Tuncer KÖSEOĞLU

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Çürüme…


12.05.2019 - Bu Yazı 529 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  ’Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlaka yozlaştırır’’

(John Dalberg-Acton)

Madem YSK dünyadaki bütün hukukçuları toplasan içinden çıkılamayacak ve her daim tartışılacak bir karar verdi; sözümüzü eğip bükmeden ortadan söyleyelim. Bence YSK eksik bir karar vermiştir. Altına şöyle bir madde eklemeliydi: “AK Parti iktidarının dışında verilecek oylar geçersiz sayılacak, dikkate alınmayacaktır.” Böylece tartışma başlamadan bitmiş olacak, en azından daha mertçe bir tavır ortaya konulmuş olacaktı. Şimdi çık çıkabilirsen işin içinden!

Gençliğimde gösterici daha sonraları bir gazeteci- gözlemci olarak 1 Mayıs alanlarında bulundum. Bu yıl da öyle oldu. Her şeyin sıradan geçtiği bir kutlama sırasında bir pankart ve taşınan dövizler dikkatimi çekti. Pankartta “Kula kulluğa ve sömürüye karşı!” , dövizlerde ise “Sermayenin değil Rabbimizin kuluyuz!” yazıyordu. İstanbul Bakırköy’de yapılan 1 Mayıs törenlerinde küçük bir Müslüman genç grubunun taşıdığı bu pankart ve dövizler günümüzde yaşananların özeti ve yaşananlara isyandı aynı zamanda. İktidar olmanın getirdiği sermaye birikimi o sermayeden pay kapmak için her türlü vicdansızlığa göz yumma hallerini daha iyi hangi söz anlatabilirdi… İktidarın nimetlerinden yararlanmak ve gücün yanında yer alabilmek adına her türlü çürümeyi göze almak. Tam olarak yaşadığımız bu!

Nihal Olçok’ya yapılanlar

Siz hangi ara bu kadar vicdansız oldunuz, diye sormayacağım. Gücün yanında yer almanın yarattığı çürümenin etkisiyle epeydir böylesiniz. 15 Temmuz darbe gecesi 16 yaşında oğlunu yanına alarak Boğaz Köprüsü’ne giden Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip darbeciler tarafından katledildi. Erol Olçok, Refah Partisi’nin İstanbul’u kazanmasından tutun AK Parti’nin iktidara gelmesinde katkısı da olan, reklam kampanyalarını yürüten kişiydi. Kocası ve oğlunu kaybeden Nihal Olçok’un acısını anlatmak için hangi sözcük, cümle, dünya üzerinde kurulabilir? Nihal Olçok bir süredir iktidarı eleştiriyor. Hal böyle olunca yanaşmalar durur mu? Topluca saldırıyorlar, yüreği asla soğumayacak bu kadına. Buraya taşımaya bile imtina ediyorum bu vicdansız sözcükleri.

Nihal Olçok, YSK’nın aldığı seçim yenilenmesi kararı sonrası herkesin aklında olan soruyu sordu: “Sandık kurulları ilçe belediyeleri, meclis üyelerinin seçimi için farklı mı oluyor.?  Neden sadece İstanbul Büyük Şehir Belediyesi seçimi iptal edildi?”. Sormaz olaydı. Ne meczupluğu kaldı ne hainliği. Toptan saldırıya geçildi. Kötü söz söylemekten sakınan bazı troller, “Sen yasını tut, bu işlere bulaşma” diye  akıl vermeye kalktılar. En sonunda Türkiye’de yaşayıp iktidarı eleştiren herkesin yaşayacağı şeyle karşılaştı Nihal Olçok. ‘’Fetö’cü olmakla itham edildi. İnsan bu kadarı da fazla diyor ama öyle değil işte. İktidarda kalmak ve iktidarın yanında şu ya da bu şekilde yer almak mübah olduğu için fazla gelmiyor insanlara. Kendisine yapılan hakaretlere, ithamlara cevaben şöyle yazdı Nihal Olçok: “Gerçekten yazık… Birine çamur atmadan önce unutuyoruz ki, o çamuru atmak için ya elimizi, ya ayağımızı, dilimizi kirleteceğiz. Helal etmiyorum, benimle ilgili zanna giren herkese. Ve şu ramazan günü oruçlu ağzımla Allah’a havale ediyorum. Yaşadıklarımı anlamanız için YAŞAYIN”.

Ramazan…

YSK’nın İstanbul seçimlerini iptal kararı verdiği saatler, Ramazan’ın ilk iftarına denk geldi. Karardan memnun olanlar ‘kul hakkı yenip yenmediğine’ aldırmadan huşu içinde iftarı açtı. Ülke YSK’nın kararıyla alt üst olurken küçük bir grup Beyoğlu Galatasaray Meydanı’nda ‘yeryüzü sofrası’ kurup iftar açmaya hazırlanıyordu. Polis bu sofraya oturanları din alimi İhsan Eliaçık’la birlikte gözaltına aldı. Sosyal medyaya düşen fotoğrafta İhsan Eliaçık’ın kaldırıma yapışan yüzünü gördüm. İçim üşüdü. Mandalina ve portakal bahçelerinin olduğu çocukluğumun Rize’sinde yapılan iftarlar geldi aklıma. Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda kurulan iftar sofraları ve o sofralara kim olduğuna bakılmaksızın yoldan geçenlerin davet edilmesi... Ramazan benim için her şeyden önce paylaşmak demekti.  Şimdi eski Rize’den eser yok, mandalina bahçelerinin yerini göğü delmeye çalışan yüksek katlı binalar aldı. Birçok yer gibi Rize de ranta kurban edildi. Öyle herkesin davet edildiği iftar sofraları da kalmadı artık. İstanbul’da lüks restoranlarda aylar öncesi açıklanan ve rezervasyonu yapılan, kuş sütünün eksik olmadığı iftar sofralarına kurulmak yeni alışkanlık oldu. O sofralarda elbette İhsan Eliaçık’a yapılanlar sorgulanmayacak. Huşu içinde yapılan iftarlar sosyal medya hesabından paylaşılıp ‘oruç’ tutuyoruz denilerek gösterilecek cümle aleme… Yine de her şeye fetva veren Diyanet’e görev düşüyor burada. Taşımalı eğitimden sonra, hayatımıza ‘taşımalı cemaat ’ olarak giren Çamlıca Camii’nde kılınacak kaç rekat namaz, kaç gün oruç yenilen ‘kul hakkının’ kefareti olur?

Hayırlı Ramazanlar…       

Facebook Yorumları

reklam
28.06.2019
Nankörler!
16.06.2019
Babalar ve uşakları (*)
12.05.2019
Çürüme…
27.04.2019
Seçimler ve rutinlerimiz…
13.3.2019
Beyoğlu’nun en güzel abisi
24.1.2019
Baba’nın ardından…
26.7.2018
Türkiye’nin ‘’Mesut’’ halleri…
12.7.2018
Paramparça...
1.7.2018
Dünya Kupası üzerine bir çeşitleme
6.4.2018
Yaşamına virgül koyup gitti,
14.1.2018
Denizler Altında 20 Bin Fersahtan Milli ve Yerliliğe
6.11.2017
Sahne kötülerin
22.9.2017
‘’Şu mektepler olmasaydı’’…
3.8.2017
Çınar…
27.7.2017
İmparatore!
19.7.2017
Ya evde yoksan…
21.5.2017
Çuval...
13.5.2017
Fıtrat…
5.5.2017
Al Jazeera Türk…
22.4.2017
Demokrasinin menemenle imtihanı
11.3.2017
Bir mahalleye kök salmak…
26.2.2017
En alttakiler
19.2.2017
Çocuklar bizi gözetliyor…
12.2.2017
Hatalıysak aramızda kalsın!
2.2.2017
Aşıklar Şehri’nin büyüsü…
28.1.2017
Sana ne…
22.1.2017
10. yıl…
12.1.2017
Öküzün boynuzunda…
31.12.2016
Heykel…
24.12.2016
Teferruat
8.12.2016
Kapıları kilitlemek…
1.12.2016
İstanbul’dan gitmek…
20.11.2016
İnsanın içi üşür oğul…
16.11.2016
West World
1.11.2016
Eşyalar, insanlar ve düşünceler…
23.10.2016
Duvardaki sarmaşık...
9.10.2016
Kırmızı perşembe…
1.10.2016
Yozgat Blues
23.9.2016
Mesele ağaç, anladınız mı?
13.9.2016
Eylül’de bayram
29.8.2016
Vay Babako…
24.8.2016
Katilleri ayırmak
13.8.2016
Devrimin ‘idam’ sesleri
6.8.2016
Bayrak…
19.7.2016
12 Eylül’den 15 Temmuz’a…
15.4.2016
Bir katilin ardından…
27.11.2015
Memleket!
7.11.2015
Ha buni bize kim etti? (2)
22.10.2015
Çakma otomobil!
14.10.2015
*Vesikalık
8.10.2015
İnsanlık suçu ve gerçek!
3.10.2015
HDP siyasi parti olabilecek mi?
16.9.2015
Yurtsuz kalmak…
28.8.2015
PKK iki halkın da düşmanı!
11.7.2015
Sıradan faşizm…
20.6.2015
Sınır…
14.6.2015
Ha buni bize kim etti?
6.6.2015
Büyük insanlık!
31.5.2015
Numara 37
23.5.2015
Oyumu sana vermeyeceğim
8.5.2015
İlahi penguen!
1.5.2015
Soykırım!
25.4.2015
Muasır Medeniyetin Vicdanı
18.4.2015
Amen
12.4.2015
Ölü Kahramanlar Derneği
04.04.2015
Yaşamı savunmak mı ölümü kutsamak mı?
02.04.2015
En büyük hayali başbakan olmakmış
29.03.2015
Emekliliğin belgesi!
22.03.2015
Kanaviçe
17.02.2015
Sallandıracaksın birkaç tanesini !
18.01.2015
Vicdanlı olmak kolay, peki ya adaletli olmak?
12.01.2015
‘Benim adım Tuncer, Müslümanım ve terörist değilim’
19.12.2014
Özgür basın susturulamaz!
03.12.2014
Bir delilik yapmak…
13.11.2014
Toprağın üstünü savunmak, hayatı savunmaktır
22.10.2014
Linç !
04.10.2014
‘Sarıkız’ın öyküsü…
19.09.2014
Futbolumuzun ‘marka’ halleri
08.09.2014
Özgür basın bunu da yazın
27.08.2014
Kadınlar plajı ve horon tepenler
14.08.2014
Aydınlanma ve eşitlik
31.07.2014
Elma ağacı ve ayrık otu
10.07.2014
Vatan, toprak ve taze fasulye
06.07.2014
Apiça’da Remezan
20.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
02.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
18.05.2014
Çürümüş vicdan
03.05.2014
İyi bayramlar
27.04.2014
Andon’un acı suyu
18.04.2014
Makas
09.04.2014
Sivil cumhurbaşkanı adayım
25.03.2014
Çöplük
23.03.2014
“Tivitır”
15.03.2014
Ekmek
08.03.2014
Habu akan dereler
27.02.2014
Kasetli demokrasi
20.02.2014
Yine yakmış yar mektubun ucunu
06.02.2014
Ölün ulan siz!
21.01.2014
Teferruata takılan adalet!
30.12.2013
Madalya ve adalet…*
27.12.2013
Oyuncak demokrasi
20.12.2013
Babamın mandalinaları
22.11.2013
Biz Ahmet Kaya’yı “siyasetsiz” sevdik
15.11.2013
‘Gavat’ kafa, ‘Yorgo’ mermer…
22.06.2013
"Kahrolsun bağzı şeyler"
16.06.2013
Dereler Gezi’ye akar…
09.06.2013
Gezi Parkı’na Kasımpaşa’dan bakınca…
02.06.2013
Gezi Parkı sadece birkaç ağaçtan ibaret değil!
04.05.2013
Hoşçakalın
26.04.2013
Tahtacı
19.04.2013
Atatürk kimdir
22.03.2013
Bayram
08.03.2013
Milli gazetecilik
22.02.2013
Berfo Ana
15.02.2013
Medyanın generalleri
01.02.2013
Apiça’dan sevgiler
11.01.2013
Bindirilmiş kıtalar
04.01.2013
Başka Tanrı’nın çocukları
28.12.2012
Kızılağaç
21.12.2012
Madalya ve adalet
18.12.2012
Misyon
14.12.2012
Adıyaman’dan darbeye
07.12.2012
Karadeniz karadur
30.11.2012
Kasım çağrışımları
23.11.2012
Köprüde illüzyon
16.11.2012
İflas
09.11.2012
Baba dili
02.11.2012
Genç ihtiyarlar rahatsız
26.10.2012
Nazargül
19.10.2012
Görmeyen gözler
12.10.2012
Alfa 25
12.10.2012
Peki, şimdi biz...
12.10.2012
Aborjin
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive