Taha Akyol



Bookmark and Share

Bilimde İran’ın bile gerisindeyiz!


10.2.2019 - Bu Yazı 118 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  İran’ı asla küçümsemem, güçlü yönlerini bilirim. Başlıkta ‘bile’ diye yazmamın sebebi, bilimsel yayın sıralamasında eskiden çok gerimizde olan İran’ın bizi geçmiş olmasıdır.

Uluslararası atıf indekslerine giren bilimsel yayın sayısında 2000 yılında Türkiye’de akademisyenler 8.120 yayın yapıyordu, dünya sıralamasında 25. basamaktaydık.

İran’daki akademisyenlerin bilimsel yayın sayısı  ise 1.884’tü ve dünya sıralamasında 47. basamakta bulunuyordu.

Yıl 2017... Türkiye 42.405 yayınla dünyada 19. sıraya yükseldi, fakat...

İran 2010 yılında bize yetişti, 2017 yılında indekslerde yer alan 54.338 bilimsel yayınla önümüze geçerek dünyada 16. sıraya yükseldi!

“Scientific Journal Rankings” sitesine girerek ayrıntıları öğrenebilirsiniz.

Demek ki, kendimizi kendimizle ölçmek yerine, kendimizi benzer ülkelerle ölçmek  yani “evrensel” kıstaslara bakmak lazım.

Evrensel kıstaslarda ekonomi, bilim, hukuk, teknoloji gibi alanlarda kaçıncı sıralardayız diye düşünmeliyiz.

Çin faktörü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ODTÜ Teknokent açılışındaki konuşmasında, bu üniversitemize hakettiği övgüleri ifade ederken, “kimi istisnalar hariç” vakıf üniversitelerimizin beklenen performansı göstermediğini belirtti.

Çok haklı bir eleştiri.

Ancak performans düşüklüğü, vakıf olsun devlet olsun, yetersiz standartlarla kurulan bütün üniversitelerimizde ciddi bir sorundur. Üniversite sayısını arttırmak uğruna kuruluş standartlarının aşağı çekilmesi hata olmuştur.

Ayrıca, bilimin gelişmesi için hem yeterli kaynak lazımdır, hem yurt dışına öğrenci göndermek, yabancı öğretim üyesi getirmek, akademik kriterleri siyaset ve ideolojinin üstünde tutmak, dünya üniversiteleriyle yoğun ilişkiler kurmak gibi şartlar lazımdır.

Cumhurbaşkanı bu konuda Çin’i takdir ettiğini söyledi, doğrudur. Aslında Ortadoğu ülkelerinin neden başarısız, Uzak Doğu ülkelerinin neden başarılı, bizim niye ikisinin arasında bir yerde olduğumuzu iyi incelemek lazım.

Dışa açık olmak

Bilimin gelişmesi birkaç şarta indirgenemez, zira çok sayıda faktöre bağlıdır. Dünyaya açık olmak zorunlu şartlardan biridir. 2018 yılında Amerikan üniversitelerinde okuyan yabancı öğrenci sayılarına bakın:

Çin’den öğrenci: 363.341

Hindistan’dan öğrenci: 196.271

İran’dan öğrenci: 12.738

Türkiye’den öğrenci: 10.520

Bu verileri URAP’tan aldım. (University Ranking by Academic Performance)

Yurt dışında okuyanların zihninin bozulacağı, hatta ajan haline getirilecekleri gibi “kapalı toplum” önyargılarından kurtularak bilimde olabildiğince dışa açılmak gerekiyor: Yurt dışındaki iyi üniversitelere daha çok lisans ve yüksek lisans öğrencisi göndermek, uluslararası bilimsel ilişkileri, konferansları, akademisyen mübadelesini olabildiğince geliştirmek lazımdır.

YÖK Başkanı Prof. Yekta Saraç buna “uluslararasılaşma” diyor, doğrudur, önemli bir kriterdir.

Başarının ölçüsü nereden nereye geldiğimiz değil, uluslararası sıralamalardaki yerimizin ne olduğudur. Ekonomide olduğu gibi bilimde ve hukukta da böyle.

Dünyanın neresindeyiz?

Dünyada üniversitelerin performansını ölçen akademik kuruluşlar var; sıralarda değişmeler olabiliyor ama genel tablo değişmiyor.

URAP’ın verilerine göre dünyada performansı en yüksek üniversiteleri oluşturan 517 üniversiteye “A Grubu” deniliyor. Bu kategoride Amerika, İngiltere başta geliyor, onları Japonya, Almanya, Fransa gibi ülkeler izliyor...

“A Grubu”na giren Çin Üniversitelerinin sayısı 60, İran üniversitelerinin sayısı 3’tür...

Bu grupta Türk üniversitelerinden bir tane bile yok!

Sayıları 2 bini bulan  “B Grubu”na giren üniversitelerimiz var; hem de bu grubun üst sıralarında, A Grubu’na yakın yerlerde... Bunlar zaten kamuoyunda da  bilinen, yüksek puanla öğrenci alan devlet ve vakıf üniversitelerimizdir.

Türkiye’nin bekası için birinci sırada yer alan konular bilim ve hukuktur. Bu ikisinde performansımızı arttırmadan gelişmiş ülke olamayız.

Bunu başarmak için bilime ve hukuka öncelik veren bir siyasi iklim, üniversitelerde akademik değerleri üstün tutan bir özerklik gibi çok sayıda zihniyet ve yönetişim reformlarına ihtiyaç var.

Yeri geldikçe yazacağım bunları.

Facebook Yorumları

reklam
21.4.2019
Dava ve devrim
19.4.2019
İptal edilir mi?
17.4.2019
Yanlış karar AİHM’den döner
16.4.2019
Demokrasi değilse ne?
14.4.2019
‘Yumuşak güç’
12.4.2019
Hukuk devletinde seçimler
10.4.2019
Manzara-i umumiye
9.4.2019
Hukukta seçimlerin iptali
7.4.2019
Savaş mı, seçim mi?
5.4.2019
Komplo mu hukuk mu?
3.4.2019
Sonuçlara itiraz
2.4.2019
Bundan sonrası daha önemli
31.3.2019
İslam’da yenilenme sorunu
30.3.2019
Bu seçimlerde partiler
27.3.2019
Hain kavramının hukuk karşılığı?
25.3.2019
İsrail uğruna!..
22.3.2019
Anzakların torunları
20.3.2019
Siyasette hurafeler çağı
19.3.2019
‘İslam Avrupa’yı istila ediyor’
17.3.2019
Haç-Hilal savaşı mı?
15.3.2019
Kutuplaşma dili
13.3.2019
‘Vatan tehlikede’
12.3.2019
Yargı Etik Bildirgesi
10.3.2019
Tarihten bir yaprak: Hakimler ve savcılar
6.3.2019
YÖK ne yapıyor?
5.3.2019
Asıl mesele: Hukuk devleti
3.3.2019
‘Özlenen geçmiş’
1.3.2019
Siyasette ‘hain’ söylemi
27.2.2019
İslamcı bir reformist
26.2.2019
İdam, din ve siyaset
24.2.2019
Bir çınar devrildi: Kemal Karpat
23.2.2019
Adalet kimden yana?
20.2.2019
Türkiye’nin bekası
19.2.2019
Despotların din reformu
17.2.2019
Lozan’a nasıl bakmalı?
15.2.2019
Medya nereye?
13.2.2019
‘Bizden’ olunca iyi mi olur?
12.2.2019
Zihnimizi farklı ışıklara açmak
10.2.2019
Bilimde İran’ın bile gerisindeyiz!
8.2.2019
Hüseyin’in trajedisi
6.2.2019
Türkiye nereden nereye?
5.2.2019
Bilmeden konuşmak, bilerek susmak
3.2.2019
Nüfusumuz 82 milyon
1.2.2019
Tanrı Trump’ı istemiş!
30.1.2019
Kodu mu oturtmak!
29.1.2019
Din ve siyaset
28.1.2019
Anayasa Mahkemesi ne yapıyor?
25.1.2019
Hasbihal
23.1.2019
Hukuk yolunda...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net