Tuncer KÖSEOĞLU

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Öğretmen gibi oturmak…


28.11.2019 - Bu Yazı 837 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  12 Eylül darbecilerinin ülkemize armağan ettiği günlerden biri olan ve ilk olarak 24 Kasım 1981 yılında kutlanan ‘Öğretmenler Gününü’ bir kez daha ifa etmenin coşkusuna bu kez Konya Valisi damga vurdu. Türk eğitim tarihine devrim niteliğine geçecek ‘Öğretmen gibi oturmak' kavramını sokan sayın valiye bu memleket şükran borcunu elbet bir gün ödeyecektir. Şu anda tam olarak kıymeti bilinmese de…

Konya Valisi Cüneyit Toprak, katılımın öğretmenler tarafından mecburi olduğu 24 Kasım Törenleri sırasında konuşma yaparken bacak bacak üstüne atan kişiye dönerek “Sen öğretmen misin? Öğretmen gibi otur” demesi memleket insanının tepkisine neden oldu. İki gündür bunu tartışıyor ahali. Açıkçası ben bu tepkilere bir anlam veremedim. Devletin koca valisi konuşurken bir öğretmenin bacak bacak üstüne atarak konuşmayı dinlemesi ne haddine! Gerçi, bu bacak bacak üstüne atan kişinin öğretmen değil de yerel gazetenin muhabiri olduğunu öğrendiğimizde memleket ahalisi olarak rahatladık. Ya öğretmen olsaydı, halimiz nice olurdu, yap boz tahtasına dönen eğitim sistemimize bir de ‘bacak bacak üstüne’ atma mevzusu girerdi ki, sistemi yeniden sıfırlama ihtiyacı hasıl olabilirdi. Şimdi işimiz kolay, ders kitaplarına ‘öğretmen gibi oturmak' kavramını detaylı anlatır, resimli bir şekilde koyarsak saygısız bir nesil yetiştirmekten kurtuluruz! 

Konya Valisi’nin törende bacak bacak üstüne atan kişiye gösterdiği tepki, şu anda memleket üstüne estirilen havanın bir yansıması. Vali de o anlayışın bir uygulayıcısı olarak, gereğini yerine getirdi. Ak Parti’nin iktidarda kaldığı süre içinde nasıl dönüştüğünü, kendisini yenilemek yerine kolayı seçip nasıl devletleştiğini de görürüz bu valinin tepkisinde. Kazada ölen yakınlarının haklarını arayan ailelerine yöneltilen polis copunda görürüz, hemen hemen her gün bir kadının öldürüldüğü memleketimizde 'kadına şiddete hayır’ diyen kadınlara yöneltilen silahta da görürüz.  Biat etmeyen, hakkını aramaya çalışan herkesin bir şekilde baskı altına alınmasında da. Seçimle gelen belediye başkanlarının yerine ‘kayyım’ atanmasına ülkenin büyük bir çoğunluğunun ses çıkaramaz hale gelmesinde de. Devletin değil halkın iktidarı olacağını iddia eden bir partinin nasıl devletleştiğini anlatır bize o bacak bacak üstüne atma olayı.

12 Eylül darbecilerinin kurbanı olarak kaç öğretmenin hapislere tıkıldığı,öğretmenliği elinden alındığı konusunda tam bir veri olmadığı gibi, 24 Kasım Öğretmenler Gününü ne amaçla getirdiklerini bilmiyorum ama aradan 40 yıla yakın süre geçmesine karşın istediklerine ulaştıklarını söyleyebilirim. Baş Öğretmen Atatürk’ün önderliğinde senede bir gün de olsa öğretmenliği kutsallaştırarak eğitim sistemimizdeki sorunları görmezden geliyoruz. Her konuda olduğu gibi eğitim konusunda da uygulanan, başarıya ulaştığında kendilerine, ulaşmadığında Allaha havale edilen “Denk Getir Allah’ım” sisteminde sorunları görmezden gelmenin yeridir bu kutsallaştırmalar…

Eğitenlerin,eğitilmesi sorunumuz var en başta. OECD ülkeleri arasında her sene yayınlanan PİSA  (öğrencinin okuduğunu anlaması) raporlarına göre 72 ülkeden 50. Sıradayız. Bu raporlar eğitim camiasının canını sıkmış olacak ki kendi yerli ve milli PİSA raporumuzu yaptık. Sonuç: 8. sınıf öğrencileri dört işlemi yapamıyor. Daha da önemlisi çocuklarımızın Türkçe bilmediklerini de bu raporla öğrendik! Eğitim Fakültelerinden mezun olan öğretmen adaylarının öğretmenlik yapmadan emekliye ayrılmaları da başka bir mesele. Neredeyse her mahalleye açılan üniversiteler sayesinde çoğalarak artan üniversiteli gençlerimizin işsizler ordusunun neferi olmasını da görürüz sorunlar arasında... İşte bunların hepsini çözüyor bu kutlamalar. Salonun büyüklüğü oranında katılmanın mecburi olduğu kutlamalarda atılan hamasi nutuklar sadece katılanların uykusunu getirmiyor, aynı zamanda devletin insanlar üzerindeki ‘mutlak’ gücünü de gösteriyor. Vali de kendini mutlak güç olarak gördüğü için, bu güce karşı olunacak her türlü hareketi saygısızlık olarak görüyor haliyle…

Halkın iktidarı olmayı çoktan bırakarak devletleşen ve onun ceberut halini her başı sıkıştığında gösteren Ak Parti iktidarının önünde şu anda büyük bir fırsat var. Konya Valisi’nin açtığı yoldan giderek, ‘bacak bacak üstüne atmayı’ yasaklayabilir. Büyüklerinin sözlerini elleri dizinde dinleyen ‘saygılı, biat eden’ nesiller yetiştirilebilir. Benim aklıma takılan bir mevzu var, ‘ öğretmen gibi oturmak’. Onu da Konya Valisi çözer. Al sana bir 20 yıl daha sürecek “Denk Getir Allah’ım Sistemi.” Bu böyle gider mi, denk gelmediği durumlarda insanlar ‘Allaha’ havale etmeyi bırakır mı? O kadarını da iktidar düşünsün der, bacağımı bacağımın üstünden indiririm…

Facebook Yorumları

reklam
28.11.2019
Öğretmen gibi oturmak…
17.11.2019
Kasaba...
12.11.2019
Cinayet süsü!
31.10.2019
Haydarpaşa ve Sirkeci’nin raconu!!!
18.10.2019
Bir anlaşmadan geriye kalanlar...
28.08.2019
Emanet!
28.06.2019
Nankörler!
16.06.2019
Babalar ve uşakları (*)
12.05.2019
Çürüme…
27.04.2019
Seçimler ve rutinlerimiz…
13.3.2019
Beyoğlu’nun en güzel abisi
24.1.2019
Baba’nın ardından…
26.7.2018
Türkiye’nin ‘’Mesut’’ halleri…
12.7.2018
Paramparça...
1.7.2018
Dünya Kupası üzerine bir çeşitleme
6.4.2018
Yaşamına virgül koyup gitti,
14.1.2018
Denizler Altında 20 Bin Fersahtan Milli ve Yerliliğe
6.11.2017
Sahne kötülerin
22.9.2017
‘’Şu mektepler olmasaydı’’…
3.8.2017
Çınar…
27.7.2017
İmparatore!
19.7.2017
Ya evde yoksan…
21.5.2017
Çuval...
13.5.2017
Fıtrat…
5.5.2017
Al Jazeera Türk…
22.4.2017
Demokrasinin menemenle imtihanı
11.3.2017
Bir mahalleye kök salmak…
26.2.2017
En alttakiler
19.2.2017
Çocuklar bizi gözetliyor…
12.2.2017
Hatalıysak aramızda kalsın!
2.2.2017
Aşıklar Şehri’nin büyüsü…
28.1.2017
Sana ne…
22.1.2017
10. yıl…
12.1.2017
Öküzün boynuzunda…
31.12.2016
Heykel…
24.12.2016
Teferruat
8.12.2016
Kapıları kilitlemek…
1.12.2016
İstanbul’dan gitmek…
20.11.2016
İnsanın içi üşür oğul…
16.11.2016
West World
1.11.2016
Eşyalar, insanlar ve düşünceler…
23.10.2016
Duvardaki sarmaşık...
9.10.2016
Kırmızı perşembe…
1.10.2016
Yozgat Blues
23.9.2016
Mesele ağaç, anladınız mı?
13.9.2016
Eylül’de bayram
29.8.2016
Vay Babako…
24.8.2016
Katilleri ayırmak
13.8.2016
Devrimin ‘idam’ sesleri
6.8.2016
Bayrak…
19.7.2016
12 Eylül’den 15 Temmuz’a…
15.4.2016
Bir katilin ardından…
27.11.2015
Memleket!
7.11.2015
Ha buni bize kim etti? (2)
22.10.2015
Çakma otomobil!
14.10.2015
*Vesikalık
8.10.2015
İnsanlık suçu ve gerçek!
3.10.2015
HDP siyasi parti olabilecek mi?
16.9.2015
Yurtsuz kalmak…
28.8.2015
PKK iki halkın da düşmanı!
11.7.2015
Sıradan faşizm…
20.6.2015
Sınır…
14.6.2015
Ha buni bize kim etti?
6.6.2015
Büyük insanlık!
31.5.2015
Numara 37
23.5.2015
Oyumu sana vermeyeceğim
8.5.2015
İlahi penguen!
1.5.2015
Soykırım!
25.4.2015
Muasır Medeniyetin Vicdanı
18.4.2015
Amen
12.4.2015
Ölü Kahramanlar Derneği
04.04.2015
Yaşamı savunmak mı ölümü kutsamak mı?
02.04.2015
En büyük hayali başbakan olmakmış
29.03.2015
Emekliliğin belgesi!
22.03.2015
Kanaviçe
17.02.2015
Sallandıracaksın birkaç tanesini !
18.01.2015
Vicdanlı olmak kolay, peki ya adaletli olmak?
12.01.2015
‘Benim adım Tuncer, Müslümanım ve terörist değilim’
19.12.2014
Özgür basın susturulamaz!
03.12.2014
Bir delilik yapmak…
13.11.2014
Toprağın üstünü savunmak, hayatı savunmaktır
22.10.2014
Linç !
04.10.2014
‘Sarıkız’ın öyküsü…
19.09.2014
Futbolumuzun ‘marka’ halleri
08.09.2014
Özgür basın bunu da yazın
27.08.2014
Kadınlar plajı ve horon tepenler
14.08.2014
Aydınlanma ve eşitlik
31.07.2014
Elma ağacı ve ayrık otu
10.07.2014
Vatan, toprak ve taze fasulye
06.07.2014
Apiça’da Remezan
20.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
02.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
18.05.2014
Çürümüş vicdan
03.05.2014
İyi bayramlar
27.04.2014
Andon’un acı suyu
18.04.2014
Makas
09.04.2014
Sivil cumhurbaşkanı adayım
25.03.2014
Çöplük
23.03.2014
“Tivitır”
15.03.2014
Ekmek
08.03.2014
Habu akan dereler
27.02.2014
Kasetli demokrasi
20.02.2014
Yine yakmış yar mektubun ucunu
06.02.2014
Ölün ulan siz!
21.01.2014
Teferruata takılan adalet!
30.12.2013
Madalya ve adalet…*
27.12.2013
Oyuncak demokrasi
20.12.2013
Babamın mandalinaları
22.11.2013
Biz Ahmet Kaya’yı “siyasetsiz” sevdik
15.11.2013
‘Gavat’ kafa, ‘Yorgo’ mermer…
22.06.2013
"Kahrolsun bağzı şeyler"
16.06.2013
Dereler Gezi’ye akar…
09.06.2013
Gezi Parkı’na Kasımpaşa’dan bakınca…
02.06.2013
Gezi Parkı sadece birkaç ağaçtan ibaret değil!
04.05.2013
Hoşçakalın
26.04.2013
Tahtacı
19.04.2013
Atatürk kimdir
22.03.2013
Bayram
08.03.2013
Milli gazetecilik
22.02.2013
Berfo Ana
15.02.2013
Medyanın generalleri
01.02.2013
Apiça’dan sevgiler
11.01.2013
Bindirilmiş kıtalar
04.01.2013
Başka Tanrı’nın çocukları
28.12.2012
Kızılağaç
21.12.2012
Madalya ve adalet
18.12.2012
Misyon
14.12.2012
Adıyaman’dan darbeye
07.12.2012
Karadeniz karadur
30.11.2012
Kasım çağrışımları
23.11.2012
Köprüde illüzyon
16.11.2012
İflas
09.11.2012
Baba dili
02.11.2012
Genç ihtiyarlar rahatsız
26.10.2012
Nazargül
19.10.2012
Görmeyen gözler
12.10.2012
Alfa 25
12.10.2012
Peki, şimdi biz...
12.10.2012
Aborjin
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive