Tayfun Atay

T24



Bookmark and Share

Cami ne kadar ibadethane, siz onu söyleyin!


23.01.2020 - Bu Yazı 231 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kısacık ömrüne sığdırdığı abide çalışması The Venture of Islam ("İslam'ın Serüveni") bunca yıl sonra hâlâ düşünce ufkumuzda pırıl pırıl parlamaya devam eden, İslam'a Avrupa-merkezci ve oryantalist perspektiften uzak yaklaşabilmiş ender Batılı tarihçilerden Marshall Hodgson, zikrettiğimiz eserinin ikinci cildinde tasavvuf, tarikat, halk İslam'ı, yatır, türbe, ziyaretgâh bahsinde söz dönüp dolaşıp camiye geldiğinde hafızamdan hiç mi hiç silinmemiş şu değerlendirmeyi yapar:

"Cami, daha ziyade bir toplanma yeridir. Antik Yunan'dan bir kıyaslamayla cami, mabetten [temple] çok agoraya karşılık gelir" (M.G.S. Hodgson, The Venture of Islam: Conscience and History in a World Civilization, Vol. 2, The University of Chicago Press, s. 218).

Agora, sözlükte (TDK) Yunan klasik devrinde sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, kısacası "halk meydanı" olarak tanımlanmakta.

Marshall Hodgson (1922-1968)

* * *

Şu ara CHP'li büyükşehir belediyelerinin gündeme aldıkları Alevi cemevlerine ibadethane statüsü kazandırmaya yönelik uğraşlara dinbaz taassup erbabından körü körüne yükselen "İslam'da ibadethane camidiiir" itirazlarını yahut "Buna [tabii ki Sünni!] İslam uleması karar veriiir" heyheylenmelerini duyduğumda ben hep Hodgson'un bu çarpıcı, önemli ve elbette üzerinde durulması gereken cümlesini hatırlıyorum.

Evet, cami bir toplanma yeridir. Sözcüğün kökünü oluşturan 'cem' (cmˁ) toplama, toplanma, topluluk anlamına gelmekte ve bundan türetilen bütün sözcüklerde de kültürel ve siyasal nüanslar saklı tutulmak kaydıyla hep topluluk, birlik, bir aradalık anlamları karşımıza çıkmaktadır: Cemaat, cemiyet, camia, cemahiriye, ve elbette cumhuriyet…

Yine buradan hareketle 'Cuma', toplanılan gün… Cami de topluca bir araya gelinen, yani 'cem olunan' yer, mekân, ev demek.

Sözün özü, cami ne demekse cemevi de o demek. Cami, eşittir, cemevi yani…

* * *

Tabii şimdi böyle dedik ya, "Eh, iyi o zaman, cami eşittir cemevi ise ayrıca cemevine ne lüzum var" diyerek buradan da çıkış bulmaya çalışırlar mı çalışırlar. Hayır, dinbaz kurnazlıklara yeltenmenin mânâsı yok!..

Alevilik özgül bir inanç sistemi. Bu inanç sistemini benimseyenler, kendi toplandıkları, bir araya gelip sorunlarını, dertlerini, kederlerini, neşelerini paylaştıkları, ayrıca dayanışma ve yardımlaşma ihtiyaçlarını karşıladıkları, bu arada ibadetlerini de ifa ettikleri yere cemevi demişler.

Ne Aleviliğin bir inanç sistemi olarak İslam-içi mi yoksa İslam-dışı mı olduğunu sorgulamaya, bu yolda yargılamaya gitmeye hakkınız var ne de Aleviliği İslam'a içsel sayıp buradan hareketle "İslam'da ibadetgâh camidir" diyerek cemevlerini sıfırlamaya hakkınız var!..

Ayrıca buna İslam uleması falan da karar veremez. Ulema bir ihtiyaç odağıdır, iktidar odağı değil. Buna inancı yaşayan, deneyimleyen ve hayatına geçiren insanlar karar verir.

Cami ne kadar toplanma yeriyse cemevi de o kadar toplanma yeridir. Ve camide ne kadar ibadet varsa cemevinde de o kadar ibadet vardır.

Dolayısıyla cami ne kadar ibadetgâhsa cemevi de o kadar ibadetgâhtır.

* * *

Aslında yukarıda Hodgson'ın "Cami aslında agoradır" tespitine, belki kestirme bir bilgi yetersizliği ve keskin bir fanatizmle ateş püskürebilirlerse de işlerine geldiğinde aynı argümandan hareket etmiyorlar mı, ediyorlar.

Duymuyor musunuz sık sık, "Cami sadece namaz kılınan yer değildir; sosyalleşme, dertleşme, hoşça vakit geçirme, sorunları tartışma-çözme, kıraat etme, tefekkür eyleme mekânıdır da" dediklerini?

Dolayısıyla kendileri de söylüyor, demek ki cami ibadethane değil esasen... İbadet, caminin tabir caizse mütemmim cüzü.

Cemevi de aynen böyle.

O halde yukarıda söylediğimizi tersten de söyleyelim: Cemevi ibadetgâh değilse cami hiç değildir. Fakat, tekraren, camiler ibadethane statüsüne sahipse cemevlerinin bugüne kadar, hele hele böylesi küresel bir dünyada hâlâ bu statüye sahip olmaması çok büyük bir ayıp ve hicaptır.

* * *

Bir dinsel ritüel olarak cem törenlerinin Orta Asya'dan taşınmış Şamanik inanç motiflerinin 16'ncı yüzyıldan itibaren Şah İsmail'in (Hatayî) Anadolu'da artan etkisine bağlı olarak Şiîliğin kültik motifleriyle ('Hz. Ali', 'On İki İmam', 'Hz. Hüseyin-Kerbela') iç içe geçmesi, sarmaş dolaş olmasından içerik ve çehre kazandığı söylenebilir.

Yüzyıllarca, özellikle 1514 Çaldıran Savaşı sonrası süreçte Alevi-Kızılbaş kitlelerin Osmanlı coğrafyasında, şimdi çok revaçta tabirle söyleyecek olursak, 'kriminalleştirilmeleri' sonrasında ücra köşelerde gizli saklı gerçekleştirildi cem buluşmaları. Genellikle perşembe akşamları, köylerin bir arada toplanabilecek büyüklükteki evlerinde inanç önderi dedelerin katılımıyla… (Akt. Nimet Okan, Canların Cinsiyeti – Alevilikte Kadın, İletişim Yayınları, 2016, s. 55-60.)

Bugünün dünyasında ve Türkiye'sinde, Aleviliğin yüzyıllar boyu söz konusu içe-kapalılıktan çıkıp dışa dönük hale gelmesi ve elbette bir dizi kırılma, kıyım, yangın eşliğinde, yani hayli acılı ve sancılı şekilde de olsa kamusal alanda temsil imkanına kavuşmasıyla birlikte, artık evlerde yapılan cem buluşması ve ibadetinin 'cemevi' adı altında inşa edilen binalarda daha geniş katılımla gerçekleştirilmesi söz konusu.

Bu, Aleviliğin zamanımıza varışı, intikali.

Camide ne oluyorsa ne olması murat ediliyorsa, cemevinde o oluyor, o murat ediliyor: Dostluklar tazeleniyor, sorunlar tartışılıyor, sohbetler yapılıyor, fikir alışverişi gerçekleştiriliyor ve Alevi kültürünün, toplumsallığının, birlik-beraberlik-dayanışma duygusunun yeniden üretimi yolunda iman tazelemeye gidiliyor. Kısacası, ibadet ediliyor.

* * *

Camiye reva, yani uygun, yaraşır, yakışır gördüğünüz her şeyi, cemevine de reva göreceksiniz, ötesi yok.

'Hollywood tapınağı'nın Yıldız Savaşları (Star Wars) kurgusundan çıkış bulup artık toplumsal kabul görmüş, resmen de onaylanmış 'Jedi Dini'nin de bir parçası olduğu 'Yeni Dini Hareketler' adı altında toplanan irili ufaklı bir dolu mistik-kültik inanç formunun ortalıkta söylemiyle-pratiğiyle rahat rahat gezindiği bir dünyadayız.

Böyle bir zaman ve zeminde Orta Asya'yı, Ortadoğu'yu, Anadolu'yu tarihten bugüne "iyi-doğru-güzel" arayışında harmanlamış bir maneviyat örüntüsünün ritüel pratiğini iç rahatlığıyla hayata geçirmesini engelliyor, bunu çok görüyorsunuz öyle mi?

Ne tutunacak dalınız ne de yatacak yeriniz var!..  

Çağdaş, demokratik, çoğulcu, bunlara ek olarak sosyal barış ve inanç-hakkı eşitliği anlamında laikliği savunan bir siyasi anlayışla hareket etmesi gereken CHP bünyesinden hayatımızın nabzının attığı büyük şehirlerin kendilerine emanet edildiği belediye başkanlıkları, bu çoktan gecikmiş düzenlemeyi, ne kadar çabuk hayata geçirebilirlerse o kadar iyi olur! İzmir'de önü açılan sürecin, mevcut güçlükler ve engelleyici dinbazlıklar aşılarak diğer belediyelerce de izlenmesi en büyük dileğimiz!..

Efkarlandık, Nesimî'den bir dörtlükle efkâr dağıtarak noktalayalım:

"Ey sofi sen bize Kızılbaş dersin
Bahçede açılan gül de kırmızı
Muhammed Ali'yi daim zikreden
Ağzının içinde dil de kırmızı…"     

Facebook Yorumları

reklam
11.02.2020
Goebbels'leşme karşısında muhalefeti sorgulamak!
26.01.2020
CHP 'ortanın solu'nda olduğu kadar muhafazakârlığın da kalbinde olacaktır!
23.01.2020
Cami ne kadar ibadethane, siz onu söyleyin!
9.01.2020
Kan davası
7.01.2020
Kerbela paradigması
5.01.2020
Çağımızın hâkim ideolojisi: Kıyametçilik
31.12.2019
Mehdi'yi beklemek Godot'yu beklemekten beterdir!
26.12.2019
AKP’yi 'kültürel körlük' yedi bitirdi en çok!
22.12.2019
İnmesini bilmek ya da bilememek… Mesele bu!
12.12.2019
Romanları yazanlar, nutukları atanlardan daha güçlüdürler
10.12.2019
Ümmetin kurdu kendinden olur
5.12.2019
Toprak, Beton ve Kanal
3.12.2019
İrlandalı’nın Kızı
1.12.2019
Ya Alzheimer ya cinayet: Bir şaheserdir Şahsiyet!
19.11.2019
Büşra’nın 'mevlit-şov'u
17.11.2019
Başlangıçta tiyatro vardı!
14.11.2019
Doğallaştırma
10.11.2019
Fenomenlik, domestiklikten evlâdır!
7.11.2019
‘Ne kaa homofobi, o kaa İslamofobi!’
5.11.2019
AKP Katolikliği, CHP Protestanlığı ve cadılaştırılan HDP
3.11.2019
Hayatta olmayanı kurgudan beklemek ayıptır
31.10.2019
Vahşet Tanrısı, Uygarlık 'Tasma'sı
29.10.2019
Trump'ın suratından Bağdadi akıyor!
27.10.2019
Cumhurbaşkanlığı'na özel antropoloji tedrisatı: Araplık, Kürtlük, çöl, dağ, kültür
24.10.2019
Mevlânâ sizden utanırdı!
22.10.2019
Al Trump’ı vur Şevki’ye şevkle şehvetle!
20.10.2019
Savaşın pornografisi
15.10.2019
'Pınar'ınız ya IŞİD'e can suyu olursa!..
8.10.2019
Tapılacak en kutsal varlık 'Doğa'dır!
3.10.2019
Komediden rezalete, 'Etnospor-Türkiye'
1.10.2019
'Etnospor' komedisi: "Yâ Hak diye diye yunduk Yunan'dık!"
22.09.2019
'Helâl teşhir'de Türkiye'nin gururu: Modanisa
12.09.2019
Bir insanlık yenilgisi: ‘Erkeklik’
25.08.2019
'Yaratılmışların en şerefsizi': İnsan
20.08.2019
Amok koşusu
6.08.2019
Akif’in Akit’i normalleştirmesi
30.07.2019
Sen bahar toprağı gibisin Dersim, seni seviyorum!
26.07.2019
İthal ya da itlaf: Bütün mesele bu!
11.07.2019
Ümmet-i Muhabbet!
1.07.2019
Geç gelen doğruluk, doğruluk değildir
27.06.2019
AKP zarâfetle düşmesini bilecek mi?
25.06.2019
Bitmiş bir iktidarın yakın ölümü
20.06.2019
Dinbazlığı doğrulukla birleştirmek olanaksızdır
17.06.2019
Binali Yıldırım: Elde var hüzün…
10.06.2019
“Yeni Türkiye”de dinî hiyerarşi ve dinbaz sıkışıklık
9.06.2019
Mevzubahis iktidarsa ‘Kürdistan’ teferruatmış!
3.06.2019
Dinbazlığın kırılma noktası: Gezi
27.05.2019
Bir 'dinî-ortodoksi' deklarasyonu: Diyanet raporu
26.05.2019
‘Devletin Tunç-eli’ yine mi inecek Dersim üzerine?
23.05.2019
Yeni Zelanda İslam’ı!
19.05.2019
"Hasta Türk’ün gençleşmesi": 19 Mayıs
9.05.2019
Bir ‘Ümmet-i iktidar’ komedisi
22.4.2019
Cumhuriyet’i cezasıyla sevdik biz!
21.4.2019
İmamoğlu’nun işareti: Dünya dünyevî yaşanır!
18.4.2019
Ya Cumhurbaşkanı ya ‘Biz’!
15.4.2019
‘Erkeklik kabuğu’nu kıran adam: Şener Şen
14.4.2019
Etnografi ‘mızrağı’nın İslamcılık ‘çuvalı’na sığmadığı Sudan
11.4.2019
'AKP Katolisizmi', Cadılar ve Seçimler
7.4.2019
Doktorun iyisi ‘palyaço’ olur!
5.4.2019
Kürdün olduğu kadar kurdun da hakkını gözeten Fatih Başkan
2.4.2019
'Beka sorunu’nun sonucu: Balkondaki yalnızlık
31.3.2019
İslam’da ilk seçim: Halifelik
28.3.2019
Bir ‘kriko’ olarak AKP
25.3.2019
Reis’e İskenderpaşa vız gelir tırıs gider
22.3.2019
Hangi Erdoğan?
4.3.2019
İslamiyet’te evrim
1.3.2019
Evet, Türkistan yoksa Kürdistan da yoktur!
25.2.2019
Komünizm ve din
21.2.2019
Hukukun ‘intikam’ olduğu yer: Cumhuriyet davası
18.2.2019
Siz ‘insan’ olun, kadından imam da olur peygamber de!
14.2.2019
Bir ‘ağıt’ olarak Sevgililer Günü
10.2.2019
Dede’cim seni söylüyorum, Reis’im sen anla!
4.2.2019
Hazzı kazıyın, altından hüzün çıkar: ‘Sex Education’
3.2.2019
Gutenberg asıl şimdi ölürken…
24.1.2019
A’dan Z’ye hep ‘memuriyet’tir işimiz!
21.1.2019
Hız zehri
14.1.2019
Kamu spotlarının ‘Kamu'dan bîhaberliği!
10.1.2019
Katil, adın ‘Şöhret' olsun!
27.12.2018
Bugünün ‘Abuzer'i kim?
24.12.2018
Kim milyonlara rezil olmak ister?
20.12.2018
Murat ve Acun, papağan ve aslan: 7 farkı bulun!
17.12.2018
Kadın vaiz, imanınızı mı gevşetir?!
13.12.2018
‘Usta'ya veda!
29.11.2018
Geçin ‘helâl turizm'i, ‘helâl porno' kapıda!
26.11.2018
'BİSMİLLAH'
22.11.2018
“Mühendis olmuş, matematik bilmiyor hocam!”
19.11.2018
Çocuk, insanın babasıdır!
15.11.2018
Mısıroğlu meselesi: Galip kim, mağlup kim?
12.11.2018
Türkçe ezan kimin fikriydi?
10.11.2018
Atatürk, cesarettir
5.11.2018
Birbirimizi yaşamak
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive