CHP'den 1 yıllık OHAL raporu: Akla ve mantığa sığmayan yasaklar gündelik yaşamımızın parçası oldu

15.7.2017 - Bu Yazı 261 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

CHP'den 1 yıllık OHAL raporu: Akla ve mantığa sığmayan yasaklar gündelik yaşamımızın parçası oldu

  CHP, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 20 Temmuz 2016'da ilan edilen Olağanüstü Hal yasaklarıyla ilgili "Olağandışı Yasaklarla 1 Yılın Bilançosu" başlıklı bir rapor hazırladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba'nın hazırladığı raporda, OHAL kapsamında çıkarılan 25 KHK'ya değinilerek, uygulanan yasaklar sıralandı.

Raporda yer verilen yasaklar arasında, Suruç, 10 Ekim, Soma, Roboski anmalarından, ağıt yakma, türkü söylemeye kadar örneklere yer verildi; ayrıca KHK'lar ile kış lastiğinden lazer epilasyonlarına kadar düzenlemeler yapıldığı hatırlatıldı.

Raporda, "Akla ve mantığa sığmayan yasaklar gündelik yaşamımızın bir parçası olmuş, sokakta türkü söylemekten, Zeytinli Rock festivaline, semah dönmekten, açık alandaki düğünlere, lise pilav gününe varana kadar çok çeşitli yasaklarla her gün karşılaşılır hale gelinmiştir." de denildi.

CHP’nin “Olağandışı Yasaklarla 1 Yılın Bilançosu” isimli raporu şöyle:

15 Temmuzda yaşanan hain darbe girişimi sonrasında 20 Temmuz 2016’dan bu yana Türkiye 1 yıldır OHAL ile yönetilmektedir. 15 Temmuz’da millete ve devlete karşı başlatılan darbe kalkışması, Parlamento çatısı altında tüm partilerin demokrasiden yana ortak tavrı ve halkın büyük direnişi sayesinde bozguna uğratılmıştır. 20 Temmuz 2016’dan itibaren Olağanüstü Hal ilan edilmiş, ülke bir yıldır fiili bir sivil darbe hükümetinin olağanüstü KHK’larıyla yönetilmektedir.

Hatırlanacağı üzere, Cumhurbaşkanı Erdoğan 20 Temmuz akşamı Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada Anayasa’nın 120. Maddesi’ne göre OHAL ilan edileceğini şu ifadelerle kamuoyuna açıklamıştır: “Olağanüstü hal ilanının amacı ülkemizde demokrasiye, hukuk devletine, vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerine yönelik bu tehdidi ortadan kaldırmak için gereken adımları en etkin ve hızlı şekilde atabilmektir.” Başbakan Yıldırım’da ‘Biz OHAL’i Devlete ilan ettik millete değil” demiştir. Yaşanan bir yıllık süreçte gerçekleşen uygulamalarsa bu söylemin tam aksine cereyan etmiştir.

Olağanüstü Hal yurttaşların hak ve hukukuna karşı tehdidi ortadan kaldırmak bir yana, bizzat OHAL yönetimi, vatandaşların hak ve hukuku için bir tehdit unsuru haline gelmiştir. Bu süreçte gerek sivil toplum örgütleri gerekse iş dünyası hükümetin bu kısıtlayıcı uygulamalarının ciddi sıkıntılara neden olduğunu dile getirmiş, ancak hükümet bu uyarıları gözardı edip, daha da baskıcı bir tutumla hak gasplarına devam etmiştir. Devlet içine sistemli bir şekilde yerleşmesine göz yumulan “eski ortak, şimdiki düşman FETÖ” örgütünü temizleyeceğiz bahanesiyle alakalı alakasız binlerce insana “dokunulmuş” yüzlerce kurum kapatılmış, ihraçlar, tutuklamalar ile devletin tüm organları AKP’lileştirilmiş ve yeni bir sistem inşasına başlanmıştır. Devleti kimi cemaat ve grupların etki alanından kurtarmak için çıkılan yolda, yol haritası birden değişmiş ve tek adamın yönettiği bir sivil darbe hükümetinin yol güzergâhına girilmiştir.

Bu süre zarfında 25 KHK yayınlanmış ve ülke tek adam rejimi ve onun belirlediği olağanüstü KHK’larla yönetilmeye devam edilmektedir. Bir yıllık bu süreçte tüm yaşananların yanında hepimizin, ülkedeki tüm yurttaşların yaşamını doğrudan etkileyecek sınırlamalar ve yasaklarla karşı karşıya kalınmıştır. Olağanüstü Hal yönetimlerinin yasadan kaynağını alan hak ve özgürlükleri sınırlama yetkisi, yasada tanımlanan ölçülerin çok dışına çıkılarak kullanılmıştır. OHAL, Anayasa’da tanımlanan ölçülülük, gereklilik, yerindelik gibi ilkelerin hiçbirine uyulmaksızın hürriyeti kısıtlayıcı bir hal almıştır. Bir yıldır yaşananlar göstermektedir ki, vatandaşların yaşamsal hakları, iş yaşamı, kültürel ve sosyal hayatı ipotek altına alınmıştır.

Akla ve mantığa sığmayan yasaklar gündelik yaşamımızın bir parçası olmuş, sokakta türkü söylemekten, Zeytinli Rock festivaline, semah dönmekten, açık alandaki düğünlere, lise pilav gününe varana kadar çok çeşitli yasaklarla her gün karşılaşılır hale gelinmiştir. Hatta öyle ironik bir hal almıştır ki, bir Üniversitemizin Hukuk Fakültesinde düzenlenen “OHAL Hukuku” konulu panel OHAL’den dolayı yasaklanmıştır.

OHAL yasakları akıl dışı olduğu gibi vicdanları da yaralayan bir hale gelmiştir. Suruç anmasından 10 Ekim anmasına, Soma anmasından, Roboski’ye insanların kaybettiği yakınlarını anmasına ve ağıt yakmasına dahi izin verilmemiştir. Tüm bunların yanında KHK’lar ile kış lastiğinden lazer epilasyonlara kadar yaşamın her alanına da müdahil olunmuştur.

OHAL ile kurumsallaşan faşizm ile hükümete biat etmeyen gazeteci, akademisyen ve hukukçular fikirlerini çok kısıtlı alanlarda dile getirebilir hale gelmiştir. Ulusal basın birkaç istisna dışında tek sesli hale getirilmiş, tutuklamalar ve gözaltılarla yaratılan baskı ve korkularla düşünceyi ifade özgürlüğü ortadan kaldırılmıştır.

Hak ve özgürlüklere konulan yasaklar ve operasyonların terör örgütü üyesi olmadığı çok açık isimlere ulaşması, ülkemizin dünyadaki itibarını sarsmış, Avrupa Parlamentosu’ndan Türkiye aleyhine kararlar çıkmasına neden olmuştur. Hak ve özgürlüklerin korunmasına dair imzalamış olduğumuz uluslararası sözleşme ve anlaşmalar ihlal edilmiş, demokratik ülkeler kûlvarında geri sıralara düşmemize sebep olunmuştur.

Ülkemizde daha önce ilan edilen OHAL yönetimlerinin kararları zaman zaman Anayasa Mahkemesi’ne götürülmüş ve bozma kararları alınmıştır. Anayasa Mahkemesinin 1991 yılında aldığı kararda; “Olağanüstü yönetim usulleri yürütme organına önemli yetkiler vermesine, hak ve özgürlükleri de önemli ölçüde sınırlandırmasına karşın, demokrasiler sonuçta bir hukuk rejimidir ve hukukun dışına çıkılamaz.” denilmiştir. Ayrıca kararda “Olağanüstü Hal KHK’larıyla getirilen düzenlemeler, Olağanüstü Hal’in amacını ve sınırlarını aşmamalıdır.” uyarısında bulunulmuştur.

Anayasa Mahkemesinin kararında dile getirdiği hukuki ölçütler açısından OHAL süreci değerlendirildiğinde, 21 Temmuz’dan bu güne kadar çıkarılan KHK’larla hukuki sınırların aşıldığını apaçık ortadadır.

Basına yönelik baskılar, muhalif gazetecilerin tutuklanması, muhalif binlerce akademisyenin işinden edilmesi, işinden olanların yargı yoluyla hak aramalarının engellenmesi ile kamu düzeninin sağlanması arasında bağlantı kurmak mümkün değildir. OHAL nedenleri ve amacı açısından Anayasa’da belirlenen ve ilan edilen sınırları aşmış, keyfiliğe dönüşmüştür. Kapsamındaki yasaklara bakınca amacın terörle mücadele değil, ülke genelinde iktidara muhalif tüm kesimlerin sesini kısmaya yönelik yasal düzenlemeler olduğu anlaşılmaktadır.

Keyfiliğin hukuk kuralı olduğu bir ülkede hiç kimsenin güvencesi yoktur. Hukukun üstünlüğünün değil, üstünlerin hukukunun geçerli olduğu noktada demokrasiden söz etmek mümkün değildir.

OHAL dönemi yasakları

22.07.2016

Belediye işçilerinin direniş çadırına OHAL yasağı

OHAL’in ilan edilmesinin ardından ilk yasak olarak, Avcılar’da 3 Mayıs tarihinden itibaren haklarını arayan belediye işçilerinin direniş çadırı kurmasına izin verilmedi.

30.07.2016

Suruç Katliamı anmasına OHAL yasağı

Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak için İstanbul’da yapılmak istenen “Hiçbir düş ya­rım kalmayacak” etkinliği Valilik tarafından OHAL gerekçe gösterilerek yasaklandı.

01.08.2016

Alevi’lerin inanç yerlerine yasak.

Hükümet OHAL bahanesiyle Alevilerin inanç merkezlerine de yasak getirdi. Tunceli’de kutsal mekânlardan sayılan “Reye Haq”, OHAL ve özel güvenlik tedbirleri gerekçesiyle ziyarete kapatıldı.

02.08.2016

İflas ertelemeye OHAL yasağı.

Hükümet, son yıllarda hızla artan iflas ertele­me taleplerini OHAL süresince yasakladı. Bu yönde yapılan taleplerin mahkemece reddedil­mesi benimsendi. Son dönemde tanın­mış ve İSO 500 listesinde de yer alan birçok fir­ma, iflas erteleme başvurusunda bulunmuştu.

05.08.2016

Roboski Anmasına yasak.

Roboskili ailelerin adalet arayışı devam ederken, OHAL gerekçe gösterilerek her hafta Perşembe günü yapılan et­kinliğe izin verilmedi.

08.08.2016

Tiyatroya OHAL yasağı.

Genco Erkal’ın uyarlayıp yönettiği “Güneşin Sofrasında-Nâzım ile Brecht” adlı oyunun gösterimi, Olağanüstü Hal gerekçesiyle yasaklandı. Oyun, Genco Erkal yönetimindeki Dostlar Tiyatrosu’nun İstanbul Kadıköy Lisesi bahçesindeki tarihi Mahmut Muhtar Paşa Konağı’nda açık havada oynanıyordu.

İstanbul Kadıköy Lisesi Okul Aile Birliği, Dostlar Tiyatrosu’na gönderdiği bir yazı ile etkinlik için yapılan sözleşmenin yasal zorunluluktan dolayı feshedildiğini duyurdu.

12.08.2016

Zeytinli Rock Festivaline yasak.

Edremit Kaymakamlığı, Zeytinli Rock Festivalinin, OHAL’in kaldırılmasına kadar ertelendiğini duyurdu.

13.08.2016

İşçiye OHAL yasağı.

Tedi Discouııt Tekstil Mağazacılık işçilerinin direnişi 10. gününde İstanbul Valiliği tarafından yasaklandı. Direnişin 10. gününde Tedi’nin Tuzla’daki deposu önüne çevik kuvvet polisi ve TOMA getirildi. Depo Önüne barikat kuran po­lisler işçilerin içeriye girişlerine izin vermedi.

08.09.2016

Bursa’da toplantı ve gösterilere OHAL yasağı.

Bursa’da yapılması planlanan toplantı, gösteri yürüyüşleri ve basın açıklaması gibi faaliyetler, OHAL kapsamında yasaklandı. Bursa Valiliği, OHAL süresince izinsiz yapılan faaliyetlerin il genelinde yasaklandığını bildirdi.

12.09.2016

Gezi teknelerine OHAL yasağı.

Aydın’ın Didim İlçesinde turizm amaçlı olarak gezi teknelerinin uğradığı 7 koy, gezi teknelerinin kullanımına kapatıldı.

17.09.2016

Tokat’ta 3 günlük yasak.

Tokat Valiliği, kentte 3 gün boyunca basın açıklaması, miting, bildiri dağıtma, yürüyüş gibi etkinliklerin yasaklandığını duyurdu.

18.9.2016

Cerattepe’ye OHAL Yasağı.

Artvin Cerattepe’de madencilik faaliyetine karşı açılan davanın karar duruşması öncesi Artvin ve Rize valilikleri bir ay eylem, miting ve basın açıklaması yasağı getirdi. Valilikler duruşma öncesi alınan yasakları ‘OHAL’e bağladı.

22.09.2016

Msc/Medlog işçilerine OHAL yasağı.

Bursa Valiliği, OHAL’i ileri sürerek Gemlik’te bulunan MSC/Medlog Lojistik işçilerinin direnişine yasakladı. Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için firmanın İstanbul/Esenyurt, Gebze/ Muallimköy, İzmir, Mersin ve Gemlik’te bulunan işyerlerinde işten atılan işçiler 20 gündür direnişlerini sürdürüyordu. Sendikanın firmanın kanunsuz şekilde işçi attığı yönünde suç duyurusuna karşın, Bursa Valiliği İl Olağanüstü Hal Bürosu, Gemlik MSC/ Medlog Lojistik önündeki eylemi yasakladığını bildirdi.

29.09.2016

Yozgat’ta OHAL süresince alkol yasak.

Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, il genelinde faaliyet gösteren, pavyon, gazino, bar gibi alkol satışının olduğu mekânların OHAL süresi boyunca kapatılmasına karar verildiğini açıkladı.

09.10.2016

Gaziantep’te etkinliklere OHAL yasağı.

Gaziantep Valiliği, açık alanda yapılacak toplantı, basın açıklaması, stant kurma, imza kampanyası, bildiri dağıtma ve oturma eylemi gibi etkinlikleri 10 gün süreyle güvenlik gerekçesiyle yasakladı.

14.10.2016

Aşure’ye OHAL yasağı.

Ankara Valiliği, cemevlerinde yapılacak ‘aşure etkinlikleri’ni yasakladı. Valilik, yasağın gerekçesini ‘huzur ve güvenliğin sağlanması’ olarak gösterdi.

15.10.2016

KESK eylemine yasak.

KESK’in “İşimize geleceğimize sahip çıkıyoruz” sloganı ile 15 Ekim’de gerçekleştireceği miting, Ankara Valiliği tarafından “güvenlik” gerekçesiyle yasaklandı.

23.10.2016

“OHAL” paneline OHAL yasağı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlenmek istenen OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ilgili bir açık oturum, OHAL gerekçesiyle yasaklandı.

25.10.2016

10 Ekim katliamı anmasına yasak.

Hopa’da 10 Ekim anması yasaklandı. Anmaya katılanlar gözaltına alındı ve haklarında soruşturma açıldı.

30.10.2016

Avukat görüşü yasağı.

OHAL kapsamında Resmi Gazete’de yayımlanan 675 ve 676 sayılı iki Kanun Hükmünde Kararname ile, 15 Temmuz darbe girişiminin yargılama sürecine yönelik özel önlemler alındı. Türk Ceza Kanunu’nda, devletin güvenliğine karşı ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu imal ve ticareti suçları bakımından gözaltındaki şüphelinin avukatıyla görüşme hakkı, savcı talebi ve hâkim kararıyla 24 saat süreyle kısıtlanabilme değişikliği yapıldı.

28.11.2016

Sendika üyelerine bilgilendirme toplantısı da yasak.

Birleşik Metal-İş Gebze şubesi, Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi gibi konularda üyelerine yönelik bilgilendirme toplantılarının bile Valilik tarafından engellendiğini açıkladı.

09.12.2016

OHAL Mitingine OHAL yasağı.

Mersin’den sonra KESK’in İzmir’de OHAL’e ve ihraçlara karşı yapacağı miting de yasaklandı. 11 Aralık Pazar günü yapılacak miting, Valilik tarafından OHAL kapsamında yasaklandı.

11.12.2016

İstanbul’da her türlü eylem yasak.

İstanbul Valiliği “Valilik makamının 4 Kasım 2016 tarih ve 2016/2214 sayılı kararı gereği 5 Kasım 2016-31 Aralık 2016 arasında her türlü açık ve kapalı toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, çadır kurma, stant açma, benzeri eylem-etkinlikler yasaklanmıştır.” şeklinde açıklama yaptı.

27.12.2016

Petrol-İş sendikasının eylemine OHAL yasağı.

Petrol-İş Sendikası’nın Türkiye Petrollerinin (TP) küçültülmesi girişimlerine karşı Enerji Ba­kanlığı önünde gerçekleştirmek istediği eyleme, OHAL gerekçesiyle izin verilmedi.

31.12.2016

DİSK eylemine yasak.

Kocaeli Gebze’de DİSK Nakliyat-İş sendikasına üye işçilerin, asgari ücre­te ilişkin taleplerini dile getirmek için Kaymakamlığa yaptığı başvuru, Kocaeli Valiliği OHAL Bürosu’nun 31 Aralık’a kadar tüm eylemleri yasakla­dığı gerekçesiyle reddedildi.

05.01.2017

Çorlu’da eylem yasağı.

Çorlu’da yılbaşında çalışma dayatmasına karşı imza topladıkları için işten atılan işçiler için yapılacak eylem, OHAL gerekçesiyle yasaklandı.

14.01.2017

Çevre konserine OHAL yasağı.

Artvin Cerattepe’de maden­cilik faaliyetlerine karşı ”Artvin varsa ben de varım” sloganıyla başlatılan uluslararası kampan­ya kapsamında Artvin STK ve Platformları’nın İstanbul’da düzenleyeceği konser Valilik tara­fından yasaklandı.

30.01.2017

OHAL yasakları Cumhurbaşkanına işlemeyecek.

YSK, referandum öncesi seçim yasaklarını açıkladı ancak bu yasaklara siyasi partiler uymak zorundayken Anayasa’da ettiği yemine hukuksuzca uymayan Cumhurbaşkanı bu yasaklara uymak zorunda olmayacak. Seçimin başlangıç tarihinden seçim sonuçları ilan edilinceye kadar olan süre içinde açılış ve temel atma dahil tören düzenlemek, nutuklar söylemek, demeçler vermek ve bunlar hakkında her türlü vasıta ile yayınlarda bulunmak; Başbakan ve bakanlar ile milletvekillerinin gezileri makam otomobilleri ve resmi hizmete tahsis edilen vasıtalarla yapması yasak olacak. Her ne maksatla olursa olsun yapacakları gezilerde, protokol icabı olan karşılama ve uğurlamalarla, törenler yapılamayacak ve resmi ziyafet verilemeyecek. Ancak bu yasaklar, Cumhurbaşkanı için geçerli olmayacak ve “evet” kampanyası yürütürken bu yasaklara uymayacak.

02.02.2017

Adana’da eylem yasağı.

Adana Valiliği Şubat ayı boyunca 7 alanı kapsayacak eylem yasağı kararı aldı. Adana Valiliği yaptığı yazılı açıklamayla 1 Şubat-28 Şubat arasında kentin Valilik, İl Emniyet Müdürlüğü, Adliye binası ve çevresi, ABD Konsolosluğu ve İncirlik üssünün de dâhil olduğu yedi alanda eylemleri yasakladı.

10.02.2017

Şanlıurfa’da eylem yapmak yasak.

Şanlıurfa Valiliği yaptığı açıklamayla “09 Şubat 2017 ile 09 Mart 2017 tarihleri arasında yapılması muhtemel her türlü yürüyüş, basın açıklaması, miting, çadır kurma, stant açma ve benzeri türdeki tüm etkinlikler İl merkezi ve tüm ilçelerimizde yasaklanmıştır” kararını duyurdu.

17.02.2017

Kuytul’un konferansına OHAL yasağı.

Diyarbakır Valiliği, Furkan Vakfı tarafından 19 Şubat’ta yapılması planlanan ve Vakıf Başkanı Alparslan Kuytul’un konuşacağı belirtilen, ‘İmana Ulaşmak’ konu­lu konferansa izin vermedi.

19.02.2017

Erdoğan geldi OHAL yasağı bitti!

Gaziantep’te, Valilik tarafından Şubat ayında yasaklanan basın açıklaması yapma, bildiri dağıtma, stant kurma, imza kampanyası gibi faaliyetler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı miting için kaldırıldı.

03.03.2017

8 Mart’ta kadınlara OHAL yasağı.

İstanbul 8 Mart Kadın Platformu’nun “Yaşam hakkımız, özgürlüğümüz, bedenimiz, emeğimiz için Hayır” sloganıyla 5 Mart’ta Bakırköy’de gerçekleştirmek istediği 8 Mart mitingi Valilik tarafından yasaklandı.

17.03.2017

“Hayır” toplantılarına OHAL yasağı.

Anayasa değişik­liğine karşı çıkanların “Ha­yır” toplantıları OHAL ge­rekçesiyle yasaklanmaya başlandı. Boğaziçi Üni­versitesi, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Se­lin Sayek Böke’nin, Bilgi Üniversitesi, Bağımsız Mil­letvekili Aylin Nazlıaka’nın, Niğde Valiliği ise Meral Akşener’in konferansla­rını OHAL’i gerekçe gös­tererek iptal etti.

17.03.2017

İhraç edilen ya da açığa alınan akademisyenlere dergide yazma yasağı.

Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİLİM), bir yazıyla duyuru yaparak, ULAKBİLİM TR dizin veri tabanlarında kabul edilmiş, DergiPark hizmetinden yararlanan tüm dergilerde sorumlu, editör, editör yardımcısı, hakem kurulu gibi görevleri bulunan kişiler arasında kamu görevinden ihraç edilen veya açığa alınanlar varsa, “durumlarının yeniden değerlendirmesi, hakkında yaptırım bulunanlarla ilgili tedbirlerin alınması konularında sorumluluğun dergiye ait” olduğunu bildirmiştir.

18.03.207

Cezaevinde yayınlara OHAL yasağı.

İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdür­lüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı, OHAL sü­recinde cezaevinde Kur’an-ı Kerim, İncil, Tevrat ve Zebur kitapları dışında kalan kitap, dergi, gazete ve benzeri kitapların kabul edilmemesi kararı aldı.

26.04.2017

Lise pilav gününe OHAL yasağı.

100 yaşındaki Erenköy Kız Lisesi’nin geleneksel pilav gününe genelge yasağı geldi. Mezunlar okul bahçesinde bir araya gelebilmek için imza kampanyası başlattı.

29.04.2017

Evlilik programları yasaklandı.

689 ve 690 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamuoyunda tartışmalara neden olan evlilik programları yasaklandı.

04.05.2017

Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Festivali’ne ‘OHAL’ yasağı.

8-12 Mayıs tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan konserler, atölyeler, oditoryum etkinlikleri, dans gösterileri ve çeşitli oyunların yer alacağı MSGSÜ Sanat Festivali yasaklandı.

05.05.2017

Deniz Gezmiş anmasına OHAL yasağı.

Tunceli’de, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için düzenlenmek istenen anma etkinliği, Tunceli Valiliği tarafından OHAL bahanesiyle yasaklandı. Valilik sadece yürüyüşü değil basın açıklaması yapılmasını da yasakladı.

08.05.2017

LGBTİ Onur Yürüyüşüne yasak.

İTÜ’de yapılacak LGBTİ Onur Yürüyüşü, OHAL gerekçesiyle yasaklandı.

22.05.2017

İnsan Hakları Anıtı’na abluka!

Açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın gece yarısı operasyonu ile gözaltına alınması protestoları sırasında çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alındı. İnsan Hakları Anıtı önünde eylem yapılmasını engellemeye çalışan polisler anıtı çelik bariyerlerle abluka altına aldı.

26.05.2017

Türkü söylemek yasak!

Ankara Valiliği, güneş battıktan sonra yapılan şarkılı türkülü protestoları ‘terör örgütlerinin eylem yapanlara yönelik bombalı saldırı yapma riski’ olduğu gerekçesiyle yasakladı.

27.05.2017

Kadıköy Belediyesi’ne de OHAL yasağı.

Kadıköy Belediyesi Meclis üyelerinin Avusturya’dan aldıkları toplantı daveti sonrası yurt dışına çıkış için İçişleri Bakanlığı’na yaptıkları başvuruya Bakanlıktan yanıt gelmeyince toplantıya katılım sağlanamadı.

28.05.2017

Apaziz Dede anmasına OHAL Yasağı.

28 Mayıs tarihinde yapılacağı duyurulan Alevi inanç önderlerinden Aziz Dede anma etkinlikleri OHAL gerekçesiyle yasaklandı.

03.06.2017

Çocuk İstismarı Raporu yasak.

Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği’nin (ÇİMDER) Şakran Çocuk Cezaevi raporunun kamuoyu ile paylaşılması, Adalet Bakanlığı tarafından, OHAL gerekçesiyle engellendi.

18.06.2017

CHP’li ve MHP’li belediye başkanlarına OHAL yasağı

Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen ve daha çok turizmle kültür alanlarında çeşitli etkinliklerin gerçekleştirildiği Türkiye Festivali’ne daha önce katılacakları belirtilen Antalya’nın farklı ilçelerinin belediye başkanları, OHAL’e takıldı. İçişleri Bakanlığı, CHP’li ve MHP’li başkanların Moskova’ya fuar için çıkışına izin vermedi.

22.06.2017

Adalet Çadırı’ndan sonra sandalyeler de OHAL gerekçesiyle yasaklandı.

CHP Antalya İl Başkanlığı tarafından kurulan “Adalet Çadırı”nı OHAL gerekçesiyle kaldıran Antalya Valiliği, masa ve sandalyeleri de yasakladı.

23.06.2017

Cogi Baba Festivali yasak.

Her yıl Sivas İmranlı ilçesinde İmranlı Derneği ve Koçgiri Derneği’nin bir araya gelerek gerçekleştirdiği Cogi Baba Festivali OHAL gerekçesiyle iptal edildi.

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
İbrahim Kiras: 2019 yılı ‘beka’ dönemeci
16 Nisan’ın ardından kısa bir süre seçim atmosferinden çıkmıştı ülke. Bugünlerde yeniden büyük ölçü...
  
CHP'den 1 yıllık OHAL raporu: Akla ve mantığa sığmayan yasaklar gündelik yaşamımızın parçası oldu
Lise pilav gününe OHAL yasağı....
  
Murat Somer: Adalet yürüyüşü ve iktidar 10 Temmuz’da ne değişebilir?
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliğindeki Adalet Yürüyüşü (en az...
  
OHAL'in bir yıllık bilançosu
Ne zaman sonuçlanacağı belirsizliğini koruyan OHAL sürecinde 29 kişi gözaltında hayatını kaybetti, b...
  
Saadet Partisi'nden AK Parti'ye 10 maddelik manifesto
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Avuka...
  
1 Mayıs'ta hangi sendika nerede olacak?
1 Mayıs kutlamaları için sendikalar kararını belirledi. İşte sendikaların 1 Mayıs kutlama yerleri ve...
  
Erdoğan'dan AKP'ye 2019'a uzanan yol haritası: Değişim, icraat, seçim
"Sonuçlara olumsuz etkisi olan belediye başkanlarını alın, yerine belediye meclisinden birini seçin"...
  
Mehmet Tıraş, 16 Nisan referandum sürecini değerlendirdi
yt...
  
Ömer Laçiner: 16 Nisan'dan Sonra?
...
  
‘FETÖ’nün medya ayağı’ davasında, Atilla Taş dahil 21 isme tahliye
Gülen Cemaati’nin medya ayağına yönelik müzisyen Atilla Taş dahil 28 şüpheli hakkında ‘silahlı terör...
  
15 şirket, 28 anket: Evet mi çıkıyor hayır mı?
16 Nisan referandumu için yapılan araştırmaların 12'sinden 'hayır', 8'inden 'evet' sonucu çıktı. Kür...
  
Levent Köker: 16 Nisan 2017’den sonra 3 Kasım 2019 gelir mi?
Tabiî ki “evet”! Soruyu şöyle de sorabilirdik: “Çarşamba’dan sonra Perşembe gelir mi?” Hiç kuşkusu...
  
Mustafa Erdoğan: Referanduma niçin hayır demeliyiz (1)
Önceki yazılarımda, hâlihazırda halkoylamasını bekleyen anayasa değişikliğinin aslında Türkiye’de ö...
  
Tam 120 gündür iddianame bekliyorlar!
120 gündür cezaevinde tutulan 10 Cumhuriyet yazarı ve yöneticisi hakkındaki iddianame henüz hazırlan...
  
Kılıçdaroğlu: Dikta yönetimini bırakın, 12 Eylül'ü bile aratıyorlar
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin 20 Temmuz 2016'da Türkiye'ye sivil darbe yaptığını ...
  
'Evet' çıkarsa 15 yıldır iktidarda görev yapan bakanlar soruşturulamayacak
AKP, MHP’nin de destek verdiği anayasa değişikliğiyle yeni sistemde cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı ya...