Sinan ÇİFTYÜREK

canbegyekbun@hotmail.com



Bookmark and Share

DEVLET PARTİSİ, 31 MART SEÇİMLERİNDE HDP’YE ADETA SAVAŞ AÇTI!


7.4.2019 - Bu Yazı 314 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  I – Gerilimi yüksek bir seçim nihayet yapıldı

Başta halkımıza, siyaset kadrosuna geçmiş olsun. Urfa-Şırnak-Hakkari-Van-Ağrı…sınır hattında ki kentlerimiz başta olmak üzere halkımız kendisine dayatılan devlet merkezli özel savaş koşullarında bir seçim kampanyası sürdürdü, tabi sürdürebildilerse? Bu koşullarda oyunu artırarak seçimi kazanan ve iradesini özgürleştiren Amed-Mardin-Van-Batman halkı başta halklarımıza teşekkür ediyoruz.

Gerilimi böylesine yüksek, dil, üslubun böylesine düzeysiz olduğu bir seçim yaşanmadı. Tek parti iktidarından sonra devletin böylesine sivil-askeri kurumlarıyla seçime, özelde Kürt muhalif partilere müdahil olduğu seçim olmadı. Cumhur İttifakı; propaganda çalışmalarını tam anlamıyla tek kale maç yürüttü. Öyle ki Kürdistan sınır kentlerinde tam bir kuşatma-ezme-sindirme siyaseti izlendi.

Bu süreçte Türk ulusal medyası da, devlet konsepti çerçevesinde HDP’ye, Kürt siyasetine kör-sağır-dilsizdi. Parayla reklamlarını bile almayacak kadar karşıydı. Bu şartlar altında HDP belli bir güç kaybetti daha doğrusu devlet partisi zoruyla kaybettirildi ama ezilmedi hatta bazı yerlerde hem oylarını arttırdı hem ayrıca kendine kaybettirene de Batı’da kaybettirdi.

II – Veriler ne diyor?

Seçime katılım oranı %84, 2014’teki %89 katılım oranına göre 5 puan düşmesi beklenmiyordu zira onca yüksek gerilime ve piyasaya sürülen “beka, terör” argümanları dikkate alındığında daha yüksek katılım bekleniyordu.

Seçim sonuçlarına bakıldığında, 2019 Yerel Seçimin İl Genel Meclisi oy dağılımı; AKP %44 (2014’te %43), CHP %30 (2014’te %25), İYİ Parti %7, MHP %7 (2014’te 17), HDP %4 (2014’te %4), SP%2.7 oy aldılar. 24 Haziran 2018 genel seçimlerine göre ise; AKP 2, CHP 8 puan oyunu artırırken, MHP ve İYİ Parti oy kaybı yaşadı. Kazanılan belediye başkanlıklarında ise en büyük kaybı, AKP İstanbul, Ankara, Antalya…vb. büyük kentleri kaybederek yaşarken, CHP 2014 seçimlerine oranla en kazançlı parti.

HDP’ye gelince; Yerel yönetimler de, BDP 2014 seçimlerinde 3'ü büyükşehir 11 il, 67 ilçe ve 24 belde toplam 102 belediye başkanlığı kazanmıştı. 2019 Yerel seçimlerinde ise HDP, üçü Büyükşehir 8 il, 50 ilçe, 12 belde toplam 70 belediye aldı. Kayıp toplam 32 kent ve beldenin 3’ü il, 17’si ilçe, 12’si belde. HDP bu zorla el değiştirilmeye karşın 31 Mart’ta kazandığı 8 ilde Kayyum’u gönderdiği gibi Siirt hariç oylarını da arttırdığını da ekleyelim.

Demokratik yarış yerine Devlet partisinin özel savaş konseptiyle zorla el değiştirilen kentler den; Şırnak, Ağrı’yı AKP alırken; Urfa’da HDP’nin 2014’te aldığı dört ilçeden üçünü AKP; Mardin’de HDP’nin 2014’te toplam 10 ilçede aldığı 8 ilçenin üçünü AKP; Şırnak’ta; HDP 2014’te toplam 6 ilçeden aldığı 5 ilçenin 2’sini AKP; Hakkari’de 2014’te toplam 3 ilçeden aldığı üç ilçenin ikisini AKP; Van’da 2014’te toplam 13 ilçeden aldığı 11 ilçenin ikisini AKP; Iğdır’da 2014’te 3 ilçeden aldığı birini SP; Kars’ta 2014’te aldığı Digor’u AKP aldı. HDP’nin 2014 Yerel Seçimlerine göre 2019’da kaybettiği 17 ilçenin 13’ü Urfa-Mardin-Şırnak-Hakkari-Van-Iğdır-Kars’ta yani sınır kentlerinde yaşandı.  Geri kalan diğer kentlerde kaybedildi.

III - HDP’nin il ve ilçeleri devlet zoruyla el değiştirildi!

*7 Haziran 2015 seçimlerinin başarısının ardından, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) stratejisi olarak belirlenen, Kuzey Kürdistan ile Rojava ve Güney Kürdistan arasında siyasi-kültürel-askeri geçiş ve bağlantıyı kesme hedefiyle alınan birden fazla tedbirden birisi, Kuzey’de Kürt siyasetinin sınır illerindeki siyasal etkisini zayıflatarak yerine sistem partilerini yerleştirme planıydı. Bu planın en net 31 Mart’ta sınır boyunca yürürlüğe konulduğunu gördük.

Belirttiğimiz sınır kentlerde HDP’nin elindeki ilçe ve kentlerin AKP lehine devlet zoruyla el değiştirmesi hedefi son üç dört yılın planlanmasıydı. Çünkü Bahçeli aylar öncesinde devlet aklıyla ve açık konuşarak; “kayyumla atanmış belediyelerde diğer siyasi partilerin mutlaka HDP’nin tekrar kayyum öncesine dönebilecek bir yerel yönetim yapılanmasına müsaade etmeyecek sağduyu ortaya koyması lazım” demesi tüm sistem partilerinde karşılık buldu!

* HDP’nin 2019’da, 2014’e göre kaybettiği 17 ilçenin 13’ünün Urfa-Mardin-Şırnak-Hakkari-Van-Iğdır-Kars’ta yani Kürdistan parçalarıyla sınır olan kentlerde yaşanmasının nedenini merak edenler; Bir, Devletin “eyvah etrafım Kürdistan ile çevrildi” deyip sınır kentlerine yönelik uyguladığı özel savaş planına baksınlar. İki; Bahçeli’nin önceden “eğer Kayyum yerlerini tekrar alırlarsa bazı talepleri derinleşecek. Bu da Türkiye'yi başka bir noktaya doğru götürür. Bunun önlenmesi için de aşiretleri devreye sokalım” demesine baksınlar. Sadece aşiretler mi hayır devletin tüm sivil-askeri gücü ve istihbaratı devreye sokuldu. Üç; Halen  merak edenler Bahçeli’nin  “Bu seçimde Güneydoğu’da alınacak oylar çok önemli. Orada 101 belediyeye kayyum atandı. Şimdi o parti oralarda yine kazanırsa bu çok kötü olur. Çıkarlar, bunu plebisit gibi sunarlar”! demesinin şifrelerine baksınlar. Yani Kürt siyasetini engellemek için her yolu mubah gören devlet stratejisine baksınlar.Kürdistan’da HDP devlet partisi ile özel savaş şartlarında mücadele etti derken hareket noktamız bunların bütünü.

*Devleti arkalamış Cumhur ittifakı, devletçe “stratejik” algılanan il-ilçelere çok önceden özel stratejiyle yöneldiği ve bazı yerlerde etkili olacağını belirtmiştik. Halfeti’den Çukurca-Van-Ağrı’ya uzanan sınır boyunda belirttiğim kentlerde AKP’nin kazanmasına; AKP’li Kayyumların “hizmet başarısı” diyenler şarlatanlık yapıyorlar. Bu iddiada olanlar Kayyum yönetimindeki Diyarbakır-Van-Mardin-Batman’a…baksın. Yani mesele Kayyum “başarısı” meselesi değil, devlet partisinin özel savaş konseptinin uygulanmasıdır.

*HDP’e yaşanan kent kaybının esas sınırda, özellikle birkaç bin polis ve asker oyuyla sonuç alabilecekleri küçük ilçelerde yaşanmış olması tesadüf değil. Çünkü devlet partisinin özel savaş konseptinin bugün esas sonuç almayı hedeflediği yerler zaten buralardı. Yoksa Kızıltepe, Nusaybin, Cizre’de sınır ilçeleriydi. Kısacası Cumhur ittifakı “beka” ve tehdit algılamasında Kürdü/Kürdistan’ı göstermesinin icra alanı olarak 31 Mart seçim sürecinde devlet partisinin halkımıza, siyaset kadrosuna nasıl yüklendiğini görmek isteyen görür, anlar!

*AKP, siyasal stratejide örtüştüğü MHP ile birlikte Kürde kaybettirdi ama Kürt de duruşuyla 25 yıllık Erdoğan iktidarın sonunun başlangıcını hazırladı. Çünkü Kürt boynuna vurup elinden ekmeği alınacak eski Kürd değil. Geçti o günler! Güney’de yarı bağımsız devleti, Rojava’da fiili federal yapısı var. Salt Amed’te değil Ankara siyaset denkleminde de yeri var!

IV - HDP ve genelde Kürt siyaseti de aynayı yanlışlarına, eksiklerine cesaretle tutmalı.

Devlet merkezli Kürtlere dayatılan özel savaş konseptinin altını çizerken, HDP ve genelde Kürt siyaseti de “nerede yanlış yaptık”? sorusuna yanıt aramalı. Bu meseleye tekrar döneceğiz. Burada kısaca beş şeyi belirtmek istiyoruz; bir ve önemlisi hizmet belediyeciliğinde HDP’yi aynayı cesaretle kendine/geçmiş belediyecilik deneyimine tutmaya çağırıyoruz. İki; ayrımsız tüm halklara, tüm siyasal eğilimlerden işçi, emekçi, işsiz halka eşit yaklaşım ışığında geçmiş pratiği sorgulanmaya çağırıyoruz. Üç; HDP belediyelerini mali gelir-giderleri halka aylık, yıllık şeffafça açıklayan bir işleyişi başlatmaya çağırıyoruz. Dört; HDP’nin Yerel Yönetimler deklarasyonunda yeralan doğrudan demokrasiyi uygulamaya somutta halkla ile birlikte karar birlikte icra prensibini uygulamaya çağırıyoruz. Beş; HDP ve Kürt siyaset kadrosunun, 7 Haziran 2015 sonrası MGK yönelimlerini ve bunun şifrelerini taşıyan Devlet Bahçeli’nin devletin aklı ve stratejisini yansıtan mesajlarını doğru okumadığını, okunsaydı bilinçli ön hazırlıkla daha az hasarla süreç atlatılabilinirdi.

V – Metropollerin kaybedilmesi AKP’nin 25 yıllık iktidarın sonunun başlangıcı mı? 

HDP, Batı metropollerinde somutta İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya…gibi kentlerde CHP’ye kazandırarak Cumhur İttifakına darbe vurdu. Erdoğan, “Unutmayın, İstanbul’da teklersek, Türkiye’de tökezleriz. İstanbul, Türkiye ortalamasının altına düştüğü an, buna yanarız” demişti. İstanbul’da AKP artı MHP % 48 oy aldı. MHP’nin yüzde 6-7 oyunu çıkarırsan AKP İstanbul oyu Türkiye ortalaması olan %44’n altında demek. Buna ağırlaşacak olan ekonomik kriz sonuçlarını da eklersek 4.5 yılı zor tamamlar. Erdoğan oralı olmadan “biz 4,5 yıl iktidardayız” demesine bakmayın. Metropollerin kaybında başka faktörler de var.

Bir; 25 yıllık kesintisiz yerel iktidar ve 17 yıllık merkezi iktidarda olan Erdoğan’ın muhalefet lideri imiş gibi konuşması. Sanki iktidarda kendisi değil de, CHP ve Millet ittifakıymış sanki HDP imiş gibi muhalefete saldırmasını bu kez halklar yutmadı.

İki; Önce Milli Görüş geleneği kadrosu olarak, sonra 17 yıllık kendi merkezi iktidarının bir  numarası olarak ilk 10 yılı boyunca tek parti iktidarını ağır eleştiren Erdoğan’ın son yıllarda tek parti iktidarı uygulamalarına kendisinin başvurması. Yani devletin sivil-askeri güçlerini arkalayan AKP’nin muhalefete saldırması AKP tabanında belli bir kırılma yarattı.

Üç; Bir süredir fiilen MHP ile koalisyon kuran AKP’nin, Kürt/Kürdistan siyaseti ve genel siyasal strateji de giderek MHP çizgisine oturması. Yani AKP’nin genel siyasal stratejisinin MHP’lileşmesinin (devletleşmesinin) başta Kürt tabanında olmak üzere tepkilere yol açması.

Dört; Erdoğan/AKP’nin uzun iktidar yıllarında seçim propaganda gündemi ile halkların gündeminin böylesine ayrışmasına ilk kez bu kadar bariz, çıplak şahit olduk. Örneğin; Cumhur İttifakı, “terör, beka, Kürdistan yok” gibi yapay gündem üzerinden propaganda yaparken; halklar, işçi emekçiler, işsizlerin ise gerçek gündemi olan ekonomik kriz, işsizlik, zamlarla boğuşmuş olması. Erdoğan’da halkın üç büyük gündemini bilerek es geçti çünkü ekonomi elini yakıyordu! Eeekarın doymazsa, kulak duymaz deyimi karşılık buldu!

Beş; Cumhur İttifakı propagandayı Kürdistan/Kürt karşıtlığı üzerinden kurarken, Minbiç işgali ve Fırat Doğusunda Güvenli Bölgenin kurulmasını veri almıştı. Bu iki hedef başarılsaydı “içerde, dışarıda terörü ezdik” diyerek milliyetçi oyların konsolide edilmesi hedeflenmişti ancak iki hedefin de gerçekleşmemesinin de mevcut tablo da payı var.

Sonuç; her yükselişin düşüşü var kuralı Erdoğan için de işlemeye başladı. 31 Mart da yaşanan düşüş devam edecek.

VI – SP ve CHP Kürdistan’da ne yaptı?

CHP’nin İstanbul-Ankara-Antalya-Adana-Mersin…vb. kentleri kazanmasında; Urfa ve Adıyaman’da SP’nin ciddi oy almasında HDP kilit rol oynadı. Buna karşın CHP ve SP’nin Kürdistan’ın kritik il-ilçelerinde HDP’yi desteklemediği görüldü. Hatta SP ve CHP Kürdistan’da her yerde seçime katılarak bazı kentlere HDP’nin kaybetmesine neden oldular.

Öyle ki Batman’da Beşiri, Ağrı’da Tutak, Bitlis’te Hizan ilçelerini HDP’den SP aldı. CHP’de de benzer durumlar var. Bu tutum irdelenmeli. Özetle CHP ve SP; Bahçeli’nin “kayyumla atanmış belediyelerde diğer siyasi partilerin mutlaka HDP’nin tekrar kayyum öncesine dönebilecek bir yerel yönetim yapılanmasına müsaade etmeyecek sağduyu ortaya koyması lazım” beyanına tutum alamadılar.

VI - Kürdistan Yerel Seçim İttifakı neyi hedefledi, ne oldu, ne yapacak?

Bu konuda ilk elden şunlara işaret edilebilir;

Bir; Dün “yerel seçimlerde illaki ortaklaşmanın yolunu bulmalıyız” dedik ve bulduk bugün illaki yerel seçim sonrası süreçte ve pratiğin içinde ittifakı adım adım büyütüp kalıcılaştırmanın yolunu bulmalıyız diyebilmeliyiz. Yani yerel seçimlerle sınırlı geçici ittifakı süreçte kalıcı ittifaka doğru büyütmeyi hedefleyelim ama acele etmeden.

İki; Kürdistan seçim ittifak fidanı ulusal ittifak yolunda koca çınara dönüştürme hedefi belirlenmeli ama erken doğuma izin verilmeden pratik deneyimler üzerinden yürüyerek zemin olgunlaştırılmalı. Bu yönelim emek-ufuk-strateji ile ete kemiğe uzun bürünmeli.

Üç; İttifak belediyelerinde uyumlu ve dinamik ortak çalışmaya odaklanarak; genelde yerel yönetimler politikalarının belirlenmesinde ve pratiğinde ortak alanı büyüterek Kürdistani İttifakın varlığını koruyup ağır ağır ilerlemesi, saflarını genişletmesi hedeflenmeli.

Dört; Kürdistani İttifakla Kürt siyasetinde 40 yıllık soğuk savaş duvarında önemli bir gedik açtık, bu gedik büyütülerek duvarın tümüyle yıkılması hedeflenmeli! Bu adım başlı başına tarihi önemdedir ve kıymetini bilip geliştirmeliyiz. Bilmeliyiz ki 40 yılın ön yargılarını zamanla ve pratiğin içerisinde kırabiliriz. Kürdistani İttifak sorumluları bir an evvel bir araya gelip yaşananlar değerlendirilmeli ve geleceğe ilişkin yönelim belirlenmelidir.

VII – Dersim meselesinde bugünkü tablo yaşanmamalıydı.

Dersim merkeze bir komünist başkanın seçilmiş olması bizi sevindirir ve Başkan Maçoğlu ile yoldaşlarına başarılar dileriz. Bunu belirtikten sonra şu noktalar üzerinde bugün ve esas geleceğe dönük düşünülmesi gerektiğine inanıyoruz.

*Şayet HDP ve SMF’nin içerisinde yer aldığı ayrı ittifaklar ortaklaşmış olsaydı, bugün merkezin yanı sıra tüm ilçeler de devrimci, sosyalist güçlerin elinde olurdu. Bu gerçekleşmediği için, merkezin dışındaki tüm ilçeler CHP (beş ilçe) ve AKP (iki ilçe) yönetimine geçti. Onca emek verilen Ovacık’ın CHP eline geçmesi ayrıca düşündürücü. Bundan sonra tarafları, bu sonuçlar üzerinde serinkanlılıkla düşünüp süreci germeden geleceğe dönük yönelimler belirlemeye, amiyane tabirle zararın neresinden dönülürse kârdır yaklaşımı üzerinden hareket etmeye çağırıyoruz.

*Şunu da belirtmek istiyoruz; FOX TV ve Demirören Medyasının Başkan Maçoğlu’na bolca yer vermesinin altında komünizme olan aşklarının yatmadığını, bu en ırkçı gerici ulusalcı basının esas derdinin “bu bölücü Kürtler kazanmasın da kim kazanırsa kazansın” görüşünden hareket ettiklerini SMF’li yoldaşlar bizden iyi bilirler. Demek istediğimiz, taraflar bunlara bu fırsatı vermemeliydi en azından bundan sonra vermemeli diyoruz. Örneğin ortaklaşma olsaydı o zaman bu ırkçı basının Maçoğlu propagandası ellerini yakardı! 3 Nisan 2019

canbegyekbun@hotmail.com

Facebook Yorumları

reklam
7.4.2019
DEVLET PARTİSİ, 31 MART SEÇİMLERİNDE HDP’YE ADETA SAVAŞ AÇTI!
18.3.2019
SARI YELEKLİLER VE KÜRESEL DEVRİMCİ DİNAMİK!
4.3.2019
YALLA KÜRDİSTAN” DİYENE! “İŞTE KÜRDİSTAN, İŞTE BURARAYIZ” DİYORUZ!
28.1.2019
MOSKOVA ZİRVESİNDE; ÇÖZÜM-SAVAŞ KISKACINDA SURİYE VE ROJAVA!
9.1.2019
Yerel Seçim ittifakıyla Kürt siyasetinde 40 yıllık katılaşmış duvardan gedik açtık!
7.11.2018
AYDINLIK GAZETESİ, KÜRTÇE KONUŞ DİL KAMPANYASINA SAVAŞ AÇTI!
26.10.2018
YEREL SEÇİMLERDE ORTAKLAŞMANIN YOLUNU BULMALIYIZ!
7.10.2018
KÜRDİSTAN SEÇİMLERİNİN VERDİĞİ MESAJLAR!
28.9.2018
KUŞATILMIŞ KÜRDİSTAN’DA, SEÇİM VE İÇ DEMOKRASİ
27.8.2018
TÜRKİYELİ KOMÜNİSTLERE KKP HEDEFİYLE SEKSİYONLARI AŞMA ÇAĞRIMIZ!
21.8.2018
ÎRO ZIMANÊ ME, SIBÊ NETEWEYA ME DÊ TUNE BIBE!
16.8.2018
RAHİP BRUNSON BAHANE MESELE; KÜRDİSTAN VE İRAN!
31.7.2018
“KAPİTALİZMİN TARİHSEL FİZİKSEL SINIRLARI VE KÜRDİSTAN İŞÇİ SINIFI” ADLI KİTABIM GAZETELERİN REKLAM MANŞETLERİNDE!
26.7.2018
AKP/ERDOĞAN, KEMALİZM VE “İKİNCİ CUMHURİYET”!
16.7.2018
TÜRKİYE’DE DOĞU DESPOTİZMİN İSLAMİ VERSİYONU RESMİLEŞTİRİLDİ!
28.6.2018
Erdoğan’ın, ırkçı milliyetçilikle kuşatılmış “zaferi”!
18.6.2018
SİVEREK-HİLVAN-SURUÇ...URFA HATTINDA AKP’DEN KOPUŞ DERİNLEŞİYOR!
7.6.2018
ZORUNLU ASKERLİĞİ KALDIRIN YA DA HERKES YAPSIN!
4.6.2018
"KÜRDÜN DEVLETİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ”MİŞ!
27.5.2018
HDP, demokrasi-özgürlükler mücadelesi ve sosyalistler
18.5.2018
SEÇİMLERDE, IRAK’TA ŞOVENİZM, KÜRDİSTAN’DA BAĞIMSIZLIK ÇIKTI!
19.4.2018
KORKULARIN YÖNLENDİRDİĞİ “CUMHUR İTTİFAKI”, KORKULARIN YÖNLENDİRDİĞİ BASKIN SEÇİME GİDİYOR!
18.4.2018
KÜRDİSTAN’I SÖMÜRGELEŞTİRENLER İLE EMPERYALİSTLER ARASINDA TERCİH YAPMAYIZ!
11.3.2018
KORKULARIN YÖNLENDİRDİĞİ İTTİFAKA KARŞI ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ İTTİFAKI!
4.1.2018
İRANLI HALKLARIN, KADINLARIN, İŞÇİLERİN, GENÇLERİN BAŞKALDIRISINI SELAMLIYORUZ!
14.12.2017
KUDÜS KİMİN YA DA KİMİN OLDUĞUNA KARAR VERİCİ KİMLER?
8.12.2017
2019 SEÇİMLERİ, ULUSAL İTTİFAK VE “DEMOKRASİ CEPHESİ” ARAYIŞLARI!
23.11.2017
EMPERYALİZM KİMİN “TARLASINI SÜRDÜ”; SOLUN MU YOKSA SAĞIN ÖZELDE DE SİYASAL İSLAM’IN MI?
21.10.2017
IRAK’IN (İRAN) KERKÜK/KÜRDİSTAN İŞGALİNİN ARKA YÜZÜ!
16.10.2017
KERKÜK’E SALDIRI TÜM KÜRTLERE SALDIRIDIR!
5.9.2017
BAĞIMSIZLIK REFERANDUMUNUN PARTİ VE PARÇALAR ÜSTÜ YARATTIĞI KONSENSÜS!
8.8.2017
GÜNEYİN BAĞIMSIZLIK HALAYINA BİZDE KATILALIM!
1.7.2017
MERKEZİLEŞME-YERELLEŞME TRENDİNDE SİYASET/POLİTİKA!
27.6.2017
TÜRKİYE KENDİ TARİHSEL DİNAMİKLERİYLE BARIŞMALIDIR!
15.6.2017
KÜRTLER, SOSYALİSTLER YILLARCA; “ADALETİN OLMADIĞI YERDE DEVLET OLMAZ” DEDİLER…!
25.5.2017
İKİ OLAĞANÜSTÜ KONGRE VE MESAJLARI
7.5.2017
Güney ve Rojava’nın birliği prizmalarından sorunlara bakabilmek!
19.4.2017
REFERANDUM SONUÇLARI, ERDOĞAN MAĞLUP SAYILIR BU YOLDA GALİP!
15.4.2017
Başkanlık referandumunda şu nedenlerle HAYIR diyelim!
3.4.2017
ERDOĞAN NE SÖYLEYECEK, AMED HALKI NE İSTİYOR?
16.3.2017
ERDOĞAN/AKP, AB KRİZİNİ DE 15 TEMMUZ GİBİ FIRSATA ÇEVİRME ÇABASINDA!
3.3.2017
Başkan Barzani’nin Türkiye ziyareti!
22.2.2017
Moskova'da uluslararası Kürt konferansı ve
20.2.2017
Trump yönetimindeki ABD’nin, Avrasya savaşı ve Kürdistan
8.2.2017
Kürdistan’daki tanksal yıkım ile batı’daki kentsel dönüşümün yolaçtığı büyük rantsal dönüşüm!
30.1.2017
Referandumda neye HAYIR diyeceğiz!
1.1.2017
Ulusal Kongre yolunda engelleri aşabilmeliyiz!
1.12.2016
Castro sonrası Küba’nın geleceği
28.11.2016
Herkesin kafasındaki soru; AKP ve Erdoğan’ın geleceği!
25.11.2016
Halka hizmet kurumu belediyeleri; halka karşı zırhlı araçlarla korumak!
11.11.2016
Türkiyelileşme hedefi çöktü! çözüm için Türkler, Kürdistanileşmelidir!
20.10.2016
Musul’un Kürdistan kimliği ve geleceği
14.10.2016
Musul’un Kürdistan kimliği ve geleceği
2.10.2016
Êzidi Kenti Şengal’e Statü ve İki Parçanın Stratejik Derinliği
25.9.2016
Diyarbakır öfkeli ve Diyarbakır şimdilik suskun!
15.9.2016
1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Kemalizm ve Kürtler (1922’de Kürtlere otonomi verildi mi) ...
28.8.2016
Kürdistan’ın dar koridoru Rojava’da ağırlaşan küresel hesaplaşma!
21.8.2016
“Eksen kayması” tartışmasında, ayrıştıran-birleştiren temel unsur: Kürdistan
9.8.2016
Yenikapı’da kime karşı “Milli Birlik”? Sina...
31.7.2016
Darbe girişimi, Musul Operasyonu, Rojava ilişkisi ve ABD! ...
22.7.2016
Asker merkezli devletten, polis merkezli devlete geçiş!
13.7.2016
Sur’daki yıkım nedeniyle, UNESCO Toplantısı Protesto edilmeli!
6.7.2016
Kürdistan siyasetinde dalgakıran olarak İran’a dikkat!
27.6.2016
“Yaşasın Bağımsız Birleşik Krallık”! Peki ya “Kürdün Devletsizliği”!
23.6.2016
Siyasal çözüm arayışları mı yoksa savaşa yeni bir mola ihtiyacı mı?
16.6.2016
Fransa işçi direnişinin temelinde ne yatıyor?
3.6.2016
REJİM DEMOKRATİKTİ, SONRA MI “OTORİTER”LEŞTİ!
28.5.2016
KESK’in şiarı; savaşa son halkımın iradesine dokunma olmalıydı
25.5.2016
SON İKİ YÜZYILDA KAPİTALİST UYGARLIĞIN SOSYAL YÜZÜ!
23.5.2016
Mecliste Kürde karşı “Kutsal” ırkçı ittifak sahnede!
17.5.2016
Kentlerde bomba yüklü araçlı eylem üzerinde bir kez daha düşünülmeli!
11.5.2016
KUZEYİN SUYU-GÜNEY’İN PETROLÜ YA DA KÜRDİSTAN JEOPOLİTİĞİ
26.4.2016
DOKUNULMAZLIKTA SÖYLEM GENEL İCRAAT ÖZEL; KÜRT VEKİLLER!
21.4.2016
Amed’ten sosyal/siyasal manzaralar!
7.4.2016
Kafkasya’da yeniden alevlenen çatışmalar, Dağlık Karabağ ve Kızıl Kürdistan meselesi!
28.3.2016
Zarrab’ın yakalanmasının Türkiye iç ve bölge siyasetine yansımaları
20.3.2016
Sur’da yıkıntılar kaldırılırken, Bağlar yıkılıyor!
15.3.2016
Tanklar Gever’e ulaşırken Kürt ulusal hareketinin pozisyonu!
29.2.2016
Taş çatlatan sessizliğin, Mart eylemliliği ile aşılması için…!
24.2.2016
Dünya ana dil gününde, ana diliyle konuşamamak!
17.2.2016
Batı ile Doğu bloğunun savaşı; Sykes-Picot alanı ile sınırlı değil!
25.1.2016
Davos’ta Toplanan DEF’nun Tepesindeki Demokles’in Kılıcı!
14.1.2016
Ayyşe öğretmen olayı; faşizme şapka çıkartan Doğu Despotizmi! ...
10.1.2016
Çözüm-çözümsüzlük ikileminde bir Çağrı!
1.1.2016
DTK ve HDP’ye yapılan linç kampanyasına hayır!
30.12.2015
Cizre-Silopi’deki Hendekler Üzerinden Kandil ve Rojava da mı Hedef Alınıyor?
21.12.2015
KÜRDİSTAN’DA, BUGÜN İYİ Kİ ÖSP VAR!
18.12.2015
Irak-Suriye Üzerinde Egemenlik Savaşları ve Bağımsız Kürdistan!
6.12.2015
TÜRKİYE, RUSYA’NIN KAFKASYA SİYASETİNİ KÜRDİSTAN’DA MI İZLEMEK İSTİYOR?
4.12.2015
Bu kez Amed kuşatma altında!
24.11.2015
Kapitalistlerin, kapitalizm eleştirisi ve sosyalist alternatif!
18.11.2015
Özgürlük ve Sosyalizm Partisi Olağan II. Genel Kongresi sonuçlandı!
3.11.2015
1 Kasım seçim sonuçları ne diyor?
24.10.2015
Kürdistan’da, bölgesel çelişkilerle sarmalanarak ağırlaşan iç siyasal KRİZ!
16.10.2015
AKP, bu kan gölü üzerinde artık iktidar olamaz!
23.9.2015
Suriye üzerinden kızışan egemenlik hesaplar ve Kürdistan!
15.9.2015
FET’EL HUMANİTE (KOMÜNİST BAYRAMI!)
10.9.2015
Dayatılan savaşa yanıt: Sivil itaatsizlik temelinde geliştirilmeli!
4.9.2015
Hay “Hıristiyan Köklerini”z Batsın!
1.9.2015
Görev ve sorumluluk adamı iki yoldaş: Tuncay Atmaca ve Devrimci Ali!
27.8.2015
“Buyurun Cenaze Namazına!”
24.8.2015
“Barzanisiz olmaz” demek kadar “Barzani’ye hayır” demek de yanlış!
15.8.2015
Barış ve çözümün engeli: Milli ve siyasal çıkarlar!
11.8.2015
Eğer devletin gücü, cesareti varsa Kürde DEMOKRATİK YÜZÜNÜ göstersin!
7.8.2015
Suçlu kim? Akdeniz’de yine göçmen faciası …!
6.8.2015
Kürt Petrol Hattının Bombalanmasının Açığa Çıkarttığı Meseleler!
29.7.2015
ABD ile Türkiye Anlaşması...
26.7.2015
Kürdistan parçaları arasında Güvenlik duvarları, çözümsüzlüğü derinleştirir!
23.7.2015
Kobanê, Suruç; Büyük Olayların Yaşandığı Küçük Kentler!
8.7.2015
Türkiye’nin jeopolitik tehdit algısı; Kürdistan!
15.6.2015
HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI-II: KÜRT HALKININ MESAJI!
9.6.2015
7 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI VE HDP!
20.5.2015
Metal İşçilerinin Direnişi, İşçi Sınıfına Moral Verecektir
14.5.2015
Güney Bağımsızlığa Destek Ararken, İkinci Lozan İle Yüzleşmemeli!
8.5.2015
Siyahlar, ABD’de Bakan, Başkan Olabilirler Ama Siyah Olarak Değil!
30.4.2015
Kürtler Adına Özür Dilemeye İtiraz Edenler Bazı Soruları Yanıtlamak Durumundalar!
26.4.2015
Ermeni soykırımının 100. yıldönümü ve Kürt siyaseti!
23.4.2015
Kilitli Gemi Mahzeninde, “Kafesteki fareler gibi can verdiler…
13.4.2015
Avrasya’da savaşın değişen ağırlık merkezleri ve Yemen!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net