Şeyhmus DİKEN

seyhmusdiken@gmail.com



Bookmark and Share

Parasevicilerin Saltanatının Sonu!


18.5.2015 - Bu Yazı 1576 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yakın günlerde işi nedeniyle bir ayağı sıkça Ankara’da olan işinsanı bir dostumun tespitleri gündelik hayatta kısmen basına yansıyanları doğrular nitelikteydi. Kamuoyuna çokça yansımayan korkunç bir “kapalı devre” hayatlardan söz ediyordu kendilerine övünerek “muhafazakâr” camia diye tarif edenler arasında.

Hani (ak)sarayın altın varaklı ve her bir tanesi bin lira değerinde olduğu vurgulanan su bardakları vardı ya! Aynen onun gibi işte!

Üzerine altın tozu serpilerek hazırlanmış yiyecekler mi, altın yaprağı şekliyle süslenmiş özel tasarım pastalar mı? Adeta “ibadet eder” gibi kendi içlerinde eğlenen kapalı devre şaşaalı bir cemaat yaşantısı, diye tarif etmişti.

Doğrusu bu durum, CumhurBaşkanının sözlerini doğruluyordu. Daha, önceki günkü (14 Mayıs) Van mitinginde diyordu ki; “Diyanet İşleri Başkanı ile Arnavutluk’a ziyaret yaptık. Sordum Sayın Mehmet Görmez’e Mercedes vakasını. ‘Abarttıkları gibi değil, 330 bin lira’ dedi. Yahu soruyorum size koca Diyanet İşleri Başkanına 330 bin liralık Mercedes ne ki! Eleştirenlerin hangisinin altında o Mercedes’lerden yok ki!” diye onaylamaları için Vanlılara soruyordu. Aslında bu onay bekleyen soru’nun içinde kendi harcamalarına da zımni bir onay beklentisi vardı sanki!

İktidar cephesinde sıkı bir çöküş var. Bu çöküşün en büyük göstergesi artık anlatacak, vaat edecek hiçbir şeyi kalmamış bir zorba devlet erkinin dine, inanca, kutsal kitaba sarılarak, kendi dininden olup da kendi siyasetinden olmayanları dahi “ötekileştirerek” dindışı saymasının tükenmişliği yaşanıyor bu tuhaf ülkede. Kürtler, Ezidiler, Ermeniler, Aleviler dinleri, inançları, etnik kimlikleri üzerinden sırf siyasal tercihleri nedeniyle adeta tehdit ediliyorlar. 

Yedi Haziran’a bir aydan az bir zaman kala AKP iktidarının canhıraş ve kulakları tırmalayan çığlıkları meydanları doldururken; muktedire aklıselimle muhalefet eden HDP’nin yükselişi doğrusu göz dolduruyor. HDP EşGenelBaşkanı Selahattin Demirtaş akılcı ve kendi üzerinden bir seçim politikası yürüterek bugüne kadar HDP siyasal çizgisini tercih etmemiş seçmenlerin kalplerine doğrudan hitap ederek ciddi bir rüzgâr estiriyor.

Siyasal İktidar Cephesinde AKP ile somutlaşan ciddi bir erozyon, erime, tükeniş ve bunların yanında çılgınca bir saldırganlık var. Öte yanda ise iktidara cepheden muhalefetin sakin, kararlı, mütedeyyin, hırçınlaşmayan ama öfkesini sahici bir kararlılıkla örgütleyen ve HDP şahsında simgeleşen bir siyasal eda var.

Öngörülerim beni yanıltmaz ise bu iş çok büyük bir “yol kazası”na uğramaz ise “tamamına erecek”.

Görünen o ki 7 Haziran seçimlerinde; HDP aday listelerindeki yetersizliklerine rağmen benim tahminim yüzde 13 gibi bir oy oranını yakalayacak. CHP yüzde 28, MHP yüzde 18, AKP de yüzde 41 dolayında oy alacak. Bu sonuçlar AKP’yi tatmin etmeyecek. Seçimlerden sonra tek başına, ya da dışarıdan destekli bir hükümetle AKP yeniden iktidar olsa bile sağlıklı ve uzun ömürlü bir geleceği olmayacak. AKP’nin ipi çekildi / çekilmiş gibi. Hızla gümbürdeyerek gidecek. Dünyanın bütün egemen iktidarları güçlerini devletin askerine, polisine dayandırırlar. Asker, polis bile iktidara vereceği oyu tartışıyorsa muktedirin işi hayli zor!

Peki, bütün bunların alternatifi ne diye akla gelebilir…

Büyük bir kehanet değil benimkisi! Ama şimdiden söyleyeyim. Türkiye orta vadede AKP’nin siyasal arenadan zayıflayarak silineceği ve CHP’nin eski hastalıklarından kurtularak demokratikleşeceği ve HDP ile ittifak kurarak birçok seçmenin gönlündekini hayata geçirecekleri günlere doğru gidiyor gibi…

Ama bunların hayatiyet bulması için;

AKP’nin saltanatla, dini ve kutsal değerleri malzeme yaparak ısrarının kendi sonunu getirmesi gerek…

CHP’nin içindeki safraları temizleyerek sahici bir perspektifle Kürt Sorununun Demokratik Çözümüne dair demokrat bir politikayla donanması ve olası müttefiklik hesaplarını yeniden masaya yatırıp gözden geçirmesi gerek…

Ve elbette HDP, bu ülkede geleceği olan ve vitrindeki tek parti olarak bir “proje” partisi olmaktan kalıcı bir siyasal parti olma moduna hızla evirilmesi gerek. Bunun yanında aslında Türkiye’nin siyasal demokrasisine de sahici bir katkı sunacak rol modelle var olacağını göstermesi gerek…

Bunlar tabii ki, hayli erken öngörüler. Böyle bir siyasal konumlanmaya henüz çok zaman var. Bekleyecek göreceğiz…

Facebook Yorumları

reklam
10.6.2018
Behice Boran Kitabı; Destansı Hayat
16.9.2017
Siyasetten Edebiyata Terfinin Adı: Seher
21.5.2017
Yeni Sürece Doğru (mu)...
15.2.2017
Kürtlerin Sevgililer Günü; Sêva Mêxekrêj
5.2.2017
Evet ile Hayır! Ya da İkisi de Değil!
14.1.2017
Kara Deliğe mi Düştük, Ne!
31.12.2016
Geçmiş İki Yıl Sahiden Geçti mi?
4.12.2016
Sonsuza Dek mi Sürer, Asla!
27.11.2016
Nar ve İncir mi Dediniz!
7.11.2016
Hâl ve Ahval’e Dair
30.10.2016
Nail Güreli Göçerken
22.10.2016
Dostluğun Kadri Kıymeti
15.10.2016
Hayatın Iskalamadıkları!
9.10.2016
Diyarbakır Barosu'na Kadın Başkan Lazım
25.9.2016
İletişim Yayınları Abisini Kaybetti
18.9.2016
Yılmaz Güney’in Tarık Akan’ı
19.6.2016
Özgürlük ve Barışı “Soruşturmak”
12.6.2016
Sabık Başbakanın Kefaleti!
26.12.2015
Yine Mekân'a, Yine "Mesele"ye Dair!
8.12.2015
“Elçi”nin Hüznü!
31.10.2015
İhtiyaca binaen sandığa giderken!
19.10.2015
Kürdün Kurşunlu Camii’ni ‘Kurşunlamak’
21.6.2015
Haziran Siyasetinde Rahle-i Tedris!
17.6.2015
Kürtler ve "Eski Türkiye" Siyaseti
25.5.2015
HEP’ten HDP’ye 7 Haziran
18.5.2015
Parasevicilerin Saltanatının Sonu!
19.4.2015
Zulmet ile Vuslat Arasında Kalmak!
15.03.2015
D Tipi’nde Bir Yazar!
09.03.2015
Yaşar Kemal; “xwedê yeke derî hezar”
16.02.2015
Hücredeki Adalı
08.02.2015
Künye Dağa Yazılınca
02.02.2015
Şehirden İki Kongre!
05.01.2015
Devletlû Hükümet Neyin Peşinde?
28.12.2014
Roboski; Bin Günün Issızlığı!
21.12.2014
Siyah Bilinci ya da Kürtlük Bilinci
08.12.2014
Aidiyet ve Duygudaşlık
01.12.2014
Ayakkabısından vurulan adalet!
24.11.2014
Zorla Kimlik İnşa Etmenin İflası
04.11.2014
Kod Adı Dêrsim, 00.00.1938: Ölü!
26.10.2014
Affetmenin mümkünatı mı dediniz!
08.10.2014
Kobanê ve Rojava ile Haşrolmak!
02.10.2014
Dengêk Bidin Şengalê û Rojava!
08.09.2014
Diyarbakır, İzmir’e Onur Konuğu Olunca!
25.08.2014
Yeni Başbakan Atanırken!
19.07.2014
Kırık “Sol Ayağım”
28.06.2014
Doktor İlhan "Hoca" da Gitti!
07.06.2014
Kalekol, Ya Duvarlar!
31.05.2014
Kenti Yeniden Planlamak!
24.05.2014
Babasız Çocuklar Ülkesi!
17.05.2014
Kürdistan Sosyalist Solu'nun Kitabı
10.05.2014
Kürtçeye Çevrilmenin Cazibesi!
03.05.2014
Dildilian’ların Tarihe Bıraktıkları
27.04.2014
Doksandokuz’a Nar Tanesinin Söyledikleridir
19.04.2014
Petrolden “Pay” İstemek!
12.04.2014
Adları Kaçakçıya Çıkanların Mezarında
05.04.2014
Dile Geldiği Kadarıyla!
22.03.2014
Başkan Apo'nun Gözleri Üzerinizde
15.03.2014
Kürdistan’da Bir Yer, Kavar
08.03.2014
Licê’nin Serencamı!
15.02.2014
Şêx Saîd ile Öcalan’ın Serencamı
09.02.2014
'Gözleri bağlı' kadının adaleti!
01.02.2014
Haw’layanlar da Taraftır!
25.01.2014
Kürdün Karakter ve Kader İlişkisi
18.01.2014
Licê, Taammüden Katliamın Şehri
11.01.2014
Şeyhin Dar'dağanı!
04.01.2014
Yurt, Yangın Yerine Dönünce!
28.12.2013
Kürt Kadınının Mührü
21.12.2013
“Kurdo Zindano”
14.12.2013
Muktedirin Dili ve Davranışı Üzerine
08.12.2013
Türkiye Kürdistan’ı BDP’ye Emanet
30.11.2013
Dershane Dalaşı
23.11.2013
Kürt, Prematüre Siyaseti “Yutmaz”
17.11.2013
Amed Asla Unutmaz!
09.11.2013
Temsili Siyasette Kürdi Kriter!
02.11.2013
Kürt Siyasetinin Tabularla Savaşı
27.10.2013
Giderayak!
19.10.2013
Devletten “bahşiş” etik ve Hac
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive