Murat YETKİN



Bookmark and Share

Siyasetteki ve medyadaki çürüme kol kola yayılıyor


21.01.2021 - Bu Yazı 654 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Radyo-TV Gazetecileri Derneğinin “Medya Oscarları” töreninde ödül dağıtırken görülüyor. Şimdi bir de Erdoğan’la fotoğrafı çıksın diye parayla sponsorluk ödülü ayarlama iddiası tartışılmaya başlandı. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Önce gazete ve televizyon yöneten, gazetelerde köşe ekranlarda program tutan bazılarımızdan söz edeceğim. Onlar ki Hazine ve Maliye Bakanının istifa edişini haber vermeye, sonrasında bir satır yorum yapmaya korktular. Selçuk Özdağ’a, Orhan Uğuroğlu’na yapılan saldırı karşısında, Hürriyet’ten tazminatsız atılan basın emekçilerinin trajedisi, Olay TV’nin baskılara bir ay dayanamayan yayın hayatı karşısında üç maymunu oynadılar. Şimdi Taha Akyol ve Karar gazetesi yazarlarının alenen “uyarılması” karşısında ne yapacaklar dersiniz? Ya da ana muhalefet liderinin basın toplantısının kendilerine hala ana akım deme cüretini gösteren sözde haber kanalları tarafından sansürlenmesi karşısında? Suya sabuna dokunmayan hangi ayrıntıyla top çevirecekler? Şimdi bir de para karşılığı Cumhurbaşkanıyla ödül fotoğrafı ayarlama iddiaları tartışılmaya başlandı. Çürüme budur.
Siyaset ve medyada çürüme, yapılan haksızlıklar, artan saldırılar kadar bunlara sessiz kalmakla da hızlanıyor. Malum medya kuruluşlarında çalışan kira, çocuk okutma, geçim derdindeki basın emekçisi arkadaşlarıma değil sözüm. Sözümün kime olduğunu onlar da her koşulda yerlerini, maaşlarını koruyabilmekle övünenler de biliyorlar. Siyasette çürüme var diyorsak, medyadaki çürüme bunda önemli pay sahibidir.

Bahçeli’nin psikolojik operasyonu

Siyasetteki çürüme bahsine geçmek için Taha Akyol bahsini tamamlamamız lazım. MHP lideri Devlet Bahçeli 18 Ocak’taki tweet dizisinde şunları yazdı:” Taha Akyol MHP’yi bilir, tavsiyem mezkûr (bahsedilen) sipariş üzerine yazan isimlerle birlikte Serok Ahmet’e bizi acilen anlatmasıdır.” Bahçeli, Akyol’un 12 Eylül 1980 askeri darbesi öncesinde MHP yönetiminde yer almasına ve MHP yayın organı Hergün gazetesinin yayın yönetmeni olmasına gönderme yapmaktadır. Akyol 19 Ocak’ta “Eli sopalı adamlarım yok, kalemim var” diye yazdı.
Bahçeli’nin “Serok Ahmet” diye andığı kişi Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’dur. Bahçeli, Davutoğlu henüz AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan iken yaptığı bir konuşmada “Bizim için ‘Serok Ahmet’ diyorlar. Sağolun” demesine atıfta bulunuyor. Kast ettiği ise “Serok”, yani Kürtçe “Başkan” sıfatının PKK’lıların tarafından Abdullah Öcalan için kullanılmasıdır. Dolayısıyla Bahçeli, tıpkı Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan gibi, yani Cumhur İttifakına muhalefet eden her partinin HDP’yle ve dolayısıyla PKK ile işbirliği yaptığı iddiasını hatırlatıyor.

Basın üzerinden Erdoğan’a mesajlar

Bahçeli’nin siyasette gerginliğe yol açan birkaç ay önceki çıkışı Erdoğan’ın reform gerekliliğinden söz etmesi üzerine olmuştu. Hukuk reformu konusunda Osman Kavala ve HDP’li Selahattin Demirtaş’tan söz eden Bülent Arınç’a TBMM konuşmasında hakaret ederek eleştirdi; Erdoğan, Arınç’ı tasfiye etti. Eş zamanlı olarak Alaattin Çakıcı’nın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret ve tehdit etmesine arka çıktı. Erdoğan sesini çıkarmadı.
Son furya ise biz dizi gelişmeyle tetiklenmiş görünüyor. Erdoğan 5 Ocak’ta Bahçeli’ye Avrupa Birliği ile yakınlaşmanın ekonomik bakımdan da zorunlu olduğunu ve reform taleplerini anlattı. 7 Ocak’ta Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’le görüştü. (*) AK Parti etkisindeki medya Erdoğan’ın Cumhur İttifakını genişletmek istediğini yorumunda bulundu. Millî Görüşü en yakından izleyen gazeteci Fehmi Çalmuk ise Asiltürk’ün Erdoğan’a MHP sıkıntısını ilettiğini yazdı. Bunları Erdoğan’ın 12 Ocak’ta AB Büyükelçilerine reform sözü vermesi izledi.
Bahçeli’nin salvoları da 14 Ocak’ta başladı.
Bahçeli, MHP’yi HDP tutumu üzerinden tartışan gazeteciler Deniz Zeyrek, İsmail Saymaz, Veyis Ateş ve yorumcu İbrahim Uslu’yu “uyardığı” 14 Ocak tweet dizisinde, Cumhur İttifakını bozmayı “hiçbir şart altında” aklına bile getirmediğini söyleyiverdi.

“Hiçbir şart altında” ya da “Her ne pahasına”

Aynı gün Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu saldırıya uğradığı için bu sözler amaçlanan yankıyı bulamadı. Özdağ, bir gün önce Uğuroğlu’na verdiği mülakatta, Bahçeli’nin daha sonra Fethullahçı komplo bulunarak düşürülen 15-25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmalarını başta desteklediğini söylemişti. Özdağ ve Davutoğlu, saldırılar nedeniyle MHP’yi işaret ediyorlardı. Davutoğlu, 17 Ocak’ta Karar TV’de şunları söyledi:
• “Türkiye ve Erdoğan, şu anda 28 Şubatçıların vesayeti altında. (…) Bundan sonraki ilk aşamada Erdoğan da tasfiye edilecek ve muhafazakarların bir daha başı dik dolaşamayacakları tarzda otoriter rejim kurulacak”
Bahçeli 18 Ocak’taki tweet dizisini işte bu program sonrasında yayınladı.
Aynı gün, Kılıçdaroğlu, Davutoğlu’nu İstanbul İl Başkanlığında ziyaret etti. Sonrasında artık CNNTürk, NTV ve HaberTürk tarafından da verilmeyen, Kılıçdarıoğlu’nun bu ziyaret sonrasında Davutoğlu ile ortak basın toplantısıydı. Verilseydi, bu kanalların izleyicileri de “iktidardan gitmemek için her şeyi yapabilirler” sözlerini duymuş olacaklardı.

Çürüme bulaşıcıdır

Sıradan siyasi eleştirileri ağır hakaret davalarıyla susturmaya çalışmaktan cezasız kalan “dokunan yanar” atmosferine dek muhalefeti yasal ya da yasadışı şiddetle sindirme gayretleri sadece siyasette çürüme işaretleri olmakla kalmıyor. “Ne pahasına olursa olsun” gibi, “hiçbir şart altında” gibi ifadeler siyasetteki gerilimin nerelere dek tırmanacağını gösteriyor. Hem Kılıçdaroğlu hem İYİ Parti lideri Meral Akşener 12 Eylül askeri darbesi öncesini hatırlatarak aynı filmi görmek istemediğimizi söylüyorlar.
Dış politikadaki riskler bu atmosferi körüklüyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar çelişkiler üzerine kurulu dış politikanın amacına ulaştığı, normalleşmeye başlama zamanının geldiği yolunda imalarda bulunuyorlar. Ama o alanda iç engeller var. Ya Bahçeli o alanda da frenleyici etkisini gösteriyor, ya da AK Partinin psikolojik propaganda ekipleri MHP’den kaynaklanmayan blokajları da öyle göstermeye çalışıyorlar.
Süreçler şeffaf olmadığı için tam göremiyoruz. Haber merkezleri işlerini daha iyi yapsalar, belki daha çok görebileceğiz. Ama olmuyor, görüyorsunuz. Siyaset ve medyadaki çürüme kol kola gidiyor, mutlu beraberliklerinin ilelebet süreceği umuduyla.

 

Kutuplaşma Cumhur İttifakına da sıçradı: neler oluyor?

Dünya dönüşüm ve değişim sürecindeyken Türkiye de Cumhur İttifakı da bundan etkileniyor. Erdoğan’ın Milli Görüş ve Erbakan, Bahçeli’nin Ülkücülük ve Türkeş’e vurgu yapmaya başlaması rastlantı değil. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Gerek Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Tayyip Erdoğan gerek MHP lideri Devlet Bahçeli her fırsatta Cumhur İttifakının dimdik ayakta olduğunu vurguluyor. Cumhur İttifakının 2023 seçimlerini de kazanacağı inancını tekrarlıyorlar.
Oysa 2020’nin son aylarından itibaren tanık olduğumuz bir dizi gelişmeye Ankara’nın kapalı kapılarını biraz aralayarak baktığımızda Cumhur İttifakı içinde işlerin örneğin 2018 seçimleri, ya da 2019 seçimlerindeki kadar rahat olmadığını görülebiliyor.
Bu rahatsızlığı elbette uluslararası gelişmelerden kaynaklanan boyutları var. Bugün, 20 Ocak’ta askerlerin gölgesinde Beyaz Saray’a yerleşecek olan Joe Biden döneminin Türkiye üzerindeki, Erdoğan üzerinde artması muhtemel baskısına birazdan geleceğiz. Ama bu rahatsızlığın iç nedenleri de var. Sadece ekonomik sıkıntılardan kaynaklanan bir darboğaz değil bu, daha çok siyasi ve ideolojik özelliği var. Cumhur İttifakında bir kimlik sorunu da baş göstermiş görünüyor.
Sözü uzatmadan konuya girelim.

Erdoğan Erbakan’a, Bahçeli Türkeş’e

Erdoğan’ın Millî Görüş sevdası son haftalarda depreşti. 7 Ocak’ta Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ile görüştü. (*) 19 Ocak’ta da (Merkez Efendi Camii’nde Nur Vergin’in cenaze töreni ardından) yanında yetiştiği siyaset hocası Necmettin Erbakan’ın mezarını ziyaret etti. Bu ziyaret ve fotoğrafları Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca yayınlandı.

Erdoğan, Asiltürk ile görüşmeden iki gün önce, 5 Ocak’ta Cumhur müttefiki Bahçeli’yi evinde ziyaret etmişti; bir hafta içinde üçüncü görüşmeleriydi. Reformların görüşüldüğü duyuruldu. Bahçeli’nin hukuk reformunun kapsamına itirazları biliniyordu. Bülent Arınç, reform kapsamında Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’dan söz edince, Bahçeli’nin baskısıyla Erdoğan tarafından tasfiye edilmişti.
Erdoğan’ın AB ile -temel olarak ekonomik nedenlerle- uzlaşma zemini aradığı dönemde Millî Görüş köklerine vurgu yapmaya başlaması, AK Parti içinde MHP’nin iktidar ortağı gibi davranmasından duyulan rahatsızlığı da dengeleyebilirdi. Bahçeli de safları sıklaştıracak hamleleri artırdı. Erdoğan’ın Erbakan’ın mirasına sarılmasına karşı Bahçeli de Alparslan Türkeş’in mirasını öne çıkarmaya başladı.

#ÜlküOcakları kampanyasının anlamı

Son günlerde sosyal medyada açılan #ÜlküOcakları etiketi açıldı.
Bu etiket, Bahçeli’nin 14 Ocak hamlesinin ardından açıldı. Bahçeli 14 Ocak’ta yalnızca bazı gazetecileri MHP’nin AK Parti’yi HDP’nin kapatılması üzerinden sıkıştırdığını tartışmaları nedeniyle hedefe koymakla kalmadı. Aynı zamanda, -pek dikkat çekmeyen- “14 Talep” de yayınladı. Bu talepler arasında seçim ve siyasi partiler yasalarının değiştirilmesi koşullarından, HDP’nin engellenmesi ve siyasi anketlerin zapturapta alınmasına dek değişen maddeler vardı. Bahçeli bu talepleri Erdoğan’ın 12 Ocak’ta Ankara’daki AB Büyükelçilerine reform sözü vermesi ardından yayınlamıştı; taleplerin muhatabı Erdoğan idi. Yine aynı gün bir siyasetçi, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu saldırıya uğradı. Uğuroğlu bir gün önce ülkücü kökenli Özdağ’ın Bahçeli’yi eleştirdiği bir mülakat yayınlamıştı.
Bahçeli 18 Ocak’ta da bu defa Ahmet Davutoğlu’nun saldırılardan Bahçeli’yi sorumlu tutan ve Erdoğan’ı “28 Şubatçılarca tasfiye edileceği” iddiasıyla uyaran mülakat yapan Taha Akyol’u hedef aldı. Akyol 12 Eylül 1980 askeri darbesi öncesi MHP yönetimindeydi.

Bahçeli’nin MHP dışındaki ülkücüler sorunu

Daha önce benzeri saldırılarda yaralanan gazeteciler Ahmet Takan, Yavuz Selim Demirağ ve Sabahattin Önkibar da ülkücü kökenden geliyordu.
Saflardan ayrılanların başına neler geleceği mi sergilenmek isteniyordu?
İşte #ÜlküOcakları etiketi o günlerde aynı zamanda, tam da Ülkü Ocaklarının bazı AB ülkelerinde yasa dışı ilan edilmeye başlandığı bir sırada açıldı. Etiket altında, MHP gençlik örgütü olan Ülkü Ocaklarının, partinin kurucu başkanı Alparslan Türkeş’in “emaneti” olduğu Bahçeli’nin video kayıtlarıyla özellikle vurgulanıyor. MHP kimliğinin AK Parti ya da başka kimliklerle “karışmasının” önüne geçme çabası da göze çarpıyor.
Büyük ölçüde MHP’den kopanlarca kurulan İYİ Parti, CHP ile Millet İttifakı içinde kaldığı müddetçe Bahçeli açısından o kadar sorun olmazdı. Ama Meral Akşener’in Erdoğan tarafından Bahçeli’nin yerine müttefik olarak görüldüğü yolundaki yorumların AK Parti çizgisindeki medyada çıkmaya başlaması farklıydı. Üstelik şimdi Gelecek Partisi, Deva Partisi, Demokrat Parti hatta CHP içinde de eski MHP’li, ülkücü kadrolar görülmeye başlamıştı. CHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Mansur Yavaş vardı örneğin.

Türkeş ve “azgın milliyetçilik”

Aslında ayrılmaların Bahçeli’nin Erdoğan’a sıkı muhalefet yaptığı dönemde AK Parti’ye geçen Tuğrul Türkeş ile başladığı söylenebilir. Türkeş, MHP tabanına, AK Parti ile iş birliği yapılırsa devlet yönetiminde etkili olunabileceğini, devlet kadrolarından belediye imkânlarına dek ülkücülerin yararına işler yapılabileceğini göstermiş oldu. Bahçeli’nin Cumhur İttifakına doğru rota değişikliği 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişiminin öncesinde 7 Haziran 2015 seçimlerinde HDP’nin yükselişini görmesi ve devlet yönetimine girme niyetini Erdoğan’la başkanlık sistemi tartışması başlatmasıyladır. Tuğrul Türkeş o süreçte önemli bir unsur olmuştur.
Türkeş, sonradan özel olarak son tehdit-saldırı kampanyasını kast etmediğini vurguladığı bir makale yayınladı. Gerçekten de saldırının hemen üzerine yazılmışa benzemiyordu ama kendi deyişiyle “iyi denk gelmişti”. Makale “Azgın milliyetçilik: 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde Dünya ve Türkiye’deki gelişmeler üzerine” başlığını taşıyordu. Türkeş makalesinde “azgın milliyetçilik” kavramının yanı sıra “iyi milliyetçilik” ve “kötü milliyetçilik” tanımları da getiriyordu. İlkine örnek olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü, ikincisine örnek olarak da Adolf Hitler’i veriyordu. “Maalesef ki” diyordu Türkeş, “Türkiye’de de bu tip hamaset eksenli bir milliyetçiliğin (…) sosyolojik tabanda kök salmaya yakın olabileceği tehlikesini görüyorum.”

Asıl sarsıntı ideolojik zeminde

Tuğrul Türkeş, “azgın milliyetçilik” tanımı üzerine şu saptamada da bulunuyor: “İçi tamamıyla boş, programsız ve dolayısıyla da “Tarihin Davetine” icabet edebilecek olgunluktan çok uzak bu formatın çağa yön vermek şöyle dursun çağı yakalaması bile mümkün değildir.”
Bu tanım, Meral Akşener’in “lümpen milliyetçilik” tanımıyla dışlamak istediği yaklaşımla benzeşmektedir.
Türkeş’in söz ettiği tarihin daveti, dünyanın 21’inci yüzyılın başında karşı karşıya kaldığı değişim ve dönüşüm rüzgarıdır. Önce Çin’in önlenemeyen yükselişi, sonra kovit salgını, insanlığı tarihin akışında yeni bir dönemece getirmiş görünmektedir. Dünyanın en büyük ekonomik ve askeri gücü ABD’nin geçirmekte olduğu sarsıntılar bunun açık göstergesidir.
Joe Biden’ın yönetimi sadece ABD için değil, uluslararası siyasi ve ekonomik sistem için de bir sınav olacak. Dönüşüm ve değişim kaçınılmaz görünüyor. Dönüşüm ister istemez Türkiye’yi de etkileyecek, Türkiye’yi yöneten Cumhur İttifakını da.
Erdoğan’ın Milli Görüş ve AB eğilimini, Bahçeli’nin de hamasî milliyetçilik eğilimini böyle bir dönemde öne çıkarmaya başlaması rastlantı sayılamaz. Cumhur İttifakındaki asıl sarsıntı ve dönüşüm sancısı ideolojik zeminde, kimlik sorununda yoğunlaşıyor.

(*) Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir gün önce de Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile görüştüğü yolunda bir ifade yanlışlıkla yazının erken yayımında yer almıştır. Düzeltir, özür dilerim. (Güncelleme 20 Ocak 2021, 17:22)

 

Biden’ın ilk icraatı ne oldu? İlk Türkiye icraatı ne olacak?

Yeni ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris, çalkantılı günlerden sonra 20 Ocak’ta yemin edip göreve başladı. (Foto: Beyaz Saray)

Joe Biden, Donald Trump’ın Beyaz Saray’ı devir teslim törenine katılmadan terk etmesinden birkaç saat sonra düzenlenen törenle ABD’nin 46’ıncı başkanı olarak göreve başladı. Trump yanlılarının askeri sokağa döken Kongre baskınına rağmen Biden sakindi ve sakin bir konuşma yaptı. Belki en köşeli ifadesi beyaz ırkçılığını terörizm sayarak mücadele sözü vermesiydi. Ülke tarihin seçilen ilk kadın ve ilk siyah Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in sıkıntılarla büyümüş bir göçmen çocuğu olarak yemin ederken gizleyemediği sevinci görmeye değerdi. Biden’ın ilk icraatı ise yemin töreninin bitmesinden birkaç dakika sonra geldi.
Biden çalışma masasına oturdu ve birbiri ardına dosyaları imzalamaya başladı. İlk imzası, Trump’ın Meksika sınırına ördüğü duvarın inşaatını durdurmak oldu. İkinci imzasında Trump’ın Müslüman ülkelerden seyahat yasağını kaldırdı. Üçüncü imzasıyla Trump’ın çıktığı Paris İklim Anlaşmasına döndü. Devamında ABD’yi Dünya Sağlık Örgütüne döndürdü, kovitle mücadele planını güncelledi, hükümet kuruluşlarında ırk ve cinsiyet eşitliğinin sağlanması için iki kararname imzaladı ve Trump’ın son dakikada aldığı bütün kararları durdurdu.

Dış politikaya tek cümleyle değindi

Biden’ın 17 maddelik ilk icraat listesinin ağırlık noktaları kamu sağlığı, çevre sağlığı ve toplumda birlik duygusunu pekiştirmeye yönelik adımlardı. Seçim kampanyasında ilk hedefini ABD’de demokrasiyi “yenilemek”, güncellemek olarak belirlemişti. Konuşmasında “Demokrasinin ne kadar önemli olduğunu anladık” dedi Kongre baskınını hatırlatarak.
Dünyanın hemen her ülkesinde Biden’ın yemin töreni konuşmasını izleyenler ABD dış politikasına dair bir şeyler de duymak istiyordu. Ancak Biden’ın konuşmasında dış politikaya doğrudan değinen tek mesaj vardı: “İttifaklarımızı tamir edeceğiz”.
Bu aslında yoğun bir mesajdı. Biden’ın Çin ve Rusya ile mücadelesinde hem Avrupa-Orta Doğu hem de Pasifik-Asya bölgesinde Trump’ın küstürdüğü müttefiklerini yeniden kazanmayı amaçladığı anlaşılıyordu. Asya-Pasifik bölgesinde ASEAN ittifakı var; ABD’nin o bölgedeki kilit müttefikleri ise Japonya, Güney Kore ve Avustralya. Yarı Hinti (yarı Jamaikalı) olan Harris, Hindistan ile daha yakın bağ kurmaya çalışacaktır. Biden’ın öteden beri asıl olarak “Avrupacı” olduğu bir sır değil Avrupa deyince ise akla gelen NATO ittifakı.

Türkiye resmin neresinde?

Türkiye Biden’ın strateji haritasında NATO üyesi olarak yer tutuyor. Yeni ABD yönetimi, her fırsatta NATO’yu ve Avrupalı müttefikleri küçümseyen Trump’ın aksine Biden’ın NATO ile ilişkileri güçlendirmek istediği biliniyor. NATO, İkinci Dünya Savaşı sonrası Sovyetler Birliğine karşı kurulmuştu. Türkiye’de 1952’de Yunanistan ile birlikte Sovyetlerin Akdeniz’e inmesini engellemek amacıyla NATO’ya alınmıştı. Sovyetler 1992 başında resmen dağıldı ama NATO için asıl hasım hep Rusya olarak kaldı.
Türkiye hâlâ bölgesinde Rusya’ya karşı denge unsuru sayılıyor. Suriye, Libya, Azerbaycan ve Karadeniz-Ukrayna örneklerine bu açıdan bakmak mümkün. Öte yandan Türkiye, Rusya ile yakın işbirliği de sergiliyor. ABD Kongresi Türkiye’yi de Rusya’dan S-400 hava savunma füzeleri aldığı için CAATSA yaptırımları kapsamına aldı. En büyük yaptırım Türkiye’nin de ortak üreticisi olduğu F-35 savaş uçakları programından çıkarıp parası ödenmiş jetlere el koymasıydı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Biden’ın Trump döneminde başlayan yaptırımları silah olarak kullanmaya devam edeceğini düşünmesi doğal.

Sıkıntılı günler önümüzde

Ankara savunma pozisyonu almış durumda. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın geçenlerde “F-35 programına dönmek istiyoruz, ama S-400’leri geri veremeyiz” diyerek yeni ABD yönetimin Türkiye’yi anlamasını istemesi sıkıntının boyutlarını gösteriyor.
Öte yandan Biden’ın ekibindeki çoğu kilit üye Türkiye’yi yakından tanıyor, çoğunun Türkiye’ye sempati beslediği söylenemese de. Aslında Biden’ın kendisi de öyle. Dışişleri Bakanı Tony Blinken daha göreve başlamadan “Türkiye sözde stratejik ortak” diyerek elini açtı. Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Savunma Bakanı Lloyd Austin, Orta Doğu ve Kuzey Afrike Özel Temsilcisi Brett McGurk Türkiye’ye, özellikle de Erdoğan yönetimine önyargıyla bakan kabine üyeleri.
En büyük sorunlardan biri yönetim anlayışı ve çalışma yöntemi konusunda çıkacak gibi görünüyor. Erdoğan bütün kilit konuların liderler düzeyinde ele alınmasını, doğrudan kendisine getirilmesini istiyor. Biden ise kurumlar devletine inandığını söylüyor, bakanlarına, kilit ekip üyelerine inisiyatif vereceği anlaşılıyor. Hem S-400/F-35 konusu hem de bu çalışma anlayışı farkı, Türkiye’yi ABD ile ilişkilerde zor günlerin beklediğini gösteriyor.
Biden’ın Türkiye’ye ilişkin ilk icraatının, NATO’yu da ilgilendiren bu hassas meselede S-400/F-35 meselesinde olması sürpriz sayılmayacak.
Yeni bir dönem başlıyor.

Facebook Yorumları

reklam
5.03.2021
Siyaseti boşuna meşgul eden iki buçuk çıkmaz senaryo
3.03.2021
Bir mektup daha: Kongre’den Biden’a Türkiye baskısı
2.03.2021
Yeni insan hakları paketi açılıyor: dostlar alışverişte görsün
28.02.2021
Hitler son nutkunda ‘zafer bizim’ diyordu; fena yanılıyordu
27.02.2021
CHP’ye işte böyle isimler, etkili muhalefet yapmak lazım
26.02.2021
AK Parti ilk defa savunma pozisyonuna geçiyor
23.02.2021
AK Parti’nin Berat Albayrak açmazı: yine, yeni, yeniden mi?
21.02.2021
Yanlış olan uzaya çıkma, aya gitme hedefi değil
19.02.2021
Erdoğan’ın İletişim Başkanlığınca dahi sansürlenen sözleri
17.02.2021
13 şehit soruları: harekâtın amacı neydi, sorumlusu kim?
16.02.2021
Gara’da 13 tutsak şehit: neler oldu?
14.02.2021
Babacan ve Davutoğlu konuştukça kara kutular açılabilir
10.02.2021
AK Parti’den CHP’ye siyasi partilerde iç gerilim artıyor
8.02.2021
İşte Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a yeni Anayasa yanıtı
6.02.2021
Erdoğan “Geleceğimiz Avrupa’da” diyor ama kim inanıyor?
5.02.2021
Cumhurbaşkanına göre yönettiği ülkenin yarısı terörist
3.02.2021
Bir yanda Boğaziçi baskını, bir yanda yeni Anayasa vaadi
2.02.2021
Oğuzhan Asiltürk’ten Muharrem İnce’ye öncü sarsıntılar
1.02.2021
Sermayenin Erdoğan’la dansı: figürler zarif ama müzik sert
31.01.2021
CHP’de huzursuzluk: sorun sadece Muharrem İnce değil
28.01.2021
Okullar hemen açılsın, bir nesli kaybediyoruz
27.01.2021
Karşı çıkan herkesi susturarak, kapı dışarı ederek…
26.01.2021
Uğur Mumcu Cinayeti: Güldal Mumcu maalesef hala haklı
25.01.2021
Ankara’da neler oluyor? Cumhur İttifakında neyin sancısı?
21.01.2021
Siyasetteki ve medyadaki çürüme kol kola yayılıyor
16.01.2021
Gazeteci ve siyasetçi saldırıları günlerine mi dönüyoruz?
13.01.2021
AB bu defa Erdoğan’a inanmak istiyor. Gerçekten.
12.01.2021
En önemli sorun enflasyon, çözüm bulmak Erdoğan’ın işi
8.01.2021
ABD’de isyan: seçimle gelen seçimle gitmek istemeyince
7.01.2021
ABD’de Trump yanlısı protestocular Kongre binasını bastı
3.01.2021
Akşener’in Erdoğan’a çıkışı yenir yutulur cinsten değil
2.01.2021
2020 Türkiye: yılsonu bilançosu
31.12.2020
Kavala’nın tahliyesi AB ile yeni sayfa açacaktı, öyle mi?
28.12.2020
Türkiye 2020: bir bağımsız medya girişiminin çöküşü
27.12.2020
Babacan: çözüm üretemiyor, Haftanın Düşmanı üretiyorlar
25.12.2020
Erdoğan’ın artan asabiyeti ve Ankara’da gergin bekleyiş
23.12.2020
Duyurulmayan bir eroin operasyonu ve bir Veysel Filiz
22.12.2020
Çürümenin sıradanlaşması ve Kızıl Ölümün Maskesi
11.12.2020
Erdoğan: Azerbaycan zaferi bölgede yeni dönem açıyor
10.12.2020
Erdoğan, Bahçeli, Hisarcıklıoğlu ittifakı ve zor dönemeç
6.12.2020
Erdoğan’ı kim sabote etmeye çalışıyor acaba?
5.12.2020
Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun can güvenliğini önemsemeli
4.12.2020
ABD ve NATO ile yaklaşan büyük fırtına
30.11.2020
Kırk yıldır bitmeyen ASALA iddiası ve ASALA gerçeği
28.11.2020
Ankara’da iki cephede iki senaryo belirginleşiyor
27.11.2020
Gerçeklere teslim olunmaya korona salgınıyla başlandı
25.11.2020
Bahçeli: Kılıçdaroğlu hedefinde ama görmediği bir şey var
24.11.2020
Mesele sadece Arınç değil ki, Erdoğan vesayet altında
23.11.2020
Yönetimde dağınıklık had safhada, Erdoğan’ın işi zor
18.11.2020
Salgın: “İnsanları mağdur etmeden 3-4 hafta kapanma şart”
16.11.2020
Bürokraside gergin bekleyiş: kim gidecek, kim kalacak?
11.11.2020
Erdoğan’ın önünde iki kritik tarih: 14 ve 19 Kasım
9.11.2020
İşte Albayrak’ın istifa depremi ve perde arkası
7.11.2020
Merkez Bankası: bir kuzu daha gitti, yenisi geldi
5.11.2020
Trump ABD seçimlerini İstanbul seçimlerine çevirdi
4.11.2020
Ankara’da sürpriz gelişme: Erdoğan, Biden’a hazır
2.11.2020
Joe Biden 12 Eylül darbesi öncesinde Ankara’daydı
28.10.2020
29 Ekim yasağı, Fransa boykotu ve dolara hücum
24.10.2020
ABD’den Türkiye’ye güvenlik uyarısı: terör saldırısı
22.10.2020
On puanlık soru: CHP nasıl iktidar olur?
21.10.2020
Erdoğan hükümeti yeni Covid önlemi almak zorunda
19.10.2020
Müzakere yorgunu Kıbrıs Türkleri Ersin Tatar dedi
16.10.2020
Babacan: Erdoğan süresini uzatmak için erken seçime gidebilir
15.10.2020
Yüksek mahkemenin yüksek sayılmadığı ülkemiz
14.10.2020
Muhalefet değişmeden iktidar değişir mi?
10.10.2020
AB’nin yok saydığı Kıbrıs Türklerinin zorlu seçimi
9.10.2020
Akredite cemaatler kavgası ve dökülen kirli çamaşırlar
2.10.2020
AB Türkiye’yi tartışırken Meclis ne gündemle açılıyor?
29.09.2020
Ermenistan ateşle oynuyor, Azerbaycan üstün görünüyor
27.09.2020
HDP: neler oluyor, sırada parti kapatma mı var?
25.09.2020
Yunanistan ve AB ile uzlaşma ekonomiye nefes aldırabilir
22.09.2020
Bir hâkim, bir savcı, Bir Düğün Gecesi ve kuvvetler ayrılığı
16.09.2020
Trump: Erdoğan’a “korkunç” diyorlar ama benim aram iyi
15.09.2020
Erdoğan’ın en büyük şansı Macron
14.09.2020
Askerler 12 Eylül’de sola vurdu, siyasi İslâmın yolunu açtı
13.09.2020
İşler Ankara’nın kontrolünden çıkmak üzere
8.09.2020
Gündem saptırma oyununda idam cezası tuzağı
5.09.2020
Yunanistan’la savaş çıkmıyor, meraklılarına duyurulur
1.09.2020
Yunanistan’la savaşmayız da Covid’le savaş iyi gitmiyor
31.08.2020
Zaferden 98 yıl sonra yanıtını arayan kritik soru
30.08.2020
Akşener, cumhurbaşkanlığı ve “Devlet Abla” duruşu
30.08.2020
30 Ağustos’ta Dumlupınar’da olacak, Atatürk’ü anacak mı?
27.08.2020
Yunanistan şimdiden Doğu Akdeniz oyununu yitiriyor
25.08.2020
Erdoğan’a halef kim? Albayrak mı, Soylu mu, başkası mı?
22.08.2020
Beş soruda Karadeniz’de doğalgaz gerçekleri
21.08.2020
Erdoğan bir karar vermeli: ya kadınlar ya tarikatlar
18.08.2020
Trump’ın pohpohlaması ve Erdoğan’ın endişesi
17.08.2020
Erdoğan’ın Orta Doğu politikasındaki en büyük açmazı
14.08.2020
Türkiye’nin meselesi Muharrem İnce mi?
11.08.2020
Akşener, İnce ve siyasetin iki yüzlü halleri
9.08.2020
Artılar hep Erdoğan’ın da eksilerden kim sorumlu?
6.08.2020
Siyasetin futbola derin müdahalesi
6.08.2020
Türkiye, istihbarat şeflerinin staj yeri gibi
4.08.2020
AK Parti zemininde beliren üç fay hattı
3.08.2020
Dış politikada bize söylenmeyenler
28.07.2020
Cumhuriyet değerlerine saldırılar ve CHP
27.07.2020
Ayasofya: duada ele alınan kılıç kime çekilecek?
24.07.2020
İşte Erdoğan’dan fesih isteyen İstanbul Sözleşmesi raporu
23.07.2020
Beklediği alkış gelmeyince Erdoğan
22.07.2020
Kadın hakları için erkekler de sesini yükseltmeli
21.07.2020
Bugün kadına şiddet, yarın nafaka, miras hakkı hedefte
20.07.2020
Ve Doğu Cephesi: Ermenistan’a Azerbaycan uyarısı
15.07.2020
Erdoğan aldanmasaydı, 15 Temmuz olmazdı
14.07.2020
HDP seçmeninin CHP ve Millet İttifakına bakışı
12.07.2020
Meral Akşener ne yapıyor, farkında mısınız?
11.07.2020
Ayasofya ibadete açılıyor. Neden şimdi? Sırada ne var?
9.07.2020
İsmailağa Cemaati ister de İstanbul Sözleşmesi kalır mı?
7.07.2020
Medya sürüldüğü dijital gettoda mı susturulacak?
5.07.2020
Erdoğan kadına şiddete karşı attığı imzadan pişman
2.07.2020
Endişe verici gelişmelere topluca bakınca tablo daha vahim
1.07.2020
İktisatçı değilim ama şu kadarını görebiliyorum
30.06.2020
Kılıçdaroğlu: Davul Erdoğan’da tokmak Bahçeli’de
28.06.2020
Yeni bakanlıklar: Erdoğan da “ver kurtul” tuzağında
25.06.2020
Yollar yürümekle aşınmaz Sayın Erdoğan
20.06.2020
AK Parti kendini inkâr ve imha sürecine mi girdi?
19.06.2020
Sürpriz Libya ziyareti: ikinci safha başlıyor
18.06.2020
Erdoğan’ın dış politikasını MHP’liler beğeniyor
16.06.2020
Virüsün canlanmasından HDP yürüyüşüne: kritik hafta
15.06.2020
Davutoğlu: önceliğim düşünce özgürlüğü olacak
12.06.2020
Bekçi Kanunu, İlker Başbuğ, Ergenekon ve Brütüs
11.06.2020
Erdoğan vurdukça CHP’li belediyeler güçleniyor
9.06.2020
Ankara’da sert tartışma: Kılıçdaroğlu, Şentop, Buldan
8.06.2020
Yoksa HDP üyelerine virüs bulaşmıyor mu?
4.06.2020
Bir istihbarat operasyonunun diplomatik perde arkası
3.06.2020
Meclis açılırken Ankara’dan siyasi ve ekonomik görünüm
2.06.2020
Endişe verici gelişmeler: İkinci Ergenekon süreci mi?
30.05.2020
Erdoğan’a iki soru: biri virüs üzerine, diğeri malum
28.05.2020
Menderes ve Bayar: bir 27 Mayıs hikayesi
27.05.2020
Davutoğlu ve Babacan: eleştiri yetmiyor, özeleştiri şart
26.05.2020
Libya raporu: Hafter, destekçilerini üzmeye başladı
25.05.2020
İzmir’deki tehlikeli kışkırtma: arkasında kimler var?
22.05.2020
Ankara’da Erdoğan’dan istediğini alma zamanı mı?
19.05.2020
Ekranlar, gazeteler de yeşil nokta ister. Neden olmasın?
18.05.2020
Artık bilim mi ağır basacak, baskıcı yönetimler mi?
15.05.2020
Cumhur İttifakı stratejik, Millet İttifakı taktik önemde
14.05.2020
İşte otellerden camilere Haziran’da normalleşme takvimi
12.05.2020
Gayrimüslim vatandaşlar hedef gösterilme endişesinde
10.05.2020
Babacan’ın “Tarikata üye misiniz?” sorusuna yanıtı
8.05.2020
Dolarda 7,25 rekoru. Neresi çok önemliydi Sayın Bakan?
6.05.2020
Yoksa Erdoğan Covid-19’dan seçim zaferi mi umuyor?
4.05.2020
İşte 65+ sokağa çıkma, okul ve AVM açılış senaryoları
2.05.2020
S-400 ve tıbbi yardım ABD ile SWAP anlaşması getirir mi
29.04.2020
Sahi, ne oldu o korona öncesi beka meselelerine?
23.04.2020
23 Nisan’a giden yolda Mustafa Kemal ve Payitaht
21.04.2020
“Milletvekillerinin Meclis’e gelmesine kimse engel olamaz”
20.04.2020
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’na hem iyi hem kötü haberler
18.04.2020
Koronavirüs ne zaman kontrol altına alınabilecek?
17.04.2020
Bahçeli: seçimden Çakıcı’ya her istediği olan lider
15.04.2020
En güçlü ikinci adam: istifa sonrası Soylu
13.04.2020
Soylu neden istifa etti, Erdoğan neden reddetti?
12.04.2020
Sokağa çıkma yasağı: krizin arka planı
10.04.2020
Çin’in diplomasi gurusu Fu: Korona bize acı bir ders verdi
8.04.2020
İçişleri Bakanı Soylu: “Acil Durum” yönetimine geçtik
6.04.2020
Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a: Cevap vermeyeceğim, çünkü…
4.04.2020
Akşener: devletin vatandaşa vereceği 550 milyonu yok mu?
3.04.2020
İmamoğlu’dan Soylu’ya: kameralar Bakana yaramıyor
3.04.2020
İstanbul salgın üssüne dönerken Erdoğan neyi bekliyor?
1.04.2020
Cumhurbaşkanı artık bu seslere kulak vermeli
31.03.2020
Virüsü Erdoğan’ın 7 aylık maaşı mı durduracak?
29.03.2020
30 Büyükşehire valiler eliyle korona-yönetimi
12.03.2020
Petrol savaşı, Suudi saray darbesi, Türkiye
9.03.2020
AB ile mülteciler üzerinden yeni anlaşma arayışı başlıyor
6.03.2020
Erdoğan’la Putin 5 saat bunu mu konuştular?
5.03.2020
‘Rusya’yla anlaşıp doğalgazı ucuzlatmak mümkün’
4.03.2020
Arap baharı unutulunca hesaplar Şam’dan döner
2.03.2020
Trump kilit ismi Erdoğan’a gönderiyor
1.03.2020
Rusya’yla gerilim artarken NATO hava desteği vaat ediyor
26.02.2020
Erdoğan-Putin zıtlaşması Suriye görüşmelerini çökertebilir
25.02.2020
Suriye ve Libya şehitleri gölgesinde zor diplomasi
23.02.2020
Kavala davasında aslında neler oldu?
19.02.2020
ABD, YPG’yi uyardı: Türkiye’yle çatışırsanız korumayız
18.02.2020
Türkiye’den geldiğimi duyunca Kavala’yı soruyorlar
14.02.2020
Fethullahçıları devlete CHP mi, “Bay Kemal” mi yerleştirdi?
12.02.2020
Beş şehit haberi Ankara’ya Ruslarla görüşürken geldi(*)
8.02.2020
Erdoğan’ın Van’da 33 ölüm haberine tepkisi ne oldu?
5.02.2020
Suriye’de şehit sayısı artıyor, Rusya ile gerilim
3.02.2020
İmamoğlu’nu bırakın da Erdoğan’a sorulan sorulara bakın
28.01.2020
Merkel’in ziyareti AB’yle ilişkilere yarayacak mı?
24.01.2020
Halkbank ile hatırladık: ABD ile kriz devam ediyor
23.01.2020
Ekonomi ve siyasette dipten gelen dalga
12.01.2020
Libya’da ateşkes: yine Putin, yine Erdoğan’la
7.01.2020
ABD – İran krizi Türkiye’yi nasıl etkiler?
5.01.2020
“AKP ikiz doğuruyor”: Kılıçdaroğlu
31.12.2019
Çölaşan ve Doğru’ya “FETÖ’cü” diyen yargı adalet mi dağıtıyor?
29.12.2019
Rusya: Kanal İstanbul, Montrö’yü değiştirmediği sürece, Türkiye’nin meselesi
26.12.2019
Kanal İstanbul üzerine üç kritik soru
24.12.2019
Laik anayasayı İslami ölçülere uydurma çabası
22.12.2019
Trump imzaladı. Deniz bitti bitiyor. Şimdi ne olacak?
20.12.2019
Libya ikinci Suriye olmamalı
18.12.2019
ABD ile kafa kafaya, tam gaz gidiyoruz
17.12.2019
Mansur Yavaş ve CHP’nin belediyelerde yükselişi
14.12.2019
Gelecek seçim partiler değil, cepheler arasında olacak
12.12.2019
“Kavala bırakılır mı?” derken, Erdoğan, Orhan Pamuk’a terörist dedi
25.11.2019
Kılıçdaroğlu’nun suçu
23.11.2019
Ben o gazetecilerden değilim. Olmayanlar söylesin
14.11.2019
Kabus senaryosu
16.11.2019
Erdoğan-Trump: Bilanço
10.11.2019
Erdoğan’ın büyük üzüntüsü: ilahiyatçılar neden öğretmen olmak istemiyor acaba?
28.10.2019
Bağdadi’nin ölümünde Türkiye’nin rolü ve sonrası
24.10.2019
Suriye’de Putin kazandı, Erdoğan kazandı. Peki, kim kaybetti?
22.10.2019
Güvenli Bölge üzerine 13 güvensiz soru
19.10.2019
ABD Suriye’de Güvenli Bölgeyi nihayet kabul etti ama…
17.10.2019
ABD yaptırımlarının beş muhtemel sonucu
15.10.2019
Erdoğan IŞİD konusunda da söylediğini yaptığını göstermeli
11.10.2019
Suriye harekâtındaki ilk günün tahlili
7.10.2019
Bahçeli’nin Erdoğan’ı çektiği Kılıçdaroğlu tuzağı
5.10.2019
Ankara’da küçük siyasi yer sarsıntılarına hazır olun
2.10.2019
Gazeteci soramaz, bilim insanı söyleyemezken Yargı Reformu
22.09.2019
AK Parti’de neler oluyor? Maklube tartışmasının perde arkası
6.09.2019
İçeride ve dışarıda Erdoğan’ın zor günleri. (*)
6.08.2019
Erdoğan dertlerinin çözümünü Fırat’ın doğusunda görüyor olabilir, peki ya Türkiye?
28.07.2019
Türkiye Rusya’ya bağımlı hale getirilmemeli: Kılıçdaroğlu hükümeti de, ABD’yi de uyarıyor
16.07.2019
94 kuşağı: Fethullahçılar orduda nasıl yükseldi? (*)
10.07.2019
Kılıçdaroğlu ve Akşener, Erdoğan’ı nasıl alt etti?
2.07.2019
Trump ve bir gelişme daha Erdoğan’ı Türk ekonomisinde ciddi bir hasardan kurtardı; ama şimdilik
24.03.2020
Korona-kriz hakkında söylenmeyenler, bilmediklerimiz
24.03.2020
Erdoğan daha neyi bekliyor? İtalya’ya, İran’a dönmeyelim
22.03.2020
Salgına hazırlıklı yakalandığımıza inanan var mı?
20.03.2020
Salgına hazırlıklı yakalandığımıza inanan var mı?
15.07.2019
94 kuşağı: Fethullahçılar orduda nasıl yükseldi? (*)
10.07.2019
Kılıçdaroğlu ve Akşener, Erdoğan’ı nasıl alt etti?
2.07.2019
Trump ve bir gelişme daha Erdoğan’ı Türk ekonomisinde ciddi bir hasardan kurtardı; ama şimdilik
25.06.2019
Erdoğan’ın İmamoğlu’na yenilgisinden çıkan dersler
22.06.2019
Erdoğan-Bahçeli ittifakı seçim kazanmak için Öcalan’dan mı medet umuyor?
17.06.2019
Dağ fare doğurdu; yayın seçim sonucunu etkilemez
27.05.2019
S-400 krizinden çıkışta bir ihtimal daha var
19.05.2019
Atatürk’ün mirası ve Erdoğan Türkiye’si
15.05.2019
Erdoğan zora düştükçe daha da sertleşebilir (*)
14.05.2019
İmamoğlu: İsrafın belgelerini açıklayacağız
9.05.2019
Üçüncü Perde: Erdoğan, İmamoğlu’nun yine kazanacağını anlarsa 23 Haziran’ı engelleyebilir mi?
30.04.2019
AK Parti bünyesinde seçim sarsıntısı göründüğünden daha ciddi
23.4.2019
Asıl tehlikenin farkında mısınız? Ve asıl çıkış yolunun?
8.4.2019
İstanbul seçimine dair son duyumlar ve Türkiye’nin önündeki 8 sıcak gün
6.4.2019
İktidar bağımlılığı / iktidar sarhoşluğu
30.3.2019
Erdoğan Ankara’yı kaybederse: Küçük kıyamet senaryosu
14.2.2019
Artık “ana akım” yok, “baskın medya” var
24.11.20184
Sıcağı sıcağına AK Parti-MHP yorumu: köprüden önceki son çıkış ihtimali
9.11.2018
Seçim sonuçları Trump’ın Türkiye siyasetini nasıl etkileyecek?
29.10.2018
Yalnızca “Yaşasın Cumhuriyet” Demek Yetiyor mu?
20.10.2018
Trump, Salman’a Kaşıkçı’nın bedenine ne olduğunu da soracak mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive