Münir AKTOLGA

zm.aktolga@gmail.com



Bookmark and Share

Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?


9.8.2015 - Bu Yazı 2048 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 „En basit soru: PKK’nın istediği tam nedir“ diyor Halil ve devam ediyor:  „ „Sadece bir talepler platformu, lütfen. Bir de savaşla ilişkisi (yani neden bu hedeflere başka türlü varılamıyacağının, aksine savaşla varılabileceğinin gösterilmesi). Bu yapılsın, yeter. Her şeyi baştan düşüneceğim“ diyor!…

http://serbestiyet.com/yazarlar/halil-berktay/en-basit-soru-pkknin-istedigi-tam-nedir-159952

Son derece haklı bir soru, ama KCK tüzüğünde bu sorunun cevabı var aslında! Ne istediğini de orada gayet açık bir şekilde ortaya koyuyor PKK. Ve de, „Demokratik Modernite“ adı verilen “devletsiz-komünal bir düzene” geçiş için  „devrimci halk savaşından“ başka yol olmadığını  açıkça ifade ediyor orada. Bu konuda daha geniş açıklamalar için:

http://www.marmarayerelhaber.com/Munir-AKTOLGA/14923-OCALANIN-21-MART-CAGRISIArtik-silahlar-sussun-fikirler-ve-siyaset-konussun-5

Peki bu neden önemli? Neyi “yeniden düşünecek” Halil acaba, bu konuda bir tereddüt mü var ki!... Üstelik,  PKK, “Demokratik Modernite” sistemini sadece Türkiye ve Kürdistan için  değil, bütün bir dünya için de model olarak öneriyor. “Demokratik Modernite” sistemi anlayışının  Marksist-Leninist teorinin günümüze ilişkin olarak geliştirilmiş bir biçimi olduğunu iddia ediyor.  Yani bu,  hem bir Marksizm “eleştirisi”, hem de  Öcalan’ın ifadesiyle onun  geliştirilmiş  şekli...

İşin ilginç tarafı da, bunları, bu teorik açıklamaları yapan  Öcalan.  Yani öyle, “Öcalan iyi de PKK kötü” falan diye birşey  yok ortada, bu türden  hesap hataları hep kendi kendini oyalama, aldatma!... PKK ve KCK ne yapıyorsa  Öcalan’ın ideolojik önderliği altında yapıyor. Önce bu noktanın bir altını çizelim...  

Aşağıdaki paragraf Öcalan’ın kaleminden çıkmış, KCK Tüzüğünde yer alıyor (yukarda linkini verdiğim çalışmadan):

“Demokratik modernite, kapitalist modernitenin çıkışı, gelişimi, yapısal krizi ve aşılması temelinde hep alternatif DİYALEKTİK ANTİTEZİ OLARAK çözümleme konusu olacaktır. Marksizm’in tarihi yanlışlıklarına düşülmeyecektir. Özellikle temel çelişkinin burjuva-işçi sınıfı gibi içeriği sürekli değişen bir olguya bağlanma tuzağına düşülmeyecektir. Diyalektik mantığın Hegel’den beri ilk defa başarılı bir uygulanışı Ortadoğu toplumsal doğasına uyarlanmaya çalışırken bu deneyimin daha başarılı sonuçlar ürettiği görülecektir. K. Marks’ın söyleyip de başaramadığı “Diyalektiği ayakları üstüne dikmek” deyimine daha anlamlı bir yaklaşım sergilenecektir”.

Bir kere, Öcalan’ın “çözüm” önerisinin-paradigmasının içinde devlet diye birşey yok! Devlet olmayınca, öyle iktidara gelmek falan da yok! Yani, “bunlar benim programımda olan şeyler, yarın ben iktidara gelirsem bak böyle bir düzen kuracağım” falan yok! O diyor ki, hemen şimdi kuracağız bu düzeni-komünal yapıyı. Nasıl mı? Aşağıdan yukarıya doğru örgütlenerek. İşte KCK ve PKK bu, bunun için var. Öyle devletmiş, sınırlarmış, bunlar bizi ilgilendirmiyor, bunlar bize engel değil diye düşünüyor Öcalan. Ve diyor ki, “üç tane hukuka tabi olacağız, devletin hukuku, AB hukuku, KCK da ifadesini bulan kendi hukukumuz, diğerleri ne kadar bizim hukukumuza uyarlarsa biz de o kadar onların hukukuna uyacağız”. Yani, defacto bir durum burada yaratılmak istenen.

Yukarda linkini verdiğim çalışmada şöyle demişiz:

“İyi güzel de   benim anlayamadığım bir konu var ortada:  Ne yapıyorsun sen, en alttan başlayarak mahalle-köy komünleri şeklinde örgütleniyorsun. Hiyerarşik-komünal bir yapı çıkıyor ortaya. Bu yapının nasıl işleyeceğini de  KCK Sözleşmesiyle koymuşsun zaten ortaya. Benim anlayamadığım şu şimdi: Diyelim ki siz belirli bir bölgede-örneğin Diyarbakır’da- yukarda ifade edildiği gibi örgütlendiniz ve geliyor buraya bir kapitalist yatırım yapmak istiyor, diyelim ki bir fabrika kuracak. Ne olacak şimdi, müsade edecek misiniz buna? Adı üstünde “kapitalist” bu gelen adam, kâr amacıyla geliyor ve bu işin özü de artı değer elde etmeye dayanıyor. Yani sizin komünal yapınıza ters bir girişim. “Kapitalist Modernite”nin bir uzantısı bu, sizin kurduğunuz sisteme bir müdahale söz konusu. Ne yapacaksınız, hayır sen bizi sömürmeye geliyorsun buraya, çek git mi diyeceksiniz? Hayır gitmiyorum derse, onun iş makinalarını, fabrikasını tahrip mi edeceksiniz? Ya da en fazla, o zaman gel bakalım, burada aynı zamanda bizim hukukumuz da geçerlidir bize de vergi vermek zorundasın mı diyeceksiniz?  Çok somut bir soru! “Demokratik Modernite Sistemi”ne ters bir girişim var ortada ve siz ne yapacaksınız?

Eğer hal böyleyse ve ben  doğru anlıyorsam bu durumda yapacak tek şey kalıyor: Sadece KCK Sözleşmesine katılan “yurttaşların”-bunlar son tahlilde komün üyeleridir- hakkı olmalıdır bu türden bir girişim. Ki, bu durumda, bu da, onların bireysel olarak kendi adlarına-kâr amacıyla- yapacakları bir yatırım olmayacaktır. Komün adına, komünal sermayenin girişimi olacaktır. Veya, en fazla, komüne ekstradan  “vergi” ödemeyi kabul eden bir girişim olacaktır!  Yani sen, varolan bir devletin içinde yer aldığın için, senin üyelerin, ya da senin bölgende yatırım yapmak isteyen kişiler, hem sana hem de söz konusu devlete iki çeşit vergi ödemiş olacaklar. Başka birşey gelmiyor benim aklıma!.Bunun dışında öyle, yabancı sermayeymiş, yatırımmış falan, bunlar hep o “Kapitalist Modernite”nin unsurları olduğu için “Demokratik Modernite Sistemi”nin dışında kalacaklardır!

İyi güzel de, peki böyle komünal bir sistemi kapitalizmin ve devletin (halâ) egemen olduğu bir dünyada zor kullanmadan-ya da zora başvursanız bile- nasıl hayata geçirip ayakta tutabileceksiniz? Hadi git falan demeyle olmaz bu! Gel bu işi komün adına yap dersen de gelmez adam! O oraya kâr elde etmek için geliyor! E, o zaman ne olacak peki, sonunda, iş gene gelecek devletin silahlı güçleriyle çatışmaya dökülmeyecek mi? İnşallah bu söylediklerim hep yanlış anlamadır, yoksa gerçekten hiçbir art niyetim yok, sadece anlamaya çalışıyorum”... Bakın bu satırlar iki yıl önce “barış süreci” başladığı zaman kaleme alınmış. Eğer bu gün varılan noktayı daha iyi kavramak istiyorsanız 5 bölümde yayınlanan bu çalışmanın hepsini okuyun derim...

Şimdi geliyoruz bugüne!..

Bence önemli olan AK Parti’nin ne dediğidir-ne yapmak istediğidir!..

Gene o çalışmada şöyle demişiz:  “Son bir nokta daha: Bütün bu söylenilenleri Devlet-AK Parti yöneticileri bilmiyorlar mı? Örneğin, Öcalan’la görüşmeleri yürüten o MİT’ciler  KCK Sözleşmesini hiç okumadılar mı acaba? Sanmıyorum! Peki o zaman nedir bu çelişkinin açıklaması?

Bana kalırsa, Öcalan’ın Çağrı’sıyla birlikte ortaya çıkan  süreç 21.yy dinamiklerinin zorlamasıyla  gündeme gelen somut bir “çözüm” önerisiydi-umuduydu. Bu aşamada-herkesin farklı beklentileri  olmasına rağmen- AK partinin de, Kürt Sorununun çözümünü isteyen bütün diğer insanların da olumlu olarak baktığı, sahip çıktığı bir süreçti bu. Bu işin arkasından yeni bir Anayasa yapımı, Türkiye’nin demokratikleşmesi yönünde atılacak diğer yeni adımlar  da gelecekti daha.  İnsanların içinde (halâ eski düşüncelerini muhafaza etmekle birlikte) dur bakalım, belki de yeni bir başlangıç olur  umudu-isteği  vardı”.

Evet, KCK Tüzüğü, PKK’nın “Demokratik Modernite” anlayışı-dün de bugün de- apaçık ortada dururken “Çözüm Süreci yakın zamana kadar neden devam etti de   şimdi  “son buldu”?

PKK’nın ideolojisinde-programında  bir değişiklik yok demiştik. Kobane  ve IŞİD dolayısıyla meydana gelen politika değişikliği şu anki konumuzun dışında kalıyor. Çünkü, şu an bizim tartıştığımız konu, sürecin Türkiye boyutundaki YÖNETİMLE ilgilidir. Dış faktörlerde meydana gelen değişiklikler her zaman içerde de etkili olurlar, ancak  burada maharet içerdeki süreci dış etkenleri de hesaba katarak belirli bir doğrultudan sapmadan götürebilmektedir. Bu nedenle,  topu dışarıya atarak bahane yaratmadan bizim asıl altını çizmemiz gereken nokta,  AK Parti’nin “Süreci” yönetme anlayışında meydana gelen değişimin ideolojik nedenlerle  PKK’nın da  işine gelmesi, sonuç olarak da, artık  sürecin 21.Yüzyıl paradigması içinde sahibi kalmadığı için onun kolayca 20.Yüzyıl kulvarına taşınmasıyla ilgilidir...

Soruyorum ben şimdi, şu an iktidarda gene o eski AK Parti ve Erdoğan olsaydı PKK tutupta “devrimci halk savaşından” bahsedebilir miydi? Bahsetseydi bile nasıl bir tepki toplardı?...

Önce bir kere daha şu noktanın altını çizelim.  Bakın ne diyor Erdoğan: “Elimizdeki malzemeyi kullanarak bir yere kadar geldik.  Ancak şu son iki yıldır daha ileri gidemiyoruz, patinaj yapmaya başladık”...

İşte bugün karşı karşıya olduğmuz bütün problemlerin özü gelip bu noktaya dayanmaktadır bence. Türkiye’nin, AK Parti’nin ve de bunlara bağlı olarak “Çözüm Süreci”nin tıkanışının, “patinaj yapar” hale gelinmesinin nedeni bu problemin çözümüne bağlıdır. Adam açık açık söylüyor, “daha ileri gidemiyoruz” diyor. Yani, bitti artık diyor, o eski paradigmayı takip edemiyoruz diyor... Bunun daha ötesi var mı?

Şu an burada bu konunun ayrıntılarına  girmeyeceğiz elbet. Çünkü son yazılarda bu konuyu yeteri kadar ele almaya çalıştık. İsteyen bunlara dönebilir. Özellikle aşağıdaki çalışmayı öneririm:

http://www.marmarayerelhaber.com/Munir-AKTOLGA/28986-Nereye-geldik-nerede-duruyoruz-1

Burada, bu makalede  altını çizmek istediğimiz nokta-aslında bu “patinaj” olayının da nedeni olan- AK Parti’nin başlangıçta, belki de farkında olmadan sahip olduğu  21.Yüzyıla özgü  demokratikleşme paradigmasını  kaybetmiş olmasıdır. Devleti ele geçirmeye paralel olarak gerçekleşen “Devletleşme” süreciyle birlikte  yeni bir anayasa yapımının, Devletin yeniden yapılanma sürecinin  bir yana bırakılmış olmasıdır... Düşünsenize, karşımızda artık  her geçen gün eski Devlet yapısına daha çok sahip çıkarak daha çok MHP lileşen bir Erdoğan ve AK Parti var bugün... Verin bize 400 milletvekilini hep beraber demokratik bir anayasa yapalım, Kürt sorununun çözümüne  anayasal bir zemin kazandıralım diyecek bir AK Parti yerine, “verin 400 milletvekilini geleneklerimize-töremize uygun Türk tipi bir başkanlık sistemine geçelim” diyen bir Erdoğan ve AK Parti var!..

O 2005’leri falan düşünün, demokratikleşmeyle küreselleşme, küresel sermayeyi ülkeye çekme arasındaki bağlantının altının çizildiği,  Türkiye’nin  bütün bir Ortadoğu  için  model ülke haline geldiği, AK Parti’nin başı çektiği “AK Devrim’in” yaktığı meşalenin bütün Ortadoğu ülkelerinde elden ele dolaştığı ortamı düşünün... AK Parti’nin ve Erdoğan’ın, “demokratik-ademi merkeziyetçi bir anayasa”yla birlikte “ Yeni Türkiye’yi Türk Kürt birlikte inşa edeceğiz” söylemlerinin aktüel olduğu,  gene Erdoğan’ın, “bütün milliyetçilikleri ayağımızın altına aldık” sözünün  aktüel olduğu ortamı getirin gözünüzün önüne... “Eyalet sistemi bile olabilir, valiler bile seçimle işbaşına gelebilir” sözünün yarattığı demokratikleşme paradigmasının  atılan her adıma damgasını vurduğu ortamı  düşünün... Hiç kimse soruyor muydu o zaman PKK ne düşünüyor diye!?... Sormuyordu değil mi!... Sormuyordu, çünkü o zaman  süreci yöneten devrimci  bir AK Parti insiyatifi  vardı ortada, ve de AK Parti’nin ne dediğiydi önemli olan. Öyle ki, bu insiyatif 21.Yüzyıl paradigmasıyla  da uyum halinde olduğundan, bütün iç ve dış dinamikler de bu söylemlerin arkasında idiler.  Yani, ne  “üst akıl” vardı o zaman ortada, ne de “şeytan” haline getirilen bir “Batı” ve “medeniyetler savaşı”  anlayışı!!...

Küresel sermaye de  akın akın gelmeye başlamıştı ülkeye... Şaka değil bu, 1923’ten 2003’e kadar 20 milyar doların girdiği bir ülkeye, 2003’ten sonraki on yıl içinde 150 milyar dolar küresel sermaye  geliyordu... Niye? Çünkü herkes Türkiye’nin demokratileşme ve bir yeniden yapılanma sürecine girdiğine güveniyordu da ondan... Kendi merkez bankasıyla kamu oyu önünde didişerek “faiz lobisi” avcılığına çıkan bir Erdoğan yoktu o zaman ortada!...  Modern bir sağlık sistemine geçişten sonra herkes modern bir Eğitim sistemi hamlesi de bekliyordu AK Parti’den... Yani, Kemalist nesiller yerine “İslami nesiller yetiştirmek” falan yoktu gündemde!... Kısacası, ideoloji değil, 21.Yüzyıl  paradigmasıydı  gidilecek yolu aydınlatan.

Ve işte böyle bir ortamda o zaman hiç kimse tutupta bu işe PKK ne diyecek, PKK ne istiyor  falan diye sormuyordu. Sormuyordu çünkü Kürt sorununun çözümüne ilişkin  demokratik süreç halka malolmuştu... Süreci 21. Yüzyıl paradigmasına uygun bir duruşu temsil eden iç ve dış dinamiklerin istekleri belirliyordu...Düşünsenize, böyle bir durumda PKK tutupta hayır kardeşim illa da illa ben “komünal bir sistem istiyorum” diyerek “devrimci halk savaşı” sloganı altında sağı solu bombalamaya, yol, baraj yapımını engellemeye falan kalkabilir miydi!... Kalkamazdı mı diyorsunuz!... Nedeni açık sanırım, o zaman bu onların kendi kitle temeline, Kürtlerin taleplerine, duruşlarına ters düşerdi... Ve de işte bu nedenle, ideolojik  olarak  İSTEMESELER DE, karşı da olsalar da, PKK da bu sürecin arkasına takılmış gidiyordu, gitmek zorunda idi...

Ama sonra ne oldu? Ne demokratik bir anayasa söylemi kaldı ortada ne birşey... Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, anadilde eğitim hakkı, vatandaşlık sorununun anayasal zemine kavuşturulması falan artık hiç konuşulmaz hale geldi... Varsa da yoksa da “töremize uygun  Türk tipi bir Başkanlık sistemi” kaldı geride... Buna bağlı olarak da, “hangi Kürt sorunu kardeşim, Kürt sorunu falan yoktur artık. Bu sorun çözülmüştür. Hem sonra o Dolmabahçe mutabakatı falan da yanlıştı” söylemi kaldı...

Bu nedir biliyor musunuz, bu, aldatılmışlık duygusuna dayanan  bir travmadır. Düşünün, o kadar zaman size güvenmiş, sizi desteklemiş insanlar, ve de siz onların talepleri doğrultusunda bir çok adımlar atmışsınız, ama bunların henüz daha hiçbir yasal-anayasal garantisi-zemini yok ortada. Böyle bir ortamda siz tutuyorsunuz  “olay bitmiştir” diyerek sanki insanlarla dalga geçiyorsunuz... En azından insanlar-ben bile-sizi böyle anlıyorlar!...

Bu söylem, bu yaklaşım artık farklı bir söylemdi-yaklaşımdı; eski Türkiye’nin Devletinin söylemiydi bunlar. Ve de nitekim kendi karşıtını yaratmakta gecikmedi!  Uyuyan-uyumak zorunda kalan-bütün o “devrimci” hücreler de bu ortamı fırsat bilerek “bakın biz dememiş miydik” diyerek   aktif hale gelmeye başladılar... Bir yanda Devlet, öte yanda da buna karşı reaksiyon olarak ortaya çıkan  “devrimci halk savaşı” söylemleri... Süreç, artık  karşıtını üretirken   kendi varlığını da üreten eski Türkiye’nin güçlerine terkediliyordu...

Evet, başa dönersek, Halil’in sorusu iyi güzel de, bence  bugün artık asıl sorulması gereken soru, AK Parti ve Erdoğan ne istiyor, “töremize uygun  Türk tipi bir başkanlık sistemine” geçiş o kadar kolay görünmediğine göre, bundan sonra ne yapacaklar? Eski Türkiye’nin Osmanlı artığı  merkeziyetçi Devletiyle bütünleşerek süreci eski Türkiye dinamikleri içinde yönetmeye mi soyunacaklar- ki bu, görünüşte jakoben olan bu politika, onların kendi kendilerini inkarıyla ve tüketmesiyle sonuçlanır- yoksa, “biz nerede hata yaptık deyip düşünerek, geminin  yelkenlerini  yeniden 21.Yüzyıl rüzgarlarına açarak  yolundan sapan süreci yeniden yörüngeye oturtabilecekler mi...  Eğer bunu başarabilirlerse göreceksiniz o zaman Halil de  artık PKK ne istiyor diye sormak zorunda kalmayacak!...

Sonuç mu diyorsunuz, tek cümleyle: Süreci kim yönetecek, 20.Yüzyıl  paradigması ve 20.Yüzyıl güçleri mi, yoksa 21.Yüzyıl paradigması ve  yüzü 21.Yüzyıla dönük güçler-iç ve dış dinamikler mi-?... Önümüzdeki süreçte bu sorunun cevabını hep birlikte vermeye çalışacağız!...      

Facebook Yorumları

reklam
19.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDEKİ DÜNYA...
10.6.2018
HDP BARAJI AŞARAK PARLAMENTOYA GİRMELİDİR!..
9.5.2018
NEREDE BULUNUYORUZ, BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?..
2.5.2018
GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKEN İKİ ÖNEMLİ HABER…
10.3.2018
„KADINA ŞİDDET ARTMIŞ“, PEKİ NEDEN?..
19.2.2018
DÜNDEN BUGÜNE ÇIKAN YOL VE SINIF MÜCADELELERİ...
23.1.2018
Türkiye’nin dış politikası yanlış mi idi, ya da nerede hata yapıldı da yolumuza bugün bir Afrin çıktı?...
23.11.2017
NATO NEDİR… O BİR SOĞUK SAVAŞ ÖRGÜTÜ DEĞİL MİDİR?..
15.11.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN KENDİ İÇİNDEKİ MUHALEFET, YA DA YENİ SOL...
10.10.2017
BU DA BİR ETYEN ELEŞTİRİSİ...
8.10.2017
TOPLUMSAL “YORGUNLUK” ÜZERİNE!..
5.10.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE BAĞIMSIZLIK TALEPLERİ...
2.10.2017
20.YÜZYIL’DAKİ ANLAMLARIYLA “SAĞ”-“SOL”DİYE BİRŞEY KALMADI ARTIK!..
12.9.2017
BEN, “KENDİ KARŞITINI YARATARAK VAROLMAK” DİYALEKTİĞİNİ ŞERİF MARDİN’DEN ÖĞRENDİM...
24.7.2017
HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEK!..
15.7.2017
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A... DARBELER BİLİNİYOR MUYDU?..
7.7.2017
"ADALET"İN BU MU DÜNYA!!..
23.6.2017
AK Partinin ve „reisin“ çelişkisi, neden „patinaj yaptıklarının „ açıklaması...
17.6.2017
CHP ve " Kontrollü " darbe
27.5.2017
Dil konusu çok önemli...
13.5.2017
Türkiye olayı 21.yüzyıl paradigması içinde göremiyor!..
8.5.2017
Ve Denizler Filistinden dönüyorlar, onlarla Ankara’daki buluşma!..
15.4.2017
Nerede bulunuyoruz, devrim’de devrim ne anlama geliyor?..
3.4.2017
İşin özünde merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartışmaları var!..
1.4.2017
Bugünlerde birkere daha benim daha önceki yazıları okuyun, bir de Alper'in şu son yazısını!..
13.3.2017
‘Ecdadımız’ edebiyatı ile yeni Türkiye inşa edilemez!..
23.2.2017
Koalisyon mu tek parti iktidarı mı, ya da çoğulculuk mu yoksa çoğunlukçuluk mu?...
15.2.2017
Sistem bilimi açısından “Türk tipi devlet anlayışıyla” “Marksist-Leninist devlet anlayışı” arasındaki ilişki ve bunun eleştirisi!..
11.2.2017
Darwinci evrim teorisi tartışmaları, evrim sürecinin diyalektiği
8.2.2017
Hani, „olmaz olmaz“ demiştik ya, bu da günün fantazisi yerine geçen „hayır duası“ olsun!..
4.2.2017
Ne oluyor? önümüzdeki günlerde ortaya çıkması muhtemel gelişmeleri daha iyi kavrayabilmek için klavuz!
31.1.2017
BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMALARINA KATKI
25.1.2017
Sistemi daha da merkeziyetçileştirmeyi esas alan bir anlayışıyla 21.YY’ın bilgi üreten „Yeni Türkiye’sini inşa etmek mümkün değildir!
12.1.2017
20.YY’A GERİ DÖNMEK MÜMKÜN MÜDÜR?..
27.12.2016
Etyen faiz konusunu çok güzel anlatmış, ben bir noktanın daha altını çizmek istiyorum...
16.12.2016
Kimse enseyi karartmasın, ay gecenin karanlığında doğar demiştik!..
8.12.2016
Küresel dünya sistemi ve onun yönetici “üst akıl”ı üzerine!..
4.12.2016
Diyalektik materyalizmin ve Marksist devrim anlayışının eleştirisi…
23.11.2016
Erdoğan’ın Şanghay birliğine katılma düşüncesi neden yanlış!..
14.11.2016
Trump’a, Brexit’e oy vermesin de ne yapsın bu insanlar?
6.11.2016
„Düşmanımın düşmanı dostumdur“ anlayışının geldiği nokta!..
2.11.2016
Evet, bir kere daha soralım, „nerede duruyorsunuz“?..
17.10.2016
Ulusal güvenliğin yolunun Ortadoğu'nun çıkmaz sokaklarından geçtiğini düşünenlere!..
4.10.2016
Lozan tartışmaları Osmanlı aydınlarının ruh dünyasını yansıtıyor!..
30.9.2016
"Dünya beşten büyüktür" ne anlama geliyor?..
21.9.2016
CEMİL ERTEM’LE NEREDE AYRILIYORUZ!.. (2)
18.9.2016
Cemil Ertem'le NEREDE AYRILIYORUZ?..
11.9.2016
Kurbanın ve kurban bayramının özü-kaynağı nedir hiç düşündünüz mü?
24.8.2016
Türkiye’nin dış politikası yanlış mı idi, ya da nerede hata yapıldı?
22.8.2016
Siz onu bunu bırakın da, şu „VAKA-İ HAYRİYYE“-1826-konusunda ne düşünüyorsunuz onu bir söyleyin!... (4)
20.8.2016
Siz onu bunu bırakın da, şu „VAKA-İ HAYRİYYE“-1826-konusunda ne düşünüyorsunuz onu bir söyleyin!... (3)
17.8.2016
Siz onu bunu bırakın da, şu „VAKA-İ HAYRİYYE“-1826-konusunda ne düşünüyorsunuz onu bir söyleyin!... (2)
13.8.2016
Siz onu bunu bırakın da, şu „VAKA-İ HAYRİYYE“-1826-konusunda ne düşünüyorsunuz onu bir söyleyin!... (1)
7.8.2016
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE...3
5.8.2016
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE... 2
2.8.2016
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE...
28.7.2016
Ulus devletin duruşu, küresel sermayenin duruşu...
19.7.2016
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği...
17.7.2016
EVET, HER ŞERDEN BİR HAYIR DOĞARMIŞ!...
15.7.2016
Devrimin ikinci aşamasına doğru!...
12.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 6- SON
10.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 5
8.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 4
5.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 3
3.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 2
1.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 1
27.6.2016
Bizde ‘Avrupa parçalanıyor’ diye göbek atanlar kimler!?.
10.6.2016
Yeni tipten bir devletçi-milliyetçilikle doludizgin yol alıyoruz!...
5.6.2016
Doğruyu söylerken de ikiyüzlülük yapılabiliyor!...
30.5.2016
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!...
27.5.2016
Alper'in makalesi iyi güzel de, türkiye'ye ilişkin olarak işin özü biraz kayboluyor!...
23.5.2016
“Yeni bir toplum sözleşmesi” ancak “tarihsel uzlaşmayla” mümkündür!
14.5.2016
“BİAD” KÜLTÜRÜNÜN MADDİ TEMELLERİ...
2.5.2016
"Devlet ve millet kaynaşması en büyük güç kaynağımızdır"...
29.4.2016
BEYAZ TÜRKLER VE LAİKLİK!...
25.4.2016
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
21.4.2016
12 Mart dönemini- bizzat yaşamış biri olarak Alper'in söylediklerine aynen katılıyorum!...
17.4.2016
Düşünün ki PKK diye bir olay yok ortada!...
12.4.2016
Etyen diyor ki, „AK Parti doğru anayasa yolunda“… gerçekten öyle mi acaba?...
5.4.2016
"BAŞ-KAN" NE DEMEK HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?..
28.3.2016
„İhracat yapmadığımız ülke kalmadı“…
22.3.2016
Herşeyin teorisi ve tasavvuf...
15.3.2016
Nereden başlamiştik nerelere gitti işin ucu!...
4.3.2016
Din-devlet ilişkisi ve “devrim” anlayışı üzerine!...
24.2.2016
Ortadoğu’nun sahipliği meselesi!...
22.2.2016
“Gravitasyonal dalgalar” ve “kuantum gravitasyonunun” esasları!...
16.2.2016
OSMANLI’DAN BU YANA TÜRKİYE’DE TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ...
14.2.2016
„TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ“ VE YÖNETME-KONTROL BİLİMİ (3)
12.2.2016
„TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ“ VE YÖNETME-KONTROL BİLİMİ (2)
10.2.2016
„TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ“ VE YÖNETME-KONTROL BİLİMİ (1)
4.2.2016
DOĞA’NIN DİYALEKTİĞİ Mİ DEDİNİZ!...
31.1.2016
AK Parti’nin “fabrika ayarları” ne zaman bozulmaya başladı?...
28.1.2016
Amaca giden yol ve bu yolda kullanılan araçlar
20.1.2016
İdeoloji zihinsel bir virüstür bunu hiç unutmayın!...
17.1.2016
"YENİ BİR BİLDİRİ DAHA YAYINLANMIŞ“!...
6.1.2016
„'ODTÜ solu’ diye birşey yok faşizm var“… doğru mu bu ifade?...
3.1.2016
BU YENİ BİRŞEY DEĞİL Kİ!!...
31.12.2015
Türkiye’nin dış politikası yanlış mı...
27.12.2015
„Yerel yönetimlerin güçlendirilmesini savunuyorsun, neden“?
21.12.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz
20.12.2015
"AYDINLARIMIZ AH AYDINLARIMIZ" !...
16.12.2015
Nobel bariş ödülü neden Tunus'a verilmiş acaba!...
12.12.2015
“Patinaj yapıyoruz” mu dediniz, işte patinaj, işte çıkış yolu!...
7.12.2015
NE OLUYOR?
4.12.2015
NEDİR BU İŞİN ASLI?...
2.12.2015
“Patinaj yaparken” aynı yolda gaz verilmez!...
25.11.2015
Evrensel oluşumun diyalektiğinin resmidir
22.11.2015
İşte bu!!... ben bunun için alarm zillerini çalıp duruyorum!!..
17.11.2015
Türkiye dünyaya ve kapitalizme meydan mı okuyor!!...
6.11.2015
Beyaz Türklere nasihatler
3.11.2015
HERKES İÇİN 1 KASIM DERSLERİ!...
31.10.2015
Tarihle hesaplaşmadan daha ileriye gidilemez!...
29.10.2015
Osmanlı cumhuriyetinden Demokratik cumhuriyete...
25.10.2015
“Bu dünyadan bir Çetin Altan geçti” mi acaba!...
22.10.2015
Batı’da ve bizde sivil toplum... 1-2
19.10.2015
„SURİYE BATAĞINDAN KÜRTLERLE BİRLİKTE ÇIKMAK”!…
11.10.2015
Uluslaşırken Küreselleşmek
29.9.2015
Türkiye ne yapmak istiyor da birileri onun “ayağına çelme takmaya” çalışıyor?...
27.9.2015
Şeytan, yani kurbanlik olmasi gereken o hayvan kendi içimizde!!...
18.9.2015
NE KADAR RENKLİ BİR„SOSYAL MEDYA”MIZ VAR!
15.9.2015
AK Parti kendi diyalektik inkarını yaratıyor!...
13.9.2015
KONGRE ÖNCESİ AK PARTİ’YE AÇIK MEKTUP!...
6.9.2015
“İktidarın Kürt stratejisi ne ve ne olmalı”?...
3.9.2015
Çözüm ve çözüm yolu ilişkisi-yol ayırımı!...
30.8.2015
Sayın Erdoğan “faiz düşsün,” dedikçe faiz ve döviz yükseliyor, bu ne hikmettir!!...
23.8.2015
„KÜRT SORUNU“ SADECE KÜRT SORUNU DEĞİLDİR!...
13.8.2015
Hani ABD'den AB'ye kadar bütün o "Batılı emperyalist güçler" "Türkiye’yi bölmeye çalışan" bir "üst akılı" temsil ediyorlardı!!..
9.8.2015
Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?
6.8.2015
Aç tavuk rüyasında darı görür
28.7.2015
İŞTE BU!..
22.7.2015
CEMİL MERİÇ VE ONUN “AYDINLARI” ÜZERİNE!..
15.7.2015
Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var
6.7.2015
SURVİVOR ALL STAR!..
4.7.2015
Kimse kendini aldatmasın
30.6.2015
Devrimin ikinci aşamasına giden yol “tarihsel uzlaşma”dan geçiyor!..
26.6.2015
AÇIK KONUŞALIM!...
23.6.2015
AK PARTİ- HDP İLİŞKİSİ VE ÇÖZÜM YOLU!...
21.6.2015
Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali yok olmasa da artık eskisi kadar aktüel değil!
18.6.2015
Demirel gerçeğini kavramadan 12 Mart'ı açıklayamazsınız!!
15.6.2015
Neredeyiz, neyi-neleri tartışmalıyız, AK Partililere mektup?...
10.6.2015
AK PARTİ VE HDP İÇİN TEK ÇIKIŞ YOLU:
8.6.2015
Şimdi bahane bulma sırası AK Parti’nin Jakobenlerinde mi?...
8.6.2015
LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!...
6.6.2015
Taraf olmayan bertaraf olur mantığı nasıl bir mantıktır?
2.06.2015
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!..
29.5.2015
27 Mayıs 2015’te sürecin neresindeyiz?..
26.5.2015
Derin AK Parti konuşuyor!
20.5.2015
Mevlana-Şems aşkından Sancak-Erdoğan aşkına!..
12.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-5
10.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-4
7.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-3
4.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-2-
01.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-1-
24.4.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
22.4.2015
Yeni bir „toplum sözleşmesi“ancak „tarihsel uzlaşmayla“ mümkündür!.
15.4.2015
HAYRET Kİ NE HAYRET!!..
14.4.2015
Neden HDP’nin barajı aşmasını istiyorum!..
8.4.2015
İdeolojik virüs bütün hızıyla yayılmaya devam ediyor!..
31.03.2015
Önemli olan ne söylediğin değil, nerede durduğun!..
28.03.2015
BİRAZ DA GÜLERKEN DÜŞÜNELİM!!
27.03.2015
Bakın işte mesele bu!
22.03.2015
Başkanlık sistemi tartışmaları: Amaç nedir?
13.03.2015
12 MART’TAN GÜNÜMÜZE...
08.03.2015
Yaşanılmaya başlanan süreç devrimin ikinci aşamasına ilişkindir!..
26.02.2015
Geleneklerimize-kültürümüze uygun Türk tipi Başkanlık sistemi…
24.02.2015
DEVLET VE İDEOLOJİ..
20.02.2015
ŞU “EMANET” MESELESİ!..
04.02.2015
Ey devlet sen nelere kadirmişsin, pes doğrusu!..
30.01.2015
Yunanistan ve Türkiye..
28.01.2015
Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..
14.01.2015
“Allah’ın tuzağı” (enfal.30) nedir
08.01.2015
“STRATEJİK DERİNLİĞİMİZİN” DERİNLİĞİ!..
06.01.2015
“stratejik derinliğin” derinliği!..
25.11.2014
Kobani PKK için neden önemli!..
10.11.2014
AK parti ideologlarıyla aramızdaki fark
04.11.2014
Necip Fazıl ödülü üzerine..
30.10.2017
Cumhuriyeti neden kutluyoruz ..
27.10.2014
AK Parti iktidar olduğu halde neden halâ „mağdur“ rolünü oynayabiliyor da, CHP muhalefette olmasına rağmen halâ „muktedirleri“ oynuyor!!..
19.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... SON
17.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 2
15.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 1
05.10.2014
Kurban bayraminin özü-diyalektiği nedir hiç düşündünüz mü?
26.08.2014
"Stratejik derinlik" kavramı üzerine düşünceler!..
14.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 2
11.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 1
20.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 2
18.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 1
03.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? SON
01.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 2
29.04.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 1
17.03.2014
Ne oluyor?
12.03.2014
“Tarihi Uzlaşma”
02.02.2014
Ulus-devlet kabuğu gelişmekte olan ülkelerde de çatlıyor..
29.01.2014
Şu, küresel sermaye-milli sermaye konusu!..
26.01.2014
Yol ayırımı: Kemerlerinizi iyi bağlayın, türkiye bir viraja girdi savrulma tehlikesi var!!..
20.01.2014
Siz bu kafayla, “yedirmeyeceğiz” “yedirmeyeceğiz” derken Erdoğan’ı yedireceksiniz!
13.01.2014
Bu nasıl bir ittifak olacak, ne işe yarayacak?..
31.12.2013
Aklımızı başımıza toplayalım!..
26.12.2013
Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?
21.12.2013
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği..
14.12.2013
MİLLİ İRADE NEDİR..
1.12.2013
Gülen Hareketi-AK Parti ilişkisinin diyalektiği!..
26.11.2013
Ortadoğu’da yeni dengeler, Rojawa, Barzani, PKK, Türkiye..
22.11.2013
NEREYE GİDİYORUZ!..
0811.2013
Bir süre önce „nereye geldik, ne yapmalı“ demiştik, şimdi neden şaşırıyoruz!..
05.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği SON
04.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği- 4
03.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-3
31.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-2
30.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-1
19.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (SON)
18.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (3)
17.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (2)
16.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (1)
08.09.2013
Pozitivizm nedir? - SON -
07.09.2013
Pozitivizm nedir? - 3 -
06.09.2013
Pozitivizm nedir? - 2 -
05.09.2013
Pozitivizm nedir? - 1 -
01.09.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 2
31.08.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 1
28.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? 2
26.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? - 1
21.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 3
20.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 2
19.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi..
18.08.2013
İki adım ileri atıldı, şimdi bir adım geriye!..
14.08.2013
Liberaller ne kadar liberal..
11.08.2013
Makas değişimi olayı biraz daha karmaşık!..
06.08.2013
20.yy'la 21.yy arasındaki fark
05.08.2013
Hani ne oldu şimdi o 20.yy kalıntısı teoriler?..
02.08.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?... 2
31.07.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?...
26.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (2)
24.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (1)
23.07.2013
Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...
20.07.2013
Kültürler arası etkileşim ve bilişsel ortak kimlik üretimi..
18.07.2013
Kime karşı mücadele edeceğiz? ulus devlet-küresel sermaye ilişkisi..
16.07.2013
Namazın, duanın, şükür ve sabırın diyalektiği..
15.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. SON
14.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (5)
13.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (4)
12.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (3)
11.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 2)
10.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 1)
09.07.2013
“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “
04.07.2013
Mısır’da darbe ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin çağrısı..
02.07.2013
Nereye geldik, ne yapmalı!..
27.06.2013
ŞİMDİ TAM DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR!
25.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (4
24.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (3)
23.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (2)
22.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (1)
20.06.2013
“FAİZ LOBİSİ” İMANA MI GELDİ DERSİNİZ!..
18.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!..(2)
16.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!.. (1)
11.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA...“ 2
10.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA ...“ (1)
08.06.2013
“Faiz lobisine” karşı mücadeleye evet,ama...
06.06.2013
ERDOĞAN, NE YAPMALI!..
04.06.2013
“Nedir bu olup bitenlerin anlamı” mı diyorsunuz!..
03.06.2013
„İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (2)
02.06.2013
İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (1)
1.06.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur!
30.05.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur! (1)
29.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(3) SON
27.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(2)
26.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(1)
23.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (2)
21.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (1)
20.05.2013
Bilgi toplumuna giden süreçte sivil toplumun yaptırım gücü küresel vicdandandan kaynaklanıyor!..
18.05.2013
Statüko mühendislerinin işi gerçekten çok zor!..
15.05.2013
Bir kere daha ne yapilmali sorunu!..
14.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (SON)
13.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (4)
12.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (3)
10.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (2)
09.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (1)
07.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor SON
06.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 3
05.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 2
04.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 1
30.04.2013
İttihatçı liberalizm üzerine!..
28.04.2013
Uluslaşırken küreselleşmek!..
27.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … (SON)
26.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 3
25.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 2
24.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 1
21.04.2013
Türkiye’de neden sol, ya da sosyal demokrat bir hareket yok!
19.04.2013
Nerede bulunuyoruz? devrimin önündeki acil sorun!..
18.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (4)
17.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (3)
16.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (2)
15.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (1)
11.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (5)
10.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (4)
09.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (3)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları