Tuncer KÖSEOĞLU

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Beyoğlu’nun en güzel abisi


13.3.2019 - Bu Yazı 93 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  İmam Hatipli, Rizeli, futbolcu ve uzun adam… Bu tanımlamaları artarda sıraladığımızda aklınıza kimin geldiğini tahmin etmek güç değil. Bu tanımlamalara bir de solculuğu eklersek iş değişir. Bütün hayatı sol mücadeleyle geçen bu uğurda nerede sorun olursa olsun giden, solculuğu uzaktan ‘ahkâm keserek’ değil de o yörenin insanlarına dokunarak yapan Rize -Pazar, Haçapitli Alper Taş’tan bahsediyoruz haliyle…

Alper Taş’ın CHP Beyoğlu Belediye Başkanı adayı açıklandığında ilk tepki ‘sol’ adına ahkam kesmeyi şiar edinmiş tuzu kuru solculardan geldi. Elini taşın altına sokmadan ‘ahkâm kesmek’ ata sporumuz olduğu için “ Alper Taş gibi birinin CHP’de ne işi var?” demek kolaydı elbette. Taş, bu tepkilere yanıt olarak Beyoğlu’na başka bir belediyecilik anlayışı getireceklerini söyleyerek işe koyuldu. Hayatı boyunca inandıklarını bütün ülkeyi dolaşarak anlatan, muhalif mücadelenin içinde olan Taş’a belki de ilk kez düşüncelerini hayata geçirme şansı geliyordu.

Alper Taş, önce Beyoğlu’nun Cihangir’ine, Pera’sına gitmek yerine yıllarca ihmal edilmiş halkın yoğunlukta yaşadığı semtlerine giderek çalışmalarını yürütüyor, onlara dokunuyor. Kulaksız, Piyalepaşa, Hasköy, Dolapdere, Sütlüce’de seçim çalışmalarını yürütüyor. Gittiği çoğu yerde orada yaşayanların “İlk kez sizlerden birini buralarda görüyoruz” tepkisini alıyor ki bu da yaptığı şeyin ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor.

Taş, Beyoğlu’nun arka mahallelerini dolaşıp, halka dokununca ve onların ilgisini çekince bu kez iktidarın hedefi haline geldi. Gazetecilik ilkelerini çoktan fırlatıp atmış, “Amaca giden her yol mubahtır” sözünü şiar edinmiş iktidar medyası Alper Taş’ı PKK’lı gösterme çabası içine girdi. Bunun doğru olup olmadığının hiçbir önemi yoktu, zaten onlardan olmayan herkes 'Haindi, şuydu buydu...’ Hayatı boyunca siyasi mücadelesini PKK şiddetinden uzak bir şekilde sürdüren Taş’ı PKK’lı olmakla suçlamak gerçeği ters yüz etme anlamına gelse de onlar için gerçek uzun süredir anlamını zaten yitirmişti… İktidarın bütün olanakları ve gücü ellerindeydi, önemli olan gerçekler değil o propagandanın aracı olmaktı.

Alper’i üniversite yıllarından beri tanırım. Aynı okulda okuduk. Üniversiteden sonra da bağımız hiç kopmadı. Nadiren de olsa bir araya geldiğimizde siyasetten hiç konuşmaz, eski günlerden hayata dair kaygılarımızdan bahseder, hasbıhal ederiz. Alper benim gibi Rizelilerin aksine son derece soğukkanlıdır, hatta sinirleri alınmış gibidir. Olaylara sağduyuyla öfkelenmeden yaklaşır. Seçim çalışmaları sırasında gençken yıllarca top oynadığı Okmeydanı Fetih Spor kulübündeki arkadaşlarıyla maç yaptığı sırada Alper’le buluştum. Ayaküstü biraz sohbet ettim. “A Haber beni Kandil’de Mahsun Korkmaz Akademisi’nde konuşma yapmışım gibi haber yapmış. Eleştiriyi anlarım da yalanın böylesi de olur mu? Bu nasıl gazetecilik anlayışı…’’ diyerek dert yandı. İlk kez bu kadar öfkeli gördüm onu. Dava açacağını söyledi. Öfkesini ifade ederken ekledi; “Ben bir tek kandil bilirim o da dini kandiller’’…

İş futbol olunca haliyle anılarda canlanıyor birdenbire… Yıllarca oynadığı Okmeydanı’nda uzun boyuyla profesyonel kulüplerin ilgisini çekmiş, teklifler de almıştı. Heybetli görüntüsünün aksine huyu gibi son derece yumuşak top oynayan, iyi bir stoperdi. O yıllara dair bir anısını dinledim kendisinden; ‘’Polis Gücü ile hayati bir maça çıkacağız. Onları yenersek, 3. Lige çıkma durumumuz var. Aynı gün Beyazıt Meydanı’nda Filistin halkıyla dayanışma eylemi var. Maç çantam sırtımda o eyleme de gidip Filistin halkıyla dayanışmak da istiyorum. Beyazıt Meydanı’na geldim, polis müdahalesi oldu. Bu sırada polis müdahalesinde birkaç cop darbesi aldım. Kendimi zar zor Vefa stadına attım. Bütün Çevik Kuvvet müdürleri orada. Maç başladı. İnanılmaz sert oynuyorum, kesip doğruyorum ki bu benim oyun tarzım değil. Devre arası oldu, yöneticilerden biri yanıma gelip, ‘’Ne oldu sana Alper, niye bu kadar sert oynuyorsun?’’ diye sorunca ben de yediğim dayağı anlattım. Bunun üzerine bana ‘’Devrimin gücüyle oyna Alper…’’ dedi ve biz o maçı 2-1 kazandık’’.

Alper Taş’ın eski arkadaşlarıyla maç yaptığı halı sahaya asılan bir pankart dikkatimi çekti. Pankartta: “Beyoğlu’nun en güzel abisi, asla yalnız yürümeyeceksin” yazıyordu. Gençlik yıllarından beri bitip tükenmeyen enerjisiyle, sakin duruşuyla, olaylara bakışıyla doğal bir lider, ağabeydi. ‘’En güzel ağabey’’ sözünü hak eden biridir Alper Taş. Şimdi düşüncelerini hayata geçirebileceği Beyoğlu için mücadele veriyor. Kazanır mı kazanamaz mı kestirmek zor. Ama kazanırsa Türk siyasetine uzun zamandır kaybettiğimiz kaliteyi getireceği kesin. Ki, siyasetin düştüğü durumdan çıkması için daha çok Alper Taş’lara ihtiyacı var. Hem ne der şair: ‘’Belki şehre bir film gelir /Bir güzel orman olur yazılarda /İklim değişir/ Akdeniz olur /Gülümse…’’

Facebook Yorumları

reklam
13.3.2019
Beyoğlu’nun en güzel abisi
24.1.2019
Baba’nın ardından…
26.7.2018
Türkiye’nin ‘’Mesut’’ halleri…
12.7.2018
Paramparça...
1.7.2018
Dünya Kupası üzerine bir çeşitleme
6.4.2018
Yaşamına virgül koyup gitti,
14.1.2018
Denizler Altında 20 Bin Fersahtan Milli ve Yerliliğe
6.11.2017
Sahne kötülerin
22.9.2017
‘’Şu mektepler olmasaydı’’…
3.8.2017
Çınar…
27.7.2017
İmparatore!
19.7.2017
Ya evde yoksan…
21.5.2017
Çuval...
13.5.2017
Fıtrat…
5.5.2017
Al Jazeera Türk…
22.4.2017
Demokrasinin menemenle imtihanı
11.3.2017
Bir mahalleye kök salmak…
26.2.2017
En alttakiler
19.2.2017
Çocuklar bizi gözetliyor…
12.2.2017
Hatalıysak aramızda kalsın!
2.2.2017
Aşıklar Şehri’nin büyüsü…
28.1.2017
Sana ne…
22.1.2017
10. yıl…
12.1.2017
Öküzün boynuzunda…
31.12.2016
Heykel…
24.12.2016
Teferruat
8.12.2016
Kapıları kilitlemek…
1.12.2016
İstanbul’dan gitmek…
20.11.2016
İnsanın içi üşür oğul…
16.11.2016
West World
1.11.2016
Eşyalar, insanlar ve düşünceler…
23.10.2016
Duvardaki sarmaşık...
9.10.2016
Kırmızı perşembe…
1.10.2016
Yozgat Blues
23.9.2016
Mesele ağaç, anladınız mı?
13.9.2016
Eylül’de bayram
29.8.2016
Vay Babako…
24.8.2016
Katilleri ayırmak
13.8.2016
Devrimin ‘idam’ sesleri
6.8.2016
Bayrak…
19.7.2016
12 Eylül’den 15 Temmuz’a…
15.4.2016
Bir katilin ardından…
27.11.2015
Memleket!
7.11.2015
Ha buni bize kim etti? (2)
22.10.2015
Çakma otomobil!
14.10.2015
*Vesikalık
8.10.2015
İnsanlık suçu ve gerçek!
3.10.2015
HDP siyasi parti olabilecek mi?
16.9.2015
Yurtsuz kalmak…
28.8.2015
PKK iki halkın da düşmanı!
11.7.2015
Sıradan faşizm…
20.6.2015
Sınır…
14.6.2015
Ha buni bize kim etti?
6.6.2015
Büyük insanlık!
31.5.2015
Numara 37
23.5.2015
Oyumu sana vermeyeceğim
8.5.2015
İlahi penguen!
1.5.2015
Soykırım!
25.4.2015
Muasır Medeniyetin Vicdanı
18.4.2015
Amen
12.4.2015
Ölü Kahramanlar Derneği
04.04.2015
Yaşamı savunmak mı ölümü kutsamak mı?
02.04.2015
En büyük hayali başbakan olmakmış
29.03.2015
Emekliliğin belgesi!
22.03.2015
Kanaviçe
17.02.2015
Sallandıracaksın birkaç tanesini !
18.01.2015
Vicdanlı olmak kolay, peki ya adaletli olmak?
12.01.2015
‘Benim adım Tuncer, Müslümanım ve terörist değilim’
19.12.2014
Özgür basın susturulamaz!
03.12.2014
Bir delilik yapmak…
13.11.2014
Toprağın üstünü savunmak, hayatı savunmaktır
22.10.2014
Linç !
04.10.2014
‘Sarıkız’ın öyküsü…
19.09.2014
Futbolumuzun ‘marka’ halleri
08.09.2014
Özgür basın bunu da yazın
27.08.2014
Kadınlar plajı ve horon tepenler
14.08.2014
Aydınlanma ve eşitlik
31.07.2014
Elma ağacı ve ayrık otu
10.07.2014
Vatan, toprak ve taze fasulye
06.07.2014
Apiça’da Remezan
20.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
02.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
18.05.2014
Çürümüş vicdan
03.05.2014
İyi bayramlar
27.04.2014
Andon’un acı suyu
18.04.2014
Makas
09.04.2014
Sivil cumhurbaşkanı adayım
25.03.2014
Çöplük
23.03.2014
“Tivitır”
15.03.2014
Ekmek
08.03.2014
Habu akan dereler
27.02.2014
Kasetli demokrasi
20.02.2014
Yine yakmış yar mektubun ucunu
06.02.2014
Ölün ulan siz!
21.01.2014
Teferruata takılan adalet!
30.12.2013
Madalya ve adalet…*
27.12.2013
Oyuncak demokrasi
20.12.2013
Babamın mandalinaları
22.11.2013
Biz Ahmet Kaya’yı “siyasetsiz” sevdik
15.11.2013
‘Gavat’ kafa, ‘Yorgo’ mermer…
22.06.2013
"Kahrolsun bağzı şeyler"
16.06.2013
Dereler Gezi’ye akar…
09.06.2013
Gezi Parkı’na Kasımpaşa’dan bakınca…
02.06.2013
Gezi Parkı sadece birkaç ağaçtan ibaret değil!
04.05.2013
Hoşçakalın
26.04.2013
Tahtacı
19.04.2013
Atatürk kimdir
22.03.2013
Bayram
08.03.2013
Milli gazetecilik
22.02.2013
Berfo Ana
15.02.2013
Medyanın generalleri
01.02.2013
Apiça’dan sevgiler
11.01.2013
Bindirilmiş kıtalar
04.01.2013
Başka Tanrı’nın çocukları
28.12.2012
Kızılağaç
21.12.2012
Madalya ve adalet
18.12.2012
Misyon
14.12.2012
Adıyaman’dan darbeye
07.12.2012
Karadeniz karadur
30.11.2012
Kasım çağrışımları
23.11.2012
Köprüde illüzyon
16.11.2012
İflas
09.11.2012
Baba dili
02.11.2012
Genç ihtiyarlar rahatsız
26.10.2012
Nazargül
19.10.2012
Görmeyen gözler
12.10.2012
Alfa 25
12.10.2012
Peki, şimdi biz...
12.10.2012
Aborjin
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net