Prof. Daron Acemoğlu: Siyaset ve ekonomide durum acil, çok az vakit kaldı

24.11.2016 - Bu Yazı 594 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Prof. Daron Acemoğlu: Siyaset ve ekonomide durum acil, çok az vakit kaldı

 Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Türkiye’de basına yönelik baskının şiddetlendiğini, akademik özgürlüğün kaybedildiğini, AB’den uzaklaşıldığını vurgulayarak "Siyaset ve ekonomide durum acil, çok az vakit kaldı" dedi.

Dünyanın en çok alıntı yapılan 10 ekonomistinden biri olarak gösterilen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) İktisat Profesörü Prof. Dr. Daron Acemoğlu, parekende Günleri 2016’ya konuşmacı olarak katılan Acemoğlu sorularımızı yanıtladı.

Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyonu “basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskı” olarak tanımlayan Acemoğlu, “Son dönemde basına yönelik baskıların ekonomiye yansımaları iyi olmayacak. Siyasi kurumlar ekonomiyi etkiliyor. Zaten ekonomi zayıf, giderek siyaseti de zayıflatıp sivil toplumu zayıflatıp yargıyı zayıflattıkça bunun dönüşümü yok" dedi.

 

Demokrasi için seçim yapmanın yeterli olmadığına değinen Acemoğlu, "Demokraside bir insanı seçiyorsunuz, onu nasıl kontrol edeceksiniz? Güçlerin ayrışık olması, medyanın, sivil toplum örgütlerinin kontrolü olması gerekir." dedi.

Parekende Günleri 2016’ya konuşmacı olarak katılan Acemoğlu sorularımızı yanıtladı. Gazetemize yönelik operasyonu “basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskı” olarak tanımlayan Acemoğlu, "Son dönemde basına yönelik baskıların ekonomiye yansımaları iyi olmayacak. Siyasi kurumlar ekonomiyi etkiliyor. Zaten ekonomi zayıf, giderek siyaseti de zayıflatıp sivil toplumu zayıflatıp yargıyı zayıflattıkça bunun dönüşümü yok” dedi. Demokrasi için seçim yapmanın yeterli olmadığına değinen Acemoğlu, "Demokraside bir insanı seçiyorsunuz, onu nasıl kontrol edeceksiniz? Güçlerin ayrışık olması, medyanın, sivil toplum örgütlerinin kontrolü olması gerekir"  ifadesini kullandı.

Çok sayıda akademisyenin görevden alınmasıyla ilgili ise Acemoğlu şunları söyledi:

"Türkiye’de akademisyenlerin durumu çok kötüleşti. Akademik özgürlük çok önemli, bunu da kaybediyoruz. Düzeltmek için çok az vaktimiz kaldı. Türkiye’de siyasette de ekonomide de durum acil. Siyasi kurumlar ve ekonomik kurumlar birbirini tamamlıyor. Geleceğin büyümesini sağlayabilmemiz için, kaliteli bir büyüme için kapsayıcı kurumları güçlendirmemiz lazım. Sivil toplumu bağımsız yargıyı güçlendirmemiz lazım. Bunu vurgulamak istiyorum."

Acemoğlu, ‘kapsayıcı kurumlar’ı şöyle tanımladı: “Kapsayıcı ve dışlayıcı ekonomik ve siyasi kurumlar var. Kapsayıcı kurumlar fırsat eşitliği ile geliri tabana yaydığı için verimliliği artıran bir süreç. Dışlayıcı yani sömürücü kurumlar çok daha düşük kaliteli büyüme oranı sağlıyorlar. Süreklilik yok. Düşük kaliteli bir büyüme örneğin doğal kaynaklara ya da birkaç tekel şirkete bağlı büyüme. Bu, insanlığa refah getirmiyor.”

Rekabetçilik düşük, yargı sistemi bağımsız değil

Acemoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada ise Türkiye’de son 10 yıldır büyümenin düşük kaliteli olduğunu vurgulayarak bu durumun, Türkiye’deki kurumların ‘dışlayıcı’ olmasından kaynaklandığına işaret etti. Acemoğlu şunları söyledi: “Türkiye’de 10 yıllık büyüme ortalaması yüzde 3. Daha fazla büyümesi lazım. Verimlilik artışı sıfır ya da eksi. Bu şekilde Türkiye’nin kendi zenginliğini artırması mümkün değil. Büyüme, tüketime giderek hız verilmesinden geliyor. Yatırımda, verimlilikte artış yok.

Ne oluyor cari açık ortaya çıkıyor. Böyle bir büyüme uzun süre devam edemiyor. Eşitsizlik çok yüksek. Büyüme herkese aynı yararı getirmiyor. Enflasyon da cari açık da düşmüyor. Böyle olmak zorunda mı? Hayır ama evet. Evet, çünkü Türkiye’nin kurumları dışlayıcı büyümeye çok eğilimli. Fırsat eşitliğinde iyileşme var ama yeterince yok, rekabetçilik düşük, yargı sistemi bağımsız değil.

Bu dışlayıcı büyüme Türkiye’nin 80 sene büyümesine yol açıyor ama düşük kaliteli. Tekelleşme çok fazla, birkaç büyük holdingin çerçevesinde büyüyor. İstanbul kadar diğer şehirler büyümüyor.”

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Prof. Dr. İskender Öksüz: Din, millî birliğe yardımcıdır ama onun yerini alamaz
‘Millet ve Milliyetçilik’ kitabının yazarı Prof. Dr. İskender Öksüz, milliyetçilik, millet ve toplu...
  
Prof. Dr. E. Fuat Keyman: Post-referandum Türkiye’si ve Kürtlerin dördüncü kez uzattığı el
Sabancı Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Bölümü Öğretim Üyesi ve İstanbul Politikalar Merkezi D...
  
Prof. Cengiz Aktar: AKP, batıdan kopmanın yollarını arıyor
Avrupa Birliği (AB) uzmanı Profesör Cengiz Aktar, son günlerde yaşanan Avrupa-Türkiye gerilimini de...
  
Prof. Dr. İskender Öksüz: Değerleri olmayan bir toplumla nereye kadar
Alt Akıl: Aptallar ve Diktatörler’ kitabının yazarı Prof. Dr. İskender Öksüz, güven-ahlâk ve demokra...
  
Prof. Dr. Ömer Çaha: Bahçeli’nin anayasa hamlesinin perde arkası
Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ö...
  
2. 'ihraç' dalgası; Mülkiye'de emekli profesörlerin derslerine de "bütçe yetersizliği" denerek son verildi!
Çok sayıda akademisyenin OHAL KHK’sı ile ihraç edilmesinde sorumlu tutulan Ankara Üniversitesi Rektö...
  
Prof. Metin Günday: Biz bu filmi 30 yıl önce de gördük, OHAL Komisyonu aldatmacadan ibaret!
İdare hukukçusu Prof. Dr. Metin Günday, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile çıkarılan OHAL Komisyonu...
  
KHK ile ihraç edilen Prof. İslam: "Geçmiş olsun"dan ziyade, "Tebrik ederim" denmesini tercih ederim
Kafkas Üniversitesi Öğretim Görevlisi Profesör Cihangir İslam, 686 sayılı kararname ile ihracı için...
  
KHK ile ihraç edilen Prof. Cantek: Akademi bizimle birlikte sokağa yayıldı; bu da onlara dert olsun
7 Şubat gecesi Resmi Gazete'de yayımlanan kanun hükmünde kararnameyle (KHK) Ankara Üniversitesi İle...
  
Prof. Yüksel Taşkın: İhraçlar Akademideki Adacıkları Tahrip Ediyor
Marmara Üniversitesi'nden ihraç edilen Prof. Dr. Yüksel Taşkın, akademinin niteliksiz ve özgür olma ...
  
Prof. Sami Selçuk: Taslağa göre başkan diktatör olmak zorunda; savunanlar bile doğduklarına pişman olacak
Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, 1789 tarihli Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildi...
  
Prof. Dr. İskender Öksüz: Türkiye’nin Nobel’i niçin az?
‘Niçin’ kitabının yazarı Prof. Dr. İskender Öksüz, ülkelerin geri kalmışlığı ile halkın IQ’su arasın...
  
Prof. Mustafa Erdoğan: ABD'de başarılı olan başkanlık sistemi Latin Amerika'da niye başarısız oldu?
Prof. Mustafa Erdoğan Başkanlık Sistemi, Latin Amerika Tecrübesi ve Türkiye A. GİRİŞ...
  
Prof. Dr. İştar Gözaydın da gözaltına alındı
İzmir başsavcılığının yürüttüğü ‘FETÖ/PDY’ soruşturması kapsamında başlatılan operasyonda Prof. Dr. ...
  
Prof. Baskın Oran: Erdoğan muhbir seferberliği ilan ederek Kenan Evren'i taklit ediyor, CHP de yiyor!
Siyaset bilimci Prof. Baskın Oran, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın , "Türkiye Cumhuriyeti'nin başı ...
  
Prof. Dr. Korkut Boratav: "Kriz gelir Erdoğan gider" beklentisi yanlış, hatta örgütsüz toplumda baskıcı rejimler güçlenebilir!
Türkiye’nin önde gelen iktisatçılarından Prof. Dr. Korkut Boratav, Türkiye’nin "bağımlı" olduğu yaba...