Selva Demiralp

MİLLİYET



Bookmark and Share

EKONOMİK DENGELENME


15.9.2018 - Bu Yazı 145 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Hafta içinde açıklanan yüzde 5.2’lik büyüme rakamından sonra “büyümenin yeniden dengelendiği” yorumunu sıkça duyar olduk. Ne anlama geliyor bu yorum? Öncelikle bozulmuş bir denge noktası olmalı ki o dengeye geri dönülsün. Büyüme bağlamında bu denge noktası potansiyel büyüme oranına tekabül ediyor. Potansiyeli aşan ya da potansiyelin altına düşen bir ekonomi zaman içerisinde tekrar potansiyeline geri dönme eğilimi gösteriyor ve bu sürece dengelenme deniyor. 

Sağlıklı büyüme 

Burada önemli olan iki noktanın altını çizmek istiyorum:

1) 2017 ikinci yarısından itibaren yüzde 11.5, 7.3 ve 7.3 büyüyen Türkiye ekonomisinin potansiyeli aştığını ve bu seviyelerde büyüme rakamlarının sürdürülebilir olmadığını uzun süredir vurguluyoruz. Ekonomi hızlı büyürken, her şey güllük gülistanlık görülüyor ve neden eleştirdiğimiz anlaşılamıyor. Oysa o zaman eleştirdiğimiz ve öngördüğümüz gelişmeleri bugün hızlandırılmış bir şekilde yaşıyoruz. Büyüme, her ne pahasına olursa olsun büyüme, enflasyon pahasına büyüme sağlıklı değildir. Ekonomi er geç yavaşlar ve “dengelenir”. 

2) Hızlı büyüyen bir ekonomi için “dengelenme” maalesef her zaman yumuşak bir yavaşlama anlamına gelmiyor. Eğer gerekli politika önlemleri zamanında alınmazsa, ekonomi hızlı büyüme sürecinden hızlı yavaşlama sürecine girebiliyor. Gergin bir lastik ip düşünün. Bu lastik ne kadar yukarı çekilirse bırakıldığında o hızla aşağı gelir. Ekonomi de potansiyel üzerinde ne kadar uzun süre geçirdiyse ve bu sürede makroekonomik dengeler ne kadar hasar gördüyse, o kadar uzun bir yavaşlama yaşayabilir.

HANE HALKI TÜKETİMİ CİDDİ ŞEKİLDE YAVAŞLADI

Şekilde büyüme rakamlarının harcama gruplarına göre ayrıştırılmış bir analizini görüyoruz. Hane halkı tüketimi doğal olarak büyümenin en büyük bileşeni. Son çeyrekte tüm diğer değişenlerle beraber hane halkı tüketimi de ciddi şekilde yavaşlamış. İlave olarak, inşaat sektöründeki yavaşlama yatırım kalemini geri çekmiş. Peki, ikinci çeyrekte ekonomiyi böylesine yavaşlatan ne oldu?  Hatırayacak olursak, ikinci çeyrek, yüksek gelen birinci çeyrek büyümesini takiben seçim odaklı genişlemeci maliye politikası ve teşvik paketlerinin açıklandığı bir dönemdi. O noktada S&P ekonomideki büyüme odaklı politikaların dış borç üzerindeki olumsuz etkilerinden ve ani duruş riskinden bahsederek notumuzu indirmiş, bu da finansal dengelerdeki ilk ciddi bozulma dalgasını yaratmıştı. 

Sıkılaştırma gerekli

İkinci çeyrekte yaşananlara bakıp yolun bundan sonrasında neler olacağını kestirebilmek çok zor değil. Zira ikinci çeyrekte düşük dozda yaşadığımız çalkalanmayı çok daha derin bir şekilde üçüncü çeyrekte yaşadık. Yılın son iki çeyreğinde yavaşlama daha belirgin telaffuz edilecektir. Bu noktada sıkı para ve maliye politikalarının derhal uygulanmaya konulması, belirsizlikleri azaltmak suretiyle daralmayı kontrol altına alıp süresini kısaltacaktır.

Facebook Yorumları

reklam
15.9.2018
EKONOMİK DENGELENME
8.9.2018
HAFTAYA PİYASADA NELER OLACAK?
18.8.2018
Yolun bundan sonrası
11.8.2018
Bir haftada neler oldu?
28.7.2018
PİYASA FAİZİ NEDEN YÜKSELDİ?
20.7.2018
PİYASALAR NASIL?
13.7.2018
FAİZ ARTIŞI ÇEŞİTLERİ
6.7.2018
Enflasyon neden düşmeli?
30.6.2018
Dış basında Türkiye ekonomisi
22.6.2018
Seçim sonrası ekonominin yönü
16.6.2018
'FED' YENİ SAYFA AÇTI
8.6.2018
NEREDEN GELDİK NEREYE GİDİYORUZ?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.