Uğur Gürses



Bookmark and Share

TL’nin Suriye testi


18.06.2020 - Bu Yazı 1572 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçen hafta çeşitli haber mecralarında ve sosyal medya hesaplarında Suriye’de Türk Silahlı Kuvvetlerinin kontrolü altındaki bölgelere “bol miktarda TL gönderildiği” haberleri yer aldı. Fotoğraflarda bol miktarda 1 TL’lik bozuk para ve çeşitli büyüklükte TL banknot kupürleri yer alıyordu.

 

 

Foto: Aaref Walad / AFP

 

 

Çeşitli yerel kaynaklardan “TL kullanacakları” yönünde açıklamalar gelirken, sıcak çatışma bölgesindeki cihatçı örgütlerden de maaşların TL ile yapılması kararı duyuruluyordu.

Türkiye tarafından da terörist grup olarak tanınan HTS’nin, 2020’de maaşların ABD doları üzerinden belirlenmesi kararı aldığı, ancak küçük kupürler bulunmadığı için aynı değerde başka para birimi ile ödenmesine karar verdiği anlaşılıyor.   İdlib bölgesinde egemen olan HTS’nin ‘kurtuluş hükümetinin’ genel mali direktörü Ibrahim al-Ibrahim, İdlib’teki maaş ödemelerinin TL ile yapılacağını açıklarken, “Suriye Lirasının çöküşü devam ettiğinden, Suriye Lirası ile maaş almak istemeyen çalışanlarımızın arzusunu yerine getirmek için hükümetimiz ücretleri TL ile ödemeye başlamıştır ve memnuniyetle karşılanmıştır” diyordu.

Gerçekten de ilginç bir durum yaşanıyordu. 2011’den bu yana iç savaşın hüküm sürdüğü Suriye’de, birden TL kullanımı gündeme gelmişti.

Acaba Ankara, ekonomik olarak da “TL egemen bölge” mi yaratmak istiyordu?

Bu bir “orkestra edilmiş” bir adım mıydı?

Benim ilk başta dikkatimi çeken unsur şuydu; fotoğraflarda “bol miktarda” diye tanımlanan banknotlar çoğunlukla küçük kupürlü banknotlardı; 5, 10 ve 20 TL’lik banknotlar.

Bu haberlerin arkasındaki, bu durumu yaratan asıl önemli gelişme, Suriye Lirası’nın (SYP) son dönemde hızla değer kaybetmiş olmasıydı.

Suriye’de dolar kurunun seyri şöyle; 2019 yılbaşından 2019 kasım ayına kadar olan sürede kademeli olarak 500 SYP seviyesinden 675 SYP seviyesine çıkıyor. Kasımdan 2020 ocak ortasına kadar 1.000 SYP seviyesini geçtikten sonra Şam yönetimi bir çeşit sermaye kısıtı getiriyor; ödemeler ve ticari işlemlerde SYP dışında para cinsi kullanmak yasaklanıyor, ağır hapis ve para cezası getiriliyordu.

 

 

 

 

Suriye’de yıl başında dolar kuru 915 SYP iken, mayıs sonuna kadar aylık ortalama yüzde 20’lik artışla dolar başına 1.800 SYP seviyesine çıkıyor.  Kur artışı sert biçimde devam edip, 8 haziranda yüzde 76’lık artışla 3.170 seviyesine ulaşıyor. Bu, yılbaşına göre 5 ayda yüzde 250’lik bir artış demek. Yani yıkıcı bir devalüasyon.

Kur artışı mayıs ve haziranın ilk haftası çok hızlandığı gibi, temel gıda ürünlerinin fiyatlarının da aynı ivmeyi gösterdiği anlaşılıyor. Suriye’deki bir yardım kuruluşu olan ACU’nun web sitesinde yayımladığı fiyatlara göre; un fiyatı yılbaşından nisan sonuna kadar yüzde 50 artarken, mayıs sonunda toplam artış yüzde 94’ü buldu. Benzer tablo ekmek ve şeker için de geçerli. Ekmek ve şeker fiyatı nisana kadar yüzde 39 artmışken, mayıs sonunda artış sırasıyla yüzde 80 ve yüzde 102’ye ulaştı. Ette de bitkisel yağda da benzer bir tablo var.

Bu temel gıda fiyat hareketlerine bakıldığına, son bir yılda fiyatların yaklaşık 3’e katlandığı görülüyor. Örneğin 1 kilogram ete Mayıs 2019’da 3.908 SYP ödenirken, Mayıs 2020 sonunda 11.180 SYP ödenmiş. Haziranın ilk haftasında da fiyatların arttığı hesaba katılırsa zor koşullarda yaşam sürdüren Suriyelileri son 6 ayda bir de ilave enflasyon fırtınası hırpalamış.

Paranın hızla değer ve güven kaybettiği bir yerde sonuç şudur; o paradan kaçış hızlanır. Ekonomik birimler yerini daha güven duyulan görece istikrarlı başka bir paraya rağbet eder. Suriye’de cihatçıların kontrol ettiği bölgede de Suriye rejimiyle olan ticari kanalların son gelişmelerle daha da daraldığı hesaba katılırsa eldeki Suriye Liralarının elden çıkarılma telaşının hızlanmasının çok doğal olduğu söylenebilir.

Suriye lirasından kaçışta teknik kısıtların da etkili olması muhtemel. Örneğin mayıs sonunda, bir birim ürüne ödenen bedel iki katına çıkmışken, bunu karşılayacak SYP banknot miktarı da muhtemelen artmamış durumdaydı. Sadece bu yüzden bile küçük kupürleri olan bir başka paranın kullanıma girmesinin işlevselliği söz konusu olabilir. 

Soru şu; cihatçılar yaklaşık 10 yıldır savaş yürüttükleri ülke yönetiminin parasını, Suriye Lirasını neden şimdiye dek kullandılar? Bunun yanına, aynı cihatçıların maaşlarının Suriye Lirası ile ödendiği, 2020 başından itibaren dolara geçtikleri bilgisini de hatırlatalım.

Peki yıllarca neden dolar ya da Euro, başka bir para kullanmadılar da Suriye Lirası kullandılar?

İki nedeni var.

Birinci neden “Gresham Yasası”. İkincisi de teknik zorluklarının olması.

Birincisi ‘Gresham Yasası’ çünkü; kötü para iyi parayı kovar. Harcarken kötü parayı kullanırsınız, servet biriktirirken iyi parayı tutarsınız.

İkincisi teknik zorluk. Başka bir paranın ekonominin tüm “kılcal damarlarına” yayılabilmesi için küçük kupürlü banknotlarının da yaygın olması gerekir. Dolar, euro ya da bir başka para için bunun mümkün olmadığı çok açık.

Şuna hiç şüphe yok ki o bölgede ya da Suriye’nin tamamında bireyler harcamalarını Suriye Lirası ile yaparken kendi ekonomik varlıklarını korumak için dolar ya da euro tutuyor olabilirler. Bunun da görece dolar ya da Euro yüksek kupürlarla olduğuna hiç şüphe yok.

İdlib ve çevresinde dar bir alana sıkışmış ve ticari-parasal akımların çok kısıtlandığı bölge halkının yüksek devalüasyon ve hızlanan enflasyon karşısında TL’ye geçme arzusunun nedeni bu.

Bölgede muhtemelen Suriye Lirası günlük işlemlerde kullanılmaya devam ederken, kısa vadede hem işlem hem de değer tutma açısından TL tercih görecektir. Mal akışının sağlandığı bir ülkenin yani Türkiye’nin parasının, küçük kupür aktarımı sonrasında kullanımı artacaktır.

Doların günlük alışverişte kullanımı, hem “iyi para” tutma tercihi hem de teknik nedenle pek olanaklı değil. Ticari faaliyetlerde kullanılabilecek, ‘işlem saikli’ yeterince küçük kupürlü dolar (1, 5, 10) banknot miktarının yaygın olmaması, gündelik kullanıma yerleşememesinin önemli bir nedeni.

Bir başka unsur da Türkiye’nin bölgedeki askeri varlığı ve bunu için yaptığı lojistik, iaşe ve desteklenen gruplara yapılan personel ödemelerinin de Türk Lirası ile yapılabilmesinin gerektirdiği pratik kolaylık. Türk yetkililer, ödemelerini 100’lük 200’lük TL banknotla yaparken, bunun kullanımda yayılabilmesi, ticari alanda kabul görebilmesi için 1 TL’lik bozukluk ile 5, 10 ve 20’lik banknot da bulundurma yoluna gitmiş olabilirler.

Bu durumda, bölgeye mal akışı da Türkiye’den oluyorsa TL kullanımının tercih edilmesi şaşırtıcı değil. Harcama ve ödemeler TL ile olacaksa bu geliri elde eden kişilerin geçinmek için yapacakları harcamaları da TL ile yapmaları gerekecekti. O bölgede sunulan bir hizmet ya da malın karşılığında TL kabul etmesi beklenen tarafın temel argümanı da örneğin 50 TL ödenerek yapılan bir harcamada “para üstü” sorunu ile karşılaşması olacaktı. Bu da “bol miktarda bozukluk” gönderilerek halledilmiş görünüyor.

Paranın işlevleri açısından bakılırsa TL’nin kısa vadede işlem aracı olarak kullanılması tercih edilse de “servet tutma” aracı olarak tercih edilip edilmeyeceğini bilmiyoruz. İçeride yakın geçmişte TL onca rezerv eritilerek savunulsa da çok kısa sürede değer kaybı yaşandığı da malum. Zaman içinde hem TL’nin değer kaybı hem de enflasyon mal fiyatları kanalı ile zaman içinde İdlib’e ulaştığında “iyi para” olasılığı uzaklaşacaktır.

Ama kısa vadede cepte duran Suriye Lirası değer kaybederken, görece daha istikrarlı olanın, TL’nin talep görmesi çok normal.

Bir de “servet tutma” avantajı var.

Tek bir 100’lük ABD doları banknotla taşınan mali değer, yaklaşık 300 bin Suriye Lirası ederken; bu 150 adet 2.000’lik Suriye Lirası banknotla tutulabiliyor. Bu durum TL için 4 adet banknotla yapılabiliyor.

TL’nin kendi egemenliğini kurabilmesi için o bölgedeki ekonomik birimlerin TL kullanmasından çok TL tutması önemlidir. TL kullanılıp TL tutulmuyorsa sonuçta sadece “kötü para” yer değiştirmiş olur.

İşte bu yüzden, hep ‘Gresham Yasası’ akılda tutulmalı; kötü para iyi parayı kovar. Aranan para iyi paradır. Harcarken kötü parayı kullanıp elden çıkarırsınız, servet biriktirirken iyi parayı tutarsınız.

Şimdi kötü para Suriye Lirası yerini korurken görece iyi para TL de doların yanında oyuna girmiştir. Asıl sonuç, orta vadede bu tercihi yapanların eğiliminin ne olacağında saklıdır. Kötü para bir başka kötü para ile mi yer değiştirmiş olacak? Yoksa TL Kuzey Suriye’nin iyi parası mı olacak?

Benim yanıtım belli; değer kaybeden ve kendi yurttaşlarının ‘iyi parası’ olamayan bir para başka ülkenin de iyi parası olamaz. Muhtemeldir ki “TL’ye geçtik” açıklaması yapanlar, ödemelerini TL ile yaparken, “üç beş kuruş” da olsa servet birikimlerini dolarla tutacaklardır. Daha fazlası, sonunda TL de dolara endeksli olarak işlem görecektir.

Uğur Gürses

Facebook Yorumları

reklam
18.06.2020
TL’nin Suriye testi
12.06.2020
Covid-19: Yoksulluk salgını
2.06.2020
70’li yılların alet kutusundan çare ummak
26.05.2020
Bir Samuray swap sarmalı hikayesi
19.05.2020
Bir Merkez Bankası atamasının siyasi anatomisi
12.05.2020
Hisseli harikalar kumpanyası
8.05.2020
Dövize müdahale rehberi
4.05.2020
Dalgalanma korkusu
29.04.2020
Ankara’nın “Fed’den swap” rüyası
15.04.2020
IMF’den 2020 ve 2021 küresel ekonomik küçülme-toparlanma senaryoları
16.02.2020
Ankara’nın ‘Alla Turca’ kur rejimi (*)
11.02.2020
Asgari ücrette satın alma gücü paritesine sarılmak
4.02.2020
Nasıl Olunur?
7.01.2020
Sarayın matbaası (*)
12.12.2019
2018 EKONOMİK KRİZİ, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
2.10.2019
“Değişim Başlıyor”
6.09.2019
Bu gelen dijital paranın ayak sesleri
28.07.2019
“Faiz de düştü kur da düştü” özgüveni
5.07.2019
Veri güvenilirliği tartışılıyor
4.07.2019
Veri güvenilirliği tartışılıyor
25.06.2019
Siyasi depremden ekonomik reform çıkar mı?
19.05.2019
Analiz: Kamu bankalarına “seçim görev zararı”
21.4.2019
Arka kapı politikasının faturası
10.4.2019
Reform mu, “eski tas” mı?
14.2.2019
Ekonomide 1 Nisan şakasını kim yapacak?
12.1.2019
Kur 4’e düşecek ve “İlk 5’e” girecekmişiz
30.11.2018
İnşaata banknot matbaası
20.11.2018
Bu filmi görmüş müydünüz?
7.11.2018
Enflasyonun dişi hâla sağlam
5.11.2018
Eşitlikçi tüketiciler ayaklanın!
30.10.2018
Bas bas paraları Hazine’ye…
24.10.2018
10 maddede ABD krizi sonrası ödemeler dengesi
5.10.2018
İşsizlik Fonu’nun parası bakanlıktan habersiz aktarılmış
3.10.2018
Borsadan al İşsizlik Fonu haberini
28.9.2018
7 haftalık hasar raporu
23.9.2018
Çözümsüz “Yeni Ekonomi Programı”
15.9.2018
Geç gelen itfaiye
11.9.2018
Katar’dan 3 milyar dolar (*) gelmiş
1.9.2018
“Ekonomik savaş” söylemi ve sonuçları
27.8.2018
Emisyondan al haberi…
14.7.2018
Kur, piyasa ve merkez bankası bağımsızlığı
11.7.2018
Bütçe hakkı yetim kalmasın
6.7.2018
Yolları çatallanan bahçe
4.7.2018
Seçim bitti geçim sınavı başlıyor
30.6.2018
Küresel yokuşta pahalı bir bedel
26.6.2018
‘Milli piyasa’ sahne aldı
19.6.2018
Milli araca başka milli paraya başka
12.6.2018
Yüzde 7’lik cari açıkla yüzde 7 büyüme
8.6.2018
Geç kalan pahalı ödüyor
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive