Tuncer KÖSEOĞLU

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Nankörler!


28.06.2019 - Bu Yazı 153 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  “Saliiih, Saliiih az mı ekmeğimizi yedin şerefsiz bağlasana Rıfat’ı” (Vizontele filminde Siti ananın askerde olan oğlunu telefona bağlayamayan PTT memuruna söylediği replik)

İstanbul’un tekrarlanan seçiminde Ekrem İmamoğlu’nun 800 binin üzerinde fark atması üzerine AKP’ye gönül verenlerin sosyal medyada yaptığı paylaşımlarda ‘nankörlük’vurgusu ön plana çıktı. Onlara göre seçmen oyunu İmamoğlu’na vererek, İstanbul’a büyük hizmetler yapmış AKP’ye en hafifinden ‘nankörlük’ etmişti. En hafifinden diyorum çünkü ‘Hainler, Pontuslar, zillet, Fetöcüler, eşekler…’’ gibi hakaretler de peşi sıra dizilmişti sosyal medya hesaplarında.

Hatta daha ileri gidip oyunu İmamoğlu’na verenlere iktidarın yaptırdığı yolların, köprülerin kapatılmasını, emeklilere verilen yılda iki bin liranın kesilmesini, köprülerden, metrodan insanların yararlanmaması gerektiğini önerenler bile çıktı.

Bu söylem bana çok tanıdık geldi. Bir zamanlar bu ülkeyi Atatürk’ün kendileri için kurtardığına, tapusunu da ölürken dedelerine teslim ettiğine inanan ‘elit’ bir kesimin AKP’ye oy verenleri ‘Bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam, kömürcüler, makarnacılar gibi…’’ ifadelerle küçümserdi. Bu tür ifadelerin sahipleri değişse de bir şey değişmiyor, hoşlanmadığımız bir sonuca verilen tepki…

AKP iktidarının 17 yıllık süreçte ulaştığı nokta şu oldu; bir zamanlar umut olduğu, varlıklarını sürdürme mücadelesi verdiği kitleye ‘Devlet biziz…’ dedirtme özgüveni ve kibrini taşımış olması. Bir zamanlar duymaktan hoşlanmadıkları söylemleri bu kez karşı tarafa söylemekte bir beis görmüyorlar. Bir iktidar için asıl tehlikeli olan, çöküşe giden süreç de bu değil mi? ‘Neden bu insanlar bize oy vermedi’  diye sorgulamak yerine;  ‘’Aslında memleket dutluktu, sayemizde ileriye gitti, ama bu nankörler bize oy vermedi’’ demek ve kitleyi de buna inandırmak ilerisi için iktidara bir şey sağlamaz, sadece çöküşü hızlandırır.

Yeni Türkiye iddiasıyla yola çıkan AKP, 17 yıl sonra kendini eski Türkiye’nin söylemlerini karşıtlarına söylediği noktada buldu…

Gençler ve AKP

Ekrem İmamoğlu ile çıktığı ortak yayında bir soru üzerine Binali Yıldırım “Gençler benim kankam” dedi. Kankası dediği gençler İstanbul seçiminde çok önemli rol oynadı. Kankalık müessesi karşılıklı bir iletişim olduğu için olmalı ki gençlerin tercihi İmamoğlu oldu. Seçimden önce bir gazeteci arkadaşımla sohbet ettim. Ki, bu arkadaşım AKP’ye kategorik olarak karşı biri değil aksine yaptıklarını takdir eden biri. Bana “ AK Parti’ye oy veren ailelerin çocukları, başka partilere oy vermeye başladı. Hatta ailelerini bile bu konuda ikna etmeye başladılar” dedi. Arkadaşımın bu gözlemini yakın çevremden, tanıdıklarımdan da izliyorum. Gençleri öyle ‘kankalık’ müessesesiyle tavlayamazsınız.  Kafaları başka çalışıyor, umutları hayata bakışları, dünyayı algılayışları çok farklı… Geçmişin korkularıyla da ürkütemezsiniz, çünkü bilmiyorlar, yaşamamışlar. Aklı ermeye başladıktan sonra sadece AKP iktidarını görmüşler. Son yıllarda da iktidarın ürettiği ötekileştirme ve ayrıştırma dilini.

Bir yakınım var 98 doğumlu, çok zeki bir çocuk. İki yıl önce üniversite sınavlarında derece yapmış, Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyor. Oğuz, çok zeki olmasının yanında yaşıtları gibi insanın sinirlerini zıplatma kapasitesine sahip. Sık sık sohbet ediyoruz onunla. Akla zarar sorular soruyor, sonra kendi kurgusuyla cevaplarını bulmaya çalışıyor. Delirme halleri de oluyor, bu ülkede yaşayan 20 yaşlarında gençler gibi umutsuzluğa kapıldığı zamanlar da. Bir keresinde bana şöyle ifade etti kendisini: “Ben aklım erdi ereli, Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarını gördüm, başka bir şey bilmiyorum ki. İktidarın kurduğu tepeden bakan bu dil, beni çok rahatsız ediyor. Gerçeğe, doğruya araştırarak farklı kaynaklara bakarak ulaşmak istiyorum. Bana parmak sallayan korkutmaya çalışarak ‘Tek doğru’ budur diyen insanları dinlemiyorum bile…”

İletişim dünyasında dil bilmelerinin de avantajıyla dünyayı ve olup bitenleri daha iyi çözümleyen, teknolojiyi biz yaşlılardan çok daha iyi kullanan ve onun değişimlerini çok çabuk kavrayan bir gençliği öyle elinde sopayla sindirebileceğinizi mi sanıyorsunuz? “Geçmişte bize böyle böyle yaptılar” diyerek ölümü gösterip, sıtmaya razı edeceğinizi mi sanıyorsunuz? O çocuklar sadece AKP iktidarını gördü, onunla büyüdü. Duble yollar, tüneller, köprüler, metrolar umurlarında değil. Akıllı telefonlarla büyüyen, bunun yoksunluğunun da ne demek olduğunu bilmeyen bir kuşaktan bahsediyoruz… Böyle bir kuşakla ‘kanka’ olabilmek öyle ‘Dedim gittiyle’ olmaz.

Bütün varlığını ve gücünü milletin iradesinden alarak, yaşadığı bütün badireleri bu irade sayesinde atlatan AKP, giderek kendisini kuşatan ‘vasatlığın iktidarına’ teslim olup kendisine oy vermeyenleri ‘nankörler’ diyerek olayı geçiştirir mi? Bunu zaman gösterecek. Bizler de bu ülkenin fertleri olarak yaşayıp göreceğiz…  

Facebook Yorumları

reklam
28.06.2019
Nankörler!
16.06.2019
Babalar ve uşakları (*)
12.05.2019
Çürüme…
27.04.2019
Seçimler ve rutinlerimiz…
13.3.2019
Beyoğlu’nun en güzel abisi
24.1.2019
Baba’nın ardından…
26.7.2018
Türkiye’nin ‘’Mesut’’ halleri…
12.7.2018
Paramparça...
1.7.2018
Dünya Kupası üzerine bir çeşitleme
6.4.2018
Yaşamına virgül koyup gitti,
14.1.2018
Denizler Altında 20 Bin Fersahtan Milli ve Yerliliğe
6.11.2017
Sahne kötülerin
22.9.2017
‘’Şu mektepler olmasaydı’’…
3.8.2017
Çınar…
27.7.2017
İmparatore!
19.7.2017
Ya evde yoksan…
21.5.2017
Çuval...
13.5.2017
Fıtrat…
5.5.2017
Al Jazeera Türk…
22.4.2017
Demokrasinin menemenle imtihanı
11.3.2017
Bir mahalleye kök salmak…
26.2.2017
En alttakiler
19.2.2017
Çocuklar bizi gözetliyor…
12.2.2017
Hatalıysak aramızda kalsın!
2.2.2017
Aşıklar Şehri’nin büyüsü…
28.1.2017
Sana ne…
22.1.2017
10. yıl…
12.1.2017
Öküzün boynuzunda…
31.12.2016
Heykel…
24.12.2016
Teferruat
8.12.2016
Kapıları kilitlemek…
1.12.2016
İstanbul’dan gitmek…
20.11.2016
İnsanın içi üşür oğul…
16.11.2016
West World
1.11.2016
Eşyalar, insanlar ve düşünceler…
23.10.2016
Duvardaki sarmaşık...
9.10.2016
Kırmızı perşembe…
1.10.2016
Yozgat Blues
23.9.2016
Mesele ağaç, anladınız mı?
13.9.2016
Eylül’de bayram
29.8.2016
Vay Babako…
24.8.2016
Katilleri ayırmak
13.8.2016
Devrimin ‘idam’ sesleri
6.8.2016
Bayrak…
19.7.2016
12 Eylül’den 15 Temmuz’a…
15.4.2016
Bir katilin ardından…
27.11.2015
Memleket!
7.11.2015
Ha buni bize kim etti? (2)
22.10.2015
Çakma otomobil!
14.10.2015
*Vesikalık
8.10.2015
İnsanlık suçu ve gerçek!
3.10.2015
HDP siyasi parti olabilecek mi?
16.9.2015
Yurtsuz kalmak…
28.8.2015
PKK iki halkın da düşmanı!
11.7.2015
Sıradan faşizm…
20.6.2015
Sınır…
14.6.2015
Ha buni bize kim etti?
6.6.2015
Büyük insanlık!
31.5.2015
Numara 37
23.5.2015
Oyumu sana vermeyeceğim
8.5.2015
İlahi penguen!
1.5.2015
Soykırım!
25.4.2015
Muasır Medeniyetin Vicdanı
18.4.2015
Amen
12.4.2015
Ölü Kahramanlar Derneği
04.04.2015
Yaşamı savunmak mı ölümü kutsamak mı?
02.04.2015
En büyük hayali başbakan olmakmış
29.03.2015
Emekliliğin belgesi!
22.03.2015
Kanaviçe
17.02.2015
Sallandıracaksın birkaç tanesini !
18.01.2015
Vicdanlı olmak kolay, peki ya adaletli olmak?
12.01.2015
‘Benim adım Tuncer, Müslümanım ve terörist değilim’
19.12.2014
Özgür basın susturulamaz!
03.12.2014
Bir delilik yapmak…
13.11.2014
Toprağın üstünü savunmak, hayatı savunmaktır
22.10.2014
Linç !
04.10.2014
‘Sarıkız’ın öyküsü…
19.09.2014
Futbolumuzun ‘marka’ halleri
08.09.2014
Özgür basın bunu da yazın
27.08.2014
Kadınlar plajı ve horon tepenler
14.08.2014
Aydınlanma ve eşitlik
31.07.2014
Elma ağacı ve ayrık otu
10.07.2014
Vatan, toprak ve taze fasulye
06.07.2014
Apiça’da Remezan
20.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
02.06.2014
Beyin felciyle ‘yaşamak’
18.05.2014
Çürümüş vicdan
03.05.2014
İyi bayramlar
27.04.2014
Andon’un acı suyu
18.04.2014
Makas
09.04.2014
Sivil cumhurbaşkanı adayım
25.03.2014
Çöplük
23.03.2014
“Tivitır”
15.03.2014
Ekmek
08.03.2014
Habu akan dereler
27.02.2014
Kasetli demokrasi
20.02.2014
Yine yakmış yar mektubun ucunu
06.02.2014
Ölün ulan siz!
21.01.2014
Teferruata takılan adalet!
30.12.2013
Madalya ve adalet…*
27.12.2013
Oyuncak demokrasi
20.12.2013
Babamın mandalinaları
22.11.2013
Biz Ahmet Kaya’yı “siyasetsiz” sevdik
15.11.2013
‘Gavat’ kafa, ‘Yorgo’ mermer…
22.06.2013
"Kahrolsun bağzı şeyler"
16.06.2013
Dereler Gezi’ye akar…
09.06.2013
Gezi Parkı’na Kasımpaşa’dan bakınca…
02.06.2013
Gezi Parkı sadece birkaç ağaçtan ibaret değil!
04.05.2013
Hoşçakalın
26.04.2013
Tahtacı
19.04.2013
Atatürk kimdir
22.03.2013
Bayram
08.03.2013
Milli gazetecilik
22.02.2013
Berfo Ana
15.02.2013
Medyanın generalleri
01.02.2013
Apiça’dan sevgiler
11.01.2013
Bindirilmiş kıtalar
04.01.2013
Başka Tanrı’nın çocukları
28.12.2012
Kızılağaç
21.12.2012
Madalya ve adalet
18.12.2012
Misyon
14.12.2012
Adıyaman’dan darbeye
07.12.2012
Karadeniz karadur
30.11.2012
Kasım çağrışımları
23.11.2012
Köprüde illüzyon
16.11.2012
İflas
09.11.2012
Baba dili
02.11.2012
Genç ihtiyarlar rahatsız
26.10.2012
Nazargül
19.10.2012
Görmeyen gözler
12.10.2012
Alfa 25
12.10.2012
Peki, şimdi biz...
12.10.2012
Aborjin
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive