Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...


19.3.2018 - Bu Yazı 102 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 8 Mart Kadınlar Günü konuşmasında “erkeklerin deşarj olmak için kadınları dövebileceğini,” “kadınların kocalarından dayak yedikleri için şükretmeleri gerektiğini” söyleyen bazı din hocalarına isim vermeden çıkışması hala gündemde.

Hoş, Cumhurbaşkanı söyleyince, kadına yönelik ve aile içi şiddet, kadın cinayetleri, kadına şiddeti teşvik ve övme gibi üstünde daha fazla durmamız, çözüm aramamız gereken, toplumun çekirdeğini, dolayısıyla herkesi ilgilendiren bir mesele hakkında daha fazla konuşulur diye ümit ediyordum ama ‘güncelleme’ tartışması sol kulvardan atağa kalkıp bu konunun önüne geçti. Cumhurbaşkanı ertesi gün “Dinde reform haddimize değildir,” diyerek ne kastettiğine açıklık getirmesine rağmen… Kadınlar için toplumsal farkındalık bakımından büyük hayal kırıklığı...

‘Güncelleme’ lafına takılan bazı popüler isimlerle konuştuğumda, ne yazık ki, harareti artan tartışmayı meselenin çıkış noktası olan ‘kadın ve şiddet’ konusuna getirmekte bile zorlandığımı fark ettim. Nihayet oraya vardığımızda ise hayretle şunu fark ettim: “Nurettin Yıldız’ın konuşmaları cımbızlandı,” diyenlerin hiçbiri, “deşarj olmak için kadın dövme” ve “dayak yediğine şükretme” içeriklerini izlememiş, dinlememiş, hatta duymamış bile... Ne ilginç değil mi, medyada, sosyal medyada heyecanla bu konuda konuşuyor, yazıp çiziyorsun, ama ısrarla savunduğun konuya hakim bile değilsin. Hal böyle olunca “Nasıl tartışacağız da bir yere varacağız,” sorusuna dair umudum daha da azaldı diyebilirim.

Fakat yine de, bu kritik konuya dair kendi iç tartışmalarımızın ayaklarının daha çok yere basması adına, Cuma günü Polis Akademisi Başkanlığı'nca hazırlanan ‘Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele’ raporunun kamuoyuyla paylaşıldığı konferansı ve söz konusu raporu hazırlayan Coşkun Taştan, Aslıhan Küçüker Yıldız ve Seda Öz Yıldız’a bir soru yönelttim: “Türkiye’deki kadın cinayetleri arasında failin işlediği suçu dine dayandıran bir savunmasına rastladınız mı?” Söz konusu rapor üstünde çalışırken yüzlerce soruşma tutanağı üzerinde çalışan uzmanlar buna net bir biçimde “Hayır,” cevabını verdi ve şöyle devam etti: “Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, sosyolojik, psikolojik, ekonomik, kültürel ve benzeri farklı nedenlerin iç içe geçmesiyle ortaya çıkıyor.”

Şöyle dersek pek de haksız olmayız, kadına yönelik şiddetin temeli elbette din değil ama bazıları erkek eliyle işlenen bu şiddeti savunmaya ‘İslam’ üzerinden bahane arıyor. Ataerkil gelenekte yüz yıllar içinde kadının toplumsal hayattan soyutlanması, eve hapsedilmesi için pek çok kez yapıldığı gibi, dominant olma iştahı fazla olan erkeğin karşısında kadını zayıflatmak için, adeta pirincin içinde taş ararcasına uğraşılıyor ve amaca ulaşılıyor. Bu da bana sol feminist örgütlerin ve sekter seküler grupların, Türkiye’deki kadına yönelik şiddet vakalarını, İslam’a saldırmak için bir bahane olarak kullanmasını hatırlatıyor. Kültürel ve geleneksel nedenlerle, ekonomik, psikolojik temellerle işlenen suçlar, iktidara ve onu destekleyen muhafazakar kesime saldırmak için hunharca kullanılıyor. Oysa Avrupa gibi sekülarizmin kalesi olan ülkelerde de kadınlara yönelik şiddet vakaları oldukça yüksek. Örneğin Türkiye’de kadın cinayetlerinin oranı milyonda üç iken, Fransa’da milyonda dört...

Tıpkı ‘güncelleme’ konusunun çok absürt yerlere çekilmesi gibi, yıllardır kadına yönelik şiddeti siyasileştirmeden tartışamadığımız için olduğumuz yerde saymaya devam ediyoruz. Oysa aslında, her gün medyaya ‘rating’ uğruna ‘şiddetin pornografisi’ şeklinde haberleştirilen içerikler içimizi karartıyor olsa da, İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı, sadece kadına yönelik şiddeti sadece cezalandırma değil, önleme noktasında da yıllardır giderek artan ve öne çıkan çalışmalar yapıyor. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında kurulmuş olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) bunun bir örneği mesela. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konuda daha aktif rol almasıyla daha fazla yol kat edileceğini düşünüyorum.

Fakat yine de, “Devlet kadını koruyamıyor mu? Devlet kadın cinayetlerini önleyemiyor mu?” sorularını sormak durumunda kalıyoruz. Türkiye’deki yasal mevzuat yazılı olarak pek çok gelişmiş ülkeden bile ileri olmasına rağmen, örneğin ‘kadına yönelik şiddet’in yasalarımızda bir tanımı olmasına rağmen ‘kadın cinayetleri’nin henüz tanımlanmamış olması en kısa sürede yapılması gereken işlerin başında geliyor. Zira ‘kadın cinayetleri’ suç olarak ayrı bir kategoride yer almadığı için, bir kadının öldürülmesi, aile içi şiddet nedeniyle mi, kadın cinayeti temelli mi yoksa tamamen farklı bir nedenden mi kaynaklanıyor, bu belirlenemiyor. Haliyle elde edilen veriler de sağlıklı olmuyor.

Öte yandan yasal mevzuat harikulade olsa da, uygulamaya yansımayınca şiddeti önleyecek sonuçların da önü tıkanıyor. Şunu biliyoruz ki, medyaya yansıyan kadın ve çocuk cinayetlerinin önemli bir kısmında, fail önceden şikayet edilse de salıverilmiş, gözetim altında tutulmamış, koruma tedbiri ya da uzaklaştırma kararı alınmamış. Halihazırda kanlı bir sona doğru meyleden vakanın gelişimini hızlandıran bir müdahale olarak değerlendirilebilir bu durum aslında. Devlete şikayet edildiği için öfkesi artan fail, şikayet etse de kapıları yüzüne bulan kadını daha da zayıf ve dayanaksız bulup son hamlesine bu şekilde daha da yaklaşıyor. Oysa elektronik kelepçe gibi uygulamalar, içeride tutamadığınız bir suçluyu ve başına polis koyamadığınız potansiyel bir şiddet vakasını uzaktan izlemenizi fazlasıyla kolaylaştıracak yöntemler. Bu ve benzeri uygulamalar muhtemeldir ki, canını korumak için sığınma evlerine hapsolan kadınlara bir nebze de olsa özgürlüğünü verir; zorba, dayakçı ve katil erkekleri de gelecekteki suçları işlemekten caydırabilir.

Facebook Yorumları

reklam
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
19.3.2017
Çöp patlamasından medeniyet inşasına
16.3.2017
Batı’da İslamofobi’yi kim yükselişe geçirdi?
13.3.2017
Avrupa cehennem ateşini harlıyor
9.3.2017
Erdoğan: Lider
5.3.2017
2007’den 2017’ye sistem değişiminin uzun hikayesi
2.3.2017
Türk ordusunu rahat bırakmayacaklar mı?
26.2.2017
FETÖ değil darbeciymişler, darbeye değil operasyona gitmişler
23.2.2017
Güney Kore tipi başkanlık ve bir başarı hikayesi olarak Güney Kore
16.2.2017
Rakka’da zorlu denklem
12.2.2017
El Bab’da sona yaklaşırken artan riskler
9.2.2017
Anayasa değişikliği teklifinde yargı tartışmaları
5.2.2017
Sağlıkta dönüşümün ikinci devresi: Şehir Hastaneleri
2.2.2017
İlliberal demokrasi ve liberal Müslümanlar
29.1.2017
Kölecilikten sömürgeciliğe, krallıklardan özel teşebbüslere
27.1.2017
Hem cazip hem mazlum Afrika
22.1.2017
Muhalefetin kabusu: Yeni sistem nitelikli siyaset gerektiriyor
15.1.2017
15 Temmuz gecesi büyüyen çocuklar...
8.1.2017
Neden IŞİD değil de Daeş diyoruz?
5.1.2017
Sosyal medyadan sokağa tehlikeli tezgahlar
1.1.2017
Kırılgan zeminde başlayan Suriye ateşkesi
29.12.2016
Bir tweet’le savaş bile çıkabilecek çağdaysak ne yapmalıyız?
25.12.2016
Savaş çıkarmak için bir ‘tweet’ yeter
22.12.2016
Andrey Karlov suikastı neyi amaçlıyordu?
18.12.2016
Seferberlik...
15.12.2016
İspanya’dan Suriye’ye, Guernica’dan Halep’e...
11.12.2016
Türkiye Cumhuriyeti egemenlik haklarından feragat etti mi?
4.12.2016
Karanlık bir kabre dönüşmüş Halep yiğidini bekliyor
1.12.2016
Brüksel’den Türkiye’ye bakış...
27.11.2016
Hem Avrupa hem Şangay Beşlisi olur mu?
24.11.2016
AB çökerken Türkiye ile ilgili oturum yapmak...
20.11.2016
Cinsel istismar düzenlemesinde kazalar silsilesi
17.11.2016
Şehit kaymakamım, Allah senden razı olsun
10.11.2016
Obama maskesini kazıyorsunuz, altından Trump çıkıyor
6.11.2016
Obama’nın mirası
3.11.2016
Baykal: 7 Haziran’da uzlaşma olsaydı 15 Temmuz olmazdı
30.10.2016
Bir işkence biçimi olarak Cumhuriyet Gazetesi okumak
27.10.2016
Kim bu Haşdi Şaabi?
23.10.2016
Sistem değiştirmenin zamanı mı?
20.10.2016
Irak’ta üç gün
16.10.2016
Musul Operasyonu Irak’ın geleceğini şekillendirecek
13.10.2016
Türk Akımı oyunu değiştirebilir mi?
9.10.2016
ABD ve Suudi Arabistan boşanacak mı?
6.10.2016
Deyrezzor’dan Başika’ya Amerikan oyunları
2.10.2016
Kredi derecelendirme kuruluşlarına ‘One Minute’ diyebilir miyiz?
29.9.2016
15 Temmuz ruhu ve o ruhun vücutları
25.9.2016
Keşmir, nükleer savaş tehdidi ve BM’nin işlevsizliği
22.9.2016
BM Güvenlik Konseyi’ni atın çöpe gitsin
18.9.2016
Türkiye, Rusya ve çok kutuplu yeni dünya ihtimali
15.9.2016
FETÖ’nün yurt dışı yapılanması
4.9.2016
Kıyamete 10 kilometre kala...
1.9.2016
Batı bizi bölmek mi istiyor?
28.8.2016
Türkiye Fırat’ın batısına kalkanını koydu
18.8.2016
“Bizim işimiz Siyasal İslam’la, yok olana kadar devam”
14.8.2016
ABD’nin seçimi: Türkiye mi Fethullah Gülen mi?
12.8.2016
Ortadoğu, Siyasal İslam, değişen dış politika ve darbe (3)
7.8.2016
Türkiye’yi NATO’dan çıkarabilirler mi?
4.8.2016
Sizin çocuklar bu kez başaramadı
31.7.2016
Tarihin en büyük devlete sızma operasyonu
28.7.2016
Milli iradenin muhteşem sembolü: Ezan-ı Muhammedî
24.7.2016
15 Temmuz gecesi, istihbarat ve Hakan Fidan
21.7.2016
Terörist darbe girişimi
14.7.2016
Ortadoğu, siyasal İslam ve değişen dış politika (2)
10.7.2016
Ortadoğu, Siyasal İslam ve değişen dış politika (1)
7.7.2016
Ayrı yaşamak ya da birlikte ölmek...
3.7.2016
Mehmet Baransu sendromu
30.6.2016
Kim kazanıyor, kim kaybediyor?
26.6.2016
Batı’nın yüzündeki demokrat maskesi sıyrılırken...
23.6.2016
Hollande başkanlık sistemi mi istiyor?
19.6.2016
Orlando’dan Firuzağa’ya seri bağlantılar
16.6.2016
IŞİD tehdidi bitiyor mu yoksa büyüyor mu?
12.6.2016
‘Değerlerimizden vazgeçmeyiz’ söyleminden AB’nin çöküşüne doğru...
9.6.2016
Biz ölüyoruz ama onlar da kazanamıyorlar
5.6.2016
1915 sadece Erdoğan’ın meselesi midir?
4.6.2016
IŞİD’le misin, PYD ile mi, yoksa Esad’la mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları