Şeyhmus DİKEN

seyhmusdiken@gmail.com



Bookmark and Share

Kürtler ve "Eski Türkiye" Siyaseti


17.6.2015 - Bu Yazı 4466 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Seçimin hemen sonrasında bir değerlendirme gibi yazılan yazı olsa da ve dahi kimilerinin pek hoşuna gitmese de galiba “Eski Türkiye” ve “Eski Tarz-ı Siyaset” kavramlarının tarihin çöp sepetine atıldığının resmi olarak 7 Haziran 2015’i kayıt altına almakta yarar var. 2015, aynı zamanda Şeyh Said Kıyamı sonrasında adı, sanı, kimliği, kültürü, geçmişi, geleceği; özetle varlığı “Türk Varlığı”na armağan edilen Kürt halkının topyekün inkâr ve imhasının doksanıncı yılı. Ve bir tarihi dönüm noktasında “Hayali Kürdistan”ın gömüldüğü coğrafyada yeniden küllerinden doğduğunun resmidir 7Haziran… Tabi öncesi de vardır, kırk yıllık Kürt Siyasal Mücadele tarihi.

Seçimlerin hemen sonrasında bir seçim haritası paylaşılmış, Türkiye Kürdistanı fiziki olarak Mor renge boyanmıştı. Coğrafik olarak Mor’a boyanan harita cumhuriyet boyunca yok sayılan harita aslında. Türk(iye) Misak-ı Milli’sinin Cumhuriyet haritasının adeta yırtılan yeri. Mor bilindiği üzere aynı zamanda kadının rengi. Bütün Kuzey Kürdistanını morartan haritanın tümünde kadınlar eşit temsiliyet hakkına sahip oldular.

7 Haziran 2015 Seçimleri çok ciddi ipuçları sundu. Şimdiye kadar “emanet”en diğer partilere, özellikle de AKP’ye verdikleri oylarını geri aldılar. Oyun asli sahibine, HDP’ye rücu edildi oylar. Hani AKP bir önceki seçimlere kadar hep “Ben doğuda da birinci partiyim” diyordu ya! Artık değil. Çünkü çeşitli nedenlerle kimi Kürt şehirlerinde AKP’yi tercih eden Kürtler artık oylarını AKP’den geri alıp iki nedenle “buraya kadar” dediler. İlki “Çözüm süreci” bir aldatma ve oyalamaya döndürülmüştü muktedirce. İkincisi, inanç, siyasetin bayrağı sloganı haline dönüştürülmüştü. Hırsızlık, yolsuzluk gibi işler ise adeta vaka-yı adiyeden olmuştu.

Türkiye’de İstanbul, İzmir, Mersin, Adana, Antalya gibi Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehirlerde, kısmen “tuzu kuru” diye tabir edeceğimiz Kürtler, 7 Haziran'da gönüllerindeki partilerini HDP’yi tercih ettiler. Yani bu seçimin genel olarak Kürt cenahından özeti; şimdiye kadar AKP’yi tercih eden kimi Kürtler artık AKP tercihini vicdanlarından söküp attılar.

Türkiye metropolllerinde çok sayıda birey ve kendi içlerinde adeta küçük klanlar gibi örgütlenen vicdanlı, onurlu Türkler ve dahi çok sayıda farklı etnik, dini, mezhepsel camialardan oluşmuş gruplar da HDP’yi tercih ettiler.

HDP şahsında Türkiye Siyasetine model sunan siyasal yapı aslında Türkiye Demokrasisine ciddi bir katkı sunarak öğrenirken öğretti. Yüzyıllık Cumhuriyetin ezberi bozuldu. 35 yıl önce halkın bağrına saplanan kara saplı bıçak seçim barajını “siz kaldırmıyorsanız ben kaldırırım” diyerek adeta fiili bir durum yarattı. Bu kazanım, aslında her şeyin muktediri zorlayarak “kanun hükmüyle” kaldırmasının beklenmemesi gerektiğini, halkın gücüyle de adaletsizliklerin alaşağı edileceğini gösterdi.

1965 yılında geleneksel Türkiye siyasetine bir alternatif sunup sosyalizmin sesini 15 vekille meclise sunmuşu TİP (Türkiye İşçi Partisi). Ellinci yılında sadece solun-sosyalizmin değil, yok sayılan tüm renklerin ahengini bu kez 80 vekille sunuyordu Halkların Demokratik Partisi Türkiye Meclisine.

Sorulabilir, peki bütün bunlara rağmen HDP ifade ettiği gibi “Türkiyelileşti mi”? Sanırım buna evet demek için vakit henüz çok erken Evet kimi Türk şehirlerinden “hatırlı”, kıymetli oylar aldı HDP, ama çok cılız. Bu bir ilk adım ve rüşt ispatı. Bunun devamı kanımca HDP’nin mecliste yürüteceği performansa ve siyasete bağlı. Muktedir AKP, HDP’yi etkisiz kılma ve boşa çıkarma derdinde. Bunu iki koldan yapmaya çabalıyor. Başta Diyarbakır olmak üzere kimi Kürt şehirlerinde şiddeti doksanlı yıllarla benzeştirerek egemen kılmaya ve kaos ortamı oluşturmaya gayret ediyor. Diğeri de parlamentoda “çözüm süreci” dedikleri hayli uzayan dönemsel garabeti sulandırmaya, yok saymaya ve bizzat cumhurbaşkanın ağzından HDP için hükümet kurma “görevlendirilmesi” yapılmayacağı beyanı dillendiriliyor.

Ama tarihe not olarak düşülsün ki; gazeteci yazar Ferda Çetin çok haklı olarak “Kürtler doksanlı yıllardaki Kürtler değil” artık derken buna işaret ediyordu. Kürtler yürüttükleri siyasal mücadele ile çok yeni bir sayfa açtılar; sadece Türkiye’ye mi? Değil elbette! Ortadoğuya, dünyaya ve dahi dört parça Kürdistan’a.

Yani ez cümle; 7 Haziran 2015 seçimleri salt ve sıradan bir seçim olmaktan öte anlamlar taşıyor. Yeter ki bunun doğru okuması yapılsın. Kürt siyaseti Halkların Demokratik Partisi üzerinden çok anlamlı bir mesaj verdi. Umuyor ve diliyorum ki; kırk yıldır dökülen onca kana, viran olan evlere, talan edilen mala mülke rağmen gelinen bu noktanın okuması doğru yapılır. Kürt halkı, bütün dönemlerden daha örgütlü, daha kurumsal ve de daha güç sahibi. Karşı cephe ise “Eski Türkiye”nin yenilmiş, sarayına hapsolmuş ama hâla “tezgah peşinde”ki muktediri üzerinden kaybedilmiş zamanın uzatmalarını oynamaya çalışıyor.

Facebook Yorumları

reklam
15.2.2017
Kürtlerin Sevgililer Günü; Sêva Mêxekrêj
5.2.2017
Evet ile Hayır! Ya da İkisi de Değil!
14.1.2017
Kara Deliğe mi Düştük, Ne!
31.12.2016
Geçmiş İki Yıl Sahiden Geçti mi?
4.12.2016
Sonsuza Dek mi Sürer, Asla!
27.11.2016
Nar ve İncir mi Dediniz!
7.11.2016
Hâl ve Ahval’e Dair
30.10.2016
Nail Güreli Göçerken
22.10.2016
Dostluğun Kadri Kıymeti
15.10.2016
Hayatın Iskalamadıkları!
9.10.2016
Diyarbakır Barosu'na Kadın Başkan Lazım
25.9.2016
İletişim Yayınları Abisini Kaybetti
18.9.2016
Yılmaz Güney’in Tarık Akan’ı
19.6.2016
Özgürlük ve Barışı “Soruşturmak”
12.6.2016
Sabık Başbakanın Kefaleti!
26.12.2015
Yine Mekân'a, Yine "Mesele"ye Dair!
8.12.2015
“Elçi”nin Hüznü!
31.10.2015
İhtiyaca binaen sandığa giderken!
19.10.2015
Kürdün Kurşunlu Camii’ni ‘Kurşunlamak’
21.6.2015
Haziran Siyasetinde Rahle-i Tedris!
17.6.2015
Kürtler ve "Eski Türkiye" Siyaseti
25.5.2015
HEP’ten HDP’ye 7 Haziran
18.5.2015
Parasevicilerin Saltanatının Sonu!
19.4.2015
Zulmet ile Vuslat Arasında Kalmak!
15.03.2015
D Tipi’nde Bir Yazar!
09.03.2015
Yaşar Kemal; “xwedê yeke derî hezar”
16.02.2015
Hücredeki Adalı
08.02.2015
Künye Dağa Yazılınca
02.02.2015
Şehirden İki Kongre!
05.01.2015
Devletlû Hükümet Neyin Peşinde?
28.12.2014
Roboski; Bin Günün Issızlığı!
21.12.2014
Siyah Bilinci ya da Kürtlük Bilinci
08.12.2014
Aidiyet ve Duygudaşlık
01.12.2014
Ayakkabısından vurulan adalet!
24.11.2014
Zorla Kimlik İnşa Etmenin İflası
04.11.2014
Kod Adı Dêrsim, 00.00.1938: Ölü!
26.10.2014
Affetmenin mümkünatı mı dediniz!
08.10.2014
Kobanê ve Rojava ile Haşrolmak!
02.10.2014
Dengêk Bidin Şengalê û Rojava!
08.09.2014
Diyarbakır, İzmir’e Onur Konuğu Olunca!
25.08.2014
Yeni Başbakan Atanırken!
19.07.2014
Kırık “Sol Ayağım”
28.06.2014
Doktor İlhan "Hoca" da Gitti!
07.06.2014
Kalekol, Ya Duvarlar!
31.05.2014
Kenti Yeniden Planlamak!
24.05.2014
Babasız Çocuklar Ülkesi!
17.05.2014
Kürdistan Sosyalist Solu'nun Kitabı
10.05.2014
Kürtçeye Çevrilmenin Cazibesi!
03.05.2014
Dildilian’ların Tarihe Bıraktıkları
27.04.2014
Doksandokuz’a Nar Tanesinin Söyledikleridir
19.04.2014
Petrolden “Pay” İstemek!
12.04.2014
Adları Kaçakçıya Çıkanların Mezarında
05.04.2014
Dile Geldiği Kadarıyla!
22.03.2014
Başkan Apo'nun Gözleri Üzerinizde
15.03.2014
Kürdistan’da Bir Yer, Kavar
08.03.2014
Licê’nin Serencamı!
15.02.2014
Şêx Saîd ile Öcalan’ın Serencamı
09.02.2014
'Gözleri bağlı' kadının adaleti!
01.02.2014
Haw’layanlar da Taraftır!
25.01.2014
Kürdün Karakter ve Kader İlişkisi
18.01.2014
Licê, Taammüden Katliamın Şehri
11.01.2014
Şeyhin Dar'dağanı!
04.01.2014
Yurt, Yangın Yerine Dönünce!
28.12.2013
Kürt Kadınının Mührü
21.12.2013
“Kurdo Zindano”
14.12.2013
Muktedirin Dili ve Davranışı Üzerine
08.12.2013
Türkiye Kürdistan’ı BDP’ye Emanet
30.11.2013
Dershane Dalaşı
23.11.2013
Kürt, Prematüre Siyaseti “Yutmaz”
17.11.2013
Amed Asla Unutmaz!
09.11.2013
Temsili Siyasette Kürdi Kriter!
02.11.2013
Kürt Siyasetinin Tabularla Savaşı
27.10.2013
Giderayak!
19.10.2013
Devletten “bahşiş” etik ve Hac
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.