Talat ULUSOY



Bookmark and Share

9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde…


9.09.2020 - Bu Yazı 13034 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 KURUCU MECLİS NE KONUŞUYORDU?

Dokuzuncu ayın dokuzuncu günüdür, sene Rumi 1338, Miladi 1922’dir.

Kurucu Meclis” doksan dokuzuncu toplantısındadır ve gündemi çok doludur, dokuz madde vardır görüşülecek.

O gün, “akıncı” süvarileri Darağaç semtinden (bugün Halkapınar ile Alsancak Stadyumu arasında kalan bir bölge) İzmir’e girer. Saat 11.00 civarıdır.

Aynı saatlerde,  Eylül başından bu yana, “30 Ağustos Zaferi”nden başlayarak İzmir’e sürülen Hristiyan “MÜLTECİLER”(1) de akın akın girmektedir şehre; bunlar kadın, çocuk ve yaşlılardır. Kilise avluları, hastane avluları, okullar, sokaklar onlarla dolar. Bu hal hiçbir “kurtuluş” fotoğrafında görülmez!

Kurucu Meclis” toplantısı 13.50’de başlar ve 17.30’da biter. “KURUCU MECLİS”in, İzmir’in “KURTULUŞ”ndan, “Düşmanın denize döküldüğü”nden  haberi yok gibidir! Hiç konuşulmaz.

Gündem yoğundur, ama gündem “sıradan” bir günün gündeminden de farksızdır (2).

İlk sıradaki gündem maddeleri:

  1. Eski tutanağın okunması; 2- Bakanlar Kurulu muameleler; 

2.1. Bayındırlık Bakanı (Nafıa Vekili) seçimi.

Burada bir paranteze ihtiyaç var.

Bayındırlık bakanlığına “lâyık” görülüp seçilen kişi Diyarbakır Mebusu Feyzi Bey’dir ve Feyzi Bey’i iyi tanımak gerekir:

İttihat ve Terakki Mebusu olan Pirinççizâde Feyzi Bey, 19 Nisan 1915’te Cizre’ye doğru yola çıkar. Yolda uğradığı bütün köy, kasaba ve beldelerde Kürtlere ve diğer Müslüman topluluklara İslamiyet’in gereğini yerine getirmelerini, gavurları ve özellikle Ermenileri genç-yaşlı veya erkek-kadın ayrımı yapmadan kırıma tabi tutmaları gerektiğini anlatır. Genç ve güzel kızların bu kıyımdan hariç tutulmasını ve onları nikahlamanın dinen caiz olduğunu vurgular… Pirinççizâde Feyzi Bey, dönüş yolunda … Şikefta Köyü’nde mola verir. Köy, Ramanlı Aşireti reisinin dul eşi Perihan Hanım’ın köyüdür. Perihan Hanım, Pirinççizâde Feyzi’yi misafir eder…” Aslında ziyaretin sebebi, Perihan Hanım’ın oğullarından ikisi hakkında görüşmektir.“Mustafa ve Ömer çeşitli suçlardan aranmaktadırlar. Ömer, Heso Ağa’yı taammüden öldürmekten suçludur. Mustafa’nın ise ufak tefek vukuatları vardır. Feyzi Bey, Ramanlı Mustafa ve Ömer’in bazı hizmetler karşılığında vali (vali Reşit-tu)tarafından affedileceğini annelerine söyler. Onları Diyarbakır’a Vali Dr. Reşit ile görüşmeye davet eder.” (3)

Gündemin iki şıklı üçüncü maddesi:

3- Muhtelif evrak, (3)1. Kazanılan “zafer”(30 Ağustos Zaferi) dolayısıyla gelen tebrik telgrafı; (3)2. Afgan Sefarethanesinde misafir Hintli Ebülfazıl Muhammed Abdülhannan tarafından gönderilen tebrik.

Hintli Muhammed’in tebriği üstüne meclis başkanı araya girer:

Önemli bir mesele arz edeceğim dinleyelim: Afgan Sefaretinde misafir Hintli bir Müslüman kardeşimiz üzerinde yüce bir ayet yazılı bir bayrağı Meclis’in ve bütün Müslümanların “zafer” kazanmasını tebrik etmek üzere takdim ediyor…”

Mebuslar misafirden gelen bayrakla pek heyecanlanır, ardı ardına sözler alınır. Söz alanlardan biri Burdur mebusu İsmail Suphi Bey’dir:

Reis Bey uğur getirsin diye kürsünün üzerine asılsın, efendim.”

Burdur Mebusu İsmail Suphi Bey, uğura inanan, geleceği okuyan bir adam olmalı!

Çünkü 7 Haziran 1922 günü verdiği önergeyle; “Boşaltılması sırasında Yunanlıların tahribat yapacaklarına dair” duyumları üzerine Başbakan’a soru yöneltir.

9 Eylül 1922’ye daha üç ay vardır! İsmail Suphi Bey’in kulağına “kar suyu kaçmış”tır, bu duyum nereden gelir?

Ardından gelen gündem maddesi:

4- Teklifler, (4)1. Tokat Mebusu Rifat Bey’in, “Devlet memurlarından yüzde yirmilerin kesilmemesi” hakkında   teklifi.

Halktan “Tekalifi Milliye” kanunuyla aldığı kısrağın ölümünde bedelini bile kısrak sahibi köylüye ödemekten sakınan, lâkin “devlet memuru”nu koruyup kollayan “Kurucu Meclis Hükümeti” ve Rıfat Bey!

Rıfat Bey’i de kısaca tanımalı:

“… Rum meselesi bitmemiştir efendiler. Fethi Bey buyuruyorlar ki, iki köy kalmıştır. Daha Tokat’ın bir deresinde 700 öldürülmüş (Rum) vardır., 150’si de yaralıdır. Bir köyden 850 tane adam tutulursa beride altı sancakta daha ne kadar var, bunu hesap edin, yani mühim meseledir…” (4) Pontus meselesi görüşülürken edilen bu sözler, bir “Pontus” meselesinin varlığının değil, Karadeniz’in en ücra köyünde bile Hıristiyan bırakmama azminin ifadesidir.

Bir sonraki gündem maddeleri:

5- Tezkereler, (5)1. — Dışişleri Bakanlığı bütçesine on bin lira ilâvesi hakkında başbakanlık tezkeresi

6- Önergeler, (6)1. Mersin Mebusu Salâhaddin Bey’in, haftada (hafta içinde anlamında-tu) bir gün Bakanlar Kurulu’nun görev ve yetkileri hakkındaki tasarının görüşülmesine dair önergesi.

Tanıtma ve tanınma sırası Salâhattin Bey’e geldi.

Salâhaddin (Köseoğlu) Bey, bir “firari”dir. İttihat Terakki önde gidenlerinin kimi yurt dışına kaçarken, kimi yurt içinde saklanırken arkalarında güvendikleri adamlarını , “Artçı İttihatçılar”ı bırakırlar. Salâhaddin Bey bunlardandır ve kurdukları gölge İttihatçı partinin (Teceddüt  (Yenilenme!)  Fırkası) Beyoğlu sorumlu sekreteridir ve Divanı Harp’te görülen davanın kaçak sanıklarındandır.” (5)

8.— Mazbatalar (Kararnameler), (8)1. Kütahya Mebusu Cem il Bey’in, Meclis İdare Azaları seçiminde vergi kaydı aranılmamasına dair kanun teklifi ve Dahiliye Encümeni mazbatası, ve;

8.2 — Nüfus Kanunu’nun onuncu maddesine ek kanun tasarısı ve İçişleri Encümeni mazbatası.

Son mazbata işgal edilen yerler halkından nüfus cüzdanlarını kaybedenler hakkındadır, gündeme alınır ve üzerinde bir görüşme yapılmaz.

Son madde  şudur:

9- Görüşülen maddeler (Görüşülmesine geçen oturumda başlanmış-tu).

  • 1922 Senesi Muvazenei Umumiye (Genel Denge) kanunu tasarısı ve Mali Denge Encümeni mazbatası.

Gündem maddeleri bunlardır. Bazı konuşmacılar ve sözleri böyledir.

Bugün 9 Eylül 2020’dir. Bugün İzmir, “İzmir kurtuldu” diye “bayram” eder!

O gün 9 Eylül 1922’dir  “İzmir’in Kurtuluşu” müjdesi “Kurucu Meclis”e ulaşmaz!

O gün “Kurtuluş” kuvvetleri ile “Kurucu Meclis” arasında hatlar kopuktur.

Bugün, toplumsal hafıza ile geçmişin de bağları kopuktur.

foto: Aya Fotini Kilisesi avlusunda Ege içlerinden gelen mülteciler.

  1. Mülteci: O günlerde yurdundan kovulan Hıristiyanlara bu sıfat verilir.
  2. TBMM Zabıtlar, c.22, 99.Oturum.
  3. Ayhan AKTAR: Diyarbakır 1915: Kötülüğün arkeolojisi, Agos, 7 Şubat 2012
  4. TBMM Zabıtlar 10 Haziran 1922, c.3, s.387
  5. Rıdvan Akın, İttihat ve Terakki Hükümetleri’nin Divan-ı Harb-i Örfi’de Yargılanması ve Malta Sürgünleri 1918-1921), Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi dergisi. 2014/1, s.59-120.

Facebook Yorumları

reklam
9.09.2020
9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde…
28.01.2020
Bir Çuvaldız: ONBEŞLER ve “KURTULUŞ”UN GÖLGESİ
20.9.2017
İzmir’in Hafızası
18.7.2017
15 Temmuz Bayramı Kutlu Olsun!
11.1.2017
Yüz Yıllık “Anayasa Paketi”
16.9.2016
İzmir Hatırlıyor! Geçmişi Unutmuyor!
10.1.2016
ISPARTALIYANLAR VE KORDON’DAKİ KONAK
29.10.2015
Böyle cumhuriyetin nesini kutlayayım…
10.9.2015
İzmir hatırlıyor: İzmir’in kurtuluş ve ganimet bayramı
21.4.2015
Buyurun, işte belge!
14.4.2015
Ermenilerle uyuşmak söylentileri
09.01.2015
Kurtuluşçu keramet ve ihanet
27.12.2014
Kurban Kubilay
14.09.2014
İzmir hatırlıyor! Resmî ezberleri tersinden okuyor...
17.06.2014
Leylek konmaz bacana
14.05.2014
Mutlu mesut Ermeni
22.04.2014
Türkleştiremediklerimizden misiniz
06.04.2014
Derdim çoktur, hangisine yanayım
27.03.2014
Seçmekten kim usanır...
03.03.2014
Tek yol inkâr çizgisidir...
15.02.2014
Yeniden İstiklâl Harbi
29.01.2017
‘Onbeşler’, faili meçhul mü
21.01.2014
Evren geleceğine Enver gelsin!
04.01.2014
Hem mimar değil, hem de Ermeni
30.12.2013
Cumhuriyet dindir, imandır, yolsuzluktur!
04.12.2013
Tekkeler ve Hicazkâr
25.11.2013
Şapka’dan çıkan devrim
18.11.2013
Milli birlik beraberlik
11.11.2013
Heykeller ülkesi
04.11.2013
Köşküm var körfeze karşı
29.10.2013
Doksan sekiz yaşında!
21.10.2013
Çerçi! Ya sev, ya sev!
14.10.2013
Masumiyet müzesi
07.10.2013
Kurban ve ‘ötekiler’
30.09.2013
Padişahım sen ölmedin!
22.09.2013
Yüz yıllık bekleyiş
16.09.2013
Bir ‘öteki’ hikâyesi: Hoşsohbet kalafatçı
09.09.2013
İzmir: Fetih, Kurtuluş ya da İstila
03.09.2013
Dört kısa kıssa
26.08.2013
Zaferler, kahramanlar, kusurlar...
20.08.2013
Haramzade haramiler!
30.07.2013
Χαδί εγβαλλαχ!
17.07.2013
Helalleşsek mi helal, yüzleşsek mi helal
13.07.2013
Safları sıklaştıralım! Türkiye ‘yüzleşecek’
01.07.2013
Gizli Alevi Örgütü!
24.06.2013
Barış için ‘gömlek’ ve ‘kimlik’
18.06.2013
Hepimiz Mustafa Kemal’in askerleriyiz!
11.06.2013
Gel teskere gel!
04.06.2013
Taksim süreci ve “ne yapmalı?
25.04.2013
24 Nisan Ermeni Soykırımını anarken...
15.02.2013
KÜRTLER BENİM NEYİM OLUR?
09.02.2013
Çılgın bir bir “ırk" doğuyor!
29.01.2013
İTTİHATÇI CUMHURİYET ve ONBEŞLER’İN İSMİ
15.01.2013
NAZIM HİKMET ‘in ORTAÇAĞI
10.11.2012
Atatürk ölmedi !
07.11.2012
BARİKATLARA !!!
06.11.2012
‘Güzel İzmir’ yüzleşmesi!
06.11.2012
KÜRDİLİ HİCAZKAR
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive