Nermin ALPAY



Bookmark and Share

BU SON OLSUN !


18.7.2016 - Bu Yazı 612 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Karanlık bir gecenin ardından, yaşanan olayların ayrıntıları ortaya çıktıkça, iç savaşın eşiğinden döndüğümüz daha net görülüyor.

DARBELERE AMASIZ, FAKATSIZ KARŞI ÇIKMAK GEREK

İlk kez, askeri darbeye karşı halkın sokaklara dökülmesi ile darbe heveslilerinin hevesleri kursaklarında kaldı. Bu karanlık dehşet gecesinden sonra; Aklına esen rütbeli askerin yetkilerini aşarak, meclise el koyamayacağını, halk, darbeye karşı sokaklara çıktığında, darbe girişimlerinin başarısız olacağını hep birlikte öğrendik.

Bu terörist girişimin, daha önce yaşadığımız “ emir komuta zinciri” içersinde, sabaha karşı yapılan ve sonuç alınan darbe girişimlerinden çok farklı gelişmesi, halkın sokakta olduğu, uyanık olduğu saatlerde başlaması,  terör saldırılarını aratmayan eylemleri  nedeniyle;  İÇ SAVAŞ ÇIKARMAYI  amaçladığını düşünmek abartılı olmaz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bombalı saldırı yapılmasından tutun da, halkın üzerine ateş açılmasına kadar her şey terör eylemini çağrıştırıyor. Tüm milletçe yaşadığımız bu terör eyleminin acı tarafı, ordunun içinden çıkan bir gurubun, emir- komuta zinciri içersinde, emirleri altında olan askerleri de kullanmasıdır. “ Biz tatbikata çıktığımızı sanıyorduk” diyor, yakalanan erlerden biri. Diğeri benzer bir hikaye anlatıyor…

Hikayesini hiç anlatamayacak başka bir asker boynu pala ile kesilmiş olarak, kanlar içinde yatıyor !

Bu kanlı eylemden, en son açıklamalara göre, 164 sivilin acısı ve gözlerimizden hiç gitmeyecek askerin vahşice katli kaldı.

DEMOKRASİYİ SAVUNMAK İÇİN SOKAĞA ÇIKMAK

Halkın darbe girişimine teslim olmayıp, sokağa çıkması Türkiye’de bir milattır.  Ama; Darbe girişimine karşı sokağa çıkanların içine karışan İŞİD/DAEŞ kafalı bir gurubun varlığı, Suriye, Mısır benzeri görüntülerin ülkemizde de çok kolay yaşanabileceğini gözler önüne serdi. Eli Palalı bu güruh, kimden, nereden cesaret aldılarsa, teslim olan emir eri gariban askerin kafasını kestiler. Doğuya gönderilse, Şehit oldu diye arkasından kanlı yaşlar dökeceğimiz askerimizi, komutanı köprüye gönderdi diye acımasızca öldürdüler ve herkes seyretti.

Bu ve buna benzer vahşi tablolar iç savaşın eşiğine geldiğimizde ne kadar tehlikede olacağımızı hatırlattı.

ADİL OLUNMALI VE SAP VE SAMAN BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMALIDIR

 Askeri yetkilerini kullanarak, terör estiren yetkililer yargılanırken, “ kurunun yanında yaş da yanar” diyerek “cadı avı” yapılarak, eskiden olduğu gibi yine mağdur vatandaşlar topluluğu yaratılmamalıdır. Sokağa çıkmak, demokratik bir haktır. Adalet duygumuzun kaybolmaması için;  Demokratik hakkı, pala, sopa, molotof eşliğinde kullanan hiç kimseye hoşgörü gösterilmemelidir. Rütbesiz askerleri teslim almak yerine, döven, kafa kesen ( ki fotoğraflarda bellidir) caniler de yargılanmalıdır.

Bu karanlık süreçte;  yaralılara acil şifalar, ölenlere rahmet ve ailelerine sabır dilerim.

İÇ BARIŞA, HUZURA VE DAHA ÇOK DEMOKRASİYE İHTİYACIMIZ VAR

Darbe girişimine;  tüm partilerin, medya  ve sivil toplum örgütlerinin karşı durması, iç barışın teminatıdır. Demokrasiyi ve Parlamentoyu korumak için sağlanan bu ortak duruş, iç barışın kapısını açacak anahtar olmalıdır.  Artık, birbirini ötekileştirmekten, hukuksuzluktan, şiddetten medet umanlara geçit verilmemelidir. Farklılıklarımızla yaşamayı savunmanın ve bunu anayasal, hukuksal teminat altına almanın zamanıdır!

Dilerim,  bu son kalkışma olur. Dilerim, meclise ve demokrasiye tüm halk olarak sahip çıktığımız unutulmaz ve demokrasiye daha güçlü sahip çıkarız. Gün, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Müslüman’ı, Müslüman olmayanı ile bu topraklarda BARIŞ ve HUZUR içinde yaşamı kurmanın, demokrasiyi yaşatmanın günüdür!  

Not : Camilerden sela verilerek halkın sokaklara çağrılmasının çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Ve bir daha asla yaşanmamalı. Bu ülkede Camilerden okunan selalardan sonra Kahraman Maraş’da Alevilerin kesildiğini, Sivas, Madımak  Oteli’nde Aydınların yakıldığını hatırlayarak tedirgin olan, Demokrasi aşığı halkı görmezden gelemezsiniz. Seçilmiş Belediyelerin hoparlörler aracılığıyla halkı çağırması yeterlidir. Nitekim, ezanın neden okunduğunu televizyonu açınca anladık. Yani bir işe yaramadı.

 

 

 

 

Facebook Yorumları

reklam
18.7.2016
BU SON OLSUN !
4.10.2015
Kimsesiz Adam
04.09.2014
Farkımız yok birbirimizden ama ?
28.07.2014
Bayram benim neyime?
23.06.2014
Aşkın demokrasi ve yaşam hakkı
06.04.2014
HOŞ GELDİNİZ SAĞLIKÇI BAŞKAN
02.04.2014
“Hırsızın partisinden misin? “
06.03.2014
“Çocuk gelin” yoktur, tecavüze uğrayan kız çocuğu vardır
28.01.2014
BALAYI BİTTİ Mİ?
30.09.2013
Akçakoca nereye koşuyor?
02.06.2013
“SEÇİMLE GELEN SEÇİMLE GİDER”
22.02.2013
“EŞO TE EŞOTAS”
17.12.2012
AMAN BAŞKAN, CANIM BAŞKAN, NE OLUR KÜSME !
29.11.2012
Var mı arttıran?
13.11.2012
“ŞEYTANLA EL SIKIŞMAK”
22.08.2012
BENİM MAHALLEM
16.07.2012
“KAFAYI YEDİM ABİ …”
08.06.2012
“İYİ, KÖTÜ, ÇİRKİN”
12.05.2012
BİREY OLMADAN “ADAM” OLUNMAZ.
25.04.2012
VATANDAŞ AKÇAKOCA KENT KONSEYİNE BAŞKAN OLMAK İSTERSE…
04.02.2012
ZORUNLU MU, SORUNLU MU?
19.01.2012
GENEL SAĞLIK SİGORTASI İŞSİZLERİN CEBİNİ YAKACAK.
02.01.2012
NASIL GEÇTİ HABERSİZ….
26.12.2011
YÖNETİŞEMEDİK...
14.12.2011
KENT KONSEYİ YÜRÜTME KURULU İSTİFA ETMELİDİR.
17.11.2011
AKÇAKOCA KENT KONSEYİ BİTTİ Mİ?
25.09.2011
ISSIZ BİR DÜNYA ;
11.09.2011
HABERSİZ KALMAK İSTER MİYDİNİZ?
09.08.2011
İNSANLIK DURUMU DEVAMLILIK İSTER.
27.07.2011
ORUÇ NİÇİN TUTULUR?
21.07.2011
KAFADAN SAKAT
13.07.2011
KUŞ BAKIŞI
06.07.2011
“KÜSTÜM, GELMİYORUM İŞTE !”
23.06.2011
SEÇİM SONUÇLARI NE SÖYLÜYOR?
10.06.2011
“KIRMIZI” SALI
01.06.2011
BENİ DE KES BAŞKAN, BENİ DE KES!
26.05.2011
VEKİLİM, OĞLUMA (KIZIMA) İŞ BUL…
22.05.2011
AKÇAKOCA KENT KONSEYİ
08.05.2011
RUHUMUZDAKİ KARANLIK
10.04.2011
BU SEÇİMLERDE SAHİLDE GÜNEŞLENİYOR OLACAĞIM!
28.03.2011
HENÜZ İŞLEMEDİĞİM SUÇLAR AÇIĞA ÇIKARSA?
20.03.2011
“ANAYASANI KENDİN YAP”
09.03.2011
SAĞIRLAR DÜNYASINDA YAZDIKLARIM SESSİZ BİR ÇIĞLIĞA DÖNÜŞÜYOR.
02.03.2011
KADINLAR SÖZDE DEĞİL, ÖZDE EŞİTLİK İSTİYOR.
21.02.2011
HANGİ PARTİDEN OLURSA OLSUN AYNI YÜZLERİ GÖRMEKTEN BIKTIK
11.02.2011
AKÇAKOCA KENT KONSEYİ’NDE KENTİN SAHİBİ OLMAYI ÖĞRENİYORUZ.
24.01.2011
GERÇEĞİN DİLİ
06.01.2011
YEREL YÖNETİMLER VE KATILIMCI DEMOKRASİ
28.12.2010
“BARINAK PENCERESİNDEKİ KÖR NOKTA ”
14.12.2010
KAR SEVİNCİ VE KİBRİTÇİ KIZLAR
29.11.2010
“BABA, ANNEME VURMA!”
15.11.2010
“ASLAN YATTIĞI YERDEN BELLİ OLUR.”
09.11.2010
LİMAN KUMU YUTARSA?!!
26.10.2010
TOPTAN RET ETME KÜLTÜRÜ ( KÜLTÜRSÜZLÜĞÜ)
10.10.2010
VİCDANINIZIN SESİNİ EN SON NE ZAMAN DUYDUNUZ?
07.10.2010
Belediye Ne İş Yapar?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.