Taner AKÇAM

[email protected]



Bookmark and Share

24 Nisan, Hrant Dink ve fabrika ayarları


2.05.2020 - Bu Yazı 4892 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ermeni Soykırımı’nın sembolik tarihi 24 Nisan bir bahar yağmuru gibi, belki yağmadan geldi geçti.

Sadece bir kenara not düşmek ve bir tespitte bulunmak istiyorum:

Türkiye Ermeni Soykırımı konusunda kuruluş-fabrika ayarlarına geri dönmüştür. Ve fabrika ayarına dönen sadece devlet değildir. Daha da önemlisi muhalif olarak bilinen bir gurup aydın da öyle… Örneğin, başta T24 ve Medyascope olmak üzere ilerici olma iddiasındaki birçok sol gazete ve haber sitelerinde de benzeri bir “fabrika ayarlarına dönüş” gözlendi. Hepsinde 24 Nisan “es geçildi”, yok sayıldı.

AKP iktidarı, Ermeni Soykırımı konusunda oldukça inişli ve çıkışlı bir yolculuk yaptı. 2009 yılında Ermenistan ile hem diplomatik ilişkinlerin kurulması hem de tarihe ilişkin sorunların çözülmesi amacıyla imzalanan iki ayrı protokol bu yolculuğun tepe noktası gibidir.

Uzun yolculuktan geriye kalan, her 24 Nisan’da öldürülen Ermeniler için ayin izni ve Patrikliğe yazılan taziye mektuplarıdır.

Geldiğimiz yer itibarıyla AKP iktidarı Ergenekon limanına demirlemiş gözüküyor. Bugün hükümetin 1915 politikaları esas olarak MHP-Ergenekon ve Doğu Perinçek çizgisi tarafından belirleniyor. Meraklısı, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde yeni açılmış olan 1915.gov.tr adresine bakabilir.

Yani her şey sil baştan; hem devleti hem de aydınları itibarıyla…

Bana göre, 2007’de, Hrant Dink’in öldürülmesi ile başlayan “Hrant Dink iklimi” sona erdi veya eriyor. Onun ölümü sonrası, önemli bir aydın grubu Ermeni Soykırımı konusunda konuşma, yazma arzusu, isteği içinde ve/veya manevi baskısı altındaydılar.

Galiba bu “Hrant Dink manevi baskısı” dönemi bitti. Bu 24 Nisan’da bu aydın grubu “özgürlüklerine kavuşmuş” gibiydiler. 24 Nisan, Hrant’tan önce kendileri için neyse, şimdi de öyle oldu.

İsim vermek gereksiz, ama bu konuda daha önce yazı yazmış ve hâlâ da yazabilecek olan kalemlerin hepsinin susmasının bir anlamı olmalı. Eklemek gerekir: aynı haber siteleri, gazeteler ve yazarlar 23 Nisan’ı büyük manşetlerle ele aldı ve övgü dolu yazılar yazdılar.

Hiç şaşırmadım.

Söylediklerime, ülkedeki koşullar hatırlatılarak; “Sen buraları bilmiyorsun” biçiminde karşı çıkılabilir. “Türkiye’de yaşamıyorsun ki”, uyarısını, eleştirisini hep ciddiye almışımdır. Bu nedenle, sessiz kalmayı tercih eden kalemler hakkında bir şey söylemeyi doğru bulmam.

Veya konu hakkında cesurca yayın yapan yayın organlarının var olduğunu (örneğin Gazete Duvar) emsal göstererek bir tartışma da sürdürmek istemem.

Ama sözünü ettiğim çevrelerin, kutlanması yasaklı 1 Mayıs konusunda gösterdikleri coşku ve cesareti gözleyince, meselenin “ortamın kötü olması” ve “koşulların zorunlu dayatması” ile ilgili olmadığını söylemek mümkün.

Konu basit: 23 Nisan ve 1 Mayıs beyinlerde ve kalplerde çok önemli bir yer işgal ediyor; 24 Nisan ise unutulmak, yok sayılarak tarihin karanlığına gömülmesi istenen bir gün.

Bu nedenle, ulusça fabrika ayarlarına döndüğümüzü ve “Hrant Dink ikliminin” sona erdiğini bir durum tespiti olarak bir kenara not etmek istiyorum.

Geldiğimiz yer budur. Bu gelinen yer, Türkiye’de demokrasi ve özgürlükler için uğraşan insanların geldiği yeri de göstermesi bakımından önemlidir.

Galiba gelinen bu yer, benim kuşağımın büyük bölümü açısından da denizin bittiği yerdir. Yani bu kuşağın 24 Nisan hakkında bir şeyler yazıp yazmaması artık önemsiz bir teferruattan ibarettir.

Demokrasi kavgasında hasbelkader bir rol oynamış bu insanların büyük çoğunluğu için artık bir dönem kapanmıştır, diye düşünürüm.

Niçin mi? Çünkü, 23 Nisan’a övgüler düzen ve ama 24 Nisan’ı unutan, yok sayan bir geçmiş hikayesi ile Türkiye’de demokrasi kavgası veremez, insan haklarına saygı duyan bir yarın kuramazsınız.

Anlatacak yeni bir hikayeniz yoksa ve sadece Hrant Dink öncesi dönemdeki bildiklerinizi tekrar ederseniz, şu andaki tablo dışında bir şey elde etmeniz zordur.

Demokratik ve insan haklarına saygı duyan bir yarın için, sadece 24 Nisan’ı değil, yaşanmış tüm acıları parçası haline getirdiğiniz yeni bir kuruluş hikayesine ihtiyacınız vardır. Yeni bir kuruluş hikayesi yazamazsanız, yeni bir yarın da kuramazsınız.

Artık yeni kuşaklardan, yeni bir dalgayı beklemekten başka bir çare yok galiba… Gelir mi dersiniz?

 

*Prof. Dr. Clark Üniversites Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi

Facebook Yorumları

reklam
15.07.2020
Türkün uygarlıkla sınavı
2.05.2020
24 Nisan, Hrant Dink ve fabrika ayarları
25.04.2020
Koronalı günlerde 24 Nisan üzerine konuşmak
22.04.2020
23.5 Nisan ve yeni bir kuruluş hikâyesinin zorunluluğu
5.04.2020
Tekalif-i Milliye (Milli Vergi) emirleri ve korona için bağış
28.01.2020
Yeni bir cumhuriyet ve tarihi buluşma
21.01.2020
Hrant, Talat Paşanın intikamı için öldürüldü
28.12.2019
Siyasetin söylenecek sözü bitmiş yeni söz lazım
16.12.2019
Amerikan Senatosu’nun soykırım kararı ve olası sonuçları
18.11.2019
Bizim mahallenin hocası Mümtaz Soysal
15.11.2019
Tarihi hakikatleri inkâr ve editoryal politika
11.11.2019
T24 meselesi bize niçin Hrant Dink’i hatırlatıyor?
17.10.2019
15 soruda Suriye ve Kürt meselesi
23.08.2019
Ermenilerin imha kararı: 1 Aralık 1914
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
22.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
18.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
12.6.2016
Turkcell bir şirket mi yoksa 'vatandaş nasıl dolandırılır' kurumu mu?
9.5.2016
Helmut Oberdiek ile parça parça
20.11.2015
Ne ondurmak ne de öldürmek
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
13.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
16.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive