RAGIP DURAN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Amerikalı kanka’yı fena götürdüler


11.01.2021 - Bu Yazı 649 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 6 Ocak 2021, ABD ve dünya siyaset tarihi açısından önemli bir gün oldu. Seçimleri kaybetmiş Topal Ördek Başkan, taraftarlarını o gün Temsilciler Meclisi, Senato ve Yüksek Mahkeme’nin binası olan Capitol önünde toplanmaya çağırdı. Çünkü 6 Ocak günü Kongre, Başkanlık seçimlerinin sonucunu tescil ederek Joe Biden’in Başkanlığını kesin ve nihai olarak karara bağlayacaktı. Trump yanlısı göstericiler, polis engelini rahatlıkla aşarak Kongre binasına girdi ve şiddet olaylarında toplam 4 kişi öldü.

Şimdi Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi başta olmak üzere Amerikan yerleşik düzeni, 20 Ocak’tan itibaren Başkanlık ünvanını da yitirecek olan Donald Trump’ın bir an önce görevden alınmasını istiyor. Yeni bir azil süreci ya da Başkan Yardımcısı Pence’in başlatabileceği, değiştirilmiş 25. Maddeye uygun olarak Trump’ın görevden alınması söz konusu. ‘’9 gün için değer mi?’’ ya da ‘’Nasıl olsa, kendisi törene katılmayacağını açıkladığı halde, ayın 20’sinde Beyaz Saray’dan zaten çıkıyor?’’ diyenler var. Ama Amerikan yerleşik düzeni, geleceği düşünerek, Trump’ın bir an önce cezalandırılmasını istiyor. Bir daha böyle bir felaketle karşılaşmamak için. 2024’de Trump’ın bir daha aday olmasını önlemek için. 20 Ocak’tan sonra yargının Trump aleyhindeki soruşturma ve kovuşturmalarını müjdelemek için. Demokrasiye kasteden bir liderin hak ettiği karşılığı alması için.

Amerikan medyasında daha şimdiden Trump’ı cezaevinde, hücrede gösteren karikatürler yayınlandı. Bütün otokrat liderlerin evrensel korkusu…

ABD hafiften sarsıldı. Çünkü genel olarak bütün siyasilerin, uzmanların çok güvendiği sistem, Cani Palyaçonun hukuk, yasa, mantık ve gelenek dışı girişimlerini önleyememişti. Demokrasinin belki de en önemli kurallarından biri olan ‘’Seçimi kaybeden gider’’ kuralı işlememiş, işletilememişti. 6 Ocak günü gerçekleşen Capitol Hill baskını, Amerikan medyasında, ‘’darbe’’, ‘’darbe girişimi’’, ‘’faşist kalkışma’’ gibi sıfatlarla betimlendi. Bu olayın belki tek olumlu yanı, ABD’de bir çok gazeteci ve akademisyenin özeleştirel yaklaşımları oldu. 6 Ocak hadisesi, bir çok gözlemciye ABD’nin başka ülkelerde gerçekleştirmiş olduğu darbeleri anımsattı. Bir çok uzman, Trump’ın aldığı oy oranını da hesaba katarak, aşırı-sağcı popülist kesimin hiç de marjinal bir akım olmadığını hatırladı. Kısaca, genel olarak demokrasinin, demokratik kurumların özel olarak Amerikan demokrasisinin zaafları ortaya çıktı.

6 Ocak hadisesi, Washington’un eski yöneticilerinin zihniyeti ve söylemiyle Ankara’nın 12 yıllık anlayışının birbirine ne kadar yakın olduğunu gösterdi. Bu benzerlik aslında uzunca bir süredir Türk-Amerikan ilişkilerinde olmasa bile Erdoğan-Trump ilişkilerinde ortaya çıkıyordu. Siyasetten çok, küçük-orta çaplı bir tacir söylem ve tavrını benimsemiş iki lider, kamu çıkarı yerine özel çıkarlarını ön plana çıkarıyordu hep, siyasal mevzilerini kullanarak. Her iki lider de rakiplerine, insafsız bir yalan üretim mekanizmasıyla karşı çıkmaya çalıştı, damatlarının desteğiyle. Nepotizm gibi bir başka ortak yanları da vardı. Biri sınavlara bir arkadaşını sokmuştu, ötekisinin diploması tartışmalıydı. Biri sadece 4 yıl içinde kendi partisinden ve yakın çevresinden onlarca kişiyi kaybetti, ötekisi de aynı tecrit durumuna 18 yılda düştü. İkisi de Saray’da oturuyor ama Donald’ın mekanının esas ve resmi adı Saray değil Ev. Üstelik, görevde kaldığı sürece o Ev’in kirasını ödemekle yükümlü. İkisi de yargıya açıkça müdahale etti, ediyor. Biri Yüksek Mahkemeye öbürü Anayasa Mahkemesine kendine yakın insanları atayabiliyor. Başka bir çok ortak yanları da var.

ABD ile Türkiye, farklı ülkeler olduğu için, orada mesela Başkan medyanın yüzde 95’ini ele geçiremiyor. ABD’deki Başkanlık sisteminin özünde/yapısında denetim ve denge olduğu için, mesela yasama yürütmenin bir çok faaliyetini sınırlandırabiliyor. Oranın Başkanı, Harvard Üniversitesine akademik geçmişi tartışmalı, seçimlerde iktidar partisinin milletvekili adayı olup başarısız kalan kıytırık birini Rektör diye atayamıyor. Keza, eski suç ortaklarını oraya buraya Büyükelçi olarak görevlendiremiyor. Çünkü bu atamaların gerçekleşmesi için yasamanın onayı gerekiyor. İki ülkenin siyasi rejimleri konusunda başka bir çok benzemezlik de var tabi.

Beştepe’den bakınca olaya, suratlar buruşuyor biraz. Çünkü Trump da sonuç olarak bir Reis. Saydığımız, sevdiğimiz bir Reis. Bizim stratejik müttefikimiz. Bize yardım eden, zora düşünce yanımıza gelen bir abimiz sonuç olarak.

Trump bir rol modeldi. Ne rol kaldı ne de model. Trump’ın başına gelenler bizim de başımıza gelir mi?

Çok hoş ve komik muhabbetler oluyordur bu aralar iktidar mahfillerinde:

- Vay be, koskoca Amerikan başkanını da götürdüler

- İsrail yaptı değil mi?

- Var Hocam var, onların da parmağı var!

- Dış güçlerin işi bu…Ben öyle okuyorum.

- Hocam hangi dış güçler bunlar? Dış güç zaten Amarika değil miyidi?

- Bizden biri de, okudun mu, Facebook, Twitter, İnstagram yarın öbürgün bizim Reis’in de hesaplarını bloke eder diye yazmış…

- Okudum yaa…Maalesef… Ne denirdi buna? Çam dikerken çam devirmek mi?

- Bu iş hiç iyi olmadı…Istanbul seçimlerini yenilemekten beter oldu yani…

20 Ocak’tan sonra arabuluculuk yapacak damat ya da iş adamı filan kalmadı. Biden’ın Erdoğan hakkında daha önce söylemiş oldukları ortada. Stratejik ortaklık filan da artık tek yanlı olabilecek bir konum değil. Biden’ı tebrik etmekte geç kalan biri ile ilişki nasıl olur acaba? Hele Capitol baskınında ‘’tarafları itidal ve sükûnete çağıran’’ bir Hariciye’ye ne gözle bakar Amerikan diplomasisi? Taraflar dediği çapulcu sürüsü ile seçilmiş Kongre üyeleri! TRT de ne güzel gitmiş bulmuş Proud Boys liderini…VOA yarın öbürgün ‘’Sayın Fetullah Gülen’’le uzun bir söyleşi yayınlar mı?

Burada bir rezerv: Erdoğan’ı yola getirecek olan esas güç yeni Amerikan yönetimi değildir. Üstelik devletlerarası ilişkiler çoğu zaman halkların ortak talebine uymaz.

Telaştan olsa gerek, Suriye’de bombardıman devam ediyor, yeni Navtext’ler yayınlanıyor ama aniden bir AB yanlılığı peydah oldu resmi cenahta. Washington’a da şirin gözükmek için Moskova ve Tahran aleyhinde açıklamalar yapılıyor son dönemlerde. Fransa’ya göz kırpmalar filan…Oh mon Dieu! Kaptan rotayı kırıyor ama aks bozuk olduğu için hantal gemi eski seyrini sürdürüyor. Washington ve Brüksel’in karnı tok olsa gerek bu tür açıklamalara. Onlar Demirtaş’a, Kavala’ya, Altan’a dahası Diyarbakır’a, Kamışlı’ya, Doğu Akdeniz’e bakıyor.

Trump zaten seçimleri kaybetmiş yenilmişti. 6 Ocak yenilgiye itiraz ve acaba olur mu denemesiydi…Olmadı.

Beştepe, şimdi 6 Ocak’a gerek kalmayacak düzenlemeleri tasarlıyor alel acele. Daha fazla ve daha büyük yalanlar, daha fazla baskı, daha fazla keyfi idare… Artık nereye kadar idare edebilirlerse…

Facebook Yorumları

reklam
25.01.2021
Rejimin cenaze levazımatçısı pespaye palyaço
18.01.2021
Halkımıza güvenebilir miyiz?
15.01.2021
Boğaziçi Üniversitesi nasıl da rahatsız etti iktidarı
11.01.2021
Amerikalı kanka’yı fena götürdüler
4.01.2021
Yarabbim bana akıl fikir ver: Bir iktidar nasıl inşa edilir
31.12.2020
İnanç, dolayısıyla pek doğru değil…
28.12.2020
'Merkez sağda siyaset yaptım, TV açtım, kapattım'
24.12.2020
Hariciye
17.12.2020
Zalimle mazlumun kavgasında gazeteci
10.12.2020
Türk Resmi Irkçılığı popüler ve ikiyüzlüdür!
7.12.2020
Yarının özgür medyası
30.11.2020
Pandemide ilk kurtarılacak olan can mı kâr mı?
26.11.2020
Popülizm, kapitalizmin hizmetinde
23.11.2020
Çöküş
13.11.2020
Türkiye neden Batılı değil ve olamaz?
9.11.2020
Seçmen, Trump’ı medya ve yargının desteğiyle devirdi
26.10.2020
Türk Orta Çağ'ından Fransız laikliğine cevap...
15.10.2020
Haritaların da vardır aklı ve yüreği
2.10.2020
İşte gazetecilik budur!
21.09.2020
AB ve NATO, Erdoğan’ı neden frenleyemiyor?
14.09.2020
Muhalefet, iktidarın milli ve yerli koltuk değneği
11.09.2020
AİHM Başkanı Mardin’e çay toplamaya gitti
7.09.2020
Yunan-Türk Kahvesi
7.09.2020
Ελληνοτουρκικό καφέ (*)
24.08.2020
Yalan haber katildir!
20.08.2020
Batı, Erdoğan’ı yatıştırabilir mi?
17.08.2020
Dış haber yoktur, bütün haberler iç haberdir
3.08.2020
Galatasaray Lisesi sizin ‘İnancınızda, örfünüzde olmayan bir okul’dur
27.07.2020
Tek başına ama sıkı muhalefet üstelik de global
20.07.2020
Bizim Genel Yayın Yönetmeni siyasete transfer oldu
17.07.2020
Berlin yapmıştı, Reis yapamadı
12.07.2020
Resmi medya Ayasofya'da
9.07.2020
Z Kuşağı’nın Türkiye yansımaları
2.07.2020
Duran biri, yürüyenden hoşlanmaz
29.06.2020
Reis, futbol ve faşist vatandaşlar
15.06.2020
Vitrinlerle heykeller berhava olurken…
11.06.2020
Protestolar Medyaya da Ayar Veriyor
8.06.2020
Hepimiz George Floyd olduk ama…
4.06.2020
Yalnız ve çaresiz ama umutlu
1.06.2020
Kemal ile Ali İsmail’i Minneapolis’de bir daha öldürdüler!
29.05.2020
Sürü bağışıklığının İsveç yenilgisi
21.05.2020
Er Abuzittin’i Kurtarmak
21.05.2020
Er Abuzittin’i Kurtarmak
18.05.2020
'Ben siyasetçinin ahlâklı, şeffaf ve halk için çalışanını severim' Yunan atasözü mü?
14.05.2020
Yeni Faşizm
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive