Ümit KARDAŞ

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

AİHM kararlarının anlamı ve bağlayıcılığı


24.11.2018 - Bu Yazı 145 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AİHM, iki yıldan uzun bir süredir tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ilgili başvuruyu sonuçlandırarak Türkiye’yi hak ihlalinde bulunması nedeniyle mahkûm ederken manevi tazminata da hükmetti.

Kararda; Demirtaş ile ilgili tutuklamanın ulusal ve uluslararası hukuka aykırı olduğu, ayrıca tutukluluğun devam etmesini haklı kılan yeni gerekçeler ve kanıtlar ileri sürülmedikçe de tutukluluk halinin mümkün olan en kısa tarihte sonlanması gerektiği ifade edilmekte.

Ancak kararı değerlendiren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bu kararla ilgili olarak “AİHM kararları bizi bağlamaz. Bugüne kadar örgütle ilgili çoğu kararlar hepsi aleyhe. Karşılığında yapabilecek çok şeyler var. Karşı hamlemizi yaparız. Terör devam ediyor" şeklinde konuştu.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de AİHM kararıyla ilgili olarak "Kararı bir görelim. Bu konuda yargılamayı yapan yargı mercii karar verecektir" diyerek topu tabii hakim ilkesine aykırı olarak kurulmuş, bağımsızlığından ve tarafsızlığından kaygı duyulan yargıya attı.

Bu açıklamaların ardından AİHM kararının uygulanıp uygulanılmayacağıyla ilgili olarak 'bağlayıcılık tartışması' başlarken, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Sözcüsü Daniel Holtgen, "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 46. maddesi gereği, AİHM’in verdiği kararlar, üye ülkeler için bağlayıcıdır" ifadesini kullandı.

AİHM kararında üç önemli hak ihlali tespit etmiş durumda. Birinci tespit tutuklamanın ve bu tedbirin uzun süre devam ettirilmesinin adil yargılanma hakkı bağlamında hak ihlali oluşturduğu ve mahkemenin bu konudaki gerekçelerinin yeterli ve somut olmadığı yönünde.

AİHS m. 5/3’de yakalanan veya tutulan herkesin derhal bir yargıç veya yasayla adli görev yapmaya yetkili kılınmış sair bir kamu görevlisinin önüne çıkarılması zorunlu olduğu, bu kişinin makul bir süre içinde yargılanma ya da yargılama süresince serbest bırakılma hakkına sahip olduğu belirtilmekte.

Kişi özgürlüğü, bireyler açısından koşulsuz bir hak. “Özgürlük karinesi”  özgür kalabilmek için insan olmanın yeterli olduğunu vurgulamakta. Bu nedenle kişi özgürlüğünün keyfi sınırlamalara karşı korunması, gerek Anayasa m. 19 ve gerekse AİHS m. 5’te düzenlenmiş durumda.

Bu güvence ise, mutlak bir hakkı ifade etmekte. Zira ister özgür, ister tutuklanan özgürlüğü kısıtlanmış herkes, bu haktan yararlanır ve kendi rızasıyla bu haktan vazgeçemez.
Güvenlik hakkı mutlak bir hak olup, kamu yararı gibi toplumsal nedenlerle de olsa, kişi güvenliği daraltılıp kısıtlanamaz.

AİHM Engel ve Diğerleri-Hollanda, 1976 kararında, “Mahkemeye göre Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. bendi, kişi özgürlüğünden söz ederken, kişinin nesnel özgürlüğünü vurgulamıştır. Bu kuralın amacı, hiç kimsenin keyfi olarak özgürlüğünden yoksun bırakılmamasını sağlamaktır. Kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılıp bırakılmadığını belirlerken kalkış noktası, o kişinin içinde bulunduğu somut durum olup, tartışma konusu önlemin türü, süresi, etkileri ve uygulama biçimi gibi bütün etkenler göz önünde bulundurulmalıdır.”

Demirtaş ile ilgili kararda önemli olan husus; TCK’da düzenlenen bazı suçların CMK m.100 ile katalog suç haline getirilip bu suçlarla ilgili soruşturmalarda tutuklama nedenleri olan kaçma kuşkusu ve delillerin karartılması koşullarının araştırılmayarak bir varsayım üzerinden hareket edilmesinin AİHS’ne aykırı olduğunun belirtilmesi. Yani AİHM ,CMK m.100’ü hukuka aykırı görmekte.

Kararda hak ihlali olarak görülen ikinci tespit AİHS ek protokol m.3’de düzenlenen  “Seçme ve seçilme hakkı” ile ilgili. AİHM somut olayda m.3’e aykırı olarak tutuklanma nedeniyle hem Demirtaş’ın seçilme hakkının hem de ona oy verenlerin seçme hakkının ihlal edildiğini vurgulamakta.

AİHM,  daha önce verdiği kararlarda incelemeyi, genellikle, bir kişinin seçimlerde aday olma hakkından yoksun bırakılmasına ilişkin iç hukuktaki düzenlemelerin keyfi biçimde uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi ile sınırlamakta.

AİHM, ‘Sadak ve Diğerleri Türkiye’ kararında; bazı üyelerinin anayasaya aykırı eylemleri nedeniyle kapatılan partinin tüm milletvekillerinin vekillik sıfatının sona ermesi konusunu incelemiş, orantısız bir müdahale olarak değerlendirmiştir.

Bu durumun seçilme ve milletvekili olma haklarının özü ile bağdaşmadığını ve bu kişileri milletvekili olarak seçen seçmenlerin egemenlik yetkisinin (sovereign power of the electorate) ihlali anlamına geldiğini belirterek ihlal kararı vermiştir. Bu değerlendirme, aynı zamanda, meşru beklenti (legitimate expectation) ilkesinin ihlali anlamına da gelebilmekte.

Ilıcak/Türkiye kararında AİHM, kendi görevinin, Protokol’ün 3. maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde, seçimlerde oy vermeye ve aday olmaya bağlı hakların özüne dokunulup dokunulmadığı, etkinliğini yitirip yitirmediği, meşruiyetinin korunup korunmadığı ve kullanılan araçların orantılı olup olmadığının incelenmesi olduğunu hatırlatmıştır.

AİHM‘nin Demirtaş kararında üçüncü tespiti ihlalin siyasi sonucuyla ilgili. Kararda Cumhurbaşkanının konuşmalarının yargı üzerindeki etkisinin bağımsızlık sorunu yaratması nedeniyle tutuklamanın amacının hukuki olmaktan çok siyasi olduğu, ulusal kanunların Türkiye’deki muhalif sesleri bastırmak için kullanıldığı belirtilmekte.

AİHM, bu tespitiyle Türkiye’nin ayrıca Sözleşme’nin 18. maddesini ihlal etiğine işaret etmekte. Söz konusu madde hakların amacına aykırı olarak sınırlandırılamayacağını düzenlemekte.

Mahkeme, Demirtaş'la ilgili olarak hak sınırlamasının siyasetten ve seçim sürecinden uzaklaştırmak amacıyla ölçüsüz olarak uygulandığı, amacını aştığı, sözleşmenin 18. maddesine aykırı hareket edildiği tespitini yapmakta.

Türkiye kuşkusuz bu kararı uygulamak zorunda. AİHM kararda Sözleşmenin 46. maddesini referans göstererek uyarıda bulunmakta. Kararların bağlayıcılığı ve infazı başlıklı 46. madde “1. Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme’nin verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler. 2. Mahkeme’nin kesinleşen kararı, infazını denetleyecek olan Bakanlar Komitesi’ne gönderilir” düzenlemesiyle zorunluluğu belirliyor.

Türkiye AB üyesi değil ama Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi. Bu durumda Türkiye’nin uzun bir prosedür sonucu AK’den çıkartılma olasılığı var Ancak iktidar bu uzun sürece güvenerek sonucu önemsemeyebilir. 

Ancak bundan daha önemlisi siyasi iktidarın iç hukuk bakımından Anayasa’nın 90. maddesini fiilen ilga ederek ve hukuka bağlı devlet anlayışından uzaklaşarak meşruiyet sorunu yaşaması. İktidar hukuk standardını aşağılara çekerek uluslararası alanda Türkiye’nin itibarını da yaralamakta.

AİHM mahkûmiyetleri nedeniyle vergilerimizden oluşan bütçeden ödemeler yapılması, bütçe içinde kalem oluşturulması, iktidarın hak ihlallerini çoğaltan uygulamalar yapması karşısında iktidarın siyasi ve hukuki sorumluluğu artmakta.

Türkiye tarafı olduğu ve imza koyduğu bir sözleşmeye uymak zorunda. İktidarın beğenmediği mahkeme kararlarını tanımıyorum demesi içte ve dışta devlete olan güveni sarsar. Ülkede barışın tesisini imkânsızlaştırır.

Facebook Yorumları

reklam
AİHM kararlarının anlamı ve bağlayıcılığı
Siyasi suç örneği: Cumhurbaşkanına hakaret
Kaşıkçı barbarlığı ve yeni bir dünya ihtiyacı
Kaşıkçı barbarlığı ve yeni bir dünya ihtiyacı
Devlet geleneği: Suç ve delil icadı
Affın mantığı
Eylül ile gelen
Patent, İslam ve yaratıcılık
Kaç patent başvurunuz var?
Hayali para, gerçek kriz
Brunson dahil herkes için hukuk güvenliği
Brunson dahil herkes için hukuk güvenliği
'Mış' gibi yapmanın sınırı
İnsanı ele geçiren Devlet
Devletin siyaseti ele geçirmesi
Son çıkış
Engellilere KHK engeli
AİHM'in Altan-Alpay kararlarının hukuki sonuçları
Guantanamo'yu hatırlamak
Hakikat-Empati-Uzlaşı
Ai Weiwei: Sisteme sanatla meydan okuma
Zina suç olmalı mı?
CHP, nasıl iktidar alternatifi olabilir?
Tarihin içinden gelen CHP mirası
Siyaseti ve bireyi ceza hukuku içinde eriten devlet
Hassas kalplerin cehennemi
Tarihin bıraktığı tortu: İmparatorlukta Hristiyanlar ve Araplar
Kassandra çağrısı
İktidarın ve polisin meşruiyeti
Kapıda bekletilen demokrasi
Küresel kozmopolit demokrasiye doğru
Küresel kozmopolit demokrasiye doğru
Batılılaşma ne zaman başladı?
Adil yargılanma hakkı
Terezin'den Diyarbakır'a
Sürekli istisna hali
OHAL’de hak ve hukuk ihlalleri
Rejim diyanetle laik mi?
İnsanın empatiye ihtiyacı var
Modernleşmenin demokrasiyle imtihanı
Hüzün ve Hazan
Cumhuriyet Oryantalizmi
Osmanlı Oryantalizmi
Faşist Daire
Kapının dışında bekleyen demokrasi
Güçle Sınanmak ya da Gücün Eziciliği
Hayata rağmen sevebilmek
Sevgi üzerine
Osmanlı’dan Cumhuriyete tespitler
Adalet !
Devleti yeniden tanımlamak
Adalet, Gözaltı, Tutuklama
Adalet ve Hakim Teminatı
Anadille yaşamak
Türkiye'de resmi dil algısı
Dünyada resmi dil algısı
Bölgelere yetki devri
İnsan ve hukuk işlevi
Devlet ve demokrasi
İdam! (3)
İdam!
İnsanlığını zayıflatırsam, insanlıktan çıkarım!
Alaturka modelle ileri demokrasi olmaz
Ceza yargılamasında mağdur: Devlet
Süreç Odaklı Anayasacılık-Güney Afrika Örneği
Kendini unutturan anayasa
Yargılanan Gazetecilik
Merkeziyetçi yapıyla alaturka başkanlık
Meşruiyet ve temel mutabakat
Devleti yeniden tanımlamak
Emevi-Jöntürk geleneği
Dışarıdan düşünmeye devam
Ermeni meselesi: 1915-2016 (4)
Ermeni meselesi: 1915-2016 (2)
Ermeni meselesi: 1915-2016
Hukuk güvenliği bağımsızlık ve tarafsızlık
Dışarıdan düşünmek
İçimizdeki faşizm
Adil yargılanmanın önündeki engel: TMK
Yapay bir kriz: Dokunulmazlık
İnsanlığını zayıflatırsam insanlıktan çıkarım!
Demokratik bir anayasa için toplumsal mutabakat
İngiliz parlamentarizmi
Başkanlık nereye götürür?
‘Gücü gücü yetene’ rejimi
Türkler- Hıristiyanlar- Araplar
Benjamin- Geçmişten bugüne
İnsan olmanın anlamı ve empati
‘Sapiens’ insan türünün macerası
Bundan sonrası önemli
Fransa Cumhuriyeti ve Türkiye
Soruşturmanın gizliliği ve yayın yasağı
Kurmaca hukuk zihniyeti
Kutsal zorba devlet (2)
Katliamlar zinciri ve muhterisler
Devleti yeniden tanımlamak ve sol
Fasit daire
Rumlar (4)
Rumlar (3)
Rumlar (2)
Rumlar
Kral çıplak!
Sivil toplum ve kamusal müzakere
Şiddetin sarmalında! (2)
Şiddetin sarmalında!
Çölde kaybolmamak! (2)
Çölde kaybolmamak!
Gömülme hakkı!
Devlet milliyetçiliği
Etnosfer
AKP ile mümkün mü
MHP- HDP uzlaşması
Seçime düşen gölge!
İslam’ın Diyanet’le devletleşmesi
Anayasa inşa süreci: Güney Afrika örneği
İlkesizlik- hukuksuzluk sarmalı
Karaca- Baransu ve tutuklama
Tutuklama koruma tedbirinin uygulanışı
Tabii hâkim ilkesi ve hâkimin tarafsızlığı (2)
Tabii hâkim ilkesi ve hâkimin tarafsızlığı
Klikya Ermeni Krallığı ve Zeytun
Rafael Lemkin ve soykırım
Yakarış
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı ve seçim
‘Özürden uzlaşmaya’
Kürtler (9)
Kürtler (8)
Kürtler (7)
Kürtler (6)
Kürtler (5)
Kürtler (4)
Kürtler (3)
Kürtler
Adalet değeri ne ifade eder
İfade özgürlüğü
Osmanlı- Türk sistemi
İngiliz parlamentarizmi ve Kral
Parlamenter sistem ve İngiltere
Başkanlık sistemi zaruri mi
Türk tipi başkanlık sistemi
Değişmeyen çıkmazımız
Hayata rağmen sevebilmek
Kötülük ‘bir’ olmada mı
Yirmi Kur’a askerleri
Hrant’ın ideallerini yaşatmak!
Ne kadar yol aldık!
Yoksa dünya cehennem mi!
Sevmeyi öğrenmek
Göçebe düşünce ve ihlal
Ademimerkeziyet
Güvenlik harcamaları
Polisin meşruiyeti
Meşruiyet sorunu ve konsensüs
Gücün gölgesinde son tango!
Çingene medeniyeti
İnsan hiç unutur mu!
Zorunlu/ bedelli askerlik
Devrimcinin özeleştirisi
Modernleşme ve Tanpınar’ı anlamak
Ezidiler
Siyasal İslam’ın serüveni (2)
Siyasal İslam’ın serüveni
Yara’dan bıçağa
İslami hareketlerin serüveni
Kısırdöngünün şaheser örneği
İslami düşüncenin serüveni
Cumhuriyet- demokrasi ilişkisi
Eskiyle yıkanan yeni AKP
Nasıl bir barış süreci
Ceza muhakemesi hukuku (2)
Ceza muhakemesi hukuku
Laikmiş gibi yapmak (2)
Laikmiş gibi yapmak
Bayram ve çırılçıplak hayatlar
Bencil hüznümüzdü Eylül
Cumhuriyet oryantalizmi
Osmanlı oryantalizmi
Yaşadığımız gibi düşünmek
Medenileşebilecek miyiz
CHP ya da yeni parti (2)
CHP ya da yeni parti
Değişemeyen CHP
Cezaevi öğretmenleri
Vicdan
Erdoğan-Davutoğlu kader birliği
Selimiye’den Yeşilüzümlü’ye
İktidarın kötüye kullanılması
Ezidi soykırımı
Varlığımız, kalbimiz ve zihnimiz
Şiddetin hukukla bağlantısı
Gazze ve tahakkümcü barış
Cumhurbaşkanı adaylarının ufku
Cumhurbaşkanının sorumsuzluğu
Cumhuriyet sonrası Alevilik
Hakikati aramak ve ifade etmek
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı
Cumhurbaşkanının yetkileri
Vicdani ret hakkı ve Türkiye
Başbakan Alevilerin Ali’sini tanımlayabilir mi
Soma faciasında cezai sorumluluk
Soma’nın ruhu yakanızı bırakmaz
Ergenekon, Balyoz ve KCK
1915-2015
Dikkat faşizme kayabilir!
Demokratikleşme sürecinde ordu (2)
Demokratikleşme sürecinde ordu
Zihniyet ikliminde bir çıkmaz
Sahici bir rejim
Terörle Mücadele Kanunu’nu kaldırın
Darbe suçu- görev suçu ve izin
Nasıl huzur bulacağız
Siyasete çağrı: Yeniden inşa zamanı
Roboski’nin hesabı bu dünyada sorulmalı
Yazık oldu
Balyoz davasına özel düzenleme
HSYK
Ne tarafa bakıyorsunuz
Bekçileri kim bekleyecek
Yönetmelikle CMK’ya by-pass
Dekadans
Eski pis işler
Denetlenemeyen bürokratik kurumlar rejimi
İstiklal Marşı Kürtçe okunabilir mi
İktidarın merkezde şahsileşmesi
İktidar nereye koşuyor
Ordu demokratikleşti mi
Küçükömer’in tezleri üzerinden
Nasıl bir devlet
Kurban ritüeli
İhtiyaçlar tanınmayı beklemez
Cumhuriyet’in Türklük çıkmazı
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e tezler
Rejim Diyanet’le laik mi
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi (3)
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi (2)
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi
Kafka’nın kafesi, Elias’ın medeniyeti
Siyasi birlik için yerelde demokrasi
Dünyada bir gezegen (2)
Dünyada bir gezegen Türkiye
Dünyada bir vesayet kurumu
De facto başkanlığa doğru
Sürekli istisna hâli
Zorla kaybedilenler (2)
Zorla kaybedilenler
21 Anayasası’nda demokratik değerler
Kürtler demokrasi istiyor
Roboski’ye yargı engeli (2)
Roboski’ye yargı engeli
Ubuntu
Anadiliyle yaşamak
İstihbaratın denetim ve gözetimi (2)
İstihbaratın denetim ve gözetimi (1)
Sivil itaatsizlikle tanışan Türkiye
Değişim siyaseti zorluyor
Devlet ve demokrasi
Kalıcı barışa yolculuk
Kanayan yara: vicdani ret hakkı
Açık kapıdan girmek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.