Tayfun Atay

T24



Bookmark and Share

Akif’in Akit’i normalleştirmesi


6.08.2019 - Bu Yazı 239 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Akif Beki’nin Akit gazetesinin “Sapkınların Netflix tuzağı” başlıklı haberini haklılaştıran yazısını, şu ara çok tartışılan “internet yayıncılığına RTÜK denetimi” bağlamında değerlendirmeyeceğim.

Kimilerinin yaptığı gibi, bu yazısıyla Beki’nin böylesi bir çağdışı bürokratik müdahaleye çanak tuttuğunu da işaret ve iddia etmeyeceğim. Zaten o da müteakip bir yazısında bu konudaki tavrının böyle olmadığını netleştirdi.

Ben Akif Beki’nin, aslında Netflix’le sınırlı olmayan, bu yayın kuruluşu bünyesinde sunulanlar dışında başka pek çok film/dizi içeriğinde de kendini gösteren "eşcinsellik" teması ve bu temanın işlenişindeki artışa dair söylediklerini sorunsallaştıracağım.

Mezkûr yazısındaki (“Netflix, Akit’e hak verdiriyor!”) dil kullanımına itiraz edeceğim.

***

Kendisi ile belli ölçüde bir hukukum ve muhabbetim olduğu için hitabımdan rahatsız olmayacağı ümidiyle şöyle başlayayım:

Sevgili Kardeşim Akif, “İster insan doğasına aykırı bir sapkınlık, ister anlayış gerektiren bir hastalık olarak görün” dedikten sonra, “eşcinsellere şiddet desteklenemez” desen de özgürlükçü, demokrat, hak-savunucusu ve homofobi-dışı bir pozisyondan konuştuğuna kimseyi ikna edemezsin.

“Eşcinselliği”, daha doğrusu LGBTİ+ kültür ve kimlikleri, kimsenin ne “insan doğasına aykırı bir sapkınlık” ne de “anlayış gerektiren bir hastalık” görme hakkı var.

Eşcinsellik ne hastalıktır ne de sapkınlıktır. Böyle (hastalık veya sapkınlık) “görmek”, bizi nerelere götürür, bunu sen tahmin edemezsen hiç kimse edemez.

Hatırla Hitler’in de Yahudileri nasıl “hastalıklı” gördüğünü, düşündüğünü, saydığını Akif, hatırla!

Bu doğrultuda, Yahudilerle birlikte aynı kefede çok sayıda çingene, eşcinsel ve engelliyi de nasıl katlettiğini Nazilerin, hatırla Akif, n’olur hatırla!..

“Eşcinsellik”, sapkınlık değil farklılık, hastalık değil sağlıktır Akif.

Yazdığın yazı bir tek Akit’in hoşuna gitmiştir Akif.

***

Daha önemlisi ve vahimi, sen öyle cümleler kurarsan, birileri de şöyle cümleler kurabilir Akif:

“İster Yahudilik bir sapkınlıktır diye düşünün, isterse hastalık, onlara yapılan katliam yine de kabul edilemez…”

Ya da, bu beni bile kesmedi, şöyle diyenler olursa ne yapacaksın Akif:

“İster bütün Müslümanları Bin Ladin görün, isterse İslam eşittir IŞİD diye düşünün, İslamofobi kabul edilemez.”

Böyle ifade olur mu; bu cümleler, sonlarına eklenen “kabul edilemez” eklerine bakılıp da mazur görülebilir mi, hayır.

O yüzden senin sözlerini de mazur görmek çok zor Akif!..

***

Tanıdığım-bildiğim kadarıyla bir “muhafazakâr-demokrat” olarak senden böylesi “hastalık”, “sapkınlık” gibi homofobik başlıkları "ister öyle düşünün ister böyle" demeksizin, “kategorik” olarak reddetmeyi beklemek çok mu Akif?..

Tekrar ediyorum, “eşcinsellik” ne sapkınlık ne de hastalıktır; "öyledir-böyledir" diye düşünmek de yanlışlık ve haksızlıktır.

LGBTİ+ kimlikler, yekpare değil “yelpaze” olan ve sabit de değil akışkan olan insan cinselliğinde farklı yönelimlerdir.

Ve “insani olan hiçbir şey bize yabancı değildir”.

Sana da olmamalı, olmamak gerekir Akif!..

***

Bahse konu yazını çok üzülerek okudum. Diyorsun ki o güzelim La Casa de Papel’in bile “zorlama eşcinsellik” propagandasıyla tadını kaçırmış Netflix’in dizilerinde-filmlerinde eşcinsellik özendiriliyor, kurguya yedirilip teşvik ediliyor, normalleştirilip sıradanlaştırılıyor.

Ah Kardeşim, yaptığın şu değerlendirmenin bir “seçicilik”ten; kültürel, ideolojik, hatta politik bir “heteroseksist seçicilik”ten kaynaklandığını keşke söylemek durumunda kalmasaydım!

Bir dönem sokaklarda, kafelerde, kampüslerde başörtülü genç kadınları görüp, “Bunlar da her yere doluştular, sonumuz kötü” diyen gözlerin ve zihinlerin ideolojik-kültürel-politik seçiciliğinden hiç de farkı olmayan bir yargıda bulunduğunu keşke düşünmek durumunda kalmasaydım!..  


La Casa De Papel

Akif, nasıl ki başörtülü kadınların bu ülkenin sokaklarında-üniversitelerinde görünürlük kazanması “onların her yere doluşması” demek değilse;

Bu, başörtüsünün özendirilmesi, teşviki anlamına alınamazsa;

Ve başörtüsüz-tesettürsüz kadınlar da tesettürlülerle birlikte ideolojik-kültürel-politik seçicilikten uzak gözlere pekâlâ görünebiliyorsa;

Sözünü ettiğin dizilerde de homoseksüel ilişki görüntüleri, sahneleri, temsilleri kadar heteroseksüel ilişkilerinki de var. Kendini bir “homoseksüel”in yerine koy; bir LGBTİ+ bireyle duygudaşlık kurarak izle, eminim fark edeceksin!..

LGBTİ+ kültürün söylem ve edimi, bizim buralarda genel-geçer bir lanetleme ile karşılanmasının sonucu olarak bize göre alışılmadık ölçüde/ölçekte sahneleniyor o sözünü ettiğin yapımlarda… Ve o yapımların üretildiği diyarlarda LGBTİ+ haklarında kat edilmiş mesafe, elbette homofobi tümden tarihe karışmamış olmakla birlikte, çok büyük.

Bu doğrultuda heteroseksüalite karşısında eşit ağırlıklı bir homoseksüalite temsili, yadırganıp olağan-dışı sayılıyor ve ondan rahatsızlık duyuluyor bizim bu topraklarda.

Ama işte, Akit’i anlıyoruz da seni anlamakta zorluk çekiyoruz Akif!..

***

Dizilerin bizleri bir şeylere özendirdiği iddiası da çok tartışmalı Akif.

Kurgu hayata dayanır, yaşananlardan çıkar.

Bu dizilerin yapıldığı toplumların kadın-erkek ilişkilerinden, ergenler-arası ilişkilere, ergen-yetişkin ilişkisine, aileye, evliliğe, cinselliğe, arkadaşlığa ve sevgiye kadar hayatlarında ne varsa olgu ya da sorun olarak… Biz bunların kurgunun kuralları içinde fantastik sunumlarını izliyoruz.


Sex Education

Ve dediğim gibi, oralarda “eşcinsellik”, azımsanmayacak bir kamusal normalliğe, olağanlığa ve meşruluğa kavuşmuş durumda. O kurgularda karşımıza çıkan “yoğunluk” bununla bağlantılı.

Buna karşılık sen, eşcinselliğin Netflix marifetiyle “normalleştirilme” ve “sıradanlaştırılma”sından rahatsızlıkta Akit’çilerle buluştuğunu söylüyor gibisin Akif…   

Ne demek istiyorsun, açık konuş, eşcinsellik “anormal” midir?

Eşcinsellik sıra-dışı mıdır?..

***

Niyet okuma yapmamaya çalışıyorum, ama Akit’in “Sapkınların Netflix tuzağı” başlıklı haberine binaen kurduğun şu cümleye baksana:

“‘Eşcinsellik propagandası diz boyu, hangi dizisini açarsanız sansürsüz bir özendirme akıyor, çizgi filmlere kadar bulaştırdılar, nasılsa denetleyen yok, eşcinselliği olağanlaştıran sahneler fütursuzca sergileniyor’ dediği kadar var hani Akit’in.”

Akif, eğer Akit’in dediği kadar varsa sana göre; yani “eşcinselliği olağanlaştıran sahnelerin sergilenmesi”nden sen de mustaripsen, o zaman söze “ister insan doğasına aykırı bir sapkınlık, ister anlayış gerektiren bir hastalık görün” diye girme Kardeşim!

Eşcinsellik Akit gibi senin için de olağan değilse, o zaman doğrudan eşcinsellik sapkınlıktır, hastalıktır de Kardeşim!

Ya da zikrini, fikrini ve hissini eleştirel ve “özdüşünümsel” çerçevede yeniden gözden geçir Kardeşim!

Çünkü eşcinselliği olağan-dışı, normal-dışı, sıra-dışı sayarken, Akit’in ekmeğine yağ sürüyor, onu normalleştiriyor, olağanlaştırıyor, parlatıyorsun.

Muradın bu mudur, zannetmiyorum.

Yapma böyle…

Sen, bu olmamalısın Canım Kardeşim!..


Orange is the New Black

Facebook Yorumları

reklam
12.12.2019
Romanları yazanlar, nutukları atanlardan daha güçlüdürler
10.12.2019
Ümmetin kurdu kendinden olur
5.12.2019
Toprak, Beton ve Kanal
3.12.2019
İrlandalı’nın Kızı
1.12.2019
Ya Alzheimer ya cinayet: Bir şaheserdir Şahsiyet!
19.11.2019
Büşra’nın 'mevlit-şov'u
17.11.2019
Başlangıçta tiyatro vardı!
14.11.2019
Doğallaştırma
10.11.2019
Fenomenlik, domestiklikten evlâdır!
7.11.2019
‘Ne kaa homofobi, o kaa İslamofobi!’
5.11.2019
AKP Katolikliği, CHP Protestanlığı ve cadılaştırılan HDP
3.11.2019
Hayatta olmayanı kurgudan beklemek ayıptır
31.10.2019
Vahşet Tanrısı, Uygarlık 'Tasma'sı
29.10.2019
Trump'ın suratından Bağdadi akıyor!
27.10.2019
Cumhurbaşkanlığı'na özel antropoloji tedrisatı: Araplık, Kürtlük, çöl, dağ, kültür
24.10.2019
Mevlânâ sizden utanırdı!
22.10.2019
Al Trump’ı vur Şevki’ye şevkle şehvetle!
20.10.2019
Savaşın pornografisi
15.10.2019
'Pınar'ınız ya IŞİD'e can suyu olursa!..
8.10.2019
Tapılacak en kutsal varlık 'Doğa'dır!
3.10.2019
Komediden rezalete, 'Etnospor-Türkiye'
1.10.2019
'Etnospor' komedisi: "Yâ Hak diye diye yunduk Yunan'dık!"
22.09.2019
'Helâl teşhir'de Türkiye'nin gururu: Modanisa
12.09.2019
Bir insanlık yenilgisi: ‘Erkeklik’
25.08.2019
'Yaratılmışların en şerefsizi': İnsan
20.08.2019
Amok koşusu
6.08.2019
Akif’in Akit’i normalleştirmesi
30.07.2019
Sen bahar toprağı gibisin Dersim, seni seviyorum!
26.07.2019
İthal ya da itlaf: Bütün mesele bu!
11.07.2019
Ümmet-i Muhabbet!
1.07.2019
Geç gelen doğruluk, doğruluk değildir
27.06.2019
AKP zarâfetle düşmesini bilecek mi?
25.06.2019
Bitmiş bir iktidarın yakın ölümü
20.06.2019
Dinbazlığı doğrulukla birleştirmek olanaksızdır
17.06.2019
Binali Yıldırım: Elde var hüzün…
10.06.2019
“Yeni Türkiye”de dinî hiyerarşi ve dinbaz sıkışıklık
9.06.2019
Mevzubahis iktidarsa ‘Kürdistan’ teferruatmış!
3.06.2019
Dinbazlığın kırılma noktası: Gezi
27.05.2019
Bir 'dinî-ortodoksi' deklarasyonu: Diyanet raporu
26.05.2019
‘Devletin Tunç-eli’ yine mi inecek Dersim üzerine?
23.05.2019
Yeni Zelanda İslam’ı!
19.05.2019
"Hasta Türk’ün gençleşmesi": 19 Mayıs
9.05.2019
Bir ‘Ümmet-i iktidar’ komedisi
22.4.2019
Cumhuriyet’i cezasıyla sevdik biz!
21.4.2019
İmamoğlu’nun işareti: Dünya dünyevî yaşanır!
18.4.2019
Ya Cumhurbaşkanı ya ‘Biz’!
15.4.2019
‘Erkeklik kabuğu’nu kıran adam: Şener Şen
14.4.2019
Etnografi ‘mızrağı’nın İslamcılık ‘çuvalı’na sığmadığı Sudan
11.4.2019
'AKP Katolisizmi', Cadılar ve Seçimler
7.4.2019
Doktorun iyisi ‘palyaço’ olur!
5.4.2019
Kürdün olduğu kadar kurdun da hakkını gözeten Fatih Başkan
2.4.2019
'Beka sorunu’nun sonucu: Balkondaki yalnızlık
31.3.2019
İslam’da ilk seçim: Halifelik
28.3.2019
Bir ‘kriko’ olarak AKP
25.3.2019
Reis’e İskenderpaşa vız gelir tırıs gider
22.3.2019
Hangi Erdoğan?
4.3.2019
İslamiyet’te evrim
1.3.2019
Evet, Türkistan yoksa Kürdistan da yoktur!
25.2.2019
Komünizm ve din
21.2.2019
Hukukun ‘intikam’ olduğu yer: Cumhuriyet davası
18.2.2019
Siz ‘insan’ olun, kadından imam da olur peygamber de!
14.2.2019
Bir ‘ağıt’ olarak Sevgililer Günü
10.2.2019
Dede’cim seni söylüyorum, Reis’im sen anla!
4.2.2019
Hazzı kazıyın, altından hüzün çıkar: ‘Sex Education’
3.2.2019
Gutenberg asıl şimdi ölürken…
24.1.2019
A’dan Z’ye hep ‘memuriyet’tir işimiz!
21.1.2019
Hız zehri
14.1.2019
Kamu spotlarının ‘Kamu'dan bîhaberliği!
10.1.2019
Katil, adın ‘Şöhret' olsun!
27.12.2018
Bugünün ‘Abuzer'i kim?
24.12.2018
Kim milyonlara rezil olmak ister?
20.12.2018
Murat ve Acun, papağan ve aslan: 7 farkı bulun!
17.12.2018
Kadın vaiz, imanınızı mı gevşetir?!
13.12.2018
‘Usta'ya veda!
29.11.2018
Geçin ‘helâl turizm'i, ‘helâl porno' kapıda!
26.11.2018
'BİSMİLLAH'
22.11.2018
“Mühendis olmuş, matematik bilmiyor hocam!”
19.11.2018
Çocuk, insanın babasıdır!
15.11.2018
Mısıroğlu meselesi: Galip kim, mağlup kim?
12.11.2018
Türkçe ezan kimin fikriydi?
10.11.2018
Atatürk, cesarettir
5.11.2018
Birbirimizi yaşamak
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive