Demirtaş: Toplum köklü bir çözüme hazırlanıyor

  • 28.10.2020 12:30
  • (6581)
  • (0)
Demirtaş: Toplum köklü bir çözüme hazırlanıyor

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, iki köylünün helikopterden atılması örneğiyle ilgili "Toplum, acı ve korku eşiklerinde yeni 'normal'i yaşıyor. Zaten en küçük tepkiye karşı tutuklama, işten atma, linç etme yaşandığı için de tepkiler cılız kalıyor. Ancak bu durum, toplumun çöktüğü anlamına da gelmiyor. Tek tek vakalara tepki vermek yerine köklü bir çözüme hazırlanıyor toplum" dedi. Demirtaş, son operasyonların HDP'yi rehin alma amacıyla yapıldığını söyledi.

 Yaklaşık 4 yıldır Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ilk seçimde AK Parti-MHP blokunun 'tarihin çöplüğüne' gönderileceğini söyledi.

Demirtaş, Artı Gerçek'te yayınlanan söyleşisinde, parlamanter sistem, ittifak ve HDP'ye operasyonlarla ilgili soruları yanıtladı. 

 Türkiye, dünyada en fazla siyasetçi, gazeteci, yazar, hak savunucularını yargılayan, hapse atan ülkelerden birisi. Yargı bağımsız olmayınca hükümeti eleştiren herkes yargı tehdidiyle karşı karşıya kalabiliyor. Siyasetçiler parti faaliyetleri, milletvekilleri yaptıkları açıklamalar, gazeteciler yazdıkları yazı ve haberler, insan hakları savunucuları çalışmaları nedeniyle cezaevine atılıyor. İfade özgürlüğünün neredeyse tümüyle ortadan kaldırıldığı Türkiye’de, demokrasi ancak direnenlerin mücadelesinde hayat buluyor.

Cezaevine girseler de demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyen isimlerle bu mücadelelerini konuştuk. Tutuklu bulunan siyasetçiler, gazeteciler ve insan hakları savunucularının Türkiye gündemine dair görüşlerini, cezaevlerine dair sözlerini “İçeriden Söyleşiler” başlıklı dosyamızda aktaracağız.

Pandemi nedeniyle avukat görüşlerinin sınırlı olduğu, mektupların geç ulaştığı koşullarda tutuklularla söyleşi yapmak hayli zor oldu. Bu nedenle söyleşileri elimize ulaştıkça yayımlayacağız.


Derya OKATAN

 Yaklaşık 4 yıldır Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “İçeriden Söyleşiler” başlıklı söyleşi dizimiz kapsamında Artı Gerçek’in sorularını yanıtladı.

Kobane operasyonu öncesinde gönderdiğimiz sorular, Demirtaş’ın “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” ve “Bir ittifak modeli önerisi” başlıklı yazılarına odaklanıyor. Kobane soruşturmasıyla birlikte gündemden düşmüş gibi görünse de her zaman güncelliğini koruyan tartışmalara ve eleştirilere yanıt veren Demirtaş, önerilerinin “tek adam rejimine karşı alternatif bir model” olduğunu ifade ediyor.

“Kapsamlı bir sistem değişikliğiyle kurumsal demokrasiye geçilmesini öneriyoruz” diyen Demirtaş, “ilk seçimlerde, HDP ve diğer muhalefet partilerinin seçmenlerinin AKP-MHP bloğunu tarihin çöplüğüne göndereceğini” belirtiyor.

Demirtaş, “Halkın beklentisi benim en büyük motivasyon kaynağımdır. Açık söyleyeyim, ben acı çeken, bedel ödeyen on milyonların onurlu duruşuna bakıyorum, tuzu kurulara veya klavye silahşörlerine değil” derken, muhalefete yönelik eleştirilerde de bulunuyor.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın sorularımıza yazılı olarak gönderdiği yanıtlar şöyle:

‘HÜKÜMETİN BAŞARISIZLIĞININ FATURASINI YOKSULLAR ÖDÜYOR’

Pandemi nedeniyle kızlarınızla görüşemediğinizi biliyoruz. Peki, genel olarak pandemi süreci nasıl geçiyor cezaevinde? Hem sizin koşullarınız hakkında bilgi almak hem de dışarıya dair gözlem ve değerlendirmelerinizi almak isterim. Türkiye’de pandemi yönetimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Her seferinde bir kızımla görüşebiliyorum. Yani her birini ayda bir kez görebiliyorum. Burada, Mart ayından beri karantina uygulaması devam ediyor. Aile ve avukat görüşleri sadece kapalı ve sınırlı bir  şekilde yapılabiliyor. Spor ve benzeri faaliyetler her gün yerine sadece haftada bir saat yapılabiliyor. Mektuplar ve gazeteler 24 saat bekletilip öyle veriliyor.

Dışarıda ise işin çığırından çıktığı anlaşılıyor. Halk adeta kendi kaderiyle baş başa bırakıldı. Hazine tam takır olacak şekilde boşaltıldığından, hiçbir tedbir alınamıyor. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir politikası uygulanıyor. Elbette Hükümetin başarısızlığının tüm faturasını en ağır şeklide halk, özellikle de yoksullar ödüyor.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem yazınıza dair birkaç sorum olacak. Birincisi, bu yazıda demokratik özerklikten bahsetmiyorsunuz. Partiniz demokratik özerkliği savunuyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Ben, merkezi yönetim modelinin nasıl olabileceğine dair bir öneri yaptım sadece. Demokratik özerklik ise bir yerel yönetim modelidir ve her tür demokratik merkezi yönetim modelinde uygulanabilir. Dolayısıyla önerimin HDP programıyla ters düşen bir tarafı yok.

‘DEMOKRASİ KANADINI BÜYÜTMEK ZORUNDAYIZ’

Tutuklanmanızdan bu yana siyasetteki isimlerin HDP’ye, Kürtlere yaklaşımında bir değişiklik olmadı. "Samimiyet ve cesaret" çağrısını kime yapıyorsunuz?

Değişiklik olmadı demek yanlış olur. Belki istenen veya beklenen düzeyde olmadı ama yine de hem muhalefette hem toplumda değişim oluyor. Bunu görmek ve buna değer biçerek büyütmeye çalışmak daha doğrudur. Bu zordur ama başka seçeneğimiz de yoktur. Sabırla çalışmak ve demokrasi kanadını büyütmek zorundayız.

‘TEK ADAM REJİMİNE KARŞI ALTERNATİF BİR MODELİ İFADE EDİYOR’

"Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem" tanımını diğer parti liderleri de dillendiriyor. Burada sizin ve HDP’nin önerisinin farkı ne? Sadece parlamenter öneri olarak algılanmasın, diyorsunuz ancak önerilerinizin çoğunluğu parlamenter sistemin ihya edilmesine odaklanıyor. Oysa, içinde bulunulan duruma son vermenin yol ve yöntemlerinin daha fazla öne çıkarılması gerekmez mi?

Bizim sunduğumuz öneri, sadece TBMM düzeyinde değişiklik içermiyor. Yargıdan medyaya, yerel yönetimlerden bürokrasiye, üniversitelerden sivil topluma, siyasi partilerden seçim sistemine kadar tüm alanlarda reform yapılması ve kapsamlı bir sistem değişikliğiyle kurumsal demokrasiye geçilmesini  öneriyoruz. Bu öneriler parlamenter sistemin ihyası değil, tümden demokratik bir sistem yapılanmasını içermektedir. Zaten bu öneriler, içinde bulunulan tek adam rejimine son verilmesine dair ciddi ve alternatif bir modeli ifade ediyor. Bunun yolu ve yöntemi ise diğer önermemizde yani demokrasi ittifakı tartışmalarında detaylı bir şekilde sunulmuştur. İki metin birbirini tamamlar niteliktedir.

‘BEDEL ÖDEYEN ON MİLYONLARIN ONURLU DURUŞUNA BAKIYORUM, KLAVYE SİLAHŞÖRLERİNEDEĞİL’

Meral Akşener, kahvaltı çağrınıza “kan davası” örneği ile yanıt verdi. Böyle bir yanıtı bekliyor muydunuz? Size bu çağrıyı yaptıran motivasyon neydi?

Bu yanıta cevap vermeme gerek yok, yeterince tartışıldı zaten. Ben tüm kesimlerle diyalog kurmayı başaramadan sorunlarımızı çözemeyeceğimizi görüyor, buna inanıyorum. İnsanların bize karşı ön yargılı olmamasını beklerken bizim de aynı şekilde ön yargıların tutsağı olarak siyaset alanımızı daraltmamız doğru olmaz. İlkeli davrandıktan sonra oturup konuşamayacağımız hiç kimse yoktur. Bize güvenen, inanan, en zor koşullarda bile desteklerini esirgemeyen halkımız da bizden siyasi çözüm bekliyor, kuru slogan değil.

Halkın beklentisi benim en büyük motivasyon kaynağımdır. Açık söyleyeyim, ben acı çeken, bedel ödeyen on milyonların onurlu duruşuna bakıyorum, tuzu kurulara veya klavye silahşörlerine değil. Ve her zaman çözüme odaklanmaya çalışıyorum. Her tavrımın veya sözümün bu şekilde anlaşılması gerekir. Ki halk bunu böyle anladığı için de içim rahat bir şekilde ve özgüvenle hareket ediyorum.

‘İLK SEÇİMDE AKP-MHP BLOĞUNU TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖNDERECEĞİZ’

6-8 Ekim Kobane eylemleriyle ilgili hakkınızda verilen ikinci kez tutuklama kararının üzerinden bir yıl geçti. Aynı soruşturma kapsamında dönemin MYK üyeleri dahil çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bu operasyonun amacı nedir sizce? AKP iktidarı ne yapmaya çalışıyor?

Biz tutuklu falan değiliz. AKP-MHP tarafından yürütülen siyasi operasyonlar sonucunda siyasi rehine olarak hapiste tutuluyoruz. Son operasyonlar da aynı amaçla, yani HDP’yi rehin alma, HDP’ye diz çöktürme amacıyla yapılıyor.

Bir diğer amaç da muhalefet blokunu dağıtmak, muhalefetin bir araya gelmesini engellemektir. AKP çırpınıp duruyor ama korkunun ecele faydası yok. İlk seçimlerde, HDP ve diğer muhalefet partilerinin seçmenleri, AKP-MHP bloğunu tarihin çöplüğüne gönderecektir. Bundan herkes, özellikle de AKP yönetimi emin olsun. Bu yaptıklarının siyasi faturasını dün ödettiğimiz gibi, yarın yine ödeteceğiz ve demokrasiyi kuracağız.

‘BUNLAR SİYASİ KUMPASIN DELİLLERİDİR’

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’ın düğün haberlerini görmüşsünüzdür. Nikâh şahitleri bazı bakanlardı. Kocaman ve eşi düğünden sonra Saray’a gitti. Kocaman’ın yürüttüğü soruşturmanın mağduru, aynı zamanda bir hukukçu olarak nasıl değerlendirdiniz?

Bunların hepsi siyasi kumpasın delilleridir ve ciddi suçlardır. Bir gün adil yargı önünde tüm bu yapılanlar elbette gündeme gelecek ve hukuk önünde bunların hesabı sorulacaktır. Hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Biz şimdilik zulme karşı dik duruyor ve direniyoruz. Kazanana kadar da böyle olacak.

‘TOPLUM SEÇİMİ BEKLİYOR AMA MUHALEFETİN İŞİ BEKLEMEK DEĞİL’

Van’ın Çatak ilçesinde gözaltına alınan iki kişi helikopterden atıldı. Gelen tepkilerin cılızlığına bakarsak, işkenceye, kötü muameleye toplum alıştırıldı mı, ne dersiniz?

Gerçekten çok acı ve sarsıcı bir olaydır. Katledilen Servet Turgut’a Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Yaralı Osman Şiban’a acil şifalar diliyorum. Toplum, acı ve korku eşiklerinde yeni “normal”i yaşıyor. İşkence kanıksanmadı ama toplumun refleks noktaları felce uğratıldı. Her gün o kadar vahim olaylar yaşanıyor ki, toplum hangi birine nasıl tepki vereceğini şaşırıyor. Zaten en küçük tepkiye karşı tutuklama, işten atma, linç etme yaşandığı için de tepkiler cılız kalıyor. Ancak bu durum, toplumun çöktüğü anlamına da gelmiyor. Tek tek vakalara tepki vermek yerine köklü bir çözüme hazırlanıyor toplum. Sanırım herkes büyük bir hırsla ve hevesle seçimi bekliyor. Bence toplum, bu zulümlerin hukuk önünde hesabının sorulmasının ancak o zaman mümkün olabileceğini düşünüyor. Toplumun böyle düşünmesi normal sayılabilir ancak vahim olan muhalefetin de böyle düşünmesidir. Çünkü muhalefetin işi beklemek değil, harekete geçmek ve zulmün etkilerini en aza indirmektir aynı zamanda.

Bu sıralar siyasete yoğunlaştığınızı görüyoruz. Bunun dışında, mesela edebiyat, çalışmalarınız var mı? Günleriniz nasıl geçiyor?

Günlerimiz bol bol okuma ve yazmayla geçiyor. Edebiyat çalışmalarımı sürdürüyorum. Onun dışında televizyondan haber izliyoruz. 12 metre karelik F tipi bir hücrede başka ne yapılabilir ki?

‘BAĞLAMA ÇALIYORUZ AMA DİNLEYİCİMİZ YOK’

Bağlama çalmaya devam ediyor musunuz?

Evet, arada bir çalışıyoruz. Abdullah arkadaşım da bağlama çalmayı iyi öğrendi. Beraber çalıyoruz ama dinleyicimiz yok :)

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar

AK Parti ve ‘evrensel hukuk’
Taha Akyol

AK Parti ve ‘evrensel hukuk’

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Amiral fiyaskosuyla yoksullaştıran adaletsizlik
Akif BEKİ

Amiral fiyaskosuyla yoksullaştıran adaletsizl

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Dağ fare doğurdu
Fikret Bila

Dağ fare doğurdu

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Daha kaç kez bir adam çevirebilir başını, görmezlikten gelmek için...
Yıldıray OĞUR

Daha kaç kez bir adam çevirebilir başını, gör

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Melez savaş…
Mensur Akgün

Melez savaş…

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
İktidara ‘güven’ aşımı kendini belli etmeye başladı.. İktidar da bunun farkında…
Fehmi KORU

İktidara ‘güven’ aşımı kendini belli etmeye b

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Emekli amirallerin “darbe çağrışımlı bildirisi”
Mehmet ALTAN

Emekli amirallerin “darbe çağrışımlı bildiris

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Ah şu ‘gavurun kılıcı’nı sallayanlar…
Mehmet Ocaktan

Ah şu ‘gavurun kılıcı’nı sallayanlar…

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Geç kalmış 'yasak savma' önlemleri!
Mehmet TEZKAN

Geç kalmış 'yasak savma' önlemleri!

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Amiraller meselesi ve Erdoğan’dan önce ‘büyük’ konuşmanın riskleri
Alper GÖRMÜŞ

Amiraller meselesi ve Erdoğan’dan önce ‘büyük

  • 13 Nisan 2021 Salı
157 ülkeye yardımın çektiği tepki üzerine
Hakan Albayrak

157 ülkeye yardımın çektiği tepki üzerine

  • 13 Nisan 2021 Salı
Müslümanlar neden başaramadı?
Mehmet Y. Yılmaz

Müslümanlar neden başaramadı?

  • 13 Nisan 2021 Salı
Ramazan: Haydi samimiyet eğitimine
Ahmet TAŞGETİREN

Ramazan: Haydi samimiyet eğitimine

  • 13 Nisan 2021 Salı
Erasmus: Ortanın adamı ve ezeli uzlaştırıcı
Vahap COŞKUN

Erasmus: Ortanın adamı ve ezeli uzlaştırıcı

  • 13 Nisan 2021 Salı
Bir hapishane hücresinde doğum günü kutlamak
Aydın ENGİN

Bir hapishane hücresinde doğum günü kutlamak

  • 13 Nisan 2021 Salı
Atalarımızın bulduğu matematiği Kanal İstanbul’da nasıl kullanacağız?
İbrahim Kahveci

Atalarımızın bulduğu matematiği Kanal İstanbu

  • 13 Nisan 2021 Salı
Ankara Libya’ya sevinirken kötü haber Rusya’dan geldi
Murat YETKİN

Ankara Libya’ya sevinirken kötü haber Rusya’d

  • 13 Nisan 2021 Salı
KİESER’İN TALAT PAŞA’SI- Başka/Karşı Bir Tarih Örüntüsü
Ergun AŞÇI

KİESER’İN TALAT PAŞA’SI- Başka/Karşı Bir Tari

  • 13 Nisan 2021 Salı
Amirallerin verdiği asıl mesaj ne?
Etyen MAHÇUPYAN

Amirallerin verdiği asıl mesaj ne?

  • 13 Nisan 2021 Salı
Sır, gizem, gerilim
Mustafa Karaalioğlu

Sır, gizem, gerilim

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
Erdoğan-Bahçeli Farkı Anlama Kılavuzu
Kemal CAN

Erdoğan-Bahçeli Farkı Anlama Kılavuzu

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
Ne menem bir iştir!
Fehim TAŞTEKİN

Ne menem bir iştir!

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
Gazetecilik kendini yemekle meşgûl
Ümit KIVANÇ

Gazetecilik kendini yemekle meşgûl

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
Irak işgalinin yıl dönümünde ABD-DEAŞ ilişkileri
Cemile Bayraktar

Irak işgalinin yıl dönümünde ABD-DEAŞ ilişkil

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
AKP’nin kömürlü termik santrallere teşvik yağdırması yetmedi, bir yılda 26 proje iptal edildi
Pelin CENGİZ

AKP’nin kömürlü termik santrallere teşvik yağ

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
Tüm Yazarlar