Nabi YAĞCI

yagnabi@gmail.com



Bookmark and Share

Dersim yalnız Dersim değildir.


30.3.2019 - Bu Yazı 356 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Son zamanlarda geçmişle ilgili kendime çok yakın bulduğum çok az sayıda yorumlardan birine tanık oldum. Artı Gerçek’te Fadil Öztürk”ün “Seyit Rıza Onların Önünde Eğilmedi” başlığı altındaki yorumundan söz ediyorum. Kendisini tanımıyorum, hikâyesini de bilmiyorum ama bu yorumu çok beğendim. Linkini bu yazımın sonuna koyuyorum.

30 Mart aynı zamanda 1972’deki Mahir Çayan ve arkadaşlarının Kızıldere’de katliamlarının da yıldönümü. O yiğit insanları katleden zalimleri bir kez daha lanetliyorum. Sözünü ettiğim bu yazı belki de solun eleştirisiyle ilgili şimdiye dek kurulmamış bir ilişkiyi çok samimi bir anlatımla tartışma gündemine sokuyor.

Bu yorumu yalnızca Dersim’in kendi tarihselliğiyle sınırlı olarak da okumadım, sol olarak geçmişteki yanlışlarımızın total bir analizi olarak okudum, yani “kurtarıcılık misyonu” aymazlığı sonucu tek renk içinde farklı renkleri nasıl boğduğumuzun analizi olarak. Dün bizim “kızıllığımız” ile tek bayrak ideolojisinin “kırmızısı” arasındaki farkı ayırt edemeyen renk körleri olduğumuz gerçeğini ortaya koyuyor bu yorum.

Bu renk körlüğü dünle birlikte geçip gitmedi ne yazık ki, bugün de sürüyor.

Yarın 5 yıl içinde 7. kez sandık önümüze geliyor. Kimileri “coşkulu” olarak kimileri de bencileyin- sevgili Demirtaş’ın deyimiyle, “bağrına taş basarak” gidecek, kimileri de gitmeyecek. Kırk katır mı kırk satır mı arasındaki farkı ancak bu seçimin sonucunda görebileceğiz.

Hiç birimizin aklı ötekinden üstün değil. Tarihin gidişinden daha üstün bir akıl var olmuş olsaydı bugün insanlık acı içinde kıvranıyor olmazdı. Hele dünkü tarihsel yanılgılarını unutarak bugün “yanılmazlık” savıyla ortaya çıkmak kadar kendini bilmezlik olamaz. Bunu bu seçimi bir “kurtuluş” gibi gösterenler için söylüyorum. Tek parti rejimini geriletmek başka şey, ki bu doğrudur ama her seçimde muhalefet bu “kurtuluş” teranesini yineledi, farklı düşünenleri ise söylemlerle terörize etti, sonuç ise “radikal demokratik değişim” isteyenler için hep hüsran oldu. Bugün dünden farklı diyenler var, elbette farklar var, tek parti rejimi ciddi olarak krizde, yalnız siyasal değil çok ciddi bir ekonomik kriz var. Konjonktürel reel siyaset açısından bunu görmek zor değil. Demokrasi için bir imkân doğabilir ama acaba bu imkan başka seçim stratejileriyle de sağlanamaz mıydı?. Başka deyişle bağrımıza taş basmadan, tıpkı 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi gerçekten coşku doğuracak bir tarzda.

Bu tartışmayı seçim sonrasına bırakıyorum. Belki de sizler doğrusunuz, belki de ben yanılıyorum.

Konjonktürel değil de tarihsel gelişme süreci içinden baktığım da ise kendi analizlerimi bu seçimde de yanlışlayacak bir olgu göremiyorum maalesef. Aksine renk körlüğünün sürmekte olduğunu sanıyorum. Yalnız kızıl değil diğer farklı renklerin de kırmızı altında asamile edilme tehlikesini görüyorum. Kısaca milliyetçiliğin. Millet ittifakı yani ”Milli”nin asli rengi (devlet) rengi nedir söyler misiniz? Yine en başa mı döneceğiz?

Ben kendi adıma ilk kez yanlış yaptığımı bilerek sandığa gideceğim. Nedenim ise seçim sonrasında bu yanlışlığı anlatabilme imkânını elde edebilmekten ibarettir. Bu notumu çok daha önce de düşebilirdim sırf coşku yaratma çabalarına engel olacak bir tutum ortaya koymamak için yapmadım. Belki de onlar doğruydular.

Oyumu ise Dersim’in “dersini” unutmadan kullanacağım. HDP yönetiminin yanlış bulduğum şeylerini seçim sonrasında eleştirme hakkımı mahfuz tutarak HDP ve onun desteklediği adaylarına vereceğim.

Facebook Yorumları

reklam
30.3.2019
Dersim yalnız Dersim değildir.
8.8.2018
Umuda tutunmak ve Hüseyin Çakır üstüne
12.5.2018
Marx’ı Anarken, “İdeoloji Sorunu” Üstüne Düşünceler (1)
3.4.2017
Muhalif Ruh ve Referandum
8.12.2016
Demokrasinin Küresel Krizi
13.9.2016
Sulandırılıyor
2.9.2016
Vedat Türkali’yi uğurlarken
26.7.2016
Meydan buluşmaları/Meydan demokrasisi
5.2.2016
İnsan değil, insanlık ölüyor
11.11.2015
Muhalefet sorunumuz ve HDP
31.10.2015
Üç soru tek cevap
11.10.2015
Umutlu olabilmek için HDP
6.6.2015
HDP üstüne sakin düşünme zamanı
21.02.2015
HDP ve Radikal Demokratik Değişim İhtiyacı
14.06.2013
Kritik eşikteyiz, tutum alma zamanıdır.
24.04.2013
Tarihsel ittifaka doğru /mu?
03.11.2012
Ölüm oruçları, sorumluluklarımız ve utanç tabloları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net