’a şükretmiş ve Bursa yakınında bazı köylüler büyük mülkleri bölmeye başlamış ve ne yaptıkları sorulduğunda “şimdi demokrasi var!” karşılığını vermişlerdir. İstanbul taksi şoförleri polislere burun kıvırmış ve emirlerine uymayı  reddetmiştir – ve polislerin kendileri bile ellerinde hala ne gibi bir yetki kaldığı konusunda şüpheye düşmüş gibidir.

Bazıları tarafından bu olay “Türk tarihinin en büyük kansız devrimi” olarak addedilse bile peşi sıra gelen askeri müdahaleler ve demokrasi anlayışı ile hiç de uyuşmayan uygulamalarla Türkiye’nin gelişme ve ilerleme yolunda hala birçok engel ile karşı karşıya olduğu anlaşılmıştır.

Facebook Yorumları

reklam
18.5.2017
Türkiye’nin demokrasi sınavından bir epizot
22.4.2017
Bir süreklilik ve bir kopuş: Cumhuriyet Dönemi
4.4.2017
Türkiye’de devlet-toplum ilişkisi
18.3.2017
Tarihi olayın temsili ve popülerleştirilmesi
27.2.2017
Hatırla Sevgili ve tarafsızlık
20.2.2017
Hatırla Sevgili ve Türkiye’nin Ortak Belleği
12.2.2017
Protez anılar ve hızla tüketilen hatıralar
3.2.2017
Hafıza saplantısı ve patlamaları
25.1.2017
Popüler medyanın hatırlama ve tarihi yeniden kurmadaki rolü
16.1.2017
Geçmiş ölmedi; henüz geçmedi bile”: Hatırla Sevgili ve Türkiye’nin Ortak Belleği
5.1.2017
Aydınlanma’nın iç dinamikleri ve Türkiye projeksiyonu
26.12.2016
Modernlik ve aydınlanma
22.12.2016
Maksimum ve minimum aydınlanma
13.12.2016
Aslolan Aydınlanma: Sapere Aude
5.12.2016
Bizi eşit kılan ilk önce özgürlüğümüzdür
28.11.2016
Kant ve aydınlanma
25.11.2016
Özgürlük ve aydınlanma
17.11.2016
Devrimler ve Tarihin tekerleği
10.11.2016
Devrimler ve karşı-devrimler
29.10.2016
Darbeleri olumlayan entelektüel aparat
24.10.2016
Anormal politika ve iktidarı devirme geleneği
16.10.2016
Devirmek ve alaşağı etmek söylemi ve 27 Mayıs
4.10.2016
27 Mayıs “iyicil” bir darbe miydi?
21.9.2016
27 Mayıs darbesi neden kritik bir nokta?
13.9.2016
Türkiye’nin darbeler tarihi
8.9.2016
Zihniyet, siyaset ve tarih
6.9.2016
Tarihsizlik ve belleksizlik
25.8.2016
Osmanlı'dan Cumhuriyet Türkiye'sine intikal eden milliyetçi bakiye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları