Nihat Ali Özcan

Milliyet



Bookmark and Share

İstanbul’da Suriye gettoları


23.4.2019 - Bu Yazı 320 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Geçtiğimiz perşembe, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nda (TEPAV) bir etkinliği izleme fırsatım oldu. Konu, “İstanbul’da Suriyeliler ve Savaş Sonrası Suriye Gettoları” idi. Proje, Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği adına TEPAV’dan Dr. Asmin Kavas, İlderya Avşar ve Omar Kadkoy tarafından İstanbul’da yürütülmüş.

İstanbul’da kayıt altında 555 bin Suriyeli yaşıyor. Araştırma Fatih, Sultanbeyli ve Sultangazi ilçelerini kapsıyor. Dr. Kavas, önce gettodan ne anlaşılması gerektiği anlattı. “Kentin diğer yaşam alanlarıyla bütünleşmemiş, ayrış(tırıl)mış bölümlerinden, kendine özgü yaşam biçimleri ve sosyokültürel yakınlıkların oluşturduğu kümelenmelerden söz etti. Literatürde yer alan, yalıtılmış alan, mekânsal ayrışma, homojen ilişki, sosyal dışlanmışlık ve nüfus yoğunluğu  kavramları üzerinde durdu.

Ardından, İstanbul’un bazı bölgelerinde Suriyeli gettolaşmanın oluştuğundan söz ederek verileri ortaya koydu. Araştırma, Fatih, Sultangazi ve Sultanbeyli’de yapılmış. İlk iki ilçede Suriyeli nüfusun yerel hizmetlere erişimlerinin sınırlı, sunulan hizmetlerin ise daha çok geçici çözümlerden ibaret olduğu belirtildi. Üstelik hizmetlerin çoğunlukla Suriyeli dernekler aracılığıyla yapıldığı ifade edildi. Sosyal uyum/entegrasyon kapsamında doğrudan bir hizmet üretilmediği ve Türklerin Suriyelilere yönelik şikâyetlerinin önünü alma isteğinin ağır bastığı vurgulandı.

Suriyelilerin kendi aralarında alışveriş yaparken, Türklerle iletişimlerinin az olduğu, giyim-kuşam farklılıklarını, gelenek ve kültürlerini muhafaza ettiklerini ve homojen ilişkinin çok kuvvetli olduğu ifade edildi. Türklerin ise neredeyse tamamının Suriyelilerle birlikte yaşamaktan mutsuz oldukları belirtildi. Dr. Asmin, bugün, Suriyelilere özgü, homojen ilişkilerin hâkim olduğu ve ayrıştırılmış yaşam koşullarıyla, Fatih ve Sultangazi ilçelerinde “Savaş Sonrası Suriye” gettoları oluştuğunu söyledi.

Öte yandan, iyi örneklere de yer verildi. Sultanbeyli’de, Suriyelilere yönelik başarılı ve güçlü bir politika yürütüldüğünü, gettolaşmanın önünün alındığını belirtti. İlçe belediyesinin öncülüğünde kurulan “Sultanbeyli Mülteciler Derneği”nin, 19 temel hizmet alanında Suriyelilere çözüm sunduğu anlatıldı. Suriye Koordinasyon Merkezi/SUKOM’un sağladığı verilerin hayati öneme haiz olduğu anlaşılıyor. Böylece, mahalleler ölçeğinde kümelenmenin önüne geçilmesi mümkün olmuş. Yine derneğin sunduğu mesleki eğitim ve istihdamın geliştirilmesine yönelik hizmetler, Suriyelilerin ilçe ekonomisine entegrasyonu sağlamış. Dahası, resmi kayıtlara göre, ilçe de yaşayan Suriyelilerden kaynaklı suç oranı binde 8 gibi düşük bir düzey de seyretmekte.

Araştırmaya göre, Fatih ve Sultangazi’nin tersine, Sultanbeyli’de Türklerin yüzde 85’i Suriyelilerle birlikte yaşamaktan rahatsız değiller. Suriyelileri, “savaş mağduru”, “gariban”, “Ölümden kaçıp geldiler”, “Rahatsızlık vermiyorlar, çalışıyorlar” ifadeleriyle tanımlamaktalar.

Sultanbeyli örneğinde, Suriyeli nüfusun mahallelere eşit dağılmış olmaları, yoğunluk açısından kümelenme yaratmamaları, hizmetlere erişimde sorun yaşamamaları, sosyal dışlanma ve ayrıştırılmış yaşam koşullarına rastlanmaması, “getto” oluşturmalarını önlemiş görünüyor.

Görünen o ki Suriyelileri önümüzdeki yıllarda farklı biçimlerde tartışacağız. Suriye’de güvenlik ve siyasi tablonun düzelmesi uzun yıllar alacak. Haliyle geri dönüş sınırlı kalacak. Bu koşullarda sığınmacıların kalıcı olabilecekleri gerçeğiyle yüzleşme vaktimiz geldi ve geçiyor. Şimdi siyaset üretmenin zamanı. İyi haber, elimizde Sultanbeyli gibi güzel örnekler var. Sultanbeyli ilçesinde Suriyeli gettolarının oluşmamasının en önemli sebebi, veri, kurumlar arası iş birliği, bir avuç yetenekli ve inanmış insanın varlığı, açık hedefler ve doğru yaklaşımlardır. Anlaşılan, böylesine karmaşık sorunların üstesinden gelmek mümkün. 

Facebook Yorumları

reklam
19.06.2019
İstihbarat ve güven
11.06.2019
İmralı’nın ‘yöntemi’ önceleyen tavsiyelerine dair
28.05.2019
Hukuk ve güç sarkacında ‘yaptırım’ sorunu
21.05.2019
Fırat’ın doğusunda, sınırın güneyine çekilirken PKK
8.05.2019
PKK’nın terör saldırıları tesadüf mü?
23.4.2019
İstanbul’da Suriye gettoları
19.4.2019
Saklanacak yer kalmadı
16.4.2019
BM, İran ve terörist
10.4.2019
Fiziki erişimden siber alana: F-35, S-400 ve istihbarat
3.4.2019
Yerel seçim sonuçlarına farklı bir cepheden bakmak
30.3.2019
Terörizmle mücadelede SİHA/İHA kullanımı
27.3.2019
Yeni Zelanda’dan Suriye’ye dünyanın hali
19.3.2019
Yeni Zelanda’da terörün söyledikleri
26.2.2019
ABD-Rusya aynı çizgide buluşunca, ‘müzmin sorunumuz’ nereye?
15.2.2019
Kırk yıl sonra, yine Suriye, yine PKK...
12.2.2019
TSK’nın on buçuk ‘savaşı’
6.2.2019
ABD-Rusya füze anlaşmasının karakteri değişirken…
29.1.2019
Suriye ve önceliklere dair
25.1.2019
Çağımızın karmaşık dünyasında Suriye gerçekliği: Nasıl yapmalı? (2)
23.1.2019
Çağımızın karmaşık dünyasında Suriye gerçekliği: Ne yapmalı? (1)
18.1.2019
Güvenli/tampon bölge tartışmaları
11.1.2019
ABD, Suriye ve Türkiye için tercihler
9.1.2019
Fırat’ın doğusunda işler karışırken
1.1.2019
Güvenlik prizmasından, 2019’da Suriye’ye bakmak
28.12.2018
PKK’nın müvekkil değiştirme mevsimi geldi mi?
19.12.2018
Reagan’dan Trump’a, Japonya’dan Çin’e ticaret savaşı -1-
24.11.2018
Kaşıkçı cinayeti ve İran’ın geleceği
16.11.2018
Suriye, İran politikasının payandası olurken...
9.11.2018
ABD, güven duygusu ve PKK
6.11.2018
ABD’nin yetenekleri Suriye’de test edilirken
2.11.2018
PKK’nın açmaza giren stratejisinde Suriye’nin rolü
30.10.2018
Suriye’de yeni hesaplaşma dönemi
26.10.2018
Kaşıkçı ve olası siyasi sonuçları
23.10.2018
ABD-Rusya ilişkilerinde yeniden gerilimli günlere doğru
19.10.2018
Örtülü operasyondan ‘devlet terörizmine’ Kaşıkçı hadisesi
16.10.2018
Küresel rekabet, Vizyon Belgesi ve “Milli”lik?
12.10.2018
İdlib ve emeğe saygı
9.10.2018
Elektrik sayaçları ve PKK ile mücadele
5.10.2018
Rus istihbaratı İngiltere’de nasıl ve neden sobelendi?
2.10.2018
‘Bazen öldürmemek en iyi seçenek olabilir’
28.9.2018
İstihbarat dünyasının öncelikleri değişirken
18.9.2018
Suriye ve Türkiye’nin öncelikleri
14.9.2018
İdlib’le yatıp İran ile kalkmak
11.9.2018
Suriye stratejisinin beş bileşeni -2-
7.9.2018
Suriye stratejisinin beş bileşeni -1-
4.9.2018
Esad, Putin ve Suriye okumaları
31.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -3-
28.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -2-
28.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -1-
26.8.2018
İDLİB'DE BİR ADIM SONRA...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive