Murat Sevinç

www.gazeteduvar.com.tr



Bookmark and Share

Nefret saçanların derdi, endişesi nedir?


14.01.2020 - Bu Yazı 484 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hafta sonu, Cumartesi akşamı İstanbul’da Kenter Tiyatrosu’nda bir etkinlik vardı. Selahattin Demirtaş’ın kitabı Devran’da yer alan hikâyelerden dördü, tiyatro sanatçıları Jülide Kural ve Ömer Şahin tarafından okundu. Onlar dışında iki saz sanatçısı, okuma aralarında çok güzel türküler söyledi. 

Salon hınca hınç doluydu. Tabii herkes bir yana, asıl ilgi çekici olan ve doğal olarak basın dahil oradaki herkesin ilgisini çeken, özellikle üç kişinin oyunu yan yana seyretmeleriydi. Başak Demirtaş, Selvi Kılıçdaroğlu ve Dilek İmamoğlu. Daha önce iki kez bir araya gelen üç kadına bu kez HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da eşlik ediyordu ancak diğerleriyle arasında bir iki kişilik mesafe vardı. 

Haliyle ilk izlenim, gecenin başlıca ‘izleyici’ yıldızlarının o üç kişi olduğuydu. Yoksa, örneğin Canan Kaftancıoğlu da oradaydı. Başkaca eski ve yeni milletvekilleri, bir süre önce cezaevinden çıkan Sırrı Süreyya Önder, sanatçılar, yazarlar, şöhretli simalar vb. 

Unutmadan, bir de Kadir İnanır. Cumhuriyet tarihinin en ‘zarif’ ve ‘demokrat’ siyasetçilerinden biri olarak anılacağından kuşku duymadığım İçişleri Bakanı’nın, “Kadir efendi” ifadesiyle adlandırmayı tercih ettiği aktör. İyi ki oradaydı. 

Okumalar yaklaşık yetmiş dakika kadar sürdü. Sonunda Jülide Kural kısa bir konuşma yapıp sahneye Başak Demirtaş’ı davet etti. Demirtaş heyecanını gizleyemediği konuşmasının sonunda bir sürpriz yaparak, eşi Selahattin Demirtaş’ın teşekkür mesajını dinletti. Alkışlandı. Etkinlik sona erdi.

Demirtaş pek çok açıdan halihazırdaki diğer muhalif siyasetçilerden farklı. Yalnızca HDP’liler değil, diğer parti seçmenlerinin hiç olmazsa bir kısmı tarafından (dile getirmekte zorlansalar da!) sevilip sayıldığı açık. Haliyle, siyasette başarı şansı çok yüksek, genç, yetenekli biri. 

Yazı yazıyor, yakında romanı çıkacak, karikatür çiziyor. Ve tabii, cezaevindeki ‘ketildan’ attığı bir mesaj ile muhalefete belediye seçimi kazandırabiliyor! Ayrıca, örneğin şu anda ona sövmeyi marifet sayan siyasetçilerin bir ömür ‘okuduğu’ sayfa sayısını, muhtemelen geçtiğimiz sene ‘yazmıştır!’ İşin içinde ciddi bir üretkenlik de var anlayacağınız. Bunlar bizim memlekette pek sık karşılaşılır nitelikler değil, kabul etmek gerek.

Demirtaş’ın Devran adlı kitabına dair Gazete Duvar’da bir şeyler yazmaya çalışmıştım; ola ki merak eden olur, buraya bırakayım. Demirtaş’ın yazılarının edebi niteliği üzerine söz söyleyebilecek durumda değilim. Nitekim kendisinin de böyle iddiaları yok. 

Fakat yine de, özellikle bazılarını yazı kalitesi açısından çok beğendiğimi, sevdiğimi söylemeliyim. İnsanın içine işleyen tarafları var. Demirtaş, ‘garibanı’ çok güzel anlatıyor. Hiç karşılaşmadık kendisiyle, ama o insanları neden bu denli doğru ve güzel anlattığını tahmin edebiliyorum. Belli ki hem iyi gözlemlemiş hem de bir kısmını, ‘iyi yaşamış.’ İliklerine işlemişçesine betimliyor küçük, önemsiz, görünmeyen, sesini hiç kimsenin duymadığı, kenarda kalmışları. 

İşte geçtiğimiz Cumartesi günü, bir tiyatro sahnesinde ses buldu Demirtaş’ın satırları. Büyük kalabalık, güldü, ağladı, alkışladı. Hüzün ve mutluluk aynı yerde, aynı anda yaşandı. Bir insanın, dürüst bir insanın samimi sözünün mekânı ve zamanı olmadığı, hapsedilemediği bir kez daha serildi gözlerimizin önüne. 

Evet, böyle bir etkinliğin ses getirmemesi elbette mümkün değil. Sosyal medyada linç kampanyaları başladı, küfür kıyamet gırla. Kişisel olarak, artık bu kampanyaların hiç kimseyi etkilemediğini, yönlendiremediğini düşünüyorum. Hep aynı isimler, hep aynı hesaplar, hep aynı cümlelerle önüne geleni terörist ilan edip sövüyor. ‘Vatan haini’ filan diyor, maaşlı hesaplar. Rahmetli annemin deyişiyle, ‘iki eşeğin yemini bölmekten aciz’ bir güruh, sağa sola hakaret edip ihanetle suçlayıp hedef gösteriyor insanları. Başkaca bir hasletleri yok. Düşünemiyor, yazamıyor, konuşamıyor, anlayamıyor; yalnızca küfredebiliyorlar.   

Ayrıca, Demirtaş’a yönelik hakaretler de işlevsizleşmiş halde aslına bakılırsa. Orta yerde Demirtaş’ın mahkemedeki ‘savunmaları’ var. O savunmalarda dile getirilenlere, iddia ve ithamlara itiraz içermeyen her ‘laf atma’ çabası, atanı, daha da katlanılmaz hale getiriyor. Bugüne dek Demirtaş’ı, Demirtaş’ın yaptığı savunmalar üzerinden, onların yanlışlığı iddiasıyla hedef alan tek bir yazı okumadım. Kırk kere terörist dersek terörist olur, gibi mantık yürütülüyor belli ki.

Orada çok insan vardı. Aklı başında insanlar. Siyasetçi kadınlar ve siyasetçi eşi olan kadınlar, yan yana oturup iyi hazırlanmış bir okuma tiyatrosu seyretti. Bunca baskının olduğu bir zamanda, son derece medeni, son derece insani ve son derece umut verici bir manzaraydı. 

Böyle bir manzaranın, ‘medeniyetten,’ ‘barıştan’ ve ‘huzurdan’ korkmayanları rahatsız etmesi mümkün değildi, nitekim etmedi. 

Derdi, endişesi ‘medeniyet’ ve ‘barış’ olanları ise rahatsız edebilirdi, nitekim etti.

Bir seyirci olarak hem okumalardan, hem de mutluluk verici kadın dayanışmasından ve tabii salondaki insancıl atmosferden çok memnun kaldım. Emeği geçenlere teşekkür borçluyum. 

Umut, umuttur; azı çoğu olmaz, kıymetini bilmek gerekir.

Facebook Yorumları

reklam
21.01.2020
Bu sistemin sürme ihtimali yok!
14.01.2020
Nefret saçanların derdi, endişesi nedir?
10.01.2020
Başkanlık, 12 Eylülcülerin uygun bulmadığı bir sistemdi! (2)
8.01.2020
İşte o kadınlar yontacak, o erkekleri...
7.01.2020
Devletin, biber gazı sıkmak haricinde işlevleri de var aslında!
5.01.2020
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, sahipsizdir! (1)
30.12.2019
Gerçi canımız çıkıyor ama olsun, kaportası kıyak!
28.12.2019
Vatan size minnettar
26.12.2019
‘Huzursuz’ AKP’lilere nasıl moral verebiliriz?!
25.12.2019
Cümlemizin ‘tutukluluğu’ devam ediyor!
20.12.2019
Sayın muhalefet, hiç olmazsa ‘laiklik uf oluyor’ diyebilseniz!
17.12.2019
AKP o hale geldi ki yanına kimi koysan demokrat görünüyor
12.12.2019
İngiltere, Fransa, Almanya ve Şahsı üzerine...
8.12.2019
‘İsraf’ edilen, bizim yurttaşlığımızdır!
3.12.2019
İktidar ve çevresinin ‘hukuk’ ile karşılaşma anları...
30.11.2019
Alevi’nin kapısına atılan çarpı, yurttaşlık ve faşistlik üzerine…
28.11.2019
Erkeğin mazereti, kadının canı...
27.11.2019
Geçmiş yıllarda Mülkiye’ye yapılanlar ve TA isimli gazeteci!
18.11.2019
Yeni liderleri ne yapacaksınız, siz varsınız ya!
15.11.2019
Mümtaz Soysal, Mümtaz Bey, Mümtaz Abi, Mümtaz, Mümtaz Hoca…
12.11.2019
Mümtaz Hoca...
9.11.2019
Medeniyet kaybı yolunda, son sürat…
5.11.2019
Duymak istediğini dinleyen kalabalık...
29.10.2019
Peki neye layık olduğunuzu düşünüyorsunuz?
26.10.2019
KHK’lının şehit düşmesi ve utanmazlık üzerine…
23.10.2019
Kürt’ün ‘annesine’ mi, ‘diline’ mi karşısınız? (3)
16.10.2019
Ermeni dölüyüm, Yahudi tohumuyum, Kürt çocuğuyum, etek giyiyorum…
10.10.2019
İçiniz yanmıyor, hiçbirinizin…
3.10.2019
Göğsüme oturan koca bir öküz...
28.09.2019
Kanser mi olmalı, depremde mi ölmeli, cezaevine mi girmeli?
27.09.2019
Kürt sorununu tartışmak, konuşmak gerekli midir? (1)
9.09.2019
Yeni rejimin omurgalı bir kadınla imtihanı…
6.09.2019
İngiltere’de parlamento, milletvekili ve yurttaş var!
20.08.2019
Ya sahip çıkarsın demokrasiye, ya da çıkmazsın!
6.08.2019
Ve bin küsur akademisyen akınlarda çocuklar gibi şendi...
30.07.2019
Çarpık olan parlamenter sistem değil, demokrasi anlayışınız!
24.07.2019
İhtiyacımız yeni anayasa değil, anayasasını sahiplenen bir toplum!
15.07.2019
O esnada cezaevindeler…
10.07.2019
Canavar değil yurttaş, maganda değil suçlu, hatalı değil arsız!
1.07.2019
Onun adı edepsizlik değil, yurttaşlık!
28.06.2019
Canan Kaftancıoğlu ‘kesinlikle’ yalnız değildir!
24.06.2019
Adalet yürüyüşüne katılan ve destek olanlar haklıydı, kazanıyorlar
14.06.2019
‘Gereksiz taramalardan’ kaçınmak, daha iyi olmaz mı?
9.06.2019
‘Gereksiz taramalardan’ kaçınmak, daha iyi olmaz mı?
8.06.2019
Yeni rejimin bir ‘normal insan’ ile imtihanı!
23.4.2019
Kendisini istikşafi müzakere ile hatırlamak isterdik!
19.3.2019
Üzülemeyen, hiçbir acının yasını tutamayan ülke…
1.3.2019
Ermeni yurttaşların yerinde olsam, mutluluk duyardım!
18.2.2019
Muhalefete bir soru: HDP’li vekillere ne yapıldığında rahatsız olacaksınız?
14.2.2019
Kuyruktakiler
4.2.2019
HDP yasadışıysa kapatılsın, değilse boş konuşulmasın!
12.1.2019
Anayasa’nın ‘yok sayılmasını’ görmezden gelsek ne olur? Elinizin körü olur!
10.1.2019
Yeni Türkiye’nin kaymağı ve Çukurambar!
4.1.2019
Seçime ilişkin ‘üç’ anayasa tartışması
16.12.2018
Kemal Gözler sordu: Anayasa hukuku nereye gidiyor? Bir yanıt çabası… (1)
22.11.2018
Hukuk filan, bizlik işler değil bunlar; sıkıntı yok!
11.11.2018
Farkında mısınız, seçmeniniz sandığa gitmeyebilir!
6.11.2018
Cihangir İslam’ın söz özgürlüğü...
1.11.2018
Cumhuriyet’in kimsesizleri...
31.10.2018
‘İlk 500 tutkusu’ (2): Ticari, sağa çek!
25.10.2018
‘İlk 500 tutkusu’ (1): Karl Marx’ı Türkiye’de doçent yapmazlardı
23.10.2018
Bindiği trenden inemeyen yolcunun hikâyesi...
21.10.2018
Biz kimiz ve temel bir ilkemiz var mı?
18.10.2018
Hınç toplumunda, yurttaş kalabilme marifeti
12.10.2018
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin dayanılmaz hafifliği…
11.10.2018
10 Ekim 2015’te, Ankara Garı’nda…
9.10.2018
Umuda ve kafa karşılıklarına olan ihtiyacımız...
5.10.2018
Konvoylardaki ‘önemli’ insanların yaşamımızdaki yeri nedir?
2.10.2018
İğneyle kazılan kuyunun dibindeki, umut...
1.10.2018
Affetmemek…
26.9.2018
Toplum değil, kalabalık; Akdenizlilik değil, itlik…
25.9.2018
Mehmet için yapısal reformlar, yok hükmündeydi...
20.9.2018
Dayak yememek için, Nazi’lere katılıyorlardı...
16.9.2018
Müteahhitle aynı gemideki işçiler ve zavallı muhalefet!
13.9.2018
Kitlelerin ruhu ile çocuk ruhu birbirine benzerdir...
10.9.2018
Bir Cumhuriyet okurundan…
4.9.2018
Hiç olmazsa hafta sonları tek ayak üzerinde durmasaydı...
30.8.2018
Bir kısım ‘laik’ yurttaşın, laikliğe olan acil ihtiyacı…
28.8.2018
Her gün 16.20’de, tek ayak üzerinde duracaktı...
27.8.2018
An…
23.8.2018
Savunma saldırıyor...
20.8.2018
#çoktanunuttuk…
18.8.2018
İdeolojileri bir yana bırakalım! Neden, biz ‘masa’ mıyız?
15.8.2018
Bedelli askerliğe dair, bazı notlar...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive