Sinan ÇİFTYÜREK

canbegyekbun@hotmail.com



Bookmark and Share

CUMHUR İTTİFAKI; “DÜZ OVADA DA KÜRDE SİYASET YASAK” DİYOR


12.09.2019 - Bu Yazı 180 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yazıya kayyum karşıtı sivil direnişin 23 gününde bazı tespitlerle başlayalım.

Bir; Yerlerine kayyum atanarak görevden alınan Eşbakanları ziyaret edenlerin bile tehdit edildiği; sivil direnişe katılımı düşürmek için her yolun denendiği; Van’da kayyum karşıtı sivil eyleme AKP’li vekili bile isyan ettiren polisin orantısız güç kullandığı koşullarda… Halkımız, özellikle beyaz tülbentli analar iradesini gaspeden sivil darbeye karşı sivil, meşru direnişin 23. Gününde de ilk günkü kararlılık ve heyecanla mücadele davam ediyor.

İki; Halkımız, analarımız; siyasi irade gaspçılarının, hırsızların haksız hukuksuzluğuna olan büyük öfkesine rağmen üzüntüsünü açığa vurup kayyum ve sahiplerini sevindirmeden, irade gaspını zılgıtlar eşliğinde gülümseyerek karşılıyor! Çünkü yas tutup gaspçı Firavunları sevindirtmek istemiyor, haklı öfkesini zılgıtlarla sokağa taşıyor!

Üç; İlginçtir Kürtlerin seçilmiş iradesine Kayyum atayanlar, Kayyum kavramından ilk kez rahatsız olmaya başladılar çünkü haksız-hukuksuz irade gaspı kararını alanlar, Kürdistan halklarının sonra en geniş Türkiye halklarının ve uluslararası kamuoyunun vicdanında mahkum edildikçe kendilerini savunamıyorlar!

Dört; Önemli bir kare daha gördük; 31 Martta seçilen Eşbaşkanların ilk icraatlarından biri halkın evi olan belediyelerin etrafındaki polis bariyerleri ve kontrol noktalarını kaldırıp halka açmak olmuştu! Kayyumların ilk icraatları ise ‪Belediyeler etrafını polis bariyer ve kontrol noktalarıyla çevirip halka kapatmak oldu! Diğer icatlarını ise biliyorsunuz!

Beş; Meşru, sivil oturma eylemine kitle desteği elbette zayıf (bunun nedenleri ayrı bir yazı konusu) ama bundan kalkarak halkın çoğunluğunun kayyumları onayladığı sonucu çıkarılamaz. Tam tersine halkın iradesine haksız-hukuksuz kayyum atanmaya tepki HDP kitlesini aşarak genel olarak Kürdistan ve Türkiye’de oldukça yüksek! Örneğin 1 Eylül Dünya Barış gününde; Amed halkı İradesini gaspeden AKPye ve atadığı kayyuma olan haklı öfkesini Barış mitingine taşıdı! Miting öncekilere göre oldukça kalabalık ve canlıydı! Farklı anket araştırmaları, Kürdistan’da Kayyum atanmasına tepkinin dörtte üç olduğunu; Türkiye genelinde Erdoğan’a olan desteğin %10 düştüğünü açıkladılar.

Altı; Eşbakanların görevden alınıp kayyum atanması halkımızın iradesine kabul edilemez bir saldırıdır. Ama eğer süreç iyi yönetilirse, Kürt siyasinin genişleyen yeni kitle damarıyla buluşmasına kapı açacağı gibi, tersinden de Kürdistan’da uzun süredir devletin tek sivil dayanağı olan AKP’yi ise büzüşüp etkisizleştirilebilinir.

Yedi; İlk gündem itibaren “irade bizim dava bizim” şiarıyla direnişin ve davanın sahibi olarak politik pratik tutum alan Partîya Komunîst a Kurdistan (KKP) ve gençlik örgütümüz Ciwanên Komunîstên Kurdistan (CKK) sivil demokratik direnişi sürdürüyor ve halkımızı, Kürdistan parti ve hareketlerini de aktif tutumla direnişin bir parçası olmaya çağırıyor.

 

I – Cumhur İttifakının, Kürt halkının iradesine kayyum atamasının altında sivil siyaseti tümüyle etkisizleştirmek bulunuyor.

TC Devleti ilk kez, Kürt sivil demokratik siyasetinden, 7 Haziran 2015 genel seçim sonuçlarının açıklanmasıyla ciddi irkilmişti. Çünkü Iğdır’dan Urfa’ya haritanın Kürdistan rengini aldığını ürkerek izlemiş ve o günden itibaren Kürt sivil siyasetinin önünün kesilip etkisizleştirilmesi devlet planı olarak devreye sokulmuştu.

*Devletin, PKK’nin kentlerde hendek kazması için her türlü zorlayıcı, tahrik edici plan ve pratiğinin ardından gelen kent barikat savaşı ve savaşın sonuçlarından biri olarak sivil kitle hareketinin ciddi geriletilmesi gerçekleşti ama sivil dinamik zayıflatılmış olsa da rolünü oynamaya devam etti. Ve devlet de saldırılarına ara vermeden sürdürdü.

Devlet, Kürt sivil siyasetin etkisizleştirilmesi için yapılanlarla yetinmedi, Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde yaşanan malum katliamlar-cinayetler serisiyle sokak terörize edilerek kitlelere “sokaktan uzak durun” mesajı verildi. Yetmedi 2016’da 94 belediye Eşbaşkanları görevden alınarak kayyum atandı. 31 Mart’ta halkımız iradesini büyük oranda kayyımlardan özgürleştirerek kazandığı belediyelere hiçbir hukuki, kanuni gerekçe olmadan üç büyük kent Eşbaşkanlarının yine görevden alındı….

Bu gelişmelerle şu netçe açığa çıkmış oluyor: Türk Devletinin derdi Kürtlerin sivil veya silahlı siyaset yapması değil. O, Kürdün siyaset yapmasına karşı. Dün “Dağda silah tutacağına düz ovada siyaset yapın” dediler. Sivil siyaset güçlenince bu kez siyasi soykırım olarak Kürt siyaset kadrosu tutuklama-cezaevi ve kayyumlarla hedef alındı. Yani Kürt siyasetinde hangi tarzı güçlüyse O hedefe konuluyor.

*7 Haziran seçim sonuçlarına göre HDP TBMM'de 3. Büyük Grup, AKP iktidar çoğunluğunu kaybetmiş ve tam da bu süreçte devlet merkezli terör saldırıları başlıyor. Şimdi AKP’ye muhalif parti kurma arayışında olan Başbakan Davutoğlu “Ankara terör saldırısı sonrası oylarımızda yükseliş var” diyor ve 1 Kasım’da AKP yine iktidar!

*Cumhur İttifakı liderleri peş peşe “Ağustos, Türk milletinin zafer ayıdır. Zaferler yenilensin” diyerek Ağustos’ta Fırat Doğusu’nu işgal ederek yeni bir Ağustos zaferi hedeflediler. Bunun gerçekleşmeyeceği görülünce içeriye dönüp zaten önceden karar vermiş oldukları halkın iradesine kayyum atadılar. Rojava’da elde edemediği “zaferi” içerde elde etmek! Bu Pirus zaferiyle hedef yine Kürt sivil siyasetinin etkisizleştirilmesi bulunuyor.

*HDP belediyeciliğinde uygulanan eşbaşkanlık sistemi, erkek egemen zihniyetin temsilcisi Cumhur İttifakı iktidarının kayyum atamalarında diğer bir faktör olarak öne çıkıyor. Çünkü eşbaşkanlık sistemi, cinsiyet eşitliğini yerel yönetimlere taşıyor.

*“Terör örgütüyle ilişki, yardım” hepsi hikaye! Diyarbakır, Mardin valilikleri 1 Nisan’dan itibaren kayyum talebinde bulunmuşlar. Belirttiğimiz siyasi nedenlerin yanı sıra Belediyedeki israf-şatafat-yolsuzluklar ortaya çıkmasın diye 31 Mart’tan 1 gün sonra 01.04.2019 tarih ve 8195 yazısı ile 07.08.2019 tarih ve 18901 sayılı” başvurusuyla Mızraklı’nın görevden alınması talep ediliyor. Soylu’nun talebi 18.08.2019’da yani 4,5 ay sonra onaylamasının nedeni İstanbul’da iptal edilen seçimlerde Kürdün desteğini alma hesabı bulunuyor. Özetle Cumhur İttifakının Kürt halkının iradesine Kayyum atamasında hangi taşı kaldırırsan altında Kürt sivil siyasetinin etkisizleştirilmesi siyaseti yatar. 

 

II – Kendi yasalarını çiğneyen uygulamaların adı faşizmdir.

Kürt partileri, özelde HDP devletin belirlediği yasa ve hükümler çerçevesinde seçime katılıyor. Adaylarını, YSK’nın aday belirleme kıstaslarına uygun belirliyor ve denetimden geçip seçime katılma hakkı kazanıyorlar. Seçim propagandası yine YSK’nın belirlediği çerçevede sürdürülüyor. Seçim yapılıyor, sonuçları açıklanıyor, HDP adayları kazanıyor. Ama bir gün sonra Diyarbakır, Mardin, Van’a kayyum atanması için Valiler İçişleri Bakanına başvuruyor! Yani Kürt belediye başkan adaylarının seçilmesi yasalara uygun mu değil mi? Seçim sonrası icraatları yasalara uygun mu değil mi? Bunlardan bağımsız, Cumhur İttifakı iktidarı zaten peşinen “Kürdün sandık iradesini tanımayacağız” diye kararını vermiş!

Çünkü devlet 2015 Haziran seçimlerinden sonra stratejisini Kürt sivil siyasetinin tasfiyesi üzerine kurmuş! Ancak buna rağmen Kürtler hem Kürdistan’da siyasi aktör olmaya hem de ayrıca Türkiye siyasetinde anahtar rol üstlenmeye başlamaları, Cumhur İttifakını liderlerini çileden çıkartıyor. Dolayısıyla önceden başlattıkları oyunu sürdürüyorlar;

Kürt seçiyor, AKP kayyum atıyor, Kürt tekrar seçiyor, AKP tekrar kayyum atıyor… Öyle ki “Ben devletim yasalara uygun seçime katılıp seçsen de beğenmezsem tanımam” diyor!

Özetle Cumhur İttifakı, Kürt halkına “Senin seçme-seçilme hakkını tanımıyorum. Ben zorbayım var mı diyeceğin” dercesine kendi yasalarını çiğneyerek faşist uygulamalarını sürdürüyor!

Yerel seçim yapmak, kaybetmek, kaybedilen belediyeye kayyum atamak; yeniden yerel seçim yapmak, yeniden kaybetmek, yeniden kayyum atamak... Bu çaresizlik ve tükenmişliktir. “Ben demokrasiyle de demokrasisiz de yönetemiyorum” demektir. Mehmet Bekaroğlu, alınan kararla ilgili olarak, "Bunun anlamı sadece demokrasinin iptal eğilmesi değil, aynı zamanda halkın meşru siyasetten umudu kesmesinin istenmesidir" demesi yerinde.

Cumhur İttifakı, bu uygulamalarıyla Kürtleri sivil siyasetten soğutup uzaklaştırmaya zorluyor ama Kürtler, Devletin korktuğu sivil silahı asla bırakmayacak, tersine daha güçlendirecek!

 

III – AKP temel referanslarını ayaklar altına aldı

AKP; Millet iradesini çiğneyip üç Belediye Eşbaşkanını görevden almakla baş aşağı gidişini hızlandırdı! Çünkü AKP 17 yıldır;

“Yeter söz milletin, askeri ve sivil darbelere hayır” diyordu! Şimdi AKP bu iki temel referansını çiğneyerek kendini bitiriyor ki azgınlaşan saldırılarının altında da bu tükeniş yatıyor. “Millet iradesi kutsalımız, AKP askeri-sivil darbelerin mağduru partidir, sandıkla gelen sandıkla gider” diyerek temel referanslarını halkımızın özgürlük mücadelesinin karşıtlığı üzerinden Kürdistan’a gömen AKP hızla siyasi ömrünü tamamlamaya doğru koşuyor. Çünkü AKP, son yıllarda Kürdistan’da peş peşe sandıkla geleni devlet eliyle kayyumlara teslim ediyor!

Erdoğan, Ahmet Türk ve Selçuk Mızraklı ile görüşen İmamoğlu’na tepki göstererek, “inşallah en kısa sürede gerçek yüzleri ortaya çıktığında milletten gereken cevabı alacaklar” der ama Kürtlerden 31 Mart ve 23 Haziran’da, sandıktan hak ettiği cevabı aldı alırken yanıtı iradeyi tanımak yerine sivil darbeyle çiğneyerek üç Büyükşehir Belediye Eşbaşkanımızı görevden aldı. Yani Erdoğan, “yeter söz milletin” ve “askeri, sivil darbelere hayır” referanslarını ayaklar altına alarak kendisiyle birlikte demokrasi, temel hak ve özgürlükleri de bitiriyor.

AKP yazarı Abdulkadir Selvi bile “Kayyım atanan Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediyeleri seçimden önce zaten kayyımlar tarafından yönetiliyordu. Kayyımlar önemli hizmetler götürdüler. Peki seçime gidildiğinde ne oldu? Diyarbakır’da 62.9’la, Van’da 53.8’le, Mardin’de 56.2’yle HDP kazandı. Devlet kayyım atıyor da ne oluyor? Halk yine HDP’yi seçiyor. Seçimle gelenler kayyımla, kayyımla gelenler seçimle gidiyor. Bu durum demokrasi standardımızı düşüyor. Kayyım atayacaktınız, o zaman seçime ne gerek vardı anlayışını doğuruyor” demek zorunda kalıyor. (Kayyım Kararının altında ne var yazısı)

Kısacası AKP'nin “Beraber yürüdük biz bu yollarda Beraber ıslandık yağan yağmurda Durmak yok yola devam Adalet kalkınma tek görevimiz”... Yürüyüşü 2010’dan beri geriliyordu. Artık AKP’lilerin “Beraber tükettik bu süreci Beraber sonumuzu hazırladık Beraber katlanacağız sonuca" demelerine az kaldı!

Devlet de, AKP’nin Kürdistan’da geride bırakacağı siyasi boşluğun farkında bu boşluğu dolduracak parti arayışında! CHP, Babacan partisine bu gözle de bakılsın.

 

IV - AKP, kaybettikçe saldırganlaşıyor!

Diyarbakır kayyum atanmasıyla AKP iktidarı fiilen OHAL uygulamasını da başlatmış oldu. Diyarbakır sokak-caddeleri acayip zırhlı (Akrep-Kirpi-TOMA) polis araçlarıyla ve eli tetikte polislerle dolup taşıyordu. Eee halk iradesini tanımazsan, sivil darbeye sarılırsan silahtan başka dayanak kalmaz elinde.

Cumhur İttifakı Kürtlerden, İstanbul’a/Türkiye siyasetine demokrasi desteğinin intikamını alıyor! AKP/MHP; Kürt iradesine Kayyum; İmamoğlu’na tehdit; Kaftancıoğluna ceza; aydınlara baskı ve KHK... Yani kendisinden olmayan, kendisi gibi düşünmeyen herkesten 31 Mart-23 Haziranın intikamını alıyor.

Öylesine saldırganlaşıyorlar ki tek adam rejimi belediyelerde de işbaşı yaptı! Kayyum M.E. Bilmez’in Van belediye meclisini feshetmesi, Mardin Kayyumu ise HDP’li Belediye Meclis üyelerini girişteki kontrol noktasından belediyeye almaması sadece bazıları! Çünkü Mecliste HDP’nin 44 üyesine karşı AKP 27 üye ile azınlıkta olunca Kayyum Vali kendi başkanlığında ve çoğunluğu birim amirlerinden oluşan 7 üyelik Encümen ile kenti yönetmeye yöneliyor!

 

Sonuç ve çağrı;

a - Halkımız, halklarımız başta üç kentte sonra giderek diğer Kürdistan kentlerine ve Türkiye metropollerine yayılan sivil direnişi; “irademiz gasp edilemez. Kayyumu tanımıyoruz, tanımayacağız” şiarı altında sonuç alınıncaya kadar yani seçilmiş Eşbaşkanlarımız görevlerinin başına dönünceye kadar sürdürme kararlılığında. Mücadelenin sekli değişebilir ama kendisi devam etmelidir.  Bu süreçte dört parçadan halkımızı-siyasetimizi SEVİNCİMİZ VE YASIMIZ BİRRDİR duygu ve duruşuyla kayyımlara HAYIR demeye çağırıyoruz.

b - Cumhur İttifakı iktidarının; Kürdistan’da bizzat kendi kanun-yasa-hukukunu tanımayan icraatları karşısında, öncelikle tüm siyasal parti ve hareketlerimizin ortak hareket etmesini tarihi önemde bir adım olarak görüyor ve çağrıda bulunuyoruz. Bu haksız-hukuksuz irade gaspı karşısında, sokakta, mecliste… her alanda yasal-meşru demokratik eylemlilikte birlikte yürümemizin tarihi önemde olacağının altını çiziyor ve bu yürüyüşümüzün hepimizin hedefi olan kalıcı ulusal ittifakın zeminini oluşturacağına inanıyoruz.

c - Türkiye halklarına çağrımız, halkımızın haklı ve meşru mücadelesine omuz verin! Kürt halkı özgürlük ve demokrasi mücadelesinde üzerine düşeni yaptı, bugün Türkiye halklarının, halkımızın özgürlük ve demokrasi mücadelesine omuz verme günü!

d – Uluslar arası kurum ve kamuoyuna çağrımız; Amed-Mêrdîn-Wan halkının haksız-hukuksuz gaspedilen iradesine sessiz kalmayın. “Türkiye büyük Pazar” diyen sermayenin bencil emperyal çıkarlarının köleleri olmadan tutum alın. 11.09.2019

canbegyekbun@hotmail.com

Facebook Yorumları

reklam
12.09.2019
CUMHUR İTTİFAKI; “DÜZ OVADA DA KÜRDE SİYASET YASAK” DİYOR
7.06.2019
Siyasal çözümde çıta yükseldi, denilebilir ki içerik makas değiştirdi!
7.4.2019
DEVLET PARTİSİ, 31 MART SEÇİMLERİNDE HDP’YE ADETA SAVAŞ AÇTI!
18.3.2019
SARI YELEKLİLER VE KÜRESEL DEVRİMCİ DİNAMİK!
4.3.2019
YALLA KÜRDİSTAN” DİYENE! “İŞTE KÜRDİSTAN, İŞTE BURARAYIZ” DİYORUZ!
28.1.2019
MOSKOVA ZİRVESİNDE; ÇÖZÜM-SAVAŞ KISKACINDA SURİYE VE ROJAVA!
9.1.2019
Yerel Seçim ittifakıyla Kürt siyasetinde 40 yıllık katılaşmış duvardan gedik açtık!
7.11.2018
AYDINLIK GAZETESİ, KÜRTÇE KONUŞ DİL KAMPANYASINA SAVAŞ AÇTI!
26.10.2018
YEREL SEÇİMLERDE ORTAKLAŞMANIN YOLUNU BULMALIYIZ!
7.10.2018
KÜRDİSTAN SEÇİMLERİNİN VERDİĞİ MESAJLAR!
28.9.2018
KUŞATILMIŞ KÜRDİSTAN’DA, SEÇİM VE İÇ DEMOKRASİ
27.8.2018
TÜRKİYELİ KOMÜNİSTLERE KKP HEDEFİYLE SEKSİYONLARI AŞMA ÇAĞRIMIZ!
21.8.2018
ÎRO ZIMANÊ ME, SIBÊ NETEWEYA ME DÊ TUNE BIBE!
16.8.2018
RAHİP BRUNSON BAHANE MESELE; KÜRDİSTAN VE İRAN!
31.7.2018
“KAPİTALİZMİN TARİHSEL FİZİKSEL SINIRLARI VE KÜRDİSTAN İŞÇİ SINIFI” ADLI KİTABIM GAZETELERİN REKLAM MANŞETLERİNDE!
26.7.2018
AKP/ERDOĞAN, KEMALİZM VE “İKİNCİ CUMHURİYET”!
16.7.2018
TÜRKİYE’DE DOĞU DESPOTİZMİN İSLAMİ VERSİYONU RESMİLEŞTİRİLDİ!
28.6.2018
Erdoğan’ın, ırkçı milliyetçilikle kuşatılmış “zaferi”!
18.6.2018
SİVEREK-HİLVAN-SURUÇ...URFA HATTINDA AKP’DEN KOPUŞ DERİNLEŞİYOR!
7.6.2018
ZORUNLU ASKERLİĞİ KALDIRIN YA DA HERKES YAPSIN!
4.6.2018
"KÜRDÜN DEVLETİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ”MİŞ!
27.5.2018
HDP, demokrasi-özgürlükler mücadelesi ve sosyalistler
18.5.2018
SEÇİMLERDE, IRAK’TA ŞOVENİZM, KÜRDİSTAN’DA BAĞIMSIZLIK ÇIKTI!
19.4.2018
KORKULARIN YÖNLENDİRDİĞİ “CUMHUR İTTİFAKI”, KORKULARIN YÖNLENDİRDİĞİ BASKIN SEÇİME GİDİYOR!
18.4.2018
KÜRDİSTAN’I SÖMÜRGELEŞTİRENLER İLE EMPERYALİSTLER ARASINDA TERCİH YAPMAYIZ!
11.3.2018
KORKULARIN YÖNLENDİRDİĞİ İTTİFAKA KARŞI ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ İTTİFAKI!
4.1.2018
İRANLI HALKLARIN, KADINLARIN, İŞÇİLERİN, GENÇLERİN BAŞKALDIRISINI SELAMLIYORUZ!
14.12.2017
KUDÜS KİMİN YA DA KİMİN OLDUĞUNA KARAR VERİCİ KİMLER?
8.12.2017
2019 SEÇİMLERİ, ULUSAL İTTİFAK VE “DEMOKRASİ CEPHESİ” ARAYIŞLARI!
23.11.2017
EMPERYALİZM KİMİN “TARLASINI SÜRDÜ”; SOLUN MU YOKSA SAĞIN ÖZELDE DE SİYASAL İSLAM’IN MI?
21.10.2017
IRAK’IN (İRAN) KERKÜK/KÜRDİSTAN İŞGALİNİN ARKA YÜZÜ!
16.10.2017
KERKÜK’E SALDIRI TÜM KÜRTLERE SALDIRIDIR!
5.9.2017
BAĞIMSIZLIK REFERANDUMUNUN PARTİ VE PARÇALAR ÜSTÜ YARATTIĞI KONSENSÜS!
8.8.2017
GÜNEYİN BAĞIMSIZLIK HALAYINA BİZDE KATILALIM!
1.7.2017
MERKEZİLEŞME-YERELLEŞME TRENDİNDE SİYASET/POLİTİKA!
27.6.2017
TÜRKİYE KENDİ TARİHSEL DİNAMİKLERİYLE BARIŞMALIDIR!
15.6.2017
KÜRTLER, SOSYALİSTLER YILLARCA; “ADALETİN OLMADIĞI YERDE DEVLET OLMAZ” DEDİLER…!
25.5.2017
İKİ OLAĞANÜSTÜ KONGRE VE MESAJLARI
7.5.2017
Güney ve Rojava’nın birliği prizmalarından sorunlara bakabilmek!
19.4.2017
REFERANDUM SONUÇLARI, ERDOĞAN MAĞLUP SAYILIR BU YOLDA GALİP!
15.4.2017
Başkanlık referandumunda şu nedenlerle HAYIR diyelim!
3.4.2017
ERDOĞAN NE SÖYLEYECEK, AMED HALKI NE İSTİYOR?
16.3.2017
ERDOĞAN/AKP, AB KRİZİNİ DE 15 TEMMUZ GİBİ FIRSATA ÇEVİRME ÇABASINDA!
3.3.2017
Başkan Barzani’nin Türkiye ziyareti!
22.2.2017
Moskova'da uluslararası Kürt konferansı ve
20.2.2017
Trump yönetimindeki ABD’nin, Avrasya savaşı ve Kürdistan
8.2.2017
Kürdistan’daki tanksal yıkım ile batı’daki kentsel dönüşümün yolaçtığı büyük rantsal dönüşüm!
30.1.2017
Referandumda neye HAYIR diyeceğiz!
1.1.2017
Ulusal Kongre yolunda engelleri aşabilmeliyiz!
1.12.2016
Castro sonrası Küba’nın geleceği
28.11.2016
Herkesin kafasındaki soru; AKP ve Erdoğan’ın geleceği!
25.11.2016
Halka hizmet kurumu belediyeleri; halka karşı zırhlı araçlarla korumak!
11.11.2016
Türkiyelileşme hedefi çöktü! çözüm için Türkler, Kürdistanileşmelidir!
20.10.2016
Musul’un Kürdistan kimliği ve geleceği
14.10.2016
Musul’un Kürdistan kimliği ve geleceği
2.10.2016
Êzidi Kenti Şengal’e Statü ve İki Parçanın Stratejik Derinliği
25.9.2016
Diyarbakır öfkeli ve Diyarbakır şimdilik suskun!
15.9.2016
1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Kemalizm ve Kürtler (1922’de Kürtlere otonomi verildi mi) ...
28.8.2016
Kürdistan’ın dar koridoru Rojava’da ağırlaşan küresel hesaplaşma!
21.8.2016
“Eksen kayması” tartışmasında, ayrıştıran-birleştiren temel unsur: Kürdistan
9.8.2016
Yenikapı’da kime karşı “Milli Birlik”? Sina...
31.7.2016
Darbe girişimi, Musul Operasyonu, Rojava ilişkisi ve ABD! ...
22.7.2016
Asker merkezli devletten, polis merkezli devlete geçiş!
13.7.2016
Sur’daki yıkım nedeniyle, UNESCO Toplantısı Protesto edilmeli!
6.7.2016
Kürdistan siyasetinde dalgakıran olarak İran’a dikkat!
27.6.2016
“Yaşasın Bağımsız Birleşik Krallık”! Peki ya “Kürdün Devletsizliği”!
23.6.2016
Siyasal çözüm arayışları mı yoksa savaşa yeni bir mola ihtiyacı mı?
16.6.2016
Fransa işçi direnişinin temelinde ne yatıyor?
3.6.2016
REJİM DEMOKRATİKTİ, SONRA MI “OTORİTER”LEŞTİ!
28.5.2016
KESK’in şiarı; savaşa son halkımın iradesine dokunma olmalıydı
25.5.2016
SON İKİ YÜZYILDA KAPİTALİST UYGARLIĞIN SOSYAL YÜZÜ!
23.5.2016
Mecliste Kürde karşı “Kutsal” ırkçı ittifak sahnede!
17.5.2016
Kentlerde bomba yüklü araçlı eylem üzerinde bir kez daha düşünülmeli!
11.5.2016
KUZEYİN SUYU-GÜNEY’İN PETROLÜ YA DA KÜRDİSTAN JEOPOLİTİĞİ
26.4.2016
DOKUNULMAZLIKTA SÖYLEM GENEL İCRAAT ÖZEL; KÜRT VEKİLLER!
21.4.2016
Amed’ten sosyal/siyasal manzaralar!
7.4.2016
Kafkasya’da yeniden alevlenen çatışmalar, Dağlık Karabağ ve Kızıl Kürdistan meselesi!
28.3.2016
Zarrab’ın yakalanmasının Türkiye iç ve bölge siyasetine yansımaları
20.3.2016
Sur’da yıkıntılar kaldırılırken, Bağlar yıkılıyor!
15.3.2016
Tanklar Gever’e ulaşırken Kürt ulusal hareketinin pozisyonu!
29.2.2016
Taş çatlatan sessizliğin, Mart eylemliliği ile aşılması için…!
24.2.2016
Dünya ana dil gününde, ana diliyle konuşamamak!
17.2.2016
Batı ile Doğu bloğunun savaşı; Sykes-Picot alanı ile sınırlı değil!
25.1.2016
Davos’ta Toplanan DEF’nun Tepesindeki Demokles’in Kılıcı!
14.1.2016
Ayyşe öğretmen olayı; faşizme şapka çıkartan Doğu Despotizmi! ...
10.1.2016
Çözüm-çözümsüzlük ikileminde bir Çağrı!
1.1.2016
DTK ve HDP’ye yapılan linç kampanyasına hayır!
30.12.2015
Cizre-Silopi’deki Hendekler Üzerinden Kandil ve Rojava da mı Hedef Alınıyor?
21.12.2015
KÜRDİSTAN’DA, BUGÜN İYİ Kİ ÖSP VAR!
18.12.2015
Irak-Suriye Üzerinde Egemenlik Savaşları ve Bağımsız Kürdistan!
6.12.2015
TÜRKİYE, RUSYA’NIN KAFKASYA SİYASETİNİ KÜRDİSTAN’DA MI İZLEMEK İSTİYOR?
4.12.2015
Bu kez Amed kuşatma altında!
24.11.2015
Kapitalistlerin, kapitalizm eleştirisi ve sosyalist alternatif!
18.11.2015
Özgürlük ve Sosyalizm Partisi Olağan II. Genel Kongresi sonuçlandı!
3.11.2015
1 Kasım seçim sonuçları ne diyor?
24.10.2015
Kürdistan’da, bölgesel çelişkilerle sarmalanarak ağırlaşan iç siyasal KRİZ!
16.10.2015
AKP, bu kan gölü üzerinde artık iktidar olamaz!
23.9.2015
Suriye üzerinden kızışan egemenlik hesaplar ve Kürdistan!
15.9.2015
FET’EL HUMANİTE (KOMÜNİST BAYRAMI!)
10.9.2015
Dayatılan savaşa yanıt: Sivil itaatsizlik temelinde geliştirilmeli!
4.9.2015
Hay “Hıristiyan Köklerini”z Batsın!
1.9.2015
Görev ve sorumluluk adamı iki yoldaş: Tuncay Atmaca ve Devrimci Ali!
27.8.2015
“Buyurun Cenaze Namazına!”
24.8.2015
“Barzanisiz olmaz” demek kadar “Barzani’ye hayır” demek de yanlış!
15.8.2015
Barış ve çözümün engeli: Milli ve siyasal çıkarlar!
11.8.2015
Eğer devletin gücü, cesareti varsa Kürde DEMOKRATİK YÜZÜNÜ göstersin!
7.8.2015
Suçlu kim? Akdeniz’de yine göçmen faciası …!
6.8.2015
Kürt Petrol Hattının Bombalanmasının Açığa Çıkarttığı Meseleler!
29.7.2015
ABD ile Türkiye Anlaşması...
26.7.2015
Kürdistan parçaları arasında Güvenlik duvarları, çözümsüzlüğü derinleştirir!
23.7.2015
Kobanê, Suruç; Büyük Olayların Yaşandığı Küçük Kentler!
8.7.2015
Türkiye’nin jeopolitik tehdit algısı; Kürdistan!
15.6.2015
HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI-II: KÜRT HALKININ MESAJI!
9.6.2015
7 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI VE HDP!
20.5.2015
Metal İşçilerinin Direnişi, İşçi Sınıfına Moral Verecektir
14.5.2015
Güney Bağımsızlığa Destek Ararken, İkinci Lozan İle Yüzleşmemeli!
8.5.2015
Siyahlar, ABD’de Bakan, Başkan Olabilirler Ama Siyah Olarak Değil!
30.4.2015
Kürtler Adına Özür Dilemeye İtiraz Edenler Bazı Soruları Yanıtlamak Durumundalar!
26.4.2015
Ermeni soykırımının 100. yıldönümü ve Kürt siyaseti!
23.4.2015
Kilitli Gemi Mahzeninde, “Kafesteki fareler gibi can verdiler…
13.4.2015
Avrasya’da savaşın değişen ağırlık merkezleri ve Yemen!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive