Mustafa Karaalioğlu

Karar gazetesi



Bookmark and Share

MHP ile AK Parti CHP ile Saadet...


23.5.2018 - Bu Yazı 212 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Saadet Partisi’nin, 24 Haziran seçimlerinde CHP ile ortak bir strateji izlemesi eleştirisi konusu oluyor. Elbette iki partinin bazı listelerde ortak hareket etmesi sıradan bir karar değil ve siyasi olarak kritik edilmeye değer. Ne var ki bugün garip karşılanan ve eleştiri konusu olan birçok siyasi hamleye önümüzdeki yıllarda hazır olmalıyız. Zira başkanlık sistemi bunun gibi ittifakları zorlayacaktır. Daha açık söyleyelim, yeni sistemde hedefe ulaşabilmek; bazen sıradışı, bazen sıradan ama her durumda koalisyonlarla mümkün olabilecektir.

Nitekim, AK Parti gibi girdiği her seçimden zaferle çıkan, art arda seçim kazanan ve bütün rakiplerine açık ara fark atması normal hale gelen bir parti bile MHP ile ittifak yapmak zorunda kalmıştır. Üstelik seçime tek başına girecek olsa Meclis’te daha avantajlı bir konum kazanacağı belliyken… İki parti sadece ittifak yapmadı aynı zamanda geniş ve politik olarak da neredeyse sınırsız bir ittifak ilan etti. Bu yönüyle Saadet Partisi ile CHP’nin liste ile sınırlı ittifakıyla kıyaslanamaz bile…

***

Bu manzarada AK Parti’nin de Saadet Partisi’nin de ilkesel olarak eleştirilmesi kaçınılmazdır. Ne var ki bu eleştiri ancak eskiden kalma alışkanlıkları temsil eder çünkü bugün artık başkanlık sistemi vardır…

Olumlu tarafından bakılacak olursa yeni sistemim uzlaşmaya, işbirliğine zorlayan bir karakteri vardır. Birbirinin anti tezi olan iki parti; AK Parti ile MHP aynı blokta hareket edebiliyor. Düşünün, AK Parti iktidarları döneminde MHP en ağır muhalefeti yapmış ve bütün seçim beyannamelerinde ve propagandalarında iktidar partisine atıfla “Türkiye, tarihinin en karanlık günlerinden geçiyor” cümlesini tekrarlamıştı. Aynı şekilde AK Parti de MHP’ye şimdi hatırlatılması bile manidar sayılacak cevaplar vermişti. 17/25 Aralık girişimindeki pozisyonları hiç hatırlatmayalım…

Demek ki başkanlık sistemi, geleneği sarsıyor ve siyasi duruşları yeni baştan şekillendiriyor. AK Parti’nin zıddı olan MHP ile ittifak yapması da, Saadet’in tam zıddı olan CHP ile ittifakı da siyaset normalleri haline geliyor.

Yeni dönemin koalisyon tabiatına alışmakta fayda vardır. Biraz temkinli olmak da gerekir. Zira, bugün farklı ittifaklarda saf tutan partilerin yarın yer değiştirip birlikte yeni blok oluşturması da güçlü ihtimaldir.

Listeler ne söylüyor

Milletvekili listeleri güçlü, iddialı ve yüksek seviyeli siyasi profile sahip bir parlamento vaat etmiyor. Partilerin az da olsa şöhret sahibi ve siyaset öncesi kariyere sahip bazı isimlere yer verdiği görülüyor ama toplamda “gümbür gümbür” denilecek listeler olduğu söylenemez. Belki yeni sisteminin tabiatı bunu zorladı. Siyasi kariyer düşünen isimler için artık milletvekilliği önemini yitirdi. Belki de biz beklentiyi yüksek tutuyoruz ve zaten eskiden beri profil böyleydi…

Herkesin kendisini bakan adayı olarak görmesi mümkün olduğu için bazı parlak isimler Meclis’i düşünmemiş olabilir.

Meclis, yetkisi az da olsa çok da olsa sistemin kalbidir. Demokrasinin varlığının ve kalitesinin göstergesidir. Dolayısıyla, meclis çatısı altında gelişecek fikirler, atılacak adımlar ve en önemlisi de siyaset becerisi ülkenin kaderini doğrudan ilgilendirmektedir. Sadece siyaset yapabilmek, yani siyasi vizyon ortaya koymak bile ülke için büyük bir kazanımdır. Seçilecek vekillerin böyle bir sorumluluk ve imkana sahip olduklarını hatırlatalım.

Facebook Yorumları

reklam
18.6.2018
Fırsat maliyeti
15.6.2018
Neyse halin çıksın falin
13.6.2018
Bu kalite kaybını kim tahmin edebilirdi?
11.6.2018
Popülizm bile planlama ister…
8.6.2018
Kutsal olan oy değil, umuttur...
6.6.2018
Siyasi gerilim siyasetsizliktir
5.6.2018
‘Ortak iyi’ diye bir dert var mı?
4.6.2018
Dip dalga
1.6.2018
Türkiye bohem yaşayabilir mi?
31.5.2018
Sır gibi saklanan ikinci adam…
30.5.2018
Gerçek, hamaset kaldırmayacak kadar basit
28.5.2018
Açık artırma değil vizyon lazımdı
23.5.2018
MHP ile AK Parti CHP ile Saadet...
21.5.2018
Ertesi gün İsrail’in hayatında ne değişti?
19.5.2018
Aynı yol aynı sonuç aynı sarmal
16.5.2018
Ba’de harab’ül Kudüs...
14.5.2018
Kudüs’e giden hüzünlü yol
11.5.2018
Seçim beyannamesi
8.5.2018
Herkesin aklındaki soru
7.5.2018
Erdoğan’ın avantajı ve dezavantajı
2.5.2018
‘Ne çok kutuplaştık’
30.4.2018
24 Haziran nasıl tarihi seçim olur?
23.4.2018
24 Haziran çıtayı ne kadar yükseltecek?
20.4.2018
Bakarsınız hayat normale döner
18.4.2018
Bahçeli bu kararı neden tek başına aldı?
16.4.2018
28 Şubat
15.4.2018
Artık, ‘çözüm’ lafı daha çok duyulacak. Esad’sız çözüm
13.4.2018
Füzeler ne için ateşlenecek?
10.4.2018
Suriye yalnızlığı
9.4.2018
Esad kaldığı sürece YPG gitse ne değişir?
6.4.2018
Rusya’yla ne kadar, nereye kadar?
3.4.2018
Tecrübe
28.3.2018
Dünyanın anlayacağı dil
26.3.2018
Güçlü devlet nedir, ne değildir?
20.3.2018
Diplomasinin arkasına askeri güç koymak
16.3.2018
'Yapanın yanına kâr kalıyor dünyası’nın süper gücü
13.3.2018
Boş ya da dolu konuşmak
12.3.2018
Güncelleme değil özgürleşme
7.3.2018
KARAR
6.3.2018
Şimdi sırası mı?
5.3.2018
Gelecekten biraz insaf umuyorsak
2.3.2018
Afrin ve asıl Afrin sonrası
28.2.2018
28 Şubat neyi anlatıyor?
26.2.2018
Esad’ın elini sıkmak mı?
23.2.2018
Mesai ne kadar ağır olursa olsun...
20.2.2018
Tekrar tekrar karılan kartlar
19.2.2018
Akıl ve diyaloğun sayısız faydaları
16.2.2018
İnşallah sadece dikkat dağınıklığıdır
13.2.2018
Geri dönüşsüz yollar
12.2.2018
Suriye’de başta ne vardı şimdi ne var?
9.2.2018
Harekatın bir adım sonrası şimdiden bir adım önde
6.2.2018
Ev sahibi
5.2.2018
Daha fazla seçenek daha fazla güvenlik
31.1.2018
Zeytin Dalı
29.1.2018
Harekatı konuşmak
26.1.2018
Afrin harekatının bugünü ve yarını
23.1.2018
Fırsat döneminin düzeltme harekatı
22.1.2018
Bugünü ve yarını düşünen bir harekat
17.1.2018
Elde kalan tek seçenek
16.1.2018
ABD ne yapıyor ne demek istiyor?
12.1.2018
O kavramların imtiyazına son verme vaktidir
9.1.2018
Dünyaya güçlü bir mesaj
8.1.2018
Bir karar verme zamanı...
3.1.2018
İran’ın derdi ve dermanı
1.1.2018
Tarih bir daha tekerrür ederse ayıp olacak
27.12.2017
Kırmızı çizgi
26.12.2017
Tartışmanın konuşmanın itirazın faydaları
25.12.2017
Kudüs’ten Ankara’ya
22.12.2017
Tarih bugüne merhamet eder mi?
20.12.2017
‘Ali kötüydü, Veli iyi’ dönemi bitti mi bari?
19.12.2017
Küresel düzensizlik bölgesel fatura
18.12.2017
Küresel itibardan düşen pay
15.12.2017
Artık bir Filistin müzakere teşkilatı gerekiyor
12.12.2017
Herkes payını alıp gittiğinde
11.12.2017
Madem gücü gücü yetene.
8.12.2017
Boş kaleye gol
5.12.2017
Sessiz ve derin bir uyku
4.12.2017
İmaj
1.12.2017
Sarraf
28.11.2017
Mesele Sarraf dosyası mı?
27.11.2017
Atamayana atarlar
24.11.2017
Biri bile olamazdı şimdi ikisine de mi evet diyeceğiz?
21.11.2017
Bir fikrin değil fikrin sonuna doğru
17.11.2017
Spekülatif diplomasinin sunduğu imkanlar
15.11.2017
Sisifos’un kayası birkaç kez yuvarlansa da...
14.11.2017
Suriye’de en zor aşamaya geldik
13.11.2017
Seçimlerin seçimine doğru
30.10.2017
Millet ne kadar estetikse devlet de o kadar
27.10.2017
O teoriyi gözden geçirmenin vakti geldi galiba
26.10.2017
Obez devlet obezleşen sorunlar
25.10.2017
Obez devlet obezleşen sorunlar
23.10.2017
Dilimize dolanan bir beste bile yok
20.10.2017
Coşkulu komplo çaresiz makuliyet
17.10.2017
Semboller ve gerçekler
14.10.2017
Vize yasağı kalkar kalkmasına da
10.10.2017
Vize
9.10.2017
Ya hep ya hiç seçimi
6.10.2017
Koltuğu boşaltmanın en doğru yolu
3.10.2017
En azından bir ertesi gün planı...
3.10.2017
Bekleyin geliyoruz…
29.9.2017
Bilek gücü
26.9.2017
Pazartesi ve sonrası
22.9.2017
Baştan yanlış iliklenen bir düğme
15.9.2017
Gele gele buraya geldik, öyle mi?
13.9.2017
Bir karar verelim artık
12.9.2017
Çözemediğimiz büyük meselelerin bilmem kaçıncı yıldönümü
1.9.2017
Bayramın trajediyle bitmeyen imtihanı
30.8.2017
Biz isyan ederken dünya uyuyor mu?
25.8.2017
Atlet, gömlek, devlet
23.8.2017
Erdoğan’ın kredisi ve imkanları
22.8.2017
Bir basit soru
19.8.2017
Terör dünyası
15.8.2017
Türkiye neden ‘seçim malzemesi’ oluyor?
11.8.2017
Yüzde 50+1 artı yeni bir öykü
8.8.2017
Nerede durulacağını bilmek
2.8.2017
15 Temmuz’un selası’na selam
29.7.2017
Basit ama gerçek
26.7.2017
Dedektör
24.7.2017
Müfredat
22.7.2017
Almanya
19.7.2017
Mecalsiz söz, kudretli racon
18.7.2017
Bir yıl sonra Köprü’den Çengelköy’e
15.7.2017
15 Temmuz’un mirası
12.7.2017
Suriyeli dilsizlerin dili olmak
11.7.2017
15 Temmuz’un hesabını gerçekten sormak için
10.7.2017
15 Temmuz’un hesabını gerçekten sormak için
8.7.2017
6 aylık programa hassas bir ilave
4.7.2017
Ertelenemeyecek hamleler
29.6.2017
Dünyadaki FETÖ orada duruyor
25.6.2017
Gerçek olağanüstü hal
23.6.2017
Değişimin mirası
22.6.2017
Değişimin mirası
19.6.2017
Norm
18.6.2017
Stratejik konum demokratik konum
14.6.2017
Stratejik konum demokratik konum
13.6.2017
Onarım
9.6.2017
Trump gerçeğini anlama dersleri
7.6.2017
Madem dost kazanma politikası bitti...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları