Tuncer KÖSEOĞLU

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Kadınlar erkeklere neden güvensin?


1.08.2020 - Bu Yazı 178 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “Kadın ve erkeği eşitliğe zorlayanlar en büyük kötülüğü yapanlardır, tavuğa horozluk yaptıramazsın” açıklaması yetmezmiş gibi, sosyal medya hesabında, “Kadın erkek eşit değildir, eşitlik koca bir tantanadır. Eşitlik hayvan ve eşyada olabilir. İnsan eşrefi mahluktur, eşi benzeri olmaz. Erkek ve kadın da öyle” paylaşımında bulunan AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı’yı samimi bulduğumu öncelikle belirteyim.

Çamlı, gelen tepkilere, “Kadınlara asla hakaret etmediğini, böyle bir şeyin aklının ucundan bile geçmediğini” söyledi. Kadınların yaşamlarını ortaya koyarak verdiği bu ‘kanlı’ eşitlik mücadelesine dair Türkiye’deki erkeklerin ortalama bakış açısını yansıtan bu sözlerini keşke hakaret amacıyla söyleseydi.

Kadınlara hukuki haklar tanıyan İstanbul Sözleşmesi’nin başta iktidar partisi erkekleri tarafından kaldırılmak istenmesinden çok daha vahimi bu anlayış zaten.

Kadını İstanbul Sözleşmesi’nde olduğu gibi hukuki anlamda güvence altına alabilirsin ama toplumsal olarak bu anlayışı nasıl değiştireceksin, toplum olarak üzerinde durmamız gereken öncelikle bu olmalı. Aksi halde kadınlar, bu eşitlik mücadelesinde ağır bedeller ödemeye devam edecekler.

“Kadınların erkeklere güvenemediği bir dünya kıyamet alametidir”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Salı günü yapılan grup toplantısında şöyle dedi: “Ey Türk erkekleri bu sözlere kulak verin. Kadınların erkeklere güvenemediği bir dünya kıyamet alametidir. İyi ve cesur insanların iktidarında diyeceğiz ki; tek bir kadının gözyaşı döktüğü dünyayı yıkıp, yenisini kuracağız.”

Akşener’in erkeklere seslenişi üzerinde iki gündür düşünüyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, kadınların eşitlik mücadelesi verip kanlı bedeller ödediği bir yerde ‘erkeklere neden güvensinler’ sorusuna ikna edici bir cevap bulamadım.

Geçtiğimiz hafta 27 yaşındaki genç kızımız vahşice katledildi. Buraya bir parantez açmak istiyorum: Bu dünyadaki en büyük kötülük bir insanın hayatını çalmaktır. Bir insanı öldürmek başlı başına vahşettir. Memleket ayağa kalktı haliyle. Memleketin ayağa kalkmış halinde bile geçen süre içinde İstanbul ve Diyarbakır’da kadınlar kocaları tarafından öldürüldü. Kadınları öldürerek yok etmeye ant içmiş erkeklerin olduğu memlekette yaşayan kadınlar, neden erkeklere güvensin?

Cehenneme giden taşları döşer gibi…

Pınar Gültekin’in katledilmesinden sonra büyük bir çoğunluk sosyal medyada tepkisini şu ya da bu şekilde gösterdi. Aralarında katilden çok mağdura odaklananlar da çıktı elbette. Popüler kültürün tanınmış erkek şarkıcılarından Berkay, “Kadınlar bizlere Allah tarafından gönderilmiş hediyelerdir. Onlara en iyi şekilde bakmakla yükümlüyüz. Benim de iki kızım var, onlara bir şey olursa dünyayı yakarım” diye iyi niyetli olduğuna inandığı veciz bir demeç verdi. Ona benzer iyi niyetli başka bir veciz sözü geçen yıl gittiğim Rize stadında asılan bir pankartta görmüştüm: “Kadınlar bize (erkelere) Allah’ın emanetidir.” Kadını kendisine verilen bir ‘hediye’, aynı zamanda ‘emanet’ olarak gören bir anlayışın iyi niyetini sorgulasan ne sorgulamasan ne? AK Partili vekilin söyledikleriyle ne farkı var? İki söylem de cehenneme giden taşları döşüyor itinayla.

Akıl verme destek ver…

Kadınların nasıl yaşayacakları, nelere dikkat etmeleri gerektiği de hep erkekler tarafından dayatılıyor nedense. Her kadın cinayetinden sonra ekranlara doluşan, sosyal medyada ‘muhteşem’ düşüncelerini paylaşan erkekler, öncelikle öldürülen kadının hayatını sorguluyor bir şekilde. Hal böyle olunca, kadın cinayetlerini önlemekten ziyade kadının toplumsal hayattan kopuk, eviyle ve çocuklarıyla ilgilenmesi gereken bir varlık olduğunu zihinlere kazımak gibi bir amaç çıkıyor öne. Kadının burada ne düşündüğünün, ne hissettiğinin hiçbir önemi yokmuş gibi. Bunu söyleyenlerin ‘iyi niyetinden’ elbette şüphemiz yok! Onların dediği gibi yapsalar, şiddete baskıya boyun eğseler, yaşayacaklar en azından!

Bütün bunları birlikte düşündüğümde  kadınların erkeklere güvenmesi için bir neden göremiyorum açıkçası. Yine de erkekler kadınların eşitlik mücadelesine destek vermeli. Bu destek de kayıtsız şartsız bir destek olmalı; kadınların nasıl yaşayacağını belirtmeden, ‘öğreten abilik’ yapmadan…  

Bu mücadelede kadınlara sadece kayıtsız şartsız, amasız destek veren erkekler yardımcı olabilir. Daha eşit bir topluma gidişin önü açılır böylece. Bu desteği en iyi yapan ve Türkiye’nin bana göre tek dünya starı olan Tarkan’ın bir şarkısının sözleriyle bitirelim: Akıl verme, vereceksen huzur ver. 

Facebook Yorumları

reklam
1.08.2020
Kadınlar erkeklere neden güvensin?
21.07.2020
Karanlık…
9.07.2020
Fıtrat ve yemek…
11.04.2020
İtiraf ediyorum:Bidon kafalıyım
2.04.2020
Begonvil…
29.11.2019
Öğretmen gibi oturmak…
18.11.2019
Kasaba...
12.11.2019
Cinayet süsü!
1.11.2019
Haydarpaşa ve Sirkeci’nin raconu!!!
19.10.2019
Bir anlaşmadan geriye kalanlar...
28.08.2019
Emanet!
20.03.2020
Bir doktoru özür dilemeye zorlamak…
28.06.2019
Nankörler!
16.06.2019
Babalar ve uşakları (*)
12.05.2019
Çürüme…
27.04.2019
Seçimler ve rutinlerimiz…
13.3.2019
Beyoğlu’nun en güzel abisi
24.1.2019
Baba’nın ardından…
26.7.2018
Türkiye’nin ‘’Mesut’’ halleri…
12.7.2018
Paramparça...
1.7.2018
Dünya Kupası üzerine bir çeşitleme
6.4.2018
Yaşamına virgül koyup gitti,
14.1.2018
Denizler Altında 20 Bin Fersahtan Milli ve Yerliliğe
6.11.2017
Sahne kötülerin
22.9.2017
‘’Şu mektepler olmasaydı’’…
3.8.2017
Çınar…
27.7.2017
İmparatore!
19.7.2017
Ya evde yoksan…
21.5.2017
Çuval...
13.5.2017
Fıtrat…
5.5.2017
Al Jazeera Türk…
22.4.2017
Demokrasinin menemenle imtihanı
11.3.2017
Bir mahalleye kök salmak…
26.2.2017
En alttakiler
19.2.2017
Çocuklar bizi gözetliyor…
12.2.2017
Hatalıysak aramızda kalsın!
2.2.2017
Aşıklar Şehri’nin büyüsü…
28.1.2017
Sana ne…
22.1.2017
10. yıl…
12.1.2017
Öküzün boynuzunda…
31.12.2016
Heykel…
24.12.2016
Teferruat
8.12.2016
Kapıları kilitlemek…
1.12.2016
İstanbul’dan gitmek…
20.11.2016
İnsanın içi üşür oğul…
16.11.2016
West World
1.11.2016
Eşyalar, insanlar ve düşünceler…
23.10.2016
Duvardaki sarmaşık...
9.10.2016
Kırmızı perşembe…
1.10.2016
Yozgat Blues
23.9.2016
Mesele ağaç, anladınız mı?
13.9.2016
Eylül’de bayram
29.8.2016
Vay Babako…
24.8.2016
Katilleri ayırmak
13.8.2016
Devrimin ‘idam’ sesleri
6.8.2016
Bayrak…
19.7.2016
12 Eylül’den 15 Temmuz’a…
15.4.2016
Bir katilin ardından…
27.11.2015
Memleket!
7.11.2015
Ha buni bize kim etti? (2)
22.10.2015
Çakma otomobil!
14.10.2015
*Vesikalık
8.10.2015
İnsanlık suçu ve gerçek!
3.10.2015
HDP siyasi parti olabilecek mi?
16.9.2015
Yurtsuz kalmak…
28.8.2015
PKK iki halkın da düşmanı!
11.7.2015
Sıradan faşizm…
20.6.2015
Sınır…
14.6.2015
Ha buni bize kim etti?
6.6.2015
Büyük insanlık!
31.5.2015
Numara 37
23.5.2015
Oyumu sana vermeyeceğim
8.5.2015
İlahi penguen!
1.5.2015
Soykırım!
25.4.2015
Muasır Medeniyetin Vicdanı
18.4.2015
Amen
12.4.2015
Ölü Kahramanlar Derneği
04.04.2015
Yaşamı savunmak mı ölümü kutsamak mı?
02.04.2015
En büyük hayali başbakan olmakmış
29.03.2015
Emekliliğin belgesi!
22.03.2015
Kanaviçe
17.02.2015
Sallandıracaksın birkaç tanesini !
18.01.2015
Vicdanlı olmak kolay, peki ya adaletli olmak?
12.01.2015
‘Benim adım Tuncer, Müslümanım ve terörist değilim’
19.12.2014
Özgür basın susturulamaz!
03.12.2014
Bir delilik yapmak…
13.11.2014
Toprağın üstünü savunmak, hayatı savunmaktır
22.10.2014
Linç !
04.10.2014
‘Sarıkız’ın öyküsü…
19.09.2014
Futbolumuzun ‘marka’ halleri
08.09.2014
Özgür basın bunu da yazın
27.08.2014
Kadınlar plajı ve horon tepenler
14.08.2014
Aydınlanma ve eşitlik
31.07.2014
Elma ağacı ve ayrık otu
10.07.2014
Vatan, toprak ve taze fasulye
06.07.2014
Apiça’da Remezan
20.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
02.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
18.05.2014
Çürümüş vicdan
03.05.2014
İyi bayramlar
27.04.2014
Andon’un acı suyu
18.04.2014
Makas
09.04.2014
Sivil cumhurbaşkanı adayım
25.03.2014
Çöplük
23.03.2014
“Tivitır”
15.03.2014
Ekmek
08.03.2014
Habu akan dereler
27.02.2014
Kasetli demokrasi
20.02.2014
Yine yakmış yar mektubun ucunu
06.02.2014
Ölün ulan siz!
21.01.2014
Teferruata takılan adalet!
30.12.2013
Madalya ve adalet…*
27.12.2013
Oyuncak demokrasi
20.12.2013
Babamın mandalinaları
22.11.2013
Biz Ahmet Kaya’yı “siyasetsiz” sevdik
15.11.2013
‘Gavat’ kafa, ‘Yorgo’ mermer…
22.06.2013
"Kahrolsun bağzı şeyler"
16.06.2013
Dereler Gezi’ye akar…
09.06.2013
Gezi Parkı’na Kasımpaşa’dan bakınca…
02.06.2013
Gezi Parkı sadece birkaç ağaçtan ibaret değil!
04.05.2013
Hoşçakalın
26.04.2013
Tahtacı
19.04.2013
Atatürk kimdir
22.03.2013
Bayram
08.03.2013
Milli gazetecilik
22.02.2013
Berfo Ana
15.02.2013
Medyanın generalleri
01.02.2013
Apiça’dan sevgiler
11.01.2013
Bindirilmiş kıtalar
04.01.2013
Başka Tanrı’nın çocukları
28.12.2012
Kızılağaç
21.12.2012
Madalya ve adalet
18.12.2012
Misyon
14.12.2012
Adıyaman’dan darbeye
07.12.2012
Karadeniz karadur
30.11.2012
Kasım çağrışımları
23.11.2012
Köprüde illüzyon
16.11.2012
İflas
09.11.2012
Baba dili
02.11.2012
Genç ihtiyarlar rahatsız
26.10.2012
Nazargül
19.10.2012
Görmeyen gözler
12.10.2012
Alfa 25
12.10.2012
Peki, şimdi biz...
12.10.2012
Aborjin
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive