Sedat KAYA



Bookmark and Share

DE BE ASLAN KARAM


6.7.2018 - Bu Yazı 123 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 


1944 yılıydı.
Soğuk bir Mart günü.
Amerika’nın Güney Carolina eyaletine bağlı Alcolu kasabasında iki kız çocuğu ölü bulundu.
Biri 11 yaşındaki Betty June.
Diğeri yaşındaki Mary Emma.
İkisinde de cinsel istismar yoktu.
Ölüm nedenleri, kafalarına sert bir cisimle vurulmasıydı.
Kasaba şoktaydı.
Halk sokaklara döküldü. 
Katil bulunup, hemen idam edilmeliydi.
Emniyet harekete geçti.
İki kız çocuğunun öldürüldüğü yere yakın bir bölgede dolaşan 14 yaşındaki siyahi çocuk George Stinney’i tutukladılar.
Ertesi gün yayınlanan gazetelere göre sorgulamada suçunu itiraf etmişti.
Katil oydu.
Üstelik sadece halk değil, siyasetçiler de ölüm cezasından yanaydı.
Hatta bir milletvekili George Stinney’in polisteki itirafının elinde olduğunu söylemişti.
Çocuk henüz mahkemeye bile çıkmadan toplum kararı vermişti.

 

Bu Afrikalı, çocuk yaşta bile olsa hemen idam edilmeliydi.
Halkın ve siyasetçilerin baskısı karşısında mahkeme bir günde juriyi seçti.
Hepsi beyazdı.
Duruşma başladığında 14 yaşındaki George Stinney ne olduğunu anlamamıştı.
Ne diyeceğini bile bilmiyordu.
Savunma bile yapamadı.
Mahkeme sadece 3 saat sürdü.
Juri 10 dakika içinde hüküm verdi.
Elektrikli sandalyede idam edilecekti.

 
Aradan sadece 83 gün geçti.
Tarih 16 Haziran 1944’tü.
Saat 19.30.
Stinney’i hapishaneden alıp Merkezi Düzeltme Enstitüsü’ndeki infaz odasına götürdüler.
Boyu 1.55 cm’di.
Kilosu sadece 40 kg.
Elektrikli sandalyeye oturduğunda boyu kısa geldi.
Elektrotları tutan çerçeveyi başına geçiremiyorlardı.
İnfaz memurları çareyi Stinney’in elindeki İncil’de buldular.
İncil’i ondan alıp, altına koydular ve elektrotları başına taktılar.
Ardından 2.400 voltluk elektrik akımını verdiler.
Stanney 4 dakika içinde can verdi.
Adalet yerini bulmuştu!
İki kızı öldüren cani, acı çeke çeke ölmüştü.
Toplum vicdanı rahatlamıştı.
Artık Güney Carolina’da Amerikan adaletine güven tamdı.
 
 
Aradan 70 yıl geçti.
Tarih Aralık 2014’tü.
Stinney ailesinin ve bir grup idealist avukatın baskıları sonucu dava tekrar açıldı.
Yargıç Carmen Mullen, 1944 yılında yapılan duruşmanın dosyalarını inceledi.
Stinney’in itirafı denilen tutanakta ne imza, ne mühür vardı.
Juri tamamen beyazlardan oluşmuştu.

 

Juride Stinney’in ismini ilk ortaya atan siyah düşmanı bir siyasetçi bile vardı.
Yargıç bununla yetinmedi, yaşayan tüm tanıklarla görüştü,
Ve sonunda Stinney’in cinayetlerle hiç bir ilgisinin olmadığını kanıtladı.
14 yaşındaki çocuk haksız yere idam edilmişti.
Mezar taşına şunlar yazıldı.
"Haksız yere mahkumiyeti ve kanuna aykırı tarzda öldürülmesi, 16 aralık 2014'te mahkeme kararıyla hükümsüz kılınmıştır." 
Bu olay Amerikan adaletinin yüzkarasıydı.

 

Bugün “idam idam” diye cellatlığa soyunanlara ithaf olunur.

Facebook Yorumları

reklam
6.7.2018
DE BE ASLAN KARAM
7.7.2018
RUM TOHUMU.
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.