Namık ÇINAR

Haberdar



Bookmark and Share

Hoparlörden ezan ve linç


6.6.2016 - Bu Yazı 6540 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

İki gündür sosyal medyada linç ediliyorum.

 

Twitter hesabıma atılan twitlerin sayısı, herhâlde birkaç on bini aşmıştır.

 

Ne onlar öyle; nasıl küfürler, nasıl hakaretler?

 

Yenir yutulur cinsten değil!

 

Alışkın da değilim; o yüzden okumuyorum, okuyamıyorum.

 

Başı çeken tetikçiler de, AKP’nin bilinen haydut internet medyası.

 

Önce bu berikiler hedef gösteriyor; ne kadar serseri tayfası varsa, onlar da saldırıyorlar.

 

Korkulur ve her şey beklenir, bu ipten kazıktan kurtulmuş takımından.

 

Anlatayım:

 

Havalar ısındı ya; artık yavaş yavaş pencereleri açık bırakarak uyumaya başlamıştık.

 

Hoş, kapalı da olsa pek fark etmiyor ya!

 

Sabahın dört buçuğunda bangır bangır bir ses dolmasın mı odaya!

 

Sabah ezanı okunuyor, ama ne okunmak!

 

Caminin hoparlörü sonuna kadar açılmış, sanki bizim evin içinde okunuyor.

 

Aslında cami ile aramızda epeyi mesafe var ama; kaç desibelse, o ses yüksekliğini artık siz düşünün!

 

Müezzinin haykırışları kulaklarımızda patlıyor.

 

Zaten rahatsızlıklarım yüzünden kalbur gibi uykularım var ve zor uyuyorum; sıçrayarak uyandım.

 

Bu terane her gün böyle ve ben bıkmış usanmış vaziyetteyim.

 

O sinirle bir twit yazdım:

 

“Sabah 04.30 ve ben sıçrayarak uyanıyorum.

 

Çünkü ezan odamın ortasında okunuyor.

 

Bir din bu kadar vicdansız olamaz.

 

Dünya boşuna nefret etmiyor”

 

Sen misin bunları söyleyen, yakınan, rahatsızlık duyan, şikâyet eden?

 

Sen misin, AKP’nin sadece kendi yorumu kadar meşruiyet atfettiği Sünni İslâm anlayışı dışında kalan her türlü din ve vicdan özgürlüğünün adım adım daraltıldığı, uygarca yaşama iklimine oksijen yerine her geçen gün biraz daha zehir salındığı ve laik hayat tarzının giderek yok edildiği koşullara itirazı olan?

 

Al sana öyleyse, vahşi bir linç kampanyası!

 

İyi ama namaza kalkmak zorunda mıyım?

 

Neye inanıp nasıl ibadet edeceğimi siz mi belirleyeceksiniz?

 

Hepimiz bilmiyor muyuz, o hoparlör seslerinin neden sonuna kadar açıldığını?

 

Ya bizdensin ve bizim gibisin, ya da payına düşen azaptır; bunu mu demeye çalışıyorsunuz?

 

“Bir din bu kadar vicdansız olamaz” derken, vicdansızdır demiyorum ki!

 

Olamaz, vicdansızlık hiçbir dine yakışamaz, diyorum.

 

“Dünya boşuna nefret etmiyor” derken de, etmelidir demiş olmuyorum.

 

Bakın böyle yaparsanız, dünyanın nefretlerine, İslâmofobilerine fırsat tanımış oluyorsunuz, diyorum.

 

Yalan mı?

 

***

 

Din’e eleştirel bakmama da kızıyorlar.

 

Neden kızıyorsunuz ki?

 

Din, kurumsal bir yapı olarak, üç bin senede, iki bin senede veya bin dört yüz senede insanların inşa ettiği bir oluşum.

 

Eğri yanları da var, doğru yanları da.

 

İnsanların nesiller boyunca üst üste koyduklarının bir toplamı.

 

Kutsal olan, eleştirilmeyecek olan “Allah’ın kelâmı, vahiy, yani Kuran.”

 

Kuran, dinden, mezheplerden, süreçler boyunca kılıktan kılığa girmiş içtihatlardan bağımsız olarak var.

 

Siz daha bunun bile ayırtında değilseniz, ben ne diyeyim?

 

***

 

“Havalar düzeldi diye balkon kapısını açmıştım.

 

Civardaki büyük camide öğle ezanı okunmaya başladı.

 

Hemen koştum, kapıyı aceleyle kapadım.

 

Neden mi?

 

Çünkü hoparlörleri sonuna kadar açmışlar, ezanı yüz desibelin üzerinde avaz avaz kulakları tırmalayan şekilde okuyorlardı.

 

Balkon kapısını kapattığım hâlde, ezan sesi yine haddinden yüksek geliyordu…

 

Bendeniz bir Müslüman olarak ezanı çok seviyorum.

 

Lâkin ezan başkadır, hoparlör başkadır.

 

Camilerdeki hoparlör fetişizmi BEDEVİLİKTİR, İLKELLİKTİR.

 

Hele, sabah namazlarında hoparlörleri sonuna kadar açarak civarı zangır zangır titreterek ezan okumak, büyük bir yanlışlıktır.

 

Sesi bet olan ama kendilerini zamanın Bilâl’i sanan bazı kimselerin hoparlörleri sonuna kadar açarak ezan okumalarından şikâyetçiyim.

 

Kırsal kesim kültür ve zihniyetinin din işlerine burnunu sokmasından müştekiyim.

 

Ezan konusunda akustik ve estetik kurallarını ayaklar altına alanlardan hezar kere şikâyetçiyim.

 

Muhterem Diyanet İşleri Başkanlığı, HOPARLÖR TERÖRİZMİNİ önlemelidir.

 

Hoparlörleri sonuna kadar açıp avaz avaz bağırtmak FETİŞİZMDİR, GÜNAHTIR, AYIPTIR, MEDENİYETSİZLİKTİR, DENSİZLİKTİR.

 

Hoparlörlerin sonuna kadar açılmasına karşı çıkmak EZAN DÜŞMANLIĞI DEĞİLDİR.

 

Bu konuda hakkım varsa, ki vardır, haram olsun!”

 

Bunları ben demiyorum.

 

Bunları, dinî kesimin duayen yazarlarından Mehmet Şevket Eygi söylüyor.

 

***

 

Sadece o mu?

 

İlâhiyatçı yazar Dr. Hidayet Tuksal da:

 

“Ezanın, insanları rahatsız edecek şekilde icra edilmesi, ne olursa olsun doğru bir şey değildir.

 

Bu, İslâm adına da doğru değil!

 

Rahatsız olanlara ‘evinizi taşıyın’ ya da ‘faili meçhule kurban gidersiniz’ yönünde tehditler, BARBARLIKTIR.

 

Ben de bir dönem camiye yakın bir evde oturuyordum ve ezan dinlemek KORKUNÇ bir şey hâline geliyordu” diyor.

 

***

 

Yine bir başka İlâhiyatçı yazar olan İhsan Eliaçık:

 

“Kimsenin hoparlörlerin sesini sonuna kadar açıp ezan okumaya hakkı yoktur.

 

Yüksek sesle okunan ve insanı rahatsız eden, güzel şekilde okunmayan şey, ezan da olsa, GÜRÜLTÜDÜR.

 

Vatandaşların, ezanın okunuş şeklinden rahatsız olma hakkı vardır” şeklinde konuşuyor.

 

***

 

Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi ilâhiyat profesörü Mustafa Saim Yeprem ise, hoparlörden yüksek sesle okunan ezan konusunda şunları söylüyor:

 

“İnsanların çoğunun uyuyor olabileceği, hasta olabileceği veya toplantı esnasında olabileceği nedeniyle…yüksek sesli ezan…bazılarının hayatını olumsuz etkileyebilir.

 

İslâm’da dayatma yoktur!

 

Ezanın, her hal-u kârda kişiyi rahatsız etmeyecek ve gönle rahatlık, ferahlık verecek şekilde okunması lâzımdır.”

 

***

 

Star Gazetesi yazarı Cemal Aydın da, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e köşesinden seslenerek, “HOPARLÖR ZULMÜNÜ durdurun” diye çağrıda bulunuyor.

 

***

 

Esasen, Bakan Veysel Eroğlu da, 2010 tarihli Gürültü Paneli’inde yaptığı bir konuşmada, “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği”ninAB mevzuatına uyumlu olarak çıkarıldığını söylemiş; ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, daha 2007 tarihli bir “Dış Genelge”yle, “hoparlörlerin ses düzeninin, ezanın çevrede duyulmasını sağlayacak, fakat yakın komşuları da rahatsız etmeyecek şekilde ayarlanması temin edilecektir” talimatını illere gönderdiğini de sözlerine eklemişti.

 

Ama bakın dinleyen var mı?

 

***

 

Şimdi bütün bunları ben söylesem, demek taşlanacağım.

 

Ayrıca, açıklamak zorunda değilim, ahlâksızlar sanmam ki utansınlar ama hadi söyleyeyim:

 

Eşimin rahatsızlığı nedeniyle son on günde birkaç geceyi ambulanslarla koşuşturduğumuz hastane acil servislerinde, sair zamanları da çeşitli tahlil ve doktor muayenelerinde geçirdik durduk.

 

Kendi sorunlarımdan geçtim, bir gram dalsın da uyuyabilsin diye günlerdir ve gecelerdir üzerine titriyorum.

 

Eğer ruhlarında erdem yoksa, insanlıktan nasibini almamış vicdansızlara, tanrının dahi yapabileceği bir şeyin olmadığı görülüyor.

 

Çünkü bunlar insan olamaz!

 

Hiçbir din böyle yaratıklar yetiştiremez!

 

***

 

Dün üşenmedim, sabah ezanının okunmasına beş dakika kala, saat 04.20 sularında, sözünü ettiğim camiye gittim.

 

Tam düşündüğüm gibi çıktı.

 

Kafamı uzatıp şöyle bir içeriye baktım; önlerindeki rahlelerde Kuran okuyan altı tane din görevlisi saydım; başka kimsecikler yoktu.

 

Avludaki banklardan birine oturup beklemeye başladım.

 

Önce yaşlı biri geldi.

 

Selâmlaşma vesilesiyle, din görevlisi olup olmadığını anlamaya çalıştım.

 

Sayılır, dedi.

 

Bu camiden emekli olmuş.

 

Sonra bir genç geldi.

 

Çevredeki fırın ya da pastane işçilerinden olabileceğini düşündüm.

 

Meğer polismiş ve burada görevliymiş.

 

Hemen ardından, bu sefer üniformalı bir polis daha geldi.

 

Abdest alıp içeri girdiler.

 

Sonra da sarıklı ve cübbeli uzun boylu, iri yarı bir adam zuhur etti, o da içeri girdi.

 

20-25 dakika daha bekledim.

 

Bir daha gelen giden hiç kimse olmadı; cemaatin hepsi bu kadardı.

 

Burası öyle kıyıda köşede bir yer değildir, kentin kalabalık bir merkezidir.

 

Sosyetik de değildir; ortanın altında yaşayan, minibüslerle gidip gelen, mütedeyyinmiş izlenimi veren geniş kitlelerin semtidir.

 

Ne ki, sabahın köründe hoparlörü sonuna kadar açarak ezan okunan caminin durumu da bu işte!

 

Herkesi yataklarından sıçratarak uyandırıyor ama kimsenin gittiği yok!

 

Şimdi, gerçek müminlerden özür dileyerek ve onları tenzih ederek, bana söven soysuzlara soruyorum; gelmediğiniz bir tek bu cami idi de, diğerlerini hınca hınç doldurmuş muydunuz?

 

Yoksa her konuda olduğu gibi, bu hususta da sahtekâr ve düzenbaz mısınız?

 

Ekonomik koşullarımla ilgili olarak çamur atmanızdan bıktım, usandım.

 

Ne altı seneden fazladır yazı yazdığım Taraf’tan para alabilmişimdir, ne de şimdi yazdığım Haberdar’dan alıyorum.

 

Oldukça düşük bir emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyorum.

 

Ben sizler gibi, herhangi bir güçlüye kapıkulu yazılmadığım için kavrayamıyorsunuz; herhâlde beni de kendiniz gibi belleyip, meselâ Fethullahçı falan diye damgalıyorsunuz.

 

Fethullahçı olmak nasıl bir şeydir bilmem, ama olmadığımı söylemekten dilimde tüy bitti.

 

Ben toplumsal hayatı dinsel değerlerle açıklamam.

 

O yüzden, din menşeli gruplaşmalar içinde yer almama imkân yoktur.

 

Zira yanlış bulurum.

 

Din de, tıpkı milliyetçilikler gibi, kitlelere “aidiyet” sağlayan araçlardandır.

 

Eski zaman despotlarına, “sürü”yü yönetmede sonsuz kolaylıklar sağlamışlardır.

 

Fakat insanlık demokratik süreçlere geçtikten sonra, bu ideolojilerin o tür işlevlerine ihtiyaç kalmadı ve laikleşmeyle orantılı olarak sadece bireylerin iç dünyalarını zenginleştirmeye tahsis edildiler.

 

Buna rağmen, toplumsal aidiyet bakımından, siz halâ dinin veya milliyetçiliğin şemsiyeleri altında toplaşmaya çabalarsanız, birbirinizi yersiniz.

 

Nitekim yiyorsunuz da.

 

Çağımızda barış, artık sadece ve sadece “insanî değerler”le mümkündür.

 

Son olarak şunu da ilâve edeyim istiyorum:

 

Ben, kendim dindar olmadığım hâlde, eski dönemlerde dindarlara yapılan baskılara karşı çıkarak, onların din ve vicdan hürriyetlerini savunmuş, bu yüzden de eski egemen sınıfların hışmına uğrayarak çile çekmiş, şimdi de sizlerden çekmekte olan birisiyim.

 

Nasıl ki, Mehmet Şevket Eygi kendi bakış açısından giderek, “bu konuda hakkım varsa, ki vardır ve haram ediyorum” diyorsa; ben de bu alanda hakkımın olduğunu düşünerek, beni linç etmeye kalkan haysiyet fukaralarına aynı şekilde emeğimi ve fedakârlıklarımı haram ediyorum.

 

Ve bundan sonra, din bezirgânlığına meyyal kara kalabalıkların inanç ve vicdan özgürlüklerinin baskı altına alınmasını tel’in hususunda, eskisi kadar yanlarında olmayacağımı da açıkça ilân ediyorum.

 

Hadi şimdi, sonunda belânızı bulacağınız sulara doğru yelken basın da, görün gününüzü bakalım!

 

NAMIK ÇINAR / HABERDAR 

Facebook Yorumları

reklam
6.6.2016
Hoparlörden ezan ve linç
30.5.2016
Bugün için artık yapacak tek şey var
24.5.2016
Darbe plânları yasal mevzuata uygundur!
13.5.2016
Liberalizm, demokrasinin öteki adıdır!
10.5.2016
Ne durumdayız?
8.5.2016
Kut’ül Amare kahramanı (!) aslanlar aslanı Engin Ardıç
3.5.2016
Kut’ül Amare yahut en son yoksul kandırma numarası
29.4.2016
Demokrasi mi, askerî veya dinî faşizm mi?
22.4.2016
Hesap soracaksanız, önce Hükümet’ten soracaksınız
18.4.2016
Kambersiz düğün mü olur!
12.4.2016
Bana müsaade
8.3.2016
Son Moğol istilası
4.3.2016
Yeniden alfabeye dönmek
1.3.2016
Liberalizme sövenler, ne yaptıklarını bilseler utanırlardı
22.2.2016
Suud ve Katar’la askerî ittifak gerçekçi mi
19.2.2016
Terörün parmağında oynattığı Türkiye
15.2.2016
En çok utanmaktan korkarım ben
8.2.2016
Abant Platformu Toplantısı
6.2.2016
‘Demokrasinin Türkiye Sorunu’
22.1.2016
Dersaadet’te Sabah Ezanları’
18.1.2016
Durum raporu
15.1.2016
‘Liberal Demokrasi’ olmadan asla!
8.1.2016
Bu koşullarda anayasa yapmak çılgınlık
4.1.2016
Erdoğan’ın içeride ve dışarıdaki rol-modelleri
1.1.2016
Siz kim, çağdaşlık kim
28.12.2015
‘Ne mutlu Müslüman’ım diyene!’
25.12.2015
Putin Rusya’sı Erdoğan Türkiye’sine saldırır mı
18.12.2015
İş işten geçmeden
14.12.2015
Kıbrıs sorunu ancak zenginleşmeyle çözülür
30.11.2015
‘O zaman öl, Sezar!’
23.11.2015
Dünyada ve Türkiye’deki gerçek kutuplaşma
16.11.2015
Bilanço
13.11.2015
Sorunun temel belirleyeni İslâmcı siyasettir
9.11.2015
Dertlenmek de mi yasak
6.11.2015
İmkânım olsa bir dakka durmam buralarda
2.11.2015
Tarık Toros
30.10.2015
Pompei’nin son günleri
26.10.2015
Ustam Çetin Altan
23.10.2015
Umutla düş kırıklığı arasında
19.10.2015
Knock
16.10.2015
Uyanın artık ey Trakyalılar!
12.10.2015
Dinci siyaset Türkiye’yi çürüttü
9.10.2015
Adalet, özgürlük, dayanışma
5.10.2015
Dalya!
28.9.2015
Çareyi bilmezseniz, çözüm üretemezsiniz ki!
25.9.2015
Yerinden yönetim aymazlığı
21.9.2015
Mehmet Altan’la senede bir gün!
18.9.2015
‘Koşun, kurşun eritmeye çağırıyorum!’
14.9.2015
PKK ile yol ayrımındaki ‘Demirtaş Hareketi’
11.9.2015
İşte eseriniz, haşmetmeap!
7.9.2015
Ahmet Hakan
4.9.2015
Türkiye neden geri
31.8.2015
Güzel Tekirdağ’ımın iyi yürekli sakinlerine!..
28.8.2015
Darbe mi etkin, yarbayın demokratik tepkisi mi
24.8.2015
Bilmeyenlere ve bildiğini sananlara: Sıkıyönetim nedir
21.8.2015
Sarayın olmuş dillerde ‘Yerebatan Sarayı’!
17.8.2015
Erdoğan darbesine karşı çıkmak!
14.8.2015
CHP’nin önüne çıkan tarihî fırsat
10.8.2015
Kim olduğumuzun bilincinde miyiz ki, şikâyet edelim
3.8.2015
Hoş geldin ölüm!
31.7.2015
Başkomutanın bir üniforması bile yok!
27.7.2015
Bir siyasinin içler acısı serencamı
24.7.2015
Türkiye’nin sorunu liberal toplum olamamaktır
20.7.2015
Yeniden sevimsiz siyaset…
17.7.2015
Bayramlar ve hatıralar
10.7.2015
Nazım Hikmet’in hasreti
6.7.2015
Boynunu Sultan’ın Bostancıbaşı’sına uzatan bir MHP
3.7.2015
Gençlere -öğüt değil- öneriler
29.6.2015
Muhalefet yanlış yapıyor
26.6.2015
Suriye’ye girmek Erdoğan için artık kaçınılmaz
22.6.2015
Bunlar iyi ise kimler kötü
19.6.2015
‘Demokrasi kahramanı’ Demirel
15.6.2015
Güç Erdoğan’da kaldıkça her şey aleyhedir
5.6.2015
Sandıkla bozmuştun… al sana sandık!
1.6.2015
‘Kim yaptı, kim’
25.5.2015
Sultan, şehir, saray, Mercedes vs.
22.5.2015
AKP’ye haddini kim bildirecek
18.5.2015
Harp Akademisi soruları çalınır mı
15.5.2015
Yapma çiçek partiler
11.5.2015
Necdet Paşa’yı bile yıldırdılarsa
8.5.2015
Suriye’ye taarruz Erdoğan’ı kurtarır mı
4.5.2015
Orduyu siyasete Erdoğan bulaştırıyor
1.5.2015
Merkeziyetçiysen AB’ye giremezsin!
27.4.2015
KCK nedir, biliyor muyuz gerçekten
24.4.2015
Öncelik, AKP’den kurtulmak olmalıdır
20.4.2015
Demokrasiye daha kaç fırın ekmek ister
17.4.2015
Şu seçim hayırlısıyla bir bitse!
13.4.2015
HDP’ye oy vermek ya da Türkiye’nin Erdoğan-Öcalan açmazı
06.04.2015
Demokrasiler ve diktatörlükler
03.04.2015
Başkan olmayı neden bu kadar çok isterler
30.03.2015
Teneke çalacağım günler yakındır arkanızdan
27.03.2015
Günümüzde devlet sırrı, olsa olsa yolsuzluklar içindir
23.03.2015
Fazla naz âşık usandırır
20.03.2015
Çağdaş devletin toplumdan saklayacağı sırları olamaz!
16.03.2015
Ekmek küçük mide büyükse, orası fokurdar
13.03.2015
‘Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi’
09.03.2015
Devletten mi yanasınız, gazeteciden mi
27.02.2015
Delirme oranı büyüme oranından yüksekse
23.02.2015
400 vekillik, ödeme yapmaya yeter mi
20.02.2015
Erdoğan rejiminden kurtulmayı dilemek yurtseverliktir
16.02.2015
Devletçi kafa
13.02.2015
Altına hücum, sandığa hücum
06.02.2015
Kafaya koymuş, bizi ille de batıracak
02.02.2015
Dünyaya yeniden komünizm mi geliyor
26.01.2015
Sadece AKP’lilerden bir bürokrasi
23.01.2015
Sonun başlangıcı mı
19.01.2015
Hepimiz Selefî miyiz yoksa
16.01.2015
Bu ülke artık düdüksüz bir tenceredir
12.01.2015
Din ile hesaplaşmak
05.01.2015
Ne ‘Cemaat’miş be!
02.01.2015
‘Erdoğan vesayeti’nden ‘Erdoğan velâyeti’ne…
29.12.2014
Cemaat’i bir de benden dinleyin!
26.12.2014
Yazık değil mi bu ülkeye
22.12.2014
Dibe vurmadan olmayacak mı, nedir
19.12.2014
Erdoğansız siyaset nasıl olurdu
15.12.2014
Öcalan’a açık mektup
12.12.2014
Türkiye’yi Araplaştırmak istiyorlar
08.12.2014
Profesyonelleşme böyle olmaz!
05.12.2014
Sene 1960... Selimiye Kışlası...
01.12.2014
Erdoğan’ın emir subayı
28.11.2014
Her gün cuma, her gün hutbe!
24.11.2014
Sebep yoksa, Amerika’yı keşif de yoktur
21.11.2014
Erdoğanlaşıyorum, Erdoğanlaşıyorsun, Erdoğanlaşıyor...
17.11.2014
İslâm’ın tebliğcisi Erdoğan küreselleşiyor
14.11.2014
Bu sefer sandık, AKP’nin lâhdi olsun!
10.11.2014
Benim Atatürkçü olan, siz değil!
07.11.2014
Dilemem sonu benzesin, ama...
03.11.2014
Demokraside, sorgulanamayan iktidar gayrimeşrudur
31.10.2014
Erdoğan’ın maliyeti çok yüksek
27.10.2014
Daha fazla zarar vermeden ah bir gidebilseler
24.10.2014
MGK generallerinin demokrasi sınavı
20.10.2014
İkinci bir ‘Tuncer Kılınç Paşa vakası’ mı
17.10.2014
Bu savaş Türkiye’nin savaşı değildir
13.10.2014
Hayat bi’tek Erdoğan’a güzel
10.10.2014
Yandaş ‘Yeni Akit’in, vız gelir tehditleri
06.10.2014
Erdoğan’a din devleti kurdurmayacağız evelallah!
03.10.2014
Bayram gelmiş neyime
29.09.2014
Neden pislik içindeyiz diz boyu
26.09.2014
‘Çocuklara kıymayın, efendiler!’
22.09.2014
‘Çözüm Süreci’ ile Kürt Sorunu neden çözülemez
15.09.2014
Erdoğan’ın tanrısal gücü
12.09.2014
Mehmet Altan’ın sonbaharları
08.09.2014
Eskinin de eskisidir, 'Yeni Türkiye'
05.09.2014
Genelkurmay Başkanı ne demek istedi
01.09.2014
Damda deli var!
29.08.2014
‘Uzun’u ne ki, ‘kısa’sı demokrat olsun!
25.08.2014
Kandil ne çalıyor, hükümet ne oynuyor
22.08.2014
Erdoğan'ı iyi tanıyor musunuz
18.08.2014
CHP’nin Kemalizm’le imtihanı
15.08.2014
Ulusalcılar, CHP’nin uçmaya engel tavuk kanatlarıdır
11.08.2014
Dakka 1, gol 1
08.08.2014
Selahattin Demirtaş şimdilerde pek moda
04.08.2014
Erdoğan bağnazlığı temsil ediyor
01.08.2014
Sahte peygamberin yalancı cenneti
28.07.2014
Dikte edene tavır almayan özgürlükçü değildir
25.07.2014
Erdoğan başkan olacak gibi görünüyor
21.07.2014
Sizden ne köy olur, ne kasaba
14.07.2014
Hem Sezar olacaksın, hem Brutus’un olmayacak!
11.07.2014
Erdoğan’ın geleceği var mı
07.07.2014
Kantin subaylığından Başkomutanlığa
04.07.2014
‘Ben susarsam sen matem et!’
30.06.2014
Bu düzeni reddediyorum
27.06.2014
Ülkenin çağdaşlığa geçit vermeyen duvarı
23.06.2014
Siz kim, darbelerle hesaplaşmak kim!
20.06.2014
Erdoğan'a güle güle demenin ilk adımı
16.06.2014
Siyasal İslâm felâketin kaynağıdır
14.06.2014
Erdoğan ve demokrasi
09.06.2014
Kürt Sorunu bu yolla çözülmez
06.06.2014
Necdet Özel’in darbe yapmasını mı istiyorsunuz
02.06.2014
Nedir bu taşeron düşmanlığı
30.05.2014
Devlet neden resmî mezhep dayatır
26.05.2014
Medine Sözleşmesi mi, AB mi
23.05.2014
‘Şehit’ yalanı
19.05.2014
Aklı, izanı, vicdanı öldüren nedir
16.05.2014
Senin dinci siyasal fıtratında ne yazılı!
09.05.2014
İşlerin iyi gittiği masalı
05.05.2014
Erdoğan bu memlekete pek de yakışıyor
02.05.2014
Utanmaz arlanmazın tekine
28.04.2014
Geleneksel Türk travması: Soykırım!
25.04.2014
Ahmet Kekeç’in göreviyle çitlenmiş yazı dünyası
21.04.2014
Muhalifler için, ‘köprüden önce son çıkış’
18.04.2014
Sevda Tepesi’nde bir Arap sarayı
14.04.2014
Biten semt, yok olan ülke
11.04.2014
Bir kez daha 'Kürt Sorunu'
07.04.2014
Kemalistler tepeden inmeci de, dinciler değil mi
04.04.2014
Kim kazandı kim kaybetti
31.03.2014
Sandıktan çıksa da sertleşecek, çıkmasa da
28.03.2014
Kanalını tünelini al da git!
24.03.2014
Artık devreye tıp girmelidir
17.03.2014
Star’daki ‘Yağmur adam’
14.03.2014
Yarının daha kötü olmasını istemiyorsan
10.03.2014
Başbuğ’u bırakmak ne anlama geliyor
07.03.2014
Özgürlük... ey özgürlük!..
03.03.2014
O paralar Halife’nin paralel bütçesi mi
28.02.2014
Zümrüdü anka mıdır, yoksa akbaba mı
24.02.2014
‘Uyan ey şîr-i jiyan...’
21.02.2014
İyiye atanla, fesada atan yürek
17.02.2014
Taraf, lokma değil ki, yutasınız!
14.02.2014
Rakı, Tekirdağ ve Kadir Albayrak
10.02.2014
İleri demokrasi, diktanın kod adıdır
03.02.2014
Sana ne be adam!
31.01.2014
17 Aralık’ta kim kime darbe yaptı
27.01.2014
Her yer düşman, her yer ihanet
24.01.2014
Paralel paralel paralelli, Taralel taralel taralelli
20.01.2014
Uygulamalı despotizm dersleri
17.01.2014
Demokrasi çağını da ıskalarsak
13.01.2014
Hangi tarafın haklı olduğu çok mu önemli
10.01.2014
Kaz adımı yerine sübhaneke faşizmi
06.01.2014
Demokrasiden başka çare yok ki!
03.01.2014
Yetti be!
30.12.2013
Demokratik bağışıklık sistemimiz çökertilirken
27.12.2013
İktidar karşıtlığı mı Hitler üretir, yandaşlığı mı
23.12.2013
Hükümeti mi tutmalı, Cemaat’i mi
16.12.2013
Yerinden yönetimlerle esneyemezsek bölünürüz
13.12.2013
Erdoğan’a mı tapmak, Türkiye’yi mi düşünmek
09.12.2013
Trakya’yı aşağılayıp Enver Paşa’yı yüceltmek
06.12.2013
Fethullah Gülen’e bir mektup da benden
02.12.2013
Darbe Plânları hükümetin sorumluluğunda hazırlanmıştır
29.11.2013
Halife kim olacak kavgası
25.11.2013
Nerde o seyirlik eski şimendiferler!
22.11.2013
Komutan ne, âmir ne
18.11.2013
Ordu mensuplarına da sendikalaşma hakkı verilmelidir
15.11.2013
İslâmcıların demokrasi dedikleri şey şeriattır
11.11.2013
Haber değeri bile kalmayan Atatürk
08.11.2013
Erdoğan mı, bu genç mi; seçiminizi yapın!
04.11.2013
Türkiye’nin sorunları Erdoğan’la çözülmez
01.11.2013
Asrın projesi ‘demokrasi’ olabilir ancak
28.10.2013
Fırıncıya söyleyin, askerî mahkûmlara ekmek de vermesinler
25.10.2013
Türkiye böyle yönetilmeyi hak etmiyor
21.10.2013
Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’i tardetmek
18.10.2013
Eski zaman değerleriyle reform olmaz!
14.10.2013
İran kadını açılmak isterken, Türkiye’dekiler neden kapanıyor
11.10.2013
Balyoz
07.10.2013
Geldinse üç defa vur, ey demokrasi!
04.10.2013
Şu Allah’ın cezası ‘demokrasi’ de neyin nesidir
30.09.2013
Çakma Çin füzesiyle Batı’ya horozlanmak
27.09.2013
AKP yanlısı eski Taraf’çılarla devrim yapmak
23.09.2013
‘Tanzimat Fermanı’ndan, Erdoğan’ın reform fermanına
16.09.2013
Neden sadece Erdoğan’ı eleştiriyorum
13.09.2013
Birkaç gündür fırça yemiyoruz, tadını çıkarın!
09.09.2013
Bir Mehmet Altan klasiği: Eylül şiirleri
06.09.2013
‘Darbe bizim görevimiz’
02.09.2013
Dincilik ve milliyetçilik köylüler içindir
30.08.2013
‘Gelasius’un Kılıçları’
26.08.2013
Din ve demokrasi çıkmazı
23.08.2013
İslâm coğrafyası neden birbirini yiyor
19.08.2013
400 Darbe
16.08.2013
İslâmiyet bağdaş kurduğu için mi geri kaldı
12.08.2013
Darbe plânları yasal mevzuata uygundur
09.08.2013
Silivri’nin ibresi demokrasiye mi faşizme mi
05.08.2013
Silivri cezalarını bayrama rastlatmak
02.08.2013
Seçim sonuçlarına şimdiden hüzünlenmek
29.07.2013
Huduttaki Kürt bayrağı
26.07.2013
İki ateş arasında
22.07.2013
İmam- hatipler ve askerî okullar
19.07.2013
Din ve devlet
15.07.2013
Ne yani, şimdi de darbeci mi oldum
12.07.2013
Erdoğan darbeyi hak ediyor
09.07.2013
‘Müslüman Kardeşler’ mi, ‘Müslüman demokratlar’ mı
05.07.2013
Mısır’da darbe yapan, elinde kalır ‘koçan’
01.07.2013
‘Ocaktan’ deyip bacadan girmek
28.06.2013
Taraf’taki deprem
24.06.2013
‘Ah! biz eşekler...’
21.06.2013
Erdoğan’a karşı seçim ittifakı
17.06.2013
Korkuyu öfkeyle bastırmak
14.06.2013
Adım adım faşizm
10.06.2013
AVM’lere neden bu kadar âşıklar
07.06.2013
Çok endişeliyim
03.06.2013
Esed’e çata çata, Esed’leşti sonunda
31.05.2013
Erdoğan gider mi, dersiniz
27.05.2013
Şarap, din ve Erdoğan
25.05.2013
İçinde Demirören’lerin de olduğu tüpgaz piyasası
20.05.2013
Ne şemsiyeymiş be!
17.05.2013
PKK’nın şemsiyeleri
13.05.2013
Kılıçdaroğlu’nun geleceği
10.05.2013
Anayasal öksüzlük
06.05.2013
Kimler Erdoğan’ın ‘koltuk değneği’dir
03.05.2013
Taraf’tan ayrılanların bildirisi
29.04.2013
Geri çekilme kimin işine yarar
27.04.2013
Taraf’ta dolmuşa gelenler
22.04.2013
‘Demokrasi olmadan barış olur mu’
19.04.2013
Kürt milliyetçisi PKK ile yola çıkmak
17.04.2013
Zaman yazarı Hüseyin Gülerce’den bir anekdot
15.04.2013
Silivri’de yatanlar yanlış tarafın generalleri mi
12.04.2013
Öven mi aydındır, eleştiren mi
08.04.2013
Zaman yazarı Hüseyin Gülerce’den bir anekdot
08.04.2013
Erdoğan’la Öcalan nereye bakıyorlar
01.04.2013
Kürt sorunu milliyetçilik temelinde gelişiyor
29.03.2013
Başbakan’ın Kürt çözümü Osmanlı’nınki ile aynı
25.03.2013
Helâl olsun Öcalan’a, büyük adammış
22.03.2013
PKK ile barışırken, darbecilerle husumet sürebilir mi
18.03.2013
Paspastaki Atatürk
15.03.2013
Kısa... kısa...
11.03.2013
Kızgın damdaki mart paşaları
08.03.2013
Kandil gizlilik mizlilik sallamıyor
04.03.2013
Kürt sorununu esastan çözmek
01.03.2013
28 Şubat’ın düşündürdükleri
25.02.2013
Bu sorunları çözse çözse...
22.02.2013
Dünyanın ana caddelerinde olmak
18.02.2013
Hain diyenin kim olduğu önemlidir
15.02.2013
Darbeci generali ziyaret
11.02.2013
Amerikan elçisi ne demek istedi
08.02.2013
Tarih kimi affetmez
04.02.2013
Çapraz sorgu
01.02.2013
Siz kim, askerî vesayetle hesaplaşmak kim
28.01.2013
Kürt’ten balıkçı olur mu
25.01.2013
Halkı yoksulken zenginleşen devlet zorbadır
21.01.2013
Erdoğan’ı övmek mi, eleştirmek mi
18.01.2013
CNNTürk’teki Ayşenur Arslan Hanımefendi’nin dikkatine
14.01.2013
Erdoğan’ın gücü ve PKK
11.01.2013
Balyoz kararının evlere şenlik gerekçeleri
07.01.2013
Adıyla anılamayan İmralılı
31.12.2012
Yılbaşı
28.12.2012
Patriotsuz orduyla gece nasıl uyunur
24.12.2012
Hoş beş
21.12.2012
AKP’nin yalan dünyası
17.12.2012
Mangal yürekli adam: Ahmet Altan
14.12.2012
Kime ‘komutan’ denir
10.12.2012
Orduda ayaklar altına alınan liyakat
07.12.2012
Balyoz davasının masumları ve suçluları
03.12.2012
Yüz bin kişilik yalan ordu
30.11.2012
Disko kalkıyor, hard-rock cafe mi geliyor
26.11.2012
Türkiye’nin jandarması, polisi
23.11.2012
Asıl suçlu orgeneraller dururken
19.11.2012
Türkiye halkının fişlenmesi meselesi
16.11.2012
Erdoğan ve hukuk
12.11.2012
Yüce başkan, cüce başkan
09.11.2012
Silivri davalarının prensi: Parmaksız Zeki
05.11.2012
Resmigeçit
02.11.2012
— Adı ne — Mülâyim
29.10.2012
Türkiye’nin dünyadaki yeri
26.10.2012
Alis harikalar diyarında
22.10.2012
Erdoğan’ın dümen suyunda gitmek
19.10.2012
Atatürk ile Erdoğan
15.10.2012
Silivri’den mektup var
12.10.2012
Suriye
08.10.2012
Hâşâ, Allah mıdır generaller
05.10.2012
‘Çanakkale Çocukları’
01.10.2012
İmzasız askerî evrak olur mu
28.09.2012
Sivil akılla askerî yorum
24.09.2012
Kin ve intikam mı, tanrısal kefaret mi
21.09.2012
Yılgınlık
17.09.2012
Kürt yârinden mektup var!
14.09.2012
Yeniden “Profesyonel Ordu”
10.09.2012
Orduya mı sadakat, halka mı sadakat
07.09.2012
Yorgun hükümet, yorgun ordu
03.09.2012
Mehmet Altan’ın eylülleri
31.08.2012
On Mehmetçik neden şehit oldu
27.08.2012
Ordunun sıkıyönetim planı olur mu
20.08.2012
Bayram gelmiş neyime
17.08.2012
Kürt sorununun çaresi
13.08.2012
Türkiye’nin ‘Erdoğan sorunu’
10.08.2012
Ordunun tabut ihtiyacı
06.08.2012
Hilmi Özkök Paşa ne dedi
03.08.2012
Milli mücadelemiz ile Arap başkaldırısı
30.07.2012
Anneee... Kürtler geliyor!
27.07.2012
AKP, DP’nin gittiği yere mi gidiyor(*)
23.07.2012
CHP ve değişim ya da tövbe estağfurullah
20.07.2012
Erdoğan ve ordu
16.07.2012
Siz adamı bu gidişle Ergenekoncu bile yaparsınız alimallah!
13.07.2012
AKP kitle partisi mi, hakim sınıfın partisi mi
09.07.2012
Eski yeniyi yendi
06.07.2012
Orhan Miroğlu’nu Orhan Miroğlu’na şikâyetimdir
02.07.2012
Alçaklara kar yağdı üşümediniz mi
29.06.2012
Din her derde deva mıdır
25.06.2012
Başörtülü eşe kurmay koca
22.06.2012
Ne değişti, söyler misiniz
18.06.2012
Kurtulamayacak mıyız bu can sıkıcı şeylerden
15.06.2012
CHP değişiyor mu
11.06.2012
Rejim ordusu mu, savunma ordusu mu
08.06.2012
İşin gerçeği
04.06.2012
Başbakan halk adamı mı, devlet adamı mı
01.06.2012
Uludere ‘aklımda’ Sayın Başbakan
28.05.2012
CHP’den yoğurt olur mu
25.05.2012
Sönmüş yıldızlar, köhnemiş ideolojiler
21.05.2012
Bu Uludere sizi yakar
18.05.2012
Vesayetin panzehiri başkanlık sistemidir
14.05.2012
Kapitalizm, emperyalizm ve sol
11.05.2012
Hangi sol
04.05.2012
Kuleli satılıyor mu
30.04.2012
GS-FB derbisi
27.04.2012
Bugün 27 nisan hüzün doluyor insan
23.04.2012
Doğru sanılan yalanlar
20.04.2012
‘Durumdan vazife çıkarmak’ ne demektir
16.04.2012
Tüh sana be Kılıçdaroğlu!
13.04.2012
Balyoz davasına yeniden bakış (4-son)
09.04.2012
Balyoz davasına yeniden bakış (3)
06.04.2012
Balyoz davasına yeniden bakış (2)
02.04.2012
Balyoz davasına yeniden bakış (1)
30.03.2012
Darbe davalarının hâl-i pürmelâli
26.03.2012
Keçiboynuzu tadında bir yazı
23.03.2012
Şehitlik üzerine yalanlar
19.03.2012
Küçük kızın başörtüsü
16.03.2012
Eskimiş savaşlar, eskimiş generaller
12.03.2012
‘12 Mart Faşizmi’ güzellemesi(!)
09.03.2012
Kalemlerimiz satılık değildir, Sayın Başbakan!
05.03.2012
Tanırım, ama iyi çocuktur diyemem
02.03.2012
28 Şubat’ı kimler yaptı
27.02.2012
Siyasallaşmış generallerin maceraları
24.02.2012
Ne istiyor bu Kürtler
20.02.2012
Darbelere sosyo-politik mi bakmalıyız, hukuksal mı
17.02.2012
MİT, askerî vesayetin ‘saha görevlisi’dir
13.02.2012
MİT’in başındaki astsubay
10.02.2012
Yoksa yoksul nesiller mi
06.02.2012
AKP, Kemalizm’i kışkırtmaya kararlı
03.02.2012
OYAK ve generaller
30.01.2012
Orduevleri ve askerî kamplar
27.01.2012
Milli Güvenlik dersi
23.01.2012
19 Mayıs
20.01.2012
Mehmet Altan
16.01.2012
AKP’ye bir çift lâfım var
13.01.2012
Bu muydu hesaplaşmaktan anladığınız
09.01.2012
6 Ocak 2012: Saltanatın kaldırılması
06.01.2012
Ölümü hak etmeyen otuz beş genç
02.01.2012
Neden insanın değeri yoktur
30.12.2011
İçişleri Bakanı, Başbakan’ı çıraklaştırıyor
26.12.2011
Korelinin gözündeki çöp, sendeki mertek
23.12.2011
Kendisine düşman bir Türkiye
19.12.2011
‘Militarist Modernleşme’
16.12.2011
Neden faşist çıkar halk çocuklarından
12.12.2011
Restorasyon sürecinin başlangıcı mı
09.12.2011
Enayisi ben miyim bu memleketin
05.12.2011
Mustafa Kemal olmasaydı
02.12.2011
Balbay’a bin karanfil
28.11.2011
Dersim isyanı mı, Dersim katliamı mı
25.11.2011
Ordu’daki profesyonelleşmenin içyüzü
21.11.2011
Bedelli askerlik... Vicdani ret..vs. (2)
18.11.2011
Bedelli askerlik... Vicdani ret... vs. (1)
14.11.2011
Kemalist gericiler
11.11.2011
Resmî Türk ve Kürt ideolojileri çözüm olamaz
07.11.2011
Kemalizm
04.11.2011
Adamına göre hukuk
31.10.2011
Yüzde 99’lar ile yüzde 1’ler
28.10.2011
‘Önünde zelzeleler, arkasında zelzeleler’
24.10.2011
PKK’sız barış olur mu
21.10.2011
Öcalan’la anlaşmak
17.10.2011
Halkın meclisi mi, darbelerin meclisi mi
14.10.2011
KCK nedir
10.10.2011
Ben de artık Kürt’üm
07.10.2011
Merdiveni yanlış duvara dayamak
03.10.2011
Bu Meclis’in en önemli görevi
30.09.2011
Medeniyetler çatışırken Türk-Kürt diye bölünmek
26.09.2011
Ters giden bir şeyler var
23.09.2011
Balyoz’a bir de böyle bakmak (2)
19.09.2011
Balyoz’a bir de böyle bakmak (1)
16.09.2011
Erdoğan’daki eğilimler savaşkan mı
12.09.2011
Kapalı ekonominin İzmir Fuarı
07.09.2011
Silivri tutuklusu E. Tuğg. Süha Tanyeri’ye yanıt (2)
05.09.2011
Silivri tutuklusu E. Tuğg. Süha Tanyeri’ye yanıt (1)
29.08.2011
Başbakan kışlaları da denetlemelidir
27.08.2011
Bu ordu nasıl düzelir
22.08.2011
Türkler ve Kürtler
15.08.2011
Neden muhalifiyim kimi generallerin
08.08.2011
En uzun hafta
01.08.2011
Orgeneral Necdet Özel’e mektup
25.07.2011
Albay Dursun Çiçek tek başına mıydı
18.07.2011
Ordu reformdan geçmezse
11.07.2011
Türkiye’nin sosyo-politik dinamikleri
04.07.2011
Bir yazarın ölümü
01.07.2011
Ruhun şâd olsun CHP
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.