Sinan ÇİFTYÜREK

canbegyekbun@hotmail.com



Bookmark and Share

İKİ OLAĞANÜSTÜ KONGRE VE MESAJLARI


25.5.2017 - Bu Yazı 48 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Peş peşe iki partinin olağanüstü kongreleri yapıldı. Biri Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), ikincisi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin(AKP). Her ikisinde de olağanüstü olmasının esas nedeni genel başkan seçimi idi.

HDP’de, Eş Genel Başkan Figen Yüksekdağı’ın önce haksız-hukuksuz tutuklanması, ardından aynı hukuksuzlukla vekilliğinin düşürülüp ceza verilmesiyle kanunen Eş Genel Başkanlığının sonlanmış olmasının zorunlu kıldığı eş genel başkanlık seçimiydi.

AKP’de ise, 16 Nisan’da hukuksuz ve hile yüklü elde edilen sonuçla ilan edilen başkanlık sistemi gereği, Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın partinin genel başkanlığına resmen dönüşü amacıyla olağanüstü kongre gerçekleştirildi. İki kongrenin verdiği siyasal mesajlar nelerdi? Önce AKP kongresinde Erdoğan’ın verdiği mesajlara bakalım.

 

Kongrede Erdoğan, “bana güvenin gerisini merak etmeyin” demekle yetindi!

Erdoğan’ın resmen de parti başkanlığına döneceği kongrede; AB ile ilişkiler, içeride kimi yeni reformların yapılması, Kürt meselesinde yeni bir sürecin başlatılması, OHAL’in kaldırılmasıyla temel hak ve özgürlükler üzerindeki baskıların kaldırılması…konularında yeni mesajların verileceği beklentisi içerisinde olanlar az değildi. Ancak yanıldılar! TÜSİAD, AB, liberaller, Kürt muhafazakar kesimi hayal kuraklığına uğradı. İşte Erdoğan’ın mesajları:

Birincisi; Kürtlere, Kürt/Kürdistan meselesine dair hem içeriye hem de dışarıya ilişkin mesajlar verdi. Özellikle içeride Kürt meselesinde yeni bir yol haritası benzeri yaklaşım bekleyenlere Erdoğan yanıtı kısa oldu; “Şimdi bundan sonraki süreç bunları tamamen yok etme sürecidir” diyerek özetledi. İçeri “yok etme” tehdidiyle yetinmeyerek sınır ötesine somutta Rojava’ya ilişkinde; “Ülkemizin güney sınırları boyunca bir terör organizasyonu inşa etmek isteyenler ülkemizin neler yapabileceğini görmek istiyorsa tarihe baksınlar” diyerek “ansızın gelebiliriz” tehdidini tekrarladı.

İkincisi; temel hak ve özgürlüklere ilişkin verdiği mesajlardır. “Bu ülkede bir daha kimsenin farklılıkları yüzünden horlanmasına, ötekileştirilmesine, cezalandırılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz”, devamında “demokratik kazanımlarımızı daha ileri götüreceğiz, kimse özgürlük alanını tehdit altında görmesin” dedi ama aynı konuşmasının devamında  net bir tutumla “OHAL kalkmayacak” diye de ekledi. Erdoğan, "OHAL ne zaman kalkacak diyorlar. Ya siz ne yüzle soruyorsunuz? Ülke huzura ve refaha kavuşuncaya kadar kalkmayacak” demek, OHAL kalıcılığını ilan etmektir!

Hem “kimse özgürlük alanını tehdit altında görmesin” diyeceksin hem de; açlık grevinin 75. gününde Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın evi basılacak, gözaltına alınacaklar ve vekillerin destek amaçlı sessiz oturmalarına bile polis saldıracak!

Kürtler içeride ve dışarıda açıkça “yok edilmekle” tehdit edilirken, ve özgürlükler alanında Cumhuriyet, Sözcü Gazeteleri gibi rejimin has savunucularına bile tahammül edilmezken; sokaklarda sivil itaatsizlik eylemlerini yapanları polis toplarken…Erdoğan’ın “6 aylık bir yol haritası açıklayacağız” demesinin hiçbir karşılığı yoktur!

 Üçüncüsü; Gülen Cemaatine dönük verdiği mesajlardır. Erdoğan "tabanı ibadet ortası ticaret tavanı ihanet olan FETOcularla ilişkinizi kesin dedik" diyerek tabana seslendi ama tabi on yıl iktidar ortaklığından sonra! Gülen Cemaatine dönük diğer bir mesaj ise, muhalefet partilerinin 15 Temmuz’dan bu yana “Hani FETÖ’nün siyasi ayağı?” basıncına yanıt niteliğindeydi. FETOcülere yönelik tasfiyenin AKP içerisinde de yapılacağının işaretlerini verdi. Başta belediyeler olmak üzere.

DördüncüsüAB’ye ilişkin verdiği mesajlardır. Erdoğan 25 Eylül’de Brüksel’de NATO yetkilileriyle görüşmenin yanı sıra AB yetkilileriyle de görüşecektir. Zaten bir süreden beri “ilişkileri düzeltmek istiyoruz” mealinde mesajları eleştirileriyle birlikte kongrede tekrarladı.

 Peki ama AKP bu yükü taşıyabilir mi?

Referandumda “evet” diyen bileşen “hayır” diyen bileşenle kıyaslandığında “Devletin bekası ile AKP ve Erdoğan geleceğine” odaklı kitle daha birleşik görünürken; Hayır diyen bileşen ise Kürtler ve MHP muhalefeti gibi karşıt siyasal dinamikleri içeriyor. Fakat, Erdoğan/AKP’nin geleceği, arkasındaki çekirdek kitlesine rağmen aşağıdaki nedenlerle dikenli tellerle örülü.

Bir; AKP/Erdoğan, kendini iktidara taşıyan kitlenin belli başlı referanslarından kopuyor. Dahası AKP, çekirdek kitlesini çevreden merkeze taşıdıkça yeni çevre ile karşı karşıya gelmenin sorunlarıyla yüzleşti, yüzleşecek. Zaten Ankara, İstanbul başta olmak üzere büyük metropollerde kaybetmesini bu nedenlerde aramak lazım.

İki; OHAL, temel hak ve özgürlüklere dönük basınç toplumu ve halkları olabildiğince geriyor. Öyle ki TC’nin kurucu ruhunun taşıyıcısı Cumhuriyet Gazetesi internet site yöneticisinin bile gözaltına alınması, yani "Artık kelimeler izleniyor, manşetler gözaltına alınıyor" hale getirilmesi. Kısacası TÜSİAD’ın bile karşı çıkmasını tetikleyecek kadar despotlaşma …

Üç; sandıklarda çıkan “hayır”ı, hile ve YSK hukuksuzluğuyla engellemesinin dünya da görülmesinin yarattığı büyük sıkışma. Referandumun iptal edilmesi için CHP'nin yaptığı başvuruyu YSK reddettiğinin gerekçeli kararını açıklarken, "tam kanunsuzluk koşullarının oluşmadığını" söylemesi bunun en tipik kanıtı.

Dört; AB ve Batı ile ilişkilerin gerilmesi ve Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin "Türkiye’yi yeniden denetim sürecine alması"nın yarattığı gerilimin, başta büyük sermaye olmak üzere içeride de tepkilere neden olması.

Beş;Batı ile ilişkilerin başta Kürt/Kürdistan meselesi üzerinden gerilmesi; özelde de Rojavaya yaklaşım üzerinden, ABD ile sınırın iki yakasında karşı karşıya gelmenin yarattığı büyük sorunların 16 Mayıs Washington ziyaretiyle de aşılması bir yana tersine ağırlaşması. Kısacası içerisiyle, dışarısıyla Kürdistan meselesi, “atsan atamazsın, tutsan tutamazsın” ağırlığıyla AKP/Erdoğan kucağında olmasının önüne diktiği ağır sorunlar.

Altı; Kongre öncesi ve kongrede, “Bugüne kadar bu davaya, bu partiye sırtını dönüp de iflah olan kimse görmedim” söylemini tekrarlamakla Abdullah Gül gibi ilk kuruculara gönderme de bulmasının açığa vurduğu parti içi rahatsızlığın önümüzdeki süreçte büyücek olması.

Yedi ve önemlisi; ekonomik krizin göstergeleri olarak; enflasyonun ve işsizliğin son 8 yılın zirvesine çıkması; büyümenin ise son 7 yılın en düşük seviyesinde seyretmesi; Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının, Türkiye bankacılık sistemi için negatif görünümünü sürdürdüğünü açıklaması ve notunu düşürmeleri…

Sadece başlıklar halinde özetlediğim sorunların toplamında, Erdoğan/AKP, artık toplumun bu yükünü taşıyamaz, tabii iktidara talip muhalefet olursa, yani muhalefetsizlik imdadına yeniden yetişmezse!

 

HDP kongresi ve “Cumhuriyet'in demokratik değerlerine sahip çıkmak, eksiklerini gidererek, yanlışlarını düzeltme” hedefi

HDP olağanüstü kongre sonuç bildirisi iki temel mesaj verdi kamuoyuna.

Birincisi;“Yeni bir toplumsal sözleşmenin hazırlanması; demokratik bir anayasa hareketinin, demokratik ve çoğulcu bir cumhuriyet mücadelesi ile buluşturulması önümüzdeki dönemin asli görevlerindendir.” Devamla “Savaş, çatışma ve gerginlik, ayrıştırıcı ve düşmanlaştırıcı üslup bu iktidarın ayakta durmasının koşuludur” deyip  “Demokrasi ve Barış Mücadelesi Planı” hazırlanması acil görevimizdir” diyor.

Asli görev olarak; yeni bir anayasanın hazırlanması, barışçıl-demokratik çözüm ve sivil mücadelenin öne çıkarılması yani “yeni bir toplumsal sözleşme” ile Türkiye demokrasinin geliştirilmesi hedeflenirken; Kürdün ana dilde eğitimi başta olmak üzere UKTH’dan kaynaklı  talep ve hedefleri ile birlikte ele alınırsa doğrudur desteklenmelidir. Yok sadece Türkiye’nin demokratikleşmesi ve “Cumhuriyetin demokratikleşmesi” çerçevesinde Kürt/Kürdistan meselesine çözüm aranması çözüm değildir yanlış buluyoruz.

İkincisi;bu çerçevede tutuklu Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş’ın kongreye gönderdiği mesajında; “Cumhuriyet'in demokratik değerlerine sahip çıkmak, eksiklerini gidererek, yanlışlarını düzelterek, Cumhuriyeti demokratikleştirerek mümkün olur” önermesine katılmıyoruz. Böyle bir önerme CHP’nin, Perinçek’in Vatan Partisi’nin olabilir ama Kürtlerin olamaz! Böyle bir önermeyi yine CHP, VP iktidar partisi AKP’ye yapabilir ama Kürt siyaset kadrosunun yapması yanlıştır.

Kürt siyasetinin esas meselesi Türkiye Cumhuriyet’in “eksiklerini giderme, yanlışlarını düzeltme, Cumhuriyeti demokratikleştirmek” değildir. Kaldı ki HDP hatta Türkiye devrimci hareketi bile eğer “Yeni Yaşam ve Radikal Demokrasi mücadelesini sürdürmekte kararlı”ysalar bunu “Cumhuriyet'in demokratik değerlerine sahip çıkmak, eksiklerini gidererek yanlışlarını düzeltmek”le yapamazlar. Radikal demokrasi bile yeni bir Cumhuriyetle mümkün olabilir.

Üçüncüsü;Kürt siyaseti özelde de DTK, HDP; Kürt meselesi, halklar-özgürlükler konusunda CHP’nin, AKP’den ileri yanı olmadığını bilerek CHP’den 2019a odaklı gelen, gelecek alkışlara dikkat etmelidir. Sayısız pratik deney ve ağır bedel üzerinden Kürtler olarak şunu öğrendik; mesele Kürtler/Kürdistan olunca Türk rejiminin tüm partileri birleşir!

Sonuç olarak; demokratikleşme, barışçıl çözüm bunları en çok ağır baskı altındaki halkımız ister-istiyor ama Türkiye’ye demokrasi Kürde nasihatle sınırlı olmamak kaydıyla!

23.05.2017

canbegyekbun@hotmail.com

Facebook Yorumları

reklam
25.5.2017
İKİ OLAĞANÜSTÜ KONGRE VE MESAJLARI
7.5.2017
Güney ve Rojava’nın birliği prizmalarından sorunlara bakabilmek!
19.4.2017
REFERANDUM SONUÇLARI, ERDOĞAN MAĞLUP SAYILIR BU YOLDA GALİP!
15.4.2017
Başkanlık referandumunda şu nedenlerle HAYIR diyelim!
3.4.2017
ERDOĞAN NE SÖYLEYECEK, AMED HALKI NE İSTİYOR?
16.3.2017
ERDOĞAN/AKP, AB KRİZİNİ DE 15 TEMMUZ GİBİ FIRSATA ÇEVİRME ÇABASINDA!
3.3.2017
Başkan Barzani’nin Türkiye ziyareti!
22.2.2017
Moskova'da uluslararası Kürt konferansı ve
20.2.2017
Trump yönetimindeki ABD’nin, Avrasya savaşı ve Kürdistan
8.2.2017
Kürdistan’daki tanksal yıkım ile batı’daki kentsel dönüşümün yolaçtığı büyük rantsal dönüşüm!
30.1.2017
Referandumda neye HAYIR diyeceğiz!
1.1.2017
Ulusal Kongre yolunda engelleri aşabilmeliyiz!
1.12.2016
Castro sonrası Küba’nın geleceği
28.11.2016
Herkesin kafasındaki soru; AKP ve Erdoğan’ın geleceği!
25.11.2016
Halka hizmet kurumu belediyeleri; halka karşı zırhlı araçlarla korumak!
11.11.2016
Türkiyelileşme hedefi çöktü! çözüm için Türkler, Kürdistanileşmelidir!
20.10.2016
Musul’un Kürdistan kimliği ve geleceği
14.10.2016
Musul’un Kürdistan kimliği ve geleceği
2.10.2016
Êzidi Kenti Şengal’e Statü ve İki Parçanın Stratejik Derinliği
25.9.2016
Diyarbakır öfkeli ve Diyarbakır şimdilik suskun!
15.9.2016
1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Kemalizm ve Kürtler (1922’de Kürtlere otonomi verildi mi) ...
28.8.2016
Kürdistan’ın dar koridoru Rojava’da ağırlaşan küresel hesaplaşma!
21.8.2016
“Eksen kayması” tartışmasında, ayrıştıran-birleştiren temel unsur: Kürdistan
9.8.2016
Yenikapı’da kime karşı “Milli Birlik”? Sina...
31.7.2016
Darbe girişimi, Musul Operasyonu, Rojava ilişkisi ve ABD! ...
22.7.2016
Asker merkezli devletten, polis merkezli devlete geçiş!
13.7.2016
Sur’daki yıkım nedeniyle, UNESCO Toplantısı Protesto edilmeli!
6.7.2016
Kürdistan siyasetinde dalgakıran olarak İran’a dikkat!
27.6.2016
“Yaşasın Bağımsız Birleşik Krallık”! Peki ya “Kürdün Devletsizliği”!
23.6.2016
Siyasal çözüm arayışları mı yoksa savaşa yeni bir mola ihtiyacı mı?
16.6.2016
Fransa işçi direnişinin temelinde ne yatıyor?
3.6.2016
REJİM DEMOKRATİKTİ, SONRA MI “OTORİTER”LEŞTİ!
28.5.2016
KESK’in şiarı; savaşa son halkımın iradesine dokunma olmalıydı
25.5.2016
SON İKİ YÜZYILDA KAPİTALİST UYGARLIĞIN SOSYAL YÜZÜ!
23.5.2016
Mecliste Kürde karşı “Kutsal” ırkçı ittifak sahnede!
17.5.2016
Kentlerde bomba yüklü araçlı eylem üzerinde bir kez daha düşünülmeli!
11.5.2016
KUZEYİN SUYU-GÜNEY’İN PETROLÜ YA DA KÜRDİSTAN JEOPOLİTİĞİ
26.4.2016
DOKUNULMAZLIKTA SÖYLEM GENEL İCRAAT ÖZEL; KÜRT VEKİLLER!
21.4.2016
Amed’ten sosyal/siyasal manzaralar!
7.4.2016
Kafkasya’da yeniden alevlenen çatışmalar, Dağlık Karabağ ve Kızıl Kürdistan meselesi!
28.3.2016
Zarrab’ın yakalanmasının Türkiye iç ve bölge siyasetine yansımaları
20.3.2016
Sur’da yıkıntılar kaldırılırken, Bağlar yıkılıyor!
15.3.2016
Tanklar Gever’e ulaşırken Kürt ulusal hareketinin pozisyonu!
29.2.2016
Taş çatlatan sessizliğin, Mart eylemliliği ile aşılması için…!
24.2.2016
Dünya ana dil gününde, ana diliyle konuşamamak!
17.2.2016
Batı ile Doğu bloğunun savaşı; Sykes-Picot alanı ile sınırlı değil!
25.1.2016
Davos’ta Toplanan DEF’nun Tepesindeki Demokles’in Kılıcı!
14.1.2016
Ayyşe öğretmen olayı; faşizme şapka çıkartan Doğu Despotizmi! ...
10.1.2016
Çözüm-çözümsüzlük ikileminde bir Çağrı!
1.1.2016
DTK ve HDP’ye yapılan linç kampanyasına hayır!
30.12.2015
Cizre-Silopi’deki Hendekler Üzerinden Kandil ve Rojava da mı Hedef Alınıyor?
21.12.2015
KÜRDİSTAN’DA, BUGÜN İYİ Kİ ÖSP VAR!
18.12.2015
Irak-Suriye Üzerinde Egemenlik Savaşları ve Bağımsız Kürdistan!
6.12.2015
TÜRKİYE, RUSYA’NIN KAFKASYA SİYASETİNİ KÜRDİSTAN’DA MI İZLEMEK İSTİYOR?
4.12.2015
Bu kez Amed kuşatma altında!
24.11.2015
Kapitalistlerin, kapitalizm eleştirisi ve sosyalist alternatif!
18.11.2015
Özgürlük ve Sosyalizm Partisi Olağan II. Genel Kongresi sonuçlandı!
3.11.2015
1 Kasım seçim sonuçları ne diyor?
24.10.2015
Kürdistan’da, bölgesel çelişkilerle sarmalanarak ağırlaşan iç siyasal KRİZ!
16.10.2015
AKP, bu kan gölü üzerinde artık iktidar olamaz!
23.9.2015
Suriye üzerinden kızışan egemenlik hesaplar ve Kürdistan!
15.9.2015
FET’EL HUMANİTE (KOMÜNİST BAYRAMI!)
10.9.2015
Dayatılan savaşa yanıt: Sivil itaatsizlik temelinde geliştirilmeli!
4.9.2015
Hay “Hıristiyan Köklerini”z Batsın!
1.9.2015
Görev ve sorumluluk adamı iki yoldaş: Tuncay Atmaca ve Devrimci Ali!
27.8.2015
“Buyurun Cenaze Namazına!”
24.8.2015
“Barzanisiz olmaz” demek kadar “Barzani’ye hayır” demek de yanlış!
15.8.2015
Barış ve çözümün engeli: Milli ve siyasal çıkarlar!
11.8.2015
Eğer devletin gücü, cesareti varsa Kürde DEMOKRATİK YÜZÜNÜ göstersin!
7.8.2015
Suçlu kim? Akdeniz’de yine göçmen faciası …!
6.8.2015
Kürt Petrol Hattının Bombalanmasının Açığa Çıkarttığı Meseleler!
29.7.2015
ABD ile Türkiye Anlaşması...
26.7.2015
Kürdistan parçaları arasında Güvenlik duvarları, çözümsüzlüğü derinleştirir!
23.7.2015
Kobanê, Suruç; Büyük Olayların Yaşandığı Küçük Kentler!
8.7.2015
Türkiye’nin jeopolitik tehdit algısı; Kürdistan!
15.6.2015
HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI-II: KÜRT HALKININ MESAJI!
9.6.2015
7 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI VE HDP!
20.5.2015
Metal İşçilerinin Direnişi, İşçi Sınıfına Moral Verecektir
14.5.2015
Güney Bağımsızlığa Destek Ararken, İkinci Lozan İle Yüzleşmemeli!
8.5.2015
Siyahlar, ABD’de Bakan, Başkan Olabilirler Ama Siyah Olarak Değil!
30.4.2015
Kürtler Adına Özür Dilemeye İtiraz Edenler Bazı Soruları Yanıtlamak Durumundalar!
26.4.2015
Ermeni soykırımının 100. yıldönümü ve Kürt siyaseti!
23.4.2015
Kilitli Gemi Mahzeninde, “Kafesteki fareler gibi can verdiler…
13.4.2015
Avrasya’da savaşın değişen ağırlık merkezleri ve Yemen!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.