Mensur Akgün

makgun@karar.com



Bookmark and Share

Albümden çıkan dört günlük savaş


20.05.2020 - Bu Yazı 179 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Salgın sadece siyaseti, ticareti, eğitimi değil yaşam biçimlerimizi de değiştirdi.

Benim gibi evden çalışsanız, ders, yazı, toplantı derken vaktin nasıl geçtiğini anlayamasanız bile ihmal ettiğiniz kitapları okumaya, rutin dışı işleri yapmaya zaman ayırabiliyorsunuz. Yıllardır gözünüzde büyüttüğünüz kitap ve belge tasnifini yapabiliyorsunuz. Çalışma odanızın daha işlevsel hale dönüştürülebiliyorsunuz.

Hatta ben kendi mucizemi gerçekleştirip tavan arası ve bodrumdaki kitapları, dergileri dahi gözden geçirdim, sanki bir daha kullanacakmışçasına sakladığımız bir sürü lüzumsuz eşyadan kurtuldum. Hepsinden önemlisi de bodrumdaki rafların arasına sıkışmış geçmişimi, babamın babasının, yani dedemin üstüne adı yazılı albümünü, annemin babasının, yani diğer dedemin ahşap çerçevedeki kılıçlı, dürbünlü, kalpaklı fotoğrafını buldum.  

Yine normal zamanlarda yapmayacağım bir iş yapıp onların bize pek anlatılmayan, sadece laf aralarına serpiştirilen hayat hikayelerinin peşine düştüm. Anne dedeme ulaşmak zor olmadı. Çünkü adını yazınca Google beni doğrudan Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı’nın 2010 yılında yayınladığı Türk İstiklal Harbine Katılan Alay ve Tugay Komutanlarının Biyografileri çalışmasına yönlendirdi.

Kapsamlı ve tarihçilere yol gösterici mahiyette olan bu çalışmanın 303-305’inci sayfaları arasına Albay Ali Tevfik Vardar’ın resmi hayatı sığdırılmıştı. 1880’de doğan 1963’de ölen, Fatih’teki evinde kulaklığı ve gözlüğüyle son zamanlarına yetiştiğim dedem, 1901’de teğmen, 1933’de de albay olmuş. Edirne, Selanik gibi yerlerde çalıştıktan sonra 1915’de İntepe Topçu Grup Komutanı olarak görev yapmış.

Biyografisinden dün başlangıcını kutladığımız İstiklal Savaşı boyunca çeşitli görevlerde bulunduğu anlaşılıyor. 5’inci Tümen Topçu Sahra Alayı’nın 1’inci Topçu Taburu Komutanlığı ve 2’inci Ordu Ağır Topçu Alayı Komutanlığı bana sanki daha önemlileriymiş gibi geldi. Ali Tevfik bey 1938’de emekli olmuş. İkinci Dünya Savaşı sırasında da pek çok meslektaşı gibi yeniden çalışmaya başlamış. 

1945 sonrasında çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Resmi biyografisi o tarihte son buluyor. Gayri-resmi biyografisini de ben hatırlamıyorum. Benim hatırladığım konuşmayı pek sevmeyen, koltuğunda oturarak balkonuna konan güvercinleri seyreden, bakımlı, güzel giyimli, mesafeli bir insandı. Küçük dayımla şakalaştığı, oğullarının ve kızının onu çok sevdiği kalmış aklımda en çok.

Diğer dedeminse resmi bir biyografisi yok. 1899’da doğan 1978’de ölen İbrahim Akgün Gelibolulu bir esnaf. Sonra siyasete giriyor. CHP’li olduğunu biliyorum. Özenle sakladığı fotoğrafları arasında İsmet İnönü ile çekilmiş olanlar da var. Bir ara Belediye Başkanlığı yapmış. Onu ilginç kılan kasaba esnafı profiline pek uymayan fotoğrafları, yarıda kesilen eğitimi ve tabii ki benim dedem olması.

Buraya taşıma nedenimse katıldığı dört günlük savaş. Babaannemin masalsı anlatılarından onun İstanbul’da mühendislik okurken Cafer Tayyar Ordusu için askere alındığını, katıldığı savaşta makineli tüfek subaylığı yaptığını, Bulgaristan’a iltica ettiğinde bir çiftlikte çalıştığını biliyorum. Kendisinden hiç duymamış olsam da bir kömür gemisiyle Bulgaristan’dan döndüğünü ve yeni bir hayata başladığını anlatırdı babaannem belli belirsiz bir hüzünle ama daha çok da gururla. 

Bir de Samiye Hanım kocasının çatıştığı Yunanlılara değil, Gelibolu’yu bombalayan İngilizlere kızardı. Okula gidemediğinden yakınırdı. Belki onun hayatı üstünde bu dört günün fazla etkisi olmadığı, belki de genel tarih anlatısı içinde dedemin yaşadıkları marjinal değere sahip olduğu için. Ben de onun gibi hissetmiş olmalıyım ki dedemin albümünü bulana kadar hayatının bu tarafını hiç merak etmedim. Hep çok uzakta bir detay olarak kaldı onun bu kısa ve talihsiz  askerliği.

Albüm bana Google’da izine rastlayamayacağım dedem yerine Cafer Tayyar’ı arattı, biyografisini buldum, Nutuk’ta kendisinden söz edilen yerleri okudum. Ama asıl sürpriz Pamukkale Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Zülal Keleş’in makalesiyle karşılaşmam oldu. Mesleki refleksle birkaç tarih hatası bulsam da, makale dedemin içinde etkisiz bir aktör olarak yer aldığı bir dönemi, İstiklal Savaşı’nın çok konuşulmayan, zaten de çok da başarılı olmayan Trakya cephesini daha iyi anlamamı sağladı.

Sonra bu döneme ilişkin kapsamlı bir literatür olduğunu keşfettim. Artık dedemin Askeri Kanunun 84’üncü maddesine dayanılarak Hicri 1300 ve 1301, Miladi 1899-1900 doğumluların çağrılması nedeniyle askere gittiğini, daha doğrusu gitmek zorunda kaldığını, katıldığı kolordunun komuta kademesinde anlaşmazlık olduğunu, savunma stratejisinin hatalı belirlendiğini, Istırancalar yerine Yunan işgalinin yaygın bir sahada karşılanmaya çalışmasının bozguna yol açtığını biliyorum.

Bozgunun Keleş’in ve diğer tarihçilerin anlattığına göre askeri, siyasi, diplomatik, toplumsal başka nedenleri de var. Belli ki İngiliz ve Fransız istihbaratı da arka planda iyi çalışmış. Bulgaristan ise bambaşka bir yazı konusu. Fakat beni ilgilendiren yenilginin sebebinden ziyade sonucu. Yunanistan’ın 20 Temmuz 1920’de Ereğli, Sultanköy ve Tekirdağ’a asker çıkarmasından sadece dört gün sonra 1’inci Kolordu Komutanı Muhittin Beyin emriyle 49, 55 ve 60’ıncı tümenler Bulgaristan’a giriyor, daha doğrusu iltica ediyor. 

Dedemin de böylece Bulgaristan günleri başlıyor. Albümünde İkinci Dünya Savaşı günlerinden üniformalı birkaç fotoğrafı var. Bazıları babaannemle birlikte, sanırım Bartın’da çekilmiş. Rütbelerden çok anlamam ama yıllar içinde terfi alıp, üsteğmen olmuşa benzer. Cafer Tayyar dönemine ait hiçbir şey yok. İstanbul’da çekildiği izlenimi veren muhtemelen aileye gönderilecek kitap okuma pozlu bir ilk-gençlik fotoğrafından sonra daha yetişkin halleri geliyor. Beni daha fazla araştırmaya, aile hikayesi üstünden tarih öğrenmeye teşvik ediyor.

İtiraf etmeliyim ki Amin Maaluf’u ve Orhan Pamuk’u şimdi daha iyi anlıyorum. Dilim onlar kadar iyi olsaydı ben de Uygarlıkların Batışı, İstanbul gibi kitaplar yazmak isterdim. Tarihi genel anlatıya mütevazı bir epistemik başkaldırı olarak kendi üstümden okumayı seçerdim. Dilim iyi olmadığı için sadece sabrınızı sınayabiliyorum. Şansımı da daha fazla zorlamamam gerekiyor. Yine de vaktiniz olursa bu dönemi, hakkında yazılanları okuyun derim. Gündelik siyasetten sıkıldığınızda, yeni bir şeyler aradığınızda…

Facebook Yorumları

reklam
24.05.2020
Diplomasiden Zoomplomasiye…
20.05.2020
Albümden çıkan dört günlük savaş
17.05.2020
Dakikada 138 bin 699 dolar…
13.05.2020
Çözüm çözüm değil…
10.05.2020
Theodore Jacobsen’den Raif Efendi’ye ofisler…
6.05.2020
Tarihte bugünler
3.05.2020
Evde kalmak işe yaradı…
29.04.2020
İnsani güvenliği sağlamak mümkün mü?
26.04.2020
Yazı Odasında Yolculuklar
22.04.2020
Thorstein Veblen hayatta olsaydı…
19.04.2020
Bizim mesleğin en sevdiğim tarafı
15.04.2020
Uluslararası sorumluluklar
12.04.2020
Clausewitz ve Hegel’in koleradan öldüğünü biliyor muydunuz?
8.04.2020
Dünya değişmez, siyaset bitmez…
5.04.2020
Güven erozyonu
1.04.2020
Kehanet, distopya ve ütopya arasında…
18.03.2020
Sebep, durum ve sonuç…
16.03.2020
Başarılı bir kriz yönetimi
11.03.2020
Christine de Pizan’dan günümüze kadınlar
8.03.2020
Moskova mutabakatını nasıl okumalı?
4.03.2020
Dört ayaklı politika
1.03.2020
Janus’un iki yüzü
26.02.2020
İkarus’un kanatları
23.02.2020
Framing
19.02.2020
Sağduyulu bir ses
16.02.2020
Olof Palme’yi hatırlayan var mı?
12.02.2020
Üçüncü seçenek…
9.02.2020
Neden saldırganız?
5.02.2020
Rusya ile ilişkiler gerilirken…
2.02.2020
Kabulü zor, uygulaması imkansız bir plan
29.01.2020
Trump’ın kendini ve Netanyahu’yu kurtarma planı mı?
27.01.2020
Kadınlar ne diyor?
12.01.2020
Tehlike geçti mi?
8.01.2020
Libya meselesi
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ardından…
1.01.2020
Yıl yeni fakat umutlar aynı…
30.12.2019
Amin Maalouf’un distopyası…
25.12.2019
Montrö tarihçesi…
22.12.2019
Kıbrıs sorunundan Libya ile mutabakata…
18.12.2019
Ortadoğu için bir Westphalia’ya doğru
15.12.2019
İnsan hakları bireyler için de, devletler için de önemli
11.12.2019
Gölgede kalan bir barış ödülü
8.12.2019
Dünyaya nasıl bakmalı?
4.12.2019
Montreux Sözleşmesi açısından Kanal İstanbul
2.12.2019
Teşhis doğru konmazsa…
27.11.2019
Çin’in yapabileceği en doğru şey…
20.11.2019
İki devletli çözüme bir engel daha
18.11.2019
Gallup araştırması
13.11.2019
Tam da çöpleri sevmeye başlamışken
11.11.2019
30 yıl önce dün…
3.11.2019
Bir başka Thukydides tuzağı
30.10.2019
Fikri düzeyde de mücadele gerekli
27.10.2019
Daha da etkili olmak için…
23.10.2019
Rousseau arası…
20.10.2019
Bir kriz değerlendirmesi
16.10.2019
Başarı ile baskı arasında
13.10.2019
Kamu diplomasisi ihtiyacı
9.10.2019
Başarıyı pekiştirmek için…
28.08.2019
G-7 Zirvesinin ardından
21.08.2019
Yakınlaşmanın sürmesi için…
4.08.2019
Unuttuğumuz bir tarih: 20 Temmuz 1936
24.07.2019
Yönetilmesi gereken bir sorun olarak göç…
14.07.2019
Caydırıcılık eşiği aşılınca…
10.07.2019
Dünyanın umurunda mı?
7.07.2019
İlke olarak serbest, kural olarak yasak ticaret…
25.03.2020
Salgının sonrasını da düşünmemiz gerek
22.03.2020
Ragnarog’dan Munch’a, oradan da salgına…
14.07.2019
Caydırıcılık eşiği aşılınca…
10.07.2019
Dünyanın umurunda mı?
7.07.2019
İlke olarak serbest, kural olarak yasak ticaret…
19.06.2019
Trollük saygın bir mesleğe mi dönüşecek?
12.06.2019
Brinkmanship…
5.06.2019
Duygusuz, duyarsız ama akıllı sistemler
29.05.2019
Yeni AB aritmetiği…
26.05.2019
Dört kuşak, dört dönem…
22.05.2019
Küreselleşmeden Merkantilizme doğru…
19.05.2019
Kagan’a göre Almanya sorunu
12.05.2019
Yüzyılın anlaşması mı yoksa anlaşmazlığı mı?
8.05.2019
Çarpan etkisi
1.05.2019
Raymond Lavigne’i hatırlayan var mı?
28.04.2019
Sri Lanka saldırılarının düşündürdükleri
24.4.2019
Treacher Collins’i duydunuz mu?
21.4.2019
İngiltere’nin sahibi kim?
17.4.2019
Yeni bir krizimiz daha olabilir
14.4.2019
ABD tekrar müttefikimiz olabilir mi?
10.4.2019
Libya’nın geleceği…
7.4.2019
İsrail seçime giderken…
3.4.2019
Çözüm bekleyen sorunlar
31.3.2019
İki önemli seçim daha…
27.3.2019
John ve Mary’nin istediği olurken…
25.3.2019
İlkeler ve normlar sadece güçsüzler için mi?
20.3.2019
Medeniyetler İttifakı canlandırılmalı
13.3.2019
S-400’ler ve CAATSA yasası
6.3.2019
İran, Rusya ve Çin çevrelenirse…
3.3.2019
Victor Hugo Green
24.2.2019
Alfred Rosenberg’in hayaleti…
20.2.2019
Üyeliğimizin 67’nci yılında NATO…
17.2.2019
Evrensel bir sorun olarak beka
13.2.2019
İran devrimi 40 yaşında
10.2.2019
İnşa edici bir unsur olarak savaş
6.2.2019
Nükleer savaş çıkar mı?
3.2.2019
ABD yine en ciddi tehdit
30.1.2019
Ebedi savaş…
23.1.2019
Eşitsizlik artarken…
16.1.2019
Trump’ın üslubu…
13.1.2019
Yüzüncü yılında Versay Antlaşması…
9.1.2019
Başladığımız yere mi döndük?
30.12.2018
Geçiş törenleri
26.12.2018
2018 Bilançosu
23.12.2018
Bu büyük bir başarıdır…
16.12.2018
Arabesk sever misiniz?
13.12.2018
Girmesi zor, çıkması daha da zor...
2.12.2018
Geçmişe özlem…
28.11.2018
Silahsızlanma ilke olmaktan çıkarken
26.11.2018
Zeytin sever misiniz?
19.11.2018
Ütopya
11.11.2018
Fabrika ayarlarına geri dönüş
7.11.2018
Yeni yaptırımlar, yeni sorunlar belki de yeni imkanlar
4.11.2018
Daha güçlü bir Türkiye’ye doğru
31.10.2018
Orta menzilli füzeler sorunu
29.10.2018
Göç...
24.10.2018
Cumhurbaşkanı’nın konuşması
21.10.2018
Mistura ayrılırken…
17.10.2018
Kaşıkçı sorununun muhtemel siyasi sonucu
14.10.2018
Kriz yönetimi başarısı
10.10.2018
Amerika ne yapacak?
7.10.2018
Nobel Barış Ödülü ve cinsel şiddet
3.10.2018
Çözüm umudu var mı?
30.9.2018
BM konuşmalarının satır araları
26.9.2018
Sivil kayıplar
23.9.2018
Tasarım ya da tasarımı sorgulama bienali…
19.9.2018
Soçi mutabakatının sonuçları
16.9.2018
Soçi öncesinde bir değerlendirme
13.9.2018
Yolun sonu mu?
10.9.2018
Glocalization, Kars ve Kaşar…
5.9.2018
Devletler pozisyon değiştirir
2.9.2018
Bir pazar yazısı olarak arkadaşlık
29.8.2018
Eksen kayması
26.8.2018
Pazar yazısıyla huzur aramak…
22.8.2018
Kofi Annan’ın ardından
19.8.2018
Amatör izlenimler
16.8.2018
Tansiyon düşerken
12.8.2018
Kriz tırmanırken
9.8.2018
9 Ağustos 1945
5.8.2018
Krizi yaşarken ve aşarken…
2.8.2018
Suriye sorunu çözülürken
29.7.2018
BRICS
24.7.2018
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’yla ufuk turu
22.7.2018
Bir diplomatik, bir de askeri zafer
16.7.2018
Dünya siyasetini magazinleştirmemek
8.7.2018
AB topu taca atıyor...
4.7.2018
NATO krizine doğru
1.7.2018
İran senaryoları…
27.6.2018
Sorunlar ve çözümler…
24.6.2018
Yarının gündemi
21.6.2018
Mülteci sorunumuz
17.6.2018
Çözüm belli ama irade yok
13.6.2018
İyi bir başlangıç ama sonucu kestirebilmek güç
10.6.2018
Bir sarsıntı daha
6.6.2018
Sevindirici bir gelişme
3.6.2018
Ticaret sadece ticaret değildir
30.5.2018
Nükleer silahlar yayılabilir
27.5.2018
Pozisyon almak güçleşiyor
23.5.2018
İmkansızı istemek
20.5.2018
Said’den günümüze Filistin sorunu...
16.5.2018
Dünya düzeni de sarsılıyor
14.5.2018
Batı ittifakı çökerken
9.5.2018
Biraz da alanımız üstüne…
2.5.2018
Birleşme yerine bir arada yaşama
30.4.2018
Marx 200 yaşında…
25.4.2018
Trump’ı ikna edebilecek mi?
22.4.2018
Montrö’nün değişmesi gerekmiyor
18.4.2018
Amerika’nın müdahaleleri
15.4.2018
Dünya savaşı riski azaldı
11.4.2018
Seçim yapmak gerekli mi?
8.4.2018
Veliaht prensin ABD ziyareti
2.4.2018
15 yıl sonra
28.3.2018
Varna buluşmasının ardından
25.3.2018
Haluk Ülman’ın ardından
21.3.2018
Afrin Harekatı’nın sonuçları
19.3.2018
Yeni Dışişleri Bakanı
14.3.2018
İpek Yolu canlanırken
11.3.2018
Büyük bir kriz ertelendi
7.3.2018
Yeni silahlar ve yeni dengeler
4.3.2018
Ticaret savaşları
28.2.2018
Çin…
25.2.2018
Çözüm için çözüm…
18.2.2018
Normalleşmeye doğru
14.2.2018
Kore’den Suriye’ye Amerika
11.2.2018
Ya normalleşecek ya da kopacak
7.2.2018
İki ülkenin de dikkatli olması gerekiyor
4.2.2018
Türkiye’nin dış politika algısı
31.1.2018
ABD’nin önündeki dört engel
28.1.2018
Soçi toplantısına doğru
24.1.2018
Operasyonun hedefleri
21.1.2018
Pence’in Ortadoğu ziyareti
10.1.2018
KKTC seçimleri ve Kıbrıs sorunu
7.1.2018
PESCO
3.1.2018
İran’ın sorunu aslında bizim de sorunumuz
24.12.2017
Göründüğünden daha da önemli bir diplomatik başarı
17.12.2017
İİT zirvesi neden başarılıydı?
13.12.2017
2017 Nobel Barış Ödülü
10.12.2017
Kudüs’ün statüsü
6.12.2017
ABD Büyükelçiliği sorunu
3.12.2017
Kuzey Kore’nin son denemesi
29.11.2017
Umut vaat eden gelişmeler
19.11.2017
Bir krizin ardından
15.11.2017
Boğazlar hakkında bir hatırlatma
12.11.2017
Kendi kaderini belirleme üstüne
8.11.2017
Yeni bir istikrarsızlık riski
1.11.2017
Balfour Deklarasyonu 100 yaşında
30.10.2017
Katalonya krizi derinleşirken
25.10.2017
Dünya siyasetinde mükemmeli aramamak
22.10.2017
Mızrak çuvala gerçekten sığmıyor
18.10.2017
Üyeliği değil, ilişkileri düşünme zaman
15.10.2017
Bu kez de İran yüzünden
11.10.2017
Yeni bir yöntem gerek
8.10.2017
Katalonya sonrası
4.10.2017
iyi şeyler de oluyor..
1.10.2017
Katalonya referanduma giderken
27.9.2017
Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmak
24.9.2017
Dengeli bir açıklama..
17.9.2017
Astana’dan Cenevre’ye
13.9.2017
Referanduma tepki
6.9.2017
Hidrojen bombası
3.9.2017
Rohingyalar için ne yapabiliriz
30.8.2017
Dünyaya nasıl bakmalı?
28.8.2017
SETA’nın Fırat Kalkanı raporu
23.8.2017
Thucydides tuzağı
20.8.2017
Otonom silah sistemleri
16.8.2017
ABD, Venezuela’ya müdahale eder mi?
13.8.2017
Kriz kontrolden çıkarsa
6.8.2017
AB ve ABD arasında yeni bir sorun
2.8.2017
Dmitri Trenin karamsar değil
30.7.2017
Zamanı geriye sarmak mümkün değil ama…
26.7.2017
722 sayılı yasa taslağı
23.7.2017
Türkiye'de dış politika algısı..
19.7.2017
Altı cephede savaş
16.7.2017
Bir yılın ardından
12.7.2017
Musul kurtarıldı...
9.7.2017
Bir tur daha bitti
2.7.2017
Türkiye’nin askeri varlığı
25.6.2017
Körfez gerilimi tırmanırken
21.6.2017
Son bir deneme?
14.6.2017
Michael Pence’i daha iyi tanımamız gerekebilir…
11.6.2017
Trump Doktrini
7.6.2017
Katar krizi
4.6.2017
Mülteci sorunu
31.5.2017
Atlantik İttifakı zayıflarken…
28.5.2017
NATO ile müdahale
24.5.2017
Trump değişti mi?
22.5.2017
İlk turda seçildi
21.5.2017
İlk turda seçildi
17.5.2017
‘Din’ anlayışımız üzerine
14.5.2017
53 yıl sonra bir ilk…
10.5.2017
Avrupa derin bir nefes aldı
7.5.2017
Taksit-taksit barış
3.5.2017
Yeni bir fırsat penceresi
30.4.2017
Makedonya krizi
23.4.2017
Bitirilemeyen bir savaş
19.4.2017
Bardağın dolu yarısı
16.4.2017
17 Nisan’ın gündemi
9.4.2017
Amerika’nın müdahalesini anlamlandırmak
5.4.2017
Sisi’nin Washington ziyareti
2.4.2017
Lavrov’dan önemli açıklamalar
29.3.2017
60 yaş krizi
22.3.2017
IŞİD yenilirken...
19.3.2017
Suriye’nin ekonomik geleceği
15.3.2017
Hollanda’nın seçimi
12.3.2017
Sağduyuyu seslendiren iki Filistinli
8.3.2017
Türkiye’nin beklentileri
5.3.2017
Yalnız kurtlar…
1.3.2017
Makul sorular...
26.2.2017
İmkansızı başarmak zordur
24.2.2017
Trump’ın yararı ve zararı
19.2.2017
Suriye anayasası için beklenmeli mi?
15.2.2017
Suriye sorununun bir başka boyutu: Askeri hizmet veren şirketler
12.2.2017
Myanmar’da etnik temizlik
10.2.2017
Dış politikada olumlu gelişmeler
5.2.2017
Öncelik farkları ve Suriye
1.2.2017
Sabırlar tükeniyor…
29.1.2017
Trump’ın ilk haftası
25.1.2017
İçerdiğinden fazla anlam yüklemek
22.1.2017
İlklerin başkanı işbaşında…
18.1.2017
Sorun ‘işgal’ sorunu değil…
15.1.2017
İyi bir başlangıç
11.1.2017
Güvenlik garantisi konusu
8.1.2017
İncirlik Üssü kapanır mı?
4.1.2017
Bir terör saldırısının ardından
1.1.2017
Bol sorunlu bir yılın ardından
25.12.2016
Ölüm ilanlarından PKK-PYD ilişkisine
21.12.2016
Sağduyulu bir kriz yönetimi
19.12.2016
Ankara Ortadoğu’nun Helsinki’si olamaz mı?
14.12.2016
Terör destekçilerine karşı…
11.12.2016
Kıbrıs Türkleri ve izolasyonlar…
7.12.2016
İtalya’nın referandumu
4.12.2016
Haftanın olumlu gelişmeleri
30.11.2016
‘Popülist’ siyaset yükselirken…
27.11.2016
Bir asimetri olarak AB-Türkiye ilişkileri
23.11.2016
Nokta mı, virgül mü?
20.11.2016
Madalyonun diğer yüzü
16.11.2016
Dünya siyasetinin parametreleri değişirken…
13.11.2016
ABD başkanını seçti.
9.11.2016
Trump seçildiyse…
6.11.2016
Clinton seçilirse…
3.11.2016
Trump mı, Clinton mı?
26.10.2016
Kimse mucize beklemesin…
23.10.2016
Önleyici müdahale hakkı
19.10.2016
Bugünü değil, geleceği konuşuyoruz...
17.10.2016
Musul neden önemli?
12.10.2016
Çıkarlar örtüşmezse…
9.10.2016
İlke doğru, zaman ve zemin yanlış…
5.10.2016
Sorunun ekseni kaydığında…
2.10.2016
Bir yılın bilançosu…
28.9.2016
BM’ye fazla mı önem atfediyoruz?
25.9.2016
Söz çok ama sonuç yok…
21.9.2016
Kıbrıs’ta çözüm ve Türkiye
18.9.2016
AB’nin Bratislava zirvesi
16.9.2016
Yeni yönetime hazırlık...
14.9.2016
Ateşkes yürürlüğe girdi
13.9.2016
Ataşkes tutarsa...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive