Pelin CENGİZ

pelincengiz@gmail.com



Bookmark and Share

Türkiye ormanı yangın çıkınca hatırlıyor, bir Ağaç Bayramı olduğunu bile bilmiyor


17.07.2019 - Bu Yazı 34 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Geçen hafta sosyal medya platformu Twitter’da “Enes” isimli bir hesaptan, “Bir fikrim geldi. Biz neden ağaç dikme bayramı ilan etmiyoruz. Her gün bir gün ayıralım, çoluk çocuk maaile 82 milyon ağaç dikelim. Hem dünyaya örnek olalım hem gelecek nesillere yemyeşil bir ülke bırakalım” mesajı düştü. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Twitter hesabından Enes’in mesajı alıntılanarak, “Bu çok güzel bir fikir Enes. Biz her zaman yemyeşil bir Türkiye için çalıştık, çalışıyoruz. Milli bir ağaçlandırma bayramımızın olması için de ben ve arkadaşlarım her zamanki gibi üzerimize düşeni yapacağız” denildi.

Ardından devreye Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli girdi, iki mesajı da alıntılayarak, “Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın talimatları alınmıştır. En kısa sürede uygun bir günün 'Ağaç Dikme Bayramı' olarak ilan edilmesi için çalışmalara başlıyoruz. Bu bayram, ülkemizin geleceğine armağan edilen en değerli bayramlardan biri olacak” dedi.

Dedi ve herkes sınıfta kaldı. 

Bu teklifin gelmesi, teklifin Erdoğan tarafından sahiplenilmesi, Bakan’ın Erdoğan’ın mesajını emir telakki etmesi ekseninde “Bir Ağaç Bayramı ilan edilmeli mi”, “Ağaç Bayramı nedir”, “Türkiye’nin mevcut bir Ağaç Bayramı var mı” gibi merak edilen soruları üç akademisyene yönelttim. Meraklısına son derece detaylı cevaplar aldım.

Birkaç temel tespit var.

Türkiye’de hali hazırda zaten bir Ağaç Bayramı mevcut. 

Uzun yıllardır baharın başladığı 21 Mart tarihi Ormancılık Günü ve Ağaç Bayramı olarak kutlanıyor.

Maalesef, bu tür ağaçlandırma faaliyetleri orman yangınlarının olduğu dönemde akla geliyor.

Siyasetçiler, zaman zaman bu ağaçlandırma faaliyetlerini manipüle ediyor.

Ne yazık ki, Türkiye’de çok köklü geçmişe sahip bir Ağaç Bayramı olduğu bilinmiyor.

Diyelim ki, yurttaşın bundan haberi yok, Cumhurbaşkanı’ndan Bakanı’na bunun üzerine atlayıp bu köklü geçmişi es geçmesi tesadüf mü? Ya da iyiniyetli bir davranış mı? Bence değil…

Yapılması gereken yeni bir bayram ilan etmek değil…

Bu kadar köklü bir geçmişi olan Ağaç Bayramı’nın neden kamuoyuna mal edilememiş olması kritik bir nokta. 

“Kesiyoruz ama şu kadar da dikiyoruz” yaklaşımın ormancılık bilimi açısından hiçbir geçerliliği yok.

Orman varlığının arttırılması sadece ağaçlandırma ile olmaz.

Hocaların kendi görüşlerinin yanı sıra sadece Türkiye’nin değil aslında Osmanlı’nın da ne kadar köklü bir ağaç dikme geleceği olduğunu aktarıyorum.

İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay:

Her yıl yaz aylarında orman yangınlarının başlaması ile birlikte kamuoyunda “orman ve ağaç” hassasiyeti oluşuyor. Bu yıl da Ege ve Akdeniz’de başlayan orman yangınları ve 10 Temmuz 2019’da Dalaman’da çıkan orman yangını büyük tepki çekti. Bunun üzerine sosyal medya üzerinden bir günün Ağaç Bayramı olarak ilan edilmesi ve tüm vatandaşların fidan dikmesinin sağlanması yönünde bir kampanya başlatıldı. Kısa bir süre içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından böyle bir bayram ilan edileceği açıklandı.

Ancak, Türkiye’de zaten bir ağaç bayramı bulunmaktadır ve uzun yıllardır baharın başladığı 21 Mart tarihi Ormancılık Günü ve Ağaç Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Hatta kutlamalar bir hafta kadar sürmekte Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ücretsiz olarak fidanlar dağıtmakta, okullarda fidan dikim etkinlikleri yapmakta orman ve ağaç sevgisini artırmaya çalışmaktadır. Nitekim OGM tarafından son 16 yılda toplam 170 milyon fidanın ücretsiz olarak dağıtıldığı açıklandı. Okul, cami, hastane ve yol kenarı ağaçlandırmaları ile bu sayı 200 milyonu geçiyor.


İLK AĞAÇ BAYRAMI 13 NİSAN 1910’DA KUTLANDI

Ağaç Bayramı’nın geçmişi oldukça uzun. Ormancılık Tarihi konusunda çalışan Erhan Kılıç tarafından ilk Ağaç Bayramı’nın 13 Nisan 1910 tarihinde Erzurum’da kutlandığı, bando eşliğinde nüfus başına beş kavak ağacı dikildiği belirtilmektedir. Kılıç, Ağaç Bayramı’nın fikir babasının mülkiyeli, eğitimci ve ziraat mühendisi, Erzurum, Halep ve Konya Valisi ve 1913 yılında Ticaret ve Ziraat Nazırlığı yapan Mehmet Celal Bey olduğunu açıklamaktadır. 

Daha sonra 17 Şubat-4 Mart 1923 arasında toplanan İzmir İktisat Kongresi’nde de “Türkiye halkı, servet itibari ile bir altın hazinesi üzerinde oturduğuna vakıftır. Ormanlarını evladı gibi sever, bunun için ağaç bayramları yapar; yeniden orman yetiştirir. Madenleri kendi milli, istihsali için işletir ve servetlerini herkesten fazla tanımaya çalışır” şeklindeki kararda da Ağaç Bayramı düzenlenmesi yer alıyor.

21 MART DÜNYA ORMAN GÜNÜ OLARAK KUTLANIYOR

Cumhuriyetle birlikte mart ayında fidan dikim etkinlikleriyle Ağaç Bayramı kutlanmıştır. 20 Ekim 1972 tarihinde 7/5267 sayılı Kamu Ağaçlandırmaları ve Ağaç Bayramı Yönetmeliği yürürlüğe konmuştur. 24 Temmuz 1996 tarihinde ise 96/8396 Sayılı Orman Haftası ve Ağaç Bayramı Yönetmeliği Resmî Gazete’de yayınlanmıştır.

Halen yürürlükte olan yönetmelik ile 21 Mart tarihinde başlayan haftanın Orman Haftası, bu hafta içindeki bir günün de Ağaç Bayramı günü olarak ilan edilmesi kararlaştırılmıştır.

2012 yılında ise ormancıların girişimiyle 21 Mart tarihi Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Orman Günü olarak ilan edilmiştir. Dünya Orman Günü 2012’den itibaren her yıl ayrı bir tema ile tüm dünyada kutlanmaktadır.

Bunlara ek olarak birçok ülkede değişik adlarla (Orman Günü, Ağaç Günü, Ağaç Dikim Günü, Ağaç Festivali vb.) da olsa Ağaç Bayramı etkinlikleri düzenlenmektedir. Ülkelerin iklim şartlarına göre değişik tarihlerde olan bu etkinliklerde ağaç ve orman sevgisi anlatılmakta fidan dikim kampanyaları düzenlenmektedir. 

Örneğin ağaç bayramları Çin’de 12 Mart, İran’da 6 Mart, Brezilya’da 21 Eylül, Almanya’da 25 Nisan, Hollanda’da mart ayının üçüncü çarşamba günü kutlanmaktadır. Dünya genelinde ise ilk ağaç bayramı etkinlikleri 10 Nisan 1872’de ABD’de kutlanmıştır. ABD’de her eyaletin kendine özgü ağaç bayramı olmakla beraber ülke genelinde nisan ayının son cuma günü ağaç bayramı olarak kabul edilmiştir.

Kendi adıma katıldığım ve fidan diktiğim ilk Ağaç Bayramı ortaokul birinci sınıfta iken 21 Mart 1981 yılında Kepirtepe Öğretmen Lisesindeydi. Daha sonraları her yıl okul bahçesinde ağaç bayramı etkinlikleri yaptık. Ormancılık mesleğine başladıktan sonra da 21 Mart tarihinde okullarda ormanlar ve ağaçlar üzerine dersler, fidan dikme etkinlikleri düzenledik. Hatta 1990’lı yıllarda Taksim Meydanı’nda bir kısmı öğrencilerimizin kendi yetiştirdikleri fidanlar olmak üzere Ağaç Bayramı kapsamında fidanlar dağıttık. 

Bu etkinlikler gerek orman fakülteleri gerekse Orman Genel Müdürlüğü tarafından halen yapılıyor. 

Ancak belki kamuoyuna yeterince anlatılmadığı için ya da Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun 1986 yılında Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan “orman deyince okumazlar ki..” başlıklı yazısında dediği gibi insanlarımızın “ormanları kendi ilgi alanları dışında saymasından” ya da ormanı sadece orman yangını olduğunda hatırlamalarından ülkede halen bir Ormancılık Günü ve Ağaç Bayramı olduğunun bilinmediği ortaya çıktı.

AĞAÇ BAYRAMI ETKİNLİĞİNİN GEÇMİŞİ 110 YIL ÖNCEYE DAYANIYOR

Özetle, Türkiye’de geçmişi 110 yıl öncesine dayanan bir Ağaç Bayramı etkinliği var.

Yapılması gereken yeni bir bayram ilan edilmesi değil, bu kadar köklü bir geçmişi olan Ağaç Bayramı etkinliklerinin neden halen kamuoyuna mal edilemediğinin incelenmesi ve bayramın daha etkin kullanılmasının çözüm yollarının aranmasıdır. 

Ülkemiz orman varlığının arttırılması sadece ağaçlandırma ile olmaz. Elbette ağaç bayramları, fidan dikim kampanyaları düzenlenmelidir. Bu tür etkinliklerde yaklaşık 40 yıldır yer aldım ve almaya da devam edeceğim. 

Ancak, orman varlığının arttırılması için “koruma-kaçınma-genişletme” olarak adlandırdığım bir stratejinin oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Bu strateji mevcut ormanları yoğun odun hammaddesi üretimi yapılması yerine önemli bir bölümünün korunması, madencilik, enerji, turizm yatırımları gibi ormanları bedava arsa olarak kullanan faaliyetlerin orman alanlarında yapılmasından kaçınılması ve son olarak da ağaçlandırma, tohum ekimi, özel ormancılığın teşviki gibi uygulamalarla orman alanlarının genişletilmesi şeklinde uygulanabilir.

* * *

Bartın Üniversitesi Orman Mühendisliği Bilimi Ormancılık Politikası Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Atmiş:

Öncelikle ağaç dikme bayramı teknik olarak doğru bir ifade değil. Ağaç değil fidan dikilir. Fidanların ağaca dönüşmesi için yıllar geçmesi gerekir. Diğer yandan ormana ağaç eksenli olarak yaklaşmak yeterli değildir. Ormanlara canlı ve cansız bir çok varlığın bir araya gelmesiyle oluşan doğal bir ekosistem olarak bakmak gereklidir.

Başlatılmak istenen kampanyaya ağaçlandırma bayramı belki denebilir. Fakat ağaçlandırma da teknik olarak, planlanmış alanlara, ekolojik isteklere ve tekniğe uygun olarak yapılan fidan dikimi veya tohum ekimine denir. Rastgele olarak her yere dikilen fidanlara da ağaçlandırma denemez.

REHABİLİTASYON ÇALIŞMALARINA AĞAÇLANDIRMA DENİLDİ

Ormancılık örgütü 1940’lardan beri yasa gereği ağaçlandırma etkinliklerini sürdürüyor. Ülkemizin kuş uçmaz, kervan geçmez bir çok yöresinde başarılı şekilde gerçekleştirilmiş ağaçlandırma örneklerine rastlamak mümkündür. 

Ormancılık örgütü tarafından yapılan ağaçlandırmalar zaman zaman siyasetçiler tarafından manipüle edilmeye çalışılmıştır. Özellikle AKP döneminde ağaçlandırma miktarları abartılarak kamuoyuna sunulmuştur. 

Örneğin, Veysel Eroğlu’nun bakanlığı sırasında Türkiye’de yapılan ağaçlandırma miktarının dünyada ilk üçe girdiği iddia edilmiştir. Oysa ağaçlandırıldığı iddia edilen miktarın yüzde 82’sinin ağaçlandırma sayılmayan rehabilitasyon çalışmalarına ait olduğunu önceki yıllardaki çalışmalarımızla ortaya koymuştuk.

Ülkemizde 21 Mart günü Dünya Ormancılık Günü olarak kutlanır ve halkta orman sevgisini arttırmak için fidan dikme törenleri yıllardır düzenlenirdi. Son yıllarda aynı gün halka fidan dağıtmak gibi göstermelik uygulamalara başvurulmaya başlandı. O fidanların nereye dikildiğini kimse bilmiyor.

AĞAÇLANDIRMA ETKİNLİKLERİNİ MÜTEAAHHİTLER YAPMAYA BAŞLADI

Ağaçlandırma etkinlikleri ormancılık örgütü tarafından değil de müteahhitler tarafından yapılmaya başlanınca, hangi fidanın nereye dikildiği, ekolojik isteklere uygun fidanın dikilip dikilmediği, bu fidanın tekniğe uygun şekilde dikilip dikilmediği gibi soru işaretleriyle karşılaşılmaya başlandı. Zaman zaman dikilmesi gereken fidanların ırmaklara atıldığı veya toplu şekilde gömüldüğü gibi haberlerle de karşılaştık.

Hükümetin popülist politikaları nedeniyle bir çok ağaçlandırmanın orman ağacı türleriyle değil, erik, elma, armut vb ziraat ağacı türleriyle yapıldığını gördük.

Yanlış veya ekolojiye uygun olmayan tür seçiminin temelinde arazi rantı açısından değerli yerlerde kurulu olan devlet orman fidanlıkların kapatılıp, satılması veya özelleştirilmesi sonucu tohum ve fidan stoğu ve tür çeşitliliğindeki yaşanan azalış olmuştur.

AĞAÇLANDIRMA BAYRAMI VE ORMAN YANGINLARI TESADÜFÜ

Bu tür ağaçlandırma bayramları nedense orman yangınlarının yoğun olduğu yaz aylarında gündeme gelmektedir. Bu tartışmalar toplumda yangınlara karşı oluşan tepkileri hafifletmek için açılmaktadır. Oysa yangınlara karşı mücadele öncelikle yangının çıkmasını önleyecek tedbirleri almaktan başlar. Bunu yangına en erken müdahale ve yangını en kısa sürede söndürme izler. Bunun için de orman yangınıyla mücadelede kararlılık ve süreklilik sağlayacak politikalara gereksinim vardır. Yangını önleme ve azaltmada politikacıların keyfine göre değişen politikalarla başarıya ulaşılamaz.

Diğer yandan, orman yangınları orman ekosistemlerinde büyük yıkımlara neden olmaktadır. Fakat yanan orman alanlarının tekrar orman ekosistemine dönüştürülmesi mümkündür. Oysa ülkemizde bazı uygulamalar orman ekosistemlerinin bir daha geri dönemeyecek şekilde yok olmasına neden olmaktadır. Bu yanlış uygulamalardan biri AKP hükümetleri döneminde hızla artan ormancılık dışı kullanımlar amacıyla yapılan orman tahsisleridir. 

YOK OLAN ORMANLAR KAYITLARA GEÇİRİLMİYOR

Ormanlardan yapılan madencilik, enerji, eğitim, altyapı, turizm vb. ormancılık dışı faydalanma ve tahsislerin 2016 yılı itibariyle 672 bin hektara ulaştığını söyleyebiliriz. Bu tahsislerde fiili durumda orman ekosistemi yok olduğu halde, hukuki olarak o sahanın kağıt üzerinde hala orman alanı sayılması nedeniyle yok olan bu orman alanları kayıtlara geçirilmemektedir. 

Ormanların parçalanmasına da (fragmentation) neden olan bu uygulamların perdelenmesi için zaman zaman ağaç dikme bayramı gibi göstermelik duyarlılıklar gündeme getirilmekte, fakat ne yazık ki, ormanlar ve toplum için elzem olan etkili ve işe yarar ormancılık politikaları bir türlü gündeme getirilmemektedir. Ormancılık alanında yapılan bu tartışmaların sağlıklı bir sonuca ulaşması için halkın katılımına açık politika oluşturma süreçlerine gereksinim vardır.

* * *

İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihan Erdönmez:

Son günlerde sosyal medyada ortaya atılan yıl içerisinde bir günün ağaç dikme bayramı ilan edilmesi ve o gün herkesin ağaç dikmesi önerisi hakkındaki görüşlerimi üç ana başlık altında özetlemek istiyorum:

Ağaçlandırma Türkiye için yeni bir olgu mudur? Hayır! 

Türkiye’de bırakın Cumhuriyet dönemini Osmanlı döneminde bile çağın koşulları çerçevesinde ağaçlandırmayla ilgili çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarla ilgili pek çok örnek verilebilir. Birini zikretmek gerekirse, 1881-1884 yıllarında Sivas Valisi Halil Rifat Paşa’nın yayımladığı tembihnameler ve bu tembihnameler doğrultusunda yapılan ağaçlandırma çalışmalarından söz edebiliriz. 

Cumhuriyet’in kurulmasından itibaren de ağaçlandırma ile ilgili önemli girişimlerde bulunulmuştur. Atatürk Orman Çiftliği’nin kurulması, bu çiftlikte bir fidanlık oluşturulması ve burada yetiştirilen fidanlarla Ankara’nın ağaçlandırılması; yine Ankara ve Eskişehir’de uçaklardan atılan tohumlarla ağaçlandırma gayretleri (başarısızlıkla sonuçlanmıştır), 1926 yılında ilk orman fidanlığının kurulması, 1938 yılında Tarsus-Karabucak’ta bataklık kurutmak amacıyla yapılan okaliptüs ağaçlandırmaları görmezden gelinemez. 

Fakat ağaçlandırma çalışmalarının sistemli bir şekilde yürütülmesi 1937 yılında çıkarılan 3116 sayılı Orman Kanunu ile başlamış, bu kanun ağaçlandırmaya özel bir önem vererek Orman Genel Müdürlüğü’ne ağaçlandırma yapma yükümlülüğü vermiştir. İkinci Dünya Savaşı koşulları ağaçlandırma çalışmalarının gecikmesine yol açmış, ancak 1946 yılından itibaren sistemli ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirilmeye başlanmış ve aralıksız olarak devam etmektedir. 

1946-1991 döneminde toplam 1 milyon 550 bin ha ağaçlandırma yapılmıştır. Yani her yıl yapılan ağaçlandırma miktarı yaklaşık 35 bin hektar seviyesindedir. Son 10 yıla kadar yıldan yıla miktarlar değişse de, ortalama ağaçlandırma miktarı bu seviyede devam etmiş, 2008-2019 arası son 10 yıllık dönemde yıllık ortalama ağaçlandırma miktarı bir artış göstererek 43 bin hektar düzeyine ulaşmıştır. 

Ağaçlandırma tekniğindeki gelişmeler, göç nedeniyle ağaçlandırmaya karşı sosyal baskının azalması vb. gibi nedenler düşünüldüğünde bu artışı son derece olağan karşılamak gerekir. Diğer yandan bütün bu veriler Orman Genel Müdürlüğü istatistikleridir ve değerlendirme bu verilerin doğruluğu ön kabulü ile yapılmaktadır. Kısaca özetlemek gerekirse, son yıllarda Türkiye’de daha önceden hiç yapılmadığı gibi ağaçlandırma yapıldığı algısı yaratılmaya çalışılmaktadır. Ne var ki bu bütünüyle yanlıştır. Türkiye büyük bir ağaçlandırma deneyim ve birikimi olan bir ülkedir ve en azından 80 yıldan fazla süredir sistemli bir şekilde ağaçlandırmalar yapılmaktadır. Geçmişten günümüze bu ağaçlandırmalara katkı yapan işçisinden mühendisine, akademisyeninden politikacısına herkese şükran borçlu olduğumuzu düşünüyorum.

Ağaç Dikme (*) Bayramı Türkiye için yeni bir olgu mudur? Hayır! 

Türkiye’de kayıt altına alınan ilk Ağaç Dikme Bayramı 1910 yılında Erzurum’da yapılmıştır. 

1937 yılında çıkarılan yukarıda bahsettiğimiz 3116 sayılı Orman Kanunu ormancılık açısından her konuda olduğu gibi bu açıdan da devrim niteliğinde hükümler taşımaktadır. 

Kanunun 84’üncü maddesi şöyledir: “Ağaç sevgisini körpe ve genç dimağlara kuvvetle aşılamak için bütün ilk ve orta mekteb talebelerile askerlere ağaçların faydalarını zihinlere yerleştirecek dersler okutturulması, bahçeleri müsaid ise mekteb ve kışlalarda her yıl ağaç diktirilmesi ve bunların korunması için Ziraat Vekâleti ile birlikte Millî Müdafaa ve Maarif Vekâletleri bir program hazırlayıp tatbik ederler.”

Bu kanunun ve takipçisi olan 6831 sayılı Orman Kanunu’nun benzer hükümleri doğrultusunda yıllarca ağaç ve orman sevgisini artırmak amacıyla illerde valilikler, belediyeler ve orman teşkilatı, ilçelerde kaymakamlıklar, belediyeler ve orman teşkilatı tarafından ağaçlandırma günleri düzenlenmiştir.

Avrupa Tarım Federasyonu (CEA) 21 Mart gününü Kuzey Yarımküre’de ilkbaharın, Güney Yarımküre’de de sonbaharın başlangıç günü olarak kabul etmiş ve Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü (FAO) kanalı ile bunun bütün dünya ülkelerine tavsiye edilmesini sağlamıştır. O günden bu yana 21 Mart, “Dünya Orman Günü”, 21 Mart'ı içerisine alan hafta da “Orman Haftası” olarak kutlanmaktadır. 

Türkiye, bu uygulamaya 1975 yılında dahil olmuştur ve o günden beri Dünya Ormancılık Günü ve Ağaç Bayramı adıyla kutlamaktadır. Öyle ki 24.7.1996 tarih ve 96/8396 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Orman Haftası ve Ağaç Bayramı Yönetmeliği” yayımlanmıştır (Resmi Gazete: 22.8.1996 tarih ve 22735 sayı) ve her yıl kutlamalar bu yönetmeliğe göre yapılmaktadır.

Kısaca Türkiye’nin geçmişten bugüne halkı ağaçlandırma çalışmalarının içine katmak amacıyla düzenlediği ağaçlandırma etkinlikleri, 1975 yılından beri de Ağaç Bayramı vardır ve o bayramın tarihi 21 Mart’tır. Ormanlardan sorumlu olan sayın bakanın bunu bilmemesi düşünülemez. 

Hâl böyleyken bir sosyal medya akımına kapılıp, “Cumhurbaşkanımızın talimatları alınmıştır. En kısa sürede uygun bir günün “Ağaç Dikme Bayramı” olarak ilan edilmesi için çalışmalara başlıyoruz” şeklinde yine sosyal medya üzerinden açıklama yapması anlaşılır bir tutum değildir. 

Türkiye’nin ve dünyanın ağaç ve orman bayramının tarihi bellidir. O tarih 21 Mart’tır. Yapılması gereken o tarihte yapılacak çalışmaların zenginleştirilmesi ve tüm topluma yayılmasından ibarettir. 

Çok fidan dikmek, çok ağaçlandırma yapmak Türkiye’nin orman sorununu bütünüyle çözer mi? Maalesef yine hayır! 

Elbette dikilen her fidan, yapılan her ağaçlandırma hem doğa hem toplum için çok büyük yararları beraberinde getirir. Her bir ağaç tek başına oksijen üretir, karbon depolar, estetik değer oluşturur, mikro klima yaratır, toprağı tutar, kuşlara, böceklere, küçük memelilere yuva oluşturur ve daha pek çok işlevi yerine getirir. O nedenle ağaçlandırmanın, fidan dikmenin önemi küçümsenemez, gerekliliği sorgulanamaz. 

Ancak ağaçlandırma ile Türkiye ormanları ve doğasına ilişkin sorunları çözeceğimizi sanmak da çok büyük yanılgıdır. Çünkü Türkiye ormanlarının en büyük sorunu doğal ormanların korunamamasıdır. 

Sosyo-ekonomik baskılar ve bu baskılara boyun eğen yasal düzenlemeler Türkiye’nin ana can damarlarından olan doğal ormanları delik deşik hale getirmiştir. Öncelikle bu vahim tabloyu bir an önce düzeltecek toplumsal mutabakata ve siyasal iradeye ihtiyaç bulunmaktadır. Ormanlar belirli bir kesimin çıkarlarına ve ekonomik kaygılara kurban edilemez. Ormanlar toplum için en büyük faydayı orman olarak kalmakla yapar. Zira Türkiye orman fakiri bir ülkedir. 

Diğer yandan ağaçlandırmalar yoluyla elde edilen plantasyonlar detaylarına girmeye gerek kalmadan, genel bir ifade ile doğal ormanların yerine getirdiği işlevlerin pek çoğunu yerine getiremez ya da eksik yerine getirir. Plantasyonların doğal orman niteliğine kavuşması için belki de yüzlerce yıl gerekecektir. O nedenle kesiyoruz (doğal ormanlardan) ama şu kadar da dikiyoruz yaklaşımın ormancılık bilim ve tekniği açısından hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. 

Özetle, ağaçlandırma mutlaka yapılmalıdır ve kutsaldır. Fakat Türkiye ormancılığının birincil sorunu doğal ormanların korunamamasıdır. O nedenle, “haydi ağaç dikme bayramı” yapalım demenin, zaten var olanı allayıp pullayıp yeniden önümüze koymaktan ve ormancılığın öncelikli sorunlarını arka plana itmekten başka bir anlamı olmayacaktır.

Facebook Yorumları

reklam
17.07.2019
Türkiye ormanı yangın çıkınca hatırlıyor, bir Ağaç Bayramı olduğunu bile bilmiyor
15.07.2019
Bakan Kurum'a soru: Karadeniz İklim Eylem Planı'ndan Karadenizlilerin haberi var mı?
7.07.2019
Sal gazları atmosfere, kavur gezegeni bir daha mı geleceğiz dünyaya
1.07.2019
Adalet yok edildi, kalkınma iflas etti: Sinop’ta kesilen 650 bin ağacın ahı tutsun
24.06.2019
Karadeniz’in derelerini borulara hapsedenlerin, Kuzey Ormanları’nı katledenlerin hiç mi suçu yok?
16.06.2019
23 Haziran'da sandığa giderken İstanbul ile ilgili hatırlamanız gerekenler
9.06.2019
Hasankeyf'te betona gömülen sizin hikayeniz, hepimizin hikayesi...
5.06.2019
İnsanlığın nefes alamaz hale getirdiği Dünya’nın Çevre Günü
26.05.2019
Üçüncü köprünün ortağı batık Astaldi'ye İtalyan Salini Impregilo talip
23.05.2019
Havada bekleme süreleri yakıt maliyetini artıracak, THY’yi zarar ettirecek
19.05.2019
Uçak inemeyen havalimanı, çatlayan nükleer inşaatı, su tutamayan Ilısu Barajı
15.05.2019
AKP’nin yangında ilk kurtaracağı sektör: Ekonominin kara deliği enerji şirketleri
12.05.2019
Her şey çok hızlı yok olacak: Ya yokoluş ya isyan
8.05.2019
Saray’ın Nükleer Düzenleme Kurulu ve KHK’lı nükleer denetimsizliğimiz
5.05.2019
Bir çağ yangını: Kapitalosen
28.04.2019
Kim yalan söylüyor? TÜGVA mı yoksa İstanbul Büyükşehir Belediyesi mi?
21.4.2019
'Victor Hugo, Notre Dame bağışçılarına teşekkür eder...
10.4.2019
Hep bu başımıza gelenler su'dan sebepler
3.4.2019
Yerel seçim sandığını yeşillendirenler
31.3.2019
'Bazı özel müşteriler hakkında yorum yapamıyoruz...'
25.3.2019
Bir beka sorunu olarak Varlık Fonu
17.3.2019
Atatürk Havalimanı'nın radar sistemi bilerek eksik bırakıldı
10.3.2019
İmamoğlu'nun 'Yürü be İstanbul'undan Yıldırım'ın yeşil vadilerine
7.3.2019
Nasıl bir kent istediğinizi hiç düşündünüz mü?
17.2.2019
AKP'nin tarımsızlık politikası tanzimden size el sallıyor
13.2.2019
Tanzim satış teferruat, tehlikenin büyüğü Hal Yasası'nda
10.2.2019
'Kendini ihbar et, mezarınla barış' affı
3.2.2019
Havasını kirlettiğin kentleri bezle temizleyebilir misin AKP?
30.1.2019
İklim değişir Akdeniz olmaz, Akdeniz'de hortum olur, fırtına olur
28.1.2019
Devrim mi görmek istiyorsunuz? O halde gençlerin iklim yürüyüşüne bakın
23.1.2019
Milyonların iklim krizi, Davos elitlerine iş fırsatı
21.1.2019
Poşet paralı olunca betoncular çevreci mi oldu?
13.1.2019
Orman morman ne varsa kesip atanları tanıyalım mı?
2.1.2019
Poşetleri paralı yaparken, ülkeyi plastik çöplüğüne çevirmek
30.12.2018
10 maddede Türkiye'nin 2018 ekoloji gündemi
23.12.2018
Bir soru: Üçüncü havalimanı hiç kullanılamayacak olabilir mi?
19.12.2018
Çiftçinin zaferi: Tabaktaki diktaya karşı birleşmek
12.12.2018
Kadınlar iklim politikalarında 'biz de varız' dedi
26.11.2018
Élysée Sarayı'ndan Buckingham Sarayı'na iklim mücadelesi
21.11.2018
Ağacı İDO'ya sattılar, kirazları başka şirketlere dağıttılar
20.11.2018
Gezi Parkı bizim olsun, millet bahçeleri sizin
14.11.2018
Sibirya'dan Fırtına Vadisi'ne uzanan 'yavaş ölüm'
12.11.2018
Kömür milyarderi Le Monde'a ortak olursa...
7.11.2018
Sayıştay: Suç mahaline işaret etmek
5.11.2018
Suların yükselişi, insanlığın alçalışı, siyasetin haydutlaşması
31.10.2018
Üç termik santral sekiz köyü yuttu, sırada 48 köy var
29.10.2018
3. Havalimanı bütünsel bir felakettir
24.10.2018
Ne Kaşıkçı cinayeti, ne iklim krizi umurlarında
17.10.2018
Akkuyu davası Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor
14.10.2018
Avukatları mücadeleden de tasfiye edecek değilsiniz ya!
10.10.2018
Nordhaus: İklim değişikliği ekonomisinin babası
7.10.2018
Termik santralciler zorda: Bereket Enerji'den sonra Odaş Enerji
4.10.2018
Krizdeki kağıt sektörü de gözünü ormanlara dikti
30.9.2018
Astaldi'nin batışı, mega projeler ve hırsın anatomisi
28.9.2018
İşte 2023 hedefleri: Su kıtlığı, toplu ölümler, bölgesel çatışma
24.9.2018
Direnişin ekolojik hali: ZAD, Hambach Forest, Kuzey Ormanları
17.9.2018
Ezilenin üzerine basarak havalanmak: 3. Havalimanı
12.9.2018
21. yüzyıl sömürgeciliği: Tarım arazisi gaspı
20.8.2018
Dersim dört dağ içinde, dört dağ ateş içinde
13.8.2018
Bu enkazı kaldırmak
6.8.2018
100 günde 46 milyarlık 400 proje, peki hangi parayla?
1.8.2018
Yarınlar yokmuş gibi tükettik dünyayı
30.7.2018
İklim değişince sadece Akdeniz mi olur sandınız?
25.7.2018
Bankaları, şirketlerin 'enerji sevdası' çarptı
22.7.2018
Türkiye'ye akan kredi çeşmesinin başını tutanlar
18.7.2018
Seçimler geçti, kömürde ÇED yağmuru başladı
16.7.2018
Erdoğan, nükleerin her alanında artık tek yetkili
11.7.2018
Ülkeyi şirket gibi yönetmek: Lümpen kalkınması
9.7.2018
Kömürlü saadet zincirinin zayıf halkası: Bereket Enerji
1.7.2018
AAstaldi, üçüncü köprüdeki hisselerini neden satıyor?
27.6.2018
Saray hükümetinde ekolojiden kim sorumlu olacak?
24.6.2018
Türk Akımı için feda edilen 25 milyon dolar ve Istrancalar
20.6.2018
Siyasetçilere bir ekolojik, bir şeffaflık çağrısı
10.6.2018
Doğa hakları siyasetin merkezine ne zaman taşınacak?
3.6.2018
Taksim Meydanı ve AKM'nin AKP'lileştirilmesi
30.5.2018
Kanal İstanbul ahlaken de yanlış bir projedir
27.5.2018
Özel sektörle elele yap işlet devret soygunu
21.5.2018
İmar affı İstanbul'a ihanetten sayılmıyor mu?
17.5.2018
Çerkezköy'de meşe ormanınına termik santral hançeri
13.5.2018
Akkuyu bilirkişi raporunda denenmemiş reaktör oyunu
9.5.2018
T A M A M
6.5.2018
İnanıyorum, Sen'le Değişir
2.5.2018
Seçime giderken 10 maddede ekonomiyle ilgili bilmeniz gerekenler
25.4.2018
Neden Nükleer Santral İstemiyoruz: Cevabı Çernobil
19.4.2018
AB'nin Türkiye'ye biçtiği rol: Transit gaz geçiş yolu
15.4.2018
Devlet, ormanlardan yeni 2B'ler yaratmaya hazırlanıyor
11.4.2018
Aradığınız yerli ve milli tarıma ulaşılamıyor
9.4.2018
Batmasınlar diye kârına şirketler, zararına 80 milyon ortak
4.4.2018
10 maddede Akkuyu hakkında bilmeniz gerekenler
2.4.2018
İstanbul'un afete eşdeğer sorunu: Asbest
1.4.2018
İstanbul'un afete eşdeğer sorunu: Asbest
28.3.2018
Yerli kömür masalı bitti, Türkiye ithal kömür cenneti oldu
25.3.2018
İklim değişikliği farkındalığı eyleme dönüşmüyor
21.3.2018
Türkiye'de orman denklemi: Rant artar orman azalır
19.3.2018
Hazır olun, dikili ağacınızı bile satacaklar
14.3.2018
Yerli ve milli rating kuruluşunun rating'ini kim ölçecek?
11.3.2018
İktidarın enerji projelerinde yeni kozu EÜAŞ
8.3.2018
Tarım kadınlaşıyor, kadının emeği yok sayılıyor
4.3.2018
Milli ve yerli şekerden Cargill'in acı şerbetine...
28.2.2018
Mega projeler kötü, peki ya onları fonlayanlar?
25.2.2018
Meclis'teki Çevre Komisyonu ne iş yapar?
21.2.2018
Dünya ağaca, Türkiye ölü termik santrallere para akıtıyor
18.2.2018
Merkez Bankası kuraklık tahminlerini izliyor mu?
14.2.2018
Sen Maçka Parkı dersin, o 'boş alan' diye bakar
11.2.2018
Vergi kıyaklı Türk Akım projesi
7.2.2018
Türkiye ile Rusya'nın kara deliği Akkuyu
4.2.2018
Başka türlü bir gıda mümkün: Direnen sofralar
31.1.2018
Soluk mavi nokta ve hiçliğimiz
28.1.2018
Yurttaşa rağmen zorbalıkla termik santral yapmak
17.1.2018
10 maddede Kanal İstanbul hakkında bilmeniz gerekenler
14.1.2018
Kuraklığa karşı eylem için neyi bekliyorsunuz?
10.1.2018
Kanal İstanbul'un ÇED dosyası muamması
7.1.2018
Tunus'tan zeytinyağı ithalatının perde arkası
3.1.2018
İran'daki isyanın ekonomi politiği
27.12.2017
Bartın'da Hattat zorbalığıyla zeytinlik kıyımı
24.12.2017
Zonguldak'ı kirlettiniz, Eskişehir'i rahat bırakın
17.12.2017
Loç'a HES yine gündemde, sarı yazma yine isyanda
13.12.2017
Devletin kayyım partisi ve icraatları
10.12.2017
İklim mücadelesinin yeni lideri Macron mu?
4.12.2017
Zarrab 'bankacılığı' ve ahbap çavuş ekonomisi
26.11.2017
Size yalan söylediler, kömürden bahsetmediler
22.11.2017
Size bir tek çevreci demeyecekler
12.11.2017
Ekonomik istikrarsızlık off-shore yatırımları artırıyor
8.11.2017
Türkiye'nin 'özel koşullarına' Almanya aracı olacak
5.11.2017
Yerli otomobil nasıl rekabet edecek
1.11.2017
Yurttaşa rağmen elektrik oyunları
29.10.2017
Çevrecinin daniskasıysanız ormanları kim kesiyor?
25.10.2017
Atamayla gelen atılarak gider
22.10.2017
Madenci ormana girmeden önceki son çıkışınız
18.10.2017
İklim değişiyor, biz değişmiyoruz
11.10.2017
Durmak yok, ÇED'siz talana devam
8.10.2017
Nagazakili Ishiguro'dan nükleer karşıtı kampanyaya
4.10.2017
Farklı ülkelerden mega proje manzaraları
1.10.2017
Torba Yasa, ormanları madenciye peşkeş çekecek
24.9.2017
Kadir Topbaş neden istifa etti
20.9.2017
Gelin Hasankeyf'e, herkes gelsin Hasankeyf’e!
13.9.2017
Bizde ağaç kesmek serbest, Komşu'da hapis
11.9.2017
İklimi değiştirip, geleceği karartan şirketleri tanıyalım
6.9.2017
Varlık Fonu'ndan Kanal İstanbul'a ne kadar para akacak?
3.9.2017
Küresel iklim değişikliği kumarı
30.8.2017
İklimin küresel barışa ve güvenliğe etkisi
28.8.2017
Sur sokakları hafızadır, hafızayı yok etmeyin
23.8.2017
Yaka yaka bitiremediniz memleketin ormanlarını
20.8.2017
Hasankeyf, hafriyat oluşturmak için dinamitleniyor
16.8.2017
Cerattepe’nin, Dersim’in, Hasankeyf’in suçu neydi?
14.8.2017
Ceratttepe geçilirse, Türkiye'de her yer geçilir
9.8.2017
İstanbul'u bekleyen tehlike
6.8.2017
Endekslere bakmak faydalıdır, zihin açar
2.8.2017
2017’yi bugün tükettik, artık 2018’den yiyoruz
30.7.2017
İklimi dünyadaki kaç milyarder kurtarabilir
26.7.2017
İnsanlık hafriyat kamyonlarının altında
23.7.2017
Giderek düşmanlaşan bir dünyada çevre mücadelesi
19.7.2017
AKP'nin kentsel iflası
17.7.2017
Bu mücadele ölümle yaşam arasında
12.7.2017
İğneada sizin eve kaç kilometre uzakta?
9.7.2017
İklim adaleti olmadan gerçek adaletten bahsedilemez
5.7.2017
İklim değişikliğiyle yüzleşmeye hazır mısın Türkiye
2.7.2017
KHK ile çiftçiliği de kaldırırlarsa şaşırmayalım
25.6.2017
Bu yasaya itirazımız var!
21.6.2017
Askerleri neden zehirliyorsunuz?
14.6.2017
Zeytinlikler için durmak yok mücadeleye devam
11.6.2017
UNESCO'ya "zeytinlikler için harekete geç" çağrısı
7.6.2017
İklim meselesi Türkiye'nin samimiyet testi
5.6.2017
Kravatlı adamlar ve Dünya Çevre Günü
3.6.2017
Trump, gezegenin ateşini yükseltecek
31.5.2017
Ölümünüz kömür tozuyla olsun ister misiniz?
28.5.2017
AKP’nin sıradaki talanı Filyos Vadisi mi
24.5.2017
Türkiye için zeytinle vedalaşma vakti
21.5.2017
Sen kuşun kurdun hakkını savunursun, o gelir seni vurur
17.5.2017
Kalkınırken öldüren AKP'nin sıfır kaza hedefi inandırıcı mı
14.5.2017
Süreç buzdolabından oda sıcaklığına getirilmeli
10.5.2017
Güneş, kömür ve nükleeri zorluyor
7.5.2017
Şu domatesi enine boyuna konuşalım mı
3.5.2017
Enerji bağımlılığına karşı kooperatif çözümü
30.4.2017
Buğday ambarına termik santral hançeri
26.4.2017
Bankwatch uyarıyor: TANAP'ı desteklemeyin
23.4.2017
Yükselen otoriteye sivil itaatsizlik ayarı
19.4.2017
Ekonomide tek eksiğimiz başkanlık mıydı
16.4.2017
Türkiye nükleercilerin açık pazarı mı?
12.4.2017
AKP için kömürü savunmak giderek zorlaşıyor
9.4.2017
Beş maddede doğa için neden Hayır denmeli
5.4.2017
Ekolojik bir anayasa olsa nasıl olurdu?
2.4.2017
Büyümüyorsak neden bu kadar enerji yatırımı?
29.3.2017
Kıskanılan Türkiye’de tek istikrar işsizlik artışında
26.3.2017
Herkes hesabını Alman usülü öderse
22.3.2017
Avrupa ile köprüleri atarken köprüler inşa etmek
19.3.2017
Yükselen popülizme karşı Yeşiller freni
15.3.2017
Toprağını denizden ödünç alanlarla toprağını ranta açanlar
8.3.2017
8 Mart hangi kadınların günü?
6.3.2017
Talanın başladığı yerden kara deliğe doğru
27.2.2017
İstiklal Caddesi can çekişirken
23.2.2017
Başkanlık gelince ekonomi canlanacak mı?
19.2.2017
Munzur’a baraj değil, turizm lazım
15.2.2017
Yenilenebilirde romantik bir hikayenin sonu
12.2.2017
Heba olan 25 milyon dolar ve Istrancalar
10.2.2017
Fon’dan ‘Kanal’a milyar dolarlar akacak
9.2.2017
Varlık Fonu ile “mega” çevre suçları artacak
30.1.2017
Anayasa Değişikliği Çevre İçin Ne Anlama Geliyor?
27.1.2017
Trump’ın iklim değişikliğiyle imtihanı
3.12.2016
Avrupa’dan Şanghay’a Gittikçe Silikleşen Çevre Politikası
10.7.2016
“Nükleer İstemiyoruz” demek için 11 Temmuz’da Akkuyu’da
3.7.2016
Türkiye’de terörün panzehiri mega projeler
26.6.2016
İklim değişir Akdeniz olmaz, gülümseyemezsin!
23.6.2016
En büyük korkusu eli kalem tutanlar
9.6.2016
Yolsuzluk liglerinin vazgeçilmez ülkesi Türkiye
5.6.2016
5 Haziran Dünya Çevresizlik Günü
2.6.2016
Ben bir sakız ağacıyım Çeşme klon parkında
29.5.2016
Gezi, demokrasi ve hak arayışının laboratuarıdır
19.5.2016
SİT alanı AKP ile SİT talanına dönüştü
15.5.2016
3. Havaalanı başa bela olacak ama nasıl?
8.5.2016
Doğa savunucuları Davutoğlu’nu hiç özlemeyecek
27.4.2016
Erdoğan’ın kömürle ilgili doğru bildiği 10 yanlış
24.4.2016
Paris Anlaşması, Türkiye’nin yeni samimiyet testi
23.4.2016
Pembe incili kaftan milliyetçiliği ile nereye?
22.4.2016
Bugün Dünya için ne yaptın?
17.4.2016
Dünya kömürsüzlüğe Türkiye tersine gidiyor
14.4.2016
Acele kamulaştırmalar neyin acelesi?
10.4.2016
AKP’nin yolsuzluğa açılan kapısı kamu ihaleleri
7.4.2016
Dünyanın kirli sırlarına karşı veri gazeteciliği
27.3.2016
Avrupa nükleer santrallerinde IŞİD tehlikesi
25.3.2016
Türk adaletinin terazisi ABD’de tartılıyor
21.3.2016
Diyarbakır Surları Dünya Kültür Mirası vasfını yitirebilir
10.3.2016
Türkiye’de fosil yakıtla mücadelenin sembolü Aliağa olacak
7.3.2016
AKP zulmü dayanışmaya çağırıyor
3.3.2016
Davutoğlu’nu Cerattepe’de kapalı galeri diye kim yanılttı?
27.2.2016
İTİRAZ BİR HAKTIR, ENGELLENEMEZ
18.2.2016
ALTINSIZ OLUR, ARTVİN'SİZ OLMAZ
31.1.2016
DEMOKRATİK HAKLAR İKLİMİ GİDEREK BOZULUYOR
24.1.2016
KÜRT İLLERİNE MİLİTER ŞEHİRCİLİK DAYATMASI
23.1.2016
SURİYELİLERİN MİSAFİRLİĞİ BİTTİ SIRA ENTEGRASYONDA
15.1.2016
ZAAFİYETLERİN BEDELİ MEDYAYA ÖDETİLİYOR
7.1.2016
SALDIRILAR HEM KÜRT HALKINA HEM DOĞAYA
1.1.2016
10 MADDEDE 2015’İN ÇEVRE GÜNDEMİ
6.12.2015
İKLİM ADALETSİZLİĞİ GİDERİLMEDEN BAŞKA BİR ADALET VAAT EDİLEMEZ
29.11.2015
İfade özgürlüğü, Taraf, veda
25.11.2015
78 CEO’dan yeni bir iklim anlaşması için destek mektubu
22.11.2015
Yeni başlayanlar için COP21’i anlama kılavuzu
18.11.2015
G20, iklim mücadelesinde başını yine kuma gömdü
11.11.2015
Sofraların tadı kaçıyor, akşama ne yiyeceğiz
8.11.2015
Ekonominin yeni dinamiği marka kentler
4.11.2015
AKP, iktidarını dört yıl daha sürdürebilir mi
1.11.2015
Komşu’da çiçek koparmak yasak, bizde nükleer serbest
28.10.2015
Kadın istihdamına Fransa modeli, büyümeyi artırır
21.10.2015
Japonlar’ın Sinop’ta nükleer santral muammaları
19.10.2015
AKP’nin bu seçim reklam malzemesi de İğneada
14.10.2015
Sorumlular, siyaseti şiddetle dizayn edenler
11.10.2015
Erdoğan’ı koruma kanunu
7.10.2015
VW skandalının ardından şirketlere etik ayarı
4.10.2015
Gezegen ısınıyor, iklim değişiyor, Türkiye değişmiyor
30.9.2015
VW’nin bilinçli hilesi tam bir çevre skandalı
27.9.2015
Kapitalizm, dört skandalı bir haftaya sığdırdı
23.9.2015
Exxon’dan 38 yılın özeti: iklim değişiyor ve bu umurumda değil
20.9.2015
Ya Kanal’dan vazgeçeceğiz ya İstanbul’dan
16.9.2015
Oldu olacak Sultanahmet Meydanı’na AVM de yapın
13.9.2015
Türkiye geleceğini fosil yakıt teşvikleriyle karartıyor
9.9.2015
Şirketleri geri dönüşüm ve enerji verimliliği farklılaştırıyor
6.9.2015
Sonbaharda ‘Tuzlu Su’ İstanbul’a iyi gelir
2.9.2015
Su kriziyle yüzleşmeye hazır mısın Türkiye
26.8.2015
AKP’nin K’sı ölüm getiriyor
23.8.2015
Diyanet’in iklim değişikliğiyle imtihanı
19.8.2015
Bu iklim zirvesinde de gözler zenginlerde olacak
16.8.2015
Ucuz hayaller, pahalı gerçekler
12.8.2015
2015’in bütçesini bitirdik, 2016’nın bütçesini yiyoruz
9.8.2015
G20 zirvesinde ülkeler ak mı kara mı beli olacak
2.8.2015
Nükleerde deprem duyarlılığı fay hattında
30.7.2015
Siyaset orman yakıyor, çevre örgütleri bakıyor
26.7.2015
Türkiye’nin gündemi barut kokuyor
29.6.2015
Toprağın betona dönüşme serüveni
24.6.2015
Geç gelen adalet, adalet değildir
21.6.2015
Türkiye’nin kömürlü termik santral çıkmazı
17.6.2015
Sanayiciye paradan para kazanmak tatlı geldi
14.6.2015
Avrupa Parlamentosu’ndan Akkuyu mesajı: Vazgeçin!
10.6.2015
Sıra cinsiyetçi barajları yıkmaya geldi
7.6.2015
Sesi de görüntüsü de kirli siyaset
21.5.2015
Çakma demokrasi adası
17.5.2015
Anlatılan senin hikâyendir
13.5.2015
Soma’daki büyük resme bakalım mı
10.5.2015
Soma’nın yasını bir yıldır birlikte tuttular
3.5.2015
Hükümetin ilk büyük yenilgisi Kıbrıs
26.4.2015
Neden nükleer enerjiye karşıyız: Cevabı Çernobil’de
22.4.2015
Ekoloji mücadelesi HDP’siz olmaz
15.4.2015
Yolsuzlukla mücadelenin 50 tonu
8.4.2015
Dünya ‘unicorn’ şirketleri biz yasakları konuşuyoruz
05.04.2015
Türkiye, nükleercilerin yeni deneme tahtası
29.03.2015
İstanbul’u sıfırlamak isteyenleri tanıyalım
26.03.2015
Hukukun üstünlüğü zedelenince hepimiz kaybettik
22.03.2015
Suyun değerini ona sahipken bilelim
15.03.2015
İyi hikâyeler yazılıyor ama burada değil…
25.02.2015
Medya özgürlüğü dikensiz gül bahçesi değil
22.02.2015
HDP’siz bir Meclis’in ağır sonuçları olur
18.02.2015
Ataerkil düzen, siyasetin dili tamam da, peki ya yargıçlar
15.02.2015
Kadına şiddetin caiz olduğu ülke
11.02.2015
Fosil yakıtlara teşviki durdurun
08.02.2015
Türkiye, dünyanın çöplüğü mü
04.02.2015
Sisifos’un kayası, SYRİZA, Troyka
01.02.2015
Komşu’da yeşil/sol bir iktidar umudu
28.01.2015
Cenevre’de havuz medyasına konuşur gibi
25.01.2015
Yoksulluk da artıyor gelir eşitsizliği de
21.01.2015
SYRİZA, sonra Podemos, belki yarın HDP
18.01.2015
Davos’un gündemi değişen havalar
11.01.2015
Je suis Charlie
07.01.2015
Ahbap çavuş ekonomisi AKP’nin fıtratında var
31.12.2014
İstatistiklere bakmak faydalıdır
28.12.2014
Turnalar türkülerde kalmasın istiyorsan…
24.12.2014
Hasankeyf’i yok eden bir barış süreci olmaz
21.12.2014
Özgürlüğün bedeli sürekli tetikte olmaktır
17.12.2014
Marmara için Kadıköy’de saflar sıklaşacak
14.12.2014
100 eşyayla ya da 1000 odayla yaşamak
10.12.2014
HES’çi banka, çiftçi dostluğuna soyunursa…
07.12.2014
12 yılda iki Trakya’yı yok ettiler
03.12.2014
Nükleer santral kurma başka ihsan istemez
30.11.2014
Mor jakarandalar arasında elektrikli teller
26.11.2014
Koç 2015’te dümeni Uzakdoğu’ya kıracak
16.11.2014
Kıbrıs’ta soruna artık küresel sermaye de dâhil
10.11.2014
Kürtlerle hareket edilseydi Türkiye tarihe geçerdi
02.11.2014
Kömüre teşvik, ölüme teşvik
30.10.2014
TEMA uyarmış: Konya’da kömür çıkartmak için tüm yeraltı sularını çekmek gerek
29.10.2014
İstanbul ve yeşil (y)alanlar üzerine
19.10.2014
Zeytin karası değil bu yüz karası
05.10.2014
Tek dünya herkese yeter; yaşamasını bilene...
01.10.2014
Parayı veren suyun başını tutacak
28.09.2014
Adı konulmamış savaş hâli: Acele kamulaştırma
24.09.2014
Çatışma ve kuraklık arasında kalan insanlık
21.09.2014
İklim adaleti olmadan başka adalet olmaz
19.09.2014
Kutuplaşmanın baş mimarına 'kutuplaşmayı bitir' mesajı
14.09.2014
Türklerle Rumların yeni buluşma noktası
12.09.2014
Kasımda İstanbul’u “Yeşillendiriyoruz”
10.09.2014
İşçinin cehennemi, cennet vaat ediyor
24.08.2014
Patlarsa çıkan ses balondan fazla olur
10.08.2014
Dert etmeyin İstanbul’un Kadir Abisi var
06.08.2014
Bu karnede rakamlar yok, yeşilin tonları var
03.08.2014
Kadına yönelik imajınızı nasıl alırdınız
30.07.2014
Cumhurbaşkanının yeşil olma ihtimalini sevmek
09.07.2014
Durmak yok ÇED’den proje kaçırmaya devam
06.07.2014
Eroğlu’nun bıyıkları için son kavşaktayız
02.07.2014
Barışı konuşurken eve dönüşü de konuşalım
29.06.2014
Kastamonu'nun gör dedikleri...
25.06.2014
Sanayici üretimden uzaklaştı borca saplandı
18.06.2014
Yine seçim yine şeffaflık
15.06.2014
Futbol topunun diğer yüzü
11.06.2014
‘İki gündüz iki gece yandı Lice’
08.06.2014
Türkiye çevre koruma ağı
04.06.2014
Dünya Çevreye Gününü Gösterme Günü
01.06.2014
Sessiz katil aramızda dolaşıyor
28.05.2014
Milliyetçilik gölgesinde yeşil siyaset
25.05.2014
Acilen Soma Kanunu’na ihtiyacımız var
21.05.2014
İnsan değil kömür yerin altında kalsın
18.05.2014
İnsanlığınızın fıtratından çalmışlar
14.05.2014
Emeğin için Diren Çiftçi
11.05.2014
Nükleer tüccarları işbaşında
07.05.2014
Rant ve talanın Truva atları
04.05.2014
Basın özgürlüğünde Şanghay kriterleri
30.04.2014
Cehennemden kaçış yok
27.04.2014
Anlayın artık, halk nükleer istemiyor
13.04.2014
İklim insanı açlıkla sınayacak
05.03.2014
Türkiye’yi sıfırlama politikası
19.02.2014
‘Bizim uşaklar Kürtlerle siyaset yapıyor’
16.02.2014
Adrese teslim yasadaki oyun
09.02.2014
Turkish Pravda ya da Turkish palavra
19.01.2014
Hepimiz Gamonalıyız, direnvakeparki
15.01.2014
Her yer susuz, her yer kurak
01.01.2014
İçinden ekoloji geçen yeni yıl yazısı
25.12.2013
İktidarın can simidi: Dış mihrak
22.12.2013
Çılgın projeler askıya alınsın
15.12.2013
Ölüm üzerinden yükselen kalkınma
05.12.2013
Doğaya fırlatılan bumerang
24.11.2013
Varşova’da iklim fiyaskosu
13.11.2013
Kömürcü Polonya’da iklim zirvesi!
10.11.2013
Kadın! Doğur, çalış, güven!
03.11.2013
100 yıllık suskunluğu bozmak
27.10.2013
Beyaz fillerimiz, çılgın projelerimiz
23.10.2013
Çevre faslında kaldığımız yerden
20.10.2013
Çevre faslında yine sınıfta kaldık
16.10.2013
İnsanlığın gıda paradoksu
13.10.2013
Yerel temsilde kadının yokluğu
09.10.2013
Demokrasiyi petrollü mü alırsınız kömürlü mü
06.10.2013
‘Dört ülke, bir zirve’nin hikâyesi
29.09.2013
El birliğiyle yaktık dünyayı
25.09.2013
Hasankeyf’e son bir bakış
22.09.2013
İstanbul ve Diyarbakırlı işadamlarından ortak isyan
15.09.2013
Doğal kaynakları tüketene kredi yok
11.09.2013
Rüya bitti, gerçekleri görelim
08.09.2013
Çevreci şirket olma vizyonu
01.09.2013
Griye direnen merdivenler
28.08.2013
Kimileri ‘sıcak’ sever
25.08.2013
Suriye iç savaşının diğer yüzü: Mülteciler
21.08.2013
İklim, ikdam, inkâr
18.08.2013
Ekolojik Ayak İzi’niz kaç numara
14.08.2013
Değişen iklimi kim düzeltecek
11.08.2013
Nükleer lobiciler atakta
07.08.2013
Yunanistan’da Suriyeli bir Ermeni
24.07.2013
500 büyüğün anlattıkları
21.07.2013
Adalete ve Saygıya Çağrı
17.07.2013
Biraz ağaç biraz deniz kaç para
14.07.2013
Yanlışlar köprüsü
10.07.2013
Kalkınmanın öldüren cazibesi
07.07.2013
Ekonominin yüzde 40’ına sahip ordunun darbesi
30.06.2013
Endonezya ve Türkiye’den politikacı manzaraları
26.06.2013
Çözüme yatırım için buradayız
23.06.2013
Sivil itaatsizlik: Vicdanın siyaseti
19.06.2013
Avrupa ile kritik inatlaşma
16.06.2013
Size Aarhus’tan bahseden oldu mu
12.06.2013
Otoban kenarı çevreciliği
09.06.2013
Çevresel mücadele şimdi başlıyor
05.06.2013
Ağaçların ardındaki ‘beton’ siyaseti
30.05.2013
Ağacı kes, betonu koru
27.05.2013
Alkol yasağı: İktidar sarhoşluğu
22.05.2013
Çılgın proje Avrupalı Yeşiller’in markajında
12.05.2013
Muhafazakârlık mı dediniz
30.01.2013
AB’yi unutmak
27.01.2013
Ekonominin kaderi iklimden geçiyor
16.01.2013
İzmir’in çamuruna çözüm
13.01.2013
Esas çevre duyarsızlığı büyümenin önünde engel
02.01.2013
Öz hakiki ilerleme raporu
30.12.2012
Kıyameti beklerken...
26.12.2012
Nükleerde fasit döngü
23.12.2012
Kömür karanlığı
21.12.2012
Satranç değil bilardo zamanı
19.12.2012
Yolların yeni efendileri
13.12.2012
Hızlı büyüme geri gelmeyebilir
12.12.2012
Kaldığımız yerden kirletmeye devam
06.12.2012
Siyasette otoriterlikle büyüme olmaz
05.12.2012
Kredi notuna çevre faktörü
02.12.2012
Farklı bir gayrımenkul hikâyesi
29.11.2012
Cari açığın anahtarı hukuk devletinde
28.11.2012
İklim değişiyor, Türkiye değişmiyor
25.11.2012
Yanı başımızda bir başarı öyküsü
22.11.2012
Reform fırsatlarını kaçırdık
18.11.2012
Hasankeyf de yakında Miniatürk’te
15.11.2012
Ülke olarak bıçak sırtında değiliz
14.11.2012
Robin Hood geri döndü
11.11.2012
Bu değişim sizin mirasınız olsun
08.11.2012
En zayıf halka siyasi istikrar
07.11.2012
Katar camilerinde ekoloji vaazı
04.11.2012
Fetih, işgal, dekadans
01.11.2012
Büyüme değil yavaşlama konjonktürü var
31.10.2012
Küresel ısınma, fırtınaları katlıyor
28.10.2012
Gutenberg Galaksisi’nden son haberler
25.10.2012
Krizden Yeşiller de ders çıkardı
24.10.2012
Gangnam Style ekonomisi
21.10.2012
Beton ekonomisine çevre dengesi lazım
17.10.2012
Kentsel dönüşüm ‘Musibet’i
15.10.2012
Kentsel dönüşüme Sulukule emsal olur
15.10.2012
Türkiye’ye not artışı gelir mi
15.10.2012
Dünyanın en büyük şantiyesi
15.10.2012
Türkiye’nin suç ekonomisi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive