MEHMET ALİ ALÇINKAYA: ÖZNESİ OLDUĞUM TARİHE TANIKLIK- TKP’Yİ ARIYORUZ (4)

20.12.2018 - Bu Yazı 488 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

MEHMET ALİ ALÇINKAYA: ÖZNESİ OLDUĞUM TARİHE TANIKLIK- TKP’Yİ ARIYORUZ (4)

 Türk Demir Döküm Fabrikası İkmal Kısmı’nda ben ve Ali Osman Kuşburnu, Emaye Kısmı’nda Fahrettin Ozan ve Süleyman Savaş, Döküm Kısmı’nın Laboratuvar Ünitesi’nde Özkan Kaplan ve bizimle aynı dönemde işe girmiş bizim çevremizdeki genç arkadaşlarla, bir yandan Sendika’da aktif olarak çalışıyoruz bir yandan da gençlik çalışmalarına katılıyoruz...

Fabrika’da çalışan Halkın Kurtuluşu ve Aydınlık’çı TİKP’çiler, işçiler arasında DİSK’e ve Türkiye Maden-İş Sendikası’na karşı faaliyet yürütüyorlar... Özellikle Aydınlık’çılar belli zamanlarda Fabrika önünde Aydınlık Gazetesi dağıtıyorlar... Aydınlık’çılara gazete dağıttıkları sırada müdahale ediyoruz. Bu müdahalemizi ilk önce İşyeri Temsilcileri anlamadılar. Hatta bir seferinde İşyeri Baştemsilcisi Turgut Alaağaç’la bu konuda tartıştık...

Turgut Alaağaç, “Bunlar da devrimci değil mi, neden karşı çıkıyorsun?” dedi. Dergiyi kendisine göstererek “Bunlar, DİSK ve Türkiye Maden-İş Sendikası’na saldırıyorlar. DİSK ve Maden-İş Sendikası yöneticilerine ‘sendika ağası’, biz İGD’lilere de ‘sosyal faşist’, ‘beslemeler’ diyerek saldırıyorlar.” dedik...

Aydınlık’çılara karşı tutumumdan dolayı dayım Hayrettin ve 12 Mart’ta dayımla birlikte içerde yatmış Turgut Bozgül’le de tartıştık. Temsilcilerden Yaşar Soykal Aydınlık’çılara karşı açık olarak bizden yana tutum aldı. Maocularla tartışmalarımızda, İşyeri Temsilcileri giderek daha net tavır almaya başladılar.

Halkın Kurtuluşu, TİKKO ve Aydınlık’çılar; Fabrika’da özellikle Tuncelili, Erzincanlı, Erzurumlu genç işçi arkadaşlar arasında örgütleniyorlardı. Propagandaları DİSK ve Maden-İş yöneticilerini “sendika ağası” ve “sosyal faşist” olarak nitelemek temelinde oluyordu.

Hem genç işçiler arasında hem de 1969 Direnişi’ne, 15-16 Haziran’a öncülük eden işçiler arasında hem İGD’ye hem de TKP’ye yakınlık hızla gelişiyordu. Küçük Demir Döküm Fabrikası, Rabak ve 14. Bölge’de Maden-İş Sendikası’na bağlı diğer fabrikalardaki işyeri temsilcileri ve işçilerle ilişkilerimiz gelişiyor, Bölge Temsilciliği’nde, sendikal çalışmalarda, birlikte çalışmalar yapıyorduk.
 

Hafta sonları İzmit’e gitmeyi azaltmaya başladım. İstanbul’daki sendikal faaliyete ve İGD faaliyetlerine daha çok katılıyordum. İzmit’e gittiğim hafta sonlarında Kocaeli Devrimciler Birliği’ne gidiyordum. KDB’nin etkinliklerine ve seminerlerine katılıyordum. Erdoğan, Dursun, Mamo ve İzmit’teki diğer arkadaşlarla sohbetlerimiz daha dikkatli oluyordu. Artık her birimiz Parti’yle daha yakın bağlar kurmaya başlamıştık. Parti’den söz ederken artık şunu hissediyorduk, her birimizi Parti bulmaya başlamış. Artık Atılım’ı eskisi gibi Abdullah Kolbaşı, Çetin Özavcı, Erdoğan ve ben değil, Parti’nin yayın ilişkileri içinde okuyorduk.
 

Bank-Sen (Türkiye Devrimci Banka ve Büro İşçileri Sendikası) Genel Kurulu, İstanbul Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Bank-Sen Sendikası’nın DİSK’e katılma kararı aldığı Genel Kurul’da, Maden-İş Sendikası’nın İstanbul’daki Bölge Temsilciliklerine bağlı işyerlerindeki bir grup işçi arkadaş olarak Süleyman Üstün Hoca’mın başkanlığında Kongre güvenliğini sağlıyoruz. İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan, Süleyman Hoca’mızı ve bizleri makamına davet ederek hem bizimle tanıştı hem de sohbet etti ve ikramda bulundu. DİSK’e katılma kararı alan Bank-Sen Sendikası’nın Güvenlik Komitesi’nde görev almak, İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan’la tanışmak beni mutlu eden anılarımdandır.

1 Mayıs 1977 hazırlıkları başlamış... Fabrika, bölge ve genel merkez 1 Mayıs Komiteleri kuruluyor. 1 Mayıs Komiteleri olarak toplantılar yapıyorduk...

1 Mayıs 1977’nin en önemli çalışmalarından birisi de Güvenlik Komiteleri’ydi. Güvenlik Komiteleri’yle, Mehmet Ertürk toplantılar yapıyordu. Anımsadığım kadarıyla Fahrettin, Ali Osman, ben ve bizim çevremizdeki genç arkadaşlar DİSK Güvenlik Görevlisi’ydik. 14. Bölge’ye bağlı fabrikalardaki DİSK Güvenlik Görevlileri’yle, Mehmet Ertürk toplantı yaptı. Güvenlik hakkında bilgi verdi,

1 Mayıs 1977’de güvenliğin önemini anlattı.

1 Mayıs çalışmalarını hem bölge düzeyinde hem de fabrika düzeyinde olmak üzere yapıyorduk. Bölgede güvenlik hazırlıkları, afişleme, yazılama, pankart ve bez afiş yazımlarını doğrudan fabrikalardaki genç işçi arkadaşlar yapıyorduk.

Fabrikalar ve hizmet sektörü işyerleri, üretim özellikleri ile 1 Mayıs’a katılacaklar. Fabrikalarda ona göre hazırlıklar yapılıyor. Biz de Türk Demir Döküm Fabrikası olarak, kamyon üzerinde döküm potalarının maketlerini hazırlıyorduk. 1977 aynı zamanda metalürji işçilerinin MESS’e karşı Toplu Sözleşme dönemi. MESS (Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası), Türkiye Maden-İş Sendikası’na bağlı işyerlerinin tümüne Grup Sözleşmeleri dayatıyor. Biz de Demir Döküm Fabrikası olarak MESS’e karşı 1 Mayıs Alanı’nda bir eylem geliştirdik.

 

Tasarladığımız eylem şöyle idi: Bir idam sehpası hazırlayacağız... İdam sehpasının üzerinde iki kişi olacak... Bir kişi MESS’i temsilen bir cellat elbisesi giyecek… Giydiği cellat elbisesinin üstünde “MESS” yazacak... Bir kişi de 1 Mayıs’ın işçi önderlerinden Parsons’u canlandıracak... MESS’i temsilen “Cellat”ı Tuncay isminde bir işçi arkadaş, işçi önderi Parsons’u da ben canlandıracaktık...

14. Bölge’deki fabrikalar; Kağıthane-Çağlayan arası, Eyüp-Taşlıtarla arası ve Okmeydanı-Kasımpaşa arası bölgelerde afişleme ve yazılama yapacaklar. Türk Demir Döküm Fabrikası olarak 1.000’e yakın işçi, Demir Döküm Fabrikası’nın bulunduğu Silahtarağa’dan Yıldıztabya-Kahveler, Yıldıztabya ve Taşlıtarla’ya kadar olan alanın hem yazılamasını hem de afişlemesini yaptık. Tüm fabrikalar da bölgelerinde, afişleme ve yazılamaya yığınsal olarak katılıyorlardı. Abartısız hemen hemen fabrikalarda çalışan işçilerin tümü katılıyordu.

Silahtar, Alibeyköy, Yıldıztabya, Yıldıztabya-Kahveler, Araphan, Küçükköy, Kemiklidere, Eyüp bölgelerinde, bir tarafta İGD’nin gençlik örgütlenmesi, bir taraftan da İKD (İlerici Kadınlar Derneği)’nin kadın örgütlenmesi hızla yükseliyor. İşçi arkadaşlarımızın eşleri İKD örgütlenmesine katılıyorlar... İGD, işçi gençlik arasında ve bölgemizdeki öğrenci gençlik arasında örgütleniyor.

Dayım Hayrettin, Mahmut, Halit ve TİP’li arkadaşlar, genellikle Hayrettin ve Mahmut dayım da yaptıkları toplantılara beni de davet ediyorlar. Politik durum üzerine sohbetlerden sonra kimi toplantılarda DİSK ve Türkiye Maden-İş Sendikası, İGD, İKD ve TKP üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu toplantılara beni davet ederken benim İGD’li olduğumu ve TKP’yi savunduğumu biliyorlardı. Bu toplantılara katıldığımda partisizdim ama toplantılarda dayımlarla ve toplantıya katılan TİP’li arkadaşlar ve özelikle de Nergis Hanım’la tartışmalarımız olmasına rağmen birbirimize kesinlikle saygısızlık yapmıyorduk. O toplantılarda çok şeyler öğrendim...

Dayımlarla; dayı-yeğenliğin yanı sıra çok iyi arkadaştık. Eyüp İlçesi’nden gelen TİP’li arkadaşlar ve Nergis Arkadaş’la da çok iyi dosttuk. Ben en küçükleriydim. Zaman zaman tartışmalarda ukalalık yapmama rağmen bana hiç kırılmadılar, beni de hiç kırmadılar...

1 Mayıs 1977 günü 14. Bölgeye bağlı fabrikalar, 1 Mayıs Alanı’na Unkapanı üzerinden yürüdük. Demir Döküm, Sungurlar, Rabak, Metal Fabrikası ve diğer fabrikalar, kamyonların üzerine yaptıkları üretim maketleri, görevli işçiler tulumlarıyla birlikte kamyonların üstünde şovlarını sergiliyorlar...

Bir kamyonda da biz varız. Dört işçi arkadaş, idam sehpasını taşımak üzere, Tuncay arkadaş cellat elbisesini giymiş MESS’i temsil ediyor... Ben, idam gömleğimi giymişim, işçi önderi Parsons’u canlandırıyorum. Unkapanı yönünde Maden-İş 14. Bölge Sefaköy Bölgesi’ndeki işçilerin yanı sıra DİSK’e bağlı sendikalardaki fabrika ve hizmet sektörü işçileri, 1 Mayıs Alanı’na doğru yürüyorduk. İşçilerin yanı sıra gençlik ve kadın örgütleri ile diğer sol gruplar da yürüyordu. Kamyonun üzerinde işçi arkadaşlar idam sehpasını taşıyorlar, idam sehpasında ip boynuma geçirilmiş MESS’i temsil eden celladın elinde ben bağırıyorum: “Cani olduğum için değil, işçi olduğum için asılıyorum.”

İşçiler, gençler, kadınlar, köylüler, hizmet sektöründe çalışanlar, coşkulu bir şekilde sloganlar atıyoruz, marşlar söylüyoruz. Sokaklarda, evlerinin balkonlarında insanlar, dükkanlarında esnaflar bizleri alkışlıyorlar. Bizler 1 Mayıs Alanı’na doğru yürüyoruz... Bir yandan Maocu ve diğer gruplar da 1 Mayıs Alanı’na doğru yürüyorlar... Sloganlar atıyorlar... Zaman, zaman DİSK güvenlikçileriyle Maocu gruplarlar arasında tartışmalar yaşanıyordu...

14. Bölge’ye bağlı fabrikalar, 1 Mayıs Alanı’na girdik. Sıtkı Coşkun, kürsüden anons yapıyor... Türk Demir Döküm işçileri alana giriyor... Ben idam sehpasının üzerindeyim… Boynumda idam ipi celladımın elinde... Sıtkı Coşkun, anons ediyor… “Cani olduğum için değil, işçi olduğum için asılıyorum” diyen ve MESS’e karşı direnen işçi sınıfı alan giriyor... Sırasıyla Demir Döküm, Rabak, Sungurlar ve 14. Bölge’ye bağlı fabrikalar alandaki yerimizi alıyoruz...


Alandaki yerimizi alırken ben idam sehpasının üzerindeyim... Boynumda ip... İdam sehpasını taşıyan arkadaşlar idam sehpasını kamyonun üzerine indirirken birden dengeleri bozuldu... İdam sehpasının ön kısmı kamyonun üzerine düştü... Arka kısmı işçi arkadaşların omuzunda... İp, benim boynumda... Az kalsın boğuluyordum...

Alandaki yerimizi almıştık... Bizim gösterimiz bitmişti... Ben aynı zamanda DİSK Güvenlik Görevlisi olduğum için hemen güvenlik gömleğimi giydim... Kürsü görevlisiydim... Görev alanındaki yerimi almadan, İzmit’ten gelen arkadaşları buldum... Kucaklaştık... Erdoğan, kardeşim Haydar, kız kardeşim Dilber, Erdoğan’ın eşi yengem Güler ve İzmitli tüm arkadaşlarla, sendika ve işyeri temsilcisi tanıdığım arkadaşlarla kucaklaştıktan sonra, kürsü güvenliğindeki görev yerime gittim... Kürsüde Sıtkı Coşkun, alana girenleri anons ediyor...

1 Mayıs’a katılanlar coşkulu... Halaylar çekiliyor... Sloganlar atılıyor... Ve Türkiye Komünist Partisi, 1 Mayıs Alanı’nda... Pankartlar açılmış... “İşçi Sınıfı Partisi’ne Özgürlük” sloganı atılıyor... 1 Mayıs Alanı mahşer yeri gibi... İşçi sınıfının partisi TKP, illegal ama ete, kemiğe bürünmüş 1 Mayıs Alanı’nda, yaşamın içinde... Alanda yüzbinler, işçisi-kadını-genci-köylüsü hep bir ağızdan TKP’yi haykırıyorlar... Tüm güvenlik önlemlerine rağmen işçi sınıfı, illegal olan partisi TKP’yi 1 Mayıs Alanı’na getirmişti. TKP, illegal idi... Ama 1 Mayıs Alanı’nda yasal partiydi. Komünistler, ilk defa olarak 1 Mayıs 1977’de özgürlüklerini haykırıyorlardı…


1 Mayıs Alanı’na kortejler; Şişli, Beşiktaş ve Unkapanı tarafından gelmeye devam ediyorlardı. 1 Mayıs Alanı’nda yüzbinler yerlerini almış... Alana girmeye çalışan Maocu gruplar, DİSK’in Güvenlik Görevlilerine sorun çıkarıyorlar... Sloganlar atıyorlar... Havayı geriyorlardı...


Sıtkı Coşkun, DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler’i anons ederek, konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet etti. Kemal Türkler, konuşmasına başladı. Konuşmasının ortalarına doğru İnterkontinental, şimdiki Marmara Oteli’nden ve Sular İdaresi’nin bulunduğu yerin duvarının üstünde silah sesleri gelmeye başladı. 1 Mayıs Alanı, birden mahşer yerine döndü...

Kemal Türkler, kürsüde konuşmasını sürdürmeye devam ediyor... Provokatörler ateşe devam ediyorlar... Ve insanlar panik halinde... Kürsüde mikrofon, Sıktı Coşkun’da... Ve Sıtkı Coşkun, kürsüden kitleleri panik olmaktan alıkoyacak konuşmalar yaparak insanların alandan çıkmalarını yönlendiriyor... 1 Mayıs Alanı’nda insanlar; fırtınanın koptuğu zaman, tarladaki başak tanelerinin hep beraber bir yere yatıp tekrar kalktıkları biçimde yatıp kalkarak alanı terk ediyorlar. DİSK Görevlileri, Kemal Türkler’i alandan çıkardılar.

DİSK Güvenlik Görevlileri olarak, kitlelerin birbirini ezmeden ve daha fazla panik olmadan Şişli, Beşiktaş, Unkapanı yönlerinde alanı terk etmelerine yardımcı olmaya çalışıyoruz... İnsanlar, alanı terk ediyorlar... Polis, panzerlerini insanların üzerine sürüyor... Polisler, alanı terk etmeye çalışan insanları kadın, erkek, çocuk demeden copluyor... DİSK Güvenlikçileri olarak kitleyi sağ salim alandan çıkarmaya çalışıyoruz... Sıtkı Coşkun, kürsüden kitleye moral vermeye çalışıyor ve kitlenin sağlıklı çıkmalarının sağlanması için DİSK Güvenlikçilerini yönlendiriyor...

DİSK Güvenlik Görevlileri ve kürsüde Sıtkı Coşkun, birlikte kitleleri alandan çıkartarak alanı boşalttık. DİSK Güvenlik Görevlileri, Sıtkı Coşkun, Ahmet İsvan, kürsünün etrafındayız... DİSK Görevlileri, kürsüyü toparlıyoruz... Atatürk Kültür Merkezi’ne asılı dev 1 Mayıs afişini söküyoruz... Polis panzerleri ve polisler, ellerinde coplar, alanda cirit atıyorlar...

Yaralı arkadaşlarımız hastanelere getirildiler... 33 arkadaşımız ölmüştü... Alanda toparlanmaya devam ediyoruz... Bir Polis Müdürü, Ahmet İsvan’ı görüşmek üzere yanına çağırdı... Konuşuyorlar... Polis Müdürü, birden Ahmet İsvan’a tokat attı. DİSK Güvenlik Görevlileri olarak, Polis Müdürü’ne müdahale etmek istememize Ahmet İsvan izin vermedi. Dolayısıyla Polis Müdürü’nün provokasyonu boşa çıktı...

Kürsüyü toparladık... Alandaki Belediye’ye ait araçlar ve fabrikalardan gelen araçların çıkışlarını, Atatürk Kültür Merkezi’ndeki bez afişi topladık...Alandaki işimiz bitmişti... Sıtkı Coşkun ve DİSK Güvenlik Görevlileri, alanı terk edeceğiz... Fahrettin’e, dağıldıktan sonra İzmit’e gideceğimi, isterse birlikte gidebileceğimizi söyledim. Fahrettin, İstanbul’da kalacağını söyledi.

Sıtkı Coşkun, Ahmet İsvan ve DİSK Görevlileri olarak bütün işimizi bitirdikten sonra Şişli yönünde 1 Mayıs Alanı’nı terk ettik. Ben İzmit’e döndüm...

 

 (Devam edecek...

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Selahattin Demirtaş'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi
...
  
Erdoğan, Ali Babacan'la yaptığı görüşmeyi açıkladı: Ümmeti parçalamaya hakkınız yok
...
  
İBB'nin mali durumunu açıklayan İmamoğlu: Tablo tüyler ürpertici
...
  
Mahir Ünal: Ali Babacan olayının siyasette bir karşılığı yok
...
  
Ali Babacan, AKP'den istifa ederek yeni parti çalışmalarını ilan etti
...
  
Savcılık, Ali Babacan’a FETÖ soruşturması açılmasına yer olmadığına karar verdi
...
  
Yeni parti kuracağı iddia edilen Ali Babacan hakkında suç duyurusu
...
  
Ali Babacan'a yakın kaynaklar Reuters'a konuştu; yeni parti için tarih verdiler
...
  
PORTRE | Üniversiteden siyasete, Gezi Parkı’ndan İmralı sürprizine Ali Kemal Özcan
...
  
Öcalan'ın mektubunu açıklayan Ali Kemal Özcan: Beni Erdoğan ile Bülent Arınç görüştürdü; İmralı'ya 2 kez gitttim
...
  
Çarpıcı saha araştırması: Binali Yıldırım’ın Kürt çıkışı ters tepti
...
  
Erdoğan'dan İmamoğlu'na...Valimize ‘it’ diyor. Ondan sonra ‘it demedim, basit dedim’ diyor. Dürüst ol dürüst
...
  
Kaftancıoğlu'ndan Erdoğan'ın “İmamoğlu, Ordu Valimizden özür dilemedikçe böyle bir makama gelemez” sözlerine tepki
...
  
Ordu Valiliği'nden 'VIP tartışması'na ilişkin açıklama: Salona zorla giren ve işgal ederek, fiili durum yaratan İmamoğlu...
...
  
Erdoğan'dan İmamoğlu'na: Ordu valimizden özür dilemedikçe böyle bir makama gelemez
...
  
Zeyrek: Yıldırım, umudunu Ordu Valisi'ne ve Buca Kaymakamı'na bağlamış
...


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive