M.Latif YILDIZ

mlatifyildiz@hotmail.com



Bookmark and Share

BABALAR ve OĞULLAR


9.4.2019 - Bu Yazı 513 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 

 Anne, baba, kardeş sevgisi çok farklıdır. Hangisinin üstün olduğunu söylemek kişiye göre değişir. Ancak Baba için çocuklarını ayırmak mümkün değil. Evlat için ise farklı olmak, sevilmek, beğenmek farklıdır. 22 yaşıma kadar Batman’da çocukluk, öğrenci, çiçeği burnunda genç öğretmen ve gazeteci olarak babamla yaşadım. 70’ime gelmiş biri olarak düşünüyorum da babamı hem çok seviyor, hem de çok beğeniyordum.

Rahmetli Babam vefat edeli 39 yıl oldu. Her 10 Nisan’da babamla ilgiliyazı yazarım. Sıradan insanlar için yaşam ve ölüm ailesi, sevenleri dışında kimseyi ilgilendirmez. Babam gibi âlim, çok büyük ve kalabalık bir aileye, akrabaya, beldeye, bölgeye kendi zaman dilimi içinde katkıları olan biri için aynı şey söylenemez.

            Aradan 39 yıl geçse de âlim, bilge insan; Seyda’ye Melle Abdülkerim için her vefat yıl dönümünde bir makale yazmak benim için evlat görevi olmaktan öte, yazar, emekli öğretmen olarak ondan türeyen yeni nesillere, ailesine, akrabalarına, aşiretine, hemşerilerine hatırlatmak insani görevim, ailevi mecburiyetimdir.

            Yaşadığımız bilgi ve teknoloji çağını babam çok az bir kısmını yaşadı. İlmin o manalı sözlerinden çok kâinatın tılsımlı evresinde öyle yarıklar bulup fırtınalar kopartan ön görüye sahipti. Bilgisinin değerini, düşünürler âlemindeki geniş ufkunu yeni anlıyorum.

            Örneğin Medrese görevini yerine getiren demir, çimento, un, tütün, bulgur dükkânında kürsüler üzerine halka halinde oturmuş yörenin yönetici, âlim, Melle, Seyda, öğretmen, işçi, memur, esnaf, köylü topluluğunun ürettiği fikir, görüş, yorum ve düşünceler hazinesi içinde o seçkin topluluğa 22 yaşıma kadar hizmet ederek sohbetlerini dinleme bahtiyarlığını yaşadım.

            Kendimizi bulmak için ne kadar okursak okuyalım, okuduğunu bilmeden, hangi bilgilere erişmeyi hissetmeden yol alırsak nasıl savrulacağımızı babamdan öğrendim. Hiç unutmuyorum; sene 1969 ABD ilk kez aya ayak basmış, günün, haftanın, ayın hatta yılın olayıdır. Çiçeği burnunda genç bir öğretmen ve gazeteciyim. Babamın medreseye çevrilmiş dükkânında yine bir gurup aydın, bilgin kürsüler üzerinde olayı tartışıyor; görüş belirtiyorlar.

            Konu bir hayli uzun ve olayın boyutu 2-3 haftayı aldığı için tartışmanın çok kısa sebep ve sonucunu yazarak geçeceğim. Sohbet anında yörenin tanınmış, saygın bir Melle’si tartışma anında “velevki gitmiş olsalar bile, gayri Müslümler gittiği için, kabul etmeyeceğim, benim için yok hükmündedir” dedi. Çiçeği burnunda öğretmen, Batman’ın ilk gazetecilerinden biri olarak hocaya itiraz ettim. Babam beni susturdu.

Eve geldiğimizde gönlümü aldı ve “ Latif oğlum, sen haklıydın. Fakat Seyda’ya o an sen veya ben ne desek boştu. Merak etme başka bir gün onu ikna edeceğim” dedi ve çam ağacından yapma (sondaj matkap uçlarının konduğu çam sandık) sandukasına yöneldi. Arapça ve Kürdçe olan cilt, cilt kitapların birini okuyor, bırakıyor bir başkasına geçiyor. Okuduğu bölümlere işaretliyor, kurşun kalemle altını çiziyor. Notlar alıyordu. Babam bu araştırmasını gündüz çalıştığı için gece sürdürüyordu.

Ve babamın 2 ayet üzerinde yoğunlaşarak meslektaşına cevap vermeye hazırlandı. Yine bir gün dükkânında söz konusu hoca ve diğer misafirlerin bulunduğu toplantıda söz alarak: “ Melle geçen gün oğlumu susturdum. Ama oğlum haklıydı. Haklılığını yanlış hatırlamıyorsam iki ayet ile belirleyerek konuyu kapatmak istiyorum” dedi ve şunları söyledi:

"O'dur ki, O yüce Allah'tır ki bütün göklerde ve bütün arzlarda (hayat olan âlemlerde yarattığı) her şeyi katından sizlerin (insanların) emrine musahhar kıldı. Muhakkak ki bunda düşünen bir kavim için âyetler vardır."(Casiye, 45/13)

Ve yine; "O (Allah) ki; yeryüzündeki şeylerin hepsini sizin için yarattı, sonra (kudret ve iradesiyle) göğe yönelip, onları da yedi (kat) gök olarak düzenledi. O, (her şeyi bilen) Alim'dir." (Bakara, 2/29)

Böylesi açık ayetlere, rağmen şu veya bu kişi yaptığı için inanmıyoruz diyemeyiz. Çünkü Allah “insan” diyor. Müslüman ya da gayri Müslim demiyor. Kaldı ki Allah Ay değil, “kâinatı” tanıtacağım diyor. Kendimizi bilmek için öylesine değil; babam gibi okumam ve de aydınlanmam gerektiğini o gün o kadar güzel bir şekilde öğrendim ki 2019 yılında yani 50 yıl sonra ve de babamın 39 vefat yılında onunla ilgili bu anımı hatırladım.

Hakikati bilmek için mana ilmi ile lafzı dengelemek gerek. Âlim, olanın terazisinde yol alırsak düşünce dünyamızda ufuklar açar. Babam bende o ufku açtı. Rahmetli Mevlana mesnevisi ile öğretilerimbütünleştirince benim için “Âlimin ölümü, âlemin ölümü” olduğu için her 10 Nisan’da babamı yazma gereğini duyarım. Babam ticaret medresesinde de kendine has çok büyük vasıfları olan, derinliği âleme de, âdeme de yansıyan yönleri vardı. O yönüne de bir başka örnek daha vereceğim.

Ortaokul sıralarında sabaha karşı babama Tren Garından haber geldi. Konya Ova un fabrikasından sipariş ettiği vagon gelmiş, ardiye parası ödenmemesi için vagonu boşaltması istendi. Babam beni ve ağabeyim Abdulgaffar’ı gönderdi. ( O zaman ağabeyim midi, yoksa başkası mıydı tam hatırlamıyorum.) İstasyona gittiğimizde 1 yerine 2 vagon un gelmişti. Oysa babam 1 vagon demişti. Neyse 2 vagon unu dükkâna istifledik. Gündüz babam Ova Un’un sahibi Osman Hekimoğlu ile manyetolu, postane santralı aracılığı ile konuşuyordu.

Babam: “ Osman Bey, ben 1 vagon sipariş ettim. Siz 2 vagon göndermişsiniz. 2 vagon unun parasını hemen çıkarmam mümkün değil” diyordu. Karşı taraf da “ Hocam bilerek 2 vagon gönderdim. Sen dürüst, güvenilir bir insansın. Ne zaman sattınsa 2. Vagonun parasını o zaman gönderirsin” diyordu. Babam ise huzursuz olmuş 2 vagon unun parasını çıkarmak için çareler aramaya başladı. Bu duruma bizzat şahit olduğum babam ile ilgili bir başka anımdı.

Yıllar sonra Konya’ya gidip yerleştiğimde Osman Hekimoğlu’nun oğlu Adnan ile çok samimi 2 arkadaş olduk. Babası Osman Bey’e de çek, senet, banka teminatı olmadan güvene dayalı ticaretlerindeki bu anıyı aktararak o babanın oğlu olduğumu hatırlattım. Âlim olan babamın gönül gözü, ilmin hakikatinin verdiği dürüstlük, doğruluk ve samimiyeti çok şükür 47. Senesine giren reklam şirketimde aynı yolu tatbik ederek bu günlere gelmeyi başardık.

Bilgi, akıl ve ahlak nitelemeleri insan için bir donanımdır. Bundan hareket ile diyorum ki Seyda’ye Melle Abdülkerim iyi ki senin evladın olarak dünyaya geldim. İyi ki bilgiyi aklım ile yönetmeyi senden öğrendim. Toprak zemin ve damlı, kerpiç Batman’ın ilk yerleşik düzeye geçmiş ailesi olsak da sevgin ve ilminle çok şeyin zenginliğini bizlere yaşattın. Hep kalabalık ve gürültülü bir karmaşa vardı. Ama yalnız evimizin, ailemizin değil akrabaların, eş, dost ve yakın arkadaşların için de sen büyük bir güvendi.

            Rahmetli her zaman “bitivingavalşerdikim” ( Kurşunsuz tüfekle savaşıyorum) derdi. Çocuk iken ne anlama geldiğini bilmiyordum. Büyüdükten sonra verdiği güvenle yalnız alışveriş yaptığı Konya, Malatya, Gaziantep, Adana, Diyarbakır tüccarları üzerinde itimat tesis etmiş; aynı zamanda Batman’ın zengin ailelerinin parasını çalıştırarak onların üzerinde de güven tesis ettiğini anladım.

            Babam hiçbir zaman bildiği gibi “adam” olmamda diretmedi. Beni bana bıraktı. Çok eleştiri almasına rağmen Batman, Mardin, Siirt yöresinde (1968 -1973) Günaydın gazetede muhabirlik yapmamı yüzüme karşı eleştirmediği gibi dükkânını ofisim, telefonunu da benim istihbarat ve iletişim aracım olmasına itiraz etmedi.

O yüzden babamın ölümünü içimden atamadığım çok ince bir sızıdır. Her 10 Nisan’da sızı biraz daha artıyor. Yüreğim onsuzluğa zor alışıyor. Çünkü o hayatı boyunca suskun seven, sessiz ve gizli üzülen, en zor anında bile yıkılmayan, beni seven adam gibi adamdı.

Demek babalar ölünce insanın bir yanı eksik kalıyor. 39 yıl sonra “neyin eksik” derseniz “yeri doldurulmayan babam” derim. Babaları ölenler söz konusu oldu mu sessizce düşünürler; ben hem düşünür hem de içimi satırlara dökerim. O yüzden üzmeyin kırmayın babanızı. Yaşam geri dönüşü olmayan ayrılıkla noktalanıyor. Öyle bir ayrılık ki Nisan yağmurunda esen rüzgârda benim gibi babanızın kokusunu ararsınız.Haz. Muhammed (s.a.v.) “baba cennetin orta kapısıdır” der. Orta kapıyı kaybetmeden değerini biliniz.

Babamın en büyük 2 numara oğlu olsam da gözünde çocuktum, küçüktüm. Şimdi o günleri andıkça çocukluğun ne kadar büyük konfor olduğunu anlıyorum. Babamın ölümü beni yoksullaştırdı. 39 yıldır bu yoksulluğun acısını çekiyorum. Allah rahmet eylesin. Yerin cennet olsun ki hiç şüphem yok. Seni çok seviyor, arıyor, ve özlüyorum, yine hüzünlendim, seninle çok değil ama o kadar anlamlı anılarım var ki yaşlı gözlerle bu satırları bitiriyorum.

NOT:8 Nisan tarihi sevdiğim Kürd bilgesi, Kürd tarihçisi, 35 yıllık dostum Cemşid Bender (Mehdi Halıcı’nın) ölüm yıl dönümüdür. O’na da burada Allahtan rahmet diliyorum.

Facebook Yorumları

reklam
9.4.2019
BABALAR ve OĞULLAR
26.11.2018
ÖĞRETMEN VE TOPLUM
9.4.2018
SEVDİKLERİN ACISI UNUTULMAZ
10.4.2017
BABAM…
4.7.2016
Bayram, İslam, nefret ve ırkçılık
6.6.2016
BİR ARADA YAŞAMAK
23.5.2016
HDP, MECLİS ve TARİHTEN DERS ALMAK
16.5.2016
HASANKEYF, DOĞA, TARİH VE İNSAN
2.5.2016
AMED SPORTİF ve TFF
26.4.2016
Kürd Sorunu nasıl biter
18.4.2016
Ölümleri durdurun, silahları susturun
12.4.2016
SEVDİKLERİN ACISI UNUTULMAZ
4.4.2016
SU, BARAJ ve İNSAN
28.3.2016
İNSANLIĞIN ONURU ve YAZAR
22.3.2016
NEWROZ VE DUA
14.3.2016
SUR’DA ÇIPLAK KÜRD
9.3.2016
Karşılıksız kalan sorular ve iktidar
7.3.2016
OKUYUCU ÇIĞLIĞI VE YAZAR
27.2.2016
Kimlik nefreti, çıplak kadın, Zaze ve Böke
23.2.2016
ACI GERÇEK ve KÜRD POLİTİKASI
12.2.2016
CİZRE’DE KATLİAM ve KASITLI YALAN HABER
6.2.2016
Kürdler tekrar satılıyor mu(!)
3.2.2016
AKP TAŞERONLARI TOLEDO ve SUR
31.1.2016
Türkler ile Kürdlerin tarihle sınavı
25.1.2016
KÜRD MESELESİNDE KISSDAN HİSSELER
20.1.2016
Gerçeklerle yüzleşmenin zamanı
18.1.2016
ÜLKENİN ÇİVİSİ ÇIKTI
6.1.2016
HAWAR XWEDEYO ( İMDAT ALLAHIM)
3.1.2016
Başkanlık, özerklik ve anayasa
28.12.2015
KÜRD VEKİLLERE AÇIK MEKTUP
26.12.2015
Nesiller boyu yaralı ruh oluşmadan
20.12.2015
Medeniyetler savaşı ve Müslümanlar
14.12.2015
HİÇ SORDUNUZ MU? “NEDEN HENDEK?”
7.12.2015
ABD VE KÜRDLER
4.12.2015
Kürdler aydınlarına sahip çıkamıyor
30.11.2015
TAHİR ELÇİ SUİKASTI GELİYORUM DİYORDU
24.11.2015
BEYAZ TOROS, JİTEM ve ESEDULLAH
22.11.2015
Silvan’da duvar yazıları ve kopuş tehlikesi
16.11.2015
ŞEHİRLERİ YAKAN DEVLET ve G20
9.11.2015
CEPHE SAVAŞI, KORKU ve CESARET
5.11.2015
SEÇİM ve GÜÇ
31.10.2015
NİÇİN “İNADINA” HDP?
28.10.2015
KADIN VE SEÇİM
27.10.2015
Beyaz Toros ve 1 Kasım seçimleri
26.10.2015
SANDIĞA ve OYUNUZA SAHİP ÇIKIN
14.10.2015
Katliamın hedefi barış ve seçim
12.10.2015
KATLİAM ÜLKESİNİN NESİNİ YAZACAĞIM?
11.10.2015
HDP, SEÇİM ve OY
5.10.2015
BU SAVAŞ NEDEN BAŞLADI?
1.10.2015
Savaş, barış ve Taraf
29.9.2015
İNADINA BARIŞ
25.9.2015
ŞAŞIRMIŞ KÜRDLERE BAYRAM MESAJI
18.9.2015
Barış Konferansı ve ‘keskin nişancı’
12.9.2015
DEMİRTAŞ NE DEDİ DE SAVCI FEZLEKE HAZIRLADI?
8.9.2015
Kıyıya vuran Kurd’i çocuğun fotoğrafı
31.8.2015
YALAN HABERLER ve ÇOCUK ÖLÜMLERİ
24.8.2015
SİLAH, MİLİS ve KAMU BİNALARI
17.8.2015
KÜRDE NE YAPILMADI Kİ LAN!!
5.8.2015
TERÖRE MESAFE VE KÜRDLER
3.8.2015
BARAJI ve BARIŞI SİNDİREMEDİLER
29.7.2015
İKTİDAR ve OY İÇİN SAVAŞ
23.7.2015
Selam "Suruç Vahşetinin Neyini Yazacağım"
13.7.2015
ENCÜLERİ ÖLDÜREREK BİTİREMEZSİNİZ
7.7.2015
IŞİD'e daha nasıl destek verilir?
30.6.2015
IŞİD’in silahı sahibini vuracak
23.6.2015
PYD, YPG TERÖRİST MİŞ!!!
19.6.2015
TÜRKİYE’NİN SURİYE KÜRD YALANI
17.6.2015
Meşruiyet ve Koalisyon
10.6.2015
HDP NİÇİN KAZANDI?
6.6.2015
OYLAR NİÇİN HDP'YE?
4.6.2015
SEÇİM, HDP, İSTANBUL ve OY
31.5.2015
Bölünmemek için oylar HDP'ye
27.5.2015
HDP’YE BORÇ OY
26.5.2015
HDP- AKP Azınlığı ve Diyanet
24.5.2015
Oyumu ağaca vereceğim
21.5.2015
DUVAR YIKILIRKEN ÇIRPINMAK
17.5.2015
AMED ve SEÇİM
11.5.2015
Amed Kitap Fuarında Diriliş (Vejin)
4.5.2015
Ermeni gerçeği ve bilim adamları
27.4.2015
AKP'nin Planını HDP bozdu
19.4.2015
AĞRI, ANKARA TUZAĞI ve OY
10.4.2015
Seçim, aday ve inanç kümesi
06.04.2015
Katırlar ve hayvanseverler
26.03.2015
Hasankeyf ve Ilısu için son çağrı
23.03.2015
NEWROZ, ÖCALAN ve HÜKÜMET
15.03.2015
IŞİD’E KARŞI KÜRDLER ve KÜRESEL MÜCADELE
08.03.2015
ŞAH MAT MI RİCAT MI?
04.03.2015
SİLAHLARA VEDA, GÜVEN VE PAKET
23.02.2015
MÜZAKERE, SİLAH ve PAKET
17.02.2015
Selam '15 Şubat'
09.02.2015
HAŞHAŞİLER, IŞİD ve KÜRDLER
02.02.2015
KOBANE DİRİLİŞİNİN ZAFERİ
26.01.2015
KRAL İÇİN YAS TUTMAYIZ
20.01.2015
Kürd çocuklar katlediliyor
15.01.2015
HDP, İTTİFAK ve BARAJ
12.01.2015
KÜRDÜ KÜRDE KIRDITMA
05.01.2015
Kutuplaşma, tuzak ve ittifak
28.12.2014
Nihai Çözüm Muamması?!!!
22.12.2014
HANGİ ÖZGÜR BASIN?
15.12.2014
Kürdleri de paralel yaptılar
08.12.2014
Şuradan Kürdlere masal çıktı
02.12.2014
Kobane Düşsün Hayali Kuranlara
24.11.2014
Süreç için taraflar ne diyor?
17.11.2014
Kürdlerin yükselen itibarı
10.11.2014
Çözüm, pazarlık ve parti kapatmak
03.11.2014
Çünkü Kobane vatandır
27.10.2014
PYD'ye tasfiye tuzağı mı?
20.10.2014
Kobane destanı ve barış konferansı
13.10.2014
BUNUN ADI KÜRD DÜŞMANLIĞI
09.10.2014
Kürdistan, kadın, katliam ve tuzak
02.10.2014
Süreci Kobanê'de Boğmak
29.09.2014
IŞİD'i seyreden asker
22.09.2014
IŞİD, Rehine ve Kürdler
17.09.2014
Kürdçe eğitim ve açılım
08.09.2014
Fermana Êzidiya
01.09.2014
İlginç günler ve HDP
18.08.2014
BEŞİRİ EZİDİLERİ ve ŞENGAL SOYKIRIMI
11.08.2014
IŞİD Vahşeti, Batı ve Kürd Birliği
21.07.2014
NEDEN DEMİRTAŞ?
14.07.2014
ROJAVA, HAWAR ve IŞİD
07.07.2014
KARDEŞ ACISI
01.07.2014
Tutsak Kürdler ve Tasarı
29.06.2014
Tutsak Kürdler ve tasarı
15.06.2014
IŞİD Niçin başardı? Kürdler ne yapmalı?
08.06.2014
Çözüm için AKP'ye açık mektup
04.06.2014
KALEKOL, ROJAVA ve AĞRI SEÇİMİ
31.05.2014
ANNELER DAĞ VE ÇOCUK ASKER
26.05.2014
ÖLÜMÜ HAKLI GÖRMEK
18.05.2014
KATLİAM GİBİ CİNAYET ve “FITRAT”
11.05.2014
KALKINMA VE ÖZGÜRLÜK
04.05.2014
Demokratik Özerklik projesi
28.04.2014
GEÇMİŞE YOLCULUK (2) ve HASANKEYF
21.04.2014
PETROL, BARAJ ve PAY ALMAK
14.04.2014
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DERSLER (1)
11.04.2014
ÇÖZÜME OY VERDİLER
30.03.2014
SIRA GECESİ, YEREL SEÇİM ve BDP
24.03.2014
NEWROZ, MESAJ ve KÜRDLER
17.03.2014
ZEHİRLENMİŞ TOPLUM, HDP ve “BARIŞ”
09.03.2014
SAİD-İ KÜRD-İ ve FETHULLAH GÜLEN
03.03.2014
Çağdaş’ın 31. yılı ve Vali İmga
24.02.2014
ŞEHİTLER ŞEHRİ SİLVAN
17.02.2014
ÖCALAN’IN KASETLERİ
10.02.2014
GÜLEN CEMAATİ VE KÜRDLER
03.02.2014
Kürd'ün Kürd'e kumpası
27.01.2014
CENEVRE 2 LOZAN 2 Mİ OLACAK?
23.01.2014
BABAMIN SANDIĞI
20.01.2014
ATEŞE BENZİN TAŞIMAMAK
13.01.2014
ROBOSKİ VE PARİS
06.01.2014
KÜRDLERİN AHI
23.12.2013
Türk yargısı ve Kürd siyaseti
16.12.2013
MECLİS, KÜRDİSTAN ve ADALET
09.12.2013
BOMBA, KURŞUN, KAN, ÖLÜM ve OY
02.12.2013
CEMAAT, ERDOĞAN ve BARZANİ
25.11.2013
HASTALIK VE DOSTLUK
18.11.2013
BARZANİ, AMED VE ŞİWAN
11.11.2013
Tetikçiler ve Kürdler
04.11.2013
BARZANİ VE ROJAVA
28.10.2013
UTANÇ DUVARI
07.10.2013
Paket ve Kürdler
25.09.2013
TÖRE VAHŞETİ
23.09.2013
Öcalan ve yeni format
16.09.2013
TALEBİ İMTİYAZ ve TEHDİT GÖRMEK
09.09.2013
KÜRDLERE BÜYÜK OYUN
02.09.2013
Suriye ve küresel diktatörler
30.08.2013
“DİNDAR KÜRDLER” MAKALEM ÜZERİNE
26.08.2013
Dindar Kürdler'e çağrı
19.08.2013
200 YILLIK ZULÜM VE ADALET
12.08.2013
Kürelerin Suriye sınavı
05.08.2013
O BAYRAK ve ROJAVA
29.07.2013
Kürtlerin tarihi birliği
22.07.2013
SURİYE, KÜRDLER ve TAHAMMÜL
15.07.2013
HASAN CEMAL’IN DERDİ NEYDİ?
09.07.2013
HAYAL PAKET, KÜRDLER ve “HAM HAYAL”
30.06.2013
KÜRD SORUNUNDA NE OLUYOR?
24.06.2013
Kürtçe atölyesi
17.06.2013
Gezicilerin gücü ve Hasankeyf
11.06.2013
Gençler, gezi ve Erdoğan
03.06.2013
Gezi Parkı Direnişi ve Toplum
27.05.2013
Demokrasi ve barış konferansı
20.05.2013
REYHANLI, SURİYE, AKP ve OBAMA
13.05.2013
Kürd Varlığı ve Çekilme
06.05.2013
Çözüm STK ve halk
29.04.2013
Sıra hükümette
22.04.2013
TC üzerine
15.04.2013
KÜRDLER, DİN ve FİTNE
09.04.2013
BABA, EVLAT ve NASİHAT
08.04.2013
AKİL İNSANLAR VE BDP
01.04.2013
BARIŞIN DİLİ ve ÜSLUP
25.03.2013
NEWROZ, BAŞBAKAN’A DÜŞEN ve BAYRAK
18.03.2013
ÇÖZÜME DESTEK VE ANALİZ
11.03.2013
ASİMİLASYONUN FAŞİST YÜZÜ
04.03.2013
SÜREÇ, ÇÖZÜM ve ENDİŞE
27.02.2013
Kürdün deniz görmüşü
26.02.2013
Zafer, Barış ve Medya
18.02.2013
ÖLÜM, ZEHİR, BARIŞ VE İNANIR
11.02.2013
ÇÖZÜM, SÜREÇ, KORKU ve TUZAK!
04.02.2013
TÜRK – KÜRD PARADİGMASI
28.01.2013
KATİL (LER) KİM?
20.01.2013
Birand ve 3 barış güvercini
14.01.2013
NOBEL KİMİN HAKKI?
07.01.2013
İmralı,hükümet ve medya
31.12.2012
KÜRD İSYANLARI
28.12.2012
ROBOSKİ KATLİAMI
24.12.2012
Ankara’da siyaset
17.12.2012
MEDYA VE AYDINLARA ÇAĞRI
10.12.2012
Dokunmak,AKP ve Kürdler
03.12.2012
KÜRDLER VE SİYASET
26.11.2012
Geciktikçe büyüyor
19.11.2012
Sivil isyan ama nasıl?
16.11.2012
AKP’yi neden anlamıyoruz?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive