Türkan Elçi: Ortada ne bir iddianame var ne de bir tanık; Tahir’in cesareti karşısında katiller korkaklaştı, ezildi

28.11.2016 - Bu Yazı 284 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Türkan Elçi: Ortada ne bir iddianame var ne de bir tanık; Tahir’in cesareti karşısında katiller korkaklaştı, ezildi

 8 Kasım 2015’te, Dört Ayaklı Minare'nin önünde çatışmaların son bulması için açıklama yaparken öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi, eşinin ölümünün birinci yıldönümünde faili bulunamayan cinayetle ilgili olarak "Ortada ne bir iddianame ne bir tanık ne de bir sanık var. Bir yıl içinde nasıl bir mesafe katedildiğine siz karar verin. Cinayetin üstlenilmemesi mevzusunu Tahir’in naif, masum ve gösterdiği cesaret karşısında katillerin nasıl da korkaklaştıklarına yoralım. Ortada bir vebal var, yapanların bu vebalin altında kalıp ezilme korkusuna kapıldıklarını hissediyorum" dedi.

"Katile sorardım ‘Tahir’in gözlerine bakamadığın için mi arkadan vurdun?’" diyen Elçi, oğlunun bir hikâye okurken "Tahir amcalara gitmiştik" cümlesini atladığını belirterek "Oğlum babasının adının geçtiği hiçbir konuşmayı duymuyor gibi yapıyor. Katil çocuğun var mı? Sana ‘baba erken gel’ diyor mu?” diye sordu. 


Türkan Elçi: Ben çocuklarımı, Tahir'i hastalık derecesinde severdim; vasat hayatım beni mutlu ediyordu

 

"Can pazarına dönmüş, insanların paramparça olmuş bir eylemin üstlenilmesi bize şaşkınlık dışında bir duyguya kapılmamıza fırsat vermiyor" ifadesini kullanan Türkan Elçi, "Tahir’in cinayetinde tersi bir durum var. Özellikle kimsenin üstlenmek istemediği bir cinayet. Gerçek katilin bulunması tabii ki de ölüm acısını hafifletmeyecektir. Fakat adaletin tecelli etmesi yarına bir nebze de olsa güvenle bakabilmemizi sağlayacaktır. Ölmeden önce bu duyguyu yaşamak isterdim." dedi. 

Tahir Elçi'nin vurulma anı kameralara yansımıştı:

Türkan Elçi'nin Cumhuriyet'ten Mahmut Oral'a verdiği söyleşi şöyle:

- Soruşturmanın seyrini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ortada ne bir iddianame ne bir tanık ne de bir sanık var. Bir yıl içinde nasıl bir mesafe katedildiğine siz karar verin.

- Güveniniz sarsılıyor mu?

Basında cinayet ile ilgili haberleri her duyduğumda biraz daha umutsuzluğa kapılıyorum. Çünkü gelişmelerin çoğu faili bulmaya yönelik çabalar olmadığı kendini hemen hissettiriyor. Dostlar bizi alışverişte görsün yaklaşımları.

"Katillerin korkaklığı"

- Failin kim olduğu, neyi nasıl değiştirebilir?

Özellikle geçirdiğimiz bu meşum yılda kafa karışıklığına mahal verecek cinayetler, pimini kimin çektiği belli olmayan bombalama olayları oldu. Geçmişte yapılan bir eylem birileri tarafından ya da kimin yapmış olabileceği konusunda tahminler yürütülürdü. İçinde olduğumuz bu acayip zamanda bir toplu katliamın farklı farklı kesimlerce üstlenildiğine tanıklık yapıyoruz. Can pazarına dönmüş, insanların paramparça olmuş bir eylemin üstlenilmesi bize şaşkınlık dışında bir duyguya kapılmamıza fırsat vermiyor. Tahir’in cinayetinde tersi bir durum var. Özellikle kimsenin üstlenmek istemediği bir cinayet. Biz, cinayetin üstlenilmemesi mevzusunu Tahir’in naif, masum ve gösterdiği cesaret karşısında katillerin nasıl da korkaklaştıklarına yoralım. Ortada bir vebal var, yapanların bu vebalin altında kalıp ezilme korkusuna kapıldıklarını hissediyorum. Tetiği kimin çektiği konusu benim için hiçbir zaman anlam ifade etmedi. Katil katildir. Katilin kim olduğu önemli değildir. Sadece katilin bulunması önemlidir. Gerçek katilin bulunması tabii ki de ölüm acısını hafifletmeyecektir. Fakat adaletin tecelli etmesi yarına bir nebze de olsa güvenle bakabilmemizi sağlayacaktır. Ölmeden önce bu duyguyu yaşamak isterdim.

"Umutlanmıştım ama"

- Cinayetin faili meçhuller zincirine eklenmesi kaygınız var mı?

Aslında ilk günler verilen vaatler karşısında bir nebze de olsa umutlanmıştım. İnsanın duyduğu ani bir acı karşısında böyle bir olay yaşanmamış veya rüyaymış gibi oyunlara başvurduğu da oluyor. Ben birkaç gün rüya olduğuna kendimi inandırdım. Tepkisizliğim biraz da ondan kaynaklıydı. Biraz da ne yapacağını bilememekti aslında. Sonra verilen vaatler karşısında çok az da olsa umutlandım. Ama çok az diyorum. Son zamanlarda faili meçhul kervanının kumlu fırtınalı göz gözü görmez bir çölün ortasında ilerlediğini, bu kervana Tahir’in katılmak üzere olduğunu görebiliyorum. Göz göre göre bir faili meçhule yol almak.

- Sizin cinayet failleriyle ilgili kanaatiniz nedir?

İlk günden beri görüntüleri baştan sona seyredemedim. Seyretsem ne olacak. Seyredenler bir sonuca ulaşabildi mi? Ben sadece bir minarenin ayaklarının altında bir oyun oynandığına inandım. Sizce de tesadüfi bir çatışmada bir kurşunun sadece Tahir’e denk gelmesi ve sadece hayati önem taşıyan bir bölgesinin hedeflenmesi anlamlı değil mi? Bence bir tesadüfe kurban gittiğini söylemek için ya çok saf ya da orada bu cinayeti yapan birilerini koruma duygusu içinde olmak lazım.

- Failin ortaya çıkarılacağı umudunu saklı tutarak, kendinizi davanın ilk oturumunda gördüğünüzde, ona ne söylerdiniz?

Bir iddianame açılmayacağı gerçekliği ile karşılaşmadan önce, sürekli bir duruşma salonunda bir katille veya daha doğrusu bir sanıkla karşılaşma anını hayal ettim. Hayal ederken ona neler soracağımı sürekli aklımdan geçirdim. “Tahir’in gözlerine bakamadığın için mi arkadan vurdun?” Veya “baba akşam eve erken gel, diyen bir çocuğun var mı?” diyecektim. Yoksa niye yaptın falan sorularıyla işim yoktu. Kim seni azmettirdi ile hiç işim yoktu. Cevabını alamayacağım soruları sormayacaktım. Zaten neden yaptıklarını biliyorum. İnsan olduğu için.

- Cinayete Türkiye toplumunun ve özelde de hukuk camiasının verdiği tepkiyi yeterli buldunuz mu?

Türkiye’de bu cinayet sonrası bir köprünün yıkılışından dolayı üzüntülerini dile getirenlerle karşılaştım. Sadece onu yakından tanıyanlar için söylemiyorum. Ben Diyarbakır dışında İstanbul’da da sık sık kalıyorum. Orada gittiğim bir banka veya bir işyerinde soyadımdan tanıyorlar. Kısa bir sohbetin sonrasında içten bir acı duygusunu dile getirmenin samimiyetini görüyorum yüzlerinde. Anlaşılabilme bir umut duygusuna vesile oluyor bende. Tanımadığım insanlar dışında hukuk camiasından da taziye dileklerini iletmek için sayısız insan evimize geldi. Gelemeyenler telefon açtılar. Bunlar benim için oldukça anlamlı paylaşımlardı. Çocuklarım için her türlü yardımı yapmaya hazır olduklarını dile getirdiler. Tahir’in birleştiriciliği belki yaşarken pek anlaşılamadı fakat ölümünden sonra çoğu insan ardından iyi şeyler dile getirdi. Bu biraz da büyük insanların kaderidir. Ölümden sonra anlaşılmanın kaderi.

- Hayatınızda nasıl değişiklikler oldu?

Tahir’den sonra her şey çok değişti. Bir umutsuzluk ve hüzün mevsimine girdim. Bir yıl süren bir mevsim. Sürekli ağaçların yapraklarını döktüğü, her gün bir dalın kuruduğu bir mevsim. Gökyüzünde baharın gelişini müjdeleyen ne bir leylek ne bir kırlangıç sürüsü. Hayatınızda, evinizde ne değişti sorusunu tekrarlayacak olursanız size diyeceğim şudur: Önce yemek masamızda bir tabak eksildi. Dört sandalyeden sayı üçe indi. Karşımda boş kalan sandalyeden gözlerimi ayıramadan lokmaları yutmaya çalıştım boğazıma dizildi. Daha sonra telefon rehberimden bir numara eksildi. Beni asla bir daha aramayacak bir telefon numarası.

"Çocuğun var mı?"

- Evde bir sohbet sırasında, bir haber programında ya da gazete sayfasında ansızın Tahir Elçi adı görüldüğünde ya da duyulduğunda, aile topluluğunuz, nasıl bir reaksiyon veriyor?

Aile olarak kala kala iki kişi kaldık. Kızım da yurtdışına bir okula yerleşti. Ben ve oğlum. Oğlum babasının adının geçtiği hiçbir konuşmayı duymuyor gibi yapıyor. Geçenlerde beraber bir hikâye okuyorduk. O okuyordu ben de dinlerken gözlerimle takip ediyordum. Bir satırı atladığını gördüm. Önce yanlışlıkla yaptığını zannettim. Sonra satırlara bakınca satırda “Tahir amcalara gitmiştik” cümlesi geçiyordu. O cümleyi okumadan atlamıştı. Tekrar somak istiyorum. Katil çocuğun var mı? Sana baba erken gel diyor mu?

"Onun mirasını sürdüreceğiz"

Tahir Elçi, HDP Şişli İlçe Örgütü tarafından Pangaltı Metro İstasyonu önünde anıldı. “Barış elçisi Elçi’yi saygı ve özlemle anıyoruz” yazılı pankart açılırken grup adına açıklama yapıldı. “Biz barış ve hak savunucularına düşen onun mirasını üstlenmek ve sürdürmek olacaktır” denilirken HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın mesajı okundu: “İnandığınız gerçekliği dile getirmenin büyük bedeller gerektiği zamanlarda Tahir Elçi bunu söylemekten imtina etmediği için katledildi. Onu saygı ve özlemle anıyorum. Onun bize bıraktığı miras inandığımız her koşulda srdürmekten asla geri durmayacağız.”


Bu söyleşi ilk olarak Cumhuriyet'te yayımlanmıştır

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
CHP'li Tezcan: KHK'yla adres bildirimi yapmadan oy kullanma getirildi; sandık güvenliği ortadan kalkıyor
AKP, anayasa değişikliği önerisini 15 gün içerisinde Genel Kurul'dan geçirmeyi planlarken olası ref...
  
Türkan Elçi: Ortada ne bir iddianame var ne de bir tanık; Tahir’in cesareti karşısında katiller korkaklaştı, ezildi
8 Kasım 2015’te, Dört Ayaklı Minare'nin önünde çatışmaların son bulması için açıklama yaparken öldür...
  
Türkan Elçi, Tahir Elçi'nin vurulduğu Dört Ayaklı Minare'ye ilk kez gitti
Diyarbakır Barosu tarafından Tahir Elçi'nin vurulduğu Yıkıkkaya Sokak içerisinde düzenlenen anma et...
  
...
  
Türkan Elçi: Cehennem acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir
"Bu cinayet ilk değil fakat yüreği yanmış biri olarak son olmasını istiyorum"...
  
CHP: Mavi Marmara’da katledilenler 20 milyon dolara satıldı; ortada kirli bir pazarlık var
Ağbaba: Dış politikada bir bataklığa saplanmış durumdayız...
  
Türkan Elçi, polis, hakim, savcı ve siyasi iradeden şikayetçi oldu
Türkan Elçi, başsavcılığa 3 sayfalık şikayet dilekçesi verdi. Elçi, savcı, hakim, emniyet ve siyasi...
  
HDP'li Önder: Zulmünüz sürerse ortada yönetecek ülke bulamayacaksınız
"Ülkenin yarısına savaş açmışken anayasa, başkanlık demokrasiymiş bunları konuşamazsınız"...
  
Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi: Cinayetten sonra Ahmet Hakan hiç aramadı, kırgınım
"Kırgınım, çünkü çok büyük bir olay, kırgınlık kötü bir şey değil"...
  
Türkan Elçi: Tahir'in katledilmesini Hrant Dink'e benzetiyorum, ikisi de yanlış anlaşıldı, linç edildi
"Kimse ‘Tahir ne demek istiyorsun' deme ihtiyacı hissetmeden saldırdı"...
  
Türkan Elçi: Minareye kılıf bulmasınlar, Elçi’nin katilini bulsunlar
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, mezarı başında anıldı, anmada konuşan eşi Türkan Elçi, “Dört A...
  
Diyarbakır Barosu Başkanı Elçi: Bir kilometre taşı geçildi, bir tabu yıkıldı
Tahir Elçi, "PKK terör örgütü değildir" sözü nedeniyle tutuklama istemiyle sevk edildiği mahkemece s...
  
Tahir Elçi: Savcılığın davetini beklerken yakalama kararı haberi geldi; barodayım, bekliyorum
"Yargı, bir fikir tartışmasında MHP’nin yanında saf tutmuştur"...
  
Levent Gültekin: Ortada bir katliam var, neyi konuşuyoruz?
Bu yazıyı Erdoğan muhalifi veyahut AK Parti’yi eleştiren biri olarak değil, bir baba, bu ülkenin bir...
  
Bakan Yıldız: HDP’ye verilen emanet oyların önemli bir kesimi ortadan kalkacak
Taner Yıldız, “HDP’nin 7 Haziran seçimlerinden önce yaptığı şirin gözükmelerin yüzündeki boyanın ak...
  
...