Mete Yarar

Karar



Bookmark and Share

Burası Amazon ormanları değil!


28.6.2018 - Bu Yazı 961 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İki seneden beri araştırmacı yazar olarak kendimi oldukça şanslı görüyorum. Neredeyse bu sürede bütün Türkiye’yi iki kez gezdim ve başka ülkelerdeki bütün sorunlu bölgelere gidebildim.

Orada yaşayanların gözlerinin içine bakarak konuştum. Bunu da bir parti gözetmeden yaptım. Onlarca lisede ve üniversitede konuşma yaptım. Birçok farklı meslek odasına, Türkiye’nin geleceğinde ne olacağını merak ettikleri konularda sunum yaptım.

Güvenlik ve mülki erkân ile birçok konuyu tartışma fırsatı buldum. Yani işin özü tahlil yapmak için oldukça fazla miktarda veri topladım. Bu verileri politize olmadan da ilgilenenlere aktardım. Bu sayede son dönemde oldukça zor konularda hataya düşmeden analiz yapabildim.

***

Bazen sosyal medya hesapları üzerinden bu hatayı biz nasıl yaptık benzeri özeleştiriler yapan kişileri görüyorum. Sizlere haddimi aşmadan neden hata yaptığınızla ilgili naçizane birkaç bilgi vereyim.

Öncelikle seçmene Amazon’da yeni bulduğunuz ilkel kabile muamelesi yapmaktan vazgeçin.

İkna etmeniz gereken seçmen politik anlamda aynı görüşte olduğunuz kişiler değildir. Söylemlerinizin testini açık ara olduğunuz yerde değil hiç oy almadığınız yerde yapın.

Her miting alanında farklı bir söylem dile getirdiğinizde diğer seçmenin bundan haberi olmadığını asla düşünmeyin. Dünya global bir köy. Edirne, Hakkari, Artvin ve Muğla arasında aynı dili kullanmadığınızda bir iyi bir kötüyü götürmeye başlar.

İnsanların yıllarca oy attığı ve sevdiği insanlara, meydanlarda söz söyleyerek karşı bloktan oy alamazsınız. Çünkü seçmenler önce insandır. Değer verdiklerine söz söylendiğinde kendinin de aşağılandığını düşünür.

Anadolu’da yaşayan halkımızın vatan söz konusu olduğunda asla bir ‘B planı’ yoktur. Hiçbir sorun beka probleminin önüne geçemez. Ona laf söyleyeni de asla bir yere taşımaz.

Şehit ve gaziler veya kahramanlarına laf söylendiğinde seçmen üzerindeki etkisi atom bombası düşmüş gibi olur. Son iki seçimdir “15 Temmuz bir tiyatro” veya “Apoletlerini sökerim”, “Amerikalılar beni aradı” söyleminin kaç puan kayba yol açtığını bilmiyorsanız bir araştırma şirketine sormanızı öneririm. Benim tespitlerim enaz beş puandır. Bunun etkisi ise Meclis’te 10 puana denk gelir.

Memleketimizin insanının sağduyusu ve feraseti vardır. Ona makarnacı, kömürcü sıfatlarıyla yaklaşanların önce kendilerine bakmasını öneririm. Her şeyin azına sahip olanların bütün cephelerde gönüllü olduğunu unutmayın. Onlar kurtuluş savaşının ruhunu hâlâ taşıyorlar. Tuzu kuru olanlar hangi manda yönetimi daha iyidir tartışması yaparken Anadolu son evladını da elindeki iki şeyden birini de cepheye gönderiyordu.

O nedenle ilk sıkıştığı anda yurt dışına kaçma planları yapanların kimseye makarnacı demeye hakkı yoktur. Bu söylem siyaseten de kimseye fayda sağlamaz.

***

Daha önce yazdığım bir anıyı tekrar paylaşacağım.

“Ağa ölünce Londra’ya eğitime gönderdiği oğlu memleketine geri döner. Onlarca köye sahiptir. Bütün köylerde yaşayan insanlarla tanışmak için mükellef bir sofra kurdurur.

Herkes yer sofrasının etrafına oturur. Genç ağa kimsenin yemeğe başlamadığını görünce buyursanıza der. İnsanlar saygıdan siz başlayın biz de başlarız derler.

Ağa bu cevaba, ‘Biz her gün yiyoruz siz buyrun’ der. Ortamda buz gibi bir hava eser. Kimse tek laf etmeden sofradan kalkar ve gider.”

Bu toplumun kendi içinde telepatik bir iletişimi olduğunu hep düşünmüşümdür. Tek lafta adam sever tek lafla adam çizer. Bunu da hiç konuşmadan Samsun’daki ile aynı anda Mersin’deki yapar.

Memleketin Londra’dan gelen ağa çocuklarına değil. Bu ülkenin dilinden anlayan, nerden geldiği çok da önemli olmayan eğitimli insanlara ihtiyacı var. Kendi lisanıyla farkındalık yaratanı da başında taşır.

Burası Anadolu, Amazon değil.

Facebook Yorumları

reklam
28.9.2018
Castle International
28.6.2018
Burası Amazon ormanları değil!
25.6.2018
Kıssadan hisse
21.6.2018
Bul ve Getir
18.6.2018
Savulun akıncılar geliyor
14.6.2018
Asimetrik savaş
12.6.2018
Kandil operasyonu... Bir durun ve düşünün!
11.6.2018
Siyaset zaten bu değil mi?
7.6.2018
15 Temmuz’dan aklımda kalan komutanlar
4.6.2018
Aklıma kurt düşürdüler
31.5.2018
Adım adım Kandil
28.5.2018
S-400 mü yoksa F-35 mi ?
21.5.2018
Yettiniz artık
17.5.2018
Tarih’i okumak
14.5.2018
Sessiz sedasız
10.5.2018
Sizin başka bir yerde işiniz yok mu?
7.5.2018
Ne verdiğiniz değil, ne istendiği de önemlidir!
3.5.2018
İşin şekli hep aynı!
30.4.2018
Ne olacak bu gençlerin hali?
26.4.2018
Nasıl oldu da bu kadar çabuk unuttuk?
23.4.2018
Nerden başlasam bilemedim
16.4.2018
Nasıl bir ABD Başkanı istersiniz?
12.4.2018
Sekiz yıldır neredeydiniz?
9.4.2018
Gençlik başka bir güzel
5.4.2018
Bazılarına ağzınızla kuş tutsanız yaranamazsınız
2.4.2018
Yunanistan ne yapmak istiyor?
29.3.2018
Neymiş kardeşim bu saman
26.3.2018
‘Sanki Yedim’ Camisi
25.3.2018
Unuttuğumuz gerçek: KANDİL !
22.3.2018
Vasiyeti ceplerinde olan yiğitler
19.3.2018
Çanakkale ruhu Afrin’de
15.3.2018
Onlar konuştu ben dinledim
12.3.2018
Afrin Harekatı’nda son dönemeç
8.3.2018
Nice yıllara
5.3.2018
Başınız dik dolaşın
1.3.2018
Ben onu tanıyorum
22.2.2018
Zeytin Dalı’na bir de buradan bakın
19.2.2018
Bir fotoğraf karesine sığmayan fedakârlıklar
16.2.2018
Hollywood senaristlerine bir önerim var
15.2.2018
Afrin’de neler oluyor?
5.2.2018
Elim kaleme gitmiyor
4.2.2018
Betonun "et kalınlığı" kadar önemli bir nokta daha var
1.2.2018
Müdanası olmamak ne güzelmiş
29.1.2018
Milli ve yerli ‘millet’ olmak
25.1.2018
Orada olmak isteyenler için
22.1.2018
İsmin arkasındaki gizem: Zeytin Dalı
18.1.2018
Hedefler savaşı
15.1.2018
Sınır ötesi artık öte değil
14.1.2018
İlk sürü SİHA saldırısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.