Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır


23.7.2015 - Bu Yazı 2242 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Köşemi bu hafta dostum Atilla Keskin'e bırakıyorum... Selami Gürel

 

 Gençtiler, sosyalisttiler, sapasağlam ütopyaları vardı.

Çok fazla kan görmüş, bomba sesleriyle uykularından çığlık çığlığa uyanmış çocuklar için yola düşmüşlerdi.

Sırtlarında çantaları, çantalarında „ gülmeyi, oynamayı hak etmiş çocuklar“ için oyuncakları vardı.

Sevinçliydiler, gururluydular, genceciktiler, sosyalisttiler sapasağlam ütopyaları vardı.

Rojova devriminin üçüncü yılında, zalimlerce yıkılmış, viraneye çevrilmiş Kobâne'nin yeniden inşası için bir tuğla, bir taş da kendileri koymak için gelmişlerdi.

Sosyalisttiler, doğayı seviyorlar, korumak istiyorlardı. Üçyüz fidan dikeceklerdi. Yeşile hasret çocukların orman içinde, yeşil içinde büyümesini, oynaması istiyorlardı.

Neşeliydiler, pırıl, pırıldı gözleri. Devrimci marşlar söylüyor, elleriyle zafer işareti yapıyorlardı.

Sosyalisttiler, kantin köşelerinde gevezelik etmek yerine , küçücük de olsa, Rojova devrimine katkıda bulunmak, sosyalist görevlerini yerine getirmek istiyorlardı.

 

Zalimlerdi, inançları; kin ve nefret, insan olana, güzelliğe, aydınlığa düşmanlık tı.

Işığa, gökkuşağının renklerine, çiceğe oyuncağa, insanı insan yapan güzelliklerin tümüne düşmandılar.

Giysileri, sakalları, bayrakları, ruhları kara, kapkaraydı.

Din diyorlardı, islam devleti, şeriat diyorlardı, sırtlarını din tüccarlarına dayamışlardı.

En çok da, en çok da, kendilerine „dur“ diyen Kürt gerillalarına, özgürlük aşığı kadınlara düşmandılar.

Böylesi kadın-erkek yanyana özgürlük şarkıları söyleyenlere yaşama hakkı tanımamaya yeminliydiler.

 

Sosyalisttiler, sırt çantalarında şarkılar, devrimci marşlar vardı.

Tam da „ sosyalizmin „ bir hayal olduğunun bol bol dillendirildiği şu son yıllarda; hayır vardır, eşitsizliğin, sömürünün var olduğu sürece sosyalist mücadele de var olacaktır, demek için Suruç'talardı.

 

Eeey hükumranlar, eey herşeye egemen olduğunu söyleyenler. Hani sizin derdiniz Türkiye'yi, Te Ce vatandaşlarını korumaktı.

Ne duruyorsunuz? Mısırda'ki, Filistinde'ki ve dünyanın dört bir yakasındaki zulme karşı olduğunu söyleyen sizler neredesiniz?

Yoksa, yoksa Amed, Suruç, Van, Hakkari Türkiye'de değil mi?

Yoksa, yoksa bu gencecik sosyalist gençler bu ülkenin yurttaşı değil mi?

 

 

En etkili ve yetkili ağızlarınız, „ bu katliamı IŞID yaptı, „ diyor.

Hani siz bu toprakları, bu topraklar üzerinde yaşayan vatandaşlarınızı korumak için her yolu deneyecektiniz.

Siz ki, senelerdir, PKK gerillalarının üstüne, özgürlük şavaşçılarının üstüne tonlarca bomba yağdırdınız.

Nerede şimdi her gün Kandil'e beş-on sorti yapan uçaklarınız?

Bakın IŞID canavarı uzak değil. Her gün, her saat topları, tüfekleriyle konvoy halinde gözünüzün önünde gezip duruyorlar.

Özgürlük savaşçılarına karşı kullandığınız bombalar, yoksa ruhu kara, kendi kara IŞID savaşçılarına tesir etmiyor mu?

 

Kendini Osmanlı sultanı zanneden „saraylının“ gölgesi tüm partilere, „Gelin terörist örgütlere karşı ortak deklarasyon yayınlayalım“, çağrısı yapıyor. Dikkat edin tekil konuşmuyor. „Saraylının gölgesi“ yapılacak deklarasyonda belli ki, hem IŞID'ı hem PYD'yi yine aynı kefeye koyacaktır. İpe un sermek, diye bir deyim vardır... Çabalayın bakalım un ipin üstünde durabilecek mi, hep birlikte göreceğiz.

Terör nedir? Terörüst kimdir? Daha düne kadar PYD'yi IŞID'la aynı kefeye koyan sizler değil miydiniz?

Türkiye'nin dört bir yanında sadece tepkilerini ortaya koyan kadın, erkek, yaşlı genç insanların üstüne TOMO'larla, biber gazıyla gelenler gerçek teröristler değil mi?

 

Rojova sınırına yapılan bu yığınaklar niye? Bu kalekolları, bu barajları niye yapıyorsunuz? İmralı'ya hiç bir hukuk kuralı dinlemeden dört aydır uygulanan tecritin

sebebi ne?

„Süleyman Şah Türbesine üç-beş bomba atarız, saldırı gerekçesini böylece hazırlamış oluruz,“ diyen kimdi acaba?

Ya Van'da, „ Sekiz on asker ölsün, her birisinin şehri başka olsun, yeniden cenazeler kaldırılıp, öfke ve nefret yayılsın,“ diyenler kimdi?

Amed'deki saldırıyı gerçekleştiren , elini kolunu sallayarak, nasıl geldi acaba?

Adana, Mersin saldırıları, minübüsünde canlı canlı yakılan HDP şöförü...Liste daha uzatılabilir. Bütün bunlar bir puzzelın parçaları değil mi?

Demirtaş 7 Haziran seçimleri öncesi meclis toplantısında,“ Seni başkan yaptırmayacağız,“ diye tek cümlelik tarihi bir konuşma yapmıştı.

Ve „çakma sultan“ başkan olamadı.

AKP'nin ve Erdoğan'ın düşüşü açıktır. Bu kudurganlığın, bu saldırıların temel nedeni budur. Her faşist liderin rezil bir mantığı vardır: „ Benden sonra tufan...“

Sovyet orduları Berlin'e girmeye başladığında, Hitlerin generalleri,“ teslim olalım, yoksa büyük bir kıyım olacak, onbinlerce sivil Alman ölecek,“ demişlerdir. İntihar için hazırlık yapan Hitlerin yanıtı faşizmin rezil yüzünün en iyi göstergesidir:

„ Madem ki bu halk direnemedi, yenildi, katledilmesi de mübahtır!!!“

 

Ama Türkiye'de böyle olmayacak, Rojova Devrimini yüzlerce şehitle korumasını bilenler, dağlarda onbinlerce şehit verenler bu tufana olanak vermeyeceklerdir. Kendi savunmalarını kendileri yapmaya hazırdırlar.

 

Türküyle, Kürdüyle, Alevisi, sünnisiyle, sosyalistiyle tüm ötekileştirilenleriyle Türkiye'deki insanlar „ Benden sonra tufan,“ diyen sahte sultanı muhakkak alt edecek ve Türkiye'nin bir ateş çemberine dönüşmesine olanak vermeyeceklerdir.

 

Çantalarında oyuncaklar, çantalarında çiçekler, çantalarında fidanlar, şarkılar vardı. Sosyalisttiler güzel çok güzel gençlerdi. Ne demişti onlar için Nazım usta:

 

Ölenler

döğüşerek öldüler;

güneşe gömüldüler.

Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

 

Akın var

güneşe akın!

Güneşi zaaptedeceğiz

güneşin zaptı yakın!

 

Atilla Keskin

Facebook Yorumları

reklam
9.4.2016
MÜLTECİLER HOŞ GELDİNİZ, BU TOPRAKLAR HEPİMİZE YETER
2.4.2016
Yüz yıllık fabrika ayarlarının hükmü kalmadı
6.1.2016
SUÇLU AYAĞA KALK
18.12.2015
Nerede duracağız?
28.11.2015
Gözlerinden öpüyorum sevgili yeğenim!
24.11.2015
Cesaret ve direnme…
7.11.2015
İronik bir seçim değerlendirmesi
3.11.2015
Yanıldık, ama yenilmedik…
17.10.2015
BİR HEKİM OLARAK ;TEK BİR YARALI KALMAYANA DEĞİN KATLİAM ALANINDAYDIM!!!
1.10.2015
Ne söylenir bugün, ne yazılır?
10.9.2015
Kristallnacht ya da Gezi’nin intikamı
26.8.2015
Barıştır sorunların çözümü
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
9.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
17.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
10.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
28.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
18.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
24.03.2015
Israrlı olalım: Barış, özgürlük ve demokrasi talebi kazanır
07.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive