Perihan MAĞDEN

Nokta



Bookmark and Share

Tayyibizmin şehitleri


5.7.2016 - Bu Yazı 6075 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Allah cümlemizi Hürriyet'in (iliştirilmiş) kalemi Abdulkadir Selvi kadar moralli olmaktan korusun!

Atatürk Havaalanı Katliamı üstüne ''Güvenlik zafiyeti yoktur'' simidine yapıştı ya yine Tayyibin Hükümeti.

Selvi, Hürriyet Hükümetindeki pozisyonunu hak edecek derin istihbaratı gerçekleştirip, sivil polislerin Whatsapp'laşmalarına filan ulaşmakla kalmadı-

Müjdeyi patlattı: Meğer 300 kişiyi filan öldürecekmiş IŞİDliler!

Oysa cevval polisimiz, müthiş uyanıklığımız, feci dikkatimiz sayesinde, yalnızca 42 kişi öldü mü? Öldü.

Bir de yoğun bakımda yatan onlarca yaralı olduğunu göz önüne alırsak, diyelim 50 ''şehidimiz'' var. Sonunda.

Ama niyetlenilen sayı kaç? 300.

Demek 250 kişi kardayız.

Al sana Selvi Kafasıyla moral, istihbarat ve üstün başarı distiribütörlüğünün mutlak kazancı.

Devreye, Rusya'yla barıştığımız için bu katliamı ABD'nin (kıskananlar çatlasın!) gerçekleştirdiğini çakozlayan Aydınlık 

gastesi de girdi. Anında.

Operasyonellik tarihlerinin altın günlerini yaşıyorlar ya.

Gastesinin Büyük Çakışının ardından Doğu Perinçek de atlayıp Putin'le Erdoğan'ın arasını bizzat kendilerinin bulduğunu ilan ediverdi. Sıra, Erdoğan'ı Esad'la barıştırmaya gelmiş.

Sıra sıra gidiyorlar yani. Sıradaki uluslarası arabuluculuğu da Perinçek Ekibi gerçekleştirecek.

Yargı ve polis ve kimbilir nerelerde su başlarını tuttular tutalı, Aydınlıkçılar'da moral bin beş yüz.

Selvi Kafasıyla yarış halindeler.  MORAL GÜNLERİnde köşe kapmaca.

Erdoğan da ortalığı enerji ve neşeden harbiden yakıyor Davutoğlu sepetlendiğinden beri. Bilmem izliyor musunuz mecburiyetten?

İsrail'le onca yıl, onca afra tafra, asmalar kesmeler hava gazıymış.

Nasıl da mutlu Başkan,  yıllardır kapalı kapılar arkasından yürüttüğü ilişkileri perde önüne taşınabildi diye.

Davutoğlu meğer Tayyibizmi ketliyormuş! Frenliyormuş. Nifak tohumlarını hep o suluyormuş.

''Biz mi Mavi Marmara'ya gidin de ortalığı karıştırın dedik lan?'' da der. Her şeyi de der Tayyibizm.

Kitlesiyle öylesine tencere- kapak vaziyetinde ki; hiçbir konuda vereceği HİÇBİR  HESAP olmadığı hakikatine her  sabah  neşeyle uyanıp, atıyla Üsküdar'ı geçmekte.

17- 25 Aralığın hesabını önünde gördüğü anda; yırtıp attığından, yağ gibi suyun üstüne çıktığından beri bu  böyle.

Rusya'ya 7 ay boyunca kestiği tüm raconları arka cebine tıkıştırdığı gibi, tepe taklak giden turizmi de kurtarır Tayyip Reisiniz, tükürdüğünü zaten her daim ne halt ederse eder lan; siz işinize bakın-  havasında.

Oyun Havası.

Taşkın bir neşe içinde  sarayının salonlarında oynuyordur.

Muhtarlar gittikten sonra filan, göbek atıp horon tepiyordur gibi geliyor bana.

Hele  geçenlerde, bu Yeniden Bulunmuş Neşesinin cıvıllığı, oynaklığı karşısında; harbiden dona kaldım.

Kayseri'ye gidip askerlerle iftar açacakmış Tayyibizm.

Bu niyetini bize ispat etmek için 5- 10 kişinin eline (yuva çocuklarının kullandığı cinsten) renkli kartonlar tutuşturmuşlar.

Üstünde ''HOŞGELDİN BAŞKAN'' tarzı klişeler  yazılı rengarenk kartonlar.

İşte bu kişiler, uçağının Kayseri'ye inmesini yol kenarında bekleşen halkmış meğer.

Yani, Erdoğan'ın Kayseri'de (halk tarafından) beklendiğini bize görüntülerle ispat etttiler mi? Ettiler.

Ama çok çok spontan, anını yaşa biri olduğu için Başkan Erdoğan, birden uçağın rotasını Şırnak'a kırdırtmıyor mu?

Kırdırtmamış mı? Kırdırtmış.

Cümbür cemaat  Muhammed Ali'nin cenazesine damlayıp, orda istediği artistlikleri yaptırmadılar diye köskös geri dönen

Tayyibizm, babasının çiftliğinde (T.C.) neler yapmaz hem ; değil mi ama?

Her neyse,Kayseri yerine Silopi'ye gidip askerlerle iftar açıyor.

Kankası Hulusi Akar da orda. Tayyibizim iftara geldi diye gözlerinin içi gülüyor.

Nasıl neşe içindeler her ikisi de. Eminim, kıskançlığından çatlamıştır ABD. (Aydınlık Gastesi.)

Karton kutularda iftarlık dağıtılmış askerlere. Değişiklik olarak.

Düşünüyorum da, karton kutular da, Kayseri deyip, Silopi'ye iftarı kırmak da; tedbir amaçlı olmasın sakın?

Aşırı seviliyor ya Tayyibizm.

 Millet önceden haber alıp da, sevgiden boğulmasın diye düşünülmüş olamaz mı?

Tam  iftardan önce çıkıp konuşmasını da yapıyor tabii ki.

''Açık söyleyeyim; benim için en mühim şey şehadettir!'' laflarını dayıyor askerlere.

O çocuklar her an öldürülme tehlikesi altındalar. Her an, her saniye.

Habire arkadaşlarının cesetleri yollanıyor memleketlerine!

Bu çocuklara ''şehadet makamının güzelliği'' üstüne attırıyor Tayyibizm.

Yahu, sarayına yemekleri zehirli mi diye laboratuvar kurdurtan-

Kendi oğluna adam gibi askerlik yaptırtmayan adam, şehadet makamının güzelliğini gazlayarak el alemin çoluğunu çocuğunu aylardır ölümlere yolluyor.

Hem Kürtlerin çocuklarını, hem Türklerin çocuklarını!

Neşe içinde.

Bu arada, IŞİD Kafası da biliyorsunuz şehadet makamının kutsallığı üstüne kurulu.

Atatürk Havalimanında insanları terörize edip katlettikten sonra kendilerini de yok eden canlı bombalar, şehadet makamına eriştiler. 

Onlar için öyle.

Hala IŞİDin haltları adlı adınca analiz edilmiyor. Böyle bir geçiştirmece, mahçubiyet, ''Zaafiyet yoktur'', afiyet? 

''Açtırma kutuyu, söyletme kutuyu'' bir durum var pek tabiidir ki Tayyibizm'le IŞİD arasında. Dışardan bakınca.

Bunu ABD de biliyor, Rusya da, yedi düvel de.

''Hırsız evine kadar kovalanmaz'' diye mi düşünüyorlar, ne düşünüyorlar; ben bilemiyorum.

Ama her halükarda riyakarca buluyorum diplomatik manevralarını. İdare etmekteki ısrar ve kararlılıklarını.

Aylarımı uğruna heba ettiğim Acun'un Survivor'ında  ise Adanın Tayyibi Semih (alabildiğine kötü bir yarışmacı olduğu halde)

parmağını kırdığı için Kıbrıs'a gitmeye muvaffak oluyor.

Aile buluşmasında Semih'in annesi ''Neler çektirdiler sana!'' diye kucaklıyor oğlunu.

Aynen Tayyibizmi kitlesinin kucaklaması gibi! Afallıyorum.

Semih'in ada halkına çektirdiklerinin, yaptığı madiliklerin, dedikoduların, ajan provokatörlüklerin haddi hesabı yok bu arada. Dur durak bilmedi.

Düzgün yarışamadığı için, sermayeyi Nifak Kedisine yükledi. Bu, onun özelliği.

Tayyibistler DE  sürekli ''Neler çektirdiler sana!'' diye kucaklıyorlar liderlerini.

Pişmiş tavuğa atılmadık iftiralar, kem gözler, kıskançlıklar hep Tayyibizme musallat.

Fanatik. Gözü kara. Tercihi kör. Kabile dayanışması. Kara sevda. Sürüden ayrılanı kaparlar korkusu.

Rasyoneli yok bu özdeşleşmenin. Bu sahiplenmenin. Bu bütünleşmenin. Bu mantıksız savunmalarının, tersinden okumalarının.

Ana oğul misali: ne pahasına olursa olsun. Kafa bu.

''Tayyibimmmm! Ne çektirdiler sana.''

Bugün bunu der, yarın onu.

Dün bunu demiştir, yarın külliyen reddeder; Duruş Adamın hasıyım! der. Alkışlar arasında.

Semih en nihayet halk oyuyla elendi de Survivor'dan, rahat bir nefes aldım.

Hiç hak etmediği bir şampiyonluk ona teslim edilmeyecek diye. Talihin de, habire 4 ayak üstüne düşmenin de bi 

sınırı vardır- 

Sadece palavra topaçlayan biri mükafatlandırılmayacak; hakiki tutarlılık, nesnel devamlılık diye bir şey var-

Sonra İsrail'le barışma, sonra Rusya'dan özür dileme; sonra sonu gelmeyen ''O öyleydi de, bu böyleydi'' madrabazlıkları.

Sonra Atatürk Havaalanı Katliamı, henüz kesin değil kaç ''şehidimiz'' olduğu.

Ama şehadet makamına erişeceklerine inanan IŞİD Kafalarca alındılar onca can bu dünyadan.

Kafa bu kafa. Tepemizde.

Rahat nefes de alamayacağız, bu da kesin böyle.

TWİTTER: @P_Magden

Facebook Yorumları

reklam
5.7.2016
Tayyibizmin şehitleri
28.6.2016
Tayyibizm Liginde en iyi savunma saldırıdır! Yeni saldırılara hazır mısınız?
21.6.2016
Hakikat düşmanlığının büyük turpu: Dersim Katliamı, Heybeleri zaten turp dolu!
14.6.2016
Organize işler bunlar! Derin derin şişler bunlar
6.6.2016
Büyük Türklük Markası: İttihat - Benz
31.5.2016
Merhametli, hayırsever Tek Başkan
24.5.2016
1 İbiş, 1 Gerizekalı, 1 Arsız ve 1 Kahraman!
17.5.2016
Cümbür cemaat yargılanıyoruz sabah akşam bize hakaret eden Cumhurbaşkanı'na hakaretten!
26.4.2016
Düşük 1 yaşam formu olarak ağbileme / ablalama ve başka hitap sapkınlıklarımız
18.4.2016
Survivor adasının Tayyip modeli:
12.4.2016
Ceketini alıp vestiyere gidenler!
5.4.2016
El alemin şeyiyle gerdeğe girenler hak ettikleri şekilde yönetiliyor
29.3.2016
Ebru Gündeş'in 1 Sarraf olarak portresi
22.3.2016
Efsanevi Liderin hiç bitmeyen enerjisi, sekmeyen neşesi!
15.3.2016
Her şeyimiz artık Başkan Erdoğan'ın façasına bağlı
8.3.2016
Yaşayan yosmaların onur mücadelesi...
1.3.2016
Meşhur olma hastalığı ya da Türkiye Big Brother Hapishanesi
23.2.2016
Liyakat değil; ölümüne sadakat Akıl değil; silme paranoya
16.2.2016
''Aşk olsun! Ben mi yaptım?''
25.1.2016
Bıkanın kaleminden Sezen
21.1.2016
Büyük Reis Erdoğan , Küçük Reis Peker ve Reis Altı Türkiye Cumhuriyeti
11.1.2016
Sen erkek misin? Kaç paralık adamsın be sen?
5.1.2016
Bırak ukde kalsın! Dökülüp saçılmasın. Huzur da gelsin: Kendi gelsin
30.12.2015
Sıkı bir yalancı dayanışması söz konusu bu toplumda
1.12.2015
İstikrarsızlıktan iktidar çıkarma sanatı ve başkanlık oyunları
17.11.2015
Alan razı, satan razı: Sünni Putin kazandı!
20.10.2015
"Paçayı da sıyırırız, oyları da arttırırız. Valla da cingözün Allahıyız!"
7.10.2015
Öküz gibi bakanların ülkesinde rahat yok!
1.10.2015
Çivisi çıkmış 1 ülkede : Cizre ve katliam enflasyonu
19.9.2015
Cizre'nin akıl almaz çilesi ve Güvensizlik Güçleri!
15.9.2015
YALNIZLIKTAN SIRADANLIĞA KAÇIŞ: Selfie’ciler suretlerine doyamıyorlar
1.9.2015
“Şöhret kadının mezar taşıdır’”
5.8.2015
Çok alametler belirdi: Can çekişen ana akım medyanın bitmek bilmeyen işgali
2.8.2015
Başkanın bütün ‘düşmanları’!
28.7.2015
Meğer Amerika'nın babası tecavüzcüymüş! Karısı da, inkâr şampiyonu!
26.7.2015
Eyyyyy T.C.!! Ya benimsin, ya kara toprağın; ona göre!
21.7.2015
Ada atlarına merhamet eden yok mu?
15.7.2015
Sahiden yok mu aramızdaki ajanları merak eden yahu?
8.7.2015
Yaşasın! Ne biçim 1 koca buldum! Amanin! Ben ne halt ettim!
19.10.2014
Tercihi anlama/ algılama bozukluğu ve Twitter’da Sürek Avı/ Linç Kültürü
16.10.2014
Cem Garipoğlu’nun Türklük Halleri ve akıl sağlığıyla bu dünyaya yerleşememe sınavı
10.08.2014
Erdoğan'ın 'güler' yüzlü propaganda bakanı: Acun Ilıcalı
02.02.2012
Üç kare
29.01.2012
Umudunu kaybetmek davası
26.01.2012
Bir jet pilotu olarak Karolin Fişekçi’nin şöhret sergüzeşti
22.01.2012
Yalan Babalar/ Yalandan Dünyalar
21.01.2012
Çirkin ve Kalabalık Ülkem! Bi tek Atan mı güzel?
15.01.2012
Her Türk Asker-iye Yalakası Doğar– Orası Kesin!
12.01.2012
Ordu hükümet el ele; Lan Taraf sana ne?
08.01.2012
Ergenekonkafaların sahte-Barbie dilinden ırak; su gibi hakikî Kadın Dili
06.01.2012
İçgüdüsel dıngıllık tercihen pislik
05.01.2012
Yok artık Sayın Başbakan!!
29.12.2011
Kralın Tuvaleti
25.12.2011
Ne vereyim hediye: senin gibi kediye?
18.12.2011
Memleketin Erol Köse sorunsalı kartopulanıyor
15.12.2011
NATO hepimize lazım yasası
11.12.2011
Strapless tuvaletler, müstakil evler, iğfal edilen kızlar
08.12.2011
‘Hadi gel mailleşelim senle; bi daha mailleşelim biz senle’
04.12.2011
Muayyen (basınemekçileri) vijdan günüm
01.12.2011
Profesyonel askerlik çamaşır makinesine!!
27.11.2011
Kutlu Olsun: CHP Eşşbaşkan adayımı saçıklıyorum!
24.11.2011
CHP’yi dizayn etmek (de) başşa düştü!
20.11.2011
3 KADIN TÜRKİYE ya da bana eğitmenini söyle sana kim olmadığını söyleyeyim
17.11.2011
Vicdanî Reddin Olduğu Topraklarda Yaşama Hakkı
13.11.2011
Türk Kapitalisti’nin Kemalizme (ve kisvesi altında Askeriye’ye) Kara Zevdası
10.11.2011
Bebek kutuları, evlat edinme, çocuk canavarları
06.11.2011
Barışa Cesaretin Adı: Şivan Perwer
03.11.2011
Üç
28.10.2011
Türkler’de Türker Güzellemeleri ya da bir gafletin yapıbozumu adına!
06.09.2011
Bu mektubu yazarken ben saadetler diliyorum
16.08.2011
Müjde! Vijdan Kuaförleri sizin sitenizde de salon açabilir
24.06.2011
Bir Utanmazlığın Anatomisi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları