Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

Önemsiz bir yazı


10.5.2015 - Bu Yazı 2722 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ölüm ve çatışma haberleri gazete manşetlerine çıkmadıkça, televizyon haberlerinin ilk gündemi olmadıkça, insan toplumsal rahatlamayı derinden hissediyor. Dünün “önemsiz” haberleri, gazetelerin önemli haberleri arasına girmeye başlıyor. Birkaç gün önce böyle “önemsiz” bir olayı köşe yazısı haline gelmiş haliyle okuduğumda önce mutlu oldum, ardın da huzursuz. Anlatayım…

17 bin üyeli, 150 bin kişiden oluşan Profesyonel Balıkçılar Forumu, yazdıkları uzun mektupla bir Defne Koryürek’in sayfasına misafir olmuşlar.

Bu forum üyelerinin yüzde 95’i 12 metrenin altında teknelere sahip “küçük ölçekli” balıkçılarmış. Nasıl sahipsiz kaldıklarını, denizleri, balıkları, balıkçılığı, varlıklarını koruyabilmek için nasıl uğraş verdiklerini ve çaresizliklerini anlatıyorlar.

Nasılsa meraklısı o balıkçıları ve mektuplarını bulur.

Ben o mektupla çocukluğuma döndüm.

Küçük bir Doğu Karadeniz kasabasında dünyaya geldim ben. Doğduğum ev ile deniz arasında küçük dikenlikler ve uzun bir kumsaldan başka bir şey yoktu. Benim ilkokula başladığım yıllarda, devlet de bizim evimizle deniz arasına yeni bir yol yapmaya başlamıştı. Babam kasabamıza 60 km uzakta, Trabzon’da devlet memuru, sülalenin geri kalanının çoğu balıkçıydı. Ben o yıllarda kasabada babaannem ve dedemle kalırdım. Yılın on iki ayı soframızın hiç değişmeyen yemeklerinden biri mutlaka balık olurdu. Zarganalar bir buçuk metreydi. Lüferin-sarıkanat, çinekop gibi- küçüklerine henüz isim verilmemişti. İstavritlerin otuz santimden ufakları balıktan sayılmazdı. Palamutların torik denilenlerini beğenirdik. Yunus sürüleri, saatlerce, gösteri yapar gibi oynaşırlardı.  Bazen iri balıklar ince balıkları kovalar, onlar kıyıya vurduğunda sepetlerle o balıkları kıyıya yığar, sonra da ne yapacağımızı düşünür, mısır tarlaları için gübre olarak kullanırdık.

Bunlar ortaçağ anıları değil, sadece kırk yıl önceydi. Beş milyar yıllık dünyamızın kırk yıl öncesi. Kırk yıl önce çoğu balıkçı olan akrabalarımın kayıkları üç dört metreydi. O kayıkları ile tüm kasabayı, yüksek köyleri, içteki komşu şehirleri doyuracak kadar balık yakalarlardı. Sonra birileri denizde yatan “hazineyi” hızla elde etmeye karar verdi. Kayıkların boyu büyüdü, ağların gözleri küçüldü, radarlar takıldı büyük kayıklara. Büyük küçük tüm balıklar küçük gözlü ağlara takılır oldu. Soframızda daha az görünür oldu ihtişamlı balıklar.

Çoğalmaya başlayan çöpler, kanalizasyon suları denize akmaya, denizin rengi, maviden koyuya dönüşmeye başladı.

Ardından rakamlar düşmeye başladı yayın organlarına. “Dünyada her yıl 450 milyar metreküp arıtılmamış ya da kısmen arıtılmış çöp ile endüstriyel ve tarımsal atık denize bırakılıyor” diye yazıyor gazeteler.

Benim doğup büyüdüğüm yerlerde 8 milyon kişiye hizmet veren 309 belediye, günde 55 bin ton çöp üretiyor, Trabzon 150 ton; Ordu 100 ton; Giresun 80 ve Rize 60 ton çöpünü sahile bırakıyormuş. Siz buna, bu şehirlerde çöp arıtma sistemlerinin kurulmadığını ve diğer şehirlerin durumunu da ekleyin.

Sonra da, günlük gazetelerde, görsel yayın organlarında konuşulan, oraya buraya harcanan, birilerine hibe edilen milyar dolarları anımsayın.

Bir de seçim propagandalarına girmeyi başaramamış bu çevre felaketini…

İyi ki son hafta içinde “önemsiz” haberleri okuma şansım oldu. Yoksa yine “önemli” bir yazı yazmak zorunda kalacaktım…

Facebook Yorumları

reklam
9.4.2016
MÜLTECİLER HOŞ GELDİNİZ, BU TOPRAKLAR HEPİMİZE YETER
2.4.2016
Yüz yıllık fabrika ayarlarının hükmü kalmadı
6.1.2016
SUÇLU AYAĞA KALK
18.12.2015
Nerede duracağız?
28.11.2015
Gözlerinden öpüyorum sevgili yeğenim!
24.11.2015
Cesaret ve direnme…
7.11.2015
İronik bir seçim değerlendirmesi
3.11.2015
Yanıldık, ama yenilmedik…
17.10.2015
BİR HEKİM OLARAK ;TEK BİR YARALI KALMAYANA DEĞİN KATLİAM ALANINDAYDIM!!!
1.10.2015
Ne söylenir bugün, ne yazılır?
10.9.2015
Kristallnacht ya da Gezi’nin intikamı
26.8.2015
Barıştır sorunların çözümü
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
9.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
17.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
10.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
28.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
18.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
24.03.2015
Israrlı olalım: Barış, özgürlük ve demokrasi talebi kazanır
07.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive