Nihat TAŞTAN



Bookmark and Share

BU GÜNÜN MÜŞRİKLERİ MEKKE MÜŞRİKLERİNİ ARATMIYOR


16.03.2013 - Bu Yazı 10800 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ademden, İbrahime, Musa’dan, İsa’ya son Peygamber’in Tevhit Dininin yeniden inşası için risalete başlarken aldığı tepkilere dikkat edersek önceki peygamberlerin muhatap oldukları topluluklarla  ayni  özellikleri taşıyan bir topluluk karşımıza çıkmaktadır.

Bu gün sosyal hayatı paylaştığımız insanların hatta birçok cami cemaatinin de bildiği gibi;   Mekke ve Medine  müşrikleri her şeyi, yeri, göğü ve kendilerini yaratanın Allah olduğunu inkar etmiyorlardı.

 Allah’ın var olduğunu biliyor fakat kendilerinin Allah’a ulaşmalarının imkansız olduğuna inanıyorlardı.

 Lat,Menat,Uzza  gibi  putları kendileri ile Allah arasında birer aracı olarak görüyorlardı.

Bu müşrikler farklı veya eksik şekillerle  de olsa salat ediyorlardı.

Yahudilik, Hristiyanlık ve bir çok inanışta olduğu gibi daha önceleri hak dine tabi olan bu müşrikler  tevhit dinini kendi heva ve hevesleri doğrultusunda değiştirerek çarpık bir din anlayışıyla beraber   oruç tutuyor, kurbanlarını kesiyorlardı.

 Hac ve Umre ibadetlerini yapıyorlardı.

 Zekat ve sadaka bilinilen uygulamalarındandı.

 Salih amel (gusül, Cuma günü yapılan haftalık ibadet, Hac, Kurban, Adak, Oruç gibi ibadetler) cahiliyye şiirlerinde teşvik edilen özendirici davranışlardandı.

 “Her şey zeval bulur. Fakat Rab ve Salih ameller hariç”

  “Şayet mahlûkat ölürse bil ki Allah ve Salih ameller baki kalır”

  “Azığa ihtiyacın olduğunda Salih amel gibisini bulamazsın’’

                                                meşhur cahiliyye şairi “İmrü-l Kays”

Peki böyle dindar bir topluma neden yeniden bir din gönderilmişti?

Bu müşrik toplum kendilerinin hak din üzerine olduğunu iddia ederken tek amaçları mümin olmakla beraber kendi nefisleri doğrultusunda egemenliklerini korumaktı. Nitekim uygulamaları da ne adaletten ne halktan yana ne de hakkaniyetten yana o günün güç odaklarının çıkarları doğrultusunda ve ensesi kalın göbeği ileride olanlardan yana işliyordu.

 Yani anlaşılan zihniyet değişmemiş…

Görüldüğü gibi bizdeki uygulamalardan pek de bir farkı olmayan aracılar vardı.

Bu uygulamaları iki ana konu olarak algılamamız mümkün:

 

-1. Mistik tapınma boyutu: Bu, dini afyonlaştırmak ve şirk koşmaktır.

 

Örneğin mistizimde bir rabıta meselesi: Kişi namazdan sonra oturur şeyhini yüksek bir yerde hayal edip, onun huzurunda acizliğini gösterir.

Hayalinde şeyhine odaklanır:

 Allah’ın nurunun önce şeyhine, daha sonra şeyhinin iki kaşının arasından kendi kalbine  geleceğine inanır.

Ve üzülerek söyleyelim ki bu örnekler milyonları bulur.

 

 Bu davranış biçimi Allahla beraber başka birine tapmaktan başka ne olabilir ki?

 Bu apaçık şirktir.

 -2.Çağdaş tapınma boyutu :

Burada da seküler toplumlar kutsadıkları kişileri ilahlaştırarak şirk koşmaktatırlar.

Çağdaş tapınma boyutuna örnek verecek olursak: Sekülerizmin doğurmuş olduğu ilahlar ise her ulus kendine tapılacak bir put inşa etmiştir.

Ve kendi elleriyle yonttukları bu  putlarına bağlılıklarını dile getirmekte, itaat etmeyenlerden ise dikta ile zoraki bir kulluk istemektedirler.

Aslında tek amaçları emperyal odaklara uşaklık yaparak kapitalist dünya için piyon aramaktır.

Bu piyonlar zaman zaman bukalemun gibi renk değiştirerek halkın duygu ve düşüncelerini dejenerasyona uğratırlar.

ve işte buda şirkin diğer boyutudur.

Müşrikliktir.

Müstekbirliktir.

Şirk, Allahsızlık demek değildir; zira müşriklerin bizden daha çok taptıkları ilahları vardır.

Müşrik ,bir ilaha inanmayan veya ona ibadet etmeyen kişi değildir.

Bildiğimiz gibi İsa, Musa, İbrahim, ve Muhammed peygamberlerin  karşısında tanrısızlar değil, müşrikler vardı.

Peki Müşrikler kimlerdi?

Devam edecek.…

Facebook Yorumları

reklam
16.03.2013
BU GÜNÜN MÜŞRİKLERİ MEKKE MÜŞRİKLERİNİ ARATMIYOR
17.10.2012
İŞTE DİKTATÖRLÜĞÜN FOTOĞRAFI
24.08.2012
BİZ KİMİZ
22.03.2012
DİN KİMSENİN TEKELİNDE OLMAMALIYDI
27.02.2012
DİN SÖMÜRMEZ İNSANLAR DİNİ SÖMÜRÜRLER
09.02.2012
SÖMÜRÜDE GELDİĞİMİZ NOKTA
19.01.2012
DİN VE BİLİM İLİŞKİSİ
23.12.2011
BU DİN HZ. PEYGAMBER’İN MEDİNE’DE UYGULADIĞI DİN DEĞİL
05.12.2011
DİN ADINA YAPILAN KATLIAM VE KIYIMLAR
17.11.2011
İslami Düşünce ve Oryantalist eğilim
26.10.2011
Oh Ne Güzel!
09.10.2011
Hakimiyet Kimindir ?
26.09.2011
Tarihin Tekerrürü
19.09.2011
İSLAM DİNİ YERİNE BEŞERİ DİN
11.09.2011
Dünya Müslümanları
26.08.2011
İNSAN VE YÖNETİMLER
09.08.2011
Çapı 12.756.1 km olan gezegen
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları