Mustafa PAÇAL

mustafapacal@hotmail.com



Bookmark and Share

İttifak şart


28.07.2019 - Bu Yazı 310 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Önceki baskıcı siyasî ve ekonomik dönemlerden farklı olarak özellikle son altı yılın her günü, her anlamda derslerle dolu bir dönem oldu.

Hukuksuzluk, zorbalık, insan hakları ve medya özgürlüğü alanlarındaki baskının ortaya çıkardığı sonuçlar üzerinden alınacak çok dersler bulunmaktadır.

Ve bu dönem henüz bitmedi ve daha neler olacağı da belli değil…

Çünkü halen meclis, yargı, medya ve devletin tüm olanakları bir merkezin elinde bulunuyor.

Bu gücün kanun yapma, yalan haber yayma, tutuklama ve ceza vermeden tutunda para dahil pek çok araçla iktidarını tahkim etme ve muhalefeti ezme adına tüm polis devleti şiddetini gözünü kırpmadan kullanma durumu var.

Bunu her gün gösteriyor da zaten…

Hattâ savaş çıkarma ve tüm bölgesel çatışmaların içine ülkeyi sürükleme yetkisi var.

Diğer yandan Rusya’dan S-400 satın alınmasının ABD ve NATO ile olan ilişkilerini etkileri şimdilik tam ortaya çıkmış gözükmese de orta ve uzun vadede Rusya, Çin veya ABD, AB ekseni arasında yaşanması muhtemel bir gel-git sürecinin bedelini ödenmesi de işin bir başka önemli yanını gösteriyor.

Şimdi bu güç merkezine karşı siyasî ve toplumsal alanda bir cephe siyaseti bilinci oluştu ve bu bilinç eksikte olsa ittifak yapan muhalefet partileri üzerinde kendisini gösterdi.

CHP, İYİP ve Saadet Partisi arasındaki diyalog ve işbirliği oldukça umut verici bir siyasî gelişme olarak görülse de bu ittifaka HDP’nin vermiş olduğu destekte en az onun kadar değerli bir siyasî gelişme ve başarıdır.

Şimdi bu somut durumu daha geniş bir demokratikleşme programının siyasî zemini olarak değerlendirmek her bir muhalefet liderinin topluma ve ülkeye karşı sorumluluğudur.

31 Mart ve 23 Haziran yerel seçim sonuçları bu umudu ortaya çıkardı.

Ancak ortaya çıkan bu umudu siyasî alanda nasıl bir program ve nasıl bir işbirliği üzerinden nereye doğru taşınacağının belirsizlikleri devam ediyor.

Bunun bir nedenini muhalefetin içindeki “iktidar güçlerinin” etkisi olarak görmekse de diğer bir nedenini ise demokratik ve dönüştürücü siyaset için yeterli isteği oluşmamış olması olarak görmek gerekir.

Bu açık nedenlerinden biri de muhalefet içinde HDP’ye karşı konulmak istenen siyasî mesafe ve hattâ zaman, zaman düşmanca tavırdır.

HDP bizim adaylarımızın seçilmesi için her türlü desteği dışardan versin “ki veriyor, vermese seçim kazanılmaz” ancak muhalefet bloğu içinde olmasın, birlikte görünmeyelim.

Böyle düşünülüyor ve davranılıyor olması açık bir siyasî ironi oluşturuyor ki, AKP ve MHP sözcüleri bu durumu siyasî ranta bile çeviriyor.

Türkiye’de siyasî alanda alanda oluşan kutuplaşmanın oyuncuları belli, bunun saklanacak yanı kalmadı.

Bu durum diğer yandan ise birlikte oluşturulacak bir demokrasi programını tartışılmasını ve onun siyasî ayaklarını oluşturulmasını da geciktiriyor.

Kürt sorununun çözümsüzlüğü üzerinden kaybedilen yıllara mı yanalım. Demokratik yeni bir anayasa yapamadık buna yanalım. 15 Temmuz sonuçlarıyla mağdur olan onbinlerce insanın dertleriyle hemhâl mi olalım...

Tüm bunlar için 31 Mart ve 23 Haziran seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı moral ve özgüvenin yarattığı siyasî dalga üzerinden geniş bir demokrasi ittifakı üzerinden konuşulabilir.

Bu HDP’siz olacak bir siyasî durum değildir.

Ancak HDP’de daha geniş bir muhalefet bloğu içinde ortak bir program ve işbirliği içinde olacağının ve buna uygun hazırlıklara diğer ittifak partileri gibi kendini hazırlamalıdır.

Öncelikle AKP’nin “yargı reformu” diye gündeme getirdiği yasa değişiklerini içerik olarak “daha kapsamlı bir yargı reformu” talebiyle geri çevirmekten ziyade hâkim güvencesi, âdil yargılama hakkı ve insanî muamele sorun alanların da iyileşmelerin sağlanmasına öncelik verilmeli ve diğer yandan AB ile geri kabul anlaşması paketinin içinde olan Schengen vizesi öncelikleri arasında AB tarafından talep edilen 72 ayrı kriterin içinde bulunan “terör olayı, terörist, terör örgütü ve terör örgütü propagandası” alanlarında bulunan tanım ve yorum uyumsuzluklarının yeniden hukukî ölçülerde düzenleyen bu kriterlerle yargı reformu paketini eş zamanlı gündeme alınmalıdır.

Diğer yandan demokratik yeni anayasa için de ciddi adımların atılmasına destek olacak bir siyasî birikim ve deneyim bulunmaktadır.

Gerek Meclis Anayasa Komisyonu çalışmaları ve kabul edilen anayasa değişikliği maddeleri ve gerekse farklı şekillerde yapılan platform çalışmaları bu birikim ve deneyimi gösteriyor.

Ancak yeni anayasa çalışmaları günümüzde bulunan acil sorunların çözümünün yerine konulacak bir çalışma değildir demektense, anayasa çalışmaları için oluşan siyasî iklimin sağlayacağı diyalog ve işbirliği fırsatları da göz önünde tutulmalıdır.

Kürt sorunu, yapısı gereği daha geniş bir coğrafya üzerinden yürüyen ve daha çok ortaklı, bölgesel ve uluslararası bir sorun olacağı önceden de biliniyordu.

Bugün bu öngörü şimdi çok daha sıcak bir gündemle günlük siyasî, ekonomik ve toplumsal hayatımızı etkiliyor.

Kürtler için de ve Türkiye dâhil diğer bölge ülkeleri içinde ortak bir kaderin yolcuları olarak bu meseleyi düşünmek gerekir.

Suriye, Irak Kürtleri ile İran ve Türkiye Kürtleri diğer halklar ve kültürlerle ortak bir gelecek kurmak zorunda.

Karşılıklı şiddetin üzerinde ısrar eden politikaların hepsi iflas etmiş ve barış içinde demokratik bir hayat arzusu fiilen şiddeti yenmiştir.

Ancak ne ki Türkiye’yi elinden bulunduran iktidar güçleri bu gücünü kaybetmemek için başvurmayacağı çılgınlık yoktur.

Ancak düne göre bugün manevra alanları siyasî ve askerî olarak daralmıştır.

Batı eksenini bırakmak istemesinin tek nedeni de budur.

Demokratik ve hukukî değerler bakımında Batı tarafından denetlenmek ve eleştirilmek istenmediği için Rusya ve Çin’e yanaşmak istiyor.

Çünkü onlar sadece domateste kurtçuk çıktı veya demir biraz paslanmış gibi sorun çıkarıyorlar.

Ne insan hakları ne hukuk devleti umurlarında bile değil…

İktidar güçlerinin zorbalık, hukuksuzluk ve yolsuzluk yaptıkları alanları daraltmak ve giderek bunun hesabını sorabilecek cesur ve kararlı bir muhalefet enerjisi yaratılabilir.

Bunun toplumsal ve siyasal potansiyellerinin olduğu son seçimlerde görüldü.

Yeter ki muhalefet olan her kesim ve partiyle güç ve işbirliği yapmaktan çekinmeyelim.

AKP destek alacağını bilse “şeytanla” bile iş tutar.

Bunu da unutmayalım… İttifak şart.  

http://platform24.org/yazarlar/3867/ittifak-sart

Facebook Yorumları

reklam
28.07.2019
İttifak şart
27.1.2017
Kabile devletine doğru...
26.9.2016
Altanlar ve adaletsizliğin son otuz saati…
24.6.2016
Deve kuşu…
17.6.2016
Erdoğan’a rağmen demokrasiyi kazanmak…
10.6.2016
Hoş geldin TAKRİR-İ SÜKÛN…
3.6.2016
Biz yokuz “o” var…
26.5.2016
Yeni muhalefet tarzı …
20.5.2016
CHP bu suça ortak olmamalı…
29.4.2016
Hukuksuz devlet, muhalefetsiz meclis ve dindar anayasa…
22.4.2016
Modern dünyadan kopuyoruz
25.3.2016
Reza’nın laneti…
18.3.2016
Bu durumdan nasıl çıkacağız
10.3.2016
‘Uymuyorum, uymuyorsunuz’
3.3.2016
Tek kişilik devlet…
25.2.2016
Bu da sizin 28 Şubat’ınız…
18.2.2016
Kiralık işçilik ve Ali Koç’un kapitalizm eleştirisi…
11.2.2016
Kişisel verilerin korunması yasası Meclis’te…
4.2.2016
Alaturka tipi anayasa arayışı…
29.1.2016
Müzakere siyaseti…
21.1.2016
İnsaf…
14.1.2016
Ekonomi de tosladı…
7.1.2016
Yeniden barış, yeniden çözüm…
31.12.2015
Özyönetim tartışması ve cinnet hâli…
24.12.2015
Dış politikanın sefaleti…
17.12.2015
Az demokrasiyle çok ekonomi olmaz
11.12.2015
Duvara konuşmak…
3.12.2015
Başımıza daha neler gelecek bilen var mı
26.11.2015
Sadece bir uçak düşürülmedi…
19.11.2015
Asgari ücret siyaseti…
12.11.2015
Erdoğan’ın iktidarı ‘istikrar’ için yeterli mi
5.11.2015
…yoksa yönetemezler
29.10.2015
HDP son kararım…
22.10.2015
Ya da ‘Beyaz Toros’…
16.10.2015
Başbakan’ın bildiği bombacılar…
8.10.2015
Devlettir aslında yerlerde sürüklenen…
1.10.2015
Ekonomi cadı kazanı gibi…
25.9.2015
1 Kasım seçimi, bir proje…
17.9.2015
Erdoğan bizi aldığı yere geri getirdi…
10.9.2015
Erdoğan’ın kanlı kumarı…
3.9.2015
90’lı yılların yeni versiyonu…
27.8.2015
Terör ekonomisi…
20.8.2015
Bindik bir alamete…
13.8.2015
Öldürmeyin…
6.8.2015
AYM’den sendikal haklara destek…
30.7.2015
Önce Devlet sonra Bahçeli oldu
23.7.2015
‘Suruç düştü’
16.7.2015
Ders gibi karar…
9.7.2015
Taverna ekonomisi ve SYRİZA
2.7.2015
Yeni hükümetten beklentiler…
25.6.2015
Omurga parti…
18.6.2015
CHP + MHP + HDP hükümeti bekleniyor
11.6.2015
Yeni dönemin siyaseti…
4.6.2015
Bu sefer HDP…
28.5.2015
Direnişten, değişime Renault deneyimi…
21.5.2015
HDP ve Reno işçileri
30.4.2015
HDP Meclis’te olmalı…
23.4.2015
Yüzyıllık acı: Ermeni Soykırımı…
16.4.2015
1 Mayıs siyaseti…
9.4.2015
İş cinayetleri önlenebilecek mi
02.04.2015
Meksika tipi başkan…
26.03.2015
Eğitimde tam çuvalladık
19.03.2015
Umutlar yine başka bahara kaldı…
26.02.2015
Mevsimlik tarım işçileri…
19.02.2015
Bu ne hâl = OHAL !
12.02.2015
HDP’nin kumarı ve manifestom…
05.02.2015
Patrona kıyak, işçiye yasak…
29.01.2015
Sendikal istatistiklerin söyledikleri…
22.01.2015
İşsizlik sorununa bakış…
15.01.2015
Charlie Ebdo dersleri…
09.01.2015
Ekonomi ve reel ücretler…
01.01.2015
2014 kayıp yıl…
25.12.2014
Ekonomik hukuk devleti ve AB…
18.12.2014
‘Düşmanlık iklimi’
11.12.2014
‘Askerî ücret’
04.12.2014
Soma cehennemi...
27.11.2014
Küresel adaletsizlik artıyor
20.11.2014
Güvenli çalışma, güvenli yaşam istiyoruz...
13.11.2014
'Algı ekonomisi'
06.11.2014
Yeni(k) Türkiye...
30.10.2014
İşsizlik/ yoksulluk sarmalı...
23.10.2014
Sıkıyönetim devleti ve ekonomisi...
16.10.2014
Ekonominin gerçek önceliği ne
09.10.2014
AB ‘ileri değil geri gittiniz’ dedi
02.10.2014
Umut kapısı..
25.09.2014
U dönüşü...
18.09.2014
Sendikal ayrımcılık hukuki değil...
11.09.2014
Batsın böyle işçilik...
04.09.2014
Davutoğlu’na inanmak istiyorum..
28.08.2014
'Orta sınıf tuzağı' ve CHP
21.08.2014
Türkiye ekonomisi üçlü risk altında...
14.08.2014
Umutsuzluğu seçtik...
07.08.2014
Ekmel Bey neden desteklenmeli...
31.07.2014
Seçimin ekonomi-politiği...
24.07.2014
Erdoğan seçilemezse neler olabilir
17.07.2014
Cumhurbaşkanı adaylarına soruyorum...
03.07.2014
Taşeron işçilerinin umudu Meclis’te...
26.06.2014
Yeni sendikal alıştırmalar...
19.06.2014
Sendika (2)
13.06.2014
Sendika...
05.06.2014
#taşeronizm
29.05.2014
Sosyal çürüme ve taşeron işçileri
22.05.2014
Ucuz hayatlar ülkesi...
16.05.2014
Soma ölüm çukuru...
08.05.2014
Ekonominin demokrasiyle alışverişi...
10.04.2014
Ekonomide de soğuk savaş yıllarına dönüş...
06.03.2014
Mevsimsel zıtlıklar...
27.02.2014
AB müzakereleri duruyor gibi...
20.02.2014
Kırık ekonomi...
13.02.2014
Sağlam otorite...
06.02.2014
Gıda tüketiminde küresel adalet arayışı...
30.01.2014
Türkiye’nin ekonomik politiği...
16.01.2014
Kamu ihaleleri, yolsuzluk ve şeffaflık...
09.01.2014
Savaş ve seçim ekonomisi...
03.01.2014
Asimetrik devlet...
26.12.2013
Araştırma görevlileri YÖK kıskacında...
19.12.2013
Ev eksenli çalışma...
12.12.2013
Asgari ücret...
05.12.2013
KOBİ’ler ve sosyal inovasyon
28.11.2013
Çocuklar için...
21.11.2013
Özel dershaneler...
14.11.2013
Öğrenci evleri yahut KOBİ’lerin denetimi...
07.11.2013
KOBİ’ler sosyal sorun alanı...
31.10.2013
A-sosyal Türkiye...
24.10.2013
Ortadoğu siyaseti yeniden kuruluyor
17.10.2013
Dünya Gıda Günü ardından...
10.10.2013
Kıdem tazminatı
03.10.2013
Daha fazlası olmalıydı...
26.09.2013
Sosyal diyalog ve Çalışma Meclisi...
19.09.2013
İstihdamda ulusal strateji ne demek
12.09.2013
Değerli yalnızlıktan çıkış yolu...
05.09.2013
Velev ki, Amerikalı işçi de olsanız...
29.08.2013
Başbakan hâlen bir umut olabilir mi
22.08.2013
Düzgün ve yeşil işler yaratmak...
15.08.2013
İşçiler Aşk Gemisi’nde ölünce...
08.08.2013
Demokratik ekonomi yönetimi...
01.08.2013
Yeni olan ‘demokratik ekonomi’
25.07.2013
Ucuz emek ekonomisi
18.07.2013
#direnyenianayasa
11.07.2013
Camp David darbesi mi
04.07.2013
Acı söz...
27.06.2013
Avrupa’ya karşı oryantalist diklenme...
20.06.2013
Demokrasi ve Gezi dersleri...
13.06.2013
Gezinin ekonomi/politiği
05.06.2013
Başlarken
30.05.2013
İşçiler neden greve çık(a)madılar
10.05.2013
Hem barış ve hem de demokrasi birlikte anlamlı...
31.01.2013
Müzakerelerin üçüncü tarafı olmak…
09.01.2013
Artık barış istiyoruz çünkü bedelini ödedik
21.12.2012
Taraf yoluna devam ediyor hala...
10.12.2012
Solun demokrasi ile ilişkisi...
18.11.2012
Neo-liberalizme karşı neo-demokrasi
08.11.2012
Yönetim yöntemlerinde devrimci dönüşüm gerekli
29.09.2012
SENDİKAL HAKLARIN ANKARA KRİTERLERİ OLMAZ…
06.09.2012
Yeni umutlar ve yeni yollar...
01.06.2012
1 MAYIS 2077'de neler olacak!
05.04.2012
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK SEÇİMLERİ…
07.02.2012
Devrimcilikten demokratlığa uzun ince bir yol
06.01.2012
Kapitalizme soldan farklı müdahale olamaz mı? (1)
22.11.2011
OLAYLARA ÜÇÜNCÜ GÖZLE BAKMAK…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive