Murat YETKİN



Bookmark and Share

Ankara’da Erdoğan’dan istediğini alma zamanı mı?


22.05.2020 - Bu Yazı 183 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 

Tümamiral Yaycı’nın istifasından son Merkez Bankası atamasına, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istfasının geri aldırılmasına kadar, Ankara’da asıl hareketlilik iktidar safları içinde yaşanıyor. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Ankara’da diyoruz alışkanlıkla ama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan iki aydan fazla zamandır İstanbul’da. Koronavirüs Covid-19 salgınına karşı önlemlerin konuşulduğu 18 Mart Çankaya Köşkü toplantısından bu yana Türkiye’yi İstanbul’dan yönetiyor. Tarabya’daki Huber Köşkü hastalığa karşı daha korunaklı sayılıyor. Dijital teknolojinin yardımıyla, asgari kadroyla yapıyor bunu; Ankara’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay kaleyi tutuyor. Cumhurbaşkanı İstanbul’da ama başkent Ankara ve Ankara’da hareketlilik bitmiyor.
Sadece AK Parti’nin muhalefetle, özellikle de CHP ile arasındaki tartışmalardan söz etmiyorum. Aynı zamanda AK Parti’de, kabine bünyesinde ve genel anlamıyla Cumhur İttifakı çerçevesinde ilginç gelişmeler var Korona kısıtlamalarından bu yana. Bunların bir kısmı ortaya dökülüyor, bir kısmı döküleceği zamanı bekliyor. Ortaya dökülenler ise, tek başlarına ayrı, bir araya gelince ayrı anlama geliyor. İşin ilginç yanı, kendi saflarında sorun çıktıkça Erdoğan’ın muhalefete daha çok yüklenmesi. Siyaset psikolojisiyle uğraşanlar eminim bu durumu, benim “yansıtma” deme kolaycılığından daha derin ifadelerle tanımlayacaklardır.
Bu durum, özellikle Tümamiral Cihat Yaycı’nın, Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanlığından alınıp “Genelkurmay emrine” kızağa çekilmesini onuruna yediremeyerek istifası ardından ortaya çıktı. Son zamanlarda Erdoğan’ın övündüğü Libya-Doğu Akdeniz siyasetinin mimarı olarak görülüyordu. Sadece o da değil, Yaycı adeta yasadışı Fethullahçı örgütlenmeye karşı Erdoğan ve AK Partililerle Ulusalcıların kesişme noktası gibiydi. Bir günde devre dışı kaldı. Hangi günde olduğunu ve neden Yaycı’nın istifasının Ankara’da olan bitenin son (ama sonuncu değil) halkası olduğuna, biraz sonra geleceğim ama önce birkaç hafta geriye gitmemiz gerekiyor.

Soylu’ya istifasının geri aldırılması

Erdoğan kimseye müdanası olan bir siyasetçi olmadığını her fırsatta vurguluyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 12 Nisan’daki istifasına dek Erdoğan’ın verdiği görevden istifa ettiği halde görevine geri dönmesini istediği tek kişi MİT Müsteşarı (şimdi Başkanı) Hakan Fidan olmuştu. Gerçi o işte ihale Fidan’ın AK Parti milletvekili yapmak isteyen (şimdi Gelecek Partisi Genel Başkanı) Ahmet Davutoğlu üzerine kalmıştı.
İstifası öncesinde Soylu’ya yönelik AK Parti içi eleştiriler artmıştı. Çok öne çıkıyordu Soylu. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın kardeşi (ve Sabah grubu yöneticisi) Serhat Albayrak’ın desteklediği Pelikan Grubu’nun Soylu’yu hedef aldığı medyaya yansıyordu. Oysa yapılan (ve sonuçları halka açıklanmayan) bazı anketlerde Soylu’nun AK Parti’de Erdoğan’dan sonra en sevilen isim olduğu görülüyordu. Hatta MHP’liler de seviyordu Soylu’yu. Nitekim daha önce yine (AK Parti içinden) bir aleyhte kampanya sırasında Soylu’ya (ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e) destek vermişti Bahçeli.
Koronavirüs önlemleri arasına sokağa çıkma yasakları da alınınca Soylu (ilk gece ortaya çıkan tablodan kendisinin sorumlu olduğunu söyleyerek) istifa etti. Sokağa çıkma ve seyahat yasaklarının daha bir süre devam edeceği ve bütün yükün İçişleri üzerinde olacağı biliniyordu; kabinede konuşulmuştu. İlk karşı çıkanlardan biri Bahçeli oldu. Ama sadece o da değil, AK Parti ve MHP taraftarları pencerelere çıkarak istifasının kabul edilmemesini istediler Erdoğan’dan. Erdoğan da, üstelik canlı yayında ülkenin Soylu’ya ihtiyacı bulunduğunu, kendisinden çok memnun olduğunu kalmasını istediğini söyledi. Soylu’yu yemek isteyenler kaybetmiş, Soylu güçlenerek yerinde kalmıştı.

Bahçeli’nin jestleri ve sonra…

Mayıs’ın ilk günleri Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı damadı Berat Albayrak için katmerli kâbus gibiydi. Türk Lirası ABD doları karşısında tarihindeki en düşük değere inmiş, birkaç saatliğine de olsa dolar 7,25 lirayı görmüştü. Tam düşüş durdurulup geri çevrilmeye başlamıştı ki, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın “MHP’nin tek başına iktidar zamanı” Tweet’i geldi. Siyasi kulis anında karıştı. Acaba MHP o günlerde yasadışı PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ailesiyle telefonda görüştüğü haberlerinden mi rahatsız olmuştu? Malum, 2012’de diyalog süreci kardeşinin ziyaretiyle başlamıştı. Acaba Cumhur ittifakı çatırdıyor muydu? Neyse ki Bahçeli yangını söndürdü: Yalçın, Bahçeli’nin 2011’de Erdoğan’a muhalefet ederken attığı Tweet’lerden birini tekrarlamıştı. Yanlışlıkla olup olmadığını halen bilmiyoruz ama Bahçeli AK Parti hükümetine övgüsünü ekonomi politikası üzerine kurdu. Albayrak da hemen iltifatlarla karşılık verdi.
Bunun üstüne Bahçeli’nin milletvekillerinin parti değiştirmesini zorlaştırma teklifi geldi. Bahçeli zamanında Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP milletvekili gönderme teklifi üzerine Erdoğan’ın Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu ile sıkıntı yaşamaması için “siyasi jest” yapıyordu.
Birkaç gün sonra, 17 Mayıs Pazar günü Erdoğan’ın 62 numaralı bir cümlelik kararnamesi Resmi Gazetede yayınlandı. Merkez Bankası Meclisine atamalarda devlet üniversitesindeki görevini bırakma şartı kaldırılmıştı. Herkes bu adrese teslim atamanın kim olduğunu merak ediyordu. Meraklar ertesi gün 18 Mayıs’ta yapılan Merkez Bankası Genel Kurulundaki atamayla giderildi. Merkez Bankasındaki yeni atama İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Elif Haykır Hobikoğlu idi. Babası MHP milletvekili olan Hobikoğlu’nun 2000 yılındaki nikah şahitliğini yapanlardan biri de Bahçeli’ydi. Bu atamayı Merkez Bankasında bir bağlantısı olmasını isteyen Bahçeli mi arzu etmişti, yoksa Albayrak’ın bir jesti mi olmuştu? Bahçeli, MHP Genel Merkezindeki değerlendirmelerinde böyle bir talepte bulunmadığını, kendisi adına talepte bulunan olmuşsa da kim olduğunu kendisinin de merak ettiğini söylemişti. O halde kimdi? (*) Her halükârda atama, Erdoğan’ın adrese teslim kararnamesiyle mümkün olmuştu.

Gelelim Yaycı’nın alınmasına

Erdoğan’ın Merkez Bankası kararnamesini imzaladığı 16 Mayıs günü bir de atama kararnamesi imzalanmıştı. Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı görevden alınıp “Genelkurmay emrine” verilmişti. Gerekçenin, gerçekten itibarsızlaştırma kampanyası kokan bir teftiş kurulu soruşturması olduğu yazıldı.
Yaycı bir süredir adı çok konuşulan, çok öne çıkan subaylar arasındaydı. Ege’de münhasır bölge ve Libya ile karasuları anlaşması fikrinin ondan çıktığı, İsrail’le bir an önce anlaşma yanlısı olduğu, “Mavi Vatan” kavramının ondan çıktığı konuşuluyordu. Ayrıca geliştirdiği yazılan “FETÖmetre” yöntemiyle askeriyedeki binlerce Fethullahçının açığa çıkmasını sağlamıştı.
Adeta aranan kan bulunmuştu. Hem Erdoğan ve AK Partilileri, hem MHP’lileri, hem de CHP içindeki ve dışındaki Ulusalcıları birleştiren bir tutkal görünümündeydi Yaycı. Belli kesimler için adeta bir mıknatıs, hem de siyasi bir mıknatıs işlevi görmeye başlamıştı. Sözcü’den Saygı Öztürk, Yaycı’nın her şeye rağmen Cumhurbaşkanına “sadakatle bağlı” olduğunu, gelişmelerden Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal’ı da sorumlu tutmadığını söylüyordu. Geriye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar kalıyordu. Nitekim Yaycı, Akar’dan hiç söz etmemişti.

Yaycı’yı (sadece) Akar mı istemedi?

Yaycı’nın görevden alınması dışarıdan da izleniyordu. Ancak gelişmeler Yunanistan’da başka, İsrail’de başka yorumlanıyordu. Yunanistan’da Yaycı’nın görevden alınmasını Münhasır Bölge siyasetinin sona erdiği şeklinde görme eğilimi vardı -sanki Türkiye’nin savunma siyasetini tek başına Yaycı belirliyordu. İsrail’de ise “Bizimle ilişkilerin düzelmesini istedi, görevden alındı” şarklılığı ağır basıyordu. Gerçek ikisi de değildi.
Yine Sözcü’de Deniz Zeyrek ve Habertürk’te Kübra Par, Hulusi Akar etkisi üzerinde durdular. Zeyrek, Yaycı’nın durumuyla 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra öne çıkan ve Suriye harekâtını tek başına yönetiyormuş gibi algılanan Korgeneral Zekai Aksakallı arasında bağlantı kurdu. Hatta Akar’ın “Ya ben, ya o” demiş olabileceği, Deniz Kuvvetleri Teftiş Kurumuna onun kanalından soruşturma talebi gelmiş olabileceği yazıldı.
Yaycı’nın bir süredir çok öne çıkıp her şeyi kendine yontması ve Libya, İsrail gibi siyasi konularda görüş açıklamasının Akar’ı da Ankara’da başka mahfilleri, siyasi çevreleri de rahatsız ettiği bir gerçek. Akar’ın rahatsızlığının sadece şahsi boyutu olmadığı da.

Ankara’da neler oluyor?

Ama neticede Akar istediğini aldı. Hem de kritik bir zamanda.
Zamanlama manidar klişesini kullanmak isteyen okurlar varsa eğer, MHP lideriyle şahsi bağı olan bir profesörün Merkez Bankasına atanmasını sağlayan kararın 16 Mayıs’ta imzalanıp 17 Mayıs’ta yayınlandığını az önce söylemiştim, tıpkı Yaycı’nın görevden alınması gibi. Bunun üstüne bir de uzun süre sessiz kalan Soylu’nun 16 Mayıs’ta Şırnak dağlarında Mehmetçikle oruç açarak, medya orucunu da bozmuş olduğunu söyleyeyim; 17 Mayıs’ta medyadaydı. Muhtemelen tesadüftür. Ama geçtiğimiz hafta Ankara’da iktidar ilişkileri bünyesinde bir şeyler olmuş gibi duruyor. Bunda CHP’nin yeni partiler üzerinden yaptığı hamlenin iktidar saflarında zafiyet ortaya çıkarmış olmasının da payı olabilir. Bu yazdıklarımız ortaya çıkanlar. Çıkmayanları da yakında anlar, yazarız birimizden birimiz.

(*) 21 Mayıs 2020, saat 23.18’de güncellendi.

Facebook Yorumları

reklam
25.05.2020
İzmir’deki tehlikeli kışkırtma: arkasında kimler var?
22.05.2020
Ankara’da Erdoğan’dan istediğini alma zamanı mı?
19.05.2020
Ekranlar, gazeteler de yeşil nokta ister. Neden olmasın?
18.05.2020
Artık bilim mi ağır basacak, baskıcı yönetimler mi?
15.05.2020
Cumhur İttifakı stratejik, Millet İttifakı taktik önemde
14.05.2020
İşte otellerden camilere Haziran’da normalleşme takvimi
12.05.2020
Gayrimüslim vatandaşlar hedef gösterilme endişesinde
10.05.2020
Babacan’ın “Tarikata üye misiniz?” sorusuna yanıtı
8.05.2020
Dolarda 7,25 rekoru. Neresi çok önemliydi Sayın Bakan?
6.05.2020
Yoksa Erdoğan Covid-19’dan seçim zaferi mi umuyor?
4.05.2020
İşte 65+ sokağa çıkma, okul ve AVM açılış senaryoları
2.05.2020
S-400 ve tıbbi yardım ABD ile SWAP anlaşması getirir mi
29.04.2020
Sahi, ne oldu o korona öncesi beka meselelerine?
23.04.2020
23 Nisan’a giden yolda Mustafa Kemal ve Payitaht
21.04.2020
“Milletvekillerinin Meclis’e gelmesine kimse engel olamaz”
20.04.2020
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’na hem iyi hem kötü haberler
18.04.2020
Koronavirüs ne zaman kontrol altına alınabilecek?
17.04.2020
Bahçeli: seçimden Çakıcı’ya her istediği olan lider
15.04.2020
En güçlü ikinci adam: istifa sonrası Soylu
13.04.2020
Soylu neden istifa etti, Erdoğan neden reddetti?
12.04.2020
Sokağa çıkma yasağı: krizin arka planı
10.04.2020
Çin’in diplomasi gurusu Fu: Korona bize acı bir ders verdi
8.04.2020
İçişleri Bakanı Soylu: “Acil Durum” yönetimine geçtik
6.04.2020
Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a: Cevap vermeyeceğim, çünkü…
4.04.2020
Akşener: devletin vatandaşa vereceği 550 milyonu yok mu?
3.04.2020
İmamoğlu’dan Soylu’ya: kameralar Bakana yaramıyor
3.04.2020
İstanbul salgın üssüne dönerken Erdoğan neyi bekliyor?
1.04.2020
Cumhurbaşkanı artık bu seslere kulak vermeli
31.03.2020
Virüsü Erdoğan’ın 7 aylık maaşı mı durduracak?
29.03.2020
30 Büyükşehire valiler eliyle korona-yönetimi
12.03.2020
Petrol savaşı, Suudi saray darbesi, Türkiye
9.03.2020
AB ile mülteciler üzerinden yeni anlaşma arayışı başlıyor
6.03.2020
Erdoğan’la Putin 5 saat bunu mu konuştular?
5.03.2020
‘Rusya’yla anlaşıp doğalgazı ucuzlatmak mümkün’
4.03.2020
Arap baharı unutulunca hesaplar Şam’dan döner
2.03.2020
Trump kilit ismi Erdoğan’a gönderiyor
1.03.2020
Rusya’yla gerilim artarken NATO hava desteği vaat ediyor
26.02.2020
Erdoğan-Putin zıtlaşması Suriye görüşmelerini çökertebilir
25.02.2020
Suriye ve Libya şehitleri gölgesinde zor diplomasi
23.02.2020
Kavala davasında aslında neler oldu?
19.02.2020
ABD, YPG’yi uyardı: Türkiye’yle çatışırsanız korumayız
18.02.2020
Türkiye’den geldiğimi duyunca Kavala’yı soruyorlar
14.02.2020
Fethullahçıları devlete CHP mi, “Bay Kemal” mi yerleştirdi?
12.02.2020
Beş şehit haberi Ankara’ya Ruslarla görüşürken geldi(*)
8.02.2020
Erdoğan’ın Van’da 33 ölüm haberine tepkisi ne oldu?
5.02.2020
Suriye’de şehit sayısı artıyor, Rusya ile gerilim
3.02.2020
İmamoğlu’nu bırakın da Erdoğan’a sorulan sorulara bakın
28.01.2020
Merkel’in ziyareti AB’yle ilişkilere yarayacak mı?
24.01.2020
Halkbank ile hatırladık: ABD ile kriz devam ediyor
23.01.2020
Ekonomi ve siyasette dipten gelen dalga
12.01.2020
Libya’da ateşkes: yine Putin, yine Erdoğan’la
7.01.2020
ABD – İran krizi Türkiye’yi nasıl etkiler?
5.01.2020
“AKP ikiz doğuruyor”: Kılıçdaroğlu
31.12.2019
Çölaşan ve Doğru’ya “FETÖ’cü” diyen yargı adalet mi dağıtıyor?
29.12.2019
Rusya: Kanal İstanbul, Montrö’yü değiştirmediği sürece, Türkiye’nin meselesi
26.12.2019
Kanal İstanbul üzerine üç kritik soru
24.12.2019
Laik anayasayı İslami ölçülere uydurma çabası
22.12.2019
Trump imzaladı. Deniz bitti bitiyor. Şimdi ne olacak?
20.12.2019
Libya ikinci Suriye olmamalı
18.12.2019
ABD ile kafa kafaya, tam gaz gidiyoruz
17.12.2019
Mansur Yavaş ve CHP’nin belediyelerde yükselişi
14.12.2019
Gelecek seçim partiler değil, cepheler arasında olacak
12.12.2019
“Kavala bırakılır mı?” derken, Erdoğan, Orhan Pamuk’a terörist dedi
25.11.2019
Kılıçdaroğlu’nun suçu
23.11.2019
Ben o gazetecilerden değilim. Olmayanlar söylesin
14.11.2019
Kabus senaryosu
16.11.2019
Erdoğan-Trump: Bilanço
10.11.2019
Erdoğan’ın büyük üzüntüsü: ilahiyatçılar neden öğretmen olmak istemiyor acaba?
28.10.2019
Bağdadi’nin ölümünde Türkiye’nin rolü ve sonrası
24.10.2019
Suriye’de Putin kazandı, Erdoğan kazandı. Peki, kim kaybetti?
22.10.2019
Güvenli Bölge üzerine 13 güvensiz soru
19.10.2019
ABD Suriye’de Güvenli Bölgeyi nihayet kabul etti ama…
17.10.2019
ABD yaptırımlarının beş muhtemel sonucu
15.10.2019
Erdoğan IŞİD konusunda da söylediğini yaptığını göstermeli
11.10.2019
Suriye harekâtındaki ilk günün tahlili
7.10.2019
Bahçeli’nin Erdoğan’ı çektiği Kılıçdaroğlu tuzağı
5.10.2019
Ankara’da küçük siyasi yer sarsıntılarına hazır olun
2.10.2019
Gazeteci soramaz, bilim insanı söyleyemezken Yargı Reformu
22.09.2019
AK Parti’de neler oluyor? Maklube tartışmasının perde arkası
6.09.2019
İçeride ve dışarıda Erdoğan’ın zor günleri. (*)
6.08.2019
Erdoğan dertlerinin çözümünü Fırat’ın doğusunda görüyor olabilir, peki ya Türkiye?
28.07.2019
Türkiye Rusya’ya bağımlı hale getirilmemeli: Kılıçdaroğlu hükümeti de, ABD’yi de uyarıyor
16.07.2019
94 kuşağı: Fethullahçılar orduda nasıl yükseldi? (*)
10.07.2019
Kılıçdaroğlu ve Akşener, Erdoğan’ı nasıl alt etti?
2.07.2019
Trump ve bir gelişme daha Erdoğan’ı Türk ekonomisinde ciddi bir hasardan kurtardı; ama şimdilik
24.03.2020
Korona-kriz hakkında söylenmeyenler, bilmediklerimiz
24.03.2020
Erdoğan daha neyi bekliyor? İtalya’ya, İran’a dönmeyelim
22.03.2020
Salgına hazırlıklı yakalandığımıza inanan var mı?
20.03.2020
Salgına hazırlıklı yakalandığımıza inanan var mı?
15.07.2019
94 kuşağı: Fethullahçılar orduda nasıl yükseldi? (*)
10.07.2019
Kılıçdaroğlu ve Akşener, Erdoğan’ı nasıl alt etti?
2.07.2019
Trump ve bir gelişme daha Erdoğan’ı Türk ekonomisinde ciddi bir hasardan kurtardı; ama şimdilik
25.06.2019
Erdoğan’ın İmamoğlu’na yenilgisinden çıkan dersler
22.06.2019
Erdoğan-Bahçeli ittifakı seçim kazanmak için Öcalan’dan mı medet umuyor?
17.06.2019
Dağ fare doğurdu; yayın seçim sonucunu etkilemez
27.05.2019
S-400 krizinden çıkışta bir ihtimal daha var
19.05.2019
Atatürk’ün mirası ve Erdoğan Türkiye’si
15.05.2019
Erdoğan zora düştükçe daha da sertleşebilir (*)
14.05.2019
İmamoğlu: İsrafın belgelerini açıklayacağız
9.05.2019
Üçüncü Perde: Erdoğan, İmamoğlu’nun yine kazanacağını anlarsa 23 Haziran’ı engelleyebilir mi?
30.04.2019
AK Parti bünyesinde seçim sarsıntısı göründüğünden daha ciddi
23.4.2019
Asıl tehlikenin farkında mısınız? Ve asıl çıkış yolunun?
8.4.2019
İstanbul seçimine dair son duyumlar ve Türkiye’nin önündeki 8 sıcak gün
6.4.2019
İktidar bağımlılığı / iktidar sarhoşluğu
30.3.2019
Erdoğan Ankara’yı kaybederse: Küçük kıyamet senaryosu
14.2.2019
Artık “ana akım” yok, “baskın medya” var
24.11.20184
Sıcağı sıcağına AK Parti-MHP yorumu: köprüden önceki son çıkış ihtimali
9.11.2018
Seçim sonuçları Trump’ın Türkiye siyasetini nasıl etkileyecek?
29.10.2018
Yalnızca “Yaşasın Cumhuriyet” Demek Yetiyor mu?
20.10.2018
Trump, Salman’a Kaşıkçı’nın bedenine ne olduğunu da soracak mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive